Progresif koşu, rahat başlayıp her bölümde biraz hızlanarak biten koşu. Basit görünüyor ama haftaya ayrı bir kalite seansı eklemeden yoğunluk eklemenin pratik bir yolu.
Tipik yapı: koşunun ilk üçte ikisi kolay, son üçte biri maraton temposundan eşik temposuna doğru hızlanarak
Yorgunluk biriktikten sonra hızlanmak, yarışın son bölümüne benzer bir uyaran sağlıyor
Klasik eşik koşusuna göre toplam zorlu süre daha kısa, toparlanma maliyeti çoğu zaman daha düşük
Tempo kontrolü öğrenmek için iyi bir araç; yarışta hızlı başlama alışkanlığını kırmaya yardımcı olabilir
Örnek bir 60 dakika: 40 dakika kolay, 10 dakika maraton temposu, son 10 dakika eşik temposuna yakın; ardından 5-10 dakika soğuma. Uzun koşu yapılan haftalarda bunu uzun koşunun yerine değil, haftanın ortasındaki orta uzunlukta koşuya uygulamak daha dengeli oluyor.