Spor Bilimleri Sözlüğü: Terimler ve Kavramlar

Egzersiz fizyolojisi, antrenman bilimi, spor beslenmesi ve spor psikolojisinin temel kavramları — Türkçe tanımlar, İngilizce karşılıklar ve ölçüm birimleriyle. 178 terim, uluslararası spor bilimi sözlüklerinden derlenmiştir.

#

1 Tekrar Maksimum (1TM) (1 Repetition Maximum — 1RM)

Bir egzersizde tek seferlik tam hareket aralığında kaldırılabilecek en yüksek ağırlıktır. Kuvvet antrenmanında egzersiz yükünü bireyselleştirmenin altın standart ölçütüdür. Doğrudan ölçmek yerine çoklu tekrar formülleriyle (örneğin Epley formülü) tahmin de edilebilir.

Birim: kg  |  İlgili: Miyofibriler Hipertrofi, Aşırı Yüklenme İlkesi, Güç  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

2,3-Bifosfogliserat (2,3-BPG) (2,3-Bisphosphoglycerate)

Kırmızı kan hücrelerinde üretilen ve hemoglobinin oksijeni serbest bırakma eğilimini etkileyen küçük bir moleküldür. 2,3-BPG konsantrasyonu yükseldiğinde hemoglobin oksijeni daha kolay bırakır; bu da yoğun egzersiz ve yüksek rakımlarda kasların oksijene daha hızlı erişilebilmesi anlamına gelir. Bu molekül vücudun oksijen dağıtım sistemini ince ayar yapan önemli bir düzenleyicidir.

İlgili: Hemoglobin Saturasyonu, Pulmoner Difüzyon, Hipoksi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

A

Adenozin Trifosfat (ATP) (Adenosine Triphosphate)

Hücrelerin doğrudan kullandığı tek enerji birimidir; kasılma, iyon pompalama ve biyokimyasal reaksiyonların tümü ATP'nin parçalanmasıyla elde edilen enerjiyle çalışır. ATP depoları son derece sınırlıdır ve birkaç saniye içinde tükenir; bu nedenle vücut üç farklı yolla ATP'yi sürekli yeniden üretmek zorundadır. Bu üç yol fosfajen sistemi, glikoliz ve oksidatif fosforilasyondur.

İlgili: Fosfokreatin Sistemi, Glikoliz, Oksidatif Fosforilasyon  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Adım Frekansı (Kadans) (Cadence)

Koşucunun dakikada attığı adım sayısıdır (veya bisikletçinin pedal çevirme hızıdır). Elit koşucular genellikle dakikada 170-180 adım civarında koşar; bu değer zemin temas süresini kısaltır ve frenleme kuvvetlerini azaltır. Bisiklet kadansı ise 80-100 devir/dakika aralığında tutulduğunda bacak kasları üzerindeki yük azalır.

Birim: adım/dakika veya devir/dakika (rpm)  |  İlgili: Zemin Temas Süresi, Adım Uzunluğu, Koşu Ekonomisi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Adım Uzunluğu (Stride Length)

Bir adımda ilerlenen yatay mesafedir. Koşu hızı, adım frekansı ile adım uzunluğunun çarpımına eşittir; dolayısıyla bu iki değişken birbirini dengelemek zorundadır. Adım uzunluğunu aşırı artırmak "önde topuk vuruşu"na ve frenleme kuvvetlerine yol açar; optimal uzunluk vücut yapısına ve koşu hızına göre değişir.

Birim: metre  |  İlgili: Adım Frekansı, Zemin Temas Süresi, Koşu Ekonomisi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Adrenalin (adrenaline)

Böbrek üstü bezlerinin iç kısmından (medulla) salgılanan ve tıpta epinefrin olarak da bilinen hormondur. Sempatik sinir sistemi uyarıldığında kana karışır; kalp atış hızını ve kan basıncını artırır, bronşları genişletir, karaciğerden glikoz salınımını tetikler. Sporcular için "savaş ya da kaç" tepkisinin kimyasal temsilcisidir — yarış öncesi hissedilen heyecan ve enerji patlamasının kaynağıdır.

Birim: ng/mL (plazmada)  |  İlgili: Kortizol, Kalp Atış Hızı, Glikojen  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Aerobik eşik (LT1) (LT1)

Kan laktatının dinlenme düzeyinin üzerine çıkmaya başladığı yoğunluk noktası (~2 mmol/L). Bu eşiğin altında egzersiz saatlerce sürdürülebilir

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Aerobik kapasite

Vücudun oksijen kullanarak enerji üretme kapasitesi. VO₂ maks ile ölçülür

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Aerobik Metabolizma (Aerobic Metabolism)

Oksijenin varlığında glikoz ve yağ asitlerinin yakılarak ATP üretildiği enerji sistemidir. Mitokondrilerde gerçekleşir; yavaş ama son derece verimlidir — bir glikoz molekülünden 36-38 ATP üretilir. Uzun süreli dayanıklılık egzersizinin temel yakıt kaynağıdır; yorgunluk birikmesi çok yavaştır.

İlgili: Anaerobik Metabolizma, Oksidatif Fosforilasyon, Krebs Döngüsü  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Agonist (agonist)

Kas fizyolojisinde, bir hareketi başlatan birincil kas veya kas grubunu ifade eder — örneğin dirsek bükülmesinde biseps agonist kastır. Farmakolojide ise bir reseptöre bağlanarak biyolojik yanıt oluşturan maddeyi tanımlar. Antrenman programlamasında agonist-antagonist eşlemeleri (örn. biseps-triseps süpersetleri) zaman verimliliği ve kas dengesi açısından sıklıkla kullanılır.

İlgili: Antagonist, Motor Ünite, Kas Lifi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Aklimatizasyon (Acclimatization)

Vücudun değişen çevre koşullarına (sıcaklık, nem, irtifa) zaman içinde fizyolojik uyum sağlamasıdır. Isı aklimatizasyonu yaklaşık 10-14 gün içinde tamamlanır ve plazma hacmini artırır, terlermeyi erken başlatır ve kalp hızını düşürür. İrtifa aklimatizasyonu ise haftalarca sürer ve kırmızı kan hücresi üretimini artırır.

İlgili: Termoregülasyon, Hipoksi, EPO  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Aktif iyileşme (active recovery)

Yoğun antrenman veya yarış sonrasında tamamen dinlenmek yerine düşük yoğunlukta egzersiz yaparak toparlanmayı hızlandırma stratejisidir. Hafif koşu, yüzme veya bisiklet sürme gibi aktiviteler kan dolaşımını artırarak laktat temizlenmesini ve kas onarımını destekler. Pasif dinlenmeye kıyasla kas sertliğini azaltır ve bir sonraki antrenman seansına hazırlık süresini kısaltır.

İlgili: Laktat, Süperkompansasyon, Toparlanma  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Algılanan Efor (RPE — Zorluk Derecesi Skalası) (Rating of Perceived Exertion — Borg Scale)

Egzersizin ne kadar zor hissettirdiğini öznel olarak derecelendiren ölçektir. Gunnar Borg'un klasik 6-20 arası skalasında dinlenme 6, maksimal efor ise 20'ye karşılık gelir; 0-10 arası değiştirilmiş versiyonu da yaygın kullanılır. Bu ölçek son derece güvenilirdir ve kalp atış hızıyla güçlü bir korelasyon gösterir.

Birim: 6-20 (Borg) veya 0-10 (değiştirilmiş)  |  İlgili: Psikobiyolojik Model, Merkezi Güvenç Mekanizması, Motivasyon  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

AMPK (AMP-aktive protein kinaz) (AMP-aktive protein kinaz)

Hücresel enerji durumunu izleyen ve ATP/AMP oranı düştüğünde aktive olan bir enzimdir. Aktive olduğunda yağ oksidasyonunu artırır, glikoz alımını uyarır ve PGC-1α üzerinden mitokondriyal biyogenezi tetikler. Düşük glikojen ile yapılan antrenman ("train low" stratejisi) ve uzun süreli dayanıklılık egzersizi AMPK aktivasyonunu güçlendirir; HIIT ise daha çok CaMK yolağını tercih eder.

İlgili: PGC-1α, CaMK, SIRT1, Mitokondrial Biyogenez  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Amino asit (amino acid)

Proteinlerin yapı taşı olan organik bileşiklerdir; insan vücudu 20 farklı amino asit kullanır. Bunlardan 9 tanesi esansiyel (temel) amino asittir — vücut bunları üretemez, diyetle alınmalıdır. Dayanıklılık sporcuları için özellikle dallı zincirli amino asitler (BCAA: lösin, izolösin, valin) kas protein sentezini uyarması ve egzersiz sırasında yakıt olarak kullanılabilmesi nedeniyle önem taşır.

İlgili: Protein, Anabolik, Beslenme  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Anabolik (anabolic)

Vücutta doku yapımını ve büyümeyi teşvik eden biyokimyasal süreçlerin genel adıdır. Testosteron, büyüme hormonu ve IGF-1 başlıca anabolik hormonlardır; antrenman sonrası protein sentezini artırarak kas onarımını ve hipertrofiyi desteklerler. Anabolik pencere kavramı — egzersiz sonrası ilk 1-2 saatte protein alımının bu süreçleri optimize ettiği — güncel araştırmalarda daha geniş bir zaman dilimine yayıldığı gösterilmiştir.

İlgili: Miyofibriler Hipertrofi, Protein, Testosteron  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Anaerobik eşik (LT2) (LT2)

Kan laktatının ~4 mmol/L'ye ulaştığı yoğunluk. Sürdürülebilir eforun üst sınırı. OBLA olarak da bilinir

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Anaerobik glikoliz

Oksijen olmadan glikozun piruvata dönüşümü. Glikoz başına 2-3 ATP üretir. 10 saniye-2 dakika baskın

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Anaerobik Metabolizma (Anaerobic Metabolism)

Oksijenin yetersiz kaldığı yüksek yoğunluklu egzersizde devreye giren ve glikozdan hızlı ama verimsiz biçimde ATP üreten sistemdir. Bir glikoz molekülünden yalnızca 2 ATP üretilir ve yan ürün olarak piruvat — laktat aşamalarından geçen bir zincir oluşur. Hız koşuları, bisiklet sprinti gibi kısa süreli patlayıcı eforda kritik rol oynar.

İlgili: Glikoliz, Laktat, Aerobik Metabolizma  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Antagonist (antagonist)

Kas fizyolojisinde, bir hareketi başlatan birincil kas veya kas grubunu ifade eder — örneğin dirsek bükülmesinde biseps agonist kastır. Farmakolojide ise bir reseptöre bağlanarak biyolojik yanıt oluşturan maddeyi tanımlar. Antrenman programlamasında agonist-antagonist eşlemeleri (örn. biseps-triseps süpersetleri) zaman verimliliği ve kas dengesi açısından sıklıkla kullanılır.

İlgili: Antagonist, Motor Ünite, Kas Lifi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Antioksidan (antioxidant)

Serbest radikalleri nötralize ederek hücresel oksidatif hasarı azaltan bileşiklerdir; C vitamini, E vitamini ve polifenoller en bilinen örnekleridir. Yoğun egzersiz serbest radikal üretimini artırır, ancak bu radikaller aynı zamanda mitokondriyal adaptasyonu tetikleyen sinyal molekülleridir. Bu nedenle yüksek doz antioksidan takviyesi paradoksal biçimde antrenman adaptasyonlarını azaltabilir — besinlerden doğal alım tercih edilmelidir.

İlgili: Mitokondri, Mitokondrial Biyogenez, PGC-1α  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Antrenman Yükü (Training Load)

Bir antrenman sezonunda sporcuya uygulanan toplam fizyolojik ve psikolojik stresin ölçüsüdür; yoğunluk, hacim ve sıklığın birleşiminden oluşur. Doğru hesaplanmış antrenman yükü süperkompanzasyona yol açar; aşırı yük ise aşırı antrenman sendromuna neden olabilir. GPS, kalp atış hızı monitörü ve öznel efor ölçeği bu yükü izlemek için kullanılan başlıca araçlardır.

İlgili: Periyodizasyon, Süperkompanzasyon, Aşırı Antrenman Sendromu  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Arteriyovenöz O₂ farkı (a-vO₂ diff) (a-vO₂ diff)

Arterlerdeki ve venlerdeki oksijen konsantrasyonu farkı. Kasların kandan ne kadar O₂ çektiğini gösterir

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Aşırı Antrenman Sendromu (Overtraining Syndrome — OTS)

Yeterli dinlenme ve toparlanma olmaksızın antrenman yükünün uzun süre aşırı yüksek tutulması sonucu gelişen, performans düşüşü, kronik yorgunluk, ruh hali bozuklukları ve immün sistem zayıflamasıyla kendini gösteren klinik durumdur. Haftalarca, hatta aylarca sürebilir ve tam iyileşme için uzun bir dinlenme dönemi gerektirir. Erken uyarı işaretleri kalp atım değişkenliğindeki düşüş, uyku bozukluğu ve motivasyon kaybıdır.

İlgili: Antrenman Yükü, Kalp Atım Değişkenliği, Süperkompanzasyon  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Aşırı Yüklenme İlkesi (Overload Principle)

Vücudun uyum sağlayabilmesi için maruz kaldığı stresin mevcut kapasitesinin biraz üzerinde olması gerektiğini ifade eden temel antrenman ilkesidir. Yetersiz yük uyum sağlatmaz, aşırı yük ise yaralanmaya veya OTS'ye yol açar; hedef bu ikisi arasındaki dar "optimal" pencereyi bulmaktır. Bu ilke tüm antrenman programlarının tasarımını yönlendirir.

İlgili: Periyodizasyon, Süperkompanzasyon, Antrenman Yükü  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Aşil Tendonu (Achilles Tendon)

Baldır kaslarını topuk kemiğine bağlayan ve insan vücudunun en güçlü tendonu olan bu yapı, koşuda kasılma-uzama döngüsünün temel yay mekanizmasını oluşturur. Her adımda ağırlığın birkaç katı kuvvete maruz kalır; antrenmanla katılığı artar ve enerji geri kazanımı iyileşir. Tendinopatisi (iltihabı) dayanıklılık sporcularında en sık görülen aşırı kullanım yaralanmalarından biridir.

İlgili: Tendon Katılığı, Kasılma-Uzama Döngüsü, Koşu Ekonomisi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Atım Hacmi (Stroke Volume)

Kalbin her çarpışında sol karıncıktan pompalanan kan miktarıdır. Antrenman yapan bireylerde kalp kasının güçlenmesi ve kan hacminin artmasıyla birlikte bu değer yükselir; bu da kalbin daha az çarpışıyla daha fazla kan pompalayabilmesi anlamına gelir. Elit dayanıklılık sporcularında dinlenme sırasındaki atım hacmi, antrenman yapmayan bireylerin neredeyse iki katına ulaşabilir.

Birim: mL/atım  |  İlgili: Kardiyak Debi, Kalp Atış Hızı, Egzersizde Kardiyak Hipertrofi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

B

Barometrik Basınç (Barometric Pressure)

Atmosferdeki havanın oluşturduğu basınçtır; yüksek irtifada azalır. Basınç düştüğünde havadaki oksijen yoğunluğu da azalır ve her nefeste alınan oksijen miktarı düşer. Bu mekanizma, yüksek irtifada egzersiz kapasitesinin neden azaldığını açıklar.

Birim: hPa veya mmHg  |  İlgili: Hipoksi, Oksijen Parsiyel Basıncı, Aklimatizasyon  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Bazal metabolik hız (basal metabolic rate)

Vücudun tamamen dinlenme halindeyken temel yaşamsal fonksiyonları (solunum, kalp atışı, hücre onarımı) sürdürmek için harcadığı enerji miktarıdır. Toplam günlük enerji harcamasının yaklaşık %60-70'ini oluşturur. Kas kütlesi, yaş, cinsiyet ve tiroid hormon düzeyi başlıca belirleyicilerdir; dayanıklılık antrenmanı kas kütlesini artırarak bazal metabolik hızı yükseltir.

Birim: kkal/gün  |  İlgili: Enerji Dengesi, Kalori, Kas Kütlesi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Beta-alanin

Kas karnozin düzeyini %40-80 artıran aminoasit takviyesi. Hücre içi pH tamponlaması sağlar. 4-10 hafta kronik kullanım gerektirir

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Beta-Oksidasyon (Beta-Oxidation)

Serbest yağ asitlerinin mitokondrilerde parçalanarak asetil-CoA ürettiği ve Krebs döngüsüne girişini sağlayan metabolik süreçtir. Karbonhidratın aksine yağ asitleri çok daha fazla ATP üretir; ancak bu süreç daha yavaştır ve daha fazla oksijen gerektirir. Düşük ve orta yoğunluklu dayanıklılık egzersizinde birincil yakıt kaynağıdır.

İlgili: Serbest Yağ Asitleri, Krebs Döngüsü, Mitokondri  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Bikarbonat (NaHCO₃)

Hücre dışı asit tamponu. 0,3 g/kg doz, egzersizden 60-90dk önce. 1-7dk aktivitelerde %1-3 iyileşme

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Biyopsi (Kas Biyopsisi) (Muscle Biopsy)

Kas fizyolojisini incelemek için kas dokusundan küçük bir örneğin alınmasıdır; genellikle uyluk kasından iğneyle yapılır. Lif tipi dağılımını, mitokondri yoğunluğunu ve glikojen içeriğini belirlemek için bilimsel araştırmalarda kullanılır. Bu invazif yöntem sayesinde antrenmanın hücre düzeyindeki etkilerini doğrudan görmek mümkündür.

İlgili: Tip I Lif, Mitokondri, Glikojen  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Blok periyodizasyon

Ardışık 3-4 haftalık bloklarda tek fizyolojik hedefe odaklanan antrenman yapısı

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Bradikardi (Bradycardia — Athletic Bradycardia)

Dinlenme kalp atış hızının dakikada 60'ın altında olması durumudur; elit dayanıklılık sporcularında bu değer 40'ın, hatta zaman zaman 30'un altına inebilir. Kalbin her çarpıda daha fazla kan pompalayabilmesi sayesinde daha yavaş atarak aynı işi yapabilmesinin bir sonucudur. Bu durum bir hastalık değil; aksine, uzun süreli aerobik antrenmanın kalp üzerindeki en belirgin uyum işaretlerinden biridir.

Birim: atım/dakika (bpm)  |  İlgili: Kalp Atış Hızı, Atım Hacmi, Egzersizde Kardiyak Hipertrofi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

C

CaMK (kalsiyum-kalmodulin kinaz) (kalsiyum-kalmodulin kinaz)

Düşük yoğunluklu egzersizde kalsiyum salınımıyla aktive olan enzim. PGC-1α'yı fosforile eder

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Ç

Çaprazlama noktası (crossover) (crossover)

Karbonhidrat ve yağ oksidasyonunun eşitlendiği yoğunluk (~%65 VO₂ maks). Antrenmanla daha yüksek yoğunlukta gerçekleşir

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Çeviklik (agility)

Fiziksel hız, esneklik ve becerinin birleşimidir. Dayanıklılık sporlarında performans için kritik bir özelliktir.

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

D

Dakika Ventilasyonu (Minute Ventilation)

Bir dakikada akciğerlere giren ve çıkan toplam hava hacmidir; her soluk hacmi ile solunum frekansının çarpımıyla bulunur. Dinlenmede 6-10 litre olan bu değer, maksimal egzersizde 150-200 litreye kadar çıkabilir. Artan ventilasyon, hem daha fazla oksijen alımını hem de biriken karbondioksitin daha hızlı atılmasını sağlar.

Birim: L/dakika  |  İlgili: Solunum Değişim Oranı, Pulmoner Difüzyon, Solunum Eşiği  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Dayanıklılık

Uzun süreli fiziksel çabayı sürdürebilme kapasitesi. VO₂ maks, laktat eşiği ve koşu ekonomisinin bileşimi ile belirlenir

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Deantrenman (Detraining)

Düzenli antrenmanın bırakılması ya da önemli ölçüde azaltılması durumunda fizyolojik uyumların geri dönmeye başlamasıdır. VO2maks ilk 2-3 haftada belirgin biçimde düşer; kas kütlesi daha yavaş azalır. "Kas hafızası" fenomeni sayesinde antrenmanı yeniden başlatan bireyler, hiç antrenman yapmamış bireylerden daha hızlı uyum sağlar.

İlgili: Süperkompanzasyon, Antrenman Yükü, VO2maks  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Dikey Osilasyon (Vertical Oscillation)

Koşu sırasında vücudun yukarı-aşağı hareket ettiği mesafedir. Daha az dikey salınım, enerjinin yatay ilerlemeye daha verimli aktarıldığını gösterir. Elit koşucularda bu değer genellikle 6-8 cm arasındadır; yüksek dikey osilasyon enerji israfı ve yorulma hızının artması anlamına gelir.

Birim: cm  |  İlgili: Koşu Ekonomisi, Adım Frekansı, Zemin Temas Süresi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Dikkati Yeniden Yönlendirme (Dissosiyasyon) (Dissociation — Attentional Focus)

Uzun ve yorucu egzersizde sporcu zihnini acıdan ve yorgunluktan uzaklaştırmak için bilinçli ya da bilinçsiz olarak dışsal uyaranlara (manzara, müzik, düşünceler) odaklanmasıdır. Rekreasyonel koşucularda sık görülen bu strateji kısa vadede verimi artırabilir; ancak elit sporcular genellikle vücut sinyallerini takip eden ilişkilendirici odaklanmayı tercih eder.

İlgili: Algılanan Efor, Öz Konuşma, Psikobiyolojik Model  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Diyastolik Basınç (Diastolic Pressure)

Kalbin dinlenme (gevşetme) aşamasında atardamarlardaki kan basıncının en düşük değeridir. Sistolik basınçla birlikte kan basıncı ölçümünün ikinci sayısını oluşturur. Normal değerlerin üzerinde olması, kalp ve damarlara ek yük bindiğini gösterir; düzenli aerobik egzersiz bu değeri düşürerek kalp sağlığını korur.

Birim: mmHg  |  İlgili: Sistolik Basınç, Kardiyak Debi, Kalp Atış Hızı  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Duvara çarpmak

Maratonda ~32. km'de yaşanan ani performans çöküşü. Nedeni toplam glikojen tükenmesi değil, intramiyofibrillar glikojen kompartmanının boşalması

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

E

Egzersizde Kardiyak Hipertrofi (Athlete's Heart / Cardiac Hypertrophy)

Uzun süreli dayanıklılık antrenmanına verilen yanıt olarak kalp kasının büyümesi ve sol karıncık iç hacminin genişlemesidir. Bu sporcuya özgü bir uyum biçimidir ve kalp yetmezliğinde görülen patolojik büyümeden tamamen farklıdır. Daha geniş ve daha güçlü bir kalp, her atımda daha fazla kan pompalar; bu da maksimal egzersiz kapasitesini doğrudan artırır.

İlgili: Atım Hacmi, Kardiyak Debi, VO2maks  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Egzersiz Ekonomisi Testi (Exercise Economy Test)

Birden fazla sabit hızda veya güçte oksijen tüketimini ölçerek sporcunun o yoğunlukta ne kadar verimli çalıştığını belirleyen testtir. Koşu bandı veya bisiklet ergometresi üzerinde gerçekleştirilir; her aşamada yaklaşık 4-6 dakika kararlı durum sağlanır ve solunum gazları analiz edilir. VO2maks testinden bağımsız olarak performans tahmini için güçlü bir araçtır.

İlgili: Koşu Ekonomisi, VO2maks Testi, Mekanik Verimlilik  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Egzersiz Sonrası Aşırı Oksijen Tüketimi (EPOC) (Excess Post-Exercise Oxygen Consumption)

Egzersiz sonrasında metabolizmanın dinlenme düzeyine dönmesinin zaman aldığı ve bu sürede "ekstra" oksijen tüketildiği fenomendir. Kısmen laktattan glikozun yeniden sentezlenmesi, ısınan vücudun soğuması ve hormon seviyelerinin normalleşmesiyle açıklanır. Yüksek yoğunluklu antrenmanın kalori yakımı egzersizin hemen bitmesiyle durmaz; EPOC bunu uzatır.

İlgili: Aerobik Metabolizma, Laktat, Anaerobik Metabolizma  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Ejeksiyon Fraksiyonu (Ejection Fraction)

Kalbin her kasılmasında sol karıncıktaki toplam kan hacminin yüzde kaçının pompaladığını gösteren bir orandır. Sağlıklı bireylerde bu oran yüzde 55-70 arasında değişir; elit sporcularda ise yüksek atım hacmi ile birlikte değerlendirilmesi gerekir. Kalp işlevinin verimliliğini anlamada kilit bir göstergedir.

Birim: %  |  İlgili: Atım Hacmi, Egzersizde Kardiyak Hipertrofi, Kardiyak Debi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Ekrin ter bezi

İnsanda 2-4 milyon adet bulunan ter bezi. Buharlaşmalı soğutma sağlar. Evrimsel dayanıklılık avantajının temel bileşeni

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Endokannabinoid

Koşucu mutluluğunun (runner's high) gerçek kaynağı. Anandamid, uzun süreli aerobik egzersizle yükselir ve CB1 reseptörlerini aktive eder

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

EPO (Eritropoietin) (Erythropoietin)

Böbreklerden salgılanan ve kemik iliğini kırmızı kan hücresi üretmeye teşvik eden hormondur. Yüksek rakımda veya hipoksi koşullarında doğal olarak artar; bu nedenle yüksek irtifa kampları bu hormonu yasal yollardan yükseltmek için kullanılır. Doping olarak sentetik EPO enjeksiyonu, kandaki hematokrit değerini yapay biçimde yükselterek oksijen taşıma kapasitesini artırır.

İlgili: Hematopoiez, Hipoksi, Hematokrit  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

F

Fick denklemi

VO₂ maks = Kardiyak Debi × a-vO₂ farkı. Aerobik kapasitenin temel formülü

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

FOR (fonksiyonel aşırı yüklenme)

Planlı antrenmanın doğal parçası. Kısa süreli performans düşüşü ardından süperkompensasyon gelir

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Fosfokreatin (PCr) Sistemi (Phosphocreatine System — ATP-PC System)

Kasta depolanmış fosfokreatin molekülünün parçalanarak anında ATP ürettiği en hızlı enerji sistemidir. Herhangi bir kimyasal tepkime zincirine gerek yoktur; bu nedenle harekete geçişi anlıktır. Ancak depolar 5-10 saniye içinde tükenir; bu da sistemi yalnızca kısa süreli patlayıcı eforlar (sprint, halter kaldırma) için uygun kılar.

İlgili: ATP, Anaerobik Metabolizma, Tip IIx Lif  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

G

Glikojen (Glycogen)

Glikozun kaslarda ve karaciğerde depolanan polimer formudur; vücudun karbonhidrat deposu olarak düşünebilirsiniz. Egzersizde gerektiğinde enzimlerce parçalanarak glikoza dönüşür ve yakıt olarak kullanılır. Maraton veya uzun bisiklet yarışlarında glikojen depolarının tükenmesi ("duvara çarpma") performanstaki en kritik sınırlayıcı etkenlerden biridir.

Birim: mmol/kg ıslak ağırlık veya g/kg  |  İlgili: Glikoz, Aerobik Metabolizma, Laktat  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Glikojen süperkompensasyonu

Yarıştan 2-3 gün önce 8-10 g/kg/gün karbonhidrat alımıyla depoların %15-100 artırılması

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Glikojen Yükleme (Karbonhidrat Yükleme) (Glycogen Loading — Carbohydrate Loading)

Uzun süreli yarışlardan önce birkaç gün boyunca yüksek karbonhidrat alımıyla kas ve karaciğer glikojen depolarını maksimal düzeye çıkarmak amacıyla yapılan beslenme stratejisidir. Bu strateji, maraton gibi 90 dakikanın üzerindeki eforlarda glikojenin erken tükenmesini geciktirir. Antrenman birimi azaltılırken karbonhidrat oranı artırılır.

İlgili: Glikojen, Aerobik Metabolizma, Serbest Yağ Asitleri  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Glikoliz (Glycolysis)

Glikozun (ya da glikojenin) sitoplazmada parçalanarak piruvatın üretildiği metabolik yoldur. Oksijenin varlığına gerek duymaz; bu nedenle hem aerobik hem anaerobik koşullarda çalışır. Sonuçta üretilen piruvat oksijen varsa Krebs döngüsüne girer, yoksa laktata dönüşür.

İlgili: Piruvat, Laktat, Aerobik Metabolizma, Anaerobik Metabolizma  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Glikoz (Glucose)

Karbonhidratların temel yapı taşı ve hücrelerin en çabuk kullandığı yakıt molekülüdür. Gıdalardan sindirilerek kana geçer, karaciğer ve kaslar tarafından glikojen olarak depolanır. Egzersiz sırasında hem glikojen parçalanmasından hem de yiyeceklerden sağlanan glikoz, kaslar için temel enerji kaynağı olmayı sürdürür.

İlgili: Glikojen, Glikoliz, İnsülin  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Glukagon (Glucagon)

Kan şekeri düştüğünde pankreasdan salgılanan ve karaciğerin glikoz üretimini artırmasını tetikleyen hormondur. Uzun süren egzersizde insülin düşer, glukagon yükselir; bu denge karaciğerin kana glikoz salmasını sağlayarak kan şekerinin çökmesini önler. Dayanıklılık sporcusunun egzersiz boyunca enerji bulmaya devam edebilmesi bu hormonun işine bağlıdır.

İlgili: İnsülin, Glikojen, Glikoz  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Gluteus maximus

Vücuttaki en büyük kas. Bir koşu kasıdır — yürüyüşte neredeyse inaktiftir

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Güç (Watt) (Power — Watts)

Spor biliminde bisiklet veya koşuda üretilen mekanik çıktıyı ifade eder; kuvvetin hızla çarpımıdır. Bisiklet ergometrelerinde doğrudan ölçülebilen güç, kalp atış hızının aksine anlık gerçek çıktıyı yansıtır ve ritmi, rüzgarı ya da yorgunluğu göz önünde bulundurmadan performansı ölçmenin en nesnel yoludur. Vücut ağırlığına bölünmüş güç (W/kg) ise sporcular arası karşılaştırmada kullanılır.

Birim: Watt (W) veya W/kg  |  İlgili: Kritik Güç, W  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

H

Hematokrit (Hematocrit)

Kandaki toplam hacmin yüzde kaçının kırmızı kan hücrelerinden oluştuğunu gösteren değerdir. Yüksek rakım antrenmanı ve EPO salgısı artışı bu değeri yükseltir; yüksek hematokrit daha fazla oksijen taşıma kapasitesi demektir. Doping kontrollerinde yasal üst sınır erkeklerde yüzde 50, kadınlarda yüzde 47 olarak belirlenmiştir.

Birim: %  |  İlgili: EPO, Hematopoiez, Hemoglobin Saturasyonu  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Hematopoiez (Hematopoiesis)

Kemik iliğinde kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri ve trombositlerin üretilmesi sürecidir. Dayanıklılık antrenmanı ve yüksek irtifa maruziyeti EPO aracılığıyla hematopoiezi hızlandırarak kırmızı kan hücresi sayısını artırır. Bu adaptasyon, kanın oksijen taşıma kapasitesini iyileştirerek aerobik performansı yükseltir.

İlgili: EPO, Hematokrit, Hemoglobin Saturasyonu  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Hemoglobin Saturasyonu (Hemoglobin Saturation — SpO2)

Kandaki hemoglobin moleküllerinin yüzde kaçının oksijen taşıdığını gösteren değerdir. Deniz seviyesinde sağlıklı bireylerde bu oran yüzde 97-99 arasındadır; yüksek rakımda veya akciğer hastalıklarında düşer. Parmağa takılan nabız oksimetresi cihazlarıyla kolayca ölçülebilir ve egzersiz sırasında oksijen taşıma verimliliğini izlemenin pratik bir yoludur.

Birim: %  |  İlgili: Pulmoner Difüzyon, 2, 3-BPG, Hipoksi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Henneman Boyut İlkesi (Henneman's Size Principle)

Sinir sisteminin kasları uyarırken motor üniteleri her zaman küçükten büyüğe doğru devreye sokmasını ifade eder. Hafif yükler için yalnızca yorulmaya dayanıklı Tip I lifler kullanılır; yük arttıkça Tip IIa, en ağır yükler için ise Tip IIx lifleri eklenir. Bu sıralı işe alım prensibi, kasların hem verimli hem de yorulmaya karşı dayanıklı çalışmasını sağlar.

İlgili: Motor Ünite, Tip I Lif, Tip IIa Lif, Tip IIx Lif  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

HIIT (Yüksek Yoğunluklu Interval Antrenman)

Kısa süreli sert eforlar + toparlanma araları. VO₂ maks ve anaerobik kapasiteyi geliştirir

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Hidrasyon (Hydration)

Vücut sıvı dengesinin optimal düzeyde tutulmasıdır; egzersiz fizyolojisinde performans ve sağlık için kritiktir. Vücut ağırlığının yüzde 2'sini aşan su kaybı aerobik performansı belirgin biçimde düşürür; yüzde 5-8 kaybı ise ciddi tıbbi riski beraberinde getirir. Egzersiz öncesi, sırası ve sonrasında uygun sıvı ve elektrolit alımı termoregülasyonu ve kas fonksiyonunu destekler.

İlgili: Terleme Hızı, Hiponatremi, Termoregülasyon  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Hipertermi (Hyperthermia)

Vücut çekirdek sıcaklığının normalin (37 derece C) önemli ölçüde üzerine çıkmasıdır; egzersiz sırasında bu 39-41 derece C aralığına ulaşabilir. Merkezi sinir sistemi hipertermiyi yorgunluk mekanizması olarak kullanır ve egzersiz yoğunluğunu düşürmeye zorlar; 40 derece C üzeri değerler ciddi sağlık riski oluşturur. Uygun hidrasyon, hafif giysi ve sıcak ortamda yavaş başlamak bu riski azaltır.

Birim: derece C  |  İlgili: Termoregülasyon, Terleme Hızı, Isı Bunalımı  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Hipoksemi (Hypoxemia)

Kanda oksijen miktarının normalin altına düşmesidir; yüksek irtifa, akciğer hastalığı veya aşırı yoğun egzersiz bu duruma yol açabilir. Kısa süreli egzersiz hipoksemisi bazı elit sporcularda görülür ve solunum kapasitesinin oksijen talebinin gerisinde kaldığına işaret eder. Uzun süreli hipoksemi hücreler için tehlikelidir.

Birim: SaO2 % veya PaO2 mmHg  |  İlgili: Hemoglobin Saturasyonu, Hipoksi, Pulmoner Difüzyon  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Hipoksi (Hypoxia)

Dokulara ulaşan oksijen miktarının ihtiyacı karşılayamaması durumudur; yüksek irtifa bunun en yaygın nedenidir. Vücut hipoksiye tepki olarak EPO salgısını artırır, solunum hızlanır ve doku kapillerizasyonu zamanla iyileşir. Kontrollü hipoksi maruziyeti (irtifa kampları, irtifa çadırları) dayanıklılık performansını artırmak için kasıtlı olarak kullanılır.

İlgili: EPO, Barometrik Basınç, Aklimatizasyon  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Hiponatremi (Hyponatremia)

Kan sodyum konsantrasyonunun normalin altına düşmesidir; uzun süreli egzersizde aşırı su (sodyumsuz) tüketimi sonucu ortaya çıkabilir. Maraton ve ultramaraton gibi uzun süren yarışlarda nadir ancak ciddi bir risktir. Baş dönmesi, bulantı ve şiddetli vakalarda bilinç kaybıyla kendini gösterir; tedavisiz kalırsa hayatı tehdit edebilir.

Birim: mmol/L (Na+)  |  İlgili: Termoregülasyon, Terleme Hızı, Hidrasyon  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Hipotermiya (Hypothermia)

Vücut çekirdek sıcaklığının 35 derece C'nin altına düşmesidir; soğuk su yüzme yarışları, kış ultratriatlonları ve yüksek dağ yarışlarında tehlikeli bir risktir. Titreme, muhakeme bozukluğu ve kas koordinasyonunun kaybı belirtileri arasındadır. Erken dönem hipotermisinde hafif performans düşüşü görülse de ilerlemiş vakalarda bilinç kaybı ve kalp durması meydana gelebilir.

Birim: derece C  |  İlgili: Termoregülasyon, Aklimatizasyon, Isı Bunalımı  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

I

Isı Bunalımı (Isı Çarpması) (Heat Stroke)

Termoregülasyon sisteminin çöküşüyle vücut sıcaklığının 40 derece C'nin üzerine çıktığı ve merkezi sinir sisteminin etkilendiği tıbbi bir acil durumdur. Baş dönmesi, konfüzyon ve bilinç bozukluğuyla kendini gösterir; uzun süreli maruziyette kalıcı organ hasarı oluşabilir. Yarışlarda soğutma çadırları ve tıbbi ekiplerin bulundurulması bu nedenle zorunludur.

İlgili: Hipertermi, Termoregülasyon, Terleme Hızı  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

İ

İnsülin (Insulin)

Pankreasdan salgılanan ve kan şekerinin hücrelere girmesini sağlayan hormondur. Yüksek karbonhidrat öğününden sonra artar; egzersiz başladığında ise düşer — çünkü kaslar insülinsiz de glikozu alabilecek hale gelir. Düzenli egzersiz hücrelerin insüline olan duyarlılığını artırır ve diyabet riskini azaltır.

İlgili: Glukagon, Glikoz, Glikojen  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

İnterval Antrenman (Interval Training)

Yoğun egzersiz periyotlarının aktif ya da pasif dinlenme periyotlarıyla dönüşümlü olarak uygulandığı antrenman metodudur. Uzun süre yüksek yoğunluğa maruz kalmayı mümkün kılar; bu yüzden sürekli antrenmandan daha yüksek toplam yüksek-yoğunluklu iş hacmine ulaşılabilir. Hem aerobik hem anaerobik kapasiteyi geliştirmede en etkin yöntemlerden biridir.

İlgili: Laktat Eşiği, Antrenman Yükü, Süperkompanzasyon  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

İntramiyofibrillar glikojen

Kasılma filamentlerinin içindeki en küçük glikojen havuzu. Tükenmesi "duvara çarpmayı" tetikler

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

İrtifa antrenmanı

2.200-2.500 metrede yaşayarak EPO yanıtını tetikleme, alçakta antrenman yaparak kaliteyi koruma (LHTL)

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

İskelet Kası Pompası (Skeletal Muscle Pump)

Egzersiz sırasında kasların kasılıp gevşemesinin toplar damar içindeki kanı kalbe doğru ittiği mekanizmadır; venöz dönüşü kolaylaştırır. Bu pompa, uzun süreli ayakta durmanın aksine egzersizde kan göllenmesini önler ve kardiyak debiyi destekler. Yoğun egzersizde vücut bu mekanizmaya büyük ölçüde güvenir.

İlgili: Venöz Dönüş, Kardiyak Debi, Kalp Atış Hızı  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

J

J eğrisi

Egzersiz-bağışıklık ilişkisi. Çok az ve çok fazla egzersiz bağışıklığı zayıflatır; orta düzey güçlendirir

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

K

Kafein

Adenozin reseptör antagonisti. 3-6 mg/kg dozda %2-5 dayanıklılık artışı. En güçlü kanıta sahip ergojenik yardımcı

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Kahverengi Yağ Dokusu (BAT) (Brown Adipose Tissue)

Soğuk ortamda ısı üretmek amacıyla yağ asitlerini yakan özel bir yağ dokusu tipidir; yoğun mitokondri içeriği sayesinde kahverengi renklidir. Bebeklerde bol miktarda bulunur; erişkinlerde boyun ve omuz çevresinde az miktarda kalır. Soğuya düzenli maruziyetin bu dokuyu aktive edebileceği araştırılmaktadır.

İlgili: Termoregülasyon, Mitokondri, Serbest Yağ Asitleri  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

<div class="terim-karti" data-terim="kalp atım değişkenliği (hrv)” data-en=”heart rate variability” style=”margin-bottom:20px;padding:16px 20px;border-left:3px solid #1a1a1a;background:#fafafa;border-radius:0 6px 6px 0″>

Kalp Atım Değişkenliği (HRV) (Heart Rate Variability)

Art arda gelen iki kalp atışı arasındaki zaman aralıklarındaki milisaniye düzeyindeki değişkenliği ölçen parametredir. Yüksek HRV iyi toparlanma ve parasempatik sinir sistemi ağırlığına işaret eder; düşük HRV ise yorgunluğu, hastalığı veya aşırı antrenmanı erken sinyaller. Sabah ölçülen HRV, antrenman yükünü bireyselleştirmek için giderek daha fazla kullanılmaktadır.

Birim: ms (milisaniye)  |  İlgili: Aşırı Antrenman Sendromu, Antrenman Yükü, Merkezi Yorgunluk  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Kalp Atış Hızı (Heart Rate)

Kalbin bir dakika içinde kaç kez attığını gösteren temel fizyolojik parametredir. Egzersiz yoğunluğuyla doğru orantılı olarak artar ve vücudun oksijen talebine göre sürekli ayarlanır. Maksimal kalp atış hızı yaşla azalır; dinlenme kalp atış hızı ise antrenmanla düşer ve bu düşüş kondisyonun önemli bir göstergesidir.

Birim: atım/dakika (bpm)  |  İlgili: Kardiyak Debi, Atım Hacmi, Kalp Atım Değişkenliği  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Kalsiyum Salınım Bozukluğu (Calcium Release Impairment)

Uzun süreli veya yoğun egzersizde kas zarı içindeki kalsiyum kanallarının (ryanodin reseptörleri) işlevinin bozulmasıdır; kas kasılması için gerekli kalsiyumun sarkoplazmatik retikulumdan kas dokusuna salınımı azalır. Bu bozulma periferik yorgunluğun moleküler temellerinden biridir ve yorgunluğun birikiminde kritik rol oynar. Soğuma ve yeterli uyku bu kanalların iyileşmesini hızlandırır.

İlgili: Periferik Yorgunluk, Sarkomere, Tip I Lif  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Kapiller Yoğunluk (Capillary Density)

Kas dokusundaki ince kan damarlarının (kapillerlerin) birim alana düşen sayısıdır. Dayanıklılık antrenmanı bu yoğunluğu artırır; böylece kaslar daha fazla kapillerle çevrili hale gelir ve kandan oksijen ile besin almada çok daha verimli çalışır. Yüksek kapiller yoğunluk, hem aerobik kapasiteyi hem de laktat temizleme hızını doğrudan iyileştirir.

Birim: kapiller/mm2  |  İlgili: VO2maks, Mitokondri, Oksidatif Fosforilasyon  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Karbondioksit Üretimi (VCO2) (Carbon Dioxide Production)

Egzersiz sırasında metabolik süreçlerin yan ürünü olarak üretilen karbondioksit miktarıdır. VO2 ile birlikte ölçülerek solunum değişim oranı (RER) hesaplanır; bu da hangi yakıtın kullanıldığı hakkında bilgi verir. Yoğun anaerobik egzersizde tampon sistemleri laktati nötralize etmek için ekstra CO2 ürettiğinden VCO2 orantısız biçimde artar.

Birim: L/dakika  |  İlgili: Solunum Değişim Oranı, Dakika Ventilasyonu, Aerobik Metabolizma  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Kardiyak Debi (Cardiac Output)

Kalbin bir dakikada pompaladığı toplam kan hacmidir; kalp atış hızı ile atım hacminin çarpımıyla hesaplanır. Dinlenmede yaklaşık 5 litre iken, üst düzey dayanıklılık sporcularında maksimal egzersizde 40 litreye kadar ulaşabilir. Bu değer, vücudun oksijen taşıma kapasitesini belirleyen en temel faktörlerden biridir.

Birim: L/dakika  |  İlgili: Kalp Atış Hızı, Atım Hacmi, VO2maks  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Karnozin

Beta-alanin ve histidinin dipeptidi. Hücre içi pH tamponudur. Tip II liflerde 2-3 kat daha yoğun

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Kasılma-Uzama Döngüsü (SSC) (Stretch-Shortening Cycle)

Kasın önce hızla uzayıp ardından kasılmasını içeren ve elastik enerjiyi geri kazandıran mekanik bir döngüdür. Koşuda her adım atıldığında tendonlar ve kaslar yay gibi enerji depolar ve bunu hemen serbest bırakarak güç üretir. Bu döngü ne kadar verimli çalışırsa, sporcunun harcadığı enerji o kadar az olur; bu da koşu ekonomisini doğrudan belirler.

İlgili: Tendon Katılığı, Koşu Ekonomisi, Penasyon Açısı  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Kastaki pH Düşüşü (Asidoz) (Muscular Acidosis)

Yoğun egzersizde kasta hidrojen iyon birikiminin pH'ı düşürmesi ve enzim işlevlerini bozması durumudur. Laktatin kendisi asidozun nedeni değildir; asıl sorun glikolizin hızlı ATP hidrolizinin yanı sıra ürettiği protonlardır. pH 6,9'un altına düştüğünde kas kasılma kapasitesi belirgin biçimde azalır ve bu periferik yorgunluğun önemli bir bileşeni haline gelir.

İlgili: Periferik Yorgunluk, Laktat, Anaerobik Metabolizma  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Koşu Ekonomisi (Running Economy)

Belirli bir koşu hızında birim mesafe başına harcanan oksijen miktarını ifade eder; ne kadar az oksijen harcanırsa ekonomi o kadar iyidir. Aynı VO2maks değerine sahip iki sporcudan daha iyi koşu ekonomisine sahip olanı yarışta üstün gelebilir. Adım mekaniği, tendon katılığı, hafif ekipman ve uzun süreli antrenman bu değeri iyileştirir.

Birim: mL/kg/km veya mL/kg/dk (belirli hızda)  |  İlgili: Kasılma-Uzama Döngüsü, Tendon Katılığı, VO2maks  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Kreatin

Fosfokreatin depolarını artıran aminoasit türevi. 3-5 g/gün monohydrate

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Krebs Döngüsü (Sitrik Asit Döngüsü) (Krebs Cycle — Citric Acid Cycle)

Mitokondrilerin iç bölmesinde (matriks) gerçekleşen ve asetil-CoA molekülünü karbondioksit ile elektrona dönüştürebilen bir tepkimeler döngüsüdür. Bu döngü doğrudan çok az ATP üretir; ancak oluşan elektron taşıyıcıları (NADH, FADH2) solunum zincirinde büyük miktarda ATP üretimi için gereklidir. Karbonhidrat, yağ ve proteinin tümü bu merkezi yolda buluşur.

İlgili: Oksidatif Fosforilasyon, Mitokondri, Aerobik Metabolizma  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Kritik güç (CP) (CP)

Güç-süre hiperbolunun asimptotu. Teorik olarak sınırsız sürdürülebilir güç çıktısı

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

L

Laktat (Lactate)

Glikoliz hızlandığında piruvatın dönüştüğü moleküldür; uzun yıllar boyunca "yorgunluk zehri" olarak yanlış anlaşılmıştır. Gerçekte laktat, hücreler arasında taşınan ve aerobik metabolizmada tekrar yakıt olarak kullanılabilecek değerli bir enerji molekülüdür. Kanda belirli bir konsantrasyonun üzerine çıkması performansı sınırlayan asidoz sürecinin başladığına işaret eder.

Birim: mmol/L  |  İlgili: Laktat Eşiği, Laktat Mekiği Hipotezi, Piruvat  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

<div class="terim-karti" data-terim="laktat eşiği" data-en="lactate threshold — lt” style=”margin-bottom:20px;padding:16px 20px;border-left:3px solid #1a1a1a;background:#fafafa;border-radius:0 6px 6px 0″>

Laktat Eşiği (Lactate Threshold — LT)

Egzersiz yoğunluğu arttıkça kanda biriken laktatin belirgin biçimde yükselmeye başladığı kritik yoğunluk noktasıdır. Bu noktanın altında laktat üretimi ve temizlenmesi denge halindedir. Birinci eşik (LT1) hafif birikim başlangıcına, ikinci eşik (LT2 veya MLSS) ise tampon kapasitenin sınırına karşılık gelir; antrenmanla her ikisi de daha yüksek yoğunluklara taşınabilir.

Birim: %VO2maks veya %Maksimal Kalp Atış Hızı ya da koşu hızı/güç olarak ifade edilir  |  İlgili: Maksimal Laktat Kararlı Durumu, Solunum Eşiği, Laktat Eşiği Testi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Laktat Eşiği Testi (Lactate Threshold Test)

Giderek artan yoğunluklarda kandan alınan küçük damla örnekleriyle laktat konsantrasyonunun ölçüldüğü testtir. Her aşamada (genellikle 3-5 dakika) kulak memesi veya parmak ucundan alınan örnekler analiz edilir ve laktat-yoğunluk eğrisi çizilir. Birinci ve ikinci laktat eşiklerinin belirlenmesi antrenman bölgelerinin kişiselleştirilmesine imkân tanır.

Birim: mmol/L (laktat konsantrasyonu)  |  İlgili: Laktat Eşiği, Maksimal Laktat Kararlı Durumu, Solunum Eşiği  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Laktat Mekiği (Servis) Hipotezi (Lactate Shuttle Hypothesis)

George Brooks'un öne sürdüğü bu hipoteze göre laktat, hücreler ve dokular arasında taşınan bir enerji ara maddesidir; atık ürün değildir. Kaslardan kana ve oradan kalp, beyin ve komşu kas liflerine aktarılan laktat, bu dokularda tekrar yakıt olarak yakılabilir. Bu bakış açısı laktat fizyolojisini köklü biçimde değiştirmiş ve yüksek yoğunluklu antrenmanın değerini yeniden tanımlamıştır.

İlgili: Laktat, Aerobik Metabolizma, Laktat Eşiği  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

LHTL (Live High, Train Low)

Yüksekte yaşa, alçakta antrenman yap. Levine & Stray-Gundersen 1997. EPO yanıtı + antrenman kalitesi korunur

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

M

Maksimal Aerobik Güç (MAP) (Maximal Aerobic Power)

Aerobik sistemin karşılayabileceği en yüksek güç çıktısıdır; bisiklet ergometresiyle kademeli yükleme testleri sırasında VO2maks'a ulaşıldığı andaki güç değerine karşılık gelir. VO2maks ile yakından ilişkilidir ancak kas verimliliğini de yansıttığından ayrı bir klinik önem taşır. Yüksek MAP, hem yüksek VO2maks hem de iyi mekanik verimlilik gerektirir.

Birim: Watt (W)  |  İlgili: VO2maks, Kritik Güç, Egzersiz Ekonomisi Testi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Maksimal Laktat Kararlı Durumu (MLSS) (Maximal Lactate Steady State)

Kan laktat konsantrasyonunun belirli bir yoğunlukta artmadan sabit kaldığı en yüksek egzersiz yoğunluğudur. Laktat üretimi ile temizlenmesinin tam denge noktası olması nedeniyle fizyolojik açıdan en anlamlı eşik olarak kabul edilir. Belirlenmesi için birden fazla seansta birden fazla sabit yoğunluk testi gerektirir; pratik güçlüğü nedeniyle rutin kullanımda solunum eşiği ve 4 mmol/L sabiti gibi pratik alternatifler tercih edilir.

Birim: mmol/L (4 mmol/L yaklaşımı yaygındır), güç veya hız olarak da ifade edilir  |  İlgili: Laktat Eşiği, Solunum Eşiği, Laktat Eşiği Testi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Maksimal Oksijen Tüketimi (VO₂ Maks) (Maximal Oxygen Uptake)

Vücudun maksimal egzersiz sırasında bir dakikada tüketebileceği en fazla oksijen miktarıdır ve aerobik kondisyonun altın standardı ölçütü olarak kabul edilir. Bu değer ne kadar yüksekse, egzersiz sırasında kas hücrelerine o kadar çok oksijen ulaşır ve enerji üretimi o kadar verimli sürer. Genetik etkenler tabanı belirler; antrenman bu tabanı yüzde 15-25 oranında yükseltebilir.

Birim: ml/kg/dk  |  İlgili: Kardiyak Debi, Kapiller Yoğunluk, Mitokondri, Laktat Eşiği  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

MCT (monokarboksilat taşıyıcı)

Laktatı hücreler arasında taşıyan membran proteini. MCT1 alım, MCT4 ihracat sağlar

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Mekanik Verimlilik (Mechanical Efficiency)

Harcanan metabolik enerjinin ne kadarının gerçek işe (ilerlemeye) dönüştüğünü gösteren orandır. İnsan vücudu egzersizde yakıt enerjisinin yalnızca yüzde 20-25'ini mekanik işe çevirebilir; geri kalanı ısıya dönüşür. Antrenman, kasılma-uzama döngüsü ve optimal biyomekanik bu verimliliği artırır.

Birim: % (üretilen iş / harcanan enerji)  |  İlgili: Koşu Ekonomisi, Kasılma-Uzama Döngüsü, Güç  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Merkezi Güvenç Mekanizması (Merkezi Güvernör) (Central Governor Model)

Tim Noakes'in öne sürdüğü ve beynin, kalbin veya kasların gerçekten zarar görmesini önlemek için egzersiz yoğunluğunu bilinçdışı olarak sınırladığını savunan modeldir. Bu görüşe göre yorgunluk kısmen bir koruma refleksidir; vücut hiçbir zaman gerçek anlamda "tükenmez", beyin bu noktaya varmadan yavaşlamayı emreder. Model tartışmalı olmakla birlikte, "bitiş çizgisi ivmesi" gibi olgular bu koruyucu rezervin varlığına işaret eder.

İlgili: Psikobiyolojik Model, Algılanan Efor, Merkezi Yorgunluk  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Merkezi Yorgunluk (Central Fatigue)

Kasların kendisinden değil, beyinden ve sinir sisteminden kaynaklanan yorgunluktur; motor korteks çıktısı azalır, kasları uyarmak için gereken sinir uyarıları zayıflar. Serotonin ve dopamin dengesizliği, beyin sıcaklığının artması ve amonyak birikimi merkezi yorgunluğa katkıda bulunur. Periferik yorgunlukla iç içe geçer ve ikisini birbirinden ayırt etmek güçtür.

İlgili: Periferik Yorgunluk, Merkezi Güvenç Mekanizması, Nöral Plastisite  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Mezodöngü

3-6 haftalık antrenman bloğu. Genellikle 3:1 (3 hafta yük, 1 hafta toparlanma)

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Mitokondri (Mitochondria)

Hücrenin "güç üretim merkezi" olarak bilinen ve aerobik metabolizmanın gerçekleştiği organeldir. Dayanıklılık antrenmanı mitokondri sayısını (mitokondrial biyogenez) ve her bir mitokondri birimi başına düşen aktiviteyi artırır; bu adaptasyon, kasın oksijen başına ürettiği ATP miktarını yükseltir. Yoğunluk ve hacim bir arada yüksek olduğunda mitokondrial uyumlar en hızlı şekilde gerçekleşir.

İlgili: Oksidatif Fosforilasyon, Mitokondrial Biyogenez, Aerobik Metabolizma  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Mitokondrial Biyogenez (Mitochondrial Biogenesis)

Mevcut mitokondrilerden yeni mitokondrilerın oluşturulması sürecidir; dayanıklılık antrenmanının hücre düzeyindeki en önemli adaptasyonlarından biridir. PGC-1alfa adlı protein bu süreci tetikler; uzun süreli aerobik egzersiz ve yüksek yoğunluklu interval antrenmanı PGC-1alfa aktivasyonunu artırır. Artan mitokondri sayısı, aerobik kapasiteyi ve yağ yakımını doğrudan iyileştirir.

Birim: mitokondri yoğunluğu (um3/um3 kas hacmi)  |  İlgili: Mitokondri, Aerobik Metabolizma, PGC-1alfa  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Miyofibriler Hipertrofi (Myofibrillar Hypertrophy)

Kas liflerinin içindeki kasılma birimlerinin (miyofibril) sayısının ve boyutunun artmasıyla gerçekleşen kas büyümesidir. Direnç antrenmanı bu tür hipertrofiye yol açar ve kasını hem daha büyük hem de daha güçlü yapar. Dayanıklılık antrenmanında ise kas liflerinin hacmi büyümez; bunun yerine mitokondri sayısı ve kapiller yoğunluk artar.

İlgili: Sarkomere, Miyozin Ağır Zinciri, Uydu Hücresi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Miyoglobin (Myoglobin)

Kas hücrelerinde oksijen depolayan ve taşıyan demir içerikli proteindir; hemoglobinin kas dokusu versiyonu olarak düşünülebilir. Tip I (yavaş kasılan) liflerde bol miktarda bulunur ve bu liflere karakteristik kırmızı rengini verir. Kısa süreli oksijen kesintilerinde rezerv olarak işlev görür ve dayanıklılık antrenmanıyla artar.

İlgili: Tip I Lif, Hemoglobin Saturasyonu, Aerobik Metabolizma  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Miyosit Büyüme Faktörü / IGF-1 (Insulin-like Growth Factor-1 — IGF-1)

Karaciğer ve kaslardan salgılanan ve kas hücrelerinin büyümesi ile uydu hücrelerinin aktivasyonunu destekleyen hormondur. Egzersiz IGF-1 salgısını artırır; bu da antrenman sonrası onarım ve hipertrofi süreçlerini hızlandırır. Büyüme hormonu sinyaline yanıt olarak karaciğerde üretilir ve yaşla birlikte azalır.

İlgili: Uydu Hücresi, Miyofibriler Hipertrofi, Büyüme Hormonu  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Miyozin Ağır Zinciri (MHC) (Myosin Heavy Chain)

Kas liflerinin kasılma hızını ve gücünü belirleyen temel protein birimidir. MHC'nin farklı izoformları (MHC-I, MHC-IIa, MHC-IIx) farklı lif tiplerine karşılık gelir; yavaş izoform daha verimli ama daha yavaş, hızlı izoform ise daha güçlü ama çabuk yorulan kasılma sağlar. Antrenman bu izoformların oranını kısmen değiştirebilir.

İlgili: Tip I Lif, Tip IIa Lif, Sarkomere  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Motivasyon (Motivation)

Sporcuyu belirli bir hedefe doğru harekete geçiren ve çabayı sürdürmesini sağlayan içsel ve dışsal güçlerin bütünüdür. İçsel motivasyon (sevgi, merak, ustalık isteği) uzun vadeli süreklilik için dışsal motivasyondan (ödül, onay) daha güçlüdür. Zor antrenman ve yarış koşullarında psikolojik dayanıklılık ile motivasyon, fizyolojik kapasiteyi belirleyebilecek düzeyde kritik hale gelir.

İlgili: Algılanan Efor, Öz Konuşma, Psikobiyolojik Model  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Motor Ünite (Motor Unit)

Bir sinir hücresi (motor nöron) ve bu sinirin uyardığı tüm kas liflerinin oluşturduğu işlevsel birimdir. Küçük motor üniteler az sayıda lifi yönetir ve hassas hareketler için; büyük motor üniteler yüzlerce lifi yönetir ve güçlü kasılmalar için kullanılır. Dayanıklılık antrenmanı, motor ünitelerin daha koordineli ve yorulmaya dayanıklı çalışmasını sağlar.

İlgili: Henneman Boyut İlkesi, Tip I Lif, Periferik Yorgunluk  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

N

NFOR (işlevsel olmayan aşırı yüklenme)

FOR'un ötesi, OTS'nin öncüsü. Toparlanma haftalar-aylar alır

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Nitrat

Pancar suyundan elde edilen nitrik oksit (NO) öncüsü. Submaksimal O₂ maliyetini %3-5 azaltır

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Nöral Plastisite (Neural Plasticity)

Sinir sisteminin antrenman, deneyim veya hasara yanıt olarak yapısal ve işlevsel biçimde değişme kapasitesidir. Motor korteks antrenmanla daha verimli motor programlar geliştirir; bu da kasları daha az "zihinsel çabayla" koordine etmeyi mümkün kılar. Elit sporcular belirli hareketleri o kadar çok tekrarlamıştır ki sinirsel motor kontrol neredeyse otomatik hale gelir.

İlgili: Merkezi Yorgunluk, Motor Ünite, Periferik Yorgunluk  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Nöromüsküler Bağlantı (Neuromuscular Junction)

Motor nöronun kas lifiyle buluştuğu ve sinir sinyalinin asetilkolin aracılığıyla kasa aktarıldığı özel sinaptik bölgedir. Antrenman bu bağlantının güvenilirliğini ve hızını artırır; yorgunluk ise sinaps iletiminde geçici bir bozulmaya neden olabilir. Nöromüsküler bağlantının etkinliği, kasın motor uyarılara ne kadar hızlı yanıt verdiğini belirler.

İlgili: Motor Ünite, Periferik Yorgunluk, Nöral Plastisite  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Nuchal ligament

Kafatası arkasından boyun omurlarına uzanan elastik bant. Koşuda baş stabilizasyonu sağlar. Yalnızca koşucu memelilerde bulunur

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

O

OBLA (Onset of Blood Lactate Accumulation) (Onset of Blood Lactate Accumulation)

Kan laktatının 4 mmol/L'ye ulaştığı nokta. LT2'nin bir tanımı

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Oksidatif Fosforilasyon (Oxidative Phosphorylation)

Mitokondri iç zarında bulunan elektron taşıma zinciri aracılığıyla büyük miktarda ATP üretilen süreçtir. Krebs döngüsünden gelen elektronlar bu zincirde oksijene aktarılır; bu transferin yarattığı enerji ATP sentezini sürdürür. Aerobik metabolizmanın en verimli basamağıdır; bir glikoz molekülünden toplam 36-38 ATP'nin büyük çoğunluğu burada üretilir.

İlgili: Mitokondri, Krebs Döngüsü, Aerobik Metabolizma  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Oksijen Parsiyel Basıncı (Partial Pressure of Oxygen — PaO2)

Havadaki veya kandaki oksijenin kendi başına oluşturduğu baskındır. Yüksek rakımda toplam hava basıncı düştüğünden, oksijen parsiyel basıncı da düşer ve hemoglobine bağlanan oksijen miktarı azalır. Bu mekanizma, yüksek irtifa fizyolojisini anlamanın temelidir; vücut buna EPO salgılayarak yanıt verir.

Birim: mmHg  |  İlgili: Hemoglobin Saturasyonu, Hipoksi, Eritropoietin  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Otoregülasyon

Antrenmanı HRV, RPE ve uyku verilerine göre günlük ayarlama. Modern periyodizasyonun temel bileşeni

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Ö

Öz Konuşma (Self-Talk)

Sporcunun antrenman ve yarış sırasında kendi kendine söylediği, zihinsel direnci artırmayı veya tekniği düzeltmeyi amaçlayan sözsel veya içsel ifadelerdir. "Devam et", "adımları koru", "nefes al" gibi kısa ve motive edici cümleler algılanan eforu düşürebildiği ve dayanma süresini uzatabildiği bilimsel çalışmalarla desteklenmiştir. Hem motivasyonel hem de talimat verici türde öz konuşma mevcuttur.

İlgili: Algılanan Efor, Motivasyon, Psikobiyolojik Model  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

P

PDH (piruvat dehidrojenaz) (piruvat dehidrojenaz)

Pirüvatı Krebs döngüsüne yönlendiren enzim. Yüksek yoğunlukta kalsiyum tarafından aktive edilir

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Penasyon Açısı (Pennation Angle)

Kas liflerinin, kasın uzun eksenine göre yaptığı açıdır. Lifler eğik durduğunda daha fazla lif aynı alana sığar ve bu kas daha fazla kuvvet üretebilir; ancak lifin kısalma hızı azalır. Yüksek penasyon açısı güç, düşük penasyon açısı ise hız ve kasılma ekonomisi açısından avantajlıdır.

İlgili: Kasılma-Uzama Döngüsü, Miyofibriler Hipertrofi, Koşu Ekonomisi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Periferik Yorgunluk (Peripheral Fatigue)

Sinir sisteminin değil, kasın kendisinin içinde gerçekleşen yorgunluktur; kalsiyum salınımının bozulması, fosfat birikimi, aside bağlı pH düşüşü ve kas içi enerji tükenmesi başlıca mekanizmalardır. Elektrik uyarısına verilen kas kuvveti düştüğünde periferik yorgunluktan söz edilir. Merkezi yorgunlukla eş zamanlı gelişir ve ikisi birbirini tetikler.

İlgili: Merkezi Yorgunluk, Kalsiyum Salınım Bozukluğu, Motor Ünite  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Periyodizasyon (Periodization)

Antrenman yükünü sistematik biçimde dönemler halinde (makrosikl, mezosikl, mikrosikl) planlayan ve yoğunluk ile toparlanmayı belirli aralıklarda değiştiren antrenman örgütleme modelidir. Temel amaç, önemli yarışlar için en üst düzey form (peak) elde etmek ve yaralanma riskini en aza indirmektir. Doğrusal, dalgalı ve blok periyodizasyon gibi farklı modeller mevcuttur.

İlgili: Süperkompanzasyon, Antrenman Yükü, Aşırı Antrenman Sendromu  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

PGC-1alfa (PGC-1alpha — Peroxisome Proliferator-Activated Receptor Gamma Coactivator 1-alpha)

Mitokondrial biyogenezi tetikleyen ve dayanıklılık adaptasyonlarını düzenleyen "ana anahtar" olarak bilinen transkripsiyon ko-aktivatörüdür. Egzersiz, soğuğa maruziyet ve enerji açığı bu proteini aktive eder; aktive olunca mitokondri üretimini, yağ oksidasyonunu ve kapiller gelişimini başlatır. Spor fizyolojisindeki en kritik sinyal proteinlerinden biridir.

İlgili: Mitokondrial Biyogenez, Mitokondri, Aerobik Metabolizma  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Piruvat (Pyruvate)

Glikolizin son ürünüdür; enerji metabolizmasında aerobik ve anaerobik yollar arasındaki kavşak noktasıdır. Oksijen yeterli olduğunda piruvat mitokondrilere girerek asetil-CoA'ya dönüşür ve Krebs döngüsüne katılır. Oksijen yetersizse piruvat laktata çevrilerek glikolizin devam etmesine imkân tanır.

İlgili: Laktat, Glikoliz, Krebs Döngüsü  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Plazma Hacmi Genişlemesi (Plasma Volume Expansion)

Dayanıklılık antrenmanına yanıt olarak kandaki sıvı bölümünün (plazma) artmasıdır; bu adaptasyon ilk birkaç günde gerçekleşir. Daha fazla plazma, kanı seyreltir (hematokriti geçici olarak düşürür), atım hacmini artırır, termoregülasyonu kolaylaştırır ve laktat tamponlama kapasitesini büyütür. Bu, antrenmanın en hızlı gerçekleşen kardiyovasküler uyumlarından biridir.

İlgili: Atım Hacmi, Hematokrit, Termoregülasyon  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Pliyometrik Antrenman (Plyometric Training)

Kasılma-uzama döngüsünden maksimum elastik enerji geri kazanımını sağlamak amacıyla patlayıcı sıçrama, derinlik atlayışı ve hız merdivenlerini kullanan antrenman yöntemidir. Tendon katılığını, nöral aktivasyonu ve kasılma hızını geliştirir; dayanıklılık sporcularına koşu ekonomisi ve güç kazanımı için ek fayda sağlar. Biyomekanik verimlilik artışı sayesinde enerji harcanmadan daha hızlı koşulabilir.

İlgili: Kasılma-Uzama Döngüsü, Tendon Katılığı, Koşu Ekonomisi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Polarize antrenman

%80 düşük yoğunluk + %20 yüksek yoğunluk, orta yoğunluk minimize. Seiler'ın 80/20 modeli

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Psikobiyolojik Model (Psychobiological Model)

Samuele Marcora'nın önerdiği ve yorgunluğu öznel bir deneyim olarak tanımlayan modeldir; bu modele göre egzersizi durdurmaya neden olan şey kas ya da organ başarısızlığı değil, taşınamaz hale gelen algılanan efordur. Motivasyon ve beyin işlevi yeterliyse, kaslar teorik sınırın ötesinde de çalışabilir. Bu model zihinsel antrenmanın ve psikolojik stratejilerin dayanıklılık performansına katkısını açıklar.

İlgili: Algılanan Efor, Merkezi Güvenç Mekanizması, Motivasyon  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Pulmoner Difüzyon (Pulmonary Diffusion)

Akciğerlerdeki hava keseciklerinden (alveollerden) kılcal kan damarlarına oksijen geçişi ve karbondioksidin ters yönde geçişidir. Bu gaz alışverişi pasif bir süreçtir ve basınç farklarıyla yönetilir. Elit dayanıklılık sporcularında difüzyon kapasitesi antrenmanla artar; bu da egzersizde oksijeni kana daha hızlı aktarabilmek anlamına gelir.

İlgili: Oksijen Parsiyel Basıncı, Hemoglobin Saturasyonu, Kapiller Yoğunluk  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

R

RED-S

Relative Energy Deficiency in Sport. Enerji alımının harcamayı karşılamaması — hormonal baskılanma, kemik kaybı, bağışıklık zayıflama

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

RER (Solunum Değişim Oranı)

VCO₂/VO₂. RER=0,70 saf yağ, 1,00 saf karbonhidrat oksidasyonu

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

RPE (Algılanan Efor)

1-10 skalasında öznel zorluk derecesi. Marcora'nın modeline göre performansın belirleyicisi

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

S

Sarkomere (Sarcomere)

Kasın kasılabilen en küçük yapısal birimidir; aktin ve miyozin adlı iki protein filamentinin üst üste gelmesiyle oluşur. Beyin kasılma komutu verdiğinde miyozin filamentleri aktinin üzerinde kayarak kasın kısalmasını sağlar; bu işleme "kayan filament teorisi" denir. Her kas lifi, seri halinde dizilmiş binlerce sarkomere içerir.

İlgili: Miyozin Ağır Zinciri, Miyofibriler Hipertrofi, Motor Ünite  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Sarkopeni

Yaşla ilişkili kas kütlesi ve fonksiyon kaybı. 30 yaşından sonra her 10 yılda %3-8. Direnç antrenmanıyla yavaşlatılabilir

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Serbest Yağ Asitleri (Free Fatty Acids — FFA)

Yağ dokusundan kana salınan ve uzun süreli egzersizde önemli bir yakıt kaynağı olan moleküllerdir. Düşük ve orta yoğunluklu egzersizde yağ asitleri mitokondrilerde beta-oksidasyon yoluyla yanarak büyük miktarda ATP sağlar. Glikojenin aksine, vücuttaki yağ depoları pratikte sınırsızdır; bu yüzden dayanıklılık sporcusu yağ yakmayı ne kadar iyi öğrenirse o kadar uzun süre yarışabilir.

İlgili: Aerobik Metabolizma, Glikojen, Mitokondri  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

SIRT1

NAD⁺-bağımlı deasetilaz. PGC-1α'dan inhibitör asetil grupları kaldırarak mitokondriyal biyogenezi aktive eder

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Sinirsel Motor Kontrol (Neural Motor Control)

Beyin ve omurilikten gelen motor komutlarının kasları koordineli, verimli ve zamanında harekete geçirmesi için kullanılan sinirsel programlama yeteneğidir. Tekrarlayan antrenman "motor programlarını" otomatik hale getirir; bu da bilinçli dikkat gerekmeksizin kompleks hareketlerin gerçekleştirilebilmesi anlamına gelir. Elit sporcular daha az beyin kaynağı kullanarak daha verimli hareket ederler.

İlgili: Nöral Plastisite, Motor Ünite, Nöromüsküler Bağlantı  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Sistolik Basınç (Systolic Pressure)

Kalbin kasılma (pompalama) anında atardamarlardaki kan basıncının en yüksek değeridir. Egzersiz sırasında artar, düzenli aerobik antrenmanla ise dinlenme sistolik basıncı zamanla düşer. Kan basıncı ölçümünde 120/80 mmHg gibi ifadelerde ilk rakamını oluşturur.

Birim: mmHg  |  İlgili: Diyastolik Basınç, Kardiyak Debi, Kalp Atış Hızı  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Solunum Değişim Oranı (RER) (Respiratory Exchange Ratio)

Vücudun ürettiği karbondioksit hacminin tükettiği oksijen hacmine oranıdır. Yalnızca yağ yakıldığında bu oran 0,70'e, yalnızca karbonhidrat yakıldığında 1,00'e yaklaşır; 1,10 ve üzerindeki değerler ağır anaerobik çalışmaya işaret eder. Hangi yakıtın kullanıldığını anlamanın en pratik laboratuvar yöntemidir.

Birim: VCO2/VO2 (birimsiz oran)  |  İlgili: Aerobik Metabolizma, Glikojen, Serbest Yağ Asitleri  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Solunum Eşiği (VT1 / VT2) (Ventilatory Threshold)

Egzersiz yoğunluğu arttıkça solunum hızının ve derinliğinin belirgin biçimde sıçramasına neden olan iki kritik noktadır. Birinci solunum eşiği (VT1) laktat birikiminin başladığı, ikincisi (VT2) ise tampon sisteminin yetersiz kaldığı yoğunluğa karşılık gelir. Bu eşikler kan alınmadan, solunum gazları ölçülerek tespit edilebildiğinden antrenman planlamasında çok kullanışlıdır.

İlgili: Laktat Eşiği, Maksimal Laktat Kararlı Durumu, Dakika Ventilasyonu  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Spor kaygısı (Anxiety in Sport/Sport Anxiety)

Kaygı, sporda yaygın bir duygudur ve performansla yakından ilişkilidir. Ters U şeklindeki ilişki, Yerkes-Dodson yasasına göre açıklanır. Spielberger'in kavramı, spor psikolojisinde standart bir araçtır.

İlgili: Competitive anxiety, Emotion, Exercise psychology, Injury anxiety, Performance under pressure, Social phy-
sique anxiety, Stress, Trait theory, Yerkes-Dodson Law  |  Kaynak: Dictionary of Sport Psychology (Hackfort et al., 2019)

Süperkompanzasyon (Supercompensation)

Antrenman stresinin ardından yeterli toparlanma süresi verildiğinde vücudun önceki seviyesinin biraz üzerinde bir kapasiteye ulaşmasıdır. Bu döngü — stres, yorgunluk, toparlanma, uyum — antrenmanın temel biyolojik mantığını oluşturur. Bir sonraki antrenman süperkompanzasyon penceresinde yapılırsa kazanımlar birikerek artar; çok erken ya da çok geç yapılırsa kazanım azalır.

İlgili: Periyodizasyon, Aşırı Yüklenme İlkesi, Deantrenman  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Ş

Şok Mikrodöngü (Shock Microcycle)

Antrenman periyodizasyonunda kasıtlı olarak aşırı yük uygulanan kısa süreli (genellikle 1 haftalık) yoğun antrenman bloğudur. Amaç, süperkompansasyon yanıtını tetiklemek için vücudu geçici olarak fonksiyonel aşırı yüklenme (FOR) durumuna sokmaktır. Ardından gelen toparlanma haftasında performans başlangıç düzeyinin üzerine çıkar; ancak yanlış dozlama aşırı antrenman riskini artırır.

İlgili: Süperkompansasyon, Periyodizasyon, FOR, Mezodöngü  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

T

<div class="terim-karti" data-terim="takip avı (persistence hunting)” data-en=”persistence hunting” style=”margin-bottom:20px;padding:16px 20px;border-left:3px solid #1a1a1a;background:#fafafa;border-radius:0 6px 6px 0″>

Takip avı (persistence hunting) (persistence hunting)

İnsanın avını saatlerce koşarak hipertermiye sokma stratejisi

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Tampon Kapasitesi (Bikarbonat Tamponu) (Buffering Capacity — Bicarbonate Buffer)

Kaslar ve kanda biriken hidrojen iyonlarını (asiti) nötralize ederek pH dengesini koruma kapasitesidir. Kanın en önemli tamponu bikarbonat iyonudur (HCO3-); kas içi tamponlar arasında ise karnosin öne çıkar. Antrenman tampon kapasitesini artırır; yüksek yoğunluklu egzersizde sporcunun asidoza direnmesini sağlar.

İlgili: Kastaki pH Düşüşü, Laktat Eşiği, Anaerobik Metabolizma  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Taper

Yarıştan 1-3 hafta önce hacmin %40-60 düşürülmesi, yoğunluğun korunması. %0,5-6 performans kazanımı

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Teleoanticipasyon

Beynin egzersizin beklenen bitiş noktasına göre tempo hesaplaması

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Tendon (Tendon)

Kasları kemiklere bağlayan sert, esnek bağ dokusu yapılanmasıdır; ağırlıklı olarak tip I kolajen liflerden oluşur. Kasılma-uzama döngüsünde elastik enerji depolayıp serbest bırakmak için yay görevi görür. Dayanıklılık antrenmanı tendonu hem daha güçlü hem de daha katı yapar; bu da koşu ekonomisini artırır.

İlgili: Aşil Tendonu, Tendon Katılığı, Kasılma-Uzama Döngüsü  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Tendon Katılığı (Tendon Stiffness)

Tendona uygulanan kuvvet başına tendonda meydana gelen uzama miktarının tersidir; daha katı bir tendon, yük altında daha az uzar. Dayanıklılık antrenmanı Aşil tendonu ve patellar tendonu daha katı kılar; bu durum kasılma-uzama döngüsünü daha elastik ve enerji açısından verimli hale getirir. Aşırı katılık ise tendon yaralanması riskini artırabilir.

Birim: N/m (Newton/metre)  |  İlgili: Kasılma-Uzama Döngüsü, Koşu Ekonomisi, Mekanik Verimlilik  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Terleme Hızı (Sweating Rate)

Sıcaklık yönetimini desteklemek için saatte salgılanan ter miktarıdır. Sıcak ve nemli koşullarda saatte 1-2 litreye ulaşabilir; yerine konulmayan sıvı kaybı performansı ve sağlığı tehdit eden dehidrasyona yol açar. Bireyler arasında büyük farklılıklar vardır ve aklimatizasyonla terleme hızı artar, ter sodyum içeriği ise azalır.

Birim: L/saat veya mL/saat  |  İlgili: Termoregülasyon, Hiponatremi, Hipertermi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Termoregülasyon (Thermoregulation)

Vücudun çekirdek sıcaklığını dar bir aralıkta (36,5-37,5 derece C) tutmaya çalıştığı fizyolojik süreçlerin bütünüdür. Egzersizde ısı üretimi artar; terleme ve cilt kan akışının artması bu ısıyı dışarı atar. Sıcak ve nemli havalarda bu sistem zorlanır; soğuk havalarda ise ısıyı kaybetmemek için damarlar büzülür ve titreme devreye girer.

İlgili: Terleme Hızı, Hipertermi, Aklimatizasyon  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

Tip IIa Lif (Ara Lif) (Type IIa Fiber — Fast Oxidative-Glycolytic)

Hem hızlı hem de yorulmaya görece dayanıklı olan "karma" lif tipidir. Tip I liften daha güçlü, Tip IIx liften ise daha az yorulan bu lifler, orta mesafe koşularında ve dayanıklılık sporcularının yüksek yoğunluklu eforlarında önemli rol oynar. Dayanıklılık antrenmanı Tip IIx liflerin bir kısmını bu profile dönüştürebilir.

İlgili: Tip I Lif, Tip IIx Lif, Miyozin Ağır Zinciri  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Tip II lif (hızlı kasılan)

Glikolitik, güç odaklı kas lifi. IIa (orta) ve IIx (hızlı) alt tipleri. Yaşlanmadan en çok etkilenen lif tipi

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Tip IIx Lif (Hızlı Kasılan Lif) (Type IIx Fiber — Fast Glycolytic)

En hızlı ve en güçlü kasılan, ancak çok çabuk yorulan lif tipidir. Glikolize (şeker yakımına) ağırlık verir ve mitokondri sayısı azdır; bu yüzden soluk, grimsi bir görünüme sahiptir. Sprint koşucularında bu lifler baskındır; patlayıcı güç üretiminde olmazsa olmaz dir ancak birkaç saniye ile sınırlıdır.

İlgili: Tip IIa Lif, Tip I Lif, Fosfokreatin Sistemi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Tip I Lif (Yavaş Kasılan Lif) (Type I Fiber — Slow-Twitch)

Yavaş kasılan, yorulmaya karşı son derece dayanıklı ve aerobik metabolizmaya bağımlı kas lifidir. Bu lifler bol miktarda mitokondri ve miyoglobin içerir; bu nedenle kırmızımsı renklidir. Maraton koşucularının kasları büyük ölçüde bu lif tipinden oluşur; saatlerce yüksek verimle çalışabilirler.

İlgili: Tip IIa Lif, Mitokondri, Henneman Boyut İlkesi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Tip I lif (yavaş kasılan)

Oksidatif, yorgunluğa dirençli kas lifi. Dayanıklılık sporcularında %70-80 oranında

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

U

Uydu Hücresi (Satellite Cell)

Kas liflerinin dışında bekleyen ve hasar ya da yoğun egzersiz sonrasında aktive olan kas kök hücresidir. Antrenman sonrası kas tamiri ve büyümesinin anahtarıdır; aktive olduğunda çoğalarak mevcut kas liflerine eklenir veya yeni lif oluşturur. Uydu hücre aktivasyonu, kas hipertrofisinin temel biyolojik mekanizmasıdır.

İlgili: Miyofibriler Hipertrofi, Sarkomere, Miyozin Ağır Zinciri  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Uyku ve Toparlanma (Sleep and Recovery)

Uyku, antrenman uyumlarının büyük bölümünün gerçekleştiği ve büyüme hormonu ile IGF-1 salgısının zirveye ulaştığı dönemdir. Yetişkin sporcular için gecelik 8-9 saat, yüksek antrenman yükü dönemlerinde 9-10 saat uyku önerilir. Kronik uyku kısıtlaması performansı, bağışıklık işlevini ve bilişsel kapasiteyi bozar; HRV düşüşü ile erken tespit edilebilir.

İlgili: Süperkompanzasyon, Kalp Atım Değişkenliği, Aşırı Antrenman Sendromu  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

V

Venöz Dönüş (Venous Return)

Vücudun çeşitli bölgelerinden kalbe geri dönen kan akışının miktarıdır. Egzersiz sırasında kasların pompalama etkisi, nefes hareketleri ve damarların büzülerek kanı merkeze yönlendirmesi sayesinde venöz dönüş artar. Bu artış, atım hacmini ve dolayısıyla kardiyak debiyi besleyen temel mekanizmadır.

İlgili: Atım Hacmi, Kardiyak Debi, Egzersizde Kardiyak Hipertrofi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Ventilatüvar eşik (VT) (VT)

Ventilasyonun orantısız arttığı yoğunluk. VT1≈LT1, VT2≈LT2. Kan almadan eşik belirlemek için kullanılır

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

VO₂ Maks Testi (VO2max Test)

Bireyin maksimal oksijen tüketimini doğrudan ölçmek için koşu bandı veya bisiklet ergometresi üzerinde gerçekleştirilen, yoğunluğun kademeli olarak artırıldığı ve bitkinliğe kadar sürdürülen egzersiz testidir. Solunum gazları (VO2 ve VCO2) nefes nefese analiz edilir; VO2'nin platoya ulaşması maksimal kapasiteye ulaşıldığının göstergesidir. Aerobik kondisyonun altın standardı olarak dayanıklılık sporunda referans kabul edilir.

Birim: ml/kg/dk (ml O2 / kg vücut ağırlığı / dakika)  |  İlgili: VO2maks, Solunum Eşiği, Egzersiz Ekonomisi Testi  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

VO₂ maks

Vücudun egzersiz sırasında kullanabileceği maksimum oksijen (ml/kg/dk). Dayanıklılık performansının tavanı

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

W

WBGT (Islak Küre Sıcaklık)

Sıcaklık, nem ve radyasyonu birleştiren bileşik ölçü. 28°C üzeri WBGT'de yarış iptali önerilir

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

W&#x27; (W prime) (W prime)

Kritik güç üzerinde kullanılabilir sınırlı anaerobik enerji deposu

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

W&#x27; (W-prime) (W&#x27; — W-prime)

Kritik gücün üzerinde kullanılabilecek toplam "anaerobik iş kapasitesi" rezervini ifade eden parametredir; her kritik güç üzerindeki çalışmayla tükenir, kritik güç altında toparlanır. Bu model bisiklet yarışlarında hangi yoğunluğun kaç saniye sürdürülebileceğini tahmin etmede kullanılır. Tükenmiş W' rezervi, yoğunluk azaltılarak belirli bir hızda geri kazanılabilir.

Birim: Joule (J)  |  İlgili: Kritik Güç, Maksimal Aerobik Güç, Anaerobik Metabolizma  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Y

Yağ Adaptasyonu (Fat Adaptation)

Uzun süreli düşük-orta yoğunluklu antrenman ve diyet stratejileriyle kasların yağ oksidasyonuna olan bağımlılığını artırma sürecidir. İyi yağ yakma kapasitesi, glikojen depolarının tasarruflu kullanılması anlamına gelir ve uzun etaplarda kritik avantaj sağlar. Ancak yüksek yoğunluklu performans için karbonhidratın hâlâ gerekli olduğu unutulmamalıdır. TERİMLER SÖZLÜĞÜ — ÖZET İNDEKS (Toplam: 130 Terim) KAT. 1 — Kalp-Damar (11 terim): Atım Hacmi | Bradikardi | Diyastolik Basınç | Egzersizde Kardiyak Hipertrofi Ejeksiyon Fraksiyonu | Kalp Atış Hızı | Kapiller Yoğunluk | Kardiyak Debi Maksimal Oksijen Tüketimi | Sistolik Basınç | Venöz Dönüş KAT. 2 — Solunum (7 terim): 2,3-BPG | Dakika Ventilasyonu | Hemoglobin Saturasyonu | Oksijen Parsiyel Basıncı Pulmoner Difüzyon | Solunum Değişim Oranı | Solunum Eşiği KAT. 3 — Kas ve Biyomekanik (12 terim): Henneman Boyut İlkesi | Kasılma-Uzama Döngüsü | Koşu Ekonomisi Miyofibriler Hipertrofi | Miyozin Ağır Zinciri | Motor Ünite | Penasyon Açısı Sarkomere | Tip I Lif | Tip IIa Lif | Tip IIx Lif | Uydu Hücresi KAT. 4 — Enerji ve Metabolizma (15 terim): ATP | Aerobik Metabolizma | Anaerobik Metabolizma | Fosfokreatin Sistemi Glikojen | Glikoliz | Glukagon | Glikoz | İnsülin | Krebs Döngüsü Laktat | Laktat Mekiği Hipotezi | Oksidatif Fosforilasyon | Piruvat | Serbest Yağ Asitleri KAT. 5 — Antrenman Bilimi (10 terim): Antrenman Yükü | Aşırı Antrenman Sendromu | Aşırı Yüklenme İlkesi Deantrenman | EPO | Hematokrit | Kalp Atım Değişkenliği Periyodizasyon | Süperkompanzasyon | Yüksekte Yaşa-Alçakta Antrenman KAT. 6 — Biyomekanik (7 terim): Adım Frekansı | Adım Uzunluğu | Dikey Osilasyon | Güç Mekanik Verimlilik | Tendon Katılığı | Zemin Temas Süresi KAT. 7 — Çevre Fizyolojisi (12 terim): Aklimatizasyon | Barometrik Basınç | Hematopoiez | Hipoksemi | Hipoksi Hipertermi | Hiponatremi | Hipotermiya | Isı Bunalımı Kahverengi Yağ Dokusu | Termoregülasyon | Terleme Hızı KAT. 8 — Psikoloji ve CNS (9 terim): Algılanan Efor | Dikkati Yeniden Yönlendirme | Merkezi Güvenç Mekanizması Merkezi Yorgunluk | Motivasyon | Nöral Plastisite | Öz Konuşma Periferik Yorgunluk | Psikobiyolojik Model KAT. 9 — Ölçüm ve Test (9 terim): 1 Tekrar Maksimum | Egzersiz Ekonomisi Testi | Kritik Güç Laktat Eşiği Testi | Laktat Eşiği | Maksimal Aerobik Güç Maksimal Laktat Kararlı Durumu | VO2maks Testi | W' EK TERİMLER (29 terim): Aşil Tendonu | Beta-Oksidasyon | Biyopsi | EPOC | Glikojen Yükleme Hidrasyon | İnterval Antrenman | İskelet Kası Pompası | Kalsiyum Salınım Bozukluğu Karbondioksit Üretimi | Kastaki pH Düşüşü | Miyoglobin | Mitokondri Mitokondrial Biyogenez | Miyosit Büyüme Faktörü/IGF-1 | Nöromüsküler Bağlantı PGC-1alfa | Plazma Hacmi Genişlemesi | Pliyometrik Antrenman | Sinirsel Motor Kontrol Tampon Kapasitesi | Tendon | Uyku ve Toparlanma | Yağ Adaptasyonu Son güncelleme: Mart 2026 "İnsan Dayanıklılığının Bilimi" — 20 Bölüm için hazırlanmıştır.

İlgili: Serbest Yağ Asitleri, Beta-Oksidasyon, Mitokondri  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Yüksekte Yaşa-Alçakta Antrenman (LHTL) (Live High — Train Low)

Sporcunun yüksek irtifada (genellikle 2.000-2.500 m) uyuyup dinlenerek EPO ve kırmızı kan hücresi üretimini artırdığı, ancak antrenmanlarını deniz seviyesinde (düşük irtifada) yüksek hızda yaptığı stratejidir. Bu sayede irtifa adaptasyonunun kazanımları korunurken alçakta egzersizin kalitesinden ödün verilmez. Pek çok olimpiyat programının temel hazırlık yöntemi haline gelmiştir.

İlgili: EPO, Hipoksi, Hematokrit  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Z

Zemin Temas Süresi (Ground Contact Time — GCT)

Koşucunun her adımda ayağının yere değdiği toplam süredir. Elit koşucularda bu süre 160-200 milisaniye gibi kısa bir aralıktadır; uzun temas süresi kasılma-uzama döngüsünün verimliliğini azaltır ve yorgunluğu hızlandırır. Koşu yorgunluğunun erken bir göstergesi olan temas süresindeki artış, GPS saatlerle takip edilebilir.

Birim: milisaniye (ms)  |  İlgili: Adım Frekansı, Kasılma-Uzama Döngüsü, Tendon Katılığı  |  Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

Zon 1/2/3

Laktat eşiklerine dayalı 3 zonlu antrenman modeli. Z1=LT1 altı, Z2=LT1-LT2 arası, Z3=LT2 üstü

Kaynak: Dictionary of Sport and Exercise Science (A&C Black, 2006)

→ İlgili makale

References

  1. A&C Black (2006). Dictionary of Sport and Exercise Science. London. ISBN 0-7136-7785-4.
  2. Švinks, U. (2011). Sport Lexis Terms Explanatory Dictionary in English. Latvian Academy of Sport Education, Riga.
  3. Hackfort, D., Schinke, R.J., & Strauss, B. (Eds.) (2019). Dictionary of Sport Psychology. Academic Press.

178 terim. Son güncelleme: Mart 2026. Eksik bir terim mi var? Bize yazın.

Paylaş

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *