İçeriğe atla
Bilim Spor

Spor Bilimleri Sözlüğü: Terimler ve Kavramlar

Spor Bilimleri Sözlüğü: Terimler ve Kavramlar

Egzersiz fizyolojisi, antrenman bilimi, spor beslenmesi ve spor psikolojisinin temel kavramları — Türkçe tanımlar, İngilizce karşılıklar ve ölçüm birimleriyle. 4999 terim, uluslararası spor bilimi sözlüklerinden derlenmiştir.

  1. #
  2. A
  3. B
  4. C
  5. Ç
  6. D
  7. E
  8. F
  9. G
  10. H
  11. I
  12. İ
  13. J
  14. K
  15. L
  16. M
  17. N
  18. O
  19. Ö
  20. P
  21. R
  22. S
  23. Ş
  24. T
  25. U
  26. Ü
  27. V
  28. W
  29. Y
  30. Z
  31. SŠS — Spor Bilimi Soruları
  32. Kaynaklar

Güncel kalın

#

1 Tekrar Maksimum (1TM) (1 Repetition Maximum — 1RM)[1]

EŞİK — Kitap

540 sayfa · 22 bölüm · 275 bilimsel kaynak — dayanıklılığın fizyolojisi.

Kitap Hakkında →

Bir egzersizde tek seferlik tam hareket aralığında kaldırılabilecek en yüksek ağırlıktır. Kuvvet antrenmanında egzersiz yükünü bireyselleştirmenin altın standart ölçütüdür. Doğrudan ölçmek yerine çoklu tekrar formülleriyle (örneğin Epley formülü) tahmin de edilebilir.

Birim: kg  |  İlgili: Miyofibriler Hipertrofi, Aşırı Yüklenme İlkesi, Güç

1. derece yaralanma (grade)[2]

Doku gerilmesi veya ezilmesi olduğu ancak kopmanın olmadığı spor yaralanması.

2,3-Bifosfogliserat (2,3-BPG) (2,3-Bisphosphoglycerate)[1]

Kırmızı kan hücrelerinde üretilen ve hemoglobinin oksijeni serbest bırakma eğilimini etkileyen küçük bir moleküldür. 2,3-BPG konsantrasyonu yükseldiğinde hemoglobin oksijeni daha kolay bırakır; bu da yoğun egzersiz ve yüksek rakımlarda kasların oksijene daha hızlı erişilebilmesi anlamına gelir. Bu molekül vücudun oksijen dağıtım sistemini ince ayar yapan önemli bir düzenleyicidir.

İlgili: Hemoglobin Saturasyonu, Pulmoner Difüzyon, Hipoksi

300 metre koşusu (three hundred meter (300) m)[2]

200 metrenin hızını ve 400 metrenin güç taleplerini kombine eden nadir yapılan sprint mesafesi.

4-4-2 formasyon (four-four-two)[1]

Futbolda yaygın kullanılan saha oyuncuları dizilişi. Dört defans, dört orta saha ve iki forvet oyuncusundan oluşur. Dengeli bir yapı sunarak hem savunma hem hücum geçişlerinde esneklik sağlar.

60 Metre (sixty (60m))[2]

Kapalı alanda yapılan sprint yarışı. Atletizmin hız disiplinlerindendir.

800 Metre Koşusu (distance 800m)[2]

Pistin iki turunda yapılan orta mesafe koşusu. Sporcular ilk 400 metreyi aynı şeritte kalmalıdır.

A

ABD Futbol Federasyonu (USSF)[2]

1913'te kurulup Amerika'da futbolu yöneten kuruluş. Ulusal ve uluslararası müsabakaları düzenler.

ABO kan grubu sistemi (ABO system)[1]

Kan gruplarını sınıflandıran sistem. A, B, AB ve O olmak üzere dört grubu içerir. Kan transfüzyonu öncesi belirlenmesi zorunludur.

Abalokov testi (Abalokov test)[2]

Squat pozisyonundan atlama yeteneğini ölçen atlet sınav testi. Aşağı gücü değerlendirmede yaygın yöntem.

Abducens siniri (abducens nerve)[1]

Göz küresini dışa çeviren kasları kontrol eden altıncı kranial sinirdir. Abducent siniri olarak da adlandırılır.

Abducent (abducent)[1]

Vücut kısımlarını birbirinden uzaklaştıran kasları tanımlayan terimdir (abducent). Bu kaslar, spor hareketlerinde dengeyi korur.

Abduksiyon (abduct)[1]

Abduksiyon, kol veya bacağın vücut merkez hattından uzaklaştırılmasıdır. Bu hareket, kas dengesini ve eklem işlevini etkiler.

Abdüksiyon (abduction)[1]

Bir uzuvun vücuttan uzaklaştırılması yönündeki hareket. Temel motor kontrol hareketi.

Abseil (ip inişi) (abseil)[1]

Dik yüzeyden ip kullanarak inmektir. Dağcılık sporlarında güvenlik ve beceri gerektirir.

ACL (ACL)[1]

Ön çapraz bağ (anterior cruciate ligament), diz eklemini sabitleyen yapısal bağ. Futbolda en sık yaralanan yapılardan biridir.

Acebutolol (acebutolol)[1]

Kalp atış hızını ve kasılma gücünü azaltan bir ilaç. Sporcularda kalp yükünü hafifletir.

Açı (angle)[1]

İki çizgi veya yüzey arasındaki yön farkı derecede ölçülür. Egzersizlerde hareket açısını belirler.

Açık Hava Sporları (outdoor sports)[2]

Doğal ortamda, kapalı alan dışında yapılan tüm spor aktivitelerinin genel adıdır. Yürüyüş, bisiklet ve dağcılığı kapsar.

Adaptasyon (adaptation)[1]

Adaptasyon, duyarga organının tekrarlanan uyarıcıya karşı duyarlılığını azaltır. Egzersizde, bu süreç vücut uyumunu sağlar.

Ada Oyunları (Island Games)[1]

Dünya çapında 25 küçük adadan sporcuların katıldığı iki yılda bir düzenlenen çok spor dalı etkinliği. Rodos, Guernsey, Bermuda ve Menorca gibi adaları kapsar.

Addison hastalığı (Addison's disease)[1]

Böbrek üstü bezleri yeterli kortizol salgılamaz. Yorgunluk, zayıflık ve kilo kaybı görülür.

Address (başlangıç pozisyonu) (address)[2]

Golfde oyuncunun topa vurmaya hazırlanmak için aldığı duruş pozisyonu.

Adduksiyon (adduct)[1]

Adduksiyon, kolu veya bacağı vücut orta hattına çeker. Karşıtı abduksiyondur ve egzersizlerde dengeyi korur.

Adduktor (adductor)[1]

Adduktor, bacağı veya kolu vücut eksenine çeken bir kastır. Egzersizde içe doğru hareketleri güçlendirir.

Adenilat kinaz (adenylate kinase)[1]

ATP oluşumunda rol alan enzim. Bu enzim, egzersiz sırasında enerji üretimini hızlandırarak kas fonksiyonunu destekler.

Adenozin (adenosine)[1]

Adenozin, adenin ve ribozdan oluşan bir bileşiktir. DNA, RNA ve ATP'de enerji taşımasında rol alır.

Adenozin difosfat (ADP) (adenosine diphosphate)[1]

Hücrelerde enerji üretiminde önemli bir nükleotittir. ATP'den enerji salınımı sırasında oluşur ve kas kasılmasında rol oynar.

Adenozin Trifosfat (ATP) (Adenosine Triphosphate)[1]

Hücrelerin doğrudan kullandığı tek enerji birimidir; kasılma, iyon pompalama ve biyokimyasal reaksiyonların tümü ATP'nin parçalanmasıyla elde edilen enerjiyle çalışır. ATP depoları son derece sınırlıdır ve birkaç saniye içinde tükenir; bu nedenle vücut üç farklı yolla ATP'yi sürekli yeniden üretmek zorundadır. Bu üç yol fosfajen sistemi, glikoliz ve oksidatif fosforilasyondur.

İlgili: Fosfokreatin Sistemi, Glikoliz, Oksidatif Fosforilasyon

Adezyon (adhesion)[1]

Kas liflerinin yapışmış düğümü. Bu sorun, egzersizlerde hareket kısıtlamasına neden olur.

Adım Frekansı (Kadans) (Cadence)[1]

Koşucunun dakikada attığı adım sayısıdır (veya bisikletçinin pedal çevirme hızıdır). Elit koşucular genellikle dakikada 170-180 adım civarında koşar; bu değer zemin temas süresini kısaltır ve frenleme kuvvetlerini azaltır. Bisiklet kadansı ise 80-100 devir/dakika aralığında tutulduğunda bacak kasları üzerindeki yük azalır.

Birim: adım/dakika veya devir/dakika (rpm)  |  İlgili: Zemin Temas Süresi, Adım Uzunluğu, Koşu Ekonomisi

Adım hızı (stride rate)[1]

Koşu veya yürüyüş esnasında birim zamanda tamamlanan tam adım döngülerinin sayısıdır ve dakika başına adım cinsinden ölçülür. Tipik olarak 160-180 adım/dakika arasında değişir ve koşu tekniği ile performansı etkileyen önemli bir parametredir. Yaralanma riskini azaltmak ve verimli hareket paternlerini geliştirmek için optimize edilebilir.

Adım Uzunluğu (Stride Length)[1]

Bir adımda ilerlenen yatay mesafedir. Koşu hızı, adım frekansı ile adım uzunluğunun çarpımına eşittir; dolayısıyla bu iki değişken birbirini dengelemek zorundadır. Adım uzunluğunu aşırı artırmak "önde topuk vuruşu"na ve frenleme kuvvetlerine yol açar; optimal uzunluk vücut yapısına ve koşu hızına göre değişir.

Birim: metre  |  İlgili: Adım Frekansı, Zemin Temas Süresi, Koşu Ekonomisi

Adım (at sporunda) (striding)[2]

Atın dört ayağının koordineli hareket etmesi ve sonrasında tekrar başlangıç konumuna dönüş.

Adil Oyun (fair play)[2]

Spor yarışmalarında kuralı ve sportmenlik anlayışı gözetilerek yapılan davranış. Spor etiğinin temelini oluşturur.

Adiponektin (adiponectin)[1]

Enerji dengesini etkileyen hormon. Bu hormon, egzersiz sırasında yağ metabolizmasını düzenler.

Adrenalin (adrenaline)[1]

Böbrek üstü bezlerinin iç kısmından (medulla) salgılanan ve tıpta epinefrin olarak da bilinen hormondur. Sempatik sinir sistemi uyarıldığında kana karışır; kalp atış hızını ve kan basıncını artırır, bronşları genişletir, karaciğerden glikoz salınımını tetikler. Sporcular için "savaş ya da kaç" tepkisinin kimyasal temsilcisidir — yarış öncesi hissedilen heyecan ve enerji patlamasının kaynağıdır.

Birim: ng/mL (plazmada)  |  İlgili: Kortizol, Kalp Atış Hızı, Glikojen

Adrenal tükenme (adrenal exhaustion)[1]

Adrenal tükenme, böbrek üstü bezlerinin aşırı çalışmasıyla hormon dengesini bozar. Egzersizde yorgunluğa yol açar.

Ad libitum (ad libitum)[1]

Latince "istenildiği kadar" anlamına gelen araştırma terimi. Deneysel protokollerde katılımcıların besin veya sıvı alımını kısıtlama olmaksızın istedikleri zaman, istedikleri miktarda gerçekleştirmelerine izin verilen serbest-erişim koşulunu tanımlar.

Aerobar (aerobar)[1]

Egzersiz sırasında kolları paralel tutan ekipmandır. Bisiklet sporunda aerodinamiyi artırır.

Aerobik (aerobics)[1]

Müzik eşliğinde yapılan aktif egzersiz programı. Sınıf ortamında dayanıklılığı artırır.

Aerobik antrenman (aerobic training)[1]

Vücudun aerobik kapasitesini artırır. Uzun süreli aktivitelerde oksijen kullanımını geliştirir.

Aerobik Egzersiz Yapma (aerobicise)[1]

Hava kapasitesini arttırmak amacıyla aerobik egzersizler gerçekleştirme aktivitesi.

Aerobik egzersiz (aerobic exercise)[1]

Yürüyüş, koşu, bisiklet ve yüzme gibi aktiviteleri kapsar. Solunum ve kalp hızını artırarak dayanıklılığı geliştirir.

Aerobik eşik (aerobic threshold)[1]

Kan laktat konsantrasyonunun istirahat değerinin ilk kez belirgin biçimde yükselmeye başladığı egzersiz yoğunluğudur (LT1, ~2 mmol/L). Bu eşiğin altında egzersiz uzun süre sürdürülebilir. Aerobik tabanın geliştirilmesinde hedef yoğunluk bölgesini belirler.

Aerobik eşik (LT1) (LT1)[1]

Kan laktatının dinlenme düzeyinin üzerine çıkmaya başladığı yoğunluk noktası (~2 mmol/L). Bu eşiğin altında egzersiz saatlerce sürdürülebilir

→ İlgili makale

Aerobik fitness (aerobic fitness)[1]

Uzun aktivitelerde oksijen metabolizmasını artırır. Koşu veya yüzme gibi sporlarda etkili olur.

Aerobik glikoliz (aerobic glycolysis)[1]

Kas glukozunu oksijenle parçalayarak enerji üretir. Uzun süreli aktivitelerde ana enerji yoludur.

Aerobik kapasite[1]

Vücudun oksijen kullanarak enerji üretme kapasitesi. VO₂ maks ile ölçülür

→ İlgili makale

Aerobik Metabolizma (Aerobic Metabolism)[1]

Oksijenin varlığında glikoz ve yağ asitlerinin yakılarak ATP üretildiği enerji sistemidir. Mitokondrilerde gerçekleşir; yavaş ama son derece verimlidir — bir glikoz molekülünden 36-38 ATP üretilir. Uzun süreli dayanıklılık egzersizinin temel yakıt kaynağıdır; yorgunluk birikmesi çok yavaştır.

İlgili: Anaerobik Metabolizma, Oksidatif Fosforilasyon, Krebs Döngüsü

Aerobik solunum (aerobic respiration)[1]

Alınan oksijenle enerjiyi ATP olarak depolar. Bu süreç, uzun süreli egzersizlerde temel enerji kaynağıdır.

Aerodinamik (aerodynamic)[1]

Nesnelerin hava hareketindeki etkisini tanımlar. Hava direncini azaltan yuvarlak şekilleri içerir.

Aerofoil (aerodinamik yüzey) (aerofoil)[1]

Hava akışını kontrol eden araç parçası. Spor araçlarında, bu yapı hızı artırır.

Affluks (afflux)[1]

Affluks, kanın bir noktaya doğru akışıdır. Spor egzersizlerinde, kaslara oksijen akışını artırır.

Afro-Asya Oyunları (Afro-Asian Games)[1]

Afrika ve Asya'dan tüm ülkelerin katılabileceği çok disiplinli spor etkinliği. İlk olarak 2003'te Hindistan'da düzenlenmiştir.

Agonist (agonist)[1]

Kas fizyolojisinde, bir hareketi başlatan birincil kas veya kas grubunu ifade eder — örneğin dirsek bükülmesinde biseps agonist kastır. Farmakolojide ise bir reseptöre bağlanarak biyolojik yanıt oluşturan maddeyi tanımlar. Antrenman programlamasında agonist-antagonist eşlemeleri (örn. biseps-triseps süpersetleri) zaman verimliliği ve kas dengesi açısından sıklıkla kullanılır.

İlgili: Antagonist, Motor Ünite, Kas Lifi

Agonist eş-kasılma (agonist co-contraction)[1]

Hareketi yapan kas ile karşıt kasın aynı anda kasılmasıdır. Bu, güçlü hareketlerde eklem stabilitesini artırır ve dayanıklılık egzersizlerinde yaygındır.

(net)[1]

Tenis ve voleybold gibi sporlarda sahayı ikiye bölen ve topun geçtiği ağ örgüsü şerit. Futbol ve su poloda sayfa şeklinde ağ yapısıyla defne. Kriket'te topun kalması için üç tarafı ağla çevrili antrenman alanı.

Ağa Girmek / Gol Atmak (has been hit)[1]

Futbol ve hokey gibi oyunlarda topu ağa sokarak puan kazanmak. Tenis ve voleybold gibi oyunlarda ise topu ağa sokarak servis veya puan kaybetmek.

Ağırlık antrenmanı (weight training)[1]

Kas kuvvetini geliştirmek için ağırlıklar kullanılarak yapılan fiziksel antrenman.

Ağırlık kaldırma (weightlifting)[1]

Spor olarak ağır ağırlıklar kaldırmak. Egzersiz veya yarışma biçiminde yapılır.

Ağırlık kaldırma (halter) (weight-lifting)[2]

Zeminden başlayarak belirli yüksekliğe ağırlık kaldırılan olimpik spor dalı. İnsan gücünün gösterildiği etkili bir disiplin.

Ağırlık kategorileri (weight classes)[2]

Spor müsabakalarında vücut ağırlığına göre yapılan sporcu sınıflandırması. Adil rekabet için katılımcılar kendi kategorisinde yarışır.

Ağırlık merkezi (Center of gravity)[2]

Vücudun kütlesinin yoğunlaştığı nokta. Dengenin temel determinantıdır.

Ağırlık Taşıyan Aktivite (weight bearing activity)[1]

Kemikleri güçlendiren ve osteoporoz önleyen dirençli egzersizlerdir. Sağlıklı beslenme ve düzenli spor ile kilo kontrolü sağlanır.

Ağırlık yeleği (weight-vest)[2]

Kondisyon antrenmanında kullanılan ve aşırı yükleme sağlayan koruma yeleği. Vücut direncini artırarak güç geliştirmeyi sağlar.

Ağırsız kategori (catchweight)[1]

Ağırsız kategori, güreş gibi sporlarda ağırlık sınırı olmaksızın yarışmayı tanımlar. Bu düzenleme, eşit katılımı teşvik eder.

Ağır atletizm (heavy athletics)[2]

Güç sporu disiplinlerinin genel adı. Halter, güreş gibi kuvvet gerektiren sporları kapsar.

Ağır Siklet (Heavyweight) (heavyweight)[1]

Boks ve diğer temas sporlarında en ağır kilo kategorisi. Profesyonel boksta 79,5 kg, amatör boksta 91 kg sınırı vardır.

Ağız koruması (mouthguard)[1]

Boks gibi temas spor branşlarında dişleri korumak için kullanılan plastik ağız koruyucusudur.

Ağrı (pain)[1]

Vücutta yaralanma veya hasara bağlı ortaya çıkan şiddetli rahatsızlık hissi. Sporcularda sık tekrarlayan ağrılar belirli bölgelerde yoğunlaşabilir.

Ağrı duyumuz olmayan/Acı hissetmeyen (impassible)[1]

Fiziksel acı veya yaralanma hissetmeyen. Motor kontrol kaybıyla ilişkili durumdur.

Ağrı eşiği (pain threshold)[2]

Bireyin ilk kez ağrı hissetmeye başladığı nokta. Ağrı toleransının ölçüsüdür.

Aikido (aikido)[1]

Aikido, Japon kökenli bir savunma sanatıdır. Bu teknik, rakibin momentumunu kullanarak atışlar yapar.

Aile Sporu (family sport)[2]

Yaş, cinsiyet veya performans düzeyine göre ayrım yapılmayan rekreasyon sporu. Bütün aile üyeleri katılabilir.

Air (kaykayda) (air)[1]

Kaykay veya patenle havalanma hareketi. Zıplamada tahta veya patenler yerden kalkar.

Ajan (Agent) (agent)[1]

Ajan, iş sözleşmesiyle başkalarını temsil eder. Spor yönetiminde karar alma süreçlerini etkiler.

Akademik spor psikolojisi (academic sports psychology)[1]

Teorik araştırmalara dayalı spor psikolojisi zihinsel performansı inceler. Bu yaklaşım sporcularda motivasyon ve odaklanma stratejilerini geliştirir.

Akapni (acapnia)[1]

Akapni, kan ve dokularda karbondioksit eksikliğidir. Egzersizde solunum sorunlarına neden olabilir.

Akciğer (lung)[1]

Solunumda havanın emildiği vücuddaki iki respiratuar organ.

Akciğer kapasitesi (lung capacity)[1]

İnsan akciğerlerinin tutabileceği maksimal oksijen hacmi. Kardiyopulmoner sistemin işlevselliğini gösterir.

Akdeniz diyeti (Mediterranean diet)[1]

Balık, sebze, tahıl ve zeytinyağından gelen lifler ve tekli doymamış yağlardan zengin beslenme alışkanlığı. Kardiyovasküler sağlık için optimal diyet.

Aklimatizasyon (Acclimatization)[1]

Vücudun değişen çevre koşullarına (sıcaklık, nem, irtifa) zaman içinde fizyolojik uyum sağlamasıdır. Isı aklimatizasyonu yaklaşık 10-14 gün içinde tamamlanır ve plazma hacmini artırır, terlermeyi erken başlatır ve kalp hızını düşürür. İrtifa aklimatizasyonu ise haftalarca sürer ve kırmızı kan hücresi üretimini artırır.

İlgili: Termoregülasyon, Hipoksi, EPO

→ İlgili makale

Akne (acne)[1]

Akne, ergenlikte yağ bezlerinin iltihaplanmasıdır. Sporcularda terleme nedeniyle cilt sorunlarına yol açar ve enfeksiyona dönüşebilir.

Akselerometre (accelerometer)[1]

Akselerometre, hızlanmayı ölçen cihazdır. Spor izlemede, hareket verilerini sinyale dönüştürerek analiz eder.

Aksesuar sinir (accessory nerve)[1]

Aksesuar sinir, onbirinci kranial sinirdir. Boyun ve omuz kaslarını kontrol eder.

Akson (axon)[1]

Akson, sinir hücreleri arasında impuls iletir. Bu yapı, diğer nöronların dendritleriyle bağlantı kurar ve sinirsel iletiyi hızlandırır.

Akson terminali (Sinaps sonu) (axon terminal)[1]

Aksonun komşu hücrenin dendritine temas ettiği ve sinyal gönderdiği uç bölge.

Aktif dinlenme (active rest)[1]

Spor yaralanmalarında hafif egzersizler yaparak esneklik korunur. Bu yöntem, fazla yüklenmeyi önler ve iyileşmeyi hızlandırır.

Aktif germe (active stretch)[1]

Karşıt kasın kasılmasıyla yapılan germedir. Biseps ve triseps gibi çiftler arasında uygulanır.

Aktif iyileşme (active recovery)[1]

Yoğun antrenman veya yarış sonrasında tamamen dinlenmek yerine düşük yoğunlukta egzersiz yaparak toparlanmayı hızlandırma stratejisidir. Hafif koşu, yüzme veya bisiklet sürme gibi aktiviteler kan dolaşımını artırarak laktat temizlenmesini ve kas onarımını destekler. Pasif dinlenmeye kıyasla kas sertliğini azaltır ve bir sonraki antrenman seansına hazırlık süresini kısaltır.

İlgili: Laktat, Süperkompansasyon, Toparlanma

Aktif kuvvet (active force)[1]

Kas aktivitesiyle oluşan ve hareket yaratan kuvvettir. Darbe kuvvetiyle karşılaştırıldığında egzersizde ana etkendir.

Aktif taşıma (active transport)[1]

Hücre zarından madde transferi için enerji harcanır. Egzersiz fizyolojisinde besin alımını sağlar.

Aktin (actin)[1]

Aktin proteini, miyozin ile birlikte kasılabilen dokuyu oluşturur. Bu protein kas kasılması sırasında önemli rol oynar.

Aktivite düzeyi (activity level)[1]

Aktivite düzeyi, sindirim sistemindeki enzimlerin işlevini ölçer. Spor diyetlerinde, metabolizma hızını belirlemek için değerlendirilir.

Aktivite Parçalama (activity fragmentation)[1]

Yeni beceri öğrenimini kolay öğrenilir parçalara bölen yaklaşım. Öğrenme süreci adım adım ilerletilir.

Akupresür (acupressure)[1]

Akupresür, akupunktura benzer manuel baskı yöntemidir. Bu terapi, spor yaralanmalarında rahatlama sağlar.

Akupunktur (acupuncture)[1]

Cilt altına iğneler sokarak sinir merkezlerini dengeleyen tedavi. Ağrıyı azaltmak için sporcularda kullanılır.

Akustik sinir (acoustic nerve)[1]

Sekizinci kranial sinir, işitme ve dengeyi yönetir. Spor yaralanmalarında etkilenebilir.

Akut Travma Sertifikası (acute trauma certificate)[1]

Sporcu yaralanmalarına acil müdahale eğitimi almış sağlık profesyonelinin tuttuğu belgedir. Sahada ilk yardım ve kısa dönem yaralanma yönetiminde yetkilidir.

Akut yaralanma (acute injury)[1]

Yakın zamanda oluşan bir yaralanmadır. Hemen tedavi gerektirir ve doku hasarına yol açar.

Akvaplan (aquaplane)[1]

Motorbotla çekilen su kayağı tahtasıdır. Su sporlarında denge ve hız becerisini gerektirir.

Akvarobik (aquarobics)[1]

Yüzme havuzunda müzik eşliğinde yapılan aerobik egzersizlerdir. Kardiyovasküler fayda sağlar.

Alaktik (alactic)[1]

Enerji üretimi mevcut ATP depolarını kullanarak gerçekleşir. Laktik asit üretmeden metabolizmayı destekler.

Alan etkinlikleri (field events)[2]

Atlette sıçrama ve atış yarışmaları; pist yarışmalarından ayrı kategori. Bedensel güç ve esneklik gerektiren disiplinlerdir.

Albümin solüsyonu (albumin solution)[1]

Yasaklı madde kullanımını gizlemek için kullanılan madde. Doping kontrol testlerini yanıltmak için uygulanır.

Alçak pozisyon (low guard)[2]

Kolların her iki yanında aşağıya sarktığı ve hareket sırasında kullanılmadığı kol pozisyonudur. Temel lokomotor becerilerde uygulanır.

Alçı (cast)[1]

Alçı, yaralı vücut kısmını sabitleyen bir destek cihazıdır. İyileşme sırasında hareketsiz tutar.

Alçı uygulanması (casting)[1]

Yaralanmadan sonra limbi desteklemek için alçı konulması. Kırık veya burkulmaların iyileşmesini sağlar.

Aldatma hareketi (hockey) (deke)[2]

Hokeyde disk veya vücut hareketleriyle savunmacıyı pozisyonundan çıkarmak için yapılan sahte hareket. Oyuncunun rakibini yanıltması amaçlanır.

Aldosteron (aldosterone)[1]

Böbreklerden salgılanan hormon. Sodyum ve potasyum dengesini yöneterek vücut sıvısını düzenler.

Alerjen (allergen)[1]

Bazı kişilerde cilt ve mukozalarda reaksiyona yol açan maddedir. Spor sırasında alerjik astım gibi sorunlara neden olur.

Alerji (allergy)[1]

Belirli maddelere karşı hassasiyet tepkisi verir. Sporcularda antrenman performansını olumsuz etkiler.

Alexander tekniği (Alexander technique)[1]

Duruş ve hareketi iyileştirir. Kas davranışını fark ettirerek spor performansını artırır.

Alfa agonist (alpha agonist)[1]

Alfa-1 ve alfa-2 reseptörlerini uyaran bir maddedir. Bu etki, kan damarlarını daraltarak spor performansını etkileyebilir.

Alfa-bloker (alpha-blocker)[1]

Alfa-bloker, alfa-1 ve alfa-2 reseptörlerin etkisini azaltan bir maddedir. Kan akışını artırarak vasküler sorunları tedavi eder.

Alfa-lipoik asit (ALA) (alpha-lipoic acid)[1]

Alfa-lipoik asit, insülin duyarlılığını koruyan bir spor takviyesi olarak kullanılır. Bu asit, egzersiz sırasında enerji üretimini destekler.

Algılama (apperception)[1]

Önceki deneyimler yardımıyla durum analiz edilir. Spor stratejilerinde karar verme sürecini hızlandırır.

Algılanan Efor (RPE — Zorluk Derecesi Skalası) (Rating of Perceived Exertion — Borg Scale)[1]

Egzersizin ne kadar zor hissettirdiğini öznel olarak derecelendiren ölçektir. Gunnar Borg'un klasik 6-20 arası skalasında dinlenme 6, maksimal efor ise 20'ye karşılık gelir; 0-10 arası değiştirilmiş versiyonu da yaygın kullanılır. Bu ölçek son derece güvenilirdir ve kalp atış hızıyla güçlü bir korelasyon gösterir.

Birim: 6-20 (Borg) veya 0-10 (değiştirilmiş)  |  İlgili: Psikobiyolojik Model, Merkezi Güvenç Mekanizması, Motivasyon

Algılanan egzersiz şiddeti (RPE) (rate of perceived exertion)[1]

Sporcunun egzersizin yoğunluğunu öznel değerlendirmesi. Çok hafif ile çok ağır arasında derecelendirilir.

Alıcı beceriler (receipt skills)[2]

Top tutma, yakalama ve durma gibi dış kuvvetleri kontrol eden temel hareket becerileri. Vücut segmentleriyle nesne alma yeteneğidir.

Alışmanın Sağlanması (Soğuğa) (habituation)[1]

Uzun süre soğuk maruziyeti sonrasında kas titremesinin azalması. Hipotermiye neden olabilecek fizyolojik uyum süreci.

Alkali yapma (alkalinisation)[1]

Vücut sıvılarının pH'ını artıran madde alımı doping testlerini etkiler. Bu işlem, sporcularda performans korumasını amaçlar.

Alkaloz (alkalosis)[1]

Vücut dokularında alkali seviyesi yükselir ve kramplara yol açar. Egzersiz sırasında solunum dengesini bozar.

Alkuronyum (alcuronium)[1]

Alkuronyum, kas gevşetici bir ilaçtır. Spor tıbbında, cerrahi işlemler için tercih edilir.

Alley-oop (basketbol terimi) (alley-oop)[1]

Basketbolda pası havada alıp potaya sokmak için atlanır. Kayakta veya sörfte 180 derece dönüş yapılır.

Allogrotrofi (allogotrophia)[1]

Bir organdan besin sızmasıyla başka bir organda büyüme olur. Egzersiz fizyolojisinde besin dağılımını etkiler.

All-American (all-American)[2]

Her pozisyonda seçilen en iyi üniversite futbolcularından oluşan takıma seçilmiş kolej oyuncusu.

All-star (ünlü yıldız takımı) (all-star)[1]

All-star, en yetenekli sporculardan oluşan bir takımdır. Bu kavram, rekabetçi sporlarda üstün performans için kullanılır.

Aloe vera (aloe vera)[1]

Aloe bitkisinin yapraklarından elde edilen yatıştırıcı özüttür. İlaç ve kozmetikte nemlendirici olarak kullanılır.

Alpinizm (dağcılık) (alpinism)[2]

Yüksek dağ bölgelerinde yapılan etkinlikler. Spor dalı olarak dağ tırmanışı kapsamındadır.

Alprostadil (alprostadil)[1]

Damar genişletici ilaç. Kalp sorunlarında kullanılır ve kan akışını artırır.

Alp Kayağı (alpine skiing)[2]

Dik yamaçlarda hız ve teknik yeteneği gerektiren kayak türü. Hem rekreatif hem yarışmacı amaçla yapılır.

Alternatif metabolizma (alternate metabolism)[1]

Aerobik ve anaerobik enerji üretimini hızlı değiştirir. Takım sporlarında, patlayıcı hareketler için gereklidir.

Alternatif test (alternate test)[1]

Güç çıkışını ve kan laktat seviyelerini ölçen bir metabolizma testi. Bu test, anaerobik kapasiteyi değerlendirir.

Altın gol (golden goal)[1]

Futbolda berabere biten maçta uzatmada ilk skoru yapan takımın otomatik kazanması. Eski kurallardan biridir.

Altı altıya başarı (six for six)[2]

Halter sporunda altı denemeden altısında da başarılı kaldırış gerçekleştirme. Snatch ve clean & jerk'ten üçer defa.

Altı Uluslar Şampiyonası (Six Nations)[1]

İngiltere, Fransa, İrlanda, İtalya, İskoçya ve Galler arasında her yıl düzenlenen uluslararası ragbi turnuvası. 2000 yılından beri kesintisiz oynanmaktadır.

Alt pozisyon (bottom position)[2]

Güreşte par terre pozisyonunda diz üstü ve elleri yere basan güreşçinin durumu. Hasmın üstün konumda olduğu pozisyondur.

Alveoller (alveoli)[1]

Akciğerlerde çok sayıda ince duvarlı hava kesecikleri vardır. Oksijen kanı girer, karbondioksit çıkar ve solunumda kritik rol oynar.

AMPK (AMP-aktive protein kinaz) (AMP-aktive protein kinaz)[1]

Hücresel enerji durumunu izleyen ve ATP/AMP oranı düştüğünde aktive olan bir enzimdir. Aktive olduğunda yağ oksidasyonunu artırır, glikoz alımını uyarır ve PGC-1α üzerinden mitokondriyal biyogenezi tetikler. Düşük glikojen ile yapılan antrenman ("train low" stratejisi) ve uzun süreli dayanıklılık egzersizi AMPK aktivasyonunu güçlendirir; HIIT ise daha çok CaMK yolağını tercih eder.

İlgili: PGC-1α, CaMK, SIRT1, Mitokondrial Biyogenez

→ İlgili makale

Amblem (emblem)[2]

Sporda takımın milliyeti veya menşeini gösteren işaret. Uluslararası kurallarla düzenlenir.

Amerikan futbolu (American football)[1]

İki takım 11'er oyuncuyla oval topu taşır. Skor rakip alana girerek veya direkler arası atışla elde edilir.

Amerikan futbolu sahası (gridiron)[2]

Her 5 yard aralığıyla çizgiler işaretlenmiş, Amerikan futbolu oynanan dikdörtgen alan.

Amfetamin (amphetamine)[1]

Merkezi sinir sistemini uyaran bir ilaçtır. Eskiden depresyon tedavisi ve iştah baskılayıcısı olarak kullanılır.

Amfiarthrosis (amphiarthrosis)[1]

Kıkırdak veya bağlarla sınırlı hareket sağlayan kemik bağlantısıdır. Bu yapı, omurgada esneklik sağlar.

Aminopeptidaz (aminopeptidase)[1]

Peptid veya proteinden amino asitleri ayıran enzimdir. Sindirimde etkili olur ve besin metabolizmasında rol alır.

Amino asit (amino acid)[1]

Proteinlerin yapı taşı olan organik bileşiklerdir; insan vücudu 20 farklı amino asit kullanır. Bunlardan 9 tanesi esansiyel (temel) amino asittir — vücut bunları üretemez, diyetle alınmalıdır. Dayanıklılık sporcuları için özellikle dallı zincirli amino asitler (BCAA: lösin, izolösin, valin) kas protein sentezini uyarması ve egzersiz sırasında yakıt olarak kullanılabilmesi nedeniyle önem taşır.

İlgili: Protein, Anabolik, Beslenme

Amino asit skoru (amino acid score)[1]

Protein kalitesini ölçen bir değerdir. Bu skor, amino asit dengesini değerlendirerek beslenme planlarında kullanılır.

Amino asit takviyesi (amino acid supplement)[1]

Protein yapı taşlarını içeren bir besin desteğidir. Kas onarımı ve dayanıklılık sporlarında enerji kaynağı olarak alınır.

Amiyotrofi (amyotrophy)[1]

Sinir hastalığından kaynaklı kas bozulmasıdır. Hareket kabiliyetini azaltır.

Amortizasyon (amortisation)[1]

Eksantrik ve konsantrik hareketler arasında statik kuvvet kullanımıdır. Bu eylem, sıçrama gibi sporlarda etkilidir.

Amortizasyon noktası (amortisation point)[1]

Amortizasyon noktası, eylemde konsantrikten eksantrik geçişidir. Kas hareketini optimize eder.

Anabolik (anabolic)[1]

Vücutta doku yapımını ve büyümeyi teşvik eden biyokimyasal süreçlerin genel adıdır. Testosteron, büyüme hormonu ve IGF-1 başlıca anabolik hormonlardır; antrenman sonrası protein sentezini artırarak kas onarımını ve hipertrofiyi desteklerler. Anabolik pencere kavramı — egzersiz sonrası ilk 1-2 saatte protein alımının bu süreçleri optimize ettiği — güncel araştırmalarda daha geniş bir zaman dilimine yayıldığı gösterilmiştir.

İlgili: Miyofibriler Hipertrofi, Protein, Testosteron

Anabolik ajan (anabolic agent)[1]

Kas büyümesini teşvik eden bir maddedir. Atletler tarafından yanlış kullanıldığında performans artışı sağlar ama risk taşır.

Anabolik steroid (anabolic steroid)[1]

Kas dokusunu oluşturan bir ilaçtır. Besinlerden yeni doku sentezini hızlandırır ve dayanıklılık antrenmanlarında etki gösterir.

Anabolizma (anabolism)[1]

Metabolizmanın kas veya doku oluşturan kısmıdır. Egzersizle protein sentezini artırır.

Anaerobik eşik (LT2) (LT2)[1]

Kan laktatının ~4 mmol/L'ye ulaştığı yoğunluk. Sürdürülebilir eforun üst sınırı. OBLA olarak da bilinir

→ İlgili makale

Anaerobik glikoliz[1]

Oksijen olmadan glikozun piruvata dönüşümü. Glikoz başına 2-3 ATP üretir. 10 saniye-2 dakika baskın

Anaerobik kapasite (anaerobic capacity)[1]

Oksijensiz metabolizmayla üretilebilecek maksimum enerji miktarıdır. Kısa patlamalı sporlarda kritik öneme sahiptir.

Anaerobik Metabolizma (Anaerobic Metabolism)[1]

Oksijenin yetersiz kaldığı yüksek yoğunluklu egzersizde devreye giren ve glikozdan hızlı ama verimsiz biçimde ATP üreten sistemdir. Bir glikoz molekülünden yalnızca 2 ATP üretilir ve yan ürün olarak piruvat — laktat aşamalarından geçen bir zincir oluşur. Hız koşuları, bisiklet sprinti gibi kısa süreli patlayıcı eforda kritik rol oynar.

İlgili: Glikoliz, Laktat, Aerobik Metabolizma

Anafilaksi (anaphylaxis)[1]

Anafilaksi, vücuda giren maddeye aşırı duyarlılıktır. Sporcularda, alerjik şok riskini artırabilir.

Anafilaktik şok (anaphylactic shock)[1]

Anafilaktik şok, alerjenlere ani ve şiddetli tepki verir. Bu durum, ölümcül olabilen bir tıbbi acildir.

Analizci (dopester) (dopester)[1]

Analizci, spor ve politika gibi alanlarda tahminler yapar. Bu kişi, güncel olayları inceleyerek gelecek öngörüleri sunar.

Anatomi (anatomy)[1]

Vücut yapısını inceleyen bir bilim dalıdır. İnsan ve hayvan bedenlerinin yapısını analiz eder.

Anatomik (anatomical)[1]

Vücut veya vücut yapısı ile ilgili. Kemik, kas ve eklem gibi yapıları tanımlar.

Anatomik kesit alanı (anatomical cross-sectional area)[1]

Kasın en büyük kesitini MR ile ölçen bir alandır. Kısaltması ACSA'dır.

Anatomik pozisyon (anatomical position)[1]

Vücut standart duruşta ayaklar birleşik olur. Yönler baş ve eller öne bakarak belirlenir.

Anayapı (constitution)[1]

Vücudun fiziksel dayanıklılığıdır. Bu özellik hastalıklara karşı direnci artırır.

Ana Plaka (Beyzbol) (home plate)[1]

Beyzbolda atıcının vuruşta sayılan bölüyü işaretleyen düz tahta. Koşucu puanlamak için buraya varması gerekir (Ana Base de denir).

Androjen (androgen)[1]

Erkeklik hormonları testosteron ve androsteron kas gelişimini ve vücut özelliklerini artırır. Bu hormonlar erkek cinsiyet özelliklerini güçlendirerek spor performansını etkiler.

Androsantrizm (androcentrism)[1]

Erkek çıkarlarını ön plana çıkarma eğilimi. Spor alanında cinsiyet eşitsizliğine yol açar.

Androstenedion (androstenedione)[1]

Testosteron üretimini artırarak enerji, güç ve kas gelişimini teşvik eden bir besin takviyesi. Yan etkileri arasında hormonal dengesizlik, saldırganlık ve saç dökülmesi görülür.

Androsteron (androsterone)[1]

Erkek cinsel hormonlarından biri. Kas gelişimi ve fiziksel güç için gereklidir.

Anemi (anaemia)[1]

Kırmızı kan hücresi veya hemoglobin azalır. Yorgunluk ve solukluk belirtileri gösterir.

Ani ölüm (Sudden death) (sudden death)[1]

Berabere biten müsabakada bir takım veya sporcu skor yapana kadar oyunun devam etmesi. Skor yapan taraf kazanan ilan edilir.

Ani voley (snap volley)[2]

Tenis'te çarpma anında bilek hareketinin eklenmesiyle hız kazanan vuruştur.

Anjina (angina)[1]

Anjina, kalbe kan yetersizliğinden kaynaklanan göğüs ağrısıdır. Egzersiz sırasında kalp sağlığını etkiler.

Anjiotensin (angiotensin)[1]

Kan basıncını yükselten bir hormon. İlaçlarla etkilenebilen süreçlerle oluşur.

Anjiyoloji (angiology)[1]

Kan damarları ve lenfatik sistemi inceleyen tıp dalıdır. Spor tıbbında dolaşım sorunlarını ele alır.

Ankle ride (ankle ride)[2]

Güreşte rakibinin ayağını tutup kaldırmak suretiyle kontrol sağlama tekniğidir. Alt konumda rakibi yere çekmeyi amaçlar.

Anksiyete eğilimli (anxiety-prone)[1]

Stres ve kaygı yaşama eğilimi. Bu durum, sporcularda performans baskısını artırır.

Annulus fibrosus (annulus fibrosus)[1]

Annulus fibrosus, omurlar arası disklerin dış kısmını oluşturan lifli kıkırdaktır. Omurga stabilitesini sağlar.

Anoksemi (anoxaemia)[1]

Atardamarlardaki oksijen eksikliği. Egzersiz sırasında doku fonksiyonlarını bozar.

Anoksi (anoxia)[1]

Kan ve dokulardaki tam oksijen yokluğu. Egzersizde ciddi riskler yaratır.

Anoreksiya nervoza (anorexia nervosa)[1]

Kilo alma korkusuyla yemek reddi bir psikolojik rahatsızlıktır. Bu durum sporcularda beslenme sorunlarına yol açar.

Anserine bursitis (anserine bursitis)[1]

Diz eklemindeki bursanın iltihaplanması durumu. İç yan yan bölgede ağrı ve şişlik meydana gelir.

Antagonist (antagonist)[1]

Bir hareketi gerçekleştiren agonist kasın karşısında çalışan kas veya kas grubudur. Antagonist kas, hareketi frenleyerek ya da karşı kuvvet uygulayarak hareketin kontrolünü ve düzgünlüğünü sağlar. Örneğin dirsek fleksiyonunda biseps agonist, triseps antagonisttir.

İlgili: Antagonist, Motor Ünite, Kas Lifi

Antagonist eş-kasılma (antagonist co-contraction)[1]

Hareketi yapan kas ile karşıt kasın aynı anda kasılmasıdır. Bu, eklem stabilitesini artırarak kuvvetli egzersizlerde korunmayı sağlar.

Antagonizm (antagonism)[1]

Karşıt kas çiftleri arasında güç dengesi oluşur. Ayrıca, maddelerin etkileşimde etkisini azaltır ve spor fizyolojisinde yaygındır.

Anterior Skalenüs Kası (anterior scalene)[1]

Boyun eğilmesine katılan kas çiftinin ön kısmı. Boyun fleksiyonunda önemli rol oynar.

Antiadrenerjik (antiadrenergic)[1]

Adrenalin fizyolojik etkilerine karşı çalışan. Adrenalin yanıtını azaltıcı veya bloke edici etki.

Antidiyüretik hormon (antidiuretic hormone)[1]

Hipofiz bezinden salgılanır ve idrarla su kaybını azaltır. Susuzlukta vücut sıvılarını korur ve egzersizde önemli olur.

Antihipertansif (antihypertensive)[1]

Antihipertansif, kan basıncını düşüren bir maddedir. Bu ilaç, kalp sağlığını korur.

Antijen (antigen)[1]

Antikor üretimini tetikleyen maddedir. Hücre yüzeyinde bulunur ve bağışıklık sistemini etkiler.

Antikatazolizm (anticatabolism)[1]

Enerji salınımını engelleyerek kas büyümesini teşvik eder. Bu mekanizma antrenmanlarda faydalıdır.

Antikoagülan (anticoagulant)[1]

Kan pıhtılaşmasını önleyen doğal veya sentetik maddedir. Damar sağlığını korur.

Antikolinerjenik (anticholinergenic)[1]

Asetilkolin reseptörlerini bloke eden maddedir. Spor tıbbında sinir sistemi etkilerini düzenler.

Antikolinesteraz (anticholinesterase)[1]

Sinir impulslarını bloke eden bir maddedir. Spor tıbbında kas fonksiyonlarını etkileyen ilaçlar arasında yer alır.

Antikor (antibody)[1]

Vücut tarafından bakterilere karşı üretilen proteindir. Bağışıklık tepkisinde rol oynar ve enfeksiyonları önler.

Antioksidan (antioxidant)[1]

Serbest radikalleri nötralize ederek hücresel oksidatif hasarı azaltan bileşiklerdir; C vitamini, E vitamini ve polifenoller en bilinen örnekleridir. Yoğun egzersiz serbest radikal üretimini artırır, ancak bu radikaller aynı zamanda mitokondriyal adaptasyonu tetikleyen sinyal molekülleridir. Bu nedenle yüksek doz antioksidan takviyesi paradoksal biçimde antrenman adaptasyonlarını azaltabilir — besinlerden doğal alım tercih edilmelidir.

İlgili: Mitokondri, Mitokondrial Biyogenez, PGC-1α

→ İlgili makale

Antiperistalsis (antiperistalsis)[1]

Yemek borusunda veya bağırsakta normal peristalsisten ters yönde hareket gerçekleşmesi. Kusma refleksini tetikler.

Antispazmodik (antispasmodic)[1]

Antispazmodik, kas kasılmalarını kontrol eden maddedir. Spor tıbbında, kramp önlemek için ilaç olarak kullanılır ve rahatlama sağlar.

Antitrombin (antithrombin)[1]

Kanın pıhtılaşmasını engelleyen bir madde olarak görev yapar. Spor yaralanmalarında kan akışını korur ve damar tıkanıklığını önler.

Anti-inflamatuar (anti-inflammatory)[1]

Anti-inflamatuar, iltihabı azaltan bir ilaçtır. Örneğin aspirin spor yaralanmalarında kullanılır.

Anti-Spin Kauçuk (anti-spin rubber)[2]

Rakibin spin (dönüş) atışlarına düşük tepki veren mat yüzeyli masa tenisi padlesi. Spin oyununu engellemeye yönelik teknik bir avantaj sağlar.

Antrenman (training)[1]

Egzersiz ve diyetle fiziksel fitnes düzeyini geliştirme süreci. Sistematik ve hedefli çalışmayı içerir.

Antrenman Ayakkabıları (trainers)[1]

Atletik aktiviteler veya egzersiz sırasında giyilmek üzere tasarlanmış ayakkabı. Gündelik kıyafetle de kombinlenebilir.

Antrenman Bilimi (training science)[2]

Antrenman, yönetim ve performans geliştirmeyle ilgilenen uygulamalı spor bilimi dalı. Antrenörlük eğitiminin temelini oluşturur.

Antrenman döngüsü (training cycle)[1]

Profesyonel sporcularda düzenli aralıklarla (haftalık gibi) tekrarlanan antrenman fazıdır. Döngüsel yapı performans gelişimini optimize eder.

Antrenman kayışları (training straps)[1]

Vücudun belirli bölgelerini izole etmek veya desteklemek için tasarlanan çeşitli kayış türleri. Ağırlık kaldırma ve kas geliştirmede yaygın olarak kullanılır.

Antrenman Organizasyonu (training organization)[2]

Tüm fonksiyon, aktivite ve prosedürlerin belirli düzen ve kurallar çerçevesinde düzenlenmesi. Etkili eğitim planlaması için gerekli.

Antrenman planı (training plan)[2]

Antrenmanın yapı, uygulama, kontrol ve değerlendirmesinin genel dizaynı. Hedef ve gelişim stratejisini belirler.

Antrenman rutini (training routine)[1]

Sporcunun her antrenman seansında yapılan alışık hareket ve egzersiz sırası.

Antrenman Seansı (workout)[1]

Fiziksel olarak zor egzersizler veya motor becerilerin pratik yapıldığı belirli zaman dilimi. Kondisyon ve performans geliştirir.

Antrenman sehpası (weights bench)[1]

Ağırlık kaldırırken kullanılan sağlam ve dayanıklı yatar antrenman sehpasıdır.

Antrenman Tepkisi (training response)[1]

Egzersiz sonucu aerobik kapasitede, kuvvette, esneklikte veya vücut şeklinde meydana gelen artıştır. Düzenli antrenmanın sonucudur.

Antrenman teorisi (training theory)[2]

Bilimsel antrenman araştırmalarının sistematik bütünleşmesi. Antrenabilite, uyum, yükleme ilkeleri gibi bulguları içerir.

Antrenman Yükü (Training Load)[1]

Bir antrenman sezonunda sporcuya uygulanan toplam fizyolojik ve psikolojik stresin ölçüsüdür; yoğunluk, hacim ve sıklığın birleşiminden oluşur. Doğru hesaplanmış antrenman yükü süperkompanzasyona yol açar; aşırı yük ise aşırı antrenman sendromuna neden olabilir. GPS, kalp atış hızı monitörü ve öznel efor ölçeği bu yükü izlemek için kullanılan başlıca araçlardır.

İlgili: Periyodizasyon, Süperkompanzasyon, Aşırı Antrenman Sendromu

Antrenman yapmak (train)[1]

Spor yarışmasına hazırlanma süreci. Planlı ve uygun fizik egzersizlerle gerçekleştirilir.

Antrenman yoğunluğu (intensity of training)[2]

Maksimal VO2 veya maksimal kalp atışının yüzdesi olarak ifade edilen egzersiz şiddeti.

Antrenman (uygulama) (practice)[1]

Performans geliştirmek için bir hareketi birçok kez tekrarlama süreci. Teori değil pratikteki uygulamayı ifade eder.

Antrenörlük (coaching)[1]

Sporcuları veya atletleri eğitme faaliyeti. Performansı geliştirmek için uygulanır.

Antropometre (anthropometer)[1]

İnsan vücut ölçülerini ölçen cihaz. Sporcu performans ve gelişimini takip etmek için kullanılır.

Antropometri (anthropometry)[1]

İstatistiksel analiz için kişilerden fiziksel veri toplama. Beden ölçümleri sistemidir.

Antropometrik (anthropometric)[1]

İnsan vücudu ile ilgili istatistiksel verileri kapsar. Vücut ölçülerini değerlendirir.

Aort (aorta)[1]

Kalpten oksijenli kanı vücuda taşır. Ana atardamar olarak dolaşımı sağlar.

APS (Spor Analizi ve Performansı) (APS)[1]

Sporda analiz ve performans çalışmaları alanı.

Apandiküler (appendicular)[1]

Kol ve bacaklarla ilişkili vücut kısımlarını tanımlar. Hareket sistemini etkiler.

Aplazi (aplasia)[1]

Bir organ, organ parçası veya dokunun gelişim göstermemesi veya kısmi gelişme göstermesidir.

Apley testi (Apley test)[1]

Apley testi, diz yaralanmasını tespit etmek için bacağın döndürülmesidir. Spor tıbbında yaygın bir yöntemdir.

Apofiz (apophysis)[1]

Kemikte tendonların bağlandığı çıkıntıdır. Büyüme bölgelerinde sık görülür.

Apokrin bez (apocrine gland)[1]

Vücut kokusu üreten bezlerdir, salgılarla hücre parçaları atılır. Ter bezleri gibi örnek verilebilir.

Aponöroz (aponeurosis)[1]

Kasları birbirine bağlayan fiber doku bandı. Kas-kemik ve kas-kas bağlantısında bulunur.

Appel (appel)[2]

Eskrimde ön ayağın yere vurulmasıdır. Saldırı öncesi ritim ve hazırlık hareketi olarak gerçekleştirilir.

Apraksi (apraxia)[1]

Kişinin uygun hareketleri yapamaması durumu. Beyin-kas bağlantısında sorun olduğunu gösterir.

Apse (abscess)[1]

Apse, iltihaplı şişkinlik ve irin birikimidir. Yüksek ateşle birlikte kas yaralanmalarında görülür.

Araba (Araç) (car)[2]

Kişileri taşıyan küçük motorlu taşıttır. Spor bağlamında kız arabaları veya motorlu sporlar için kullanılır.

Aravertebral Disk (intervertebral disc)[1]

Omurga kemiklerini birleştiren esnek kıkırdak plakalar. Omurgaya esneklik sağlar ve şok absorberliği ile spinal kordun korunmasını sağlar.

Arena (arena)[1]

Seyirciler için oturma yerleriyle çevrili kapalı veya açık alan. Spor ve gösteri etkinlikleri için tasarlanmış.

Arkaya dönük pozisyon (backwards)[2]

Vücut sırtının ekipmana dönük olduğu ayakta, oturur ya da asılı pozisyondur. Dalış ve cimnastik gibi disiplinlerde kullanılır.

Arka ana ven (postka va) (post cava)[1]

Vücudun alt yarısından kalbe kan getiren büyük ven. Dolaşım sisteminin önemli damarlarından biridir.

Arka çapraz bağ (posterior cruciate ligament)[1]

Diz eklemi içinde tibya ile femuru birleştiren bağ. Spor yaralanmalarında sık yırtılır.

Arka Dokuz Delik (back nine)[2]

Golf sahası dokuz deliğinin son bölümüdür. İlk dokuz deliğin (ön dokuz) ardından oynanır.

Arka Düz (back straight)[2]

Atletizm pistinin ana düzün karşı tarafındaki düz bölümü. İkinci 100 metrelik sprint mesafesini içerir.

Arka eş zamanlı serbest stil yüzme (back simultaneous crawl swimming)[2]

Arka crawl'ün öncü teknikleri. Eş zamanlı hareket yöntemiyle yapılan antik yüzme stilidir.

Arka Hakem (back judge)[2]

Amerikan futbolunda hakem heyetinin üyesi olup, saha çizgisinin gerisinde pozisyonlanan görevli. Oyunun arka bölgesindeki ihlalleri denetler.

Arka Kapı Kaydırması (backdoor slider)[2]

Béysbolda strike bölgesinin dışında görünen fakat son anda bölgeye doğru kıvrılan pitching (atış). Batıcıyı şaşırtmak için kullanılan teknik.

Arka kapı (back door)[2]

Golfte top deliğe arka taraftan yavaşça düşerek girmesi. Hoş olmayan bir putt başarısıdır.

Arka Oturma Pozisyonu (back seat)[2]

Kayakçının ağırlığının kayaklar üzerine merkezli olmadığı istenmeyen durum. Performans düşüşü ve kontrol kaybı yaratır.

Arka saha (backfield)[1]

Amerikan futbolunda oyun hattının arkasında kalan alan. Destek oyuncularının çoğunun konuşlandığı bölüm.

Arka sıradan pilot (back marker)[2]

Otomobil sporlarında pist arkasında konum alan yarışçı. Sonuncu gruptan başlayan.

Arka takla (back walkover)[2]

Yer veya beam'de yapılan, köprü pozisyonundan başlayan jimnastik hareket. Esneklik ve güç gerektirir.

Ark desteği (okçuluk) (backing)[2]

Okun arkasını takviye eden yapı. Okun stabilitesini sağlar.

Armco (Armco bariyeri) (Armco)[2]

Otomobil çarpışmalarının etkisini absorbe eden ve seyircileri koruyan metal bariyerler.

Armut biçimli vücut (pear shaped)[1]

Cilt altı yağının kalça ve alt bele yığılması. Tipik vücut şekli sınıflandırmasıdır.

Arnika (arnica)[1]

Arnika montana bitkisinin kurutulmuş çiçeklerinden hazırlanmış sıvı preparat. Çürük ve burkulmalara uygulanır.

Arnold press (Arnold press)[1]

Omuz kaslarını çalıştıran dambıl kaldırma türüdür. Üst vücut gücünü geliştirir.

Aromaterapi (aromatherapy)[1]

Aromaterapi, bitki özlerinden elde edilen yağlarla fiziksel ve psikolojik sorunları hafifletir. Masaj veya solunum yoluyla kullanılır.

Arteriyovenöz O₂ farkı (a-vO₂ diff) (a-vO₂ diff)[1]

Arterlerdeki ve venlerdeki oksijen konsantrasyonu farkı. Kasların kandan ne kadar O₂ çektiğini gösterir

Artrit (arthritis)[1]

Eklemde ağrılı iltihaplanmadır. Osteoartrit gibi türleri egzersizle yönetilir ve hareketi kısıtlar.

Artrodia (arthrodia)[1]

Artrodia, bir eklemin yüzeylerinin kayarak hareketidir. Omurgada bu hareket, esneklik ve denge için esastır.

Artrografi (arthrography)[1]

Artrografi, eklemlere hava veya renkli sıvı enjekte ederek röntgen çekmektir. Eklem kusurlarını netleştirir.

Artrogram (arthrogram)[1]

Eklemin röntgen görüntüsü. Eklem içi yapılarını detaylı gösterir.

Artroplasti (arthroplasty)[1]

Hasar görmüş eklemin tamir veya değiştirilme cerrahisi. Hareket kabiliyetini geri kazandırmak amacıyla yapılır.

Artroskop (arthroscope)[1]

Artroskop, vücuda yerleştirilen tanı aletidir. Spor yaralanmalarında, eklem sorunlarını görüntüleyerek tedavi planlar.

Artroskopi (arthroscopy)[1]

Artroskop ile vücut içi cerrahi incelemedir. Eklem sorunlarını teşhis eder.

Artrozis (arthrosis)[1]

Eklemin dejenere olması ve yıpranması. Yaş ilerledikçe veya yaralanmalardan sonra görülür.

ASEAN Para Oyunları (ASEAN ParaGames)[1]

Engelli sporcular için çoklu etkinliktir. Güneydoğu Asya Oyunları'ndan sonra düzenlenir.

As (ace)[1]

Teniste rakibin alamayacağı servis, golfte hole-in-one, sporda üstün başarıya sahip kişi anlamındadır.

Asemptomatik (asymptomatic)[1]

Belirti göstermeyen yaralanma veya durumdur. Sporcularda gizli riskleri tespit etmek için izlenir.

Asetabulum (acetabulum)[1]

Kalça kemiğinin femur başını tutan çanak şeklindeki bölümü eklem hareketini sağlar. Bu yapı, koşu ve sıçrama gibi aktivitelerde stabiliteyi korur.

Asetik asit (acetic acid)[1]

Asetik asit, deriyi serinletmek için zayıf çözeltilerde kullanılır. Aşırı terlemeyi önler.

Asetilkolin (acetylcholine)[1]

Sinir uçlarından salınan madde sinir hücrelerini uyarır. Kas hareketlerinde ve sinir iletiminde etkilidir.

Asetilkolinesteraz (acetylcholinesterase)[1]

Sinir uçlarında asetilkolin bozunmasını sağlar. Bu enzim, sinir uyarılarını baskılayarak kas kasılmasını düzenler.

Asetil koenzim A (acetyl coenzyme A)[1]

Karbonhidrat, yağ asidi ve amino asit metabolizmasında üretilen bir koenzim. Kısaltması acetyl CoA'dır.

Asetoasetat (acetoacetate)[1]

Karaciğer tarafından salgılanan bir keton maddesidir ve metabolizma bozukluğunu gösterir. Egzersizde enerji dengesini etkiler.

Ashi Waza (ashi waza)[2]

Aikido ve dövüş sanatlarında bacak veya ayağı pivot noktası yaparak yapılan tekme ve atış teknikleri. Hareketin merkezinde alt ekstremite yer alır.

Asidoz (acidosis)[1]

Asidoz, kandaki asit atıklarının alkali eksikliğinden dolayı artmasıyla oluşan tıbbi durumdur. Spor egzersizlerinde aşırı efor, bu durumu tetikleyebilir ve kas yorgunluğuna yol açar.

Asimilasyon (assimilation)[1]

Vücudun besinleri emme sürecidir. Bu işlem hücrelere enerji sağlar ve büyüme destekler.

Asinerji (asynergy)[1]

Farklı kas grupları arasında koordinasyon bozukluğu oluşur. Bu durum hassas, beceri gerektiren veya hızlı hareketleri engeller.

Asist (assist)[1]

Takım arkadaşına gol veya savunma fırsatı yaratır. Spor oyunlarında puan kazanımını artırır.

Asitli gıda (acid food)[1]

Metabolize olduktan sonra asit kalıntısı bırakır ve bazik gıdalarla karşılaştırılır. Spor diyetlerinde pH dengesini bozar.

Askeri Pres (military press)[1]

Barfiks'i göğüsten başlayarak başın üzerine kaldırma egzersizi. Üst vücut ve omuz güçlendirmesi için temel bir kuvvet antrenmanı hareketidir.

Asker kaburga (floating rib)[1]

Her iki tarafta en alt iki kaburgadan her biri, göğüs kemikine bağlı olmayan kaburga. Göğüs kafesinin hareketli parçasıdır.

Asketizm (ascesis)[1]

Uzun vadeli hedef için kendini kısıtlamadır. Bu yaklaşım spor eğitiminde dayanıklılık kazandırır.

Askı Bandaj (sling)[1]

Yaralı kol veya eli desteklemek için boynundan asılan geniş bandajdır. Hareket kısıtlamasını sağlar.

Askorbik asit (ascorbic acid)[1]

C vitamini olarak bilinen beslenme maddesi. Taze meyveler ve sebzelerde bol miktarda bulunur.

Aspirasyon (aspiration)[1]

Yemek sırasında gıda parçacıklarının akciğerlere solunması. Solunum sorunlarına yol açar.

Astati (astatic)[1]

Astati, kas koordinasyonundaki dengesizlikten kaynaklanan kararsızlıktır. Spor hareketlerinde dengeyi bozar.

Astazi (astasia)[1]

Astazi, motor koordinasyon eksikliğidir. Ayakta durmayı imkansız hale getirir.

Asthenik (asthenic)[1]

İnce ve az kaslı vücut yapısını tanımlayan terimdir. Bu tip sporcularda dayanıklılık ön plandadır.

Asya Oyunları (Asian Games)[1]

Asya Oyunları, dört yılda bir Asya ülkelerinden sporcuların katıldığı çoklu spor etkinliğidir. Olimpik benzeri bir yarışmadır.

Aşağı kıvrık gidon (drop handlebars)[1]

Aşağı kıvrık gidon, yarış bisikletlerinde aerodinamik pozisyon sağlar. Kullanıcıya hız avantajı vererek rüzgar direncini azaltır.

Aşamalı Güç Artırımı (Progressive Overload) (each muscle is tensed and relaxed in turn.)[1]

Konfor alanı içinde egzersiz yaparak yavaş yavaş daha yüksek yoğunluğa çıkılmasıdır. Süregelen adaptasyon ve ilerleme sağlar.

Aşamalı yükleme (aşamalı direnç antrenmanı) (progressive overload, progressive resistance training)[2]

Konfor alanı içinde egzersiz yaparak kademeli olarak yükü artırma ilkesidir. Uyum ve güç gelişimini sağlar.

Aşınma Yaralanması (abrasion)[1]

Cildin yüzeysel sürülenmesi sonucu oluşan hafif yaralanma. Düşmelerde sık görülür.

Aşırı Antrenman Sendromu (Overtraining Syndrome — OTS)[1]

Yeterli dinlenme ve toparlanma olmaksızın antrenman yükünün uzun süre aşırı yüksek tutulması sonucu gelişen, performans düşüşü, kronik yorgunluk, ruh hali bozuklukları ve immün sistem zayıflamasıyla kendini gösteren klinik durumdur. Haftalarca, hatta aylarca sürebilir ve tam iyileşme için uzun bir dinlenme dönemi gerektirir. Erken uyarı işaretleri kalp atım değişkenliğindeki düşüş, uyku bozukluğu ve motivasyon kaybıdır.

İlgili: Antrenman Yükü, Kalp Atım Değişkenliği, Süperkompanzasyon

→ İlgili makale

Aşırı atış (overthrow)[2]

Kriket sahasında wicket'e kaçan topun seçilememesi sonucu kazanılan koşu.

Aşırı beslenme (overnutrition)[1]

Belirli bir besinsel öğesinin aşırı alımı. Obezite veya hipervitaminozis gibi durumlar oluşturabilir.

Aşırı esnetme (overstretch)[1]

Kasın yaralanma veya hasarla sonuçlanacak kadar aşırı esnenmesi. Esnek antrenman sırasında dikkat gerektiren durum.

Aşırı Hareket Kabiliyeti (Hipermobilite) (hypermobility)[1]

Ligamanların gevşekliğinden kaynaklanan eklemde aşırı hareket. Yaralanma riski artırır.

Aşırı hidrasyon (overhydration)[1]

Vücudun ihtiyacından fazla su içermesine bağlı durum. Sudaki sodyumun aşırı atılımına neden olur.

Aşırı kullanım yaralanması (overuee injury)[2]

Belirli vücut bölgesine tekrarlanan stres sonucu ortaya çıkan yaralanma. Sporcularda sık görülen sorunlardandır.

Aşırı Yüklenme İlkesi (Overload Principle)[1]

Vücudun uyum sağlayabilmesi için maruz kaldığı stresin mevcut kapasitesinin biraz üzerinde olması gerektiğini ifade eden temel antrenman ilkesidir. Yetersiz yük uyum sağlatmaz, aşırı yük ise yaralanmaya veya OTS'ye yol açar; hedef bu ikisi arasındaki dar "optimal" pencereyi bulmaktır. Bu ilke tüm antrenman programlarının tasarımını yönlendirir.

İlgili: Periyodizasyon, Süperkompanzasyon, Antrenman Yükü

Aşırı yüklenme (overreaching) (overreaching)[1]

Çok fazla antrenmanla vücut yüküne alınması durumu. Açıklanamayan performans düşüşü sendromuna neden olabilir.

Aşil Tendonu (Achilles Tendon)[1]

Baldır kaslarını topuk kemiğine bağlayan ve insan vücudunun en güçlü tendonu olan bu yapı, koşuda kasılma-uzama döngüsünün temel yay mekanizmasını oluşturur. Her adımda ağırlığın birkaç katı kuvvete maruz kalır; antrenmanla katılığı artar ve enerji geri kazanımı iyileşir. Tendinopatisi (iltihabı) dayanıklılık sporcularında en sık görülen aşırı kullanım yaralanmalarından biridir.

İlgili: Tendon Katılığı, Kasılma-Uzama Döngüsü, Koşu Ekonomisi

→ İlgili makale

Aşil tendiniti (Achilles tendinitis)[1]

Aşil tendonunda aşırı eforla oluşan ağrı ve iltihaptır. Bu durum koşu sporlarında yaygındır.

Aşil tendinopatisi (Achilles tendinopathy)[1]

Aşil tendonunda ağrı ve iltihaplanma görülür. Bu durum genellikle yaralanma veya aşırı gerilmeden kaynaklanır ve egzersiz sırasında hareketi etkiler.

Aştanga yoga (ashtanga yoga)[1]

Nefesle egzersizleri senkronize eden dinamik bir yoga türüdür. Dolaşım sistemini güçlendirir ve esneklik kazandırır.

Ataksi (ataxia)[1]

Beynin kas hareketlerini kontrol edememesi. Denge ve koordinasyon sorunlarına neden olur.

Atalet (inertia)[1]

Vücut veya zihin aktivitesinin eksikliği veya durgunluğu. Hareket eğiliminin düşüklüğü.

Atardamar (artery)[1]

Atardamar, kalpten vücut dokularına kan taşır ve oksijen sağlar. Bu damarlar, egzersiz sırasında kan akışını artırarak kaslara destek olur.

Atenolol (İngilizce bırakılır; beta bloker ilaç) (atenolol)[1]

Yüksek kan basıncı ve anjina tedavisinde kullanılan ilaçtır. Kalp hızını yavaşlatarak spor performansını etkiler.

Ateroskleroz (atherosclerosis)[1]

Atardamar duvarlarında yağ ve mineral birikimiyle kan akışını engeller. Özellikle koroner damarlarda yaygındır ve kalp hastalıklarına yol açar.

Ateroskleroz (yağ birikintisi) (atheroma)[1]

Damar içinde yağ birikmesi ve sertleşmesi. Kalp hastalıklarının temel nedenidir.

Atıcı (Pitcher) (pitcher)[2]

Beyzolda batsman'a topu fırlatarak oyuna başlayan oyuncudur. Maçın ritmi atıcı tarafından belirlenir.

Atılım (Ekskresiyon) (excretion)[1]

Vücut dokularından ve organlarından atık maddelerin dışarı atılması işlemi. Metabolik aktivitenin sonucu ortaya çıkan zararlı ürünlerin uzaklaştırılmasını kapsar.

Atım Hacmi (Stroke Volume)[1]

Kalbin her çarpışında sol karıncıktan pompalanan kan miktarıdır. Antrenman yapan bireylerde kalp kasının güçlenmesi ve kan hacminin artmasıyla birlikte bu değer yükselir; bu da kalbin daha az çarpışıyla daha fazla kan pompalayabilmesi anlamına gelir. Elit dayanıklılık sporcularında dinlenme sırasındaki atım hacmi, antrenman yapmayan bireylerin neredeyse iki katına ulaşabilir.

Birim: mL/atım  |  İlgili: Kardiyak Debi, Kalp Atış Hızı, Egzersizde Kardiyak Hipertrofi

Atın engelden kaçması (refusal)[2]

At engeli atlamayı reddettiğinde, durduğunda ya da etrafından koştuğunda meydana gelen başarısızlık. Yarışmalarda puan kaybettiren bir durum.

Atışı kırmak (break the throw)[2]

Dart sporunda rakip ilk attığında o leği kazanmak. Puanlama avantajı sağlayan başarıdır.

Atış playoff (atış yarışı) (shoot-off)[2]

Atıcılık yarışmalarında beraberliği çözmek için yapılan ek atış turunun adı. En yüksek skoru yapan sporcu kazanır.

Atış yeniden başlatma (Lineout) (lineout)[2]

Rugbyde top oyun alanı dışına çıktığında takımların düzlemli biçimde topun yeniden oyuna sokulması yöntemidir.

Atkins diyeti (Atkins diet)[1]

Kilo kaybı için protein ve yağ ağırlıklı beslenme planıdır. Karbonhidrat alımını azaltarak metabolizmayı etkiler ve spor performansını destekler.

Atlamalı yürüyüş (lokomosi) (galloping)[2]

Bir ayak öne adım atarken öteki ayağın arkaya kalması hareket paterni. Koşu öncesi seviye.

Atlama atı (vaulting horse)[1]

Jimnastik malzemesi. Dört bacaklı, deri kaplamalı gövdesi olan ekipmandır; atlama ve cimnastik hareketleri için kullanılır.

Atlama atışı (jump shot)[1]

Basketbolda oyuncunun sıçrayışının en yüksek noktasında bir veya iki elle yaptığı atış. Klasik bir ofensif beceri.

Atlama Dairesi (jumping circle)[2]

Merkezinde konumlanan 4 fitlik daire. Sıçrama topunda her oyuncu belirli mesafede konumlanır.

Atlama noktası (take-off point)[2]

Atlı sporda bir atın engeli temiz şekilde atlaması için optimal konumlandığı nokta. Engelden önceki ideal mesafeyi ifade eder.

Atlama tahtası (diving board)[1]

Yüzme havuzunun kenarında yüksek bir tahtadır. Sporcularda sıçrama tekniğini geliştirir.

Atlas (C1 vertebrası) (atlas)[1]

Boyun vertebralarının en üstündedir ve omuriliği kafatasına bağlar. Eksen (axis) vertebrasının üstünde yer alır.

Atlet (athlete)[1]

Fiziksel etkinliklerde yetenekli kişi rekabetçi oyunlarda yer alır. Bu bireyler, pist veya alan yarışmalarında üstünlük gösterir.

Atletik (athletic)[1]

Atletizm veya spor etkinlikleriyle ilgili olanı tanımlar. Büyük iskelet yapısı ve güçlü kaslara sahip vücut tipini belirtir. Ayrıca, rakibinden daha hızlı veya çevik sporcuları ifade eder.

Atletik amenore (athletic amenorrhoea)[1]

Yoğun egzersizden dolayı adet dönemlerinin kesilmesi veya düzensizleşmesidir. Hormon seviyelerini etkiler.

Atletik kasık ağrısı (athletic pubalgia)[1]

Atletik kasık ağrısı, alt karın kaslarındaki yırtıktır. Tekrarlanan bükülme ve gerilmeyle oluşur.

Atletik motivasyon envanteri (athletic motivation inventory)[1]

Atletik motivasyon envanteri, istenen nitelikleri listeler. Açıklık, kararlılık ve özdenetim gibi özelliklerle sporcu potansiyelini değerlendirir.

Atletizm (athletics)[1]

Pistte koşu veya alanda atlama, disk atma gibi spor etkinliklerini içerir. Ayrıca, atletik eğitim yöntemlerini ve fiziksel becerileri kapsar.

Atlı spor turnuvaları (equestrian tournament sport)[2]

Atlı spor branşlarının toplu adı. Engelli atlatma, dressaj, çok amaçlı test gibi disiplinleri içerir.

Atrial natriüretik peptit (atrial natriuretic peptide)[1]

Kan basıncını düşüren bir hormon. Atriyalardan salgılanarak vazodilasyon sağlar.

Atriyoventriküler düğüm (atrioventricular node)[1]

Atriyoventriküler düğüm, kalbin sağ kulakçığında impuls ileten bir dokudur. Kalp ritmini düzenler.

Atriyum (atrium)[1]

Kalbin üst odacıklarından biridir. Kulak boşluğunda da bulunur ve kan akışını yönetir.

At bat (vuruş hakkı) (at bat)[2]

Beyzbolda bir oyuncunun sırayla vuruş yapma hakkı. Örneğin dört vuruş hakkından üç isabetli vuruş anlamına gelir.

At yarışı etkinliği (meeting)[2]

Belirli bir hipodromda yapılan günlük at yarışlarının tamamı. Her etkinlik farklı koşu dizisini içerir.

Auxoloji (Büyüme bilimi) (auxology)[1]

İnsan fiziksel büyüme ve gelişiminin incelenmesi. Pediatrik antropometri ile ilişkilidir.

Auxotonic antrenmanı (auxotonic training)[2]

Kas tonusunu (sinirsel kas kontrolünü) geliştirecek egzersizler. Dinamik kuvvet ve dayanıklılık artırır.

AVPU ölçeği (AVPU)[1]

Kafa yaralanmasında bilinç düzeyini ölçer. Hasta uyanık, sözel uyarıma veya ağrıya yanıt verir veya yanıt vermez.

Avantaj (advantage)[1]

Avantaj, teniste deuce sonrası kazanılan puandır. Bu puan, oyunu kazanmaya yaklaştırır.

Avcı Balığı (game fish)[2]

Balık avında salmon familyasından grayling hariç tatlı su balıkları. Spor balıkçılığında hedef türlerdir.

Avitaminoz (avitaminosis)[1]

Belirli vitamin eksikliğinden kaynaklı hastalıktır. Spor beslenmesinde önlenir.

Avrupa Birliği (European Union)[1]

Roma Antlaşması'na dayanan ve mal, sermaye, insan ve hizmetlerin dolaşım özgürlüğüne dayanan Avrupa ülkelerinin oluşturduğu birleşik gruptur. Kısaltma: AB.

Avülsiyon (avulsion)[1]

Kasın kemik bağlantısından ağrılı ayrılması. Egzersiz sırasında sık görülür.

Avülsiyon kırığı (avulsion fracture)[1]

Kasın çekmesiyle kemik kırılır ve parça ayrılır. Bu yaralanma spor sırasında ani hareketlerde sık görülür.

Av alanı (game reserve)[2]

Spor amaçlı vahşi hayvanların tutsak edilip avlanması için tahsis edilen arazi. Planlı, kontrollü avlanmanın yapılması gereklidir.

Av binişi (hunt riding)[2]

Canlı hayvan avından türetilen atlı spor disiplini. Engel ve dayanıklılık bileşenleri içerir.

Awkwardly (doğal olmayan şekilde) (awkwardly)[1]

Vücudu yaralanmaya yol açacak biçimde zorlayıcı pozisyonda hareket etmektir. Spor antrenmanlarında sakatlanma riskini artırır.

Ayakkabı ve giyilebilir ayak giysileri (footwear)[1]

Ayaklara giyilen kaplamalar; ayakkabı, bot, sandalet, terlik, çorap. Geniş anlamda tüm ayak aşılıklarını kapsar.

Ayakla vurulan top (kicked ball)[2]

Basketbolda oyuncunun hareket eden ayağıyla topu çarptığında ya da vurduğunda ortaya çıkan ihlaflığıdır.

Ayakta vuruş (standing shot)[2]

Ayakta durma pozisyonundan yapılan vuruş. İleri seviye tekniğidir.

Ayak Bileği Tutması (ankle lace)[2]

Güreşte rakibi ayak bileklerinden tutarak karşı tarafın dengesi bozulmasını sağlayan bir tutum. Klasik güreş teknikleri arasındadır.

Ayak Bloğu (kick save)[2]

Buz hokeyinde kalecinin paten veya bacağını uzatarak diski durdurmak. Refleks gerektiren savunma tekniğidir.

Ayak bileği (ankle)[1]

Ayağı bacağa bağlayan eklemdir. Harekete izin veren kompleks bir yapıya sahiptir.

Ayak değmesi (yürüyüş) (foot contact)[2]

Yürüyüş döngüsünde ayağın herhangi bir bölümünün zemini ilk kez temas ettiği an. Gait (yürüyüş) analizinde kritik nokta.

Ayak kancası direksiyonu (hook steer)[2]

Kızak kumandasında ayağın alt tarafını kufenin altına sokarak yönlendirme tekniği.

Ayak Savunması (foot defense)[2]

Futsal veya hokey gibi takım sporlarında kaleci tarafından ayak veya ön bacakla yapılan savunma hareketi.

Ayak Tercihi (foot preference)[2]

Sporcunun belirli bir görevi yaparken tercih ettiği ayağı. Genetik ve antrenman eğilimleri tarafından belirlenir.

Ayak tacle (tap tackle)[2]

Topla koşan oyuncu'nun ayakkabı bileklerine diverek temas yapma tacle hareketi. Rugby'de kullanılan teknik.

Ayak tam temas (Gait) (foot flat)[2]

Yürüyüşte ayağın tamamının zemine değdiği periyot.

Aygıt Jimnastiği (apparatus gymnastics)[2]

Resimdeki aygıtları (barfiks, paralel barlar vb.) kullanan tüm fiziksel egzersiz biçimlerinin kolektif adı. Modern olimpik jimnastiğin ana disiplinleridir.

Ayrılmış retina (detached retina)[1]

Ayrılmış retina, gözde retina tabakasının yerinden kopmasıdır. Ağır darbe sonucu görüşü bozar.

Ayrımcılığa Karşı (antidiscrimination)[1]

Etnisitet, fiziksel yetenek, yaş, cinsiyet ya da cinsel yönelime karşı önyargı tabanlı adaletsiz muameleyi önlemeye hedeflenen. Spor ortamında eşit muamele sağlayan ilke.

Ayrımcılık (engellilik karşıtı) (ableism)[1]

Fiziksel veya zihinsel engeli olmayan kişileri tercih eden ayrımcı davranış. Engelli sporcuların eşit haklara sahip olmasını engeller.

Ayrışmacı (dissociative)[1]

Dikkati dış uyaranlara odaklama stili. Bu yaklaşım, sporcularda konsantrasyonu dağıtır.

Ayrışma eğitimi (detachment training)[1]

Sporcuların kalabalık gürültüsü gibi uyaranları görmezden gelme çalışmasıdır. Bu teknik, odaklanmayı geliştirir.

Ayrıştırıcı (dissociator)[1]

Dış uyaranlara odaklanan atlet iç duyuları bastırır. Bu tür sporcular, takım oyunlarında etkili olur.

Ayurveda Tıbbı (ayurvedic medicine)[1]

Hint geleneksel tıp sistemi. Vücut yapısı ve yaşam biçimi değerlendirilip bitkisel hazırlıklar, diyet, yoga ve arındırma tedavileri önerilir.

Azaltma (antrenman azaltması) (tapering)[1]

Büyük bir yarışmadan kısa süre önce antrenman yoğunluğunun azaltılması. Beyin ve vücudun rahatlayıp hazırlanmasına zaman tanır.

A-bandı (A-band)[1]

Çizgili kaslarda görülen koyu renkli bant. Kas hücrelerinin yapısının temel parçasıdır. Elektron mikroskopu ile net şekilde gözlenebilir.

A-durum (A-state)[1]

A-durum, belirli bir stresli durumda bireyin tepkisidir. Spor yarışmalarında bu, performans etkisini belirler.

A-frame pozisyonu (A-frame)[2]

Kayakçıda uyluklar birleşik, dizlerden aşağısı açık olan klasik duruş tekniği.

A-özellik (A-trait)[1]

Stres altında panik eğilimi olan kişilik özelliğidir. Performansı olumsuz etkiler.

Axel (aksel) (axel)[2]

Buz patinajında bir patinin ön dış kenarından havalanış yapıp diğer patinin dış kenarına iniş hareketi.

Axis (axis)[1]

Vücudun merkezinden geçen hayali çizgi. Boynun ikinci omuru kafatasına bağlanır.

abartmak (overplay)[1]

Bir şeyin önemini abarttığı biçimde göstermek veya topu/avuç içi çok sert/uzağa vurmak. Teknik hatası ifade eder.

ablasyon (ablation)[1]

Cerrahi veya diğer yöntemlerle hastalıklı doku çıkarılmasıdır. Tıbbi müdahaledir.

açıklanamayan performans düşüşü sendromu (unexplained underperformance syndrome)[1]

Atletin beklenen performansını sergileyememesi durumu. Antrenman yükü, beslenme veya psikolojik faktörlerdeki değişimlerle ilişkilidir.

açık beceri (open skill)[1]

Atlet'in hızla değişen koşullara uyum sağlayarak gerçekleştirmesi gereken beceri türü. Takım sporlarında ve dinamik ortamlarda gereklidir.

açık harita sahası (place libre)[2]

Pelota sporunda tek duvar ile açık hava sahasında değişken boyutlarda oyun yapılan alandır.

açık hava sporları / kırsal sporlar (field sports)[1]

Av, atış, balık tutması gibi hayvan yakalama veya öldürmeyi amaçlayan dış mekan sporları. Geleneksel aktivitelerdir.

açık kategorisi (open class, open weight category)[2]

Ağırlık ya da yaş sınırlaması olmayan spor müsabakası kategorisi. Tüm sporcuların katılımına açıktır.

açık kırık / kompleks kırık (compound fracture)[1]

Kırık kemiğin cilt deri ve kasları delip dışarıya çıkması. Enfeksiyon riski yüksek ciddi kırık türüdür.

açık tribünler (bleachers)[1]

Stadyumlarda açık hava alanında seyircilerin oturduğu koltuklar. Kapalı halılarda katlanabilir sıra sistemleri de vardır.

açılış batıcısı (opener)[2]

Kriket'te maçın başında vuruş yapan iki batıcıdan biridir.

açılı oturma / yer açma (splits)[1]

Jimnastik hareketinde bacaklar karşı yönlere tam uzatılarak vücut yere yakın pozisyona gelir.

açılma savunması (sprawl)[2]

Bacak saldırısına karşı iki bacağın düz geri atılarak yapılan savunmadır. Güreşin temel savunma teknikleridir.

açısal hareket / rotasyonel hareket (angular motion)[1]

Vücut sabit bir eksen etrafında döndüğünde meydana gelen hareket. İlmiğin kolunun dönüşü örneği.

adam-adam savunması (man-to-man)[1]

Futbol, hokey, basketbolda her savunmacının karşısındaki hücuma layık oyuncuyu işaretlemesi. Kişisel sorumluluk vurgulanır.

adım (step)[2]

Birden fazla spor disiplininde temel motor becerisi ve teknik unsuru. Eskrim'de bacak hareketi, atletizm'de koşu tekniği gibi farklı uygulamaları vardır.

adım atma (stepover) (stepover)[2]

Oyuncunun rakibini dengesini bozarak atlattığı bir hareket. Futbol ve buz hokeyi gibi sporlarda sık kullanılır.

adım üstü dönüşler (step-over turns)[2]

Kayakçının halat üzerinden bir veya iki skiletle gerçekleştirdiği döndürme hareketi. Teknik kontrol ve denge becerisini gerektirir.

adrenerjik (adrenergic)[1]

Vücutta adrenalin benzeri etki gösteren madde. Kardiyovaskular sistem üzerinde uyarıcı rol oynar.

adrenolotik (adrenolytic)[1]

Adrenalin salgısına karşı etki gösteren madde veya mekanizma. Sinir sistemi fonksiyonunu baskılar.

aerogaztri (aerogastria)[1]

Midenin gaz birikintisi ile aşırı şişmesinin görüldüğü tıbbi durum. Sindirim sistemini olumsuz etkiler.

affektif spor katılımı (affective sport involvement)[1]

Sporu oynamayan biri için (taraftar gibi) spor karşısında oluşan duygusal tepki. Takım desteği örneği.

agresif (aggressive)[1]

Kaykay veya snowboardda numara odaklı bir stili tanımlar. Tıpta, yüksek dozlu tedavileri ifade eder.

ağırlıklar (weights)[1]

Kas kuvveti geliştirmek veya spor yapmak amacıyla kişilerin kaldırdığı ağır nesneler. Güç antrenmanının ana aracıdır.

ağırlıksız egzersiz (non-weight-bearing)[1]

Vücut ağırlığı taşımayan ve kemik liflerinin güçlenmesini destekleyen egzersiz türü.

ağirlikli yelekli (weighted vest)[1]

Antrenman sırasında direnci artırmak için giyilen, ağırlık eklenmiş yelek türü.

akciğer ödemi (pulmonary oedema)[1]

Akciğerlerde sıvı birikimi nedeniyle solunum fonksiyonunun ciddi şekilde bozulması. Oksijen alımında güçlük oluşur.

akış (hareket) (flow)[2]

Hareketçinin yüzme gibi eylemleri başlayıp tamamlamasını sağlayan hareket kavramı. Ritmik ve akıcı performansı destekler.

aktomiyozin (actomyosin)[1]

Kas hücrelerinde kasılma sırasında aktin ve miyozin kompleksidir. Bu yapı kas kuvvetini üretir.

alan/bölge (end)[1]

Bir takımın savunduğu oyun alanının yarısı. American futbolda hücum veya savunma hattının ucunda konumlanan oyuncu. Curling ve bowlsta ise oynanan fazı tanımlar.

albatros (albatross)[2]

Golfde bir deliği par puanının üç altında tamamlama başarısı. Çok nadir görülen üstün performans göstergesi.

algılanan efor skalası (Borg skalası) (perceived exertion scale)[1]

Sporcunun kendi öznel değerlendirmesine göre egzersiz şiddetini puanladığı ölçek. 6-20 arası değer alır.

alıcı oyuncu (Amerikan futbolunda) (receiver)[2]

Quarterback'in paslarını alan hücum oyuncusu. Genellikle kanat ve slot pozisyonlarında konumlanır.

altın madalya (gold medal)[1]

Altından yapılan veya altını temsil eden ödül. Yarışmada birinci olanlara verilen ilk priz.

alt yarı inning (bottom)[2]

Baseball inninginin ev sahibi takımın vuruş yaptığı ikinci bölümü. Örnek: Boston üç run attı.

amatör (amateur)[1]

Ödeme almadan keyif için spor yapan kişi. Ya da bir alanda sınırlı bilgi ve yetenek sahibi olan sporcu.

amatör spor (amateur sport)[2]

Profesyonel spordan farklı olarak parasal kazanç amaçlanmaksızın yapılan sportif etkinlik. Kitle sporı ve rekreasyon sporunu kapsar.

amidships (gemi ortası) (amidships)[2]

Yelkenli ve kayakta teknemenin yayın ve kıç arasındaki orta kısmı. Deniz sporlarında yön belirleme referans noktasıdır.

amiloid plak (amyloid plaque)[1]

Vücut dokularında amiloid birikintisi. Organ yetmezliğine neden olabilir.

amin (amine)[1]

Amonyağın türevleri olup bir veya daha fazla hidrojen atomunun alkilfenomle değiştirilmesiyle oluşan organik bileşik.

aminofilin (aminophylline)[1]

Bronşiolleri genişleterek akciğerlere daha fazla oksijen sağlar. Bu ilaç astım semptomlarını hafifletmek için kullanılır.

amplitüd (amplitude)[2]

Hareketin yüksekliği, hızı veya güçlü şekilde uygulanması. Genellikle daha yüksek amplitüd daha iyi teknikle ilişkilendirilir.

anaerobik (anaerobic)[2]

Oksijen olmaksızın, oksijen gerektirmeyen veya oksijen kullanmayan metabolik durum veya egzersizi ifade eder.

anaerobik olmayan egzersiz (non-aerobic exercise)[1]

Solunum hızı ve kalp atış hızında çok az ya da hiç artış yaşanmayan egzersiz; germe ve esnetme örnektir.

anaerobik solunum (anaerobic respiration)[1]

Oksijen olmadan ATP oluşumuna yol açan biyokimyasal süreçlerdir. Bu yöntem yüksek yoğunluklu egzersizlerde enerji sağlar.

anhidroz (anhydrosis)[1]

Anormal olarak düşük ter üretimi. Vücut ısısını düzenlemede yetersizlik yaratır.

animatör (animator)[2]

Otel veya tesislerde misafirlerin eğlencesi ve aktiviteleri organize eden kişi. Sosyal aktivitelerin koordinatörüdür.

ani kardiyak ölüm (sudden cardiac death)[1]

Sağlıklı görünen sporcunun göğüs bölgesine ağır darbe sonucu beklenmedik şekilde kalp durması. Sporda ölümcül risk faktörüdür.

ankiloz (ankylose)[1]

Yaralanma veya cerrahiyle kemiklerin birleşip eklemin sertleşmesi durumudur. Bu süreç hareket kısıtlılığına yol açar.

ankör sporcu (anchor)[1]

Bayrak yarışında son etabı koşan veya halat çekişmede arkada yer alan takım üyesi. Takımın başarısında kritik rol oynar.

antrenman alanı (training arena)[1]

Sporcunun antrenman yaptığı mekan, yarışma alanından önemli farklar gösterebilir. Spesifik adaptasyon eğitiminin gerçekleştiği ortam.

antrenman araştırması (training research)[2]

Spor hekimliği, spor psikolojisi gibi disiplinleri kapsayan sistematik çalışma. Antrenman yöntemlerinin etkinliğini bilimsel yöntemlerle sorgular.

antrenman birimi (training unit)[2]

Antrenman yapısı içindeki en küçük örgütsel birim. Antrenman programının temel yapı taşıdır.

antrenman bölgesi (training zone)[1]

Maksimum etkiye ulaşmak için sporcunun çalışması gereken kalp atış hızı aralığı.

antrenman etkisi (training effect)[1]

Antrenman sonucu kas gücü veya hacminde meydana gelen artıştır.

antrenman kampı (training camp)[2]

Yüksek seviye spor takımlarının belirli bir süre yoğun antrenman yapması. Yarışma öncesi hazırlık ve performans artırma amaçlıdır.

antrenman periyodizasyonu (training periodization)[2]

Sporcu veya takım için antrenmanın zaman içinde yapılandırılması. Yükleme ve iyileşme dönemleri planlanır.

antrenman rehberi (training manual)[1]

Egzersiz ve antrenman hakkında pratik tavsiyeleri içeren yayın. Sporcuların teknik ve metodolojik gelişimi için kullanılır.

antrenör (coach)[1]

Spor oyuncularını veya atletleri antrenman yapan kişi. Teknik beceri, taktik ve fiziksel hazırlığı yönetir.

apofizit (apophysitis)[1]

Apofizis adı verilen kemik çıkıntısında meydana gelen iltihap. Genellikle genç sporcuların aşırı kullanımından kaynaklanır.

aralıklı claudicatio (intermittent claudication)[1]

Arter hastalığından kaynaklanan bacaklarda şiddetli ağrı. Kısa yürüme sonrası topallama ortaya çıkar.

ara verme/durdurma (interruption, stop)[2]

Yarışmanın yaralanma, hava durumu veya teknik sorunlar nedeniyle geçici olarak durdurulması.

arkadan sürüş (bisiklet sporunda) (sitting in)[2]

Ön bisikletçinin arka tekerleğinin hemen arkasında çekerek sürüş tekniği. Rüzgar direncinden faydalanma yöntemidir.

arka alan (basketbol) (backcourt)[2]

Basketbole salonda ortasahadan hücum takımının sepetine kadar olan arka bölge. Saha savunması burada oynanır.

arka ayak (hind foot)[2]

Atın arka bacakları. Atlı sporlar terminolojisinde kullanılır.

arka dalışlar (back dives) (back dives)[2]

Geriye doğru ayakta duruş pozisyonundan geriye doğru sarılarak yapılan dalış. Sualtı sporlarının temel hareketleridir.

arka kenar (kılıç eskrim) (back edge)[2]

Kılıçta kesme kenarının karşı tarafı. Eskrimde sadece belirli vuruşlar yapılabilir.

arka kürek çekme (back paddling) (back paddling)[2]

Kanoo veya kayakta yönü değiştirmek için küreği ileri doğru itmek. Teknemenin geriye gitişini sağlar.

arka pike pozisyonu (back pike)[2]

Vücut kalçalardan 45 derece veya daha az açıyla katlanan konumlanma. Dönme hareketlerinde stabilite sağlar.

arka sıra (rugbyde) (back row)[2]

Saç oluşumunun (scrum) arkasında konumlanmış üç oyuncu. İki yanal kanat (flank) ve sekizinci oyuncudan oluşur.

arm ball (arm ball)[2]

Kriket'te spin oyuncunun kolunun yönünde ilerlemeye devam eden bir top atışı türü.

asılı bağ/kas (suspensory)[1]

Bir yapıyı ya da bölümü asılı tutan ligament ya da kas. İyileşme sırasında vücut kısmını destekleyen sargı gibi araçlar.

asılı pozisyon (hang)[2]

Ağırlık kaldırmada bar'ın platform üstünde ancak dizlerin altında bulunduğu pozisyon. Başlangıç hareketi olarak kullanılır.

askeri spor (military sport)[2]

Geniş anlamda orduya mensup kişilerce yapılan tüm spor disiplinleri. Dar anlamda asker malı olan spor şubeleri.

astım (asthma)[1]

Bronş tüplerinin daralmasıyla karakterize bir akciğer rahatsızlığıdır. Kas spazmları nefes almayı zorlaştırır.

aşağı blok (chop block)[2]

Amerikan futbolunda dizlerin altında yapılan hukuksuz blok hareketi. Oyuncu cezalandırılır.

aşağı yönü kuvvet (downforce) (down force)[2]

Araç ilerlerken aerodinamik olarak aşağıya uygulanan kuvvet. Lastik aderansını ve virajda kontrolü artırır.

aşırı antrenman / aşırı yüklenme (overtrain)[1]

Özellikle müsabakadan önce aşırı antrenman yapma durumu. Beden yorgunluğu nedeniyle performans düşüşüne yol açar.

aşırı düşünme (overthinking)[1]

Performans sırasında bir becerinin teknik detaylarına çok fazla konsantre olunması. Bu durum performansı olumsuz yönde etkiler.

aşırı kinezia (hyperkinesia)[1]

Anormal düzeyde yüksek kas gücü ya da hareket kapasitesi. Sinirsel koordinasyon sorunlarıyla ilişkili olabilir.

aşırı yük (overload)[1]

Vücut bölgesine taşıyamayacağı kadar ağır yük verilmesi. Kas ve iskelet sistemi üzerinde aşırı stress oluşturur.

aşırı yükleme antrenmanı (overload training)[2]

Spor disiplinindeki rekabetçi egzersizleri temel alan ve normal kapasiteyi aşan antrenman yöntemi. Üst düzey performans geliştirir.

aşiri antrenman (overtraining)[2]

Yeterli iyileşme zamanı olmayan şiddetli antrenman; yorgunluk ve performans düşüşü belirtileri görülür.

ateş gücü (firepower)[1]

Bir kişinin, takımın veya organizasyonun etkili eylem kapasitesi. Performans ve sonuç elde etme potansiyelini ifade eder.

atışı tutmak (hold the throw)[2]

Dart oyununda ilk atışı yapan oyuncunun o seriyi kazanması. Oyun stratejisinde önemli bir avantajdır.

atış çizgisi (firing line)[2]

Spor atıcılığında, sporculuların hedef attığı konumdan geçen hayali çizgi.

atış hareketi (throwing)[2]

Top, disk gibi nesneyi tek kolun gücüyle hızlandırılıp salıverilen hareket formu. Atletizm ve takım sporlarında yaygındır.

atlama (siklizm) (jump)[2]

Bisiklet yarışlarında ani hız artışı yapan sporcu. Genellikle sprint haline dönüşür ve rakiplerden ayrılmak için kullanılır.

atlatma manevra (miss move)[2]

Rugby'de saldırı sırasında bir oyuncuyu atlayarak diğer oyuncuya pas geçilen taktik harekettir.

atlatma vuruşu (passing shot)[2]

Teniste rakibin ulaşamayacağı mesafeye yapılan atlatıcı nitelikli vuruştur.

atlı spor (equestrian sport)[2]

At üzerinde yapılan spor dalları. Dressaj, engelli binişçilik (show-jumping) ve cross-country bu disiplinleri kapsar.

atlı vaultingi / atlı jimnastik (vaulting)[2]

Hipik sporta dalında galopla koşan at üzerinde jimnastik hareketlerinin sergilenmesi. Denge ve uyum gerektiren disiplin.

atmanın geri durması (baulk)[2]

Atın engelin ön tarafında aniden durması. Atlı spor disiplinlerinde istenmeyən davranış.

at babası (sire)[2]

Atçılıkta, bir yayla (yeni doğan at) üretilmesine biyolojik olarak katkı sağlayan erkek at.

at binicilik (horseriding)[1]

Rekreasyon veya spor amaçlı at üstünde binme pratiği. Denge ve koordinasyon geliştirir.

at işareti / uyarısı (aid)[2]

Ata döğüş, gait değişimi veya diğer hareketi yapması için verilen sinyal. Sporcunun hayvan üzerinde kontrolü sağlayan iletişim yöntemi.

at yarışçılığı (horse racing)[1]

Jokey tarafından binilen atların yarış yaptığı spor. Genellikle bahis sistemine dayalı olarak düzenlenir.

ayak baskınlığı (foot dominance)[2]

Bir ayağın diğer ayağa kıyasla tutarlı bir şekilde tercih edilmesi. Motorik asimetriyi gösteren fizyolojik bir özellik.

ayak bileği instabilitesi (ankle instability)[1]

Geçmiş yaralanmalardan kaynaklı ayak bileğinde zayıflık. Yeniden burkulma ve kırık riskini artırır.

ayak çalışması (footwork)[2]

Boks, eskrim, judo ve güreş gibi dövüş sporlarında ayakların hareket koordinasyonu. Dansçılık bağlamında ritim uyumunu ifade eder.

ayak hatası (foot fault)[1]

Teniste servis atan oyuncunun topu vurmadan ayağı çizgi dokunduğunda işlenen hata. Servis geçersiz sayılır.

ayak temas noktası (foot strike)[2]

Lokomotor harekette uçuş fazından sonra ayağın yüzeyle temasında oluşan nokta. Yürüme ve koşmada kritiktir.

ayak ucu (toe pick) (toe pick)[2]

Buz pateninin ön kısmındaki dişli yapı. Atlamalar ve dönüşlerde pivot noktası olarak görev yapar.

ayak-göz koordinasyonu (foot-eye coordination)[1]

Ayak ve gözün hareketini koordine ederek top tekmeleme gibi görevleri başarıyla gerçekleştirme yeteneği.

B

BASES (BASES)[1]

British Association of Sport and Exercise Sciences (İngiliz Spor ve Egzersiz Bilimleri Derneği)

BASE paraşütçülüğü (base jumping)[2]

Çok yüksek doğal ya da yapay yapılardan paraşütle atlayan ekstrem spor türü. Yükseklik ve kontrollü düşüş tekniği kritik önem taşır.

Bacak Açılı Sallantı (Straddle Swing) (straddle swing)[2]

Artistik jimnastikte, bacakların iki yana açılı halde yapılan sallantı hareketi. Aparatlı jimnastik figürlerinden biridir.

Bacak atağı (shooting)[2]

Güreş'te defans yapan rakibin bacağına saldırarak yıkılmayı (takedown) hedefleyen taktik.

Bacak dairesi (leg circle)[2]

Pommel horseda jimnastikçinin bacakları birleşik tutarak yaptığı dönerli hareket. Teknik beceriyi gösterir.

Bacak dönüşü (kriket) (leg spin)[2]

Topun bacak kırılması (leg-break) oluşturacak şekilde döndürülmesi. Spinner tekniği.

Bacak fleksiyonu (leg flexion)[1]

Kalça ekleminden bacağın ileri veya yukarı doğru hareket ettirilmesi. Kalça eklemine bağlı hareket olarak tanımlanır.

Bacak Hareketi (Bacak Atışı) (leg movement, leg kick)[2]

Yüzme sırasında bacakların gerçekleştirdiği hareket dizilimi. Ileriye itme ve hız sağlar.

Bacak hattı oyuncusu (square leg)[2]

Kriket'te bacak tarafında çizgi ile aynı hizaya konumlanan saha oyuncusu. Defansif bir pozisyondur.

Bacak Önü Wicket (Leg Before Wicket – LBW) (leg before wicket)[1]

Kriket'te, oyuncunun bacağının topu sekeceği yere engel olması nedeniyle diskalifiye edilmesi. Hakem tarafından değerlendirilir.

Bacak Uzatma (leg extension)[1]

Kalça ekleminden bacağın geri veya aşağı hareketidir. Oturarak alt bacaklara ağırlık konarak yapılan egzersizdir.

Bacak vuruşu (leg glance)[2]

Kriket'te dik bat pozisyonunda topun bacak tarafına inince hafifçe saptırılan vuruş. Hassas bir teknik gerektirir.

Backflip (arka takla) (backflip)[1]

Jimnastikte geriye doğru havada takla atma hareketidir. Dengeyi gerektirir ve sporlarda beceri gösterisi yapar.

Backhand (tenis ve raket sporları) (backhand)[1]

Tenis ve benzeri raket sporlarında elin arka tarafıyla yapılan vuruş. Kol dışa doğru hareket ederken uygulanır.

Back check (back check)[1]

Back check, buz hokeyi'nde kendi kaleye doğru kayarak rakibi vücut veya sopayla engellemektir. Savunmada stratejik bir hamledir.

Back off (hız kesmek) (back off)[2]

Sürücünün geçiş yapamayacağını anladığında hız kesme hareketi.

Badminton (badminton)[1]

Raketlerle hava topunun yüksek ağ üzerinden ileri geri oynanmasıdır. Kapalı alan sporudur.

Baguazhang (baguazhang)[1]

Çin dövüş sanatı; 8 hayvanın hareketlerini temel alan egzersizlerden oluşan geleneksel disiplin.

Bağışıklık sistemi (immune system)[1]

Vücudu hastalıklardan koruyan kompleks hücre ağı. Timus, dalak, lenf düğümleri, beyaz kan hücreleri ve antikorları içerir.

Bağlama/Uzaklaştırma (binding, lunge, split)[2]

Eskrimde rakibin kılıcını sabitleme ve iterek uzaklaştırma hareketi.

Bağlamsal girişim (contextural interference)[1]

Beceri, alışılmış ortam dışında uygulandığında performans etkilenir. Örneğin, rekabet sırasında beceri düzeyi değişir.

Bağlantılı sporcu (associator)[1]

Dış uyaranları engelleyen atlet türüdür. Uzun mesafe koşucularında görülür.

Bağ dokusu (connective tissue)[1]

Kemik, kıkırdak ve tendonlarda lifli maddelerle çevrelenir. Kas ve eklem desteği sağlar, spor yaralanmalarında kritik öneme sahiptir.

Baker kisti (Baker's cyst)[1]

Yaralanma sonucu dizin arka kısmında oluşan sıvı kümesidir.

Bakır glukonat (copper gluconate)[1]

Bakır glukonat, eksikliği gidermek için kullanılan metabolize edilebilir bir bakır formudur. Spor takviyesi olarak enerji üretimini destekler.

Baldır (calf)[1]

Bacağın arka kısmında bulunan kasları içeren et kütlesi.

Baldır desteği (calf support)[1]

Egzersiz sırasında baldırı koruyan bir sargıdır. Bu destek yaralanmaları önler.

Baldır kaldırma (calf raise)[1]

Topukları basamaktan sarkıtarak baldır kaslarını çalıştırır. Vücut ağırlığıyla yapılan bu egzersiz, bacak gücünü artırır.

Bale (ballet)[1]

Belirli adımlar, duruşlar ve zıplama-dönüşleri içeren dansın sanat biçimi. Grasi ve teknik hareket kombinasyonu içerir.

Balestra (balestra)[2]

Floret/kaysa sporunda saldırı başlangıcında yapılan hızlı sıçrayış veya ileri atlayışıdır.

Balgam (sputum)[1]

İltihaplanmış burun, boğaz veya akciğerde oluşan mukus. Öksürük sırasında çıkan solunum yolu salgısıdır.

Balistik (ballistics)[1]

Hareketlerin, özellikle havada fırlatılan nesnelerin yörüngesinin incelenmesi. Sporda teknik analiz için kullanılır.

Balistik germe (ballistic stretching)[1]

Hızlı hareketlerin momentumuyla gerçekleştirilir. Bu germe türü, yaralanma riski yüksek olduğundan çoğu kişi için önerilmez.

Balistik (ilişkin) (ballistic)[1]

Havaya fırlatılan nesnelerin hareketleri ile ilgili. Atış sporlarında hareket analizi için önemlidir.

Balon yarışçılığı (ballooning)[2]

Yolcu taşıyan büyük balonlarla yapılan hız yarışması. Hava sporları kategorisine girer.

Bandaj (bandage)[1]

Esnek kumaş şerit, yarayı veya yaralı bölgeyi sarar. Destek ve koruma sağlar.

Bandy (bandy)[1]

Buzda sopalarla oynanır buz hockeye benzer. Futbola yakın kuralları vardır.

Bank (bench)[1]

Spor salonlarında egzersiz için kullanılan uzun oturak kas çalışmalarını destekler. Bu araç, ağırlık kaldırma gibi antrenmanlarda temel ekipman olur.

Bankart lezyonu (Bankart lesion)[1]

Bankart lezyonu, omuz eklemindeki yırtıktır. Tekrarlanan kol hareketlerinden kaynaklanır.

Banka presi (bench press)[1]

Sırt üstü yatıp ağırlıkları göğüsten kaldırır. Kasları güçlendirmek için kullanılır.

Bantam siklet (bantamweight)[1]

Bantam siklet, profesyonel boks'ta 51 ila 53,5 kg arası sporcuların kategorisidir. 112 ila 118 libre aralığını kapsar.

Banyo (baths)[1]

Vücut çeşitli sıcaklıklarda su dolu rezervuarlara daldırılır. Bu işlem mineraller eklenerek iyileştirme amacıyla kullanılır.

Barbell (barbell)[1]

Barbell, ağırlık kaldırmada kullanılan metal çubuktur. Uçlarında değiştirilebilir ağırlıklar bulunur ve güç antrenmanlarında esastır.

Barbell Dumur (barbell curl)[1]

Her iki kolla barbell (halter) tutarak yapılan biceps egzersizi. Üst kol kaslarının geliştirilmesinde etkilidir.

Barbell omuz kaldırma (barbell shrug)[1]

Barbell'i sarkık kollarla tutarak omuzları yavaşça kaldırıp indiren bir egzersizdir. Bu hareket omuz kaslarını güçlendirir.

Barj Panosu (barge board)[2]

Formula 1 aracının ön tekerleğinin arkasında hava akışını yönlendiren dikey gövde parçası. Aerodinamik performansı etkileyen kritik bileşen.

Barometrik Basınç (Barometric Pressure)[1]

Atmosferdeki havanın oluşturduğu basınçtır; yüksek irtifada azalır. Basınç düştüğünde havadaki oksijen yoğunluğu da azalır ve her nefeste alınan oksijen miktarı düşer. Bu mekanizma, yüksek irtifada egzersiz kapasitesinin neden azaldığını açıklar.

Birim: hPa veya mmHg  |  İlgili: Hipoksi, Oksijen Parsiyel Basıncı, Aklimatizasyon

Baroreseptör (baroreceptor)[1]

Karotid arter yakınında kan basıncı değişikliklerini algılar. Bu sinirler, kalp hızını otomatik olarak ayarlar.

Barotravma (barotrauma)[1]

Barotravma, dalgıçlarda kulak kanalındaki basınç değişikliklerinden kaynaklanan ağrıdır. Su altı aktivitelerini etkiler.

Basamak dönüşü (step turn)[2]

Alp kayağının ilkelerinden biri olan ağırlık transferine dayalı dönüş. Kontrollü hız azaltır.

Base jumping (basejumping)[1]

Yüksek kayalıklardan veya binalardan paraşütle atlama sporu. Bu etkinlik ekstrem risk taşır ve doğa veya yapay yapıları kullanır.

Basınç noktası (pressure point)[1]

Arterin kemik üzerine çıktığı ve parmak basısı ile kan akışı kesilebilen yerdir. İlk yardımda kanamanın durdurulmasında kullanılır.

Basit Kırık (simple fracture)[1]

Tek bir kırık hattı olan, parça veya çatlak olmayan kemik kırığı. Kapalı kırıkların en basit türüdür.

Basit kavrama (simple grip)[2]

Barı tutarken dört parmağın bir tarafında, başparmağın diğer tarafında dengeli şekilde yer aldığı kavrama yöntemi. Stabilite sağlayan temel teknik.

Basketbol (basketball)[1]

İki takımın topu potaya atarak puan aldığı oyun sahadadır. Bu spor, yuvarlak top ile oynanır.

Basketbol panosu (backboard)[1]

Basket arkasında dikey olarak konumlanan panel. Topu sepete ya da sahaya geri sekerek gol için yardımcı rol oynar.

Başarı (accomplishment)[1]

Genellikle etkileyici, amaçlanan bir şeyin başarılı tamamlanmasıdır. Sporcunun hedeflerine ulaşması veya beklentileri aşmasıdır. Antrenman ve yarışma sonuçlarında değerlendirilir.

Başarılı (accomplished)[1]

Önemli yetenek ve beceriye sahip olma durumudur. Kendi alanında uzman ve deneyimli bireydir. Spor bağlamında yüksek düzey performans sergileyen kişileri tanımlar.

Başarım (achievement)[1]

Zorlayıcı bir şeyin başarılı bitirilmesidir. Sporcunun üstün performans göstermesi ve hedeflerine erişmesi anlamına gelir. Kişisel gelişim ve rekabetçi başarıyı kapsayan geniş bir kavramdır.

Başarı hedefi (achievement goal)[1]

Sporcu tarafından kendisi için belirlenen kişisel amaç. Antrenman ve müsabaka performansını yönlendirir.

Başarı sporu (achievement sport)[1]

Rakibi yenmekten bağımsız hedef başarısını amaçlayan spor. Okçuluk, atletizm örnek verir.

Başarı yaşı (achievement age)[1]

Bir çocuğun belirli bir görevi başarıyla yapabileceği yaştır. Spor eğitiminde gelişim seviyelerini belirler.

Başını Çekme (Boks'ta) (ducking)[2]

Boksçunun rakibinin yumruk atışından kurtulmak için başını ve üst vücudunu eğip çevirmesi. Savunma tekniğidir.

Başını sallamak (weave)[2]

Boksta yumrukları kaçırmak için bedeni burulu hareketlerle hareket ettirme. Savunma tekniğidir.

Başlamak (golf) (tee off)[2]

Golf oyununda tee'den yapılan ilk vuruş. Deliğin başlangıcını işaretleyen oyun açılışı.

Başlangıç alanı (start area)[2]

Bazı spor dallarında yarışçıların yarışın başlamasından hemen önce bulunduğu hazırlık bölgesi.

Başlangıç çizgisi (baseline)[1]

Tenis veya basketbolda oyun sınırını belirleyen çizgidir. Değişimi ölçmek için temel nokta olarak kullanılır.

Başlangıç sıralaması (Seeding) (seeding)[2]

Turnuvada veya müsabakada seçkin atlet ya da takıma önceden sıralanma konumu atanmasıdır. Güç farkı gözetilir.

Başlangıç sırası (start order)[2]

Kayakçıların koşuşlarını yapma sırasını gösteren sistem. Her turda değişebilir.

Başlangıç Vuruşçusu (lead-off hitter)[2]

Béysbolda ilk vuruş yapan oyuncu. Takımın savunma stratejisine göre seçilen kritik pozisyondur.

Başlangıç vuruşu (knock up)[1]

Raket sporlarında maça başlamadan önce rakiple topla ileriye geri vuruş yapma. Kriket'te belirli sayıda run kazanmak anlamına gelebilir.

Başlangıç (hız sporları) (start)[2]

Hız müsabakasının başlatılması anı. İniş, koşu, itme gibi teknikler kullanılır.

Baş dönmesi (dizziness)[1]

Baş dönmesi, denge duyusunun etkilenmesiyle her şeyin dönmesi hissidir. Sporcularda yorgunluk belirtisi olur.

Baş Sabitleyiciler (head blocks)[1]

Omurga travması şüphesi olan yaralılarda taşıma sırasında başı stabilize eden ekipman. İlk yardım protokolünün parçası.

Bathe (yüzmek) (bathe)[2]

Su içinde hareket etmek, yaraları dikkatlice temizlemek veya banyo yapmak anlamına gelir.

Batı Asya Oyunları (West Asian Games)[1]

Batı ve Orta Asya ülkelerinin sporcularının katıldığı çok sporlu etkinlik. İki yılda bir düzenlenmiş uluslararası kompetisyon.

Bay (bye)[1]

Bir turu oynamadan bir sonraki tura geçme hakkıdır. Krikette takım için ekstra sayı olarak eklenir.

Bayrak yarışı (bayrak koşusu) (relay running)[2]

Genellikle dört atlet bir takımın bahton adlı değneği sırayla taşıyarak koştuğu spor dalı. Hız ve koordinasyon gerektirir.

Bazal ganglia (basal ganglia)[1]

Bazal ganglia, beyin yarıkürelerinin tabanında gri madde kütleleridir. Bu yapı, motor impulsları düzenler.

Bazal metabolik hız (basal metabolic rate)[1]

Vücudun tamamen dinlenme halindeyken temel yaşamsal fonksiyonları (solunum, kalp atışı, hücre onarımı) sürdürmek için harcadığı enerji miktarıdır. Toplam günlük enerji harcamasının yaklaşık %60-70'ini oluşturur. Kas kütlesi, yaş, cinsiyet ve tiroid hormon düzeyi başlıca belirleyicilerdir; dayanıklılık antrenmanı kas kütlesini artırarak bazal metabolik hızı yükseltir.

Birim: kkal/gün  |  İlgili: Enerji Dengesi, Kalori, Kas Kütlesi

Baz (beyzbolda) (base)[1]

Beyzbol sahasındaki elmas şeklindeki dört köşeden biridir. Puan kazanmak için dokunulması gerekir.

Beceri Gerektirmeyen (skillless)[1]

1. Herhangi bir beceri kazanmamış kişiyi tanımlayan ifade. 2. Belirli bir spor ya da aktivite için özel beceri gerektirmeyen.

Beceri (motor kontrol) (dexterity)[1]

El ve koordinasyon gerektiren fiziksel hareketlerde kolaylık. Hareket kalitesini belirler.

Beceri / Teknik (skill)[1]

Antrenmanla kazanılan, bir eylemi iyi yapabilme yeteneğidir.

Beden dili (body language)[1]

Beden dili, yüz ifadesi veya duruşla duyguları yansıtır. Spor psikolojisinde iletişim ve motivasyonu etkiler.

Beden eğitimi (physical education)[1]

Jimnastik, atletizm, takım sporları ve diğer fiziksel aktivite biçimleri.

Beden eğitimi öğretmeni (physical education teacher)[2]

Eğitim sistemi içinde spor dersi öğreten kişi. Öğrencilerin motor gelişimini sağlar.

Beden tipi (frame)[1]

Kişinin beden yapısı ve büyüklüğü veya bir şeyin destek çatısı. Yapısal özellik gösterir.

Beklenti (expectation)[1]

Bir olayın gerçekleşeceğine dair güçlü inançtır. Sporlarda performans standartlarını belirler.

Belirgin (defined)[1]

İyi kas tonusu gösteren vücut yapısıdır. Egzersizle kaslar netleşir.

Bel destek kemeri (weight training belt)[1]

Antrenman sırasında alt sırtı desteklemek için giyilen kalın kemer. Ağır kaldırışlarda yaralanma riskini azaltır.

Bel-kalça oranı (waist-to-hip ratio)[1]

Vücut yağının dağılım şeklini gösteren ölçü. Metabolik sağlık ve hastalık riskini belirtir.

Bench press (bench-press)[1]

Belirli bir ağırlığı bench press egzersizinde kaldırma yeteneğidir. Kas gücünü ölçer ve antrenmanlarda yaygın kullanılır.

Bennett kırığı (Bennett's fracture)[1]

Birinci metakarpal kemiğin kırığıdır. Bu kırık başparmak ile el bileği arasındaki kemik üzerinde oluşur ve genellikle travma sonucu görülür.

Benzodiyazepin (benzodiazepine)[1]

Sporcular tarafından kullanılan hafif kaygı giderici ilaç. Doping kontrolünde sınırlandırılabilir.

Beraberlik (dead heat)[1]

Beraberlik, yarışmada eşit bitişi veya skoru tanımlar. Bu sonuç, spor müsabakalarında sık görülür.

Bernoulli etkisi (Bernoulli effect)[1]

Bernoulli etkisi, dönen topun hava basıncını değiştirir. Bu etki, topun havada eğrilişini sağlar.

Besin yoğun (nutrient-dense)[1]

Vitamin ve mineral açısından zengin, enerji yoğunluğu düşük gıdalardır. Sağlıklı beslenme seçeneğidir.

Beslenme Bilgileri (nutritional information)[1]

Gıdaların kalori, protein, yağ vb. içeriğini gösteren verilerdir. Paketleme üzerinde görünen ve beslenme planlaması sağlar.

Beslenme danışmanı (nutrition consultant)[1]

Yaşam tarzını desteklemek için uygun diyet konusunda tavsiye veren profesyoneldir.

Beslenme durumu (nutritional status)[1]

Besin alımı, emilimi ve organizmanın ihtiyaçları arasındaki dengenin değerlendirilmesidir.

Beslenme Günlüğü (food diary)[1]

Belirli bir dönemde tüketilen tüm yiyeceklerin kaydedildiği not defteri. Diyetisyen tarafından beslenme durumunu değerlendirmek için incelenir.

Beslenme Güvenliği (nutrition security)[1]

Tüm gerekli besinleri sağlayan çeşitli bir diyet durumudur. Sağlıklı yaşam için çok önemlidir.

Beslenme uzmanı (nutritionist)[1]

Beslenme bilimine uzman kişi. Sporculuların ve bireylerin diyetini planlar ve tavsiye verir.

Beslenme Zenginleştirme (nutrification)[1]

Gıdalara ek besinler eklenerek diyette anlamlı fark oluşturulmasıdır. Halk sağlığı amacı taşır.

Beslenme (diyetet, besin öğeleri) (diet, food nutrition)[2]

Vücut işlevlerini korumak için alınan besinler. Kalitesi sağlık ve performansa doğrudan etkisini yapar.

Beslensel terapi (nutritional therapy)[1]

Bazı belirtilerin hafifletilmesi için diyet değişiklikleri ve vitamin-mineral takviyesi ile gerçekleştirilen tedavi.

Beş kişi futbolu (five-a-side)[1]

Her takımda beş oyuncu (kaleci dahil) olan futbol türü. Kapalı alanlarda oynanır.

Beta bloker (beta-blocker)[1]

Beta-1 ve beta-2 reseptörlerin etkisini azaltan ilaçtır. Atletler tarafından sakinlik için yanlış kullanılır.

Beta karoten (beta carotene)[1]

Havuç ve yumurta sarısında bulunan turuncu pigment. Karaciğerde A vitaminine dönüşerek spor beslenmesini destekler.

Beta-alanin[1]

Kas karnozin düzeyini %40-80 artıran aminoasit takviyesi. Hücre içi pH tamponlaması sağlar. 4-10 hafta kronik kullanım gerektirir

→ İlgili makale

Beta-hidroksi beta-metilbutirat (beta-hydroxy beta-methylbutyrate)[1]

Lösin metabolitesi olan ergojenik yardımcı. Kas gelişimi için beslenme takviyesi olarak kullanılır.

Beta-Oksidasyon (Beta-Oxidation)[1]

Serbest yağ asitlerinin mitokondrilerde parçalanarak asetil-CoA ürettiği ve Krebs döngüsüne girişini sağlayan metabolik süreçtir. Karbonhidratın aksine yağ asitleri çok daha fazla ATP üretir; ancak bu süreç daha yavaştır ve daha fazla oksijen gerektirir. Düşük ve orta yoğunluklu dayanıklılık egzersizinde birincil yakıt kaynağıdır.

İlgili: Serbest Yağ Asitleri, Krebs Döngüsü, Mitokondri

Beyaz Bayrak (white flag)[2]

Atletin atlama veya atışının geçerli olduğunu gösteren bayrak işareti. Yarış ve atletizm sporlarında kullanılır.

Beyaz kan hücresi (WBC) (white blood cell)[1]

Çekirdekli, hemoglobinsiz kan hücresi. Kemik iliğinde üretilir ve antikor oluşturarak bağışıklık sağlar.

Beyaz Spor Kıyafeti (whites)[1]

Tenis ve kriket oyuncularının giydiği beyaz veya krem rengi spor elbisesi. Bu spor dallarında giyim standardı olarak zorunlu tutulur.

Beyin hasarı (brain damage)[1]

Beyin hasarı, beyin dokusundaki yaralanmadır. Uzun vadeli işlev kaybına yol açarak spor performansını bozar.

Beyin kanaması (cerebral haemorrhage)[1]

Beyin damarlarından anormal kanamayla felce yol açabilir. Yüksek tansiyon veya damar bozulması en yaygın nedenlerdendir.

Beyin omurilik sıvısı (cerebrospinal fluid)[1]

Beyin ve omurilik çevresindeki renksiz sıvıdır. Şokları emer ve basıncı dengeler.

Beyzbol (baseball)[1]

İki takımın sopa ve top ile oynadığı oyundur. Tabanları dönerek sayı yapılır ve deri kaplı top kullanılır.

Beyzbol Pasası (baseball pass)[2]

Basketbolda havadan atılan hızlı ve uzun pasıdır. Kolu kullanılarak başarılır.

Bez (gland)[1]

Hormon, ter, tükürük gibi maddeler salgılayan vücut organı.

Bidon (bidon)[2]

Bisiklet yol yarışında bisiklete bağlanan su şişesi. Sıvı alımı sağlar.

Biellmann Dönüşü (Biellmann spin)[2]

Buz patinajında sırt geriye doğru yatırılarak yapılan ve ayaklar sırta doğru çekilerek gerçekleştirilen dönüş. Ekstrem esneklik gerektiren zorluklu harekettir.

Big Air (freestyle ski) (big air)[2]

Ekstremal freestyle etkinliğinde, çeşitli ramparlardan sıçrayarak hava akrobatiklerinin yapıldığı etkinlik.

Bikarbonat yüklemesi (bicarbonate loading)[1]

Laktik asidi nötralize etmek için alkali alınır. Yorgunluğu geciktirir, egzersiz sırasında etkili olur.

Bikarbonat (NaHCO₃)[1]

Hücre dışı asit tamponu. 0,3 g/kg doz, egzersizden 60-90dk önce. 1-7dk aktivitelerde %1-3 iyileşme

Bikram yoga (bikram yoga)[1]

Sıcak ortamda kasları rahatlatır. Terleme ile detoksifikasyonu artırır.

Bilardo potası (pot)[2]

Bilardoda top cebi içine girse pot yapılmış sayılır.

Bilek açma (golf) (cock)[2]

Golf vuruşunda geri çekiş sırasında bilek eklemlerinin bükülmesi. Vuruş hazırlığını tamamlar.

Bilek düşmesi (wrist drop)[1]

Radyal sinir hasarından kaynaklanan bilek kaslarının felci. Elin hareketsiz şekilde sarkmış durumda kalmasına neden olur.

Bilek kayışı (ankle strap)[1]

Bilek kayışı, egzersiz sırasında bileği koruyan sargıdır. Spor yaralanmalarını önlemek için destek sağlar.

Bilek şutu (wrist shot)[2]

Bilek hareketiyle az geri salınım kullanarak yapılan hızlı şut türüdür. Futbolda sürpriz ve kontrol için etkilidir.

Bilgi geri bildirimi (IF) (information feedback)[1]

Antrenörün sporcu performansına verdiği düzeltici söz söyleme. İyileştirme yönleri anlatılır.

Bilişsel (cognitive)[1]

Bilişsel süreçler, akıl yürütme veya algı yoluyla bilgi edinmeyi kapsar. Spor biliminde, bu beceriler performans iyileştirmesi için önemlidir.

Bilişsel anksiyete (cognitive anxiety)[1]

Sporcunun olumsuz düşünceleri performansı etkiler. Hataları öngörmek stresi artırır.

Bilişsel atıf modeli (cognitive attribution model)[1]

Sporcularda başarı veya başarısızlığı kişisel kontrolle değerlendiren modeldir. Bu yaklaşım, rekabet psikolojisini analiz eder.

Bilişsel değerlendirme (cognitive appraisal)[1]

Bilişsel değerlendirme, sporcunun tutumunu ve zihin durumunu inceler. Yanma sendromunu teşhis eder.

Bilişsel psikoloji (cognitive psychology)[1]

Gözlemlenemeyen zihinsel süreçleri inceleyen psikoloji dalıdır. Spor performansında kullanılır.

Bilişsel uyumsuzluk (cognitive dissonance)[1]

Kişide çelişen inançlardan kaynaklanan kaygıdır. Spor psikolojisinde motivasyonu etkiler.

Bilişsel-davranışsal (cognitive-behavioural)[1]

Bilişsel-davranışsal, zihinsel süreçlerin eylemleri nasıl etkilediğini kapsar. Spor performansını iyileştirmek için davranış değişiklikleri uygulanır.

Bilişsel-duygusal stres yönetimi (cognitive-affective stress management training)[1]

Zihinsel süreçleri hedefleyen eğitim duygusal tepkileri yönetir. Bu yöntem, sporcularda stres stratejilerini öğretir.

Binding (cıvata/bağlayıcı) (binding)[2]

Skide bot takan mekanizma. Skinin ayağa bağlanmasını sağlar ve düşüşte ayağı serbest bırakır.

Binicilik (equestrian)[1]

Binicilik, at binme veya at üstü performansıyla ilgilidir. Bu alan, atlı sporlarda beceri gerektirir.

Bioritim (biorhythm)[1]

Bioritim, canlılardaki düzenli değişimleri kapsar. Uyku veya spor performansı üzerinde etki yapabilir.

Biotin (biotin)[1]

B vitamini türü. Yumurta sarısı, karaciğer ve maya içinde bol miktarda bulunur.

Birdie (birdie)[1]

Birdie, golfte deliğe standart vuruş sayısından bir azla ulaşmaktır. Performansı ölçer ve rekabet avantajı sağlar.

Bireysel beceri (individual skill)[1]

Başkalarıyla veya çevre ile etkileşim olmadan gerçekleştirilen beceridir. Cirit atmak örnek olarak verilebilir.

Bireysel Medley (individual medley)[1]

Yüzme yarışında üç veya dört eşit bölüme ayrılmış format. Her bölümde farklı yüzme stili zorunlu kılınır.

Bireysel Spor Disiplinleri (individual sport disciplines)[2]

Performansın tek bir sporcu tarafından gerçekleştirildiği spor dallarının genel adı. Takım sporlarının aksine kişisel başarı ölçülür.

Bireysel sporcu (non-team)[1]

Takım sporlarına katılmayan atlet. Bireysel disiplinlerde yarışır.

Birleşmeli Aşama (associative stage)[1]

Beceri öğreniminin orta evresi. Hareket sırası öğrenilmiş fakat koçluk yoluyla bilinçli olarak rafine edilmelidir.

Bir Tekrar Maksimumu (1TM) (one rep max)[1]

Bir egzersizde bir kişinin tek seferde kaldırabileceği maksimum ağırlık. Kas gücünü değerlendirmek için kullanılan temel ölçütlerden biridir.

Bir Tekrar Maksimum (1RM) (one rep max (1 RM))[2]

Bir hareketin tek seferde kaldırılabilecek azami ağırlık. Güç değerlendirmesinin standart ölçüsüdür.

Biseps brakii (biceps brachii)[1]

Üst kolun ön kısmındaki kas. Kasılınca belirginleşir ve kol flexionunda etkili olur.

Biseps femoris (biceps femoris)[1]

Uyluk yan ve arka kısmındaki kas. Diz fleksiyonunda rol oynar.

Biseps kıvrımı (biceps curl)[1]

Biseps kıvrımı, tek kolla yapılan bir hareketle biseps brachii kasını kasar. Egzersizde, bu hareket kol gücünü ve dayanıklılığını geliştirir.

Bisikletçilik (cycling)[1]

Bisiklet binme sporu. Dayanıklılık ve teknik beceri gerektirir.

Bisipital tendinit (bicipital tendinitis)[1]

Biseps brachii tendonunun iltihaplanmasıdır. Tekrarlanan üst kol hareketlerinden kaynaklanır.

Bitiş Direği (winning post)[2]

At yarışı pistinde bitiş çizgisini işaretleyen direkdir. Yarışta sıralamayı belirler.

Bitiş (koşu) (finish)[1]

Özellikle sprint yarışında bitişe yakın hızlanma veya son mücadele bölümü. Bitiş çizgisine en yakın kısımdır.

Biyoaktif (bioactive)[1]

Canlı dokuda veya canlı organizmada fizyolojik etki yapan maddelerdir.

Biyoanaliz (bioassay)[1]

İlaç veya hormonun etkisini canlı dokuda test eder. Güç seviyesini hayvanlar üzerinde inceler.

Biyobilim (bioscience)[1]

Canlı organizmaların yapısını ve işlevlerini inceleyen bilim dalıdır. Egzersiz fizyolojisinde temel bir alandır.

Biyoenerjetik (bioenergetics)[1]

Biyoenerjetik, vücut ve enerji süreçleri üzerinden kişiliği inceler. Spor biliminde, zihin ve beden etkileşimini açıklar.

Biyolojik aktif besin takviyesi (biologically active dietary supplement)[1]

Gıdaları zenginleştirmek için doğal bileşikler içeren yoğunlaştırılmış bir maddedir. Kısaltması BADS olarak bilinir.

Biyolojik değer (biological value)[1]

Protein kalitesini ölçen bir değerdir. Emilim miktarını ifade eder.

Biyolojik olarak aktif diyet takviyesi (BADS)[1]

Vücutta etkili olan besin destekleri. Bu takviyeler, sporcularda performansı yükseltir.

Biyomalzeme (biomaterial)[1]

Doğal işlevi yerine getiren yapay malzeme, örneğin implant. Spor tıbbında, bu malzemeler iyileşmeyi destekler.

Biyomekanik (biomechanics)[1]

Kas-iskelet sistemindeki hareketleri ve kuvvetleri inceleyen bilim dalı. Sporlarda verimliliği artırır ve yaralanmaları önler.

Biyomekanik analiz (biomechanical analysis)[1]

Biyomekanik analiz, spor tekniklerinin doğru kullanımını değerlendirir. Performansı ve yaralanmaları önler.

Biyonik (bionics)[1]

Modern teknoloji kullanarak insan organlarının veya uzuvlarının yapay protezlerle değiştirilmesi veya iyileştirilmesidir.

Biyopsi (Kas Biyopsisi) (Muscle Biopsy)[1]

Kas fizyolojisini incelemek için kas dokusundan küçük bir örneğin alınmasıdır; genellikle uyluk kasından iğneyle yapılır. Lif tipi dağılımını, mitokondri yoğunluğunu ve glikojen içeriğini belirlemek için bilimsel araştırmalarda kullanılır. Bu invazif yöntem sayesinde antrenmanın hücre düzeyindeki etkilerini doğrudan görmek mümkündür.

İlgili: Tip I Lif, Mitokondri, Glikojen

Biyotıp (biomedicine)[1]

Biyoloji ve fizyolojiyi tıbbi sorunlara uygulayan bilim. Vücudun aşırı ortamlara direncini inceler.

Biyoyararlanım (bioavailability)[1]

Besin veya ilacın vücut tarafından emilme derecesidir. Etkinliği artırır.

Biyoyararlanımlı (bioavailable)[1]

Biyoyararlanımlı, bir besinin vücut tarafından ne kadar emildiği anlamına gelir. Spor takviyelerinde bu özellik kritik olur.

Biyo-flavonoid (bioflavonoid)[1]

Taze meyve ve sebzelerde bulunan karma kimyasallardır. Bu maddeler C vitamini depolarını korur.

Blades (blades)[2]

Golfde cavity back olmayan goller. Klasik tasarımlı golf kulübüdür.

Blokaj (choke)[1]

Sinir veya güven kaybıyla performansın bozulmasıdır. Spor müsabakalarında sık görülür.

Blok periyodizasyon[1]

Ardışık 3-4 haftalık bloklarda tek fizyolojik hedefe odaklanan antrenman yapısı

→ İlgili makale

Blok Volesi (block volley)[2]

Teniste raket hareketsiz kalarak oynanan bir vuruş tekniği. Rakete çarpan topu kontrollü şekilde geri göndermek amacıyla yapılır.

Boast (duvar şotu) (boast)[2]

Squash oyununda topa çarpmadan önce üç duvarı vuran şut.

Bobsleigh (Bobslej) (bobsleigh)[1]

İki veya daha fazla kişi için tasarlanmış, ön ve arka olmak üzere iki çift koşucu, direksiyon ve fren sistemi bulunan hızlı yarış kızağı. Buz pisti üzerinde ekip halinde yarışılan motorlu kızak sporudur.

Boccia (boccia)[1]

Boules'e benzeyen Paralympic spor. Engelli sporcuların katıldığı top atma oyunu.

Bodyboarding (bodyboarding)[1]

Sörfün bir türüdür. Katılımcı çoğunlukla tahta üzerinde yatarken dalgaları sürer ve dengeyi korur.

Body English (body English)[2]

Top hareketini yönlendirilmesi amacıyla sporcu tarafından yapılan vücut hareketleri ve kontorsiyonudur. Psikolojik etki içerir ancak fiziksel etkisi sınırlıdır.

Bogey (bogey)[2]

Golfte bir deliği par'dan bir vuruş fazla ile tamamlamak. Golfçülerin kaçmak istediği bir sonuçtur.

Bogu (Kendo Zırhı) (bogu)[2]

Kendoka'nın giydiği zırh seti. Men, do, kote ve tare parçalarından oluşur.

Boğaz tutuşu (chokehold)[1]

Boğaz tutuşu, rakibin nefesini kısıtlayan bir savunma tekniğidir. Bu hareket, bayılmaya yol açar.

Boğa gözü (bullseye)[1]

Boğa gözü, okçulukta hedefin merkezidir ve en yüksek puanı verir. Bu nokta, isabet hassasiyetini ölçer.

Boğma Tutuşu (choke hold)[2]

Dövüş sporlarında karşılaştırıcının boynunu kollarla sararak yapılan tutuş. Uygulanırken dikkat gerekir.

Boksör esnekliği (reach)[2]

Boksörün bir kolunun parmak uçlarından diğer kolunun parmak uçlarına olan mesafesi.

Bomba (bomb)[2]

Halter sporu veya benzer disiplinlerde iki kaldırıştan birinde ya da her ikisinde başarısızlık yaşama ve puan alamama durumu.

Bomb kalorimetre (bomb calorimeter)[1]

Kimyasal yanma sırasında açığa çıkan ısıyı ölçen cihazdır. Egzersizde enerji harcamasını hesaplar.

Borg Ölçeği (Borg Scale)[1]

Yorgunluk seviyesini çok hafiften tükenmeye kadar ölçekleyen bir sistemdir. Spor eğitiminde performans takibi için kullanılır.

Bosman kararı (Bosman ruling)[1]

Avrupa futbolunda sözleşme sonunda transferi serbestleştirir. Oyuncuyu kısıtlamadan kulüp değiştirme hakkı tanır.

Boş kalori (empty calorie)[1]

Enerji sağlayan ama besin değeri olmayan gıda. Bu kaloriler, spor beslenmesinde faydasız kilo alımına yol açar.

Boş top (dot ball)[2]

Kriket oynuyan oyuncunun sayı alamadığı ve oyuncuyu çıkaramadığı atış. Skorkard üzerinde nokta işaretiyle gösterilir.

Bouncer (Yüksek Sıçrama Topu) (bouncer)[2]

Kriket'te omuz hizasına kadar yüksek sıçrayan hızlı bir atış türü. Batsmen'i savunmaya zorlayan agresif bir tekniktir.

Bowen terapisi (Bowen therapy)[1]

Kas ve bağ dokusu manipulasyonuyla iyileşmeyi tetikleyen teknik. Duygusal dengeyi artırır.

Bowling (Kriket) (bowl)[1]

Krikte oyuncunun topu vurucuya doğru göndermesi. Atıcı vurucu çıkartabilirse bowling başarılı sayılır.

Boyun kilidi (headlock)[2]

Güreş tekniğinde rakibin boynunun etrafından kol dolanarak ellerin birbirine kenetlendiği tutuş pozisyonudur. Yarışmalarda belirli kurallar çerçevesinde uygulanır.

Boyun omurları (Servikal Vertebreler) (cervical vertebrae)[1]

Boynu oluşturan yedi kemiktir. Spinal kord ve sinir köklerini korur.

Box in (kuşatılmak) (box in)[2]

Bir atlet rakip sporcular tarafından pist içinde hareketini kısıtlanacak şekilde sıkıştırılması durumudur.

Böbrek üstü bezleri (adrenal glands)[1]

Böbreklerin üst kısmında yer alan endokrin bezlerdir. Bunlar kortizon, adrenalin gibi hormonları salgılayarak stres ve egzersiz yanıtını düzenler.

Böbrek üstü korteksi (adrenal cortex)[1]

Böbrek üstü bezinin dış katmanı, karbonhidrat metabolizmasını etkileyen hormonlar salgılar. Stres ve spor altında çalışır.

Bölünme Açısı (angle of split)[2]

Kroket sporunda top bölünme şutunda topların ayrıldığı açı. Strateji planlama için kritik geometrik parametre.

Bölünmüş karar (split decision)[1]

Boksda hakem çoğunluğunun kararıyla verilen galibiyet. Oybirliğine karşıt durum.

Bradikardi (Bradycardia — Athletic Bradycardia)[1]

Dinlenme kalp atış hızının dakikada 60'ın altında olması durumudur; elit dayanıklılık sporcularında bu değer 40'ın, hatta zaman zaman 30'un altına inebilir. Kalbin her çarpıda daha fazla kan pompalayabilmesi sayesinde daha yavaş atarak aynı işi yapabilmesinin bir sonucudur. Bu durum bir hastalık değil; aksine, uzun süreli aerobik antrenmanın kalp üzerindeki en belirgin uyum işaretlerinden biridir.

Birim: atım/dakika (bpm)  |  İlgili: Kalp Atış Hızı, Atım Hacmi, Egzersizde Kardiyak Hipertrofi

Bradikinezi (bradykinesia)[1]

Bradikinezi, kas hareketlerinin alışılmadık yavaşlığını gösterir. Depresyon veya sinir bozukluklarında görülür ve egzersiz sırasında hareket koordinasyonunu etkiler.

Bradyaritmi (bradyarrhythmia)[1]

Yavaş ve düzensiz bir dinlenme kalp hızıdır. Kalp ritmini etkiler.

Brain bucket (koruyucu kask) (brain bucket)[1]

Brain bucket, tırmanış gibi sporlarda kullanılan kasktır. Kafayı darbelerden korur.

Brakinin (bradykinin)[1]

Dokuların hasar gördüğünde kan içinde oluşan bir peptittir. Bu madde iltihap süreçlerinde etkili rol oynar ve iyileşmeyi tetikler.

Brakioradialis kası (brachoradialis)[1]

Ön kolun iç kısmındaki kas, dirseği büker. Tutma ve kaldırma hareketlerinde rol oynar.

Brakiyalis kası (brachialis)[1]

Brakiyalis kası, üst kolda dirseği büken bir kastır. Kuvvet egzersizlerinde önemli rol oynar.

Brakiyal pleksus (brachial plexus)[1]

Brakiyal pleksus, omuz kaslarını besleyen sinir grubudur. Boyun tabanından kaynaklanır ve hareketi kontrol eder.

Brakiyal pleksus neyrapraksi (brachial plexus neurapraxia)[1]

Kol sinirlerine temas sporlarında travma sonucu oluşan bir yaralanmadır. Bu durum yanma hissi yaratır.

Brakiyum (üst kol) (brachium)[1]

Özellikle dirsek ile omuz arasında kalan üst kol bölümüdür. Anatomik terimdir.

Brennen çayı (Isırgan çayı) (nettle tea)[1]

Isırgan yapraklarından yapılan içecek, geleneksel olarak temizlik amaçlı kullanılır. Detoks etkisi vardır.

Britanya Beslenme Vakfı (British Nutrition Foundation)[1]

Bilim kurumlarıyla iş birliği yapan kuruluş. Beslenme bilgilerini yayar.

Britanya Spor ve Egzersiz Bilimleri Derneği (British Association of Sport and Exercise Sciences)[1]

Spor ve egzersiz sektöründe çalışanları temsil eden bir kuruluştur. Kısaltması BASES'tir.

Bronş (bronchus)[1]

Bronş, trakeadan akciğerlere uzanan hava yollarıdır. Bronşiyollere bölünerek solunum fonksiyonunu sağlar.

Bronşiyol (bronchiole)[1]

Akciğerlerde bronştan alveollere uzanan küçük hava tüpüdür. Solunum gazlarının değişimini sağlar.

Bronş genişletici (bronchodilator)[1]

Bronşları genişleterek astım tedavisinde kullanılır. Sporcularda solunum kapasitesini artırır.

Broomball (broomball)[1]

Kanada'da paten olmadan, sopalarla büyük bir top kullanılarak buz hokeyi benzeri bir oyun. Bu spor, kas koordinasyonunu geliştirir.

Brüt form (gross form)[2]

Motor öğrenme sürecinde hareket geliştirme aşaması. Temel yapı ve koordinasyon oluşturulur.

BT taraması (CT scan)[1]

Bilgisayar kontrollü X-ışınlarıyla vücut kesitleri görüntülenir. Organları ayrıntılı olarak inceler.

Buckle kırığı (buckle fracture)[1]

Çocuklarda bir tarafı kırılan kemik türüdür. Diğer taraf etkilenmez ve iyileşme hızlıdır.

Buff up (kas geliştirme) (buff up)[1]

Buff up, egzersiz ve diyetle fiziksel gücü artırmaktır. Bu yöntem, spor performansını yükseltir.

Buff (kaslı) (buff)[1]

Buff, egzersizle güçlü ve fit olmayı tanımlar. Bu durum, sporcularda fiziksel avantaj sağlar.

Buharlaşma yoluyla ısı kaybı (evaporative heat loss)[1]

Buharlaşma yoluyla ısı kaybı, terin ciltte buharlaşmasıyla vücut soğumasıdır. Egzersizde sıcaklık düzenlemesini sağlar.

Bulimia nevroza (bulimia nervosa)[1]

Kişi kontrolsüz aşırı yemek yer. Ardından kusma veya aşırı egzersiz gibi yöntemlerle kilo alımını önler.

Bumerang (boomerang)[2]

Doğru şekilde fırlatıldığında atıcısına geri dönen açılı veya hafif kavisli atış aracı. Throw and field sporlarında kullanılan özel ekipman.

Bungee jumping (bungee jumping)[1]

Bungee jumping, yüksek yerden elastik ip yardımıyla atlama sporudur. Bu etkinlik, adrenalini artıran bir riskli aktivitedir.

Bunyon (bunion)[1]

Ayak baş parmağı şişer, dar ayakkabılardan kaynaklanır. Eklemde nasır oluşur.

Burkulma (sprain)[1]

Eklemdeki bağların ani hareketle gerilmesi veya yırtılması durumu. Ağrı, şişme ve hareket kısıtlılığına neden olur.

Burkulma (isim); Aşırı kullanmak (fiil) (strain)[1]

Kas liflerinin güçlü veya ani hareketle gerilerek yırtılması durumu. Yaralanma nedeniyle sinirsel gerginlik ve stres oluşur.

Bursa (bursa)[1]

Eklemde iki kemiğin sürtünmesini önleyen yağlayıcı sıvı dolu yastıkçıktır. Spor aktivitelerinde iltihaplanarak ağrıya yol açabilir.

Bursit (bursitis)[1]

Omuz gibi bursalarda iltihaplanma oluşur. Özellikle yüzme vuruşlarında, kelebek stiliyle ilgili sorunlara yol açar.

Burun kanaması (epistaksis) (nosebleed)[1]

Burun darbesinden, güçlü esnemeden veya yüksek kan basıncından kaynaklanan kanama olayıdır. Çoğu zaman kendiliğinden durur.

Burun klibi (nose clip)[2]

Yüzücünün burun deliklerini kapatarak suyu tutması için takılan cihaz. Esneklik ve su geçmezlik sağlar.

Buz hokeyi (ice hockey)[1]

Buz üzerinde altı oyuncu içeren iki takım tarafından oynanır. Palet (puck) sopasıyla kaleye atılarak puan kazanılır.

Buz paketi (ice pack)[1]

Yaralı bölgeye bastırılan, buz dolu kumaş veya çanta. Ağrı giderme ve şişme azaltma için uygulanır.

Buz pateni (ice skating)[2]

Bıçaklı paten ayakkabısı giyerek buz üzerinde kaymacak spor ve aktivite.

Buz pisti (ice track)[2]

Yapılan buz sporuna göre ölçüleri değişen spor tesisi. Patinaj ve curling gibi sporlar için kullanılır.

Buz sporları (ice sport)[2]

Buzda oynanana tüm spor ve oyunların genel adıdır. Curling, buz hokeyi, artistik patinaj içerir.

Büyük güç motoru (big banger)[2]

Yüksek silindir hacimli (305 cc+) güçlü motor. Hız ve ivmelenme sağlar.

Büyük Lig (major league)[1]

1. Amerika Birleşik Devletlerinde beyzbolun iki ana profesyonel liginden biri. 2. ABD'de futbol, buz hokeyi ya da basketbolun üst lig seviyeleri.

B vitamini (B vitamin)[1]

Su bazlı bir vitamin grubudur. Bu vitaminler enzimlerin çalışmasında gereklidir.

bacak altından kesme (leg undercut)[2]

Jimnastik ve calisthenicste bacakların ileri, geri veya yana hareket etmesi. Gövde kontrolü ve esneklik hareketidir.

bacak bye'si (leg-bye)[2]

Topun batsmen'in elleri dışında vücuduna değmesi sonrası yapılan run. Cricket'te kural hareketi.

bacak işi (leg work)[2]

Sporcunun antrenman sırasında bacaklarıyla yapması gereken çalışma. Boksda hareketlilik ve dengedir.

bacak presi (leg press)[1]

Bacaklar makine direnci altında bir araya getirilerek yapılan egzersiz. Quadriceps, hamstring ve gluteus kaslarını geliştirir.

bacak tarafından kesme vuruşu (leg-cutter)[2]

Kriket'te hızlı bowler'ın bacak tarafından çıkıp atış sonrası dış alana doğru hareket eden yayınıdır.

bacak tutuşu (güreş) (leg shot)[2]

Güreşçinin seviye değişikliğiyle rakibinin bacağına doğru hızlı atış yapması. Yere serilme hedeflenir.

back pocket (defansif oyuncu) (back pocket)[2]

Savunmadan topu çıkaran ve oyunu başlatan defansif oyuncu. Avustralya futbolunda kullanılan pozisyon tanımıdır.

bağdaş kurarak oturma (cross-legged) (cross-legged)[2]

Bacaklar çaprazlanarak yapılan egzersiz pozisyonu. Kalestenik hareketlerde vücut esnekliğini geliştirmede kullanılır.

bağımlı (addicted)[1]

Zararlı maddeye fiziksel veya psikolojik olarak bağlı kişi. Eroin, kokain gibi maddelere karşı oluşan fiziksel-mental bağımlılık durumu.

bağımlılık (addiction)[1]

Zararlı bir maddeye karşı fiziksel veya psikolojik bağımlılıktır.

bağlılık (affiliation)[1]

Birey veya grubun daha büyük bir yapıya yakın ilişki kurması süreci. Spor kulüplerinde üyelik bağlamında kullanılır.

bağ kurma / takım bağlılığı (bonding)[1]

İnsanlar arasında duygusal yakınlık ve güven ilişkisinin oluşması. Takım üyeleri arasında geliştirilen sosyal bağ ve dayanışma.

bahis bürosu (betting shop)[1]

Yarış ve spor müsabakalarının sonuçlarına yasal bahis kabul eden lisanslı dükkân. Bahis yönetiminde merkez rolü oynar.

bain-marie (su banyosu) (bain-marie)[2]

Sıcak su içine yerleştirilen bir kap veya kapla gıda pişirme veya ısıtma yöntemi. Yavaş ve homojen ısıtmayı sağlar.

baldır germe (calf stretch)[1]

Duvara dayanılarak yapılan bir egzersizde, bir bacak geriye uzatılır ve öne eğilerek baldırın arka kısmı gerilir. Bu hareket esnekliği artırır.

baldır krampı (calf cramp)[2]

Aşırı yüklenmeden kaynaklanan baldır kasının acılı, sürekli kasılması. Sıvı ve mineral dengesizliğiyle tetiklenir.

bale bacağı (artistik yüzme) (ballet leg)[2]

Su sporlarında bir bacağın vücut dikeysine dik olacak şekilde uzatıldığı pozisyon. Denge ve estetik hareketlilik gerektirir.

balık tutma postu (peg)[2]

Olta balıkçılığında bir balıkçıya ayrılan nehir kesimi. Yarışmalı balıkçılıkta sabit bir alan belirtir.

balık yağı (fish oil)[1]

Balıktan elde edilen ve temel yağ asitleri ile A ve D vitamini içerdiği için sağlığa faydalı kabul edilen yağdır.

balistik beceriler (ballistic skills)[2]

Bir nesneye kuvvet uygulanan motor görevler. Aletli ya da aletsiz olarak yapılabilen güç gerektiren hareketlerdir.

balistik hareket (ballistic movement)[1]

Hızlı ve yoğun kas kasılmasıyla gerçekleşen atıcı tarz hareket. İtmeç ve sıçrama gibi dinamik hareketleri içerir.

balon sporu (balloon sport)[2]

En eski uçuş sporu türü. Serbest balondan yapılmış gözlemci sporudur. Eğlence ve rekreasyon amaçlı yapılır.

bariyer koşusu (veya engelli koşu) (steeplechase)[1]

Atletler için yüksek engeller ve su atlayışını içeren koşu etkinliğidir. At yarışlarında ise çitler, hendekler ve su engelleri üzerinden atılması gereken bir yarış türüdür.

base jump yapmak (base-jump)[1]

Yüksek yerlerden paraşütle atlanması sporu. Ekstrem spor kategorisinde yer alır.

basınç artırıcı (pressor)[1]

Kan basıncını yükselten veya artışa neden olan fizyolojik etki. Egzersiz sırasında sempatik sinir sistemi aktivitesi bu etki yaratır.

basit karbonhidratlar (simple carbohydrates)[1]

Az sayıda bağlı glukoz ünitesi içeren, vücut tarafından çok hızlı parçalanan karbonhidratlar.

basket müdahale (goal-tending) (goal-tending)[2]

Basketbolda topun sepete inişi sırasında illegal olarak topu dokunmak. Faulle cezalandırılır.

başarısızlıktan kaçınma odaklı (failure-orientated)[1]

Başarı keyfi yerine başarısızlıktan kaçınmak için rekabet eden sporcu türüdür. Motivasyon kaynağı negatif duygulardan beslenirse.

başarı yönelimli (success-orientated)[1]

Başarısızlık korkusu yerine zafer heyecanı için yarışan sporcu. Pozitif motivasyon kaynağından hareket eder.

başa basması / başüstü duruş (headstand)[1]

Jimnastik veya yogada başın üzerine dengelenip vücut ters döndürülen pozisyon. Genellikle ellerin desteğiyle yapılır.

başlama çizgisi (hack line)[2]

Pisti her ucunda backboard'dan 1,2 metre uzaklıkta bulunan çizgi. Curling'de başlama konumunu belirtir.

başlama dairesi (restraining circle)[2]

Hokey'de oyunun başlattığı yüz ala çemberdir.

başlangıç ayakkabıları (start shoes)[2]

Buz üzerinde traction sağlamak için kullanılan, sporcu ayakkabılarındaki sivri çıkıntılara benzer özel ayakkabılar. Kürek sporunda hızlı itişi kolaylaştırır.

başlangıç noktası (foot spot)[2]

9-ball biliyardoda masada 1 numaralı topu konumlandırmak için belirlenen nokta. Vuruş pozisyonunu tanımlar.

başlangıç tatbikatı (starting drill)[1]

Antrenman seansının başında yapılan, ısınma veya beceri seviyesini kontrol eden tatbikat.

başla atış (futbolda) (header)[2]

Başla yapılan pas veya kale şutu. Futbolda etkin bir teknik ve taktik unsurdur.

başparmak bölmeleri (bowling) (kickbacks)[2]

Bowling pist şeritlerini ayıran bölücüler. Topun çarptığında pinler bunların üstünden sekip komşu şeride geçer.

bataklık atı (mudlark)[2]

Ağır veya çamurlu zeminlerde iyi performans gösteren at sporunda bir tür at ırkıdır.

bayrak hizası (pin high)[2]

Golf'te yaklaşma veya çip vuruşu sonrası topun bayrağa (deliğe) yanında konumlanmasıdır.

bayrak yarışı (relay race)[1]

Takım üyeleri toplam mesafeyi bölüşerek koşan veya yüzen yarış. Koşu yarışında önceki sporcu bayrağı sonrakine vermelidir.

bazları doldurmak (beyzbol) (load the bases)[2]

Bazen atıcının kısıl, istasyon ve üçüncü bazlarda oyuncu getirmesi. Puanlama tehlikesi yaratır.

becerikli / çevik (dexterous)[1]

Fiziksel hareketlerde akıcılık ve kolaylık gösteren durum. Özellikle el koordinasyonunda usta olmak.

beraberlik (puanda) (score draw)[1]

Özellikle futbolda her iki takımın da eşit sayıda gol attığı maç sonucu. Puan cetvelinde her takıma birer puan verilir.

besinsel içerik iddiası (nutrition claim)[1]

Ambalaj üzerindeki gıdanın besinsel değerleri hakkındaki yazı veya sembol. Tüketici bilgilendirilmesinde kullanılır.

besin grubu (food group)[1]

Yağlar, proteinler, süt ürünleri, meyveler gibi benzer özelliklerdeki gıdaların sınıflandırıldığı kategori. Beslenme planlamasında temel rol oynar.

besin maddesi (nutrient)[1]

Vücuda enerji sağlayan ya da büyümesine yardımcı olan gıda bileşeni; protein, yağ ve vitamin örnekleri vardır.

besin protein enerjisi oranı (net dietary protein energy ratio)[1]

Besinlerde yer alan protein içeriği ve kalitesini ifade eden ölçü. Besinsel değerlendirmede kullanılır.

beslenme güvensizliği (nutrition insecurity)[1]

Temel besin ve mineralleri yeterince alamayan, kısıtlı beslenme durumu. Sağlık ve spor performansını olumsuz yönde etkiler.

beslenme programı (nutritional programme)[1]

Kas gelişimi, kilo kaybı ya da hastalıktan iyileşme gibi spesifik amaçlara ulaşmak için tasarlanan diyet planı.

beslenme terapisti (nutritional therapist)[1]

Hastalarla birlikte optimal sağlık veya intolerans belirleme için beslenme planı hazırlayan profesyonel. Tıbbi danışmanlık verir.

beyaz yağ dokusu (beyaz adipoz doku) (white adipose tissue)[1]

Metabolik olarak aktif olmayan, yanması zor vücut yağı. Kahverengi yağ dokusuyla karşılaştırıldığında değerlendirilir.

biaksiyel eklem (biaxial joint)[1]

İki düzlemde hareket sağlayan eklem türü. Omuz ve kalça eklemlerinin hareket özellikleri örnek gösterilebilir.

bilardo havuzu (pool)[1]

Havlu kapalı masa üzerinde isteka, beyaz top ve 15 renk top kullanılarak oynanan oyun. Ayrıca yüzme sporu için yapay su alanı da anlamına gelir.

bilek (wrist)[1]

El ile ön kol arasında yer alan eklem. Komplex hareket kabiliyeti sağlayan önemli yapı.

bilek koruyucu (wrist guards)[1]

Bisikletçiler ve kaykayçılar tarafından kullanılan, bilekleri koruyan parmaklara açık eldiveler. Dişli sporlarında yaralanma riskini azaltır.

bileşim (composition)[2]

Cimnastik rutininde bireysel hareketler ve beceriler arası genel düzenlenme. Harflendirme puanlamasında önem taşır.

bilinçsiz (unconscious)[1]

Çevrenin farkında olmama, genellikle geçici. Kaza veya yaralanma sonucu ortaya çıkabilir.

bilişsel aşama (cognitive stage)[1]

Beceri öğreniminin ilk safhasında antrenör eğitimi ve pratiğiyle hareket dizisi öğrenilir. Motor ve bilişsel uyum geliştirilir.

birinci forvet (first home)[2]

Lacrosse'de ana gol atıcı olan hücum oyuncusudur. Takımın topa kontrolünü başlatır.

birinci takım / ana kadro (first eleven)[1]

Futbol, kriket gibi on bir oyunculu sporta takımlar da başka kulüpler için rekabet eden en güçlü takım. Ligde yarışan temel oyuncu grubu.

birinci üssü oyuncusu (first baseman)[2]

Beyzolda birinci üssün yakınında konumlanan savunma oyuncusu. Top oyununu kontrol eder.

biseps (biceps)[1]

İki kası bir tendonla birleştiren kas, özellikle üst kol ve uyluk arkasıdır. Triseps ile karşılaştırıldığında fleksiyon hareketlerinde etkilidir.

bisiklet (bicycle)[1]

Pedal çevirerek hareket ettirilen, iki tekerli araç. Ön tekerle yönlendirilen egzersiz ve ulaşım aracı.

bitiş çizgisi (hedef) (finish, target)[2]

Yarış parkurunda çizgiler, direklerin belirlediği sezon sonlandırma noktası. Birçok spor disiplininde standardlaştırılmıştır.

biyoaktivite (bioactivity)[1]

Bir madde veya ajanın canlı organizma ve doku üzerindeki etki düzeyi. İlaç ve takviyeler için önemlidir.

biyofeedback (biofeedback)[1]

Bilinçli düşünce yoluyla otonom sinir sistemini kontrol etme. Test sonuçlarını gördükçe vücut fonksiyonları düzenlenir.

blok üstü tipping (voleybol) (dump)[2]

Voleybolda oyuncunun dikkatsiz vuruşla topu blokun üzerinden hafifçe ağa düşürmesi. Hızlı puanlama tekniğidir.

bodybuilding (bodybuilding)[1]

Ağırlık kaldırma ve diyetle kasları geliştirme uygulamasıdır. Bu spor vücut şekillendirmeyi hedefler.

boks (boxing)[1]

İki sporcu arasında padded (pedli) eldivelerle yumruk atışı yapılan müsabaka. Amaç rakibi nakavt etmek veya sakatlamak için yeterli darbe almaktır.

bonk (enerji tükenmesi) (bonk)[2]

Uzun mesafe bisikletçiliğinde yetersiz beslenme nedeniyle hızlı yorgunluk ve enerji düşüşü. Sportif başarıyı olumsuz etkiler.

bootleg (American football) (bootleg)[2]

Quarterbackin top transfer taklidi yaparak farklı yöne koşması. Aldatıcı ve etkili bir oyun tasarısıdır.

boşluk vuruşu (gapper)[2]

Dış filder iki oyuncusu arasındaki boşluğa vurulmuş top. Baseball'de kontrol vuruşudur.

boules (boules)[1]

Toz zemine atılan ağır metal toplarla Fransız kökenli açık alan oyunu. Bowls'a benzer şekilde geri vuruş tekniğiyle oynanır.

boyun (neck)[1]

Başı omuzlara bağlayan vücut bölümüdür.

boyuna göre ağırlık indeksi (weight-for-height)[1]

Çocuğun ağırlığının boy standardına göre karşılaştırıldığı beslenme yeterliliği göstergesi. Büyüme gelişiminin değerlendirilmesi aracı.

boyun kayışı (neck strap)[2]

Kaskı vücuda veya bacaklara bağlayan ve başı destekleyen kayış. Kızak sporlarında başın stabilizasyonunu sağlar.

boyun vuruşu (neck shot)[2]

Poloda atın boyunun altından topa vuruş yapılmasıdır. İleri taktikal tekniklerden biridir.

bronz madalya (bronze medal)[1]

Yarışmada üçüncü sırada yer alan kişiye verilen madalya. Spor müsabakalarında prestij simgeleridir.

budo kemeri / obi (belt, Obi)[2]

Budo sporlarında cekete sarılan kumaş şerit. Sporcunun seviyesini ve kıdemini gösterir.

bull pen (bull pen)[2]

Beysbolda atıcıların ısınma yaptığı alan. Ayrıca takımın yedek atıcıları anlamında da kullanılır.

burun (nose) (nose)[2]

ABD'de at yarışlarında en dar kazanç marjı. Yarışın en sıkı sonucu.

buzzard (buzzard)[2]

Golf'te bir çukurun belirlenen par değerinin iki üstünde alınan skor. Eagle puanına benzer bir terim.

buz çivisı (curling benzeri) (ice skittles)[2]

Curling'e benzer kış sporu. Oyuncular donmuş su üzerinde çivileri (pins) hedef bölgesine getirmeye çalışır.

buz dağı profili (iceberg profile)[1]

Elit sporcuların enerji düzeyi yüksek, stres-öfke-depresyon seviyeleri ise düşük psikolojik özellikleri. Görünen performans derinlerde gizli çalışmanın sonucu.

buz pateni ayakkabıları (ice-skates)[2]

En az ayak bileği yüksekliğinde özel çizme. Altında keskin çelikten bıçak sabitlenmiştir.

buz terapisi (ice therapy)[1]

Yaralanmış bölgeye buz paketi uygulanması. Şişkinliği azaltır ve ağrıyı hafifletir.

buz yelkenciliği (ice sailing)[2]

Kış sporu. Demir patinlere takılı yelkenli tekneler kullanılarak donmuş su ve buzda yapılır.

bükmek (fleksiyon) (flex)[1]

Eklem gibi bir vücut bölümünü bükerek hareket ettirmek. Kası gergin hale getirme veya kasılma durumudur.

bükülme / fleksion hareketi (bending)[2]

Kalıstenikler başta pek çok sportta yapılan hareket biçimi. Eklemlerde fleksiyonun meydana geldiği temel motor becerisi.

bütünsel (holistik) (holistic)[1]

Tıbbi tedavide fiziksel semptomların yanı sıra ruhsal ve kişisel koşulları da dikkate alan yaklaşımdır.

büyük kas (major muscle)[1]

Büyük güç üretebilen geniş kas yapısı. Hareket ve kuvvet gelişiminde başrol oynar.

büyük oyun avı (big game)[2]

Spor amaçlı avlanan büyük vahşi hayvanlar. Fil, kaplan ve aslan gibi türleri kapsar.

büyüme hormonu (somatotropin) (somatotrophin)[1]

Hipofiz bezinden salgılanan, kemik ve doku gelişimini kontrol eden hormon.

C

CASMT (bilişsel-duygusal stres yönetimi eğitimi) (CASMT)[1]

CASMT, stres yönetiminde bilişsel ve duygusal teknikleri içerir. Spor performansını geliştirmek için uygulanır.

Callanetics (Callanetics)[2]

Küçük ve hassas hareketlerden oluşan egzersiz sistemi (ticari ad). Kas tonifikasyonu sağlar.

CaMK (kalsiyum-kalmodulin kinaz) (kalsiyum-kalmodulin kinaz)[1]

Düşük yoğunluklu egzersizde kalsiyum salınımıyla aktive olan enzim. PGC-1α'yı fosforile eder

Canlı Destek (resuscitation)[1]

Bayılmış veya ölüm tehlikesinde olan kişinin kardiyak masaj ve yapay respiration ile bilinç durumuna geri getirilmesi. Acil tıp müdahalesinin temel yöntemidir.

Canlı yayın (live)[1]

Spor etkinliğinin kayıt altına alınmadan doğrudan izleyici karşısında gerçekleştirilmesi. Futbol, voleybol gibi maçlar canlı yayın yapılır.

Can kurtarma teknesi (lifeboat)[2]

Batan gemilerden yolcuları kurtarmak için kullanılan özel tasarım tekne ve araçtır.

Can salı (life raft)[2]

Gemi tarafından taşınan, batırılan gemideki yolcuları taşıyabilecek şekilde tasarlanmış yüzen yapıdır.

Can yeleği (life vest)[2]

Su sporlarında yaşamı kurtarmak amacıyla kullanılan, mantardan, köpükten ya da şişirilebilir kaucuktan yapılmış yestir.

Capitulum (capitulum)[1]

Kemiğin yuvarlak ucu, başka kemikle eklem yapar. Örneğin humerusun distal ucu bu şekildedir.

Capoeira (capoeira)[1]

Brezilya kökenli dövüş ve sanatıdır. Fiziksel kondisyon ve hareket uyumunu geliştirir.

Carry (taşıma hatası) (carry)[2]

Raket sporlarında topun rakete yapışarak tutulduğu kurallara aykırı vuruş.

Casco (koruma başlığı) (casco)[2]

Voleybolda takım üyesi kimliğini gösteren başlık. Ön saha oyuncuları sarı, arka saha oyuncuları kırmızı başlık takarlar.

Cerrahi amfizem (surgical emphysema)[1]

Açık yara veya ameliyat sonrasında vücut dokularında hava sıkışması. Solunum sistemi ve kas dokularında görülebilir.

Cezalandırıcı Oyuncu (enforcer)[2]

Hokeyci takımın diğer oyuncularını korumak amacıyla rakip oyunculara karşı çıkan ve haksız müdahalelere tepki veren oyuncu. Fiziksel oyunun yoğun olduğu maçlarda öne çıkar.

Ceza savunmacısı (penalty killer)[2]

Geri dönüş oyununda uzman ve gevşek poku kontrol altına alan oyuncu. Ceza zamanında takımını korumaya odaklanır.

Ceza vermek (ping)[2]

Rugbyde oyuncunun kural ihlali yaptığında ona ceza verilmesi işlemidir. Disiplin aracıdır.

Charge (engelleme) (charge)[2]

Yarışma sırasında bir katılımcıya karşı yapılan, müsabakada izin verilen fiziksel saldırı veya engelleme.

Check-Out (Oyunu Kapanış Atışı – Dart) (check-out)[2]

Dart oyununda oyunu kazanmak için atılan ve gerekli skoru tamamlayan atış. Bir turda en yüksek puan kombinasyonudur.

Chip-and-run (Çip atışı ve koşu) (chip-and-run)[2]

Çoğunlukla yeşilin hemen dışından yapılan ve topun uzun mesafe yuvarlandığı çip atışı. Buz pateni'nde dış kenardan iç kenara (veya tersine) yapılan iki ayaklı dönüş hareketini ifade eder.

Chromoly (krom-molibden çelik) (cromoly)[1]

Hafif ve dayanıklı çelik alaşımı. Bisiklet çerçeveleri gibi spor ekipmanları için kullanılır.

Cildi parlaklığı (glow)[1]

Egzersiz veya iyi sağlık nedeniyle yüz teni kızarıklığı ve ışıltısı. Sağlığın görsel göstergesidir.

Cirit (javelin)[2]

Atletta atlete yodeled Spor dalında 800g (erkekler) ağırlığında ucundan sivri metal çubuğu fırlatma etkinliği. Alan sporlarında güç ve teknik gerektiren disiplindir.

Clean and jerk (clean and jerk)[1]

Clean and jerk, ağırlık kaldırmada iki aşamalı bir harekettir. Barı göğse kaldırıp başa çekmek, gücü test eder.

COPE modeli (COPE model)[1]

Atletlerin stresi yönetmesine yardımcı olur. Duyguları kontrol etmek, uyaranları düzenlemek ve yanıt planlamak ana unsurlardır.

Colforsin (colforsin)[1]

Colforsin, damar genişletici bir spor takviyesidir. Kan akışını artırarak dayanıklılık egzersizlerinde faydalıdır.

Colles kırığı (Colles fracture)[1]

Colles kırığı, el bileğinin geriye kaymasıyla oluşan bir radyus kırığıdır. Bu kırık, düşme sırasında yaygındır.

Commentary (yorum/yorumlama) (commentary)[1]

Radyo veya televizyonda yayınlanan sportif etkinliğin gerçekleştiği esnada sesli açıklaması.

Commonwealth Oyunları (Commonwealth Games)[1]

Dört yılda bir yapılan uluslararası spor müsabakası. İngiliz Milletler Topluluğu ülkelerinin katılımcıları bu oyunlarda yarışır.

Commotio cordis (commotio cordis)[1]

Göğse darbe sonucu ani kalp durmasıdır. Temas sporlarında ölümcül olabilir.

Conversion (conversion)[1]

Conversion, ragbi'de try sonrası topu kale üzerinden vurmaktır. Başarılı vuruşla puan kazanılır.

Cooper testi (Cooper test)[2]

Amerikalı Kenneth Cooper tarafından geliştirilen dayanıklılık performans ölçme testi. 12 dakikalık koşuda kat edilen mesafeye dayalı değerlendirme yapılır.

Cori döngüsü (Cori cycle)[1]

Cori döngüsü, kaslarda oluşan fazla laktik asidi glukoza dönüştürür. Bu süreç, egzersiz sırasında enerjiyi yeniden sağlar.

Coronal plane (koronal düzlem) (coronal plane)[1]

Medyan düzleme dik açıyla kesişen ve vücudu ön ve arka kısımlara bölen anatomik düzlem.

Cranker (Dönerci bowler) (cranker)[2]

Bowling'de arkadaki en yüksek noktada topu kaldırıp dönerek güçlü spin ve hız oluşturan oyuncu.

Crunch (crunch)[1]

Karın kaslarını güçlendiren kısmi oturma hareketidir. Vücudu yarı kaldırarak yapılır.

Crural (crural)[1]

Uyluk, bacak veya shinle ilgilidir. Alt ekstremite anatomisine aittir.

CSAI-2 (Yarışma Durumu Kaygı Envanteri) (CSAI-2)[2]

Sporcuların yarışma öncesi kaygı düzeyini ölçmek için kullanılan değerlendirme yöntemi. Bilişsel ve somatik kaygıyı içerir.

Curl (curl)[1]

Ağırlığı tutarak ön kola kaldıran ağırlık egzersizi. Kasları izole ederek gücü geliştirir.

Curl bar (curl bar)[1]

Şekillendirilmiş ağırlıklı bar, curl egzersizlerinde kullanılır. Omuz ve kol kaslarını hedefler.

Curl-up (curl-up)[1]

Otur kalk egzersizinin yavaş bir türüdür. Tekniğe odaklanarak karın kaslarını güçlendirir ve formu korur.

Cushing yanıtı (Cushing response)[1]

Kan basıncında artış ve kalp atış hızında yavaşlama oluşur. Bu durum, kafada artan içkranial basıncın başlıca belirtisidir ve baş yaralanmalarında sık görülür.

C vitamini (vitamin C)[1]

Su içinde çözünen ve taze meyve (özellikle portakal, limon), çiğ sebze ve karaciğerde bulunan vitamindir. Eksikliği anemi ve iskorbüte neden olabilir.

cAMP (cAMP)[1]

cAMP, ATP türevi bir maddedir ve glikojen yıkımında rol oynar. Egzersizde enerji üretimini hızlandırır.

cankurtaran (lifeguard)[2]

Plaj veya yüzme havuzunda boğulanlara yardım etmek üzere görevli kişidir. Acil müdahale eğitimi almıştır.

ceb ağızları (jaws)[2]

Biliyardo masasında yastık köşeleri. Top batıracak açı noktalarını belirtir.

ceza alabilir (bookable)[1]

Futbolda oyuncunun sarı veya kırmızı kartla cezalandırılabileceği ihlal kategorisi. Hakem tarafından karar verilir.

ceza sahası (penalty zone)[2]

Kale önünde özel kuralların geçerli olduğu işaretlenmiş bölge. Kale sahasıyla ilişkili özel düzenlemelerin uygulandığı alandır.

ceza sahasız/penaltı alanı (penalty area)[1]

Futbol kalesinin önündeki dikdörtgen alan içinde kaleci ella oynayabilir. Ceza sahasında ciddi faul yapıldığında penaltı verilir, sadece kaleci savunur.

check (bloke) / karşı engelleme (check)[1]

Buz hokeyi gibi sporlarda rakibi bloke etmek amacıyla doğrudan yoluna girerek fiziksel temas yapma. Taktikal defans hareket.

clipless pedal (clipless pedals)[2]

Bisiklet pedalında sporcu ayağını kilit mekanizmasıyla sabitleyen özel tasarlanmış pedal. Ayakkabıyla bağlantılıdır.

cornerback (cornerback)[2]

Amerikan futbolunda saha kenarında konumlanan defansif oyuncu. Genellikle karşı takım forvet oyuncularını markalayan.

cow corner (cow corner)[2]

Kriket'te saha sınırında, deep mid-wicket ile long-on arasında konumlanan saha oyuncusu pozisyonu.

coxitis (coxitis)[1]

Kalça eklemi bölgesinde iltihaplanma. Eklem rahatsızlığı ve ağrıyı beraberinde getirir.

cul (hurling golü) (cul)[2]

Topu crossbar'ın altından geçirerek yapılan gol. Üç puan değerindedir.

cuneiförmler (cuneiform)[1]

Ayak bileğinde yer alan üç adet kama şeklindeki kemik. Tarsal kemikleri arasında yer alır.

Ç

Çalışan bellek (working memory)[1]

Anlık bilinç içeriği ve mevcut görev bilgisi. Kognitif işlemleri destekler.

Çaprazlama noktası (crossover) (crossover)[1]

Karbonhidrat ve yağ oksidasyonunun eşitlendiği yoğunluk (~%65 VO₂ maks). Antrenmanla daha yüksek yoğunlukta gerçekleşir

→ İlgili makale

Çapraz adım (cross step)[2]

Buz pateni ve rol patende bir bacağın diğerinin üzerine çaprazlanması hareketi.

Çapraz antrenman (cross training)[1]

Farklı sporları birleştirerek, örneğin koşu ve ağırlık kaldırma ile performans artırmak. Bu yöntem, genel dayanıklılığı geliştirir.

Çapraz bağ (cruciate ligament)[1]

Diz arkasında çapraz şekilli bağlar. Bunlar dizin ileri bükülmesini önler ve stabilite sağlar.

Çapraz engelleme (crosscheck)[1]

Çapraz engelleme, hokeyde rakibi sopayla engellemektir. Oyuncu sopayı iki elle vücuda doğru iter ve bu hareket sakatlanmalara yol açabilir.

Çapraz sürtünmeli masaj (cross-frictional massage)[1]

Kas liflerine dikey basınç uygulayarak yapılır. Kas iyileşmesini hızlandırır ve yaralanmaları önler.

Çapraz tırmanış (traverse)[2]

Dağcılıkta dikey yerine yatay doğrultuya tırmanış. Enerji tasarrufu sağlar.

Çapraz Yüz Tutuşu (cross-face)[2]

Güreşte ön kolun rakibin yüzüne çaprazlama basılarak yapılan tutuş. Kontrol ve baskı tekniğidir.

Çarpma Kuvveti (Impact Force) (impact force)[1]

Başka bir cisimle çarpışma sonucu ortaya çıkan kuvvet. Koşucunun ayağının yere değmesi sırasında oluşan kuvvet bunun bir örneğidir.

Çatlak kırık (impacted fracture)[1]

Kemik parçalarının çarpma kuvvetiyle birbirine sıkışarak ek doku hasarı oluşturduğu kırık türü. Daha ciddi yaralanmalara neden olabilir.

Çekiç (hammer)[1]

Atletizm alanında, esnek tel ile tutaçlı ağır metal topunun fırlatıldığı disiplin.

Çekiliş (pull-up)[1]

Başın üstündeki yatay çubukta eller tutulup kollarla vücut yukarı çekilerek yapılan antrenman. Chin-up olarak da bilinir.

Çekiliş (Pull-up) (pull -up)[2]

Üst başta bulunan yatay çubuk üzerine yapılan fiziksel egzersizdir. Eller çubukta sabıtken vücut çubuk seviyesine çekilir.

Çekim açısı (angle of pull)[1]

Bir kasın kemiğe yaptığı etki açısıdır. Bu açı hareket verimliliğini etkiler.

Çekirdek stabilite (core stability)[1]

Karın ve sırt kaslarının gücüyle duruşu koruma. Bu stabilite, diğer egzersizlerde yaralanmayı önler.

Çekirdek vücut sıcaklığı (core temperature)[1]

Vücudun iç sıcaklık dengesidir. Bu sıcaklık değişirse sağlık riski artar ve egzersiz sırasında dikkat gerektirir.

Çekum çarpma sendromu (caecal slap syndrome)[1]

Uzun mesafe koşucularında bağırsakların karın kaslarına sürtünmesiyle oluşan bir rahatsızlıktır. Bu durum ağrı ve iç kanamaya neden olur.

Çeşitli vuruş yapan oyuncu (shotmaker)[2]

Tenis oyuncusu değişik ve ustaca vuruşlar repertuarına sahip ve savunmada katkı sağlayan oyuncu türüdür.

Çeviklik (agility)[1]

Fiziksel hız, esneklik ve becerinin birleşimidir. Dayanıklılık sporlarında performans için kritik bir özelliktir.

Çevresel sinir (circumflex nerve)[1]

Çevresel sinir, üst kolda duyusal ve motor işlevleri sağlar. Bu sinir, hareket koordinasyonunu etkiler.

Çeyrek alan (quarter court)[2]

Hakemlik sahasının arka bölümünün yarısı. Orta saha çizgisi ile arka alanın her iki tarafına bölünür.

Çeyrek (çeyrek periyot) (quarter)[2]

Amerikan futbolunda maçın dörde bölünen bölümlerinden her biri, 15 dakika süreli. Oyunun zaman dilimini yapılandırır.

Çıkık (dislocation)[1]

Eklemde kemiğin normal yerinden çıkmasıdır. Spor aktivitelerinde travmayla oluşur ve acil tedavi ister.

Çıkıklık (teknik) (luxate)[1]

Eklem kemiklerinin yerinden çıkması. Tıbbi bir hareket bozukluğu.

Çıkış topu (rover ball)[2]

Croquette sporunda on iki kapsülü geçmiş ve dışarı çıkarılmaya hazır top. Son aşama topudur.

Çıkış vuruşu (peg out)[2]

Kroket'te rover topunun çerçeve kazığını vurarak kraliçe kazığının etrafında devresi tamamlaması. Tamamlanan hamledir.

Çıplak Bootleg (naked bootleg)[2]

Amerikan futbolunda quarterback'in önünde blok yapan oyuncu olmayan bir oyun planıdır.

Çıtlayan kalça sendromu (snapping hip syndrome)[1]

Kalça kemiğinin etrafındaki kasların çok sıkı olması nedeniyle koşu gibi aktivitelerde rahatsızlık yaratan durum.

Çift çekme (double pull)[1]

Agonist ve antagonist kasların aynı anda kasılıp uzaması hareket üretir. Bu eylem, spor koordinasyonunu artırır.

Çift Dokunuş (double-touch)[2]

Voleybolda topun temiz şekilde oynanmadığını gösteren ihlal. Oyuncu topu iki kez arka arkaya tutamaz.

Çift Dönüş (double twist)[2]

Sanatsal jimnastikte, yana açılma koşusunda iki dönüşle gerçekleştirilen takla. Kombinasyon hareketlerinde yüksek zorluk seviyesi taşır.

Çift Oyuncu Çıkarma (double play)[2]

Beysbolda savunma sırasında iki oyuncunun art arda eleneceği oyun. Etkili bir savunma kombinasyonudur.

Çift Post Saldırısı (double post)[2]

Basketbolda merkez ve güç forvartta iki oyuncunun birlikte pozisyon aldığı saldırı sistemi. Alt yöneye yönelik bir stratejisidir.

Çift Sıçrayış (double jumps)[2]

Buz ve tekerlekli patinajda iki tam dönüş gerçekleştirilen sıçrayış. Teknik zorluk ve yüksek atletik kapasiteyi gerektirir.

Çift sucu kesiş (double-wake cut)[2]

Su kaykayda motorbotun suyunu iki kez geçerek yapılan yaklaşım. Hız ve teknik gerektirir.

Çift takla (double back)[2]

Artistik jimnastikte iki ardışık arka takla hareketi. Zirve acrobatic becerisidir.

Çimlendirilen spor (grass sport)[2]

En azından kısmen çim alan üzerinde oynanan tüm spor disiplinlerini kapsayan kolektif terim.

Çin tıbbı (Chinese medicine)[1]

Bitkisel ilaçlar, akupunktur ve egzersizlerle hastalıkları tedavi eder. Spor yaralanmalarında geleneksel yöntemler kullanır.

Çizgili top (stripe)[2]

Bilyard'da renkli şerit ve numara işaretli top. Solid toplardan ayırt edilir.

Çoklu sporcu (crosstrainer)[1]

Çoklu sporcu, aynı anda birden fazla spor dalında antrenman yapan atletleri kapsar. Bu yaklaşım, farklı kas gruplarını geliştirerek genel dayanıklılığı artırır.

Çok Spor Dalı Etkinliği (multisport event)[1]

Olimpiyat Oyunları gibi birden fazla spor dalında yapılan büyük yarışmadır. Birkaç gün veya hafta sürer.

Çok yönlü kas grupları (groups of muscles)[1]

Birden fazla spor için tasarlanmış crosstrainer ayakkabısıdır. Destek ve esneklik sağlar.

Çökük kırık (depressed fracture)[1]

Çökük kırık, kafatası gibi düz kemiklerde çökmeye yol açar. Spor yaralanmalarında, çevre dokuları etkiler.

Çöküş (crash)[1]

Çöküş, çarpışma sonucu oluşur veya yorgunluktan enerji kaybı getirir. Bu durum, sporcularda fiziksel sınırları zorlar.

Çölyak hastalığı (coeliac disease)[1]

Çölyak hastalığı, gluten duyarlılığıyla bağırsakları etkiler. Bu hastalık, yağ sindirimini bozar.

Çözünmez lif (insoluble fibre)[1]

Ekmek ve tahıllarda bulunan sindirilmeyen lif. Bağırsakta şişerek fayda sağlar.

Çözünür lif (soluble fibre)[1]

Sebze, meyve, baklagil ve yulaf içinde bulunan bir lif türü. İntestinde kısmen sindirilir ve yağ ile şeker emilimini azaltarak kolesterol düzeyini düşürür.

Çukur Tasarımı (cavity back)[2]

Golf sopasının baş kısmının arka tarafında yer alan çökme. Bu tasarım vuruş alanını genişletir.

Çürük (bruise) (the skin following a blow. Also called contusion)[1]

Darbe sonrasında vücudun bir bölgesinde oluşan çürükçülük rengi izler. Kontüzyon olarak da bilinir.

Çürük / Ezilme (bruise)[1]

Cilt altında kanın sızdığı koyu renkli ağrılı alanıdır. Travma sonrası oluşan yaygın yaralanmadır.

çalışmak (work)[1]

Fiziksel ya da zihinsel efor harcayarak kas ya da vücut bölgesini hareket ettirmek. Egzersiz sırasında kas aktivitesini sağlar.

çapraz geçiş (crossfield)[1]

Futbol veya ragbide oyun alanının bir tarafından diğer tarafa doğru atılan veya vurulan top. Taktik oyun unsuru.

çapraz hareketler (diagonals)[2]

Diyagonal, atçılığında rider'ın postür değişimi ile yukarı-aşağı hareketinin koordinasyonunu test eden egzersiz. Denge ve ritim kontrolünü geliştirir.

çapraz kontrol (cross-check)[2]

Hokeyde sopanın her iki ucuyla ve buzda kısım olmadan yapılan yasadışı vurma. İkinci oyuncu durmasını güçleştirir.

çap / vücut yapısı (calibre)[2]

Atçılık sporunun atın beden boyutunu tanımlaması. Tüfek sporunda silahın iç çapı da ifade eder.

çatlak çizgileri (stretch marks)[1]

Hızlı kilo alma veya verme sonucu derinin altında oluşan çizgilerdir.

çatlak tekniği (jam)[2]

Tırmanışta beden parçalarını (yumruk, el, ayak, parmak) çatlakta sabitleme hareketi. Dikey çatlaklarda ilerleme sağlayan temel teknik.

çatlak / stretch mark (striae) (stria)[1]

Cildin gerilmesi sonucu oluşan soluk çizgiler. Obez kişilerde sıklıkla gözlemlenir.

çekiç atma (hammer throw)[1]

Atletizmde esnek tel ile bağlı ağır metal topun uzaklığa atıldığı saha sporu. Güç ve teknik gerektirir.

çekim kuvveti (gravity)[2]

İki nesne arasında kütleleri çarpımıyla orantılı çekim gücü. Fizikte temelden hareket ilkesidir.

çekim tedavisi (traction)[1]

Kırılmış veya deforme olmuş bir uzvu düzeltmek için çekme kuvveti uygulanır. Ortopedik bir müdahale yöntemidir.

çeki ağırlığı / çekme kuvveti (draw weight)[2]

Okçulukta yay telini maksimal konuma çekmek için gerekli kuvvet. Erkekler kategorisinde belirli standartlar vardır.

çekme hatası (yank the shot)[2]

Boç sporunda topu çok uzun tutup başlaşıl çıkarılmasının neden olduğu hatalı vuruştur.

çevresel atış (around-the-head)[2]

Backhand atıştan kaçınmak için kullanılan vuruş tekniği. Overhead smash'e benzer fakat farklı açılardan uygulanır.

çıkış blokları (starting blocks)[1]

Sprintçilerin koşu başında ayaklarını dayandığı, pistde sabitlenen ve açılı destekleri olan çift nesnedir. Hızlı start pozisyonu almayı sağlar.

çıkış ızgarası (motor sporları) (starting grid)[1]

Motor yarışlarında numaralandırılmış çıkış konumlarına sahip, eğitim veya eleme sırasında en hızlı zamanları kayıt etmiş araçların ön pozisyonları işgal ettiği çizgilerdir.

çifte şampiyon (double champion)[2]

Aynı yarışmada iki farklı dalda zafer elde eden sporcu veya takım. Örneğin 100m ve 200m'de birincilik.

çift bacak pozisyonu (senkronize yüzmede) (ballet leg double)[2]

Her iki bacağın su yüzeyine dik açıyla uzatıldığı hareket. Simetri ve kontrol gerektiren temel bir figürdür.

çift kör test (double-blind testing)[1]

Araştırmacıların hangi katılımcıların takviye, hangilerinin plasebo aldığını bilmediği bir test yöntemidir. Sonuçlar toplanıp analiz edilene kadar gizlilik sürer ve tek kör testten farklıdır.

çim kayağı (grass skiing)[2]

Çim yamaçlarında yapılan ve alpine kayak tekniklerinin uygulandığı yaz sporu. Ağırlıklı olarak Avrupada.

çipli vuruş (golfta) (pitch and run)[2]

Topun vuruştan sonra yere düşüp yuvarlanmasını sağlayan kısa mesafe vuruşu. Hassas kontrol gerektiren bir teknik.

çip atışı (brittle after a small piece has been broken off or out of it)[1]

Topa kısa mesafede yüksek bir yay çizerek vurulması. Golf'te çip atışı oynanır; top kırılgan hal alırsa hasar oluşabilir.

çirkinler (ragbi argo) (uglies)[2]

Rugbide savunma oyuncularını ifade eden tanımlayıcı terimdir. Arka oyuncular tarafından kullanılan bir argo tabiridir.

çivi (atletizm); sert smash (voleybol) (spike)[1]

Atletizmde ayakkabı tabanına takılan keskin metal çıkıntı, daha iyi tutuş sağlar. Voleybollda ağa yakın yapılan güçlü vuruştur.

çizgi (line)[1]

Oyun alanı veya pist sınırını belirten uzun dar işaret. American futbolda iki rakip oyuncu sırası scrimmage çizgisinin her iki yanında yer alır.

çizgili kas / iskelet kası (striated muscle)[1]

Merkezi sinir sistemi tarafından kontrol edilen gövde ve ekstremite kasları. Mikroskopta çizgili görünüm gösterir.

çizgi alanları (hokey/lacrosse) (crease lines)[2]

Kale önünde 6 fit yarıçaplı yarı daire şeklindeki kırmızı sınır çizgileri. Hücum ve koruma kurallarını tanımlar.

çizgi hakemi (line judge)[1]

Tenis gibi spor müsabakalarında, topun oyun dışı olup olmadığını işaret eden hakem yardımcısı. Belirsiz durumlarda karar vermede destekleyici rol oynar.

çizgi vuruş (line drive) (line drive)[2]

Beyzolda düz ve alçak bir yörüngede vurulan sert topla. Genellikle zararlı bir vuruş.

çoklu doymamış yağ (polyunsaturated fat)[1]

Bir dan fazla çift bağı olan yağ türü. Balık ve bitki yağlarında bulunur, sağlıklı seçenektir.

çok amaçlı egzersiz makinesi (universal machine)[1]

Sporcunun vücut farklı bölgelerini egzersiz yapabilmesine olanak tanıyan cihaz. Tam vücut antrenmanında kullanılır.

çok görevli dikkat (multi-task attention)[1]

Karmaşık performanslarda aynı anda birkaç görevin üstesinden gelmek. Futsal, hokey gibi sporlarda kritik beceridir.

çok sinaptik (polysynaptic)[1]

Merkezi sinir sisteminde iki veya daha fazla sinapsı kullanan refleksi tanımlayan terim. Karmaşık nöral yolakları işaret eder.

çok vitamin eksikliği (polyavitaminosis)[1]

Birden fazla vitaminin eksikliğinden kaynaklanan hastalık. Beslensel dengesizliğin ciddi sonucudur.

çok yapılı kas (multifidus) (multifidus)[1]

Omurganın stabilitesini sağlayan derin kas lifleri demeti. Spinal dengeyi ve destek gücünü arttırır.

çok yönlü atlet (all-round athlete)[2]

Farklı spor dallarında yetkin ve çok disiplinli antrenman yapan sporcu. Geniş motor beceri yelpazesine sahiptir.

çok yönlü pennatlı kas (multipennate)[1]

Tendonları birden fazla tutulum noktasına giden kas (pektoralis gibi). Yüksek güç üretimi sağlar.

çok yönlü sporcu (all-rounder)[1]

Birçok alanda başarılı olan, özellikle spor disiplinlerinde yetenekli kişi. Çeşitli becerileri bir yüksek düzeyde sergiler.

çok-eklemli egzersiz (structural exercise)[1]

Bir veya daha fazla büyük kas grubunu aynı anda çalıştıran egzersiz. Kol ve bacak kaslarını eş zamanlı içerir.

çökme sıçrayışı (tuck jump)[2]

Her iki diz bükülü durumda bacakların göğse çekildiği sıçrama hareket türü. Patlayıcı güç geliştirir.

çöp servis (garbage serve)[2]

Raket sporlarında omuz hizasında karşıya gelen yüksek loblu servis türü.

D

Daffy (Hava Kayağı Hareketi) (daffy)[2]

Hava kayağında bacakları açarak biri ön, biri arka konuma getirilen akrobatik harekettir. Stil göstergesidir.

Dağ Tahtası (mountain board)[1]

Kaykay gibi ancak büyük tekerlekli ve engebeli arazi için tasarlanmış tahta. Ekstrem spor aktivitesinde kullanılır.

Dağ Tırmanışı / Dağcılık (mountain climbing, mountaineering)[2]

Alpinizm çerçevesinde yapılan spor aktivitesi. Dağ ortamında fiziksel ve teknik beceri gerektirir.

Dağ tırmanışı/Kaya tırmanışı (climb)[1]

Dağ veya kayalık yapılar üzerine yükselmek. Sporcu tarafından gerçekleştirilen motor etkinliğidir.

Dakikadaki atımlar (BPM) (beats per minute)[1]

Bir dakikada kalp atış sayısıdır. Egzersiz monitörlerinde 60-100 atım normal kabul edilir.

Dakika Ventilasyonu (Minute Ventilation)[1]

Bir dakikada akciğerlere giren ve çıkan toplam hava hacmidir; her soluk hacmi ile solunum frekansının çarpımıyla bulunur. Dinlenmede 6-10 litre olan bu değer, maksimal egzersizde 150-200 litreye kadar çıkabilir. Artan ventilasyon, hem daha fazla oksijen alımını hem de biriken karbondioksitin daha hızlı atılmasını sağlar.

Birim: L/dakika  |  İlgili: Solunum Değişim Oranı, Pulmoner Difüzyon, Solunum Eşiği

Daktilyon (dactylion)[1]

Daktilyon, orta parmağın ucu olup antropometrik ölçümlerde kullanılır. Vücut oranlarını belirler.

Dalak (spleen)[1]

Sol üst karında yer alan ve kan taşıyan organ. Yaşlı kırmızı kan hücrelerini yok eder, lenfositler oluşturur.

Dalga tepesine dönüş (snap)[2]

Sörfçünün dalga tepesinde keskin bir dönüş yaparak ters yöne gitmesi. Teknik bir manevradır.

Dalgıçlık (scuba-diving)[2]

Solunum aletleri kullanarak sualtında yapılan spor. Deniz ve göl gibi ortamlarda derin dalış ve keşif faaliyetleri içerir.

Dalgıç (skin-dive) (skin-dive)[2]

Spor amaçlı solunum cihazı kullanarak sualtında yüzme aktivitesi.

Dalış (diving)[2]

Suya baş önce atlanarak yapılan spor. Sualtı yüzme aktivitesidir.

Dalış Düşüşü (wipeout)[1]

Sörfçünün sörfbaorddan düşmesi veya kayak ile bisiklette meydana gelen kaza durumu. Su sporlarında yaygın rastlanan bir düşüş türüdür.

Dallı zincirli amino asit (branched-chain amino acid)[1]

Kas proteininin temel bileşeni olan ve vücut geliştirme takviyelerinde kullanılan amino asit. Kısaltması BCAA'dır.

Dalma (dive)[1]

Havada akrobatik hareketler yaparak suya baş üstü atlama sporu. Ayrıca, özel ekipmanla su altında yüzmeyi kapsar.

Dalma refleksi (diving reflex)[1]

Soğuk suya daldığında kalp atışını yavaşlatan ve cilt damarlarını daraltan bir tepki. Bu refleks, oksijen tasarrufu için vücutta etkinleşir.

Damarsal (vascular)[1]

Kan damarları ile ilişkili olan. Dolaşım sistemi fizyolojisinde temel terim.

Damar Ağı (vasculature)[1]

Vücutta ya da belirli bir organ ve dokuda kan damarlarının düzeni ve dağılımı. Kas perfüzyonu ve oksijen taşınmasında kritik rol oynar.

Dambıl (dumbbell)[1]

Dambıl, uçlarında diskli metal çubuk şeklindeki egzersiz ağırlığıdır. Kas güçlendirmede kullanılır.

Dambıllı lunge (dumbbell lunge)[1]

Dambıllarla yapılan adım germe egzersizidir. Bacak kaslarını güçlendirir ve dengeyi artırır.

Dambıl bench press (dumbbell bench press)[1]

Dambıllarla yapılan göğüs pres egzersizi. Bu hareket, üst vücut gücünü artırır.

Dambıl triseps uzatması (dumbbell triceps extension)[1]

Baş üstünde dambıl kaldırıp indirme egzersizi. Bu hareket, triseps kaslarını güçlendirerek kol dayanıklılığını artırır.

Dan (dan)[1]

Judo gibi dövüş sanatlarında siyah kuşak seviyeleridir. Başarıyı gösteren derecelerdir ve eğitim ilerlemesini belirler.

DanceSport (Dans Sporu) (DanceSport)[1]

Dansın rekabetçi aktivite olarak yapıldığı spor dalı.

Danışmanlık (counsel)[1]

Danışmanlık, profesyonel bağlamda kişisel veya psikolojik destek vermektir. Sporcularda motivasyonu artırır.

Danslar (competitive dancing) (dancing)[2]

Spor dalı olarak yapılan, artistik yanı olan türü. Sosyal dansın yarışma versiyonu.

Dans egzersizi (dancercise)[1]

temelli aerobik antrenman. Bu etkinlik, kardiyovasküler dayanıklılığı geliştirir.

Daraltıcı kas (constrictor)[1]

Orgunu sıkıştıran veya kasılmasını sağlayan kastır. Vücut fonksiyonlarında önemli rol oynar.

Daraltma (constrict)[1]

Kan damarlarının daralmasıdır. Bu süreç kan akışını düzenler ve kan basıncını etkiler.

Dark horse (şaşırtıcı başarılı sporcu) (dark horse)[1]

Yarış ve diğer sporta etkinliklerde beklenmedik başarı elde eden az tanınan rakip.

Dart dışı viraj (against the darts)[2]

Dartsta rakibin dart vantajı varken kazanılan leg. Ters koşulda başarıdır.

Davranışçılık (behaviourism)[1]

Psikolojide uyaranlara verilen tepkilere odaklanır. Spor eğitiminde davranışları analiz eder.

Davranışsal kaygı (behavioural anxiety)[1]

Kaygı, kişinin davranışlarında kendini gösterir. Spor stresinde performansı bozar.

Davranışsal koçluk (behavioural coaching)[1]

Davranışsal koçluk, becerinin parçalarını öğreterek olumlu geri bildirim verir. Sporcuda her aşamada ustalık kazandırır.

Davranışsal tıp (behavioural medicine)[1]

Davranışsal tıp, sağlık ve hastalıkları davranışsal açıdan inceler. Spor psikolojisinde, performans iyileştirmesi için uygulanır.

Davranış değişikliği (behaviour modification)[1]

Alışkanlıkları eğitimle değiştirme yöntemidir. Uzun vadeli spor alışkanlıklarını şekillendirir.

Davranış terapisi (behaviour therapy)[1]

Problem davranışları gözlemlenebilir şekilde değiştirir. Zihinsel durum yerine eylemlere odaklanır.

Davranış (spor sahası) (conduct)[1]

Oyuncu veya sporcunun spor sahası veya müsabaka alanında sergiledikleri tutum. Disiplini ve sportmenliği gösterir.

Davulu davula vurmak/Intikam maçı (grudge match)[1]

Tarihi düşmanlık veya geçmiş hakaretten dolayı oynanan maç. Duygusal yoğun rekabet.

Dayanıklılık[1]

Uzun süreli fiziksel çabayı sürdürebilme kapasitesi. VO₂ maks, laktat eşiği ve koşu ekonomisinin bileşimi ile belirlenir

Dayanıklılık antrenmanı (endurance training)[1]

Aerobik seviyeyi artıran egzersizlerdir. Sporcunun uzun süreli performansı geliştirir.

Dayanıklılık sporcusu (endurance athlete)[1]

Yüksek aerobik kapasiteye sahip atlet uzun süreli etkinliklerde başarılı olur. Bu sporcular maraton gibi yarışmalarda enerji yönetimini optimize eder.

Dayanıklı (longwinded) (longwinded)[1]

Nefes almada zorlanmadan uzun süreli fiziksel aktivite yapabilen durumu ifade eder. Aerobik kapasite yüksek demektir.

Deadlift (deadlift)[1]

Ağırlığı kalçalara kadar kaldırıp kontrollü indirme hareketi. Bu egzersiz, doğru duruşla kas gücünü artırır.

Deantrenman (Detraining)[1]

Düzenli antrenmanın bırakılması ya da önemli ölçüde azaltılması durumunda fizyolojik uyumların geri dönmeye başlamasıdır. VO2maks ilk 2-3 haftada belirgin biçimde düşer; kas kütlesi daha yavaş azalır. "Kas hafızası" fenomeni sayesinde antrenmanı yeniden başlatan bireyler, hiç antrenman yapmamış bireylerden daha hızlı uyum sağlar.

İlgili: Süperkompanzasyon, Antrenman Yükü, VO2maks

Debridman (debridement)[1]

Yarada ölü doku temizlenir ve iyileşme hızlanır. Spor yaralanmalarında enfeksiyonu önler.

Decondition (decondition)[1]

Egzersiz eksikliğinden fiziksel uyum kaybıdır. Sporcularda hastalık sonrası iyileşmeyi etkiler.

Defansif (defensive)[1]

Rakibi avantajdan uzak tutmaya odaklanan yaklaşımdır. Spor takımlarında savunma oyuncularını kapsar ve stratejiyi güçlendirir.

Defansif Oyuncu (defender)[2]

Görevinin ağırlıklı olarak savunmadan ibaret olan futbolcu veya spor oyuncusu. Takımın savunma yapısının temel yapı taşıdır.

Defensif kesme (cut off)[2]

Defansif oyuncunun saldırganla kendi kalesinin arasında pozisyon alması. Manevrayı kısıtlar.

Defibrilatör (defibrillator)[1]

Kalp ritmini düzeltmek için kontrollü elektrik şoku veren cihazdır. Spor acillerinde hayati müdahale aracıdır.

Defi Sportif (Defi sportif)[2]

Montreal'de yıllık düzenlenen çok spor branşlı organizasyon. Engelli atletlere açık bir yarışma platformudur.

Değerlendirme (evaluation)[2]

Spor hareketlerinin ön koşullarının, sürecinin ve sonuçlarının analiz edilmesi. Performans geliştirmeyi amaçlayan sistematik inceleme.

Değişim diyeti (exchange diet)[1]

Yenilen yiyecek türleri önemli değil, yeter ki kalori miktarı doğru olsun. Kilo kaybı için tasarlanmış bir plandır.

Değişim listeleri (exchange lists)[1]

Değişim listeleri, kalori eşdeğerli yiyecekleri gösteren tablolardır. Diyet planlamasında kullanılır.

Değişken direnç egzersizi (variable resistance exercise)[2]

Hareket aralığında direnç miktarını değiştiren antrenman cihazı. Güç eğrisinin farklı noktalarında dirençi ayarlar.

Dehidrasyon (dehydration)[1]

Vücutta su eksikliği, terleme veya kusmayla oluşur. Bu durum, egzersiz performansını ciddi şekilde bozar.

Deiyonize su (deionised water)[1]

Deiyonize su, mineral tuzlardan arındırılmış saftır. Egzersiz içeceklerinde saflık için tercih edilir.

Dekalsifiye etmek (decalcify)[1]

Kemiklerden kalsiyum kaybı veya uzaklaştırılması. Bu süreç, sporcularda kemik zayıflamasına yol açar.

Dekatlon sporcusu (decathlete)[1]

Dekatlon müsabakasında kompetisyon yapan sporcu. On farklı atletizm dalında yarışır.

Dekompensasyon (decompensation)[1]

Kalbin artan yükle baş edemediği durumdur. Sporcularda aşırı eforla tetiklenir ve dinlenme gerektirir.

Dekompresyon (decompression)[1]

Dalıştan yükselirken dokularda gaz genişlemesiyle oluşan risk. Cerrahide sinir baskısını azaltmak için kullanılır.

Dekompresyon hastalığı (decompression sickness)[1]

Dalıştan hızlı yükselirken dokularda gaz kabarcıkları oluşmasıyla eklem ağrısı ve nefes zorluğu görülür. Tedavisi, basınç odalarını gerektirir.

Dekonjestan (decongestant)[1]

Dekonjestan, şişliği ve tıkanıklığı azaltan bir ilaçtır. Sporcularda, burun tıkanıklığını gidermek için kullanılır.

Deliğe Koymak (get down)[2]

Golf'te topu deliğe sokma başarısını ifade eden terim. "Altı vuruşta deliğe koyduk" örneği verilebilir.

Deliği tamamlamak (putt out)[2]

Golfte topu deliğin içine gönderip bir hole bitirmek. Putt çekişinin son aşamasıdır.

Delik çerçevesine vurmak (lip out)[2]

Golfde top, çukurun kenarına çarpıp içine düşmediğinde gerçekleşir. Başarısız bir şut denemesidir.

Deltoid kas (deltoid)[1]

Omuz eklemini kaplayan üçgen kas. Kaldırma hareketlerinde güç sağlar.

Delts (delts)[1]

Deltoid kasları (gayri resmi). Omuz bölgesinin temel kasıdır.

Demir insan (iron man)[1]

Triatlon veya Iron Man yarışmalarına katılan ve yüksek dayanıklılığa sahip erkek sporcu. Aynı zamanda bodybuilderin de tanımıdır.

Demografik bilim (demographics)[1]

İnsan popülasyonlarının incelenmesi. İstatistiksel verileri analiz eder.

Demokratik koçluk (democratic coaching)[1]

Atletlerin antrenman kararlarına katıldığı bir stildir. Takım motivasyonunu artırır ve işbirliğini teşvik eder.

Demokratik liderlik (sporta özgü) (democratic leadership)[2]

Antrenör-sporcu etkileşimini ve sık sık danışmayı teşvik eden liderlik stili. Sporcu motivasyonunu ve bağlılığını artırır.

Denemeler (trials) (trials)[2]

Çapraz arazi devresinde yapılan, belirli bölümlerde binici beceri test eden spor etkinliği.

Deneme sporu (demonstration sport)[1]

Olimpiyatlarda deneme olarak yarışılır. Kalıcı madalya sporu olmadan test edilir, sinir hücreleri dallanır.

Deneme (halter) (attempt)[2]

Halterci başlama, snatch ve clean-jerk'te belirlenen ağırlıklarda üç çekme hakkı. Her biri birer deneme.

Denervasyon (denervation)[1]

Vücut kısmına sinir beslemesini kesme. Kas fonksiyonlarını etkiler.

Denge (balance)[1]

Düşmeden ayakta kalmayı sağlar. Duygusal istikrarla mantıklı kararlar verilir, besinde oranlar dengelenir.

Dengeli beslenme (balanced diet)[1]

Gerekli besin öğelerini doğru oranlarda içeren beslenme düzenidir.

Denge sağlama (balancing)[2]

Durağan pozisyonda veya hareket halinde vücut ya da bir nesneyi dengeleme durumu. Postüral kontrol ve stabilite gerektir.

Denge Tahtası (balance beam)[2]

Ritmik jimnastik ve jimnastik sporlarında kullanılan alet. 120 cm yüksekliğinde, 10 cm genişliğinde, 500 cm uzunluğundadır.

Denge (mekanik) (equilibrium)[2]

Hızlanmayan sistemin dengeli veya sabit durumu. Fizyoloji bağlamında vücudun pozisyon kontrolüdür.

Deniz tutması (seasick)[2]

Gemi hareketinden kaynaklanan bulantı hissi. Hareket hastalığının bir türüdür.

Densitometri (densitometry)[1]

Densitometri, vücut organlarının yoğunluğunu ölçer. Spor biliminde, kemik sağlığını değerlendirmek için sıkça kullanılır.

Deplasman Maçı (away match)[2]

Rakibin saha ve stadında oynanan şampiyona karşılaşması. Ev sahibi avantajının olmadığı zorunlu maçlardır.

Depresör sinir (depressor nerve)[1]

Kalp gibi organların aktivitesini azaltır ve kan basıncını düşürür. Vücut düzenlemesinde önemli rol oynar.

Depresyon (depression)[1]

Sürekli umutsuzluk, enerji kaybı ve uyku sorunlarıyla psikiyatrik bir bozukluktur. Ayrıca, uzuv indirme hareketini tanımlar ve spor yaralanmalarında etkili olur.

Dereceli finish (Sayılan bitirme) (placing)[2]

Spor yarışmasında üst sıralamalardan birine girmek. En iyi sonuçlardan biri elde etmek demektir.

Derece (at sporları) (place)[2]

Yarışta ikinci, üçüncü ve bazen dördüncü sıralamaları ifade eder. Başarının ölçüsüdür.

Dere boğazı (chute) (chute)[2]

Akarsu ya da derenin hızla darlaştığı bölüm. Su hızı artış gösterir ve tehlike içerir.

Derin (deep)[1]

Vücut içinde nispeten derinlemesine yer alan veya oradan gelen. Anatomik konum tanımlar.

Derinlik algısı (depth perception)[1]

Nesnelerin üç boyutlu uzamsal ilişkisini görme yeteneğidir. Sporcularda tepki süresini etkileyen bir beceridir.

Derin aralık kondisyonu (deep-range conditioning)[1]

Küçük kaslardaki gücü artırarak esnekliği geliştirir. Bu kondisyon sporlarda hareket kalitesini yükseltir.

Derin doku (masajı) (deep-tissue)[1]

Kas dokusunun derin katmanlarını etkileyen uygulamalar. Kas gerilimi ve iyileşmede kullanılır.

Derin sıvazlama masajı (deep stroking massage)[1]

Kas boyunca basınç uygulanır. Dokuları rahatlatmak için derin dokuya etki eder.

Deri kıvrımı (skinfold)[1]

Vücudun farklı bölgelerinde cilt altı yağ dokusunun ölçülmesi testi. Sıkıştırılan deri ve doku miktarını değerlendirir.

Desmin (desmin)[1]

İskelet ve düz kas dokularında bulunan filament yapısı. Kas hücrelerinin sıkılma mekanizmasında rol oynar.

Destekleme (bracing)[1]

Yaralanmış vücut kısmına destek takmak için kullanılır. Kasları sertleştirerek dengeyi sağlar ve spor aktivitelerinde stabillik artırır.

Destekleyici Nalbur (splint)[1]

Yaralı vücut bölgesini hareketsiz tutarak doku iyileşmesini sağlayan destek aparatı. Akut yaralanma tedavisinde kullanılır.

Destek bacağı (support leg)[2]

Lokomotor becerilerinde yerde temas halinde olan ve vücut ağırlığını tutan bacak.

Destek Fazı (support phase)[2]

Koşu sırasında en az bir bacağın yerde temas halinde olduğu dönemdir. Uçuş fazından sonra gelir.

Destek tabanı (base of support)[2]

Güreşçinin matı üzerinde vücut ağırlığını destekleyen vücut kısımları. Denge ve stabiliteyi sağlayan temas noktalarıdır.

Destek (jimnastik) (support)[2]

Jimnastik aletinde el veya alt kolların aletle temas halinde bulunduğu pozisyon. Dengeyi ve stabiliyi sağlar.

Detoks (detox)[1]

Detoks, alkol veya uyuşturucu bağımlılarının temizlenme sürecidir. Spor sağlık programlarında, toksin atımı için destekleyici yöntemler olarak kullanılır.

Detoksikasyon (detoxication)[1]

Vücutta toksik maddelerin metabolize edilerek atılması sürecidir. Egzersizle desteklenen bir vücut temizleme yöntemidir.

Deuce (deuce)[1]

Deuce, raket sporlarında eşit skor sonrası iki puan gerektirir. Maç stratejisini belirler.

Devre antrenmanı (circuit training)[1]

Farklı egzersizlerin kısa dinlenme aralarıyla sırayla yapıldığı antrenman yöntemidir. Hem aerobik kapasiteyi hem kas dayanıklılığını geliştirir.

Devre dışı kalma (kriket) (skittle out)[2]

Takımın düşük puan ile oyundan elenmesi. Tüm oyuncular çıkartılmıştır.

Devrilme (capsizing)[2]

Aşırı yatma sonucu teknelerin veya gemilerin yan tarafından devrilmesi. Su sporlarında güvenlik riski oluşturur.

DHA (Dokosahekzaenoik asit) (DHA)[1]

Soğuk su balıklarında bulunan çoklu doymamış yağ asididir. Kalp hastalıklarını azaltır ve spor sağlığını destekler.

Dışarı viraj topu (outswinger)[2]

Kriket bowlerde iç hatdan dış hatta eğri yapan top. Defans zorlama tekniğidir.

Dışsal azot (exogenous nitrogen)[1]

Dışsal azot, besinlerden gelen vücut azotu olarak tanımlanır. Metabolik azota karşı, diyet yoluyla kas onarımını etkiler.

Dışsal tempolu (externally paced)[1]

Dış değişikliklere tepki olarak beceri gösterilir. Basınç altında performans gerektirir.

Dış karın kasları (obliques)[1]

Kaburgadan pelvise çaprazlama uzanan iki karın kası çifti. Gövde stabilitesi sağlar.

Dış motivasyon derecesi (controlling aspect)[1]

Dış motivasyon derecesi, sporcunun içsel dürtüleri yerine dış ödüllere odaklanmasını tanımlar. Bu durum, rekabet performansını etkileyebilir.

Dış oblik kaslar (external obliques)[1]

Karın bölgesinde kaburgalardan leğene doğru çapraz uzanan kaslardır. Egzersizde gövde stabilitesini güçlendirir.

Diafram (diaphragm)[1]

Göğüs ve karın arasında yer alan kas tabakası. Solunum sırasında hava alımını sağlayarak egzersizlerde etkili olur.

Diastazis (diastasis)[1]

Kemiklerin ayrılması veya hareketsiz eklemde yer değiştirmesi durumudur. Spor yaralanmalarında sık görülür ve iyileşme gerektirir.

Diatermi (diathermy)[1]

Mikrodalga veya kısa dalgalarla ısı tedavisi uygulanır. Spor yaralanmalarında ağrıyı azaltır.

Dietary reference value (diyetik referans değeri) (dietary reference value)[1]

Resmi kuruluşlar tarafından kişi başına günlük önerilen belirli bir besin maddesi miktarı.

Diferansiyel relaksasyon (differential relaxation)[1]

Kullanılmayan kasları bilinçli olarak gevşetmek enerji tasarrufu sağlar. Hareketlerde verimliliği artırır.

Difüzör (otomotiv sporları) (diffuser)[2]

Aracın alt gövdesinin arka kısmı, hava akışını yöneten yapı. Aşağı doğru kuvvet (downforce) üretir.

Difüzyon (diffusion)[1]

Difüzyon, sıvı veya gazların karışım sürecidir. Spor fizyolojisinde, hücrelere oksijen geçişini etkiler ve solunumu düzenler.

Dikey Osilasyon (Vertical Oscillation)[1]

Koşu sırasında vücudun yukarı-aşağı hareket ettiği mesafedir. Daha az dikey salınım, enerjinin yatay ilerlemeye daha verimli aktarıldığını gösterir. Elit koşucularda bu değer genellikle 6-8 cm arasındadır; yüksek dikey osilasyon enerji israfı ve yorulma hızının artması anlamına gelir.

Birim: cm  |  İlgili: Koşu Ekonomisi, Adım Frekansı, Zemin Temas Süresi

→ İlgili makale

Dikkati Yeniden Yönlendirme (Dissosiyasyon) (Dissociation — Attentional Focus)[1]

Uzun ve yorucu egzersizde sporcu zihnini acıdan ve yorgunluktan uzaklaştırmak için bilinçli ya da bilinçsiz olarak dışsal uyaranlara (manzara, müzik, düşünceler) odaklanmasıdır. Rekreasyonel koşucularda sık görülen bu strateji kısa vadede verimi artırabilir; ancak elit sporcular genellikle vücut sinyallerini takip eden ilişkilendirici odaklanmayı tercih eder.

İlgili: Algılanan Efor, Öz Konuşma, Psikobiyolojik Model

Dikkat dağınıklığı yaralanması (distraction injury)[1]

Yorgunluk veya stres nedeniyle sinirsel uyarılara yanlış yanıt vererek kas yırtılmasına yol açar. Bu yaralanma, kasın gerilmesi gereken anda kasılmasıyla oluşur.

Dikkat odağı (attentional focus)[1]

Performansta ilgili uyaranları fark etme yeteneğidir. Dikkat dağıtıcıları görmezden gelir.

Dikkat stili (attentional style)[1]

Sporcunun dış veya iç uyaranlara odaklanmasıdır. Örneğin, kalabalık sesi veya kendi duyumları.

Dikkat ve Kişiler Arası Stil Testi / TAIS (Test of Attentional and Interpersonal Style)[1]

Sporcuların kişilik tiplerine göre farklı durumlarıdaki performansını ölçen test. Bilişsel ve sosyal performans analizi sağlar.

Dikleştirici omurga kasları (erector spinae muscles)[1]

Alt sırtta omurgayı hareket ettiren kas grubu esneklik sağlar. Bu kaslar, ergometre gibi aletlerle çalıştırılır.

Dik Kürek Çekişi (upright rowing)[1]

Dambıl ya da barbell ile ayakta yapılan, kürek makinasının içe-dışa hareket desenini taklit eden egzersiz. Omuz ve üst sırt kaslarını geliştirir.

Dik spin (upright spin)[2]

Buz patinajda sporcu tek bacak üzerinde dönerken yaptığı dönüş. Hız ve denge gerektiriyor.

Dilatör (dilator)[1]

Vücut boşluğunun girişini genişleten bir araçtır. Genişletme amacıyla kullanılan bir ilaçtır.

Dinamikler (dynamics)[1]

Dinamikler, hareket ve kuvvetlerin etkisini inceleyen bir mekanik dalıdır. Spor biliminde hareket analizinde kullanılır.

Dinamik germe (dynamic stretching)[1]

Hareket içeren ancak kas sınırını aşmayan esneme egzersizidir. Bu yöntem, spor ısınmalarında kullanılır.

Dinamik kondisyonlama (dynamic conditioning)[1]

Serbest hareketli sporlarla kasları güçlendirmedir. Esneklik ve hız kazandırır.

Dinamojeni (dynamogeny)[1]

Hızlı atletlerin yanında koşmak sinir enerjisini artırır. Bu etki koşucunun hızını yükseltir ve performansı etkiler.

Dinamometre (dynamometer)[1]

Kas kasılmasının kuvvetini ölçen alet. Egzersiz performansını değerlendirir.

Dinamometri (dynamometry)[1]

Kas kasılmasının kuvvetini ölçer. Egzersiz performansını değerlendirmek için kullanılır.

Dip (dip)[1]

Paralel barlarda kolları bükerek yapılan jimnastik egzersizidir. Bu hareket, üst vücut gücünü geliştirir.

Dipiridamol (dipyridamole)[1]

Dipiridamol, kan damarlarını genişleterek kullanılır. Bu ilaç, anjina tedavisinde pıhtı oluşumunu önler.

Diploe (diploe)[1]

Diploe, kafatası iç ve dış katmanları arasında süngerimsi kemik tabakadır. Kırmızı kemik iliğini barındırır.

Dirençli çizmeler (resistive boots)[1]

Su egzersizlerinde kaldırma kuvvetini artırmak amacıyla ayaklara giyilen köpük cihazlardır. Su aerobikste ek direnç sağlar.

Direnç lastiği (resistance tube)[1]

Çeşitli egzersizlerde direnç sağlayan esnek bar. Kas geliştirme antrenmanında yaygın kullanılır.

Dirsek bandı (elbow support)[1]

Esnek sargı, egzersiz sırasında dirseği korur. Yaralanmaları önler.

Disfonksiyonel (dysfunctional)[1]

Disfonksiyonel, hastalık sonucu düzenli çalışamayan organdır. Vücut sistemlerini bozar.

Disinhibisyon (disinhibition)[1]

Golgi organları gibi yapılar tarafından sağlanan inhibitör etkinin ters çevrilmesi. Nöromüsküler kontrol açısından önemlidir.

Disiplin (discipline)[1]

Stresli durumda kontrolü sağlar. Branş içinde, örneğin cirit atma veya paralel barlarda odak gerektirir.

Disiplin soruşturması (disciplinary hearing)[1]

Spor federasyonunun yasak madde kullanımı için yaptığı resmi incelemedir. Atletleri kapsar.

Diskalifiye edilmiş (disqualified)[1]

Kuralları ihlal eden sporcu veya takımın yarışmadan çıkarılması. Bu ceza, spor etiğini korur.

Diskalifiye etmek (disqualify)[1]

Kuralları ihlal eden sporcuyu yarışmadan çıkarmak. Bu eylem, spor adaletini sağlar.

Diskinezi (dyskinesia)[1]

Kas hareket kontrolündeki bozukluk, spazmlara yol açar. Bu durum, spor performansını bozar.

Dispne (dyspnoea)[1]

Dispne, solunumda yaşanan olağan dışı bir kesinti olarak görülür. Örneğin nefes darlığı veya soluma sırasında ağrı oluşabilir.

Distal (distal)[1]

Vücut gövdesinden uzak konumdaki bir bölgedir. Spor anatomisinde uzuv uçlarını tanımlar.

Distimi (dysthymia)[1]

Yorgunluk, düşük özgüven ve uyku bozukluklarıyla hafif depresyon şeklidir. Psikoz düzeyine ulaşmaz ama spor performansını etkileyebilir.

Distoni (dystonia)[1]

Distoni, istem dışı kas kasılmalarına yol açan bir sinir bozukluğudur. Sporcularda hareketi etkiler.

Distrofi (dystrophy)[1]

Kas veya dokunun besin yetersizliğinden zayıflamasıdır. Spor eğitiminde önleme odaklanan bir sorundur.

Distrofin (dystrophin)[1]

Distrofin, kaslarda bulunan bir proteindir. Kas distrofisi hastalarında eksikliği, spor performansını olumsuz etkiler ve güç kaybına yol açar.

Disvitaminoz (dysvitaminosis)[1]

Disvitaminoz, vitamin eksikliği veya fazlalığından kaynaklanan hastalıktır. Spor diyetlerinde, besin dengesini bozabilir.

Diş yaralanması (dental injury)[1]

Çarpışma veya yüz yaralanması nedeniyle dişlere zarar gelmesi. Ağız sporlarında yaygın görülür.

Diyabet (diabetes)[1]

İnsülin eksikliğinden dolayı kan glukozunun yüksek olmasıyla enerji dönüşümü bozulur. Sporcularda egzersiz yönetimini etkiler.

Diyafiz (diaphysis)[1]

Uzun kemiğin orta uzun kısmı. Şaft olarak da bilinir.

Diyapedezis (diapedesis)[1]

Kan damarlarının görünür yırtılmadan dokuya sızmasıyla oluşur. Şiddetli iltihap veya yaralanmalarda görülür ve doku hasarını artırır.

Diyastol (diastole)[1]

Kalp atışında odacıkların genişleyip kan dolmasıdır. Ortalama 0,4 saniye sürer ve sistole ile karşılaştırılır.

Diyastolik Basınç (Diastolic Pressure)[1]

Kalbin dinlenme (gevşetme) aşamasında atardamarlardaki kan basıncının en düşük değeridir. Sistolik basınçla birlikte kan basıncı ölçümünün ikinci sayısını oluşturur. Normal değerlerin üzerinde olması, kalp ve damarlara ek yük bindiğini gösterir; düzenli aerobik egzersiz bu değeri düşürerek kalp sağlığını korur.

Birim: mmHg  |  İlgili: Sistolik Basınç, Kardiyak Debi, Kalp Atış Hızı

Diyastolik kan basıncı (diastolic blood pressure)[1]

Kalp kasılması sırasında atardamardaki basıncı, milimetre cıva birimiyle ölçer. Sistolik basınçla birlikte kalp sağlığını belirler.

Diyet (diet)[1]

1. Alınan yiyecek miktarı ve türüdür. 2. Kilo verme, hastalık tedavisi veya sağlık iyileştirmesi için belirli besinlerin tüketilmesidir.

Diyeter (dieter)[1]

Özellikle kilo vermek amacıyla diyete uyan kişi. Beslenme kontrolü altında yaşayan birey.

Diyetetik (dietetics)[1]

Gıda ve besleyici değerinin incelenmesi. Beslenme bilimi alanı.

Diyet içeceği (diet drink)[1]

Kalorisi düşük veya azaltılmış versiyonu olan içecektir. Spor beslenmesinde kilo kontrolü için tercih edilir.

Diyet ile kilo verme (slimming) (slimming)[1]

Düşük kalorili özel diyet veya gıdalar kullanarak vücut ağırlığını azaltma işlemidir. Beslenme kontrolü ile yapılır.

Diyet kaynaklı termojenez (diet-induced thermogenesis)[1]

Yemek sonrası vücutta ısı üretiminde artış. Bu süreç, spor diyetlerinde enerji harcamasını etkiler.

Diyet lifi (dietary fibre)[1]

Sindirim enzimleri tarafından parçalanmayan besin maddeleri meyve ve tahıllarda bulunur. Sindirim sağlığı için gereklidir.

Diyet yağı (dietary fat)[1]

Gıdalardan alınan temel bir besindir. Yağda eriyen vitaminleri taşır.

Dizbari (dysbaria)[1]

Vücut dışı ve içindeki basınç farkından kaynaklanan bozukluklardır. Dalış sırasında sık görülür ve tedavi gerektirir.

Diz çarpması (spor cezası) (kneeing)[2]

Oyuncunun dizini karşılaştırıcısının bacak ve uyluk bölgesine çarptırması. Küçük ceza suçudur.

Diz çömelti iltihabı (prepatellar bursitis)[1]

Diz kapağının üstündeki kesinin şişmesi. Güreşçi ve voleybol oyuncularında diz üzerine düşme sonucu sık görülür.

Diz desteği/Diz bandajı (knee support, knee wrap)[2]

Antrenman sırasında dizi korumak için kullanılan destek bandajı. Yaralanma riskini azaltır.

Diz kapağında sıvı birikintisi (water on the knee)[1]

Diz eklemi içinde veya çevresinde sıvı birikmesidir. Diz eklemi hasarı veya hastalığını gösterir.

Diz tamponu / Diz bandajı (knee pad)[1]

Sporlar sırasında dizleri yaralanmadan korumak için kayışlarla takılan destekleyici ped. Diz çevresi yaralanmalara karşı koruma sağlar.

DNA (DNA)[1]

Tüm canlıların hücrelerinde bulunan genetik bilgi taşıyan kimyasal maddedir. Deoksiribonükleik asit olarak adlandırılır.

Doğal Eşdeğer (nature-identical)[1]

Besinlerde doğal olarak bulunanla kimyasal açıdan eşdeğer sentetik katkı madde. Spor beslenme ürünlerinde sıkça kullanılır.

Doğal gol (natural goal)[2]

Her iki takımın tam güçte olduğu açık oyundan atılan gol. Penaltı veya avantaj durumları hariç.

Doğal İyileşme Yöntemi (Nature Cure) (nature cure)[1]

Yalnızca doğal madde ve tedaviler kullanarak vücudun kendi iyileştirme gücünün çalışmasına izin veren bütünsel tıp yaklaşımı.

Doğrudan oyun (direct play)[2]

Topun ayak, kafa, el, gövde ya da raket ile hemen oynatılması. Baskı ve kontrol tekniğidir.

Doğruluk (accuracy)[1]

Doğru olma veya hedefi tutturma durumudur. Teknik harekette amaçlanan noktaya ulaşma başarısıdır. Spor disiplinlerinde performans değerlendirmesinin temel kriterlerinden biridir.

Doğu Asya Oyunları (East Asian Games)[1]

Doğu Asya Oyunları, Kuzeydoğu Asya ülkelerinden sporcuların katıldığı çoklu spor etkinliğidir. Çin, Moğolistan, Kuzey ve Güney Kore gibi bölgeleri kapsar ve her dört yılda bir gerçekleştirilir.

Dohyo-iri (dohyo-iri)[2]

Sumo müsabakasının başında gerçekleştirilen ayinler. Sumo geleneğinin önemli parçası.

Dokulu bitki proteini (TVP) (textured vegetable protein)[1]

İşlenmiş soya fasulyesi veya diğer sebzelerden yapılan et yerine geçer ürün.

Dokunma futbolu (touch football)[1]

Amerikan futbolunun rasgele, rekabetsiz versiyonu. Tackling yerine dokunma geçerlidir.

Dolaşım sistemi (circulatory system)[1]

Kalp, atardamar ve toplardamarlardan oluşan yapı kanı dolaştırır. Bu sistem, spor sırasında oksijen taşınmasını sağlar.

Dondurma (freeze)[2]

Curlingle, bir taş başka bir taşın yanında duruncaya kadar kayıyor ve orada sabitleniyorsa dondurma hedefi gerçekleşmiş olur.

Dopaminerjik sistem (dopaminergic system)[1]

Merkezi sinir sisteminin parçası. Motivasyon, öğrenme ve dikkat süreçlerini yönetir.

Doping (dope)[1]

Performansı artırmak için yasadışı ilaç kullanımı spor yarışmalarını etkiler. Bu ilaçlar gizlice besine eklenerek rekabet avantajı sağlar.

Doping kontrol görevlisi (doping control officer)[1]

Doping kontrol görevlisi, sporculardan örnek toplama sürecini yönetir. Yarışmalarda adil oyunu sağlar.

Doping kontrol istasyonu (doping control station)[1]

Doping kontrol istasyonu, sporculardan idrar örneği alınarak test yapılır. Bu, yarışmalarda adaleti sağlar.

Dorsal (dorsal)[1]

Üst sırt bölgesiyle ilgili olup ventralin karşıtıdır. Spor anatomisinde hareket analizlerinde kullanılır.

Dorsal bölge (dorsum)[1]

Vücudun herhangi bir kısmının arka yüzeyi. Anatomide merkezi konumda kullanılan terim.

Dorsifleksiyon (dorsiflexion)[1]

Vücut kısmının arkaya doğru bükülmesi, örneğin ayak bileğinde kalkma hareketidir. Bu eylem, plantar fleksiyonla karşılaştırıldığında dengeyi artırır.

Dostluk ve kardeşlik (comradeship)[1]

Yakın arkadaş veya iş arkadaşlarını birleştiren bağlar. Sadakat ve ortak hedefleri içerir.

Douglas torbası (Douglas bag)[1]

Douglas torbası, VO2 ölçümü için kullanılan ekipmandır. Spor fizyolojisinde, solunum verilerini analiz eder.

Doymuş Yağ Asitleri (saturated fatty acids)[1]

Besinde gerekli olmayan ve kan kolesterol seviyesini artıran yağ asitleri. Hayvansal yağlarda tipik olarak bulunur.

Doymuş yağ (saturated fat)[1]

Hayvansal kaynaklı yağlar içinde tipik olan yağ türü. Beslenme için gerekli değildir ve kan kolesterolünü artırdığı düşünülür.

Dozla ilişkili yanıt (dose-related response)[1]

Uyarıcı miktarı arttıkça vücut tepkisi değişir. Egzersiz fizyolojisinde ilaç etkilerini belirlemek için analiz edilir.

Döner hareket (circling)[2]

Jimnastik ve kalistenikste vücudun belirli kısımlarıyla dairesel hareketler yapılmasıdır. Esneklik ve koordinasyon geliştirir.

Dönüşüm bozukluğu (conversion disorder)[1]

Psikolojik çatışma nedeniyle kas fonksiyon kaybı görülür. Bu nevroz, spor yaralanmalarında fiziksel semptomlar yaratır.

Dönüş Tekniği (turn)[2]

Hareket sırasında yön değiştirmek için kullanılan spor-spesifik teknik. Buz pateni ve dalgıçlıkta yaygın uygulanır.

Dört topla oynanan maç (fourball)[2]

İki çiftin karşı karşıya oynadığı golf formatıdır. Her çiftten sadece daha düşük puan alan oyuncu sayılır.

Dövüş Sanatları (martial arts)[1]

Özellikle Japonya ve Kore'de geliştirilmiş dövüş ve öz savunma sistemleri. Günümüzde sporla pratik edilen judo, karate vb. disiplinleri içerir.

Draf seçimi (draft choice)[2]

Profesyonel spor kulüplerinin kolej oyuncularının havuzundan seçim yapması. Takım kadrosunu güçlendirme sistemi.

Dressaj (dressage)[2]

Atlı sporlarda hakim ve jürinin atın performansına puan verdiği kompetisyon çeşidi. Teknik, zarafet ve uyum değerlendirilir.

Dribbling/Sektirme (dribbling)[2]

Basketbol, futsal gibi sporlarda topu kontrol altında adımlarla ilerleten temel teknik beceri.

Drop kick (drop kick)[1]

Rugby'de topu elden bırakarak tekmelemektir. Yarım voleyle vuruş yapılır ve oyunda stratejik olur.

DSM (derin sıvazlama masajı) (DSM)[1]

DSM, derin sıvazlama masajı anlamına gelir ve ikili sporlarda kullanılır. Bu teknik, kas rahatlatması sağlar.

Duraklamış ilerleme (arrested progress)[1]

Duraklamış ilerleme, beceri öğreniminde bir plato noktasına ulaşmaktır. İlerleme zorlaşır ve ek çaba gerektirir.

Durma atlaması (standing jump)[1]

Herhangi bir koşu momentumu alınmaksızın durgun konumdan yapılan zıplamadır. Saf kas gücünün değerlendirilmesi için kullanılır.

Durma zamanı (stoppage time)[1]

Futbol veya rugbyda yaralı veya diğer kesintiler nedeniyle oyunun sonuna eklenen ekstra zaman. Kompensasyon sağlanır.

Duruleştirme (stabilise)[1]

İlkyardım aşamasında yaralının sağlıklı solunum ve nabız kontrolünü sağlamak. Tıbbi müdahale öncesi hasta rahat pozisyona yerleştirilir.

Durum (condition)[1]

Kişinin veya nesnenin belirli bir hali vardır. Hastalık, yaralanma veya fitness planı ile genel sağlığı iyileştirmek amaçlanır.

Duruş (stance)[1]

Kriket veya golf gibi sporlarda topla çarpmaya hazırlanırken vücudun tutulduğu pozisyon. Teknik becerinin temelini oluşturur.

Dutoit zımba kapsülorafisi (Dutoit staple capsulorrhaphy)[1]

Tekrarlanan omuz çıkığı için tedavi. Omuz soketine zımba ile labrum sabitlenir.

Duvara çarpmak[1]

Maratonda ~32. km'de yaşanan ani performans çöküşü. Nedeni toplam glikojen tükenmesi değil, intramiyofibrillar glikojen kompartmanının boşalması

→ İlgili makale

Duyarlılığı azaltma (desensitizasyon) (desensitise)[1]

Zamanla kasları daha fazla esneterek ağrı gibi duyarlılığı azaltma. Fiziksel uyum sürecidir.

Duyarsızlaştırma (desensitisation)[1]

Atletler stresli durumu sakin ortamda hayal eder. Bu yöntem stres yönetiminde kullanılır ve kaygıyı azaltır.

Duygusal yeme (emotional eating)[1]

Duygusal yeme, stres veya üzüntüye yanıt olarak yemek yemektir. Spor beslenmesinde bu, kilo kontrolünü bozar.

Duyu Organı (sense organ)[1]

Çevre uyaranlarını (koku, ısı, ağrı) algılayan duyu sinirlerinin bulunduğu organ. Merkezi sinir sistemine bilgi iletir.

Duyu reseptörü (Sinir ucu) (sensory receptor)[1]

Soğuk, basınç gibi çevre değişimlerini algılayan hücre. Sinir sistemi üzerinden dürtü gönderir.

Dünya Anti-Doping Ajansı (WADA) (World Anti-Doping Agency)[1]

Sporda doping ile mücadele eden ve Dünya Anti-Doping Kodu'nu geliştiren bağımsız uluslararası kuruluştur.

Dünya Anti-Doping Kuralları (World Anti-Doping Code)[1]

2003'te benimsenmiş, Dünya Anti-Doping Ajansı tarafından belirlenmiş doping karşıtı kurallar ve önlemleri içeren kodu. Uluslararası spor örgütlerince kabul edilmiştir.

Dünya En İyi Performansı (world best performance)[2]

Dünyanın herhangi bir yerinde bir spor dalında kaydedilen en iyi sonuç. Olimpik rekordan farklıdır.

Dünya Kupası (World Cup)[1]

Nitelikli ülkelerin milli takımlarının katıldığı, dört yılda bir farklı kıtada düzenlenen uluslararası spor turnuvasıdır.

Dünya Oyunları (World Games)[1]

Olimpiyat Oyunlarında yer almayan spor dallarını (oryantiring, güç sporları, squash) içeren dört yılda bir yapılan uluslararası etkinlik.

Dünya Sağlık Asamblesi (World Health Assembly)[1]

WHO üye ülkelerin delegelerinin yıllık toplantısı. Ana politika kararları burada alınır.

Dünya Sağlık Günü (World Health Day)[1]

Dünya Sağlık Örgütü tarafından organize edilen ve belirli bir sağlık konusuna küresel dikkat çeken yıllık etkinlik.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) (World Health Organisation)[1]

Birleşmiş Milletler'in sağlık kurumu. Küresel sağlık eğitimi ve sağlık hizmetlerini destekler.

Düşen at (faller)[2]

Atlı sporlarda engelde düşüp yarışı tamamlayamayan at. Diskalifiye kategorisinde yer alır.

Düşük etki antrenmanı (low-impact)[1]

Eklemlerde minimum kompresyon içeren egzersiz türü. Yaşlı veya yaralı sporcuların rehabilitasyonunda tercih edilir.

Düşük referans besin alımı (lower-reference nutrient intake)[1]

Düşük beslenme gereksinimli insanlar için yeterli olan besin miktarıdır. Genel popülasyonun çoğu için yetersiz kalabilir.

Düşük Yoğunluklu Lipoprotein (LDL) (low density lipoprotein)[1]

Kandan hücrelere kolesterol taşıyan lipoprotein çeşidi. Yüksek LDL seviyeleri kardiyovasküler risk oluşturur.

Düşük Zorluk (unchallenging)[1]

Fiziksel ya da psikolojik çaba gerektirmeyen aktivite. Antrenman verimliliği açısından tercih edilmez.

Düşüş bölgesi (relegation zone)[2]

Sezonun sonunda takımı lig altına indiren konumlar. Liger alt sıralarında yer alan takımlar risk altındadır.

Düzeltici etkinlik (corrective activity)[1]

Düzeltici etkinlik, beceri sorunlarını gidermek için tasarlanan egzersizdir. Spor antrenmanlarında, teknik hataları düzeltir.

Düzeltici terapi (corrective therapy)[1]

Istedirilmeyen davranışı düzeltmek için profesyonel antrenman veya danışma. Spor disiplini sağlar.

Düzenleyici kurum (regulatory body)[1]

Hükümet tarafından kurulan ve bir endüstrinin kurallarını belirleyen bağımsız kuruluştur. Faaliyetleri denetler ve standartlar oluşturur.

Düz bacak hareketi (futbolda faul) (straight leg)[2]

Futbolda düz bacak ile saldırı yapma, kırmızı kart alan yasadışı hareket. Oyuncuya ciddi ceza verilir.

Düz kesim/Düz bölüm (straightaway)[2]

Motorsportta düz yol bölümü. Hız testlerinin yapıldığı alan.

Düz pozisyon (straight)[2]

Atlı sporda vücudu başından ayaklarına kadar mükemmel şekilde düz tutan, ayakları birleştiren pozisyon tipidir.

Düz su (flatwater)[2]

Sakin su ortamı; kanoda sprint karşı slalom yarışlarını tanımlayan terim. İstikrarlı koşullar sağlar.

Dyno (dinamik sıçrama) (dyno)[2]

Dağcılıkta uzak bir tutunağa ulaşmak için yapılan atletik sıçrama hareketi.

Dysdiadochokinesia (dysdiadochokinesia)[1]

Serebellum zedelenmesi veya hastalığı nedeniyle hızlı hareketleri yapamama durumu. Koordinasyon bozukluğu görülür.

D vitamini (vitamin D)[1]

Yağda çözünen vitamin; tereyağ, yumurta ve balıkta bulunur. Güneş ışığına maruz kalan deri tarafından üretilir ve kemik gelişimini destekler.

dağcı (mountaineer)[2]

Dağ tırmanışını spor olarak yapan kişi. Yüksek irtifa ve zorlu doğal ortamlarda spor faaliyeti icra eder.

dağ tahtacılığı (mountainboarding)[1]

Büyük tekerleğe sahip skatebord benzeri tahta ile tepede aşağı inme. Çöllemeli arazilerde yapılan spor.

dalak rüptürü / dalak yırtılması (splenic rupture)[1]

Dalakta şişme ve potansiyel ölümcül yırtılma meydana gelmesi. Mononükleozu takiben erken spor dönüşü riski artırır.

dalga sürme hareketi (sörf sporunda) (floater)[2]

Sörf tahtasıyla dalganın en üst kısmında yapılan hareket. Yüksek enerji gerektiren teknik bir manevredir.

dalgıç / su atlet (diver)[2]

Başı önce su içine atlayan veya sualtında yüzen sporcu. Dalış disiplininde yarışan spor uzmanı.

dalış kategorisi (dive group)[2]

Dalış hareketleri belirli özelliklere göre tablo halinde sınıflandırılır. Her kategorinin teknik gereklilikleri vardır.

dalış sporu (skin diving) (skin-diving)[2]

Solunum aparatı kullanarak sualtında yapılan rekreatif veya sportif aktivite. Keşif ve egzersiz amacıyla gerçekleştirilir.

damar spazmı (vasospasm)[1]

Kan damarlarının kas duvarının sürekli kasılması ve kan akışının azalması durumu. Ekstremitelerde kan dolaşımını kısıtlar.

dayanıklılık fitness (endurance fitness)[2]

Uzun süreli aerobik egzersiz yapabilme yeteneği.

dayaniklilik (resistance)[1]

Hastalığa karşı kişisel dirençlilik veya ilaçlara karşı bakteri/virüs direnci. Kuvvete ters etki.

değişmeli sahiplik kuralı (alternating-possession rule)[2]

Lise ve üniversite basketbolunda çoğu jump ball için uygulanan kural. Takımlar sırayla sahiplik hakkı alır.

deneme rampası (inrun)[2]

Kayak atlamasında sporcunun hız kazandığı aşağı doğru rampa bölümü. Atış rampasından önceki hızlanma segmenti.

deneme (rugbyde) (try)[1]

Rugbyde topu rakip takımın kalesi arkasındaki zemine koymak suretiyle yapılan puanlamadır. Rugby birliğinde 5 puan, lig rugbisinde 4 puan değerindedir.

dengeli gerilim (balanced tension)[1]

Sporcuda düşük stres seviyesinin performansı olumlu etkilediği bir teoridir. Bu durum motivasyonu artırır.

deniz hastalığı (seasickness)[2]

Gemi hareketinin neden olduğu bulantı ve rahatsızlık. Denge organı uyarısından kaynaklanır.

depolarizasyon (depolarisation)[1]

Sinir veya kas hücre zarının elektrik kutupluluğunun tersine dönmesidir. Bu süreç kas kasılmasını tetikler.

depresör (depressor)[1]

Vücudun bir kısmını aşağı çeken kastır. Bu kaslar hareket kontrolünde rol oynar.

ders arası spor (break sport)[2]

Eğitim saatleri arasındaki teneffüslerde yapılan ders dışı spor aktivitesidir. Öğrencilerin fiziksel aktivitesini artırır.

destek bandajı (support bandage)[1]

Spor sırasında vücut bölgelerini yaralanmadan korumak veya iyileşme döneminde desteklemek için kullanılan elastik sarılı.

detoksifikasyon (detoxification)[1]

Zehirli maddeleri uzaklaştırma veya etkilerini nötralize etme sürecidir. Bağımlılık durumlarında, madde yoksunluğunu kapsar.

deve dönüşü (camel)[2]

Buz pateninde bir bacak üzerinde yapılan dönüş, diğer bacak havada uzatılmış durumda. Görsel ve teknik açıdan zorlayıcı bir figür.

dev vuruş (giant) (giant)[2]

Cimnastik'te, üst yüksek bara yapılan 360 derecelik tam dönüş hareketi.

dışarıdan atış (futbolda) / topu oyuna sokma (basketbolda) (throw-in)[1]

Futbolda saha kenarından topu iki el ile arkasından atmak suretiyle oyuna sokmadır. Basketbolda ise topu sahanın içine atmak suretiyle oyuna sokmadır.

dış alan (outfield)[2]

Kriket ve beyzolda sahnenin sınır çizgisine yakın dış bölgesidir.

dış alandan kesme vuruşu (off-cutter)[2]

Kriket'te hızlı bowler'ın dış alandan çıkıp atış sonrası iç alana doğru hareket eden yayınıdır.

dış motor (outboard motor)[2]

Tekne gövdesinin dışına takılan çıkarılabilir motor ünitesi. Powerboat sporunda kullanılır.

dış pozisyon (outside)[1]

Futbol, hokey gibi sporlarda sahada merkeze daha uzak olan oyuncu konumu.

dış rotasyon (external rotation)[1]

Top-soket eklemde bacağın veya kolun dışa doğru dönmesi. Omuz ve kalça gibi büyük eklemlerde gerçekleşir.

diartroz (diarthrosis)[1]

Kıkırdak veya bağlarla kısıtlanmayan serbest eklem hareketidir. Bu tür eklemler esneklik sağlar.

dietilpropion (diethylpropion)[1]

İştah kesici ilaç olarak obezite tedavisinde kullanılır. Santral sinir sistemine etki ederek kilo kaybını sağlar.

dinamik kas çalışması (dynamic work)[2]

Spor hekimliğinde kasın değişim gösteren iş yükü altında çalışması. Hareket içerir.

dinlenme arası (resting)[1]

Egzersizler arasında vücudun toparlanması için verilen kısa mola. Fizyolojik iyileşmeyi sağlar.

direkt ölçüm (direct measure)[2]

Sporda takım birliğini ölçmek için takım üyelerinin yanıtlarına dayalı bir değerlendirme yöntemi.

dirençli egzersizler (resistance exercises)[2]

Fiziksel direnç karşısında yapılan ve kas gelişimini sağlayan egzersizler. Kuvvet, hipertrofi ve dayanıklılık artışında etkilidir.

direnç antrenmanı (resistance training)[1]

Ağırlıklı barbell, dambıl gibi dirençe karşı çalışarak kas gücünü artıran antrenman yöntemi.

direnç bileklikleri (resistive cuffs)[1]

Su aerobiğinde taşıyıcılığı artırmak için bileklere giyilen köpük cihazlar. Su aktivitelerinde hareket kontrolü sağlar.

disidri (dyshydria)[1]

Anormal terleme durumu, aşırı ya da yetersiz şekilde. Vücut ısısı düzenlemesini etkiler.

disipraksi (dyspraxia)[1]

Koordineli hareket yapma zorluğu. Hareket planlaması ve uygulanmasında problem yaşanır.

diskus (discus)[1]

Atletlerin döndüğü bir ağırlık disktir ve elden fırlatılır. Bu araç atma yarışmalarında kullanılır.

disk ağırlıkları (disc weights)[2]

Barele takılan değişken ağırlıklı diskleri. Toplam ağırlığı düzenlemek için kombinlenir.

disrefleksi (dysreflexia)[1]

Refleks mekanizmasının bozulması veya düzensiz işlemesi. Sinir sistemi hasarında görülebilir.

dissosiator (dissoclator)[2]

Dış uyaranlara odaklanarak iç (propriyoseptif) uyarıları bastırması gereken sporcu tipi.

diyetetik gıdalar (dietetic foods)[1]

Özel beslenme gereksinimi olan kişiler için tasarlanmış yiyecekler. Sağlık durumlarına uygun formülasyona sahip.

diysuit (wetsuit)[2]

Dalıcılar ve sörf yapanların vücudunu sıcak tutmak için giydiği takım. Su tabakası gövde sıcaklığını korur.

dizini yere koymak (take a knee)[2]

Amerikan futbolunda QB'nin top almadıktan sonra bunu yaparak oyunu durdurmasıdır. Zaman kazanma stratejisidir.

diz bükme hareketi (knee bend)[1]

Kişi çömelip ardından tekrar kalkan tekrarlı egzersiz türü. Bacak gücü geliştirir.

diz temas hatası (knee touch)[2]

Halter kaldırışı sırasında dizi platformla temas ettirme hareketi. Kaldırışı geçersiz kılan kuralı ihlal eden hareket.

dojo (dojo)[2]

Judo öğretilen ve pratik yapılan yer. Geleneksel antrenman ve öğretim merkezi.

dokuz, on, vale (kriket argosunda) (nine, ten, jack)[2]

Sırasıyla dokuzuncu, onuncu ve on birinci batsmen. Bir takımın son üç oyuncusunu belirtir.

doku onarımı (tissue repair)[1]

Beslenme besinleri kullanarak hasarlı vücut dokularının yeni doku sentezi ile yeniden oluşturulması. Adaptasyon ve iyileşmenin temel mekanizması.

doosra (doosra)[2]

Off-break bowling sanatçısı tarafından yapılan üst dönüşlü atış. Top off'tan leg'e hareket eder.

doymamış yağ (unsaturated fat)[1]

Az miktarda hidrojen içeren yağ türüdür. Doymuş yağlara kıyasla daha kolay parçalanır.

dörtlü test (quadrathlon) (quadrathlon)[1]

Atlet patlayıcı gücünü ölçen dört test; uzun atlama, üçlü atlama, 30m sprint ve kuvvetli atış içerir.

dövüş (combat)[1]

Karşıt taraflar arasında fiziksel mücadele. İlk insani çatışma türünden modern spor disiplinlerine kadar çeşitlilik gösterir.

dribling (dribble)[1]

Topa ardı ardına vurarak hareket ettirme tekniği. Basketbol ve futbolda temel beceridir.

dripling hareketi (the hand or a stick)[1]

Futbol veya basketbolda top sürülerek yapılan hareket ve koşu türüdür. Temel teknik becerisidir.

duatlon (duathlon)[1]

İki dayanıklılık etkinliğiyle yapılan bir spor yarışmasıdır, örneğin koşu ve yüzme. Bu etkinlikler sırayla gerçekleştirilir.

dummy/sahte hareket (dummy)[1]

Futbol, ragbi ve benzeri oyunlarda rakibi yanıltmak amacıyla yapılan taklit pas veya hareket. Özellikle defansı atlatmak için kullanılır.

dumper (sörf dalgası) (dumper)[2]

Aniden aşağıya doğru şiddetle kırılan dalga. Sörf yapanları suda yutması riski vardır.

durma hareketi (velodrom) (stand still)[2]

Pist yarışında binici tamamen ileri hareketi durduran taktik manevra. Rakibi ilk geçişe kışkırtır.

durma voleyi (teniste) (stop volley)[2]

Raket hareketiyle minimal kuvvet uygulanarak ağı az geçen vuruş. Taktik ve kontrol gerektiren technik bir harekettir.

duyarlı (allerjen) (sensitive)[1]

Geçmişte maruz kalınan bir maddeye karşı oluşan antikorlar nedeniyle beklenmedik reaksiyon göstermek anlamındadır.

duyusal sinirleri (afferent sinir) (sensory nerve)[1]

Sıcaklık, tat ve koku gibi duyuları kaydedip beyine iletim yapan sinir lifi. Aferent sinir de denir.

duyu sistemi (sensorium)[1]

Beynin ve sinir sisteminin dış uyarıları alan ve yorumlayan bileşenleridir. Vücuttaki tüm duyu işlevlerini tek bir sistem olarak kapsar.

düğüm (knot)[2]

Iplerin birleştirilmesi yöntemi. Artan yüke bağlı olarak daha da sıklaşan bağlantı.

düşük kalorili (low-calorie)[1]

Gıda ve içeceklerde düşük enerji değeri (AB standardı: 100g'de 40 kcal'den az). Diyet programlarında kullanılır.

düşük şut (drop shot)[2]

Tenis oyuncusunun sahanın arka çizgisinden yapıp ağ üzerine az düşürdüğü hafif şut. Rakibin ağa yaklaşmasını zorlayan bir tekniktir.

düzensiz kalp ritmi (irregular)[1]

Kalp atışının belirli aralıklarla oluşmaması, komplikasyon riski yaratan durum. Sporcularda kontrol gerektiren kardiyak problem.

düz duruş (kayak) (stacked)[2]

Dizler kayak bağlantılarının üzerinde, sırt düz olacak şekilde vücut konumlandırması. Verimli kuvvet aktarımı için kritik pozisyon.

düz kalıp (straight last)[1]

Ortalamadan biraz daha az kavisli ayakkabı kalıbı. Ayakkabı tasarımında standart ve performans seçeneği.

düz kas (smooth muscle)[1]

İç organlar ve kan damarlarında bulunan, istemli olmayan kasılmaları gerçekleştiren kas türü. Kalp ve iskelet kasından farklıdır.

düz swing (flat swing)[2]

Sopanın yere paralel düşük açıda getirilen vuruş. Genellikle düz hit için kullanılır.

E

Easy wicket (easy wicket)[1]

Easy wicket, kriket'te topun öngörülebilir sektiği bir zemindir. Batsmen için kolay skor imkanı sağlar.

Eburnasyon (eburnation)[1]

Eburnasyon, kıkırdağın kemik benzeri sert bir kütle haline gelmesidir. Eklemlerde aşınma sonucu oluşur ve spor yaralanmalarında görülür.

ECA yığını (ECA stack)[1]

ECA yığını, efedrin, kafein ve aspirin içeren termojenik desteklerdir. Spor beslenmesinde yağ yakımını artırmak için kullanılır.

Edinilmiş motivasyon (acquired motivation)[1]

Temel ihtiyaç dışı kişisel hedeflere dayalı motivasyon. Bu tür motivasyon, spor başarılarını artırır.

Efedrin (ephedrine)[1]

Hava yollarını genişleterek astım rahatlatır. Sporcularda performans artırıcı olarak kullanılabilir.

Eferent (efferent)[1]

Vücut merkezinden uzaklara sinyal taşır ve aferentin karşıtıdır. Kas koordinasyonunda sinir sistemini etkiler.

Efflora (effleurage)[1]

Efflora, deriyi tek yönde okşayarak yapılan bir masaj türüdür. Kan akışını artırır ve kas iyileşmesini destekler.

Efor (effort)[1]

Amaç için harcanan zihinsel veya fiziksel enerjidir. Eğitimde başarıyı belirler.

Efor baş ağrısı (effort headache)[1]

Yoğun egzersizle tetiklenen kısa süreli baş ağrısıdır. Dinlenme ile geçer.

Efüzyon (effusion)[1]

Yaralanmadan kaynaklı sıvı birikmesidir. Eklemde şişlik oluşturur.

Egzersiz (exercise)[1]

Kasları çalıştırarak formu korumak veya güçlendirmek için fiziksel etkinlik. Belirli hareketlerle kasları hedefleyen bir antrenman türüdür.

Egzersizde Kardiyak Hipertrofi (Athlete's Heart / Cardiac Hypertrophy)[1]

Uzun süreli dayanıklılık antrenmanına verilen yanıt olarak kalp kasının büyümesi ve sol karıncık iç hacminin genişlemesidir. Bu sporcuya özgü bir uyum biçimidir ve kalp yetmezliğinde görülen patolojik büyümeden tamamen farklıdır. Daha geniş ve daha güçlü bir kalp, her atımda daha fazla kan pompalar; bu da maksimal egzersiz kapasitesini doğrudan artırır.

İlgili: Atım Hacmi, Kardiyak Debi, VO2maks

Egzersiz aleti (exerciser)[1]

Vücut egzersizi için kullanılan ekipmandır. Antrenmanlarda kas gelişimini destekler.

Egzersiz bisikleti (exercise bike)[1]

Sabit pedal çevirme makinesidir. Kalp sağlığını güçlendirir ve dayanıklılık antrenmanlarında kullanılır.

Egzersiz Ekonomisi Testi (Exercise Economy Test)[1]

Birden fazla sabit hızda veya güçte oksijen tüketimini ölçerek sporcunun o yoğunlukta ne kadar verimli çalıştığını belirleyen testtir. Koşu bandı veya bisiklet ergometresi üzerinde gerçekleştirilir; her aşamada yaklaşık 4-6 dakika kararlı durum sağlanır ve solunum gazları analiz edilir. VO2maks testinden bağımsız olarak performans tahmini için güçlü bir araçtır.

İlgili: Koşu Ekonomisi, VO2maks Testi, Mekanik Verimlilik

→ İlgili makale

Egzersiz formu (exercise form)[2]

Motor öğrenme-öğretme sürecindeki yapısal unsur. Beceri kazanımında temel rol oynar.

Egzersiz kaynaklı anafilaksi (exercise-induced anaphylaxis)[1]

Egzersiz sonrası anafilaksi benzeri belirtiler ortaya çıkar. Genellikle yiyecek alımıyla bağlantılıdır.

Egzersiz makinesi (exercise machine)[1]

Belirli bir egzersiz veya bölge için tasarlanmış bir alettir. Kas gelişimini hedefler.

Egzersiz müziği (exercise music)[1]

Egzersiz müziği, dakikada yaklaşık 120 vuruşla aerobiklere eşlik eder. Bu müzik, ritmi ve motivasyonu artırır.

Egzersiz Psikolojisi (exercise psychology)[2]

Spor aktivitelerine katılım ve devamını etkileyen psikolojik faktörleri inceler. Motivasyon, tutum ve davranış değişikliğini araştırır.

Egzersiz platformu (exercise platform)[1]

Adım aerobik için kullanılan düşük seviyeli bir platformdur. Kalp ritmini ve dayanıklılığı artırır.

Egzersiz reçetesi (exercise prescription)[1]

Egzersiz reçetesi, profesyonel tarafından verilen kişisel fitness planıdır. Sağlık için uyarlanır.

Egzersiz Sonrası Aşırı Oksijen Tüketimi (EPOC) (Excess Post-Exercise Oxygen Consumption)[1]

Egzersiz sonrasında metabolizmanın dinlenme düzeyine dönmesinin zaman aldığı ve bu sürede "ekstra" oksijen tüketildiği fenomendir. Kısmen laktattan glikozun yeniden sentezlenmesi, ısınan vücudun soğuması ve hormon seviyelerinin normalleşmesiyle açıklanır. Yüksek yoğunluklu antrenmanın kalori yakımı egzersizin hemen bitmesiyle durmaz; EPOC bunu uzatır.

İlgili: Aerobik Metabolizma, Laktat, Anaerobik Metabolizma

→ İlgili makale

Egzersiz testi (exercise challenge)[1]

Aerobik egzersiz sırasında solunum izlenerek astım tanısı konur. Bu test, sporcularda nefes sorunlarını belirler.

Egzersiz topu (exercise ball)[1]

Şişirilebilir büyük top, kasları güçlendirir ve dengeyi artırır. Esneklik egzersizlerinde sık kullanılır.

Egzersiz uyumu (exercise adherence)[1]

Egzersiz yapma motivasyonu. Fiziksel uygunluğu sürdürmek için gereklidir.

Egzersiz yoğunluğu (exercise intensity)[1]

Egzersizin zorluk derecesini belirler. Kişinin kalp hızı ve enerji harcamasına göre ölçülür.

Eğimli dambıl bench press (incline dumbbell bench press)[1]

Bench pressin üst ucu hafifçe yükseltilerek yapılması. Vücut yatay konumda değil eğimli durumda kalır.

Eğimli Yüzey (Golf'te) (downhill lie)[2]

Golf'te sağ elini kullanan golfer için sağ ayağın sol ayağından daha yüksek olduğu pozisyon. Vuruş tekniği değişir.

Ejeksiyon Fraksiyonu (Ejection Fraction)[1]

Kalbin her kasılmasında sol karıncıktaki toplam kan hacminin yüzde kaçının pompaladığını gösteren bir orandır. Sağlıklı bireylerde bu oran yüzde 55-70 arasında değişir; elit sporcularda ise yüksek atım hacmi ile birlikte değerlendirilmesi gerekir. Kalp işlevinin verimliliğini anlamada kilit bir göstergedir.

Birim: %  |  İlgili: Atım Hacmi, Egzersizde Kardiyak Hipertrofi, Kardiyak Debi

EKG (elektrokardiyografi) (ECG)[1]

Kalbin elektrik etkinliğini gösteren bir grafiktir. Bu cihazla kalp ritmi izlenir.

Ekimoza (ecchymosis)[1]

Ekimoza, darbe sonucu deride kanama yapan koyu bir lekedir. Morarma olarak da bilinir.

Ekinezya (echinacea)[1]

Mor çiçeklerden hazırlanan bitkisel ilaçtır. Bağışıklık sistemini güçlendirir, kas yapısını incelemeye yardımcı olur.

Eklem (joint)[1]

İki kemiğin birleştiği vücut bölümüdür. Hareket sağlar.

Eklemleşmek (articulate)[1]

Kemiklerin bir eklemde birleşmesi. Bu bağlantı, spor hareketlerinde esneklik sağlar.

Eklemsiz Kemik (inarticulate)[1]

Kafatası kemikleri gibi eklem veya bölümlere sahip olmayan kemik yapısı. Hareket sağlamaz.

Eklem boşluğu (joint cavity)[1]

İki kemik ucunun arasında kalan alan. Kıkırdak ve sinovyal sıvıyla doldurularak düzgün hareket sağlar.

Eklem çıkartılması (arthrectomy)[1]

Hasarlı eklemin cerrahi olarak çıkartılması. Ciddi eklem hasarlarında uygulanır.

Eklem fibrokıkırdağı (articular fibrocartilage)[1]

Omurlar arası gibi diskler şeklinde yer alır. Bu kıkırdaklar, eklem stabilitesini artırır ve şok emilimini sağlar.

Eklem füzyonu (arthrodesis)[1]

Eklem füzyonu, iki veya daha fazla kemiği birleştirerek hareketi kısıtlar. Spor yaralanmalarında iyileşmeyi sağlar.

Eklem kapsülü (joint capsule)[1]

Eklemleri çevreleyen ve bir arada tutan beyaz lifli bağ dokusudur. Eklem sıvısını içerir ve hareket kontrolü sağlar.

Eklem kıkırdağı (articular cartilage)[1]

Kemik uçlarında bir tabaka olarak bulunur. Bu kıkırdak, kemiklerin birleştiği eklemleri korur ve hareketi yumuşatır.

Ekostoz (exostosis)[1]

Kemik yüzeyinde iyi huylu büyüme. Bu durum, spor aktivitelerinde ağrıya yol açabilir.

Ekrin ter bezi[1]

İnsanda 2-4 milyon adet bulunan ter bezi. Buharlaşmalı soğutma sağlar. Evrimsel dayanıklılık avantajının temel bileşeni

→ İlgili makale

Eksantrik Aşırı Yük (eccentric overload)[1]

Maksimal konsantrik yükten fazla dirençle uygulanan eksantrik kasılmaya odaklı antrenman yöntemi.

Eksantrik eylem (eccentric action)[1]

Eksantrik eylem, kasın uzatma hareketini kapsar. Bu tür egzersizler, kas gelişimini güçlendirir.

Eksantrik kasılma (eccentric contraction)[1]

Kas gerilirken kısalır. Ağır ağırlığı yavaş indirmede görülür.

Eksantrik kuvvet (eccentric strength)[1]

Kas uzarken ürettiği kuvvet egzersizlerde önemli rol oynar. Bu kuvvet, ağırlık kaldırma gibi aktivitelerde yaralanmaları önler.

Eksiklik hastalığı (deficiency disease)[1]

Besindeki temel element eksikliği, örneğin vitaminler, hastalıklara yol açar. Bu durum sporcularda enerji kaybı ve kas zayıflığına neden olur.

Eksik atış (undershoot)[2]

Hedef atışında hareketi hedefin ötesine götürmek. İsabetsizlik hatasıdır.

Eksik Oyuncuyla Atılan Gol (Short-Handed Goal) (short-handed goal)[2]

Takımı insan sayısı açısından dezavantajlı durumda iken atılan gol. Ice hockey'de güç oyunu sırasında rakip insan sayısında avantaj elde edilir.

Ekstansiyon (extension)[1]

Eklemde uzatma veya gerilme hareketidir. Egzersiz antrenmanlarında kas gücünü artırır.

Ekstansör bant (extensor)[1]

Ekstansör bant, ayaklar ve kollar arasında çekilerek kasları çalıştıran esnek bir banttır. Egzersizde, uzatma hareketlerini güçlendirir.

Ekstravasate (extravasate)[1]

Yaralanma, yanma veya enflamasyonun neden olduğu kan veya sıvıların damardan çevredeki dokuya sızması.

Ekstrem Oyunlar (X Games) (Extreme Games)[1]

Olimpiyat modelinde düzenlenen uluslararası ekstrem spor yarışması. Çeşitli risk sporlarını içerir.

Ektomorf (ectomorph)[1]

Ektomorf vücut tipi uzun, ince ve belki zayıftır. Spor biliminde, kas kazanımı için özel antrenmanlar gerektirir.

Ekzergonik reaksiyon (exergonic reaction)[1]

Ekzergonik reaksiyon, enerji salınımıyla gerçekleşen kimyasal bir tepkimedir. Egzersiz metabolizmasında yaygındır.

Ekzokrin bez (exocrine gland)[1]

Ekzokrin bez, salgısını bir kanal yoluyla organ yüzeyine bırakır. Örneğin ter ve tükürük bezleri bu gruba girer.

Elastikiyet (elasticity)[2]

Vücut veya maddenin dış kuvvet etkisinde hacim ya da şekil değiştirdikten sonra orijinal durumuna dönemesidir. Kaslar ve bağlar için kritik özellik.

Elastin (elastin)[1]

Elastin, bağ dokusundaki elastik liflerin ana bileşenidir. Bu protein, kolajene benzer yapısıyla esneklik kazandırır ve hareketi destekler.

Elde edilen performans hızı (achieved performance velocity)[1]

Yarışma sırasında ulaşılan hız, antrenman ve zihinsel hazırlığa bağlıdır. Çeşitli faktörlerle etkilenir.

Eldiven (Mitt) (mitt)[2]

Beyzolda topu yakalamak için kullanılan dolgulu deri eldivenidir. Oyuncu performansını arttırır.

Elektriksel kas uyarıcı (electrical muscle stimulation)[1]

Elektrik akımıyla kasları çalıştıran antrenman yöntemi. Bu teknik, sporcularda kas gücünü geliştirir.

Elektrofizyoloji (electrophysiology)[1]

Elektrofizyoloji, vücuttaki elektrik impulslarını inceler. Egzersiz sırasında kalp ve sinir sistemini etkiler.

Elektrokardiyograf (electrocardiograph)[1]

Kalp kaslarının elektrik impulslarını kaydeden alet kalp ritmini ölçer. Bu cihaz, sporcularda egzersiz yükünü izler.

Elektrolit (electrolyte)[1]

Hücrelerde, kanda bulunan maddeler vücut sıvılarını düzenler. pH dengesini korur ve egzersiz sırasında önemli rol oynar.

Elektrolit dengesi (electrolyte balance)[1]

Kan elektrolit seviyelerinin dengeli olması böbrek yükünü önler. Düşük seviye zayıflığa yol açar.

Elektromiyograf (electromyograph)[1]

Kas dokusuna elektrotla elektrik aktivitesini kaydeden alet. Kas işlevini analiz eder.

Elektromiyogram (EMG) (electromyogram)[1]

Aktif kaslardaki elektrik akımlarını gösteren kayıttır. Kas işlevini analiz etmek için kullanılır.

Elektromiyopati testi (electromyopathy test)[1]

Elektromiyopati testi, sinirlerden kaslara elektrik sinyallerini kontrol eder. Kas işlev bozukluklarını teşhis eder.

Elektroterapi (electrotherapy)[1]

Düşük frekanslı elektrik akımıyla kasları canlandırma tedavisi. Felç gibi sorunlarda uygulanır.

Elektroterapi tedavisi (electrotherapeutic treatment)[1]

Vücuda hafif elektrik akımı uygulayarak yaraları tedavi eder. Ağrı azaltmada etkilidir.

Eleuthero (eleuthero)[1]

Metabolizmayı artırabilen bir uyarıcı spor takviyesidir. Enerji seviyelerini yükseltmek için tercih edilir.

Eliptik antrenör (elliptical trainer)[1]

Eliptik antrenör, üst ve alt vücudu aynı anda çalıştıran egzersiz aletidir. Kardiyo antrenmanlarında kalori yakımını artırır ve eklem yükünü azaltır.

Elma şeklinde (apple-shaped)[1]

Karın bölgesinde yağ birikimi olan vücut tipidir. Bu şekil, sporcularda kalp riskini artırır.

El Bandajı (hand wrap)[1]

Spor sırasında elleri yaralanmadan koruyan destekleyici sarılı bandaj. Boks ve benzeri sporlarda zorunlu.

El Bileğini Çok Kullanan (Wristy) (wristy)[1]

Top vuruş tekniğinde el bileğinin aşırı hareket etmesi. Tenis ve benzeri sporlarda teknik hatası gösterir.

El bileği tendonitis (Çekiç parmak) (wrist tendonitis)[1]

Tekrarlayan el hareketlerinden kaynaklanan parmakları ön kola bağlayan tendon çekişi ve enflamasyonu.

El tutuşu (hand plant) (hand plant)[1]

Kaykayda tahta elle tutulur diğer el ile rampa şeklinde taklalar atılır. İleri teknik harekettir.

El-göz koordinasyonu (hand-eye coordination)[1]

El ve gözün hareketlerini birlikte yapabilme yeteneği. Top tutmak veya vurmak buna örnek verilebilir.

Emboli (embolism)[1]

Emboli, bir arterin kan pıhtısıyla tıkanması sonucu kan dolaşımını keser. Bu durum, egzersiz sırasında oksijen eksikliğine yol açabilir.

Emilim (absorption)[1]

Yiyecekten sindirilen proteinler ve yağlar, mide ve bağırsaklardan kana geçer. Bu süreç, vücut dokularının beslenmesini sağlar ve spor sonrası iyileşmede kritik rol oynar.

Eminens (eminence)[1]

Eminens, bir yüzeyden çıkan çıkıntıdır. Kemik veya deri şişkinliklerinde spor anatomisinde önemli olur.

Enartroz (enarthrosis)[1]

Top-oynak eklem hareketidir. Kalça ve omuzda tüm yönlere izin verir.

Encho-sen (encho-sen)[2]

Karate'de berabere kalan maçın kararı için yapılan uzatma turu. Tek bir tatilci tarafından belirlenmiş sonuç geçerli olur.

Endişe testi (apprehension test)[1]

Endişe testi, eklemleri hareket ettirerek yaralanmanın yerini ve şiddetini belirler. Spor tıbbında ağrıyı tanımlar.

Endojen (endogenous)[1]

Bir organizmanın veya dokunun içinde kökenini alan ve içinde gelişen. İç kökenli.

Endokannabinoid[1]

Koşucu mutluluğunun (runner's high) gerçek kaynağı. Anandamid, uzun süreli aerobik egzersizle yükselir ve CB1 reseptörlerini aktive eder

→ İlgili makale

Endomisyum (endomysium)[1]

Endomisyum, kas liflerini saran bağ dokusudur. Kas yapısını güçlendirerek hareketi destekler.

Endomorf (endomorph)[1]

Endomorf vücut tipi kısa, toplu ve kolay kilo almaya eğilimlidir. Spor biliminde egzersiz planlarında bu tip, yağ birikimiyle ilgili antrenmanlara odaklanır.

Endorfin (endorphin)[1]

Beyin tarafından üretilen doğal ağrı kesici peptiddir. Egzersiz sırasında mutluluk hissini artırır.

Enduro (enduro)[1]

Motosiklet veya araba yarışıdır. Dayanıklılığa odaklanır ve uzun mesafelerde sürer.

Enerji (energy)[1]

Enerji, aktiviteleri sürdürmek için gereken kuvvettir. Bu kaynak, spor performansını doğrudan etkileyen bir faktördür.

Enerji barı (energy bar)[1]

Enerjiyi artırmak için tasarlanmış bar şeklindeki atıştırmalıktır. Protein ve karbonhidrat içerir.

Enerji değeri (energy value)[1]

Belirli bir gıda miktarının ürettiği enerji miktarıdır. Kalori cinsinden ölçülür.

Enerji dengesi (energy balance)[1]

Tüketilen ve harcanan kalori ilişkisi vücut ağırlığını etkiler. Bu denge, spor diyetlerinde kilo kontrolünü sağlar.

Enerji gereksinimi (energy requirements)[1]

Enerji gereksinimi, bireyin günlük aktiviteleri için gereken kalori miktarıdır. Spor biliminde, antrenman yoğunluğuna göre hesaplanır ve beslenme planlarına yön verir.

Enerji harcaması (energy expenditure)[1]

Koşu veya yürüme gibi etkinliklerde kullanılan enerji miktarıdır. Egzersiz fizyolojisinde kalori hesaplanır.

Enerji takviyesi (energy supplement)[1]

Kafein veya vitaminlerle enerji verir. Yorgunluğu azaltmak için besin takviyesi olarak kullanılır.

Enerji terapisi (energy therapy)[1]

Vücut, zihin ve ruhun enerjisini kullanarak iyileştirme yöntemidir. Holistik bir yaklaşımdır.

Enfes (Stringy) (stringy)[1]

Kemiklerin veya kasların ince cilt altında görüldüğü çekici olmayan ince yapı. Düşük vücut yağı yüzdesini gösterir.

Enflamasyona neden olmak (inflame) (inflame)[1]

Yaralanma veya enfeksiyona cevap olarak vücut dokusunun kızarıp şişmesi.

Engelleme (impeding)[2]

Top sahibi olmayan rakip oyuncunun hareketini kısıtlamak. Kural ihlali sayılan bir davranıştır.

Engellenmiş beceri (blocked skill)[1]

Psikolojik nedenler veya yaralanma nedeniyle beceri öğrenilemez. Hareketleri engelleyen faktörler rol oynar.

Engelleyici antrenman (disinhibition training)[1]

Kas tendonlarındaki Golgi organlarını duyarsızlaştırır. Esneme sınırını artırır.

Engelliler Sporu / Özürlüler Sporu (sport for the handicapped, sport for the disabled)[2]

Fiziksel veya zihinsel engelli kişilerin katıldığı özel spor aktiviteleri. Dahil edici ve erişilebilir spor uygulamalarıdır.

Engellilik (disability)[1]

Engellilik, vücut fonksiyonundaki bozuklukları kapsar. Bazı aktiviteleri zorlaştırır ve spor erişimini etkiler.

Engelli Atış (show-jumping)[2]

Binicilik sporunda, yapay engelleri atlamayı içeren disiplindir. Atın ve binici koordinasyonunu ölçer.

Engelli koşu (Atletizm) (in some athletics events)[1]

Engelleri atlayarak koşulan atletizm etkinliğidir. İçeride ve dışarıda yapılabilir.

Engelli parkur (assault course)[1]

Askeri eğitimde tırmanma ve koşma gibi engellerin olduğu alandır. Fiziksel dayanıklılığı geliştirir.

Engelli sporu (disability sport)[1]

Engelli sporu, engelli atletler için özel tasarlanmış etkinlikleri kapsar. Bu sporlar, fiziksel kısıtlamaları dikkate alarak uyarlanır ve katılımı artırır.

Enterovirüs (enterovirus)[1]

Sindirim sisteminde yaşayan virüsler. Vücudun diğer kısımlarına yayılabilir ve hastalıklara yol açar.

Enthesis (enthesis)[1]

Tendonun kemiğe bağlandığı nokta. Bu yapı, egzersiz sırasında tendon ve kemik arasındaki yük dağılımını sağlar.

Enzim aktivasyon testi (enzyme activation assay)[1]

Kırmızı kan hücrelerindeki enzim etkinliğini ölçen bir testtir. Vitamin eksikliklerini ortaya çıkarır.

Enzim kusuru (enzyme defect)[1]

Belirli enzim eksikliğinden kaynaklanan metabolik bozukluk. Vücut fonksiyonlarını etkiler.

En iyi (best)[1]

En yüksek kaliteyi temsil eder. Sporcuda en iyi zaman veya skor elde edilir, beta-1 agonist kalp hızını artırır.

En iyi top (bestball)[2]

Bir oyuncunun iki veya üç oyuncu karşısında oynadığı turnuva formatı. En düşük skor kazanır.

EPO (Eritropoietin) (Erythropoietin)[1]

Böbreklerden salgılanan ve kemik iliğini kırmızı kan hücresi üretmeye teşvik eden hormondur. Yüksek rakımda veya hipoksi koşullarında doğal olarak artar; bu nedenle yüksek irtifa kampları bu hormonu yasal yollardan yükseltmek için kullanılır. Doping olarak sentetik EPO enjeksiyonu, kandaki hematokrit değerini yapay biçimde yükselterek oksijen taşıma kapasitesini artırır.

İlgili: Hematopoiez, Hipoksi, Hematokrit

→ İlgili makale

Epidemiyolojik çalışma (epidemiological study)[1]

Epidemiyolojik çalışma, bir nüfusun sağlık sorunlarını istatistiksel olarak inceler. Bu çalışmalarda hastalık nedenleri, belirtileri ve önleme yöntemleri spor yaralanmaları bağlamında analiz edilir.

Epiglot (epiglottis)[1]

Dil kökünde yutkunma sırasında hava yolunu kapatan kıkırdaktır. Spor aktivitelerinde solunum güvenliğini sağlar.

Epikardiyum (epicardium)[1]

Epikardiyum, kalbin duvarlarını kaplayan iç zar tabakasıdır. Kalp kasının dışında yer alır ve egzersiz sırasında koruma sağlar.

Epikritik (epicritic)[1]

Ciltteki sinir lifleri dokunma ve sıcaklık farklarını algılar. Duyusal incelemelerde kritik rol oynar.

Epimisyum (epimysium)[1]

Epimisyum, çizgili kas liflerini birleştiren bağ dokusudur. Kas bütünlüğünü korur ve kuvvet dağılımını sağlar.

Epineurium (epineurium)[1]

Sinir etrafındaki bağ dokusu kılıfı. Bu tabaka, sinirlerin spor aktivitelerinde mekanik koruma sağlar.

Ergenlik büyüme atılımı (adolescent growth spurt)[1]

Ergenlikte iskeletin hızlı büyümesidir. Bu dönem uzuvlarda koordinasyon kaybı yaratır.

Ergogenik (ergogenic)[1]

Ergogenik, enerjiyi artıran uyarıcıları tanımlar. Zihinsel kapasiteyi geliştirerek spor performansını yükseltir.

Ergograf (ergograph)[1]

Kasların işini kaydeden ekipmandır. Egzersiz analizinde faydalıdır.

Ergolitik (ergolytic)[1]

Kas kapasitesini olumsuz etkileyen madde veya etken. Bu durum, egzersiz performansını düşürerek yorgunluğu artırır.

Ergomatre (ergometer)[1]

Kas gücünü veya yapılan işi ölçen bir alettir. Egzersiz sırasında kas performansını kaydeder.

Erişilebilir (accessible)[1]

Engelli kişiler için uygun veya adapte edilmiş durumda olmasıdır. Spor tesisleri ve programlarının tüm bireyler için açık olması anlamına gelir. İçerici spor ortamı oluşturmada temel ilkedir.

Erişilebilirlik (access)[1]

Spor tesislerinin herkes tarafından kolay kullanılabilmesi. Engelli sporcular için özel imkanların sağlanması.

Esansiyel amino asitler (essential amino acids)[1]

Büyüme için gerekli sekiz amino asittir. Bunlar gıdadan alınmalıdır.

Esansiyel yağ asidi (essential fatty acid)[1]

Esansiyel yağ asidi, büyüme için gerekli doymamış bir asittir. Besinlerden alınarak spor performansını artırır.

Eskrim (fencing)[1]

İnce kılıçlarla yapılan ve eski zamanlar savaş aracı olan, bugün rekabet sporuna dönüşmüş sanat ve uygulama. Hızlılık ve teknik beceri gerektirir.

Esneklik antrenmanı (flexibility training)[1]

Vücudun esnekliğini artıran düzenli egzersiz. Yoga, Pilates gibi aktiviteleri içerir.

Esneklik (fizyoloji) (flexibility)[1]

Bir yapının bükülme kapasitesi veya değişime uyum kabiliyeti. Eklem hareket açıklığını belirler.

Esnek bandaj (elastic bandage)[1]

Esnek bandaj, zayıf bir eklemi desteklemek için kullanılan uzayabilen bir malzemedir. Spor yaralanmalarında sıkça tercih edilir.

Esnek doku (elastic tissue)[1]

Esnek liflerden oluşan deri ve atardamarlarda bulunur. Ligamentlerde esneklik sağlar, yaralanmalarda koruma rolü üstlenir.

Esnek lif (elastic fibre)[1]

Bağ dokuda elastin proteininden oluşan uzun fiberdir. Egzersizde eklem hareketliliğini artırır ve yaralanmaları önler.

Esnek / Esneklik (flexible)[1]

Tekrar tekrar bükülüp açılan yapılarda hasar olmaksızın hareket edebilme özelliğidir.

Esneme turu (formation lap)[2]

Yarış başlangıcından önce araçların motor ısıtması için yaptığı tur. Mekanik hazırlığı ve lastik sıcaklığını optimize eder.

Estetik cerrahi (plastic surgery)[1]

Vücudun dış hasarını onarma, fonksiyonel eksiklikleri düzeltme ve görünüş iyileştirme amaçlı cerrahi branşı.

Estrane (estrane)[1]

Testosterondan türetilen steroid hormon. Bu bileşik, sporcularda enerji metabolizmasını etkileyerek kas gelişimine katkıda bulunur.

Estrojen inhibitörü (oestrogen inhibitor)[1]

Estrojeni bloke eden madde veya ilaç. Spor takviyesi ve kanser tedavisinde kullanılır.

Eşik (Threshold) (threshold)[1]

Bir şeyin başladığı nokta. Vücut tarafından algılanabilir hale geldiği veya ilacın etkiye başladığı nokta. Duyu sinirlerince hissedilebilir duruma gelen uyarı şiddeti.

Eşitlik (Beraberlik) (draw)[1]

Spor müsabakasında her iki tarafın eşit puan alması ya da eşit performans göstermesi. Maçın kazanansız bitmesidir.

Eşkenar dörtgen kasları (rhomboid muscles)[1]

Üst sırtın omurganın omuz kanatlarına bağlayan kasları. İyi duruş için önemlidir.

Etap (spor bağlamında) (leg)[1]

Büyük bir yarışmanın bağımsız olarak değerlendirilen, tek bir sporcunun tamamladığı ya da ayrı bir kazananı olan bölümü.

Etik (ethical)[1]

Etik, ahlaki kurallara uyan durumları kapsar. Reçeteyle verilebilen ilaçları spor etiğinde düzenler.

Etkin önsezi (effective anticipation)[1]

Uyaranı önceden algılayarak hızlı tepki verme. Bu beceri, sporcularda reaksiyon süresini kısaltır.

Etkisiz Beklenti (ineffective anticipation)[1]

Uyaran verilmeden önce tepki gösterme durumu. Spor kurallarında hata veya ihlale yol açar.

Etki kası (effector muscle)[1]

İstenen hareketi gerçekleştiren kas. Bu kaslar, egzersizlerde ana güç kaynağı olur.

Etki organı (effector)[1]

Kas veya salgı uçlarında sinir etkinliği olur. İstenen hareketi tetikler.

Et ikamesi / Et yerine geçen ürün (mixed with water or milk.)[1]

Protein sağlayan ve eti yerine kullanan vejetaryen gıda ürünüdür. Su veya süt ile karıştırılır.

Et (vücut dokusu) (flesh)[1]

Kemikleri kaplayan vücudun yumuşak kısmı. Kas ve yağ dokusundan oluşur.

EuroGames (EuroGames)[1]

Avrupa'daki tüm katılımcılara açık çok spor dalını kapsayan etkinlik. LGBTİ+ katılımcılara yönelik kapsayıcı yaklaşım sunar.

Ev egzersiz programı (home exercise programme)[1]

Evde yapılabilen basit malzemelerle fitness planı. Yaşlılar ve hasta/yaralı kişiler için tasarlanır.

Ev jimnastik seti (home gym)[1]

Evde kullanılan egzersiz ekipmanı koleksiyonu. Egzersiz bisikleti, kürek makinesi ve ağırlıkları içerebilir.

Ev (Base) (home)[1]

Birçok oyunda puan almak veya saldırıdan korunmak için ulaşılması gereken nokta veya bölge.

Eylem (action)[1]

Eylem, bir hareketin veya işleyişin şeklidir. Spor biliminde, bu kavram enerjiyi ve performansı belirler.

Eylem noktası (action point)[1]

Eylem noktası, gerilmiş kasın tam uzama ve gerilim halidir. Ağrısız sınırda egzersiz yoğunluğunu belirler.

egzersiz ekipmanı (fitness equipment)[1]

Antrenman için kullanılan ekipman; egzersiz makineleri, ağırlıklar, banklar ve depolama rafları içerir.

egzersiz fizyolojisi / spor fizyolojisi (exercise physiology, sport physiology)[2]

Fiziksel aktivite sırasında yaşamsal fonksiyonların değişimini ve düzenini inceleyen bilim dalı. Organizmayı anlamak için temel alan.

eğilme (stoop)[2]

Cimnastikde bacaklar düz iken hareket yapılması anlamındadır. Esneklik gerektiren teknik bir varyasyondur.

eğimli bench press (incline bench press)[1]

Tezgahın üst ucunun hafifçe yükseltilmiş olduğu bench press egzersizdir. Vücut yere paralel konumda olmaz.

eğimli göğüs presi (incline chest press)[1]

Tezgahın üst ucunun hafifçe yükseltilmiş olduğu göğüs baskısı egzersizdir. Vücut yere paralel konumda olmaz.

eğlence koşusu (fun run)[1]

Sağlık ve fitness promosyonu veya hayır amaçlı düzenlenen yarışsız koşu etkinliği. Rekreatif ve toplumsal katılımı amaçlayan aktivite.

eksentrik (negatif) egzersiz (negative)[1]

Ağırlığın yerçekimine karşı yavaş indirileceği hareket. Kasılı kontraksiyon tipinde kas güçlendirme sağlar.

ekstra koruma (kriket) (extra cover)[2]

Kriket sahasında mid-off ile cover arasında off-tarafındaki fielding pozisyonu.

ekstrem spor (extreme sport)[1]

Yüksek risk ve heyecan içeren, adi sporlardan daha tehlikeli etkinlikleri içeren spor dalları. Hava numaraları ve trajik figürleri barındırır.

ek puan (kriket) (extra)[2]

Bye, leg-bye, wide veya no-ball'dan kazanılan puanlar. Bat hamlesinden direkt puanlandırılır.

ek puan(lar) (extra point(s))[2]

Amerikan futbolunda touchdown sonrası alınan ek puanlar. Şut veya conversion ile kazanılır.

elastik (elastic)[1]

Çekilerek esneyen ve orjinal haline dönen yapı veya madde. Kas ve bağ dokuların esnekliğini tanımlar.

elastik kuvvet (elastic strength)[1]

Bir dirence karşı kasın hızlı kasılması yeteneğidir. Bu özellik patlayıcı hareketlerde önemlidir.

elemeleme (yeterlilik) (qualification)[2]

Spor müsabakasına katılım hakkı. Belirli derecelenme veya başarıya dayalı olarak kazanılır.

elit spor (üst düzey spor) (top-level sport)[2]

Dar anlamda rekabetçi spor. Yüksek performans gerektiren ve sistemli antrenman yapılan spor düzeyidir.

elle pas (ragbi) (handoff)[2]

Oyuncunun topu taşırken hasmı itip savuşturduğu yasal hamle. Ragbide yaygın taktik kullanılır.

el bilek fırlama (moulinet)[2]

Eskrim'de bilek ya da dirsekle yapılan döner keskin hareket. Derinlemesine vuruş tekniği uygulaması.

el değişimi (rugby) (handover)[2]

Rugby ligi'nde altıncı tackle sonrası topu alma hakkının rakip takıma geçmesi. Oyunu hızlandıran kural.

el oyunu (faul) (hand ball)[2]

Oyuncu el veya kolu kasıtlı olarak topla oynaması sırasında yapılan hata. Ceza ile sonuçlanır.

el stanı (handstand)[2]

Vücut iki el üzerinde desteklenirken kollar düz tutularak yapılan hareket. Jimnastik ve akrobasi için temel beceridir.

el takla (handspring)[1]

Vücudu ileri veya geri çevirerek, kısaca ellerin üzerinde durup ayaklar üzerinde inen jimnastik hareketi.

endokrin bez (endocrine gland)[1]

Hormonları doğrudan kana salgılayan bezlerdir, örneğin tiroid. Bu bezler metabolizmayı düzenler.

endokrin sistem (endocrine system)[1]

Böbrek üstü bezleri, pankreas ve üreme organlarını kapsar. Bu sistem büyüme, metabolizma ve üreme süreçlerini düzenleyen hormonlar salgılar.

enerjiye bağımlı (energy-dependent)[1]

Koşu veya yüzme gibi yüksek eforlu sporları tanımlar ve enerji metabolizmasına dayanır. Bu tür etkinlikler oksijen tüketimini artırır.

enerji seviyesi (energy level)[1]

Gün boyu kişinin sahip olduğu enerji miktarıdır ve kan şekeri, aktivite ile ilişkilidir. Dinlenme faktörleri bu seviyeyi etkiler.

engel (obstacle)[2]

Show jumping veya üç günlük denemede atların atlaması gereken çit, kapı veya su atlaması.

engelli atlatma (atlı sporda) (show jumping)[2]

At, belirli bir sürede kurulmuş engeller arasında düzensiz seçtiği parkuru tamamlayan etkinlik. Dressaj ve esneklik gösterir.

engelli sporcu / bedensel engelli (physically challenged)[1]

Günlük yaşam aktivitelerini sınırlandıran fiziksel durum veya engelli olan kişi. Parametik spor etkinliklerine katılabilir.

engel atlaması (hurdling)[1]

Engellerin üzerinden atlama faaliyeti. Hafif atletizmin sprintle birleştirilen disiplinlerinden biridir.

enine çizgiler (transverse lines)[2]

Voleybolda sahayi üçe bölen yatay çizgi işaretlemeleridir.

entesite iltihabı (enthesitis)[1]

Tendon veya ligament kaynaklanma bölgesinin iltihaplanması. Aşırı kullanım yaralanmasıdır.

entesopatı (enthesopathy)[1]

Tendon veya ligament kaynaklanma bölgesinin iltihaplanması veya hastalığı. Kronik aşırı kullanım hasarıdır.

enzim (enzyme)[1]

Canlı hücreler tarafından üretilen protein yapılı bir maddedir. Bu madde vücutta biyokimyasal tepkimeleri hızlandırır.

en yüksek akış ölçer (peak-flow meter)[1]

Akciğer kapasitesini ölçen cihaz. Solunum fonksiyonunun değerlendirilmesinde kullanılır.

ergenlik (puberty)[1]

Çocukluktan ergenliğe geçişte meydana gelen fizyolojik ve psikolojik değişimler. Cinsel olgunlaşma ve hormonal aktivasyon başlar.

ergometrics (ergometri / performans testi) (ergometrics)[2]

Yüke karşı fiziksel reaksiyonlar ölçülerek fiziksel kapasiteyi belirlenme. Spor performansı değerlendirmede kullanılır.

ergospirometri (ergospirometry)[1]

Egzersiz sırasında solunum ölçümüyle gaz metabolizmasını incelemektir. Bu yöntem oksijen kullanımını belirler.

eş zamanlı antrenman (same time)[1]

İki kişinin birlikte yapması gereken spor aktiviteleri. Sıklıkla biri acemi olmak üzere sıralanarak yapılır.

euritmi (eurhythmics)[1]

Müzikle uyumlu vücut hareketlerini içeren bir egzersiz ve terapi sistemidir. Bu yöntem ritmik ve zarif hareketlerle kas koordinasyonunu geliştirir.

ev antrenörü (ev fitness cihazı) (home trainer)[2]

Evde spesifik fitness antrenmanı yapılmasını sağlayan egzersiz ekipmanı ve sistemi.

ev koşusu (home run)[1]

Beysbolda oyuncunun dört üsü dolaşıp koşu atması sağlayan vuruş. Genelde topun oyun alanından çıkması ile gerçekleşir.

eylem potansiyeli (action potential)[1]

Sinir veya kas lifi arasında elektrik potansiyelindeki geçici değişimdir. Bu durum sinir impulslarını iletir.

expander (elastik direnç sağlayıcı) (expander)[2]

Özellikle kol ve gövde kaslarını güçlendirmek için kullanılan elastik direnç cihazı. Hareket kabiliyeti yüksek ve taşınabilir egzersiz aletleridir.

F

Faja (faja)[2]

Pelota sporunda giyilen standart üniformanın parçası olan saçaklı kırmızı kuşaktır. Geleneksel spor kıyafetleridir.

Faradize etmek (faradise)[1]

Sinir veya kası değişken akım uygulanarak uyarılmasıdır. Elektrofizyoterapide kullanılır.

Faradizm (faradism)[1]

Sinir ve kas fonksiyonlarını uyarmak için değişen elektrik akımının tedavi amaçlı uygulanmasıdır.

Farmakokinetik (pharmacokinetics)[1]

Vücudun ilaçlara zaman içindeki tepkisini inceleyen bilim dalı. Emilim, metabolizma ve atılım süreçlerini kapsar.

Farmakoloji (pharmacology)[1]

İlaçların biyolojik etkilerini ve vücut reseptörlerindeki reaksiyonlarını inceleyen bilim dalı. Spor hekimliğinde doping kontrolü ile ilgilidir.

Fartlek (fartlek)[2]

Sürekli antrenman yöntemi kapsamında hız değiştirilerek yapılan eğitim etkinliği. İsveç kökenli, doğal ortamda uygulanan tempolu koşu antrenmanı.

Fartlek antrenmanı (fartlek training)[2]

İsveç kökenli "hız oyunu" anlamında yarı düzenli interval antrenman yöntemi. Sabit yoğunlukta değil değişken temposunda yapılır.

Faset Eklem (facet joint)[1]

Her vertebra arasında, intervertebral disk tarafından oluşturulan eklem. Faset eklem sendromu durumunda bu ekleme yerleşik eklem çıkığı meydana gelir.

Fat shot (Yağlı Vuruş) (fat shot)[2]

Golf vuruşunda sopanın toptan önce yere çarpması hatasıdır. Mesafede kayıp oluşturur.

Faul Çizgisi (foul line)[1]

Beysbolda ana plakadan birinci/üçüncü baza uzanan sınır çizgisi. Basketbolda serbest atış yapılan çizgi; bazı sporlarda oyun sınırı.

FEC (FEC)[1]

Zorlu ekspiratuar kapasite (forced expiratory capacity), bir nefeste dışarı atılabilen maksimum hava hacmi. Akciğer fonksiyonunu gösterir.

FEV1 (Bir Saniye Zorlu Ekspirasyonu Hacmi) (FEV1)[2]

Kişinin bir saniyede zorla dışarı atabildiği hava miktarını ölçen parametredir. Solunum kapasitesini değerlendirmek için kullanılır.

Fedakarlık oyunu (sacrifice)[2]

Beyzolda batsman, başka bir koşucunun puanlanması amacıyla kasıtlı olarak oyundan çıkarılmayı kabul edebilir.

Felaket yaralanması (catastrophic injury)[1]

Sporcularda geçici veya kalıcı sakatlığa yol açan ciddi hasar. Bu yaralanma, kariyeri etkileyebilir.

Felç (paralysis)[1]

Motor sinirlerinin hasar görmesi veya kasların zayıflaması sonucu vücudun bir kısmının hareket edemediği durum. Nörolojik kaynaklı immobilite ile sonuçlanır.

Felç Etmek (Paralyse) (paralyse)[1]

Kas veya sinirleri zayıflatarak veya hasar vererek vücut parçasının gönüllü hareket yapamaması durumunu oluşturmak.

Felodipine (felodipene)[1]

Yüksek kan basıncı tedavisinde kullanılan ilaç. Kalsiyum kanal blokerlerine aittir.

Femur boyun stres kırığı (femoral neck stress fracture)[1]

Koşu gibi yüksek darbe aktiviteleriyle kemik boyunun en dar kısmında oluşan kırık. Tekrarlanan yükleme sonucu meydana gelir.

Fenilalanin (phenylalanine)[1]

Birçok proteinde bulunan esansiyel amino asitdir. Vücut tarafından esansiyel olmayan amino asitlere dönüştürülebilir.

Fenilefrin (phenylephrine)[1]

Burun tıkanıklığını gidermek ve hipotansiyonda kan basıncını yükseltmek amacıyla kullanılan dekonjentan madde.

Fenolik asit (phenolic acid)[1]

Antioksidan özelliği olan bitki metaboliti. Oksidatif stresi azaltmada rol oynar.

Feragat beyanı (disclaimer)[1]

Feragat beyanı, sorumluluğu reddeden ifadedir. Spor etkinliklerinde, yaralanma riskini önlemek için sözleşmelere eklenir.

Fırlama (Yüzme) (boost)[2]

Yüzücünün başını öne doğru suyu hızlı şekilde terketme hareketidir. Vücut yüksekliğini maksimize eder.

Fırlatma (takeoff)[2]

Ayakta duruş pozisyonundan veya yaklaşma hareketi sonrasında kendini yerden itme hareketi. Havaya yükselişin başlangıcı.

Fıtık (hernia)[1]

Bir organın onu çevreleyen duvarın açıklığından dışarı çıkması durumu. Kas veya konnektif doku zayıflığında oluşur.

Fibrilasyon (fibrillation)[1]

Kalp kasının hızlı ve düzensiz kasılmasıdır; etkilenen bölge pompalama işini yapamaz. Ciddi bir kalp aritmisi türüdür.

Fibroma (fibroma)[1]

Fibröz bağ dokusunun iyi huylu tümörü. Kıkırdak benzeri yapılı tümör tipidir.

Fibromiyalji (fibromyalgia)[1]

Kas ağrısı, uyku bozukluğu ve yorgunluğa neden olan rahatsızlık. Sinir iletim kimyasallarının (nörotransmiterlerin) yükselmesiyle ilişkilidir.

Fibrositis (Lifli doku enflamasyonu) (fibrositis)[1]

Kaslar ve eklemler etrafındaki lifli dokuların ağrılı enflamasyonu. Özellikle sırt kaslarını etkiler.

Fibrozis (fibrosis)[1]

Yaralanma, enfeksiyon, oksijen yetersizliği veya cerrahiden sonra genellikle oluşan bağ dokusunun kalınlaşması ve iyizleşme. Hareket sınırlamasına neden olur.

Fibula (fibula)[1]

Dizle ayak bileği arasında aşağı bacakta yer alan iki kemikten daha incesi. Tibia ile birlikte bacak iskeletini oluşturur.

Fick denklemi[1]

VO₂ maks = Kardiyak Debi × a-vO₂ farkı. Aerobik kapasitenin temel formülü

Filo yarışı (fleet race)[2]

Yelkenli sporunda tek teknelerin aynı parkuru, aynı başlangıç ve bitiş noktasında yapıldığı yarış.

Final (final)[2]

Spor yarışmalarının son ve belirleyici turuydu. Ön turlar ve ara turları takip eder.

Fine leg pozisyonu (fine leg)[2]

Kriket'de bacak tarafında saha kenarında, batsman'a akut açıyla konumlandırılan alan savunması.

Fishtail (balık kuyruğu hareketi) (fishtail)[2]

Motosiklette grip kaybı nedeniyle arka kısmın yana doğru hızla sallanması hareketi.

Fitness Hedefi (fitness goal)[1]

Kişinin fitness programı aracılığıyla ulaşmayı istediği hedeftir. Artan esneklik, kardiyovaskülter dayanıklılık veya kas gelişimi örnek verilebilir.

Fitness kemeri (fitness belt)[1]

Elektrik masaj yoluyla karın kaslarını tonlayan giyilebilir cihaz. Pasif kas uyarımı sağlar.

Fitness testi (fitness testing)[1]

Kişinin fitness seviyesi profesyonelce değerlendirilir. Uygun egzersiz programı geliştirilir.

Fizeal plaka (büyüme plakası) (physeal plate)[1]

Kemiklerde bulunan ve özellikle genç sporcular için yaralanmaya eğilimli büyüme bölgesi. Epifiz ve metafiz arasında yer alır.

Fiziksel (physical)[1]

Zihin yerine bedeni ilgilendiren. Bedensel niteliği olan.

Fiziksel aktivite (physical activity)[1]

Günlük yaşamda yapılan egzersiz ve hareket. Genel sağlık ve enerji harcaması kapsamında değerlendirilir.

Fiziksel aktivite düzeyi (physical activity level)[1]

Kişinin günlük yaptığı fiziksel aktivite miktarı. Günlük kalori gereksiniminin hesaplanmasında kullanılır.

Fiziksel egzersizler (physical exercises)[2]

Motor öğrenmede, antrenman ve kondisyonlamada uygulanan tüm motor aktiviteler. Sistematik hareket faaliyetlerini kapsar.

Fiziksel engelli (requirements.)[1]

Günlük aktiviteleri zorlayan tıbbi teşhisle ortaya konan durum. Spor ve fizik aktiviteye katılımı sınırlar.

Fiziksel engellilik (bedensel özür) (physical handicap)[2]

Kalıtsal eksiklik veya hastalık nedeniyle fiziksel performans kapasite kaybı. Sporcu sınıflandırmasında dikkate alınır.

Fiziksel kültür (physical culture)[2]

20. yüzyıl başında yaşam reformu hareketinin ideal beden imajı. Fiziksel gelişim ve sağlık arasındaki ilişkiyi vurgular.

Fiziksel temas (physical contact)[2]

Bazı spor branşlarında rakip sporcular arasında vücut temasının mümkün veya gerekli olması. Rugbi ve güreş buna örnektir.

Fiziksel Uygunluk (physical fitness)[2]

İyi sağlığa ve fonksiyonel yeterlilik sağlayan fizyolojik durumdur. Hastalıklara karşı koruma sağlar.

Fizik Tıp (physical medicine)[1]

Yaralanma ve fiziksel engelliliklerin tanısı ve tedavisiyle ilgilenen tıp branşı. Isı, masaj ve egzersizle ilaç veya cerrahiye başvurmadan tedavi yapar.

Fizyolojik psikoloji (physiological psychology)[1]

Vücut süreçleriyle zihinsel durumun ilişkisini inceleyen psikoloji dalı. Davranış neurobiyolojisini ele alır.

Fizyoterapı (physiotherapy)[1]

Hastalık veya yaralanma sonrası fonksiyon ve güç geri kazanmak için egzersiz, masaj, ısı tedavisi gibi dış yöntemlerin uygulandığı tedavi.

Flamingo pozisyonu (flamingo)[2]

Senkronize yüzmede bir bacak vücuda dik olacak şekilde uzatılan pozisyon. Estetik ve denge gerektiren hareket.

Flanj (Golf'te) (flange)[2]

Golf sopasının başının tabanından çıkıntı yapan yüzey. Dengeyi ve toleransı artırır.

Fleksör kas (flexor)[1]

Kasılma sırasında eklem veya uzvuyu büken kas. Hareket aralığını belirleyen antagonist kas gruplarından biridir.

Fleksyon (flexion)[1]

Bir eklemi bükülen hareket. Eklem açısını azaltan temel hareket yönüdür.

Flip (flip)[2]

Artistik paten ve buz pateni'nde ayakkabı ucu yardımıyla arka iç kenardan harekete geçilen sıçrama hareketi.

Flipper topu (flipper)[2]

Kriket'te leg-spin bowlerinin standart toptan daha hızlı ve az dönüş yapan servis. Batsman'ı yanıltır.

Flip pass (Hava Pasları) (flip pass)[2]

Hokey oyuncusunun puku buzdan kaldırarak arkadaşına havada gönderdiği pasıdır. Hızlı hücumlar için kullanılır.

Flop şutu (flop shot)[2]

Golfde çok yüksek yörüngeli, kısa mesafe atışıdır. Top kontrolü ve hassas teknik gerektirir.

Floret (foil)[2]

500g'a kadar ağırlığında, 110cm uzunluğunda esnek dikdörtgen kılıç. Eskrim sporunda kullanılır.

FOR (fonksiyonel aşırı yüklenme)[1]

Planlı antrenmanın doğal parçası. Kısa süreli performans düşüşü ardından süperkompensasyon gelir

→ İlgili makale

Foible (Kılıç boyu) (foible)[2]

Kılıçta saptan uzak, daha esnek olan bölüm. Forte olarak bilinen sert parçanın karşısında yer alır.

Follow-through (takip hareketi) (follow-through)[1]

Top vurma, atma veya tekmeleme sonrasında kol veya bacağın teması aşan devam hareketi.

Fonksiyonel Güç Antrenmanı (functional strength training)[1]

Günlük aktiviteler için gerekli gücü geliştiren antrenman yöntemi. Ağır kaldırılan mesleklerde iş güvenliğini artırır.

Foramen (foramen)[1]

Vücutta doğal açıklık; örneğin kemik içinde damarların ve sinirlerin geçtiği delik. (Çoğul: foramina)

Form (form)[1]

Sporcu veya takımın uygunluk, sağlık ve performans durumunu ifade eder. Antrenman sırasında vücut postürü ve pozisyonunu da içerir. Atletin fiziksel kapasitesini gösteren genel durumdur.

Forvetlere yönelik top hareketi (up the jumper)[2]

Futbolda topun az paslaşma ile ve forvetlerin ileri sevk hareketleriyle ilerletilme oyun stili. Hızlı ve direkt oynayış yaklaşımıdır.

Fosbury flop (Fosbury flop)[2]

Atlet çubuğu yatay konumda sırtı dönük şekilde atlatma tekniği. Modern yüksek atlamanın temelini oluşturur.

Fosfogliseraldehit (PGAL) (phosphoglyceraldehyde)[1]

Karbohidrat metabolizmasında ara ürün olarak görev yapan moleküldür. Glikoliz yolunda ATP üretimi sağlar.

Fosfokreatin (phosphocreatine)[1]

Kaslarda bulunan kreatin fosfatıdır. Kas kasılması için gerekli enerjiyi sağlar.

Fosfokreatin (PCr) Sistemi (Phosphocreatine System — ATP-PC System)[1]

Kasta depolanmış fosfokreatin molekülünün parçalanarak anında ATP ürettiği en hızlı enerji sistemidir. Herhangi bir kimyasal tepkime zincirine gerek yoktur; bu nedenle harekete geçişi anlıktır. Ancak depolar 5-10 saniye içinde tükenir; bu da sistemi yalnızca kısa süreli patlayıcı eforlar (sprint, halter kaldırma) için uygun kılar.

İlgili: ATP, Anaerobik Metabolizma, Tip IIx Lif

→ İlgili makale

Fosfoprotein (phosphoprotein)[1]

Yapısında enzimatik olarak bağlanan fosfat grubu içeren proteindi.

Fosforilaz (enzim) (phosphorylase)[1]

Karbohidrat metabolizmasını hızlandıran enzim türü.

Fossa (Kemik çukuru) (fossa)[1]

Kemik veya deri yüzeyindeki sığ çukurluk. Anatomik yapıda yer alan doğal girintiler.

Franchise (Profesyonel Spor Takımı) (franchise)[1]

Resmi bir ligaya üye olan profesyonel spor takımı. Sahiplik lisansı ya da bir oyuncunun takım değeri de anlamında kullanılır.

Fraze (phrase)[2]

Eskrimde her iki sporcunun vuruş alıncaya kadar devam eden ilişkili hareketler serisidir.

Freeski (serbest kayak) (freeskiing)[1]

Ön ve arka kısımları eğri olan aşağı kayış skilerinde gerçekleştirilen kayak sportu. Snowboardcularınkine benzer hareketler içerir.

Freestyle (Serbest Stil) (freestyle)[1]

Buz pateni, sörf ve dağ kaykayında herhangi bir hareket türünün yapılabildiği etkinlik. Atletizm, teknik ve sanat yönü jüri tarafından değerlendirilir.

Frenikus siniri (phrenic nerve)[1]

Diyafrağma kaslarının çalışmasını kontrol eden sinir çiftidir. Solunum mekanizması için esastır.

Frontal düzlem (frontal plane)[2]

Vücudu ön (anterior) ve arka (posterior) bölümlere ayıran axis. Kinesiiyolojik analiz için temel referans düzlemdir.

Funny car (funny car)[2]

Ön motorlu, fiberglas gövdeli dragster tipi yarış aracı. Gövde yukarıya katlanabilir yapıdadır.

Fusiform (döner şekilli kas) (fusiform)[1]

Her iki ucundan tek bir tendona doğru incelen eti kısmı olan kas türü. Biseps braşii örnek verilebilir.

Futbol Forması (football strip)[1]

Belirli futbol takımının oyuncularının giydiği renkli kıyafet seti. Takımı ve bazen taraftarlarını tanımlayan düşey imgedir.

Futbol tenisi (soccer tennis)[2]

Futbola benzer şekilde ayak, uyluk, baş veya göğüs ile topu ağ üzerinden rakip tarafa geçiren oyun. Net sporlarında eğitim aracıdır.

farinks (pharynx)[1]

Ağız arkasından yemepipesine uzanan kas geçidi. Ses ve yutma fonksiyonlarında rol oynar.

farkındalık antrenmanı (mindfulness) (mindfulness training)[1]

Meditasyon, yoga ve relaksasyon yöntemleri kullanarak stres etkilerini azaltan eğitim programı. Mental ve fizik dayanıklılığı geliştirir.

farmasötik (pharmaceutical)[1]

İlaç üretimi, hazırlanması, dağıtımı veya satışı ile ilgili alan. Spor sağlığında medikal müdahaleleri kapsar.

fast twitch fibre (hızlı kasılma lifinin / tip II lifi) (fast twitch fibre)[1]

Yüksek ATP seviyesi içeren ve hızlı kasılma yetenekli kas lifinin tipi. Güç ve patlayıcı hareket için sorumlu.

fasya (fascia)[2]

Kasları ve tendonlarını saran çok stabil ince bağ dokusu. Kaslar arasında yağlı bir tabaka oluşturarak hareket koordinasyonunu sağlar.

fazla angaje (overclub)[2]

Topun çok uzağa gitmesine neden olan düşük açılı sopayı kullanmak. Golf'te hatayı anlamayan vuruştur.

fazla kiloluluğu (overweight)[1]

Bireyin vücut ağırlığının sağlıklı ve ideal aralığın üzerinde olması durumu. Sağlık risklerini artırır.

femoral sinir (femoral nerve)[1]

Uyluk ön kasını innerve eden sinir. Alt ekstremite hareket ve duyusunun kontrolünde önemli rol oynar.

femur (femur / uyluk kemiği) (femur)[1]

Bacağın üst kısmında yer alan kemik. Pelvis ile diz arasında uzanır ve en uzun kemiktir.

fibula kemik (ayak bileği) (fibulare)[1]

Ayak bileğini oluşturan üç kemikten biri. Fibula ile eklem kurarak hareket sağlar.

figür (figure)[2]

Kapalı bir bütün oluşturan hareket dizisi. Artistik buz pateni ve paten sporlarında kullanılır.

figür pateni (artistik pateni) (figure skating)[1]

Patenin üzerinde desen çizerek, dönüş ve sıçrama hareketleri yapılan rekabetçi bir spor dalıdır.

filly (filly)[2]

Dört yaşından küçük kadın at. At yetiştiriciliğinde cinsiyete dayalı yaş kategorisi.

fitness antrenörü / fitness danışmanı (fitness instructor)[1]

Kişilere fitness konusunda eğitim ve danışmanlık veren profesyonel. Spor merkezlerinde, jimnastiklerde veya kişisel antrenör olarak çalışır.

fitness programı (fitness program)[1]

Belirli fitness hedefine ulaşmak için yapılan, uygun ve koordineli egzersiz programı.

fitness tutkunu (gym rat)[1]

Spor salonunda çok zaman harcayan, egzersiz yapan kişi. Aktif yaşam tarzına sadık birey demektir.

fiziksel hareketsizlik (physical inactivity)[2]

Sağlık açısından gerekli motor aktivitelerin yapılmaması. Hipokinetik yaşam tarzı ile ilişkilidir.

fiziksel hasar (physical damage)[2]

Vücut görünüşünde oluşan kusurdur. Fiziksel yetersizlikten farklıdır.

fizik kondisyon seviyesi (fitness level)[1]

Bir kişinin ne kadar fit olduğunun göstergesi. Başlangıçtan elit sporcu seviyesine kadar değişir.

fizik muayene (physical examination)[1]

Bir kişinin sağlık durumunu kontrol etmek için vücudunun incelenmesi. Başhekim tarafından yapılır.

fizik tedavi (physical therapy)[1]

Isı, masaj, egzersiz ve diğer fiziksel yöntemlerle hastalıkların tedavi edilmesi. Spor yaralanmalarının iyileştirilmesinde yaygın olarak kullanılır.

fizyoloji (physiology)[1]

Vücudun düzenli işlevleri ve bu işlevleri inceleyen bilim dalı. Organlar ve sistemlerin çalışma mekanizmalarını açıklar.

fizyolojik kesit alanı / PCSA (physiological cross-sectional area)[1]

Kasın hacminin uzunluğuna bölünerek hesaplanan ortalama kesit alanı. Kasa biyomekanik yaklaşımda güç potansiyelini gösterir.

flea flicker (kariyer oyunu) (flea flicker)[2]

Runner veya receiver'ın topu geri tarafından takım arkadaşına verdiği aldatıcı hamle.

flic-flac (cimnastik) (flic-flac)[2]

Ters takla benzeri, tek veya iki ayaktan başlanan hareket. Cimnastikte güç ve teknik gerektirir.

flyhalf (ragbi) (fly-half)[1]

Ragbide forvetlerin arkasında ve scrum halfin yanında konum alan oyuncu. Takım taktiğinde kontrol sağlayan kilit oyuncu ve arka başkanlar arasında bağlantı kurar.

flèche (flèche)[2]

Rakibe doğru yapılan kısa koşu veya saldırı. Öncü bacağından zıplayarak yapılan hücum hareketi.

folik asit (folic acid)[1]

B vitamini kompleksinde yer alan, süt, karaciğer ve yeşil sebzeler gibi besinlerde bulunan vitamin. Yeni kan hücrelerinin oluşturulmasında gereklidir.

force platform (kuvvet ölçüm platformu) (force platform)[1]

Sıçrama veya hareket sırasında sporcunun uyguladığı kuvveti ölçen cihaz. Performans testinde kullanılır.

form antrenmanı (form drill)[1]

Belirli bir spor dalında teknik ve form geliştirmeyi hedefleyen egzersiz. Hareketin doğru yürütülmesine odaklanır.

forvet (forward)[1]

Futbol, ragbi, hokey ve basketboldaki hücum oyuncusu konumudur. Gol veya sayı elde etmekten sorumludur.

fosfat (phosphate)[1]

Fosfrik asit tuzu. Kaslarda hızlı enerji kaynağı olarak depolanır, ATP sentezinde rol oynar.

fosfoglukomutaz (phosphoglucomutase)[1]

Glikojeni parçalayan ve sentezleyen, kullanılabilir veya depolanabilir enerji sağlayan enzim.

frinj (golf) (fringe)[2]

Golf sahasında yeşil alanı çevreleyen, çimen uzunluğu biraz daha fazla olan bölge. Yeşilin hemen dışındadır.

futbol (football)[1]

İki takımın 11 oyuncuyla yuvarlak topu rakip kaleye sokmaya çalıştığı spor. Ragbi, Australian Rules ve Gaelic futbol gibi diğer futbol türlerini de kapsar.

futbol stadyumu (football ground)[1]

Futbol maçlarının oynanıdığı tesis. Oyun alanı, seyirci bölümleri ve ilgili binaları içerir.

G

Gaelic futbolu (Gaelic football)[1]

İrlanda'da oynanan, her takımda 15 oyuncu bulunan oyun. Top yumruk veya ayakla kaleye atılır veya üzerine vurulur.

Gaff (Yelkenli Spor) (gaff)[2]

Yelkenli sporunda ön-arkaya açılan yelkenin başının sabitlendiği spar. Yelken kontrolünü sağlar.

Gala (sporcu gösterisi) (gala)[1]

Özellikle yüzme etkinliği olmak üzere çeşitli yarış ve müsabakaların yapıldığı spor gösterisidir.

Galop (gallop)[2]

Atın en hızlı hareket şekli. Dört ayağın aynı anda yerden kalkması karakteristik özelliğidir.

Galop sıçraması (gallop leap)[2]

Kadınlar için denge kirişinde uygulanan jimnastik hareketi olup belli teknikle gerçekleştirilir. Simetri ve ritmik kontrol gerekir.

Galvanik cilt tepkisi (galvanic skin response)[1]

Korku gibi güçlü duygulardan kaynaklanan aşırı terleme ve kan akışı artışı. Fizyolojik stres göstergesidir.

Galvanizasyon (galvanise)[1]

Elektrik akımı kullanarak sinir veya kas dokularını uyarma yöntemi. Fizyoterapide ve sporcu rehabilitasyonunda uygulanır.

Ganglion (ganglion)[1]

Çevre sinirler boyunca yer alan sinir hücre gövdelerinin ve sinapsların kütlesidir. Bağlı doku ile çevrilidir. El bileğinde tendon kılıfında sıvı içeren ağrısız şişlik şeklinde de görülür.

Garkü kamae (Gargu kamae) (gargu kamae)[2]

Karatede vücudu savunmaya hazır şekilde kollar kaldırılmış duruş pozisyonu. Temel dövüş duruşlarından biridir.

Gay Games (Gay Games)[1]

Cinsel yönelim fark etmeksizin tüm katılımcılara açık, ancak LGBTQ+ kabulünü vurgulayan uluslararası çok branşlı spor etkinliği.

Gaz analizi (gas analysis)[1]

Solunum gazlarının bileşiminin incelenmesi. Tıbbi anormallikleri tespit edebilir.

Gaz değişimi (gas exchange)[1]

Akciğerlerde havanın oksijeni ile kandaki karbondioksit atığının değişilmesi sürecididir. Solunum sisteminin temel işlevidir.

Gecikmiş kesme vuruşu (late cut)[2]

Kriket'te topun normal kesme vuruşundan daha ince açıyla sapması sağlayan teknik.

Geçen süre (elapsed time)[1]

Bir spor etkinliğinin gerçek süresi ölçülür, örneğin bir yarışta. Performans analizinde temel veridir.

Geç başlayan kas ağrısı (delayed onset muscle soreness)[1]

Egzersizden bir veya iki gün sonra hissedilen kas ağrısı. Yoğun antrenman veya yeni aktiviteden sonra görülür.

Geç Müdahale (Late Tackle) (late tackle)[1]

Futbol gibi oyunlarda top pas geçtikten sonra rakip oyuncuya müdahale etmeyi denemenin neden olduğu hata. Özellikle fizik temas varsa cezai olabilir.

Geliştirilmiş form (refined form)[2]

Temel form ve ince form arasında yer alan, hareketi daha kontrollü ve etkili hale getiren üçüncü seviye beceri. İleri düzey teknik uygulama gösterir.

Gemi arkası (astern)[2]

Vela sporunda: Tekneden geriye doğru konumlanan her şey. Spinnaker alanıdır genellikle.

Gemi merdiveni (gangway)[2]

Gemiye binmek için kullanılan taşınabilir köprü yapısı.

Gemi seyahati (cruise)[2]

Gemide uzun mesafe boyunca farklı yerlerde duruş yapan tatildir. Deniz sporlarıyla ilişkilidir.

Gemi sizintisi (wake) (wake)[2]

Su kayağında, teknin ileri hareketinden oluşan V şeklindeki su kütlesi.

Gemi solu (port)[2]

Teknede ileri doğru bakıldığında sol taraf. Yelkenli spor terminolojisinde temel yön göstergesidir.

Gemi tuval kısım (canvas)[2]

Kürek sporu botunda pruvaya (ön tarafına) kadar uzanan dar bölüm. Tekneyi stabilize etmek için tasarlanmıştır.

Gençlik Şampiyonası (youth championships)[2]

14-18 yaş arasındaki gençlerin katıldığı spor yarışmalarıdır. Genç sporcuların gelişimi desteklenir.

Genel Hareket (general motion)[2]

Doğrusal ve açısal hareketin kombinasyonundan oluşan motor aktivite. Çoğu karmaşık spor hareketinde görülür.

Genel klasman (all-around)[2]

Birden fazla etkinlikteki performanslara göre hesaplanan toplam puan sıralaması. Cimnastik ve modern beşatlon gibi spor dallarında uygulanır.

Genişleme (dilatation)[1]

Genişleme, aort gibi boşlukların genişlemesini tanımlar. Bu süreç, kan hacmini artırarak dolaşımı etkiler.

Geniş adduktor kası (adductor magnus)[1]

Uyluğun iç tarafında bulunan geniş kas. Bacakların hareket ettirmesi ve stabilizasyonunda rol oynar. Ağrılı spor yaralanmalarında sık etkilenir.

Genuflect (diz gibi bükülmüş) (geniculate)[1]

Diz gibi bükülmüş açı oluşturma veya bükülü eklem yapıdır. Anatomik pozisyon ve hareket tanımlamalarında kullanılır.

Gen doping (gene doping)[1]

Genetik mühendisliğiyle spor performansını artırma yöntemi. Yasaklı ve etik olmayan uygulamadır.

Gerçek kaburga (true rib)[1]

Her tarafta üst yedi çift kaburga, breastbone'a doğrudan bağlı. Yalancı kaburgadan farklıdır.

Gerekli olmayan amino asitler (non-essential amino acids)[1]

Vücutta sentez edilebilen ve diyetten alınmasına gerek olmayan amino asitler. Proteinlerin bileşeni olmakla beraber endojen üretimleri yeterlidir.

Gerilim (tension)[1]

Bir kas veya yapının uzatılma eylemi veya uzatılmış olma durumu.

Geriye doğru dalış (backward)[2]

Atletan suya sırtı dönük başlayan ve geriye dönen dalış teknikleri. Su sporlarında kontrol ve estetik gerektirir.

Geriye takla (back flip)[2]

Havada geriye doğru yapılan tamamlı takla hareketi. (Freestyle sporlarında)

Geri bildirim (feedback)[1]

Atletik performans gibi konularda verilen görüş ve tepkiler. Gelecekteki gelişim için yararlı bilgi sağlamayı amaçlar.

Geri Döndürmek / Return (Teniste) (return)[1]

Tenis gibi sporda rakibe karşı topu geri oynamak, özellikle servis atmayı karşılamak. Oyundaki topu rakibe geri gönderme hareketi.

Geri dönüş topspu (screw)[2]

Masaüstü bilardoda topa geri dönüş spini vererek çekilmesini sağlayan teknik. Gelişmiş bir kontrol yöntemidir.

Geri El Şutu (backhand shot)[2]

Sağ elini kullanan oyuncunun sol tarafından yapan ya da sol elini kullananın sağ tarafından yapan pas veya şut. Hokeyın temel tekniklerinden biridir.

Geri hadde (Binicilik) (roll back)[2]

İki engel arasında yapılan sıkı dönüş hareketi.

Geri Kontrol (backcheck)[2]

Hokeyci oyuncu savunma bölgesine dönüş sırasında puck'ı rakipten geri almaya çalışması. Defansif stratejinin önemli parçası.

Geri Koşu, Çıkış Alanı (run-back, run-out)[2]

Eskrim piste'sinin arkasında 2 metrelik alan veya çeşitli sporlarda alan sınırlarıdır. Güvenlik uzantısı görevi görür.

Geri pedallama (back-pedal)[1]

Geri pedallama, egzersiz bisikletinde ters yönde pedal çevirmektir. Farklı kas gruplarını çalıştırır.

Geri Sıçrama (Back Splash) (back splash)[2]

Kürek sporunda, küreğin sudaki hareketi sırasında oluşan ön tarafa doğru su sıçraması. Teknik beceri ile minimalize edilen bir parametredir.

Geri topspin (backspirt)[2]

Bilyardoda vuruş çubuğu topun merkezinin altını vurduğunda ortaya çıkan geri dönüş hareketi.

Germe Refleksi (stretch reflex)[1]

Gerildikten sonra kasın kontraksiyon ile yanıt verdiği refleks reaksiyonu. Kas koruma mekanizmasıdır.

Germe (Stretch) (stretch)[1]

Bir şeyi çekip uzatma. Vücut parçasının düzeltilmesi ve uzatılması hareketi. Pist veya yarış yolunun düz kısmı, özellikle bitiş çizgisine yakın bölüm.

Gestalt psikolojisi (Gestalt psychology)[1]

Davranış ve algıyı bütün olarak değerlendiren psikoloji dalı. Bireysel uyarı ve tepkilerin toplamı değildir.

Gestalt terapisi (Gestalt therapy)[1]

Duygulara ve geçmişteki çözülmemiş sorunların kişilik gelişimine etkisine odaklanan psikiyatrik tedavi. Sporcu psikolojik destek için kullanılan yöntem.

Gevşek eklemli / Hipermobil (loose-jointed)[1]

Hareket sırasında çevik ve esnek olan yapı. Eklemlerin çok hareketli olması esneklik ve hareket özgürlüğünü artırır.

Gevşeme (relaxation)[2]

Psikolojik veya fizyolojik yöntemlerle kaygı ve gerginliği azaltma tekniği. Mental hazırlığı iyileştirir.

Gevşeme egzersizi (release drill)[1]

Spor performansını artırmak için oyun öncesinde tam rahatlamayı öğrenme süreci ve mental hazırlık tekniği.

Gevşetme egzersizleri (relaxation exercises)[2]

Yoğun aktivite sonrası kasları, ligamentleri ve tendonları rahatlatmak için yapılan özel hareketler. Kas iyileşmesini destekler.

Gezgin (traveler)[2]

Seyahat yapan kişi. Turizm ve rekreasyon bağlamında mobil katılımcıyı tanımlar.

Gıda Alerjisi (food allergy)[1]

Belirli gıdalara karşı duyarlılık nedeniyle oluşan reaksiyondur. Fındık, çilek, çikolata ve süt yaygın örneklerdir.

Gıda intoleransı (food intolerance)[1]

Belirli bir gıdaya veya bileşene karşı duyarlılık veya sindirim yetersizliği. Diyetten çıkarılması gerekir.

Gıda kombinasyonu (food combining)[1]

Farklı besin türlerinin ayrı zamanlarda tüketilmesi inancıdır. Sindirim ve kilo kaybını desteklediği düşünülür.

Gidiş-dönüş seyahati (round trip)[2]

Bir yerden başka bir yere gidip geri dönüş. Turizm ve rekreasyon bağlamında tam devre seyahat anlamına gelir.

Gig (Kürek teknesi) (gig)[2]

Kürek sporunda antrenman, tur ve regata yarışmalarında kullanılan hafif tekneler. Hız ve maneuverabilite açısından tasarlanmıştır.

Gimme (affedilmiş atış) (gimme)[2]

Golf'te oyuncunun spora uygun şekilde eksik puttu oynamaktan muaf tutulması durumu. Çok kısa mesafeler için geçerlidir.

Ginkgo biloba (ginkgo biloba)[1]

Ginkgo ağacının yapraklarından hazırlanan bitkisel takviye. Dolaşım ve kardiyovasküler fonksiyonları desteklemek için kullanılır.

Gips alçı atel (plaster cast)[1]

Kırık kemikleri iyileşme sırasında hareketsiz tutmak için uygulan sert alçı örtüsü.

Giriş Ücreti (admission charge)[2]

Spor etkinliğine veya sergilere girmek için ödenmesi gereken fiyat. Bilet olarak da bilinir.

Glasgow Koma Skalası (Glasgow coma scale)[1]

Beyin yaralanmasında beyin hasarının ciddiyetini gözlemlenen açılma, sözel ve motor tepkilere puanlandırarak değerlendiren sistem.

Glenohumeral eklem (omuz eklemi) (glenohumeral joint)[1]

Top ve soket tipi eklem yapısıyla vücudun en mobil eklemidir. Geniş hareket alanı sağlar.

Glikami (glycaemia)[1]

Kandaki glukoz düzeyi. Hipoglisemi (düşük) ve hiperglisemi (yüksek) durumları değerlendirilir.

Glikogenez (glycogenesis)[1]

İnsülin etkisi altında glikozun glikojena dönüştürülerek depolanması sürecididir. Enerji yönetiminde önemli rol oynar.

Glikojen (Glycogen)[1]

Glikozun kaslarda ve karaciğerde depolanan polimer formudur; vücudun karbonhidrat deposu olarak düşünebilirsiniz. Egzersizde gerektiğinde enzimlerce parçalanarak glikoza dönüşür ve yakıt olarak kullanılır. Maraton veya uzun bisiklet yarışlarında glikojen depolarının tükenmesi ("duvara çarpma") performanstaki en kritik sınırlayıcı etkenlerden biridir.

Birim: mmol/kg ıslak ağırlık veya g/kg  |  İlgili: Glikoz, Aerobik Metabolizma, Laktat

Glikojenoliz (glycogenolysis)[1]

Glikojenin glukoza ayrışması. Vücudun hızlı enerji sağlaması için temel metabolik süreç.

Glikojen süperkompensasyonu[1]

Yarıştan 2-3 gün önce 8-10 g/kg/gün karbonhidrat alımıyla depoların %15-100 artırılması

→ İlgili makale

Glikojen Yükleme (Karbonhidrat Yükleme) (Glycogen Loading — Carbohydrate Loading)[1]

Uzun süreli yarışlardan önce birkaç gün boyunca yüksek karbonhidrat alımıyla kas ve karaciğer glikojen depolarını maksimal düzeye çıkarmak amacıyla yapılan beslenme stratejisidir. Bu strateji, maraton gibi 90 dakikanın üzerindeki eforlarda glikojenin erken tükenmesini geciktirir. Antrenman birimi azaltılırken karbonhidrat oranı artırılır.

İlgili: Glikojen, Aerobik Metabolizma, Serbest Yağ Asitleri

Glikoliz (Glycolysis)[1]

Glikozun (ya da glikojenin) sitoplazmada parçalanarak piruvatın üretildiği metabolik yoldur. Oksijenin varlığına gerek duymaz; bu nedenle hem aerobik hem anaerobik koşullarda çalışır. Sonuçta üretilen piruvat oksijen varsa Krebs döngüsüne girer, yoksa laktata dönüşür.

İlgili: Piruvat, Laktat, Aerobik Metabolizma, Anaerobik Metabolizma

Glikoz (Glucose)[1]

Karbonhidratların temel yapı taşı ve hücrelerin en çabuk kullandığı yakıt molekülüdür. Gıdalardan sindirilerek kana geçer, karaciğer ve kaslar tarafından glikojen olarak depolanır. Egzersiz sırasında hem glikojen parçalanmasından hem de yiyeceklerden sağlanan glikoz, kaslar için temel enerji kaynağı olmayı sürdürür.

İlgili: Glikojen, Glikoliz, İnsülin

Glikoz Toleransı (glucose tolerance)[1]

Yüksek doz glukozu metabolize etme yeteneğidir. Diyabet tanısında teste tabi tutulur.

Glisemik etki (glycaemic effect)[1]

Karbohidrat içeren gıdanın kan şekerini yükseltme derecesi. Sporculuların enerji ve performans yönetiminde önemlidir.

Glisemik indeks (glycaemic index)[1]

Belirli bir gıdanın tüketilmesinden sonra kan glukoz seviyesinin ne kadar hızlı yükseldiğini ölçen ve glukoza karşı karşılaştıran bir ölçüttür. Değeri 0-100 arasında değişir ve beslenme planlamasında önemli bir rol oynar. Spor performansı için enerji ve dayanıklılığın optimize edilmesinde kullanılır.

Glossofaringeal sinir (glossopharyngeal nerve)[1]

Dokuzuncu kafaniye sinirleridir. Farinks, tükrük bezleri ve dil kısmını kontrol eder.

Glukagon (Glucagon)[1]

Kan şekeri düştüğünde pankreasdan salgılanan ve karaciğerin glikoz üretimini artırmasını tetikleyen hormondur. Uzun süren egzersizde insülin düşer, glukagon yükselir; bu denge karaciğerin kana glikoz salmasını sağlayarak kan şekerinin çökmesini önler. Dayanıklılık sporcusunun egzersiz boyunca enerji bulmaya devam edebilmesi bu hormonun işine bağlıdır.

İlgili: İnsülin, Glikojen, Glikoz

Glukokinaz (glucokinase)[1]

Karaciğerdeki enzim. Karbonhidrat metabolizmasında kilit rol oynar.

Glukosamın sülfat (glucosamine sulphate)[1]

Atletler tarafından hasar görmüş kıkırdağın onarımında kullanılan takviye. Eklem sağlığını desteklediği düşünülür.

Glukoz İntoleransı (glucose intolerance)[1]

Yüksek doza glukozun metabolize edilememesi durumu. Diyabet gibi endokrin bozukluklarının göstergesidir.

Gluten (glüten) (gluten)[1]

Bazı tahıllarda bulunan ve su eklendiğinde tahılları yapışkan hamura dönüştüren protein.

Gluteus maximus[1]

Vücuttaki en büyük kas. Bir koşu kasıdır — yürüyüşte neredeyse inaktiftir

→ İlgili makale

Gluteus (Gluteus kası) (gluteus)[1]

Kalçadaki üç kasta biri olup kalça hareketlerinden sorumludur. En büyüğü gluteus maximus, daha küçükleri gluteus medius ve gluteus minimus'tur.

Glükoneojenez (gluconeogenesis)[1]

Karaciğerde protein ya da yağ rezervlerinden glikoz üretilmesi. Enerji metabolizmasında önemli bir süreçtir.

Goalball (goalball)[1]

Görme engelli sporcular için geliştirilen spordur. İçinde zil bulunan top ses yardımıyla takip edilir.

Gol (goal)[1]

Futbol ve hokey gibi oyunlarda topun veya pucun girmesi gereken açıklık ya da alan. Başarıyla gerçekleştirilen gol atışı aynı zamanda puan kazandırır.

Golcü (Forvet) (striker)[1]

Futbol takımında atak yapan ve gol atması beklenen oyuncu. Takımın tırmanma hattında yer alır.

Golgi Organı (Golgi organ)[1]

Tendonun iskelet kasına bağlandığı yerde bulunan duyu organı. Gerginlik derecesini ölçer ve aşırı gerilişi engeller.

Gol Ağzı (goalmouth)[2]

Futbolda hedefin hemen ön tarafındaki alan. Kritik skoring bölgesidir.

Gol ağı çerçevesi (goal cage)[2]

Su polosu ve benzer spor dallarında kullanılan, çelik borudan yapılmış, 6 fit genişliğinde 4 fit yüksekliğinde yapı.

Gol avgajı (goal difference)[1]

Futbol ve diğer sporlarda bir takımın lehine ve aleyhine attığı goller arasındaki fark. Eşit puanda takımlar arasında ayırıcı olarak kullanılır.

Good lift (geçerli kaldırış) (good lift)[2]

Üç hakemden en az ikisi tarafından kurallara uygun olarak tamamlandığı onaylanan kaldırış.

Goofy duruşu (goofy)[1]

Kaykay ve snowboardda sağ ayağın ön tarafa daha yakın olduğu duruş pozisyonudur. Yöneliş tercihine göre seçilir.

Goofy foot (goofy foot)[2]

Sörfçünün sağ ayağını solunun önüne alarak sörflemesi. Ayaklandırma stilinin bir çeşidi.

Googly (googly)[1]

Kriket'te atıştırması leg break görünen ama zıt yöne giden top. Oyuncu yanılmasını sağlayan teknik.

Göğüs (chest)[1]

Boyun ile karın arasında üst ön vücut bölgesi olup toraks olarak bilinir. Spor antrenmanlarında kas gelişimini hedefler.

Göğüs Kuşağı (pectoral girdle)[1]

Omuz hareketi için bağlantı noktası olan skapula ve klavikula kemikleri. Üst ekstemite kinetic chain'inin başı.

Göğüs kemiği (breastbone)[1]

Göğüs önündeki kemik, kaburgalara bağlanır. Solunum ve koruma sağlar.

Göğüs presi (chest press)[1]

Kolları göğüsten dirençle itme egzersizi. Yatarak ağırlık kaldırarak kasları güçlendirir.

Gökyüzü sörf (skysurfing) (skysurfing)[2]

Uçaktan atlayıp inişten önce bir dizi hareket gerçekleştirilen ekstrem spor dalı. Serbest düşüş akrobatik formudur.

Görevli personel (official)[2]

Motor teknesiyle yarışı takip eden ve bütün teknelerin belirlenen şeritlerde kalmasını sağlayan görevlidir.

Görevli (at sporları) (stewards)[2]

Yarış alanında sporun kurallarını uygulayan resmi görevli. Spor etiğini ve kurallara uyumu denetler.

Görsel Bilgi (visual information)[2]

Spor eğitiminde motor hareketi görsel araçlarla gösterme yöntemidir. Video ve canlı gösteri kullanılır.

Görsel keskinlik (visual acuity)[1]

Görüş netliğidir özellikle el-göz koordinasyonu gibi beceriler için. Spor performansında önemlidir.

Gösteri Maçı (exhibition game)[1]

Sırf yetenekleri göstermek ve izleyicileri eğlendirmek için oynanır. Ödül veya puan almak amaçlanmaz.

Gösteri Sörfçü (hot-dog)[2]

Sörfte dönüş ve kıvrımlar gibi görkemli manevraları gerçekleştiren oyuncu. Stil ve yaratıcılığı ön planda olan sörfçü tipi.

Gövde geri eğilmesi (backward lean)[2]

Çeşitli spor branşlarında üst gövdenin geriye eğildiği gerekli vücut pozisyonu. Denge ve teknik açısından önem taşır.

Gövde orta kısmı (midsection)[1]

Göğüs ile bel arasındaki vücut bölgesidir. Korenin kuvvet ve stabilitesi açısından önemlidir.

Gözlemle öğrenme (observational learning)[1]

Başkalarının performansını gözleyerek duruma daldırılarak beceri kazanma yöntemi. Taklit ve sosyal öğrenme temellidir.

Göz bebeği tepkisi (pupillary response)[1]

Kafa travmasından sonra ışığa maruz kalındığında göz bebeğinin kasılması veya açılması. Beyin sarsıntısı ya da göz travması göstergesidir.

Graham diyeti (Graham diet)[1]

Tamamen vejetaryen beslenme planı. Yağ alımı çok sınırlıdır.

Grand Prix (grand prix)[1]

Dünya motor sporları şampiyonasına sayılan uluslararası yıllık yarışlar. Otomobil sporlarında prestiji yüksek etkinlik.

Grand Slam (grand slam)[1]

Tenis ve golf gibi spor dallarında bir oyuncunun veya takımın bir yılda tüm büyük turnuvaları kazanması. Bu turnuvalar ayrıca bir dizi ana yarışmada birer etap oluşturur.

Grekoromen Güreş (Graeco-Roman)[2]

Yalnızca üst vücut ve kolların kullanıldığı güreş türüdür. Bacak ve bel hareketleri yasaktır.

Gri Madde (grey matter)[1]

Merkezi sinir sisteminin parçası olan gri renkli sinir dokusu. Nöronların yapısının büyük kısmını meydana getirir.

Grossmotor Beceri (Büyük Kas Becerisi) (gross motor skill)[2]

Geniş kas gruplarını kullanan veya vücudu harekete geçiren motor görevdir. Yürüme, koşu buna örnektir.

Guard (Basketbolda) (guard)[1]

Basketbolda sahanın arkasını savunan ve hücumları başlatan iki oyuncudan biri. Takımın organizasyon ve kontrol merkezinde yer alır.

Gully (gully)[2]

Kriket'te off side tarafında point ile slip pozisyonları arasındaki savunma konumu. Hızlı ve güvenilir bir fielder gerektirir.

Gumshield (Dış koruyucu) (gumshield)[1]

Dişler ve dişetin üzerine uyum sağlayan sert plastik koruma. Boks ve rugbi gibi temasta sporda yaralanmadan korunmak için giyilir.

Güç (strength)[2]

Kas veya kas grubunun dirençe karşı uygulayabileceği kuvvet. Dinamometre ile ölçülür.

Güçlü İleri (power forward)[2]

Sepetin yakınından gol yapıp ribaunt alan güçlü, iri yapılı basketbol ileri oyuncusu. Ofansif ve defansif çalışmada etkili.

Güçlü vuruş (straight with the bat held vertically)[1]

Hedefe ulaşmak için enerji ve kararlılık gerekir. Sporlarda topa kuvvetli vuruş yapılır, golfte uzun mesafe atış olur.

Güçlü vuruş (bilardo) (power break)[2]

Bilardoda yüksek hızla ve kuvvetle yapılan açılış vuruşu. Top setini ayırmak için maksimum güç kullanılır.

Güçlü Yürüyüş (power walking)[1]

Kolları ileri-geri hızlı şekilde sallayarak yapılan enerjik yürüyüştür. Bazen ağırlık kullanılır. Kalp atım hızını artırarak kardiyovasküler egzersiz sağlar.

Güçlü (Kuvvet) (strong)[2]

Çok fazla kuvvet veya güç ile karakterize edilen. Spor performansında yüksek intesiteli çalışma anlamında kullanılır.

Güç aktarımı (power transfer)[1]

Hareket gerçekleştirilirken kas grupları arasında enerji aktarılması. Teknik ve verimli hareket için gereklidir.

Güç antrenmanı (power training)[1]

Doğru form ve tekniği vurgulayan yoğun antrenman. Kas ve sinir sistemi adaptasyonunu geliştirir.

Güç antrenmanı cihazı (strength apparatus)[2]

Genel kondisyonu geliştirmek için çok sayıda istasyonlu ekipman. Sistem antrenmanında kullanılır.

Güç atışı (powerhouse)[2]

Yüksek hızla ve keskin hareketi ile fırlatılan top, belirgin bir çarpma etkisi oluşturur. Bowling'de özel bir atış tekniğidir.

Güç kaldırma (power lift)[1]

Birden fazla kas grubunu aynı anda çalıştıran ağırlık antrenmanı. Pullover benzeri hareketler örnek verilebilir.

Güç on hamlesi (power ten)[2]

Kürek sporunda öncü takıma geçme ya da ön açmak amacıyla ardı ardına on güçlü kürek vuruşu yapılır.

Güç Snatch (Kuvvetli Çekiş) (power snatch)[1]

Diz ve ayaklarda minimum hareket ile yapılan snatch egzersizi. Teknik ve eksplosif güçü geliştirir.

Güç torbası (powerbag) (powerbag)[1]

Direnç antrenmanında tıbbi top gibi kullanılan ekipman. Eksplosif güç geliştirmeye yardımcı olur.

Güç (Watt) (Power — Watts)[1]

Spor biliminde bisiklet veya koşuda üretilen mekanik çıktıyı ifade eder; kuvvetin hızla çarpımıdır. Bisiklet ergometrelerinde doğrudan ölçülebilen güç, kalp atış hızının aksine anlık gerçek çıktıyı yansıtır ve ritmi, rüzgarı ya da yorgunluğu göz önünde bulundurmadan performansı ölçmenin en nesnel yoludur. Vücut ağırlığına bölünmüş güç (W/kg) ise sporcular arası karşılaştırmada kullanılır.

Birim: Watt (W) veya W/kg  |  İlgili: Kritik Güç, W

Güneş güvertesi (sundeck)[2]

Yolcu gemisinin insanların güneşte oturabileceği üst güvertesidir. Dinlenme ve aktivite alanı sağlar.

Güneş pleksüsü (solarplexus)[2]

Sempatik sinir ağının yoğun sinir ağı yapısı. Organlar üzerinde kontrolü vardır.

Güneydoğu Asya Oyunları (Southeast Asian Games)[1]

Güneydoğu Asyalı sporcuların katıldığı çok spor dalı etkinliğidir. Her iki yılda bir düzenlenir.

Güney Asya Oyunları (South Asian Games)[1]

Hindistan, Pakistan ve Nepal'i de içeren Güney Asya'daki atletler için iki yılda bir düzenlenen çok spor branşlı etkinliktir.

Güney Pasifik Oyunları (South Pacific Games)[1]

Fiji, Guam, Samoa ve Tahiti gibi Pasifik ada ülkelerindeki sporcuların katıldığı çok sporlu etkinlik. Dört yılda bir düzenlenir.

Günlük beden egzersizleri (daily dozen)[1]

Her gün yapılan temel fiziksel egzersiz seti. (informal)

Günlük önerilen miktar (GÖM) (Recommended Daily Allowance, Recommended Dally Intake)[2]

Vitaminler, mineraller ve diğer besinsel maddelerin optimal sağlık için gerekli günlük tüketim miktarları.

Güreş (wrestling)[1]

İki rakip arasında özel tutuşlar ve tekniklerle yapılan mücadele sporu. Rakibin omuzlarını tatamiye yapıştırmayı amaç edinir.

Güvenlik anahtarı (koşu bandı) (safety key)[1]

Koşu bandına ve koşucunun kemerlerine takılı acil stop cihazı. Düşüş halinde otomatik durur.

Güvenlik pozisyonu (American Football) (safety)[2]

Kuvvetli güvenlik ve serbest güvenlik olarak adlandırılan savunma oyuncuları. Defansin derinliklerinde konumlanırlar.

Gymnastic (jimnastik ile ilgili) (gymnastic)[1]

Jimnastik sporunu ilgilendiren, atletizm ve çevikliği gösteren hareket ve aktivitelerle ilgili.

Gym top (ekipman) (gym ball)[1]

Büyük dolgulu lastik top. Fitness egzersizlerinde denge ve kuvvet antrenmanı için kullanılır.

galoplu yarışlar (gallop races)[2]

Atın en hızlı hareket şekli olan galop ile gerçekleştirilen hipik spor hızlandırma disiplini. Atlı sporlar içinde temel branş.

gastrik reflü (mide ekşi çıkması) (gastric reflux)[1]

Mide asitinin yemek borusuna geri çıkması durumu. Ekşi hissi ve yanma hissine neden olur.

gastroknemius kası (gastrocnemius)[1]

Bacak baldırındaki en geniş kas; femurdan Aşil tendonuna kadar uzanır.

gece maçı (nightcap)[2]

Beyzbolda iki maçlı bir günde oynanan ikinci maçtır.

geçememe (atlama) (fail)[2]

Yüksek atlama veya sırıkla atlama sırasında çubuğu devirmek yoluyla başarısız olmak. Sporcunun o yükseklikte başarısız olduğu sayılır.

geçici iskemik atak (TİA) (transient ischaemic attack)[1]

Beyinde kan dolaşımının geçici blokajı. Baş dönmesi, konuşma güçlüğü gibi kısa süreli inme semptomları verir.

geçit / teşhir geçidi (parade)[2]

Speedway'de binicilerin halkoyuna takdim edilmesi. Müsabakadan önce gerçekleştirilen törensel sunum.

gelişmiş form (fine form)[2]

Hareket icrası kalitesi. Temel forma kıyasla daha incelikli ve etkili bir performans gösterir.

gemi dışı (deniz sporları) (outboard)[2]

Gemi gövdesinin dışında yer alan herhangi bir şey. Dış motor anlamında kısa adlandırma.

gen (gene)[1]

Kromozomda protein sentezini yöneten DNA birimidir. Belirli bir genetik özelliği belirler.

genç ligası (junior circuit)[2]

Profesyonel spor liglerinin öncesi olan ve genç oyuncuların geliştirildiği rekabetçi lig yapısı. Futbolda ve beysbolda yaygındır.

genel dayanıklılık (general fitness)[1]

Sağlıklı beslenme ve ılımlı egzersiz yapan spor yapmayan kişilerin günlük yaşam aktivitelerini yerine getirebilme yeteneği.

genel kas gücü (global strength)[1]

Vücudun tüm kas gruplarının toplam kuvveti. Genel performans göstergesidir.

genel klasman yarışması (all-round)[2]

Patinörlerin çeşitli mesafelerde yarıştığı şampiyona. Tipik olarak dört farklı mesafede gerçekleştirilir.

genetik (genetic)[1]

Genlerle ilgili veya genlerde bulunan özellikler. Genetik mühendisliğinde farklı kaynaklardan genetik materyal birleştirilerek yeni karakterli organizmalar oluşturulur.

geride alan (secondary)[2]

Amerikan futbolunda linebackerler gerisindeki ve defans oyuncuları tarafından korunan sahalaşmasıdır.

geri adım atma (amerikan futbolu) (drop back)[2]

Quarterback topu aldıktan sonra 'pocket' adlı alanına doğru birkaç adım geriye çekiliş. Pas atış için hazırlık.

geri adım hareketi (drop step)[2]

Basketbolda oyuncunun sepete sırtını dönüp savunmacının yanından geri adım atması. Pas açma ve şut hakkı yaratır.

geri alan (runback)[2]

Teniste kortta her iki ucunda taban çizgisinin arkasında kalan bölge. Servis ve savunma pozisyonları için kullanılan alan.

geri atış (futbol) (knock in)[2]

Savunma oyuncularının topu oyuna geri koydukları kendi sahasından yapılan atış. Oyunu başlatır.

geri çıkış (cut back)[2]

Oyuncunun yön değiştirerek savunmacıyı takip etmesini zorlaştıran hızlı hareket. Futbolda ve hokeyde kullanılan taktiksel teknik.

geri dev (back giant)[2]

Jimnastik cihazında vücut geriye doğru başlayan dev hareketi. İleri dev'in tersi teknik varyasyonudur.

geri dönüş (recover)[2]

Atılım (lunge) sonrası hazır pozisyonuna (en garde) geri hareket. Eskrim tekniğinin temel savunma hareketlerindendir.

geri dönüşlü jump shot (turnaround jump shot)[2]

Basketbolda sırtı sepete dönük haldeyken geriye doğru atılan şut. Rakip oyuncuyu yanıltma amacıyla kullanılır.

geri dönüş manevası (sörf) (cutback)[2]

Sörf tahtasının yönünü değiştirerek dalganın kırılan kısmına doğru geri dönüş. Dalgada kontrol ve stil sağlar.

geri dönüş / backpin (backspin)[1]

Topu ileri hareket ettirirken geriye doğru döndüren hareket. Teniste ve masa tenisinde topun alt yarısına vurarak elde edilir.

geri pas (back pass)[1]

Futbolda saha oyuncusunun kaleciye doğru yaptığı pas. Kaleci bunu elle tutamaz, teknik olarak oynamalıdır.

geri salınım (backswing)[1]

Sporcunun topla temas noktasına hazırlanmak için klub, sopa veya raketi geriye doğru hareket ettirmesi. Vuruş öncesi hazırlık fazıdır.

geri vuruş (back shot)[2]

Poloda oyun akışının ters yönünde yapılan vuruştur. Taktik bir teknik olarak kullanılır.

geyik sıçraması (stag leap)[2]

Öncü bacak katlı, arka bacak açık şekilde yapılan artistik paten atlaması. Dinamik ve spektaküler bir teknik elementidir.

ginglymus (menteşe hareket / ginglymus hareketi) (ginglymus)[1]

Menteşe gibi hareket eden eklem hareketliği. Dirsek ve diz buna örnek verilebilir.

girdap banyosu (whirlpool bath)[1]

Suyun sürekli hareket etmesi için güçlü subaşı jets'leri kullanılan banyo veya açık yüzme havuzu. Fizyoterapide kullanılır.

gizil öğrenme (latent learning)[1]

Meydana geldiğinde görülmese de daha sonra performansta kendini gösteren öğrenme. Davranışsal değişim hemen fark edilmez.

glenoid labrum (glenoidal labrum) (glenoid labrum)[1]

Omuz ekleminin soketine bağlantı yapan güçlü doku şeridi. Omuz stabilitesi ve hareket aralığını arttırır.

glikojen depolama hastalığı (glycogen storage disease)[1]

Karaciğer ve kasların anormal miktarda glikojen biriktirdiği metabolik bozukluk. Enerji metabolizmasında ciddi aksaklıklara neden olur.

glukokortikoidi hormon / glukokortikoid (glucocorticoid)[1]

Karbohidrat sindirimini düzenleyen doğal steroid hormonu. Stres altında salgılanır, antienflammatory etkiye sahiptir.

glukozamin (glucosamine)[1]

Destek dokularında ve bitki hücrelerinde bulunan glukoz türevi. Eklem sağlığı için takviye olarak kullanılır.

glukoz tableti (glucose tablet)[1]

Hızlı enerji sağlamak için alınan katı glukoz takviyesi. Yüksek intensiteli egzersiz sırasında kan şekerini hızla yükseltir.

glutamine (glutamin) (glutamine)[1]

Halter ve beden geliştiriciler tarafından takviye olarak kullanılan amino asit. Kas kurtarım ve gelişimi destekler.

glüküronik asit (glucuronic acid)[1]

Glukozdan türetilen ve kıkırdakta bulunan organik asit. Vücudun toksinleri arıttırmasında rol oynar.

glycaemic load (glisemik yük) (glycaemic load)[1]

Yiyeceklerin içerdikleri karbonhidrat miktarı ve kan şekeri seviyesini yükseltme derecesine göre sınıflandırılması.

gol atışı (futbol/ragbi) (goal kick)[1]

Futbolda sahanın altı yard çizgisinden savunma oyuncusu tarafından yapılan serbest atış. Top gol çizgisini aşarsa alınır. Ragbide hücum takımının crossbarı temizlemesi amaçlanır.

gol hattı (five-point try into a seven-point score goal line goal line)[1]

Futbol, rugby ve hokey gibi oyunlarda top değerlendirme alanının sınırı. Gol direkleri burada konumlandırılır ve skor için top bu çizgiye ulaşmalıdır.

göğüs boşluğu (thoracic cavity)[1]

Diyafragma, kalp ve akciğerleri içeren vücut boşluğu. Solunum ve dolaşım sisteminin çalışma alanını sağlar.

gölge boksu (shadow boxing)[1]

Rakipsiz olarak yapılan boks antrenmanı. Sporcu duvar üzerine düşen kendi gölgesini rakip olarak kullanarak hareket pratiği yapar.

gömülü tırnak (ingrown toenail)[1]

Çok dar ayakkabı giyme sonucu tırnak kenarının çevre deriyi batması. Enfeksiyon ve ağrı yaratır.

görevli (attendant)[2]

Müze, havuz, spor tesisi gibi açık alanlarda nöbet tutan kişi. Ziyaretçilerin güvenliğini ve düzenini sağlamaktan sorumludur.

görme engelli (vision-impaired)[1]

Paralimpik gibi spor etkinliklerinde görme problemi olan sporcu kategorisi. Engelli spor kategorisinin sınıflandırılmasına giren grup.

görülme sıklığı (prevalence)[1]

Spor takımı gibi örnek gruptan herhangi bir zamanda yaralı olan ortalama nüfus oranı. Epidemiyolojik veri göstergesi.

gövde (torso)[1]

Kollar, bacaklar ve başın dışında kalan vücudun ana kısmı. Esas olarak göğüs, karın ve sırt bölgesini kapsar.

gövde atma (body throw)[2]

Güreşçinin kollarını rakibinin gövdesine kilitleyerek onu yere fırlatması. Klasik güreş tekniklerinden biridir.

gözlemci / spot yapan (spotter)[1]

Egzersiz yapan kişinin güvenliğini sağlayan ve tekniğini kontrol eden antrenör yardımcısı. Ağır kaldırışlarda güvenlik görevini üstlenir.

gözlemsel antrenman (observative training)[2]

Gözlenen hareketler temelinde hareket öğrenme yöntemi. Model alma yoluyla beceri geliştirme sağlar.

grubber (grubber)[2]

Kriket'te bowlerin elinden çıktıktan sonra düşük seyreden top atışı.

grup egzersiz sınıfı (fitness class)[1]

Yoga, spinning veya aerobik gibi egzersiz seanslarının grup halinde yapılması. Fitness eğitmeni liderliğinde yürütülür.

grup sprintı (bunch sprint)[2]

Yol yarışlarının sonunda pelotonun tamamının katılımıyla yapılan sprint. Bisiklette en çok görülen bitişi biçimidir.

gut wrench (gut wrench)[2]

Güreşte muhalifin köprü pozisyonundayken sırtüstü yatırıldığı bir teknik hareket.

güçlendirme (reinforcement)[1]

Bir yapı veya sistemi kuvvetlendirme işlemi. Kas, kemik ya da teknik açıdan dayanıklılığı artırma anlamına gelir.

güç kaldırma (powerlifting) (powerlifting)[1]

Squat, bench press ve deadlift olmak üzere üç disiplini içeren halter sporu.

güç motorlu bot (powerboat)[1]

Güçlü dıştan veya içten takılan motorla donatılmış küçük motorlu tekne. Su sporlarında hız ve manevra kabiliyeti sağlar.

güvenlik bardağı (atlı spor) (safety cup)[2]

Atlı engel sporunda alet çıkması durumunda raylı barı boşaltan kupa. Yaralanma riskini azaltır.

güvenlik bölgesi (safety zone)[2]

Curling oyununda kısa çizginin arkası ile şut alma çizgisi arasındaki 5 fitlik alan. Belirli kuralları vardır.

g-kuvvetleri (gravitasyonel kuvvetler) (g-forces)[2]

Kızak sporlarında ivme, yavaşlama ve virajlardan doğan yerçekimi kuvvetleri. Sporcu ve araçta büyük stres oluşturur.

H

Hacim (bulk)[1]

Hacim, büyük boyut veya kütleyi tanımlar. Spor biliminde, aşırı kilolu bireylerin egzersiz programlarında dikkate alınır.

Hafif Ağırlık Kategorisi (lightweight)[1]

Profesyonel boksta 59-61 kg (130-135 libre) aralığında sporcu kategorisidir. Ağırlığa göre adil yarışmayı sağlar.

Hafif ağır siklet (cruiserweight)[1]

Profesyonel boksunda, ağırlığı 86 kg'ı aşmayan sporcular için bir kategori. Bu sınıfta, 190 pound sınırıyla kas gücü ve dayanıklılık ön planda olur.

Hafif ağır siklet (Boks) (light heavyweight)[1]

Profesyonel boksta 72,5-79,5 kg veya 160-175 lb arasındaki sporcu ağırlık kategorisi.

Hafif ağır siklet (boksda) (light welterweight)[1]

Amatör boksda 60-63,5 kg aralığındaki ağırlık kategorisi. 132-139 pound karşılığı.

Hafif ceza (tap-penalty)[2]

Oyuncu topla hafif dokunma sonrası alıp koşmaya başladığı ceza vuruşu. Rugby oyunlarında kullanılır.

Hafif sinek ağırlığı (light flyweight)[1]

Amatör boksuda ağırlığı 48 kg veya 106 libre geçmeyen sporcuların kategorisi. En düşük ağırlık sınıfıdır.

Hafif şut (Push shot) (push shot)[2]

Badmintonda mekik yumuşak olarak itilerek kolu en aza indirgenen oyun tekniğidir. Kontrolü sağlar.

Hafif tepe (snick)[2]

Kriket'te sopanın kenarından açılı bir sapma. Ani yön değişikliğine neden olan vurış tekniğidir.

Hafif vuruş (dab)[2]

Kriket oyuncusunun topun yönünü minimum hareket ile değiştirdiği teknik. Off tarafında topun yolunu kırarak sayı almaya çalışır.

Hail Mary (hail Mary)[2]

Amerikan futbolunda yarı bitişinde uç bölgesine atılan uzun pas. Genellikle son çare taktik hamlesidir.

Hail (Gol – Shinty) (hail)[2]

Shinty oyununda gol sayılması. (Chambers Sports Factfile, 2005)

Hajime (hajime)[2]

Judoda hakem tarafından maçı başlatmak için verilen komuttur. Müsabakanın resmi başlama sinyalidir.

Hakem yardımcısı (kadın) (lineswoman)[1]

Tenis, futbol gibi sporlarda hakem/ümparaya yardımcı olan kadın görevlidir. Top oyun dışında kalıp kalmadığını işaret eder.

Halfback Flank (halfback flank)[2]

Avustralya futbolunda yanında savunma yapan koşan oyuncudur.

Halkalar (Cimnastik Aleti) (rings)[1]

Tavana asılı metal halkalardan oluşan cimnastik aletidir. Üst vücut gücü gerektirir.

Halka bağ (annular ligament)[1]

Halka bağ, bilek veya el bileği etrafındaki halka şeklindeki bağdır. Bu yapı, diğer bağları sabitleyerek eklem stabilitesini sağlar.

Halka Şekilli Mantar Enfeksiyonu (ringworm)[1]

Merkezden dışa doğru halka biçiminde yayılan fungal cilt enfeksiyonu. Tinea olarak da adlandırılır.

Hallux Rigidus (hallux rigidus)[1]

Başparmak ekleminde kıkırdak aşınması nedeniyle oluşan katılıktır. Eklem hareket yeteneği azalır.

Hallux Valgus (hallux valgus)[1]

Büyük ayak parmağında deformite; eklemi dışa, ucu içe döndürülen koşul. Sıklıkla çıbanla sonuçlanır.

Halterci (weightlifter)[1]

Halter sporunda rekabet eden veya antrenman yapan sporcu. Ağırlık kaldırma disiplininde görev alır.

Hamstring Germe (hamstring stretch)[1]

Yerde oturarak bir bacak öne uzatılı, ayağın üst kısmı vücuda çekilerek hamstring kasını geren egzersizdir.

Hamstring kasları (Arka uyluk kasları) (hamstring muscle)[1]

Uyluk arkasında bulunan üç kasın oluşturduğu grup. Diz bükme gibi bacak hareketlerini kontrol eder.

Handle (kızak kolu) (handles)[2]

Bob sporunda fren operatörünün kızağı başlatmak için kullandığı arka çubuklar. Başlangıç ivmesi için kritik önem taşır.

Hareket Aralığı (movement range)[2]

Esnekliğin ölçülebilir aralığı. Eklem mobilitesini ifade eder.

Hareket antrenmanı (movement training)[2]

Motor beceri gelişimini sağlayan antrenman biçimi. Koordinasyon ve teknik iyileştirmeyi hedefler.

Hareket araştırması (movement research)[2]

Spor biliminin temel araştırma alanlarından biri. Motor kontrol ve teknik analizi inceler.

Hareket bağlantısı (movement connection)[2]

Bireysel hareketlerin uyumlu kombinasyonu ile motor şema oluşturulması. Teknik beceri gelişiminin temelidir.

Hareket becerileri (locomotor skills)[2]

Vücudu uzayda bir noktadan diğerine taşıyan hareket becerilerinin grubu. Yürüme, koşu ve sıçrama bu gruba dahildir.

Hareket bozukluğu (kıpırtılı) (choreoathetosis)[1]

Kıpırtılı ve yavaş burulgan hareketler ile karakterize hareket bozukluğu. Nörolojik sorun gösterir.

Hareket kaybı veya konuşma kaybı (loss of movement or loss of speech)[1]

Sporta bağlı yaralanma sonrası ortaya çıkan sinirsel disfonksiyon. Tıbbi müdahale gerektirir.

Hareket kesinliği (movement precision)[2]

Motor eylemler ile bunların sonuçları arasındaki uyum derecesi. Teknik yeterliği gösterir.

Hareket Tecrübesi (movement experience)[2]

Geri bildirim sayesinde pekiştirilen spor motor becerilerinin birikmiş bilgisi. Antrenman ve deneyim ile gelişir.

Hareket Teorisi (movement theory)[2]

Sporda hareketler hakkında sistemli bilim bilgisidir. Teknik ve strateji geliştirilmesinde kullanılır.

Hareket Terapisi (movement therapy)[2]

Aktif ve kontrollü hareket antrenmanı ile hastalıkların tedavisinde uygulanır. Fizyoterapinin parçasıdır.

Hareket Yapısı (movement structure)[2]

Sporif hareketi fazlardan oluşan sıralı bir biçimde inceleme. Teknik analiz ve hareket optimizasyonunda kullanılır.

Hareket yolları (pathways)[2]

Uzayda izlenen hareket çizgileri; düz, eğri, zikzak gibi çeşitleri vardır. Zemin ve hava hareketlerinde kullanılan kavram.

Harici aşırı yük (external overload)[1]

Sporcu dış uyarıcıları engelleyemeyip dikkatini dağıtabilen ve performans düşüşüne neden olan durum.

Harika hareket (sick)[1]

Snowboard'da beceriyle yapılan ve saygı duyan bir manevra. Harika seviyede teknik gösterimi.

Hasarsız (undamaged)[1]

Fiziksel veya ruh sağlığı açısından zarar görmemiş durumdur.

Haskell topu (Haskell)[2]

20. yüzyılın başında gutty topunun yerini alan kauçuk çekirdekli golf topu. Modern golf topunun öncüsüdür.

Hatalı vuruş (flier)[2]

Golf'te oyuncunun yanlışlıkla vurduğü ve hedeften daha uzağa giden top. Kontrol dışı çıkış yapar.

Hatha Yoga (Hatha yoga)[1]

Düşük etki seviyesinde yapılan yoga türüdür. Postür ve germe egzersizleriyle nefes kontrolü sağlanır. Fiziksel ve duygusal dengeyi geliştirmeyi amaçlar.

Hava kalış süresi (hang time)[2]

Basketbolda oyuncunun şut ya da top kapması için havada kaldığı süredir. Dikey sıçrama performansını gösterir.

Hava sporları (air sports)[1]

Havada gerçekleştirilen tüm sporları kapsar, örneğin paraşüt ve planör. Solunum ve dolaşım sistemlerini etkiler.

Hava yolu, solunum, dolaşım (airway, breathing, circulation)[2]

İlk yardımda yapılan üç ana kontrol. Can kurtarma prosedürüdür.

Havers kanalı (Haversian canal)[1]

Kompakt kemik içinde dikey olarak uzanan ince kanal. Kan damarları ve lenf kanallarını içerir.

Havers sistemi (osteon) (Haversian system)[1]

Havers kanalı etrafında oluşan kompakt kemik birimleri. Silindirik biçimde düzenlenmiş kemik katmanlarından oluşur.

Hayvan İçin Spor (blood sport)[1]

Hayvanlara zarar verilen veya hayvanların öldürüldüğü sporlar. Boğa güreşi bu kategoride yer alır.

Hazırlama hareketi (setup)[2]

Rakibi belirli bir pozisyona çekmek için yapılan hareket, pozisyon değişikliği ya da feint. Taktik açıdan avantaj sağlayan teknik.

Hazırlık alanı (atlı sporlar) (schooling area)[2]

Atların atlama müsabakasından önce ısındığı bölge. Spor atları bu alanda harekete hazırlanır.

Hazırlık çömelişi (preparatory crouch)[2]

Sıçrama öncesi alınan pozisyon. Kalça, diz ve ayak bileği fleksiyonda kilitlenir, hızlı itişe hazırlanır.

Hazırlık kaygısı (preparatory arousal)[1]

Performans öncesi zihin hazırlığı yapma, görselleştirme veya motivasyon konuşması. Psikolojik hazırlıktır.

Hazırlık (Priz) (preparation)[2]

Floret/kaysa sporunda saldırı için kılıcın veya ayağın en uygun konuma alınmasıdır.

Hazır yemek (junk food) (junk food)[1]

Beslenme değeri düşük yüksek yağlı işlenmiş atıştırmalık. Öğün arası veya yerine tüketilir.

Hecht fırlaması (hecht-jump)[2]

Cimnastik atlayan sporcunun kalkışından sonra sert bir şekilde yukarı atlaması. Aletlere çıkış için etkili bir tekniktir.

Hecht pozisyonu (hecht)[2]

Cimnastikte üst vücut ellerin üzerinden yukarı ve geri doğru itilerek oluşan pozisyon. Havada güzel bir görünüm sağlar.

Hedef Hareket (target movement)[2]

Motor öğrenmede ulaşılması gereken hareketin nihai, mükemmel biçimidir. Egzersizin son amacıdır.

Heisman Kupası (Heisman trophy)[2]

Üniversite futbolunda yılda bir kez verilen en iyi oyuncu ödülü. ABD futbolunun prestijli trofesidir.

Helikopter Bisiklet Sporları (helibiking)[2]

Helikopterle dağın tepesine taşınan dağ bisikletçilerinin inişini yapması. Ekstrem hava sporları kategorisinde yer alır.

Hemartrozis (haemarthrosis)[1]

Kan eklem içine sızarak oluşan ağrı ve şişlik. Eklem travmaları sonrasında meydana gelir.

Hematinik (haematinic)[1]

Kemik iliğinde kan hücrelerinin sağlıklı gelişimini destekleyen madde. Kan oluşumunu uyaran özelliktedir.

Hematokrit (Hematocrit)[1]

Kandaki toplam hacmin yüzde kaçının kırmızı kan hücrelerinden oluştuğunu gösteren değerdir. Yüksek rakım antrenmanı ve EPO salgısı artışı bu değeri yükseltir; yüksek hematokrit daha fazla oksijen taşıma kapasitesi demektir. Doping kontrollerinde yasal üst sınır erkeklerde yüzde 50, kadınlarda yüzde 47 olarak belirlenmiştir.

Birim: %  |  İlgili: EPO, Hematopoiez, Hemoglobin Saturasyonu

Hematoma (haematoma)[1]

Darbeler veya cerrahinin neden olduğu deri altında toplanan kan kitlesi. Morluk ve şişlik yapar.

Hematopoiez (Hematopoiesis)[1]

Kemik iliğinde kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri ve trombositlerin üretilmesi sürecidir. Dayanıklılık antrenmanı ve yüksek irtifa maruziyeti EPO aracılığıyla hematopoiezi hızlandırarak kırmızı kan hücresi sayısını artırır. Bu adaptasyon, kanın oksijen taşıma kapasitesini iyileştirerek aerobik performansı yükseltir.

İlgili: EPO, Hematokrit, Hemoglobin Saturasyonu

Hematüri (haematuria)[1]

Böbrek, üreter, mesane veya üretra hasarı ya da hastalığı sonucu idrarda kan bulunması. Spor yaralanmaları ve yoğun egzersizle tetiklenmesi söz konusudur.

Hemoglobin Saturasyonu (Hemoglobin Saturation — SpO2)[1]

Kandaki hemoglobin moleküllerinin yüzde kaçının oksijen taşıdığını gösteren değerdir. Deniz seviyesinde sağlıklı bireylerde bu oran yüzde 97-99 arasındadır; yüksek rakımda veya akciğer hastalıklarında düşer. Parmağa takılan nabız oksimetresi cihazlarıyla kolayca ölçülebilir ve egzersiz sırasında oksijen taşıma verimliliğini izlemenin pratik bir yoludur.

Birim: %  |  İlgili: Pulmoner Difüzyon, 2, 3-BPG, Hipoksi

Hemosiderin (haemosiderin)[1]

Demir içeren çözülemeyen protein. Fagositler hematin üzerinde işlem yaptığında oluşur.

Hemotokrit (haematocrit)[1]

Vücuttaki kırmızı kan hücresi sayısı. Yüksek değer erythropoietin (EPO) yasak maddesinin kullanılışına işaret edebilir.

Henneman Boyut İlkesi (Henneman's Size Principle)[1]

Sinir sisteminin kasları uyarırken motor üniteleri her zaman küçükten büyüğe doğru devreye sokmasını ifade eder. Hafif yükler için yalnızca yorulmaya dayanıklı Tip I lifler kullanılır; yük arttıkça Tip IIa, en ağır yükler için ise Tip IIx lifleri eklenir. Bu sıralı işe alım prensibi, kasların hem verimli hem de yorulmaya karşı dayanıklı çalışmasını sağlar.

İlgili: Motor Ünite, Tip I Lif, Tip IIa Lif, Tip IIx Lif

Heptathlon (heptathlon)[1]

Genellikle kadınlar için yedi farklı spor dalında yapılan atletizm yarışması. Her dalda puan alınarak en iyi sporcunun belirlenmesi amaçlanır.

Herkes (katılımcı) (all comers)[1]

Bir müsabakaya veya spor etkinliğine katılmak isteyen tüm kişiler. Başarılı veya başarısız herkese açık yarışmalar.

Heterotopik Ossifikasyon (osteomyositis ossificans)[1]

Hematomdan kaynaklanan kan pıhtısının kas içinde kalsifikasyonla oluşturduğu sert kitle. Özellikle travmatik yaralanmalardan sonra görülür.

HIIT (HIIT)[1]

Yüksek yoğunluklu interval antrenmanı. Kısa yoğun çalışma ve iyileşme dönemlerinin tekrarlanması.

HIIT (Yüksek Yoğunluklu Interval Antrenman)[1]

Kısa süreli sert eforlar + toparlanma araları. VO₂ maks ve anaerobik kapasiteyi geliştirir

Hızını kesmek (pull up)[2]

At yarışında, atın yarış sırasında koşmayı durdurması veya hızını azaltması hareketi.

Hızlanma (acceleration)[1]

Hızdaki değişim oranı. Sporlarda yön değişikliğiyle oluşan dış kuvveti kapsar.

Hızlanmak (accelerate)[1]

Hızda artış anlamına gelir. Spor hareketlerinde, bu eylem performansı geliştirirken karşıtı yavaşlamaktır.

Hızlanma gücü (accelerative force)[1]

Artan hızda vücuda etki eder. Boyun zedelenmeleri gibi yaralanmalara yol açar.

Hızlanma sprinti (acceleration sprinting)[1]

Yavaş tempodan başlayarak tam hıza ulaşan antrenman egzersizidir. Atletlerin patlayıcı gücünü geliştirir.

Hızlı Atış (Beyzbol) (fastball)[2]

Pitcher tarafından maksimum hızla atılan topdur. Stratejik bir atış türüdür.

Hızlı Koşu (Dash) (dash)[2]

Kısa mesafeli koşu yarışmasının eski adı. Atletizmde 100m, 200m ve 400m gibi sprintleri tanımlar.

Hızlı Uyum Antrenmanı (rapid-adaptation training)[1]

Kuvvet antrenmanı, esneklik egzersizleri ve kardiyovasküler çalışma arasında düzenli geçiş yapılan antrenman yöntemidir. Vücudu belirsizlik altında tutarak adaptasyon sağlar.

Hız Antrenmanı (speed training)[1]

Reaksiyon zamanlarını geliştirmek için tasarlanmış egzersizlerden oluşan antrenman. Sinir sistemi uyaranlığını artırır.

Hız kontrolü (speed check)[2]

Hava tekniği öncesi hazırlık amacıyla yapılan hızlı yavaşlama. Hockey'de kullanılan teknik benzeşi vardır.

Hız refleks panosu (speed reverse board)[1]

Spor salonundaki duvarı korumak için sabitlenmiş lastik mat.

Hız ve Dayanıklılık (speed and endurance)[2]

Üç günlük binicilik etkinliğinin ikinci günüdür. Steeplechase ve açık alan yarışlarından oluşur.

Hız, Sürat (speed, velocity)[2]

Motor özelliklerinden biridir. Koordinatif alanda reaksiyon hızı, uyarıya karşı en kısa sürede yanıt verme yeteneğidir.

Hidralazin (hydralazine)[1]

Kan basıncını düşüren, genellikle idrar çıkışını artıran ilaçlarla birlikte verilen antihipertansif ilaç.

Hidrasyon (Hydration)[1]

Vücut sıvı dengesinin optimal düzeyde tutulmasıdır; egzersiz fizyolojisinde performans ve sağlık için kritiktir. Vücut ağırlığının yüzde 2'sini aşan su kaybı aerobik performansı belirgin biçimde düşürür; yüzde 5-8 kaybı ise ciddi tıbbi riski beraberinde getirir. Egzersiz öncesi, sırası ve sonrasında uygun sıvı ve elektrolit alımı termoregülasyonu ve kas fonksiyonunu destekler.

İlgili: Terleme Hızı, Hiponatremi, Termoregülasyon

Hidratasyon (Su İçme) (hydrate)[1]

Vücut sıvı dengesini yeniden sağlamak veya korumak amacıyla su verilmesi. Egzersiz sırasında ve sonrası performans ve sağlık açısından kritiktir.

Hidroadenit (hydroadenitis)[1]

Ter bezlerinin enfeksiyonu. Dermatoljik ve enfeksiyöz bir durumdur.

Hidrokortison (hydrocortisone)[1]

Adrenal korteksin salgıladığı veya sentetik olarak üretilen steroid hormondur. Romatoid artrit ve inflamasyon tedavisinde kullanılır.

Hidroksiprolin (hydroxyproline)[1]

Kollagen başta olmak üzere bazı proteinlerde bulunan amino asit. Bağ dokusunun yapısında ve stabilizasyonunda önemli rol oynar.

Hidroliz (hydrolysis)[1]

Bir bileşiğin su ile reaksiyona girerek parçalanması ve iki ya da daha fazla yeni bileşik oluşturması. Nişastanın glükoza dönüşümü örneğidir.

Hidroplan (hydroplane)[2]

Yüksek hızda gövdenin su yüzeyinden kalkmasını sağlayan tasarıma sahip motor teknesi. Su üzerinde kaymayan hareketi gerçekleştirir.

Highlands Oyunları (İskoç sporları) (Highland Games)[1]

Geleneksel İskoç sporlarında yapılan açık hava müsabakası. Kaytan atma, ve boru çalma yer alır.

Hileli tekrar (cheat rep)[1]

Bir tekrar hareketi yanlış formla yapılır. Diğer kas gruplarını kullanarak veya momentumdan yararlanarak hareket tamamlanır.

Hink (hink)[2]

İki katılımcının tek ayak üzerinde zıplayarak, kollarını göğüslerine çaprazlayarak yaptıkları oyunsu güreş aktivitesi.

Hiperaktivite (hyperactivity)[1]

Kişinin olağanüstü aktif, huzursuz ve konsantrasyonu zayıf olduğu durumdur.

Hiperekstensiyon (hyperextension)[2]

Bir ekleme normal hareket sınırını aşan devam eden uzanma. Sakatlanma riski taşır.

Hipernoea/Egzersiz kaynaklı astım testi (hyperpnoea)[1]

Bronş genişlemesi sağlayan inhalasyonlu ilaç yöntemi. Astım teşhisinde kullanılır.

Hiperoksemi (hyperoxemia)[1]

Kandaki ve vücut dokularındaki oksijen konsantrasyonunun alışılmadık derecede yüksek olması durumudur. Oksijen terapisinin yan etkisi olabilir.

Hiperostozis (hyperostosis)[1]

Özellikle alnında meydana gelen aşırı kemik büyümesidir. Kemik yüzeyinde çıkıntı oluşturur.

Hipertermi (Hyperthermia)[1]

Vücut çekirdek sıcaklığının normalin (37 derece C) önemli ölçüde üzerine çıkmasıdır; egzersiz sırasında bu 39-41 derece C aralığına ulaşabilir. Merkezi sinir sistemi hipertermiyi yorgunluk mekanizması olarak kullanır ve egzersiz yoğunluğunu düşürmeye zorlar; 40 derece C üzeri değerler ciddi sağlık riski oluşturur. Uygun hidrasyon, hafif giysi ve sıcak ortamda yavaş başlamak bu riski azaltır.

Birim: derece C  |  İlgili: Termoregülasyon, Terleme Hızı, Isı Bunalımı

Hipertiroidi (Tiroid aşırı aktivitesi) (hyperthyroidism)[1]

Tiroid bezinin aşırı aktif olduğu durum. Hızlı kalp atışı, terleme ve tremor gibi belirtilere neden olur. Thyrotoxicosis olarak da bilinir.

Hipertonik (hypertonic)[1]

Osmotik basıncı diğer çözeltiden daha yüksek olan çözelti veya alışılmadık derecede yüksek gerginlik altında olan kas anlamında kullanılır.

Hipertrofi (hypertrophy)[1]

Dokudaki hücre sayısında veya boyutunda artış. Kuvvet antrenmanının kas hücrelerinde yarattığı uyarlanma mekanizması.

Hipertrofik Obezite (hypertrophic obesity)[2]

Yağ hücresi sayısı normal ancak hücrelerin büyüdüğü obezite sınıflandırmasıdır.

Hiperventilasyon (hyperventilation)[2]

Normal solunumdan hızlı ve derin nefes alma. Kandaki oksijen-karbon dioksit dengesini bozar.

Hipervitaminoz (hypervitaminosis)[1]

Vücudun ihtiyacını aşan vitamin alımı. Yüksek dozlarda toksik etki gösterir. Spor yapanların beslenme planlamasında dikkat edilmesi gereken durum.

Hiphaemia (hyphaemia)[1]

Göze darbe sonrası gözbebekte küçük kanaması. Geçici vizyon bulanıklığına neden olur.

Hipnoterapi (hypnotherapy)[1]

Hipnoz kullanılarak hastalık tedavisi yapılmaktadır. Fiziksel ağrı veya psikolojik sorunlar için uygulanır.

Hipofiz bezi (pituitary gland)[1]

Beynin taban kısmında yer alan ve vücudun ana hormon salgılayan endokrin bezi. Diğer bezleri aktifleştiren hormonal sinyaller gönderir.

Hipoksemi (Hypoxemia)[1]

Kanda oksijen miktarının normalin altına düşmesidir; yüksek irtifa, akciğer hastalığı veya aşırı yoğun egzersiz bu duruma yol açabilir. Kısa süreli egzersiz hipoksemisi bazı elit sporcularda görülür ve solunum kapasitesinin oksijen talebinin gerisinde kaldığına işaret eder. Uzun süreli hipoksemi hücreler için tehlikelidir.

Birim: SaO2 % veya PaO2 mmHg  |  İlgili: Hemoglobin Saturasyonu, Hipoksi, Pulmoner Difüzyon

Hipoksi (Hypoxia)[1]

Dokulara ulaşan oksijen miktarının ihtiyacı karşılayamaması durumudur; yüksek irtifa bunun en yaygın nedenidir. Vücut hipoksiye tepki olarak EPO salgısını artırır, solunum hızlanır ve doku kapillerizasyonu zamanla iyileşir. Kontrollü hipoksi maruziyeti (irtifa kampları, irtifa çadırları) dayanıklılık performansını artırmak için kasıtlı olarak kullanılır.

İlgili: EPO, Barometrik Basınç, Aklimatizasyon

Hiponatremi (Hyponatremia)[1]

Kan sodyum konsantrasyonunun normalin altına düşmesidir; uzun süreli egzersizde aşırı su (sodyumsuz) tüketimi sonucu ortaya çıkabilir. Maraton ve ultramaraton gibi uzun süren yarışlarda nadir ancak ciddi bir risktir. Baş dönmesi, bulantı ve şiddetli vakalarda bilinç kaybıyla kendini gösterir; tedavisiz kalırsa hayatı tehdit edebilir.

Birim: mmol/L (Na+)  |  İlgili: Termoregülasyon, Terleme Hızı, Hidrasyon

→ İlgili makale

Hipotalamus (hypothalamus)[1]

Pituiter bezinin hormon üretimini kontrol eden ve açlık, susuzluk, uyku gibi fonksiyonları düzenleyen beyin bölümüdür. Metabolik homeostazı sağlar.

Hipotermiya (Hypothermia)[1]

Vücut çekirdek sıcaklığının 35 derece C'nin altına düşmesidir; soğuk su yüzme yarışları, kış ultratriatlonları ve yüksek dağ yarışlarında tehlikeli bir risktir. Titreme, muhakeme bozukluğu ve kas koordinasyonunun kaybı belirtileri arasındadır. Erken dönem hipotermisinde hafif performans düşüşü görülse de ilerlemiş vakalarda bilinç kaybı ve kalp durması meydana gelebilir.

Birim: derece C  |  İlgili: Termoregülasyon, Aklimatizasyon, Isı Bunalımı

Hipotiroidi (hypothyroidism)[1]

Tiroid bezinin yetersiz çalışması nedeniyle metabolik hız azalışı. Enerji kaybı, kilo alımı ve uyuşukluk görülür.

Hipoventilasyon (hypoventilate)[1]

Alışılmadık derecede yavaş ve sığ solunuş nedeniyle kandaki karbondioksit birikimidir. Vücutta tehlikeli bir durum oluşturabilir.

Histamin (histamine)[1]

Alerjenlere karşı serbest bırakılan madde. Kan damarlarını dilate eder, düz kas hücrelerini daraltır ve mide asidini artırır.

Histidin (histidine)[1]

Doku tamiri ve histamin üretiminde rol oynayan amino asit. Kas toparlanması için önemlidir.

Hitch (sekme kesintisi) (hitch)[2]

Atlamada sıçrama sırasında salınım bacağının ileri hareketinde meydana gelen gecikme.

Hokkabazlık (juggling)[2]

Topu eller dışında vücut kısımlarıyla havada tutma tekniğidir. Futbolda ve voleybolda beceri geliştirilmesinde kullanılır.

Hole out (çıkmak) (hole out)[2]

Kriket'te vurucunun top yakalanan durumda oyundan çıkması. Puanlama durdurulur.

Homeostaz (iç ortam dengesinin korunması) (homeostasis)[1]

Dış koşullar değişse bile hücre veya organ işlevlerinin istikrarlı kalması süreci. Biyolojik sistemlerin temel özelliğidir.

Homosistein (homocysteine)[1]

Esansiyel amino asit metiyoninin metabolizmasında üretilen amino asitdir. Kardiyovasküler sağlık ile ilişkilidir.

Honking (Eyerleri dışına çıkarak pedal çevirme) (honking)[2]

Bisiklette eyersiz pozisyonunda pedal çevirmektir. Daha güçlü kazanç ya da hızlı tırmanış için yapılır.

Hook (kancalı yumruk) / Hizo / Hook pas / Hook vuruş (to prevent another player from moving freely)[1]

Boksada kavisli ya da kapalı kolla verilen keskin kavisli yumruk. Rugbyde skrumdan topu kancalı hareketle pas vermek. Kriket'te topu bacak tarafına paralel vurmak.

Hormon (hormone)[1]

Vücudun bir bölgesinde (özellikle endokrin bezlerinde) üretilerek kan dolaşımı yoluyla başka organlara taşınan kimyasal madde. Çeşitli fizyolojik fonksiyonları düzenler.

Humerus (üst kol kemiği) (humerus)[1]

Omuzdan dirseğe uzanan kolun üst kemiği.

Husky kızakçılığı (husky sledging)[2]

Husky köpeklerinin çektiği kızaklarla yapılan spor disiplini. Karlı bölgelerde pratik edilir.

Hücresel solunum (cellular respiration)[1]

Hücresel solunum, glukozun pirüvik aside dönüşerek ATP üretir. Vücutta enerji kaynağı olarak egzersiz sırasında kullanılır.

Hücum oyuncusu (attacker)[2]

Rakip takımı bastırmak için mümkün olduğunca çok top kazanmaya çalışan oyuncu. Akın futbolunda önemli rol oynar.

Hyperglycaemia (hiperglisemi) (hyperglycaemia)[1]

Kandaki glikoz seviyesinin normalden yüksek olması durumu.

hack (hack)[1]

Rugby veya futbolda rakip oyuncunun kaşını tekmelemek suretiyle işlenen foul. Eski ve artık yasak olan bir harekettir.

hafif dokunuş (flick-on)[1]

Futbol ve hokeyде hareketli topa ayak, kafa ya da sopla yapılan hafif temas. Topu takım arkadaşına yönlendirir.

hafif orta sıklet (light middleweight)[1]

Amatör bokstta 67-71 kg veya 148-156 lb arası sporcu kategorisi. Erkek boksçular için ağırlık sınıfıdır.

haka (haka)[1]

Maori savaş dansından türeyen, Yeni Zelanda rugby takımı gibi ekiplerin sahnelediği gelenek. Ruh ve motivasyon göstergesi.

hakem (referee)[1]

Spor veya oyunda oyunu denetleyen, kuralların uyulup uyulmadığını değerlendiren ve ihlalleri cezalandıran resmi görevlidir.

hakem kararı/pozisyon tespiti (call)[1]

Spor müsabakasında resmi karar vermek. Ayrıca hava durumu veya uygunsuz koşullar nedeniyle müsabakayı ertelemek ya da durdurmak anlamında da kullanılır.

hakem yardımcısı (linesperson)[1]

Tenis, futbol ve amerikan futbolu gibi sporlarda hakem veya umpirenin yardımcılığını yapan görevli. Topun oyun dışında olup olmadığını sinyal ile gösterir.

halatı çekme (tug-of-war)[2]

İki takımın sekizer kişiden oluştuğu güç sporuydu. Halat çekerek rakip takımı belirlenen çizgiye doğru çekmeyi hedefler.

halter (bar) (barbell, bar)[2]

Ağırlık kaldırma sporunda takılı disklerle ve kilitlerle birlikte kullanılan çubuk. Standart halter 20 kilogramdır.

halyard (halatla yelken kaldırma ipi) (halyard, halliard)[2]

Yelken, dirge veya bayrağı kaldırmak ve indirmek için kullanılan ip. Yelkenli spor ve deniz aktivitelerinin temel donanımıdır.

hamate kemiği (hamate)[1]

İskeletteki bilek kemiği. Üçüncü ve beşinci parmakların tabanında bulunan küçük kaşlı yapıdır.

hamstring (arka uyluk kasları) (hamstring)[1]

Diz arkasında yer alan uyluk kaslarını tibia kemiğine bağlayan tendon grubu. Bacak fleksiyonu ve kalça ekstansiyonunda aktif rol oynar.

handikap (handicap)[1]

Her yarışçıya eşit şans vermek için kişilere verilen avantaj veya dezavantaj. Golf'te oyuncu becerilerine göre stroke indirimi veya artırımı alır.

haragei (haragei)[2]

Sumo sporunda karın kaslarını güçlendiren abdominal egzersizleri. Gövde stabilitesi ve sağlamlığını artırır.

harai goshi (harai goshi)[2]

Judoda kullanılan kalça atışı. Rakip çengel atılarak kalça ile yukarı doğru taşınır ve fırlatılır.

hareketi (movement)[2]

Dressaj performansında yapılan tek bir beceri manevrası. At ve binici koordinasyonunu gösterir.

hareketsizlik hastalığı (hypokinetic disease)[2]

Yetersiz fiziksel aktivite nedeniyle ortaya çıkan kronik hastalıklar. Obezite, kalp hastalığı, diyabet vb. örnek verilebilir.

hareketsiz bırakmak (lay up)[1]

Sakatlanma veya hastalık nedeniyle normal aktiviteler yapılmasını engelleme. Genelde geçici süreli durumu ifade eder.

hareket görevi (movement task)[2]

Belirli spor hareketini öğrenmek amacıyla beden eğitimi veya antrenman sırasında verilen görev. Teknik gelişim için temel yöntemdir.

hareket kombinasyonu (movement combination)[2]

Birden fazla hareketi tek bir egzersiz içinde birleştirme yöntemi. Kompleks motor görevler oluşturur.

hareket oyunu (movement game)[2]

Motor performans geliştirilmesinin sosyal ortamda amaçlandığı oyun türü. Eğlence ve beceri gelişimi entegre edilir.

hareket ritimliliği (movement rhythm)[2]

Hareketlerin uyumlu zaman akışını ve koordinasyonunu tanımlayan motor özelliği. Akışkan ve etkili hareket yürütülmesini sağlar.

hareket şablonu (movement outline)[2]

Spor hareketlerinin uygun şekilde gerçekleştirilmesi için siniromotor sistemde oluşan şekil ve yöntem.

hareket uyumu (movement harmony)[2]

Bir hareketteki fazlar ve parçaların koordinasyonlu, akışkan biçimde bütünleşmesi. Doğal ve verimli hareket yürütüşünü sağlar.

hash işareti (amerikan futbolu) (hash mark)[2]

Amerikan futbolu sahasında bir yard aralıkla işaretlenen kısa çizgiler. Sahada mesafe gösterimi sağlar.

hatalı atlayış (no jump) (no jump)[2]

Uzun atlama veya üçlü atlama sporunda işlenen foul. Kalkış çizgisini geçerken yapılan atlamadır.

hava hareketi sapması (kriket) (away swing bails)[2]

Top uçuş sırasında bacak tarafından off tarafına hareket eder. Kriket'te bowling tekniğinin etkisidir.

hava kanalı (air trap)[2]

Sponson (yan şamandıra) iç dikey duvarları tarafından oluşturulan tünel. Yüksek basınç havasını kanalize eder.

hava topu (fly ball)[2]

Havada vurularak havalanmış top. Yer topu ile karşılaştırılır.

hava topunda eleme (fly out)[2]

Sopacı tarafından vurulan topun sahanın oyuncu tarafından yakalanması. Eleştirilmiş oyuncu oyundan çıkar.

hava vurması (air shot)[2]

Topun vurulma girişiminde başarısız olan vuruş. Golf'te topa değmeden yapılan harekettir.

hedef nabız (target heart rate)[1]

Egzersiz etkisini maksimize etmek için hedeflenen nabız hızı. Hedef egzersiz bölgesiyle aynı anlamdır.

heel-and-toe (heel-and-toe)[2]

Motor sporlarında sağ topuk ile gaz pedalı, sağ ayak parmakları ile fren yapılan sürüş tekniği.

hematoloji (haematology)[1]

Kan, kan üreten dokular ve kan hastalıklarının incelendiği tıp dalı. Sporcu sağlığı ve doping kontrolünde önemlidir.

hemoglobin (haemoglobin)[1]

Kırmızı kan hücrelerinde kan kırmızılığı veren pigment. Oksijen taşıması dolaşım sisteminin temel işlevidir.

hemokromatozis (haemochromatosis)[1]

Vücutta demir birikimi nedeniyle doku hasarı ve cilt rengi değişmesi meydana gelen hastalık. Metabolik bozukluk niteliğinde.

hentbol (handball)[1]

Futbolda kale sahasında kaleci dışındaki oyuncu topu elle tutarsa işlenen kural ihlali. Ayrıca iki veya dört kişi arasında küçük sert topu el ile duvara vurarak oynadığı spor.

herkes için spor (sport for everybody)[2]

Yaş, cins ve yetenek farkı gözetmeksizin tüm kesime açık spor etkinlikleri. Katılımcı odaklı yaklaşım izlenir.

herpetik enfeksiyon (herpetic infection)[1]

Herpes virüsünün sebep olduğu cilt enfeksiyonu. Güreş gibi yakın temas sporlarında bulaşır.

hız (speed)[2]

Birim zamanda kat edilen mesafenin oranı. Hukuki hız limitlerini aşmaktan kaçınılmalıdır.

hızlı attak / hızlı karşı attak (fast break)[1]

Takım sporlarında rakip savunmacılar toparlanmadan önce hızlı gol/sayı almaya yönelik hızlı karşı attak. Taktiksel üstünlük sağlayan oyun.

hızlı paten yarışı (longer than on a standard skate speed skating speed skating)[1]

Hızlı patenlerde oval pist üzerinde (iki şeride ayrılmış) yarışan en az iki patenci arasında gerçekleştirilen spor. Hız ve dayanıklılık gerektiren disiplin.

hızlı set paslaması (voleybola) (shoot set)[2]

Düşük trajektoriyle ağı geçen hızlı volteyaj pası. Etkili bir topa uygun pas tekniğidir.

hız dayanıklılığı (speed endurance)[2]

Güç ve kuvvet dayanıklılığının yanında hız yönünde uzun süre performans gösterme kapasitesi. Anaerobik dayanıklılığı ölçer.

hız elbisesi (speed suit) (speed suit)[2]

Kaydıracıların aerodinamik performansı artırmak için giydiği vücuda yapışan lastik tulum. Hava direncini azaltır.

hız freni (speed brake)[2]

Hava akışını değiştirerek hızı azaltan aerodinamik cihaz. Motor sporlarında kontrolü sağlayan güvenlik sistemi.

hız geliştirme (speed development)[1]

Fiziksel ve zihinsel reaksiyon sürelerinin iyileştirilmesi. Spor performansında başarı için kritik faktördür.

hız kontrol alanı (speed trap)[2]

Drag yarışlarında elektrik göz sistemi kullanarak araç hızını ölçen bölgedir.

hız pateni yarışması (speed skating)[2]

Hız patenleriyle iki veya daha fazla kişinin rekabetçi şekilde yarışmasıdır. Olimpik disiplinlerden biridir.

hız torbası (speed bag)[2]

Boks antrenmanında kullanılan, asılı durumda küçük ve dolgulu bir torbadır. Hızlı vuruş kombinasyonları geliştirmek için idealdir.

hız (velocity) (velocity)[1]

Birim zamanda kat edilen mesafe ve yönün kombinasyonu. Sadece hızdan farklı olarak yön bilgisi içerir.

hidrofoil (hydrofoil)[2]

Motorlu teknelerin gövdesini su üstüne kaldıran kanat benzeri yapı. Hız ve stabiliteyi artırır.

high-intensity training (yüksek şiddette antrenman) (high-intensity training)[1]

Kalp atışını yükselten ve kasları çalıştıran yorucu egzersiz. Kardiyovasküler ve kas gücü geliştirir.

hiperaktif hava yolları (hyperresponsive)[1]

Çevre hava koşullarına aşırı duyarlı olan sporcu solunum sistemi. Değişen şartlarda genişleme-daralma gösterir.

hiperammoniemi (yüksek amonyak) (hyperammonaemia)[1]

Proteinlerin yetersiz metabolizması sonucu kandaki amonyak seviyesinin artması durumu.

hiperkinetik eklem (hyperkinetic)[1]

Gevşek tendonlar nedeniyle aşırı mobiliteye sahip eklem. Hareket aralığı normal sınırları aştığında stabilite problemlerine neden olur.

hiperlipidemı (hyperlipidaemia)[1]

Kan plazmasında yüksek yağ (lipid) konsantrasyonu. Kardiyovasküler hastalık riski artar.

hipertansiyon (yüksek tansiyonu) (hypertension)[1]

Yaş ve cinsiyete göre normal aralıktan daha yüksek olan arteriyel kan basıncı. Kardiyovasküler riskleri artıran önemli bir sağlık göstergesidir.

hipoglisemi (hypoglycaemia)[1]

Kandaki glukoz konsantrasyonunun normal sınırın altına düşmesi. Sporcularda performans düşüşü ve yorgunluk riski oluşturur.

hipoglossus sinir (hypoglossal nerve)[1]

Onikinci kranyal sinir, dil kaslarını innervate eden merkezi. Dil hareketinin kontrolünü sağlar.

hipokinetik (hypokinetic)[2]

Motor yanıt yetersizliği ve harekete karşı isteksizlik durumu. Hiperaktiviteye zıttır.

hipokinez / kalp kontraksiyon yetersizliği (hypokinesis)[1]

Genellikle kalp krizi sonrası kalpin kasılma yeteneğinin azalması. Dolaşımın yavaşlamasına ve organların oksijen yetersizliğine neden olur.

hipoproteinemı (hypoproteinaemia)[1]

Kan plazmasında düşük protein konsantrasyonu. Beslenme eksikliğini gösterir.

hipotansiyon (hypotension)[1]

Kan basıncının normal seviyelerin altında düşük olması durumu. Spor sırasında ani düşüş durumunda dikkat edilmesi gereken sağlık problemi.

hipotensif resüsitasyon (hypotensive resuscitation)[1]

Kan kaybı durumunda sıvı transfüzyonu ile kan basıncını yükseltmek amacıyla yapılan canlandırma işlemi. Travma hastaların hayatını kurtarabilir.

hipotonik (hypotonic)[1]

Hipotoni gösteren veya plazma basıncından daha düşük osmotik basınca sahip çözelti. Kas tonus azalması veya hipotonik sıvı çevresini tanımlar.

hipovolemik durum (hypovolaemia)[1]

Aşırı sıvı kaybı nedeniyle kan basıncının düşmesi. İshal, terleme veya kanama sonucu oluşabilir.

hip flexor muscles (kalça fleksör kasları) (hip flexor muscles)[1]

Pelvis ile alt omurga ve dizin bağlantısını sağlayan kas grubu. Bacak kaldırma hareketinde aktif.

histoloji (histology)[1]

Doku hücrelerinin ve hücre içi yapıların detaylı yapısının incelenmesi. Mikroskop kullanılır.

histotrofik (histotrophic)[1]

Doku büyümesi ve beslenimini uyaran özellik. Hücre gelişimine olumlu etki gösteren yapıları tanımlar.

hitch kick tekniği / tek bacak tekniği (hitch kick)[2]

Uzun atlama tekniğinde atlet havadayken bacaklarını yürüyüş hareketine benzer şekilde çalıştırır. Mesafe maksimizasyonu için kullanılan klasik yöntem.

hizalı nokta (eskrim) (point in line)[2]

Eskrimci'nin kolu uzatarak bıçak ucunun rakibi tehdit ettiği pozisyon. Hazır saldırı duruşudur.

hiza alma (alignment)[2]

Güreşçinin başı, omuzları, kalçası, dizleri ve ayaklarının dikey düzlemde düzgün hizalanması.

hokey (hockey)[1]

Çimde iki takım arasında kavisli sopalar kullanarak küçük sert topu rakip kaleye sokmak amacıyla oynanan spor. Amerika'da buz hokeyi anlamında da kullanılır.

hurling (hurling)[1]

Geniş sopalarla ve deri topla oynanan İrlanda alan sporu. Hokey ve lacrosse'a benzer şekilde topun hava yoluyla oyunculara iletilmesi.

hücum takımı (offense)[2]

Oyunun başında topu elinde tutan takım. Amerikan futbolunda topa sahip olan taraf.

hyalin kıkırdak (hyaline cartilage)[1]

Burun, larinks ve eklemlerde bulunan kıkırdak tipi. Düzgün ve elastik yapısı eklem hareketini kolaylaştırır.

hyperventilate (hızlı solunma / hiperventilasyon) (hyperventilate)[1]

Anksiyete veya hastalık nedeniyle vücut ihtiyacından fazla derin ve hızlı nefes alma. Çok fazla CO₂ kaybına neden olur.

I

IFAB (Uluslararası Futbol Kuralları Kurulu) (IFAB)[2]

Futbol oyunun kurallarını belirleyen ve yönetim yapan uluslararası örgüt. Dört İngilizce konuşan ülkenin temsilcisinden oluşur.

Indianapolis Motor Speedway (brickyard)[2]

Otomobil sporlarında ünlü halkası piste karşılık gelen isim. Amerikan oto yarışlarının efsanevi mekanıdır.

Iniş kontrol cihazı (descender)[2]

Dağcılıkta ipin üzerinden kontrollü iniş sağlayan mekanik veya elektrik aygıtı.

Interdigital nörom (interdigital neuroma)[1]

Uyumsuz ayakkabının neden olduğu ayak sinirinde iltihap. Ayak tabanında yanma hissi oluşturur.

Intolerans (intolerant)[1]

Belirli bir besin, içecek, madde veya ilacın tüketilmesi sırasında alerji veya hastalık belirtileri görülmesidir. Vücudun bu uyaranlara karşı olumsuz fizyolojik tepkisi ortaya çıkar.

In lap (in lap)[2]

Motorsportta sürücünün pit stopta durmadan önceki son tur dolaşması. Istasyona girme turu.

Iron Woman (Demir Kadın) (iron woman)[1]

Triatlonda veya iron woman yarışmasına katılan dayanıklılığı yüksek bayan atlet. Aynı zamanda kadın vücut geliştirme sporcusu anlamında da kullanılır.

Isınma (warm up)[1]

Spor yapmadan önce kasları germek ve eklemleri mobilize ederek vücudu hazırlamaktır. Yaralanma riskini azaltır ve performansı artırır.

Isınma (hafif egzersizle) (limber up)[1]

Ağır egzersizden önce kasları gevşetmek ve ısıtmak için hafif fiziksel hareketler yapma.

Isınmış (kaslar açısından) (warm)[1]

Germe ve hazırlık egzersizleriyle lokal kan dolaşımı artırılmış, ağır egzersiz için hazırlanmış kaslar.

Isı Bunalımı (Isı Çarpması) (Heat Stroke)[1]

Termoregülasyon sisteminin çöküşüyle vücut sıcaklığının 40 derece C'nin üzerine çıktığı ve merkezi sinir sisteminin etkilendiği tıbbi bir acil durumdur. Baş dönmesi, konfüzyon ve bilinç bozukluğuyla kendini gösterir; uzun süreli maruziyette kalıcı organ hasarı oluşabilir. Yarışlarda soğutma çadırları ve tıbbi ekiplerin bulundurulması bu nedenle zorunludur.

İlgili: Hipertermi, Termoregülasyon, Terleme Hızı

Isı düzenlemesi (Termoregulusyon) (heat regulation)[2]

Vücut çekirdek sıcaklığını gerekli düzeyde tutma mekanizması. Egzersiz sırasında metabolik ısının etkili şekilde uyuşturulmasıdır.

Isı hasarı / Isı stresi (heat injury, heat stress)[2]

Aşırı ısınmanın yol açtığı dehidrasyon, kramp gibi çeşitli fizyolojik rahatsızlıklar. Düşük performans ve sağlık risklerine neden olur.

Isı tedavisi (heat therapy)[1]

Yaralanmış vücut bölgesine ısı uygulanarak kasları gevşetme ve ağrı giderme yöntemidir. Rehabilitasyonda sıkça kullanılır.

Isı Yorgunluğu (heat exhaustion)[1]

Sıcak ortamda fiziksel aktivite nedeniyle tuz ve vücut sıvısı kaybından ortaya çıkan çöküntüdür. Dehidratasyon, kramp ve başdönermeyi içerir.

ısıtılı yüzme havuzu (heated pool)[2]

Su ısıtılarak pompalanarak doldurulmuş yüzme havuzu. Terapötik amaçlar veya rahat antrenman koşulları sağlar.

ısıtma egzersizi yapma (loosen up)[1]

Yoğun fiziksel etkinlikten önce kas ve eklemleri esnetmek için egzersiz yapma.

ısı çarpması (heatstroke)[1]

Vücut ısısı anormal şekilde yükselen, baş ağrısı, karın krampları ve bazen bilinç kaybına neden olan durum.

ısı terapisi (thermotherapy)[1]

Sıcak su veya kızılötesi lambalardan gelen ısı ile tedavidir. Artrit ve dolaşım sorunlarına uygulanır.

ıslak paket / soğuk/sıcak pansuman (wet pack)[1]

Terapötik amaçla vücut bölümüne sarılan sıcak ya da soğuk su emdirilmiş malzeme. Ağrı ve enflamasyonu kontrol etmek için kullanılır.

ıslık sesleri ile nefes almak (wheeze)[1]

Astım gibi solunum bozukluğu nedeniyle işitilir şekilde ıslık sesi çıkararak zorlanarak nefes almaktır.

İ

İçecekler (beslenme) (fluids)[1]

Vücut rehidratasyonunu sağlayan tüm sıvılar. Su, meyve suyu, çay, kahve gibi içecekleri kapsar.

İçeri dalış (inward dive)[2]

Atlet su yüzüne sırtı dönük şekilde başlar ve tahta yönüne dönerek rotasyon yapar.

İçeri viraj topu (inswinger)[2]

Kriket bowlerde dış hattan iç hatta eğri yapan top. Batsman aldatmacası tekniğidir.

İçe doğru dalış (inward)[2]

Atlette sırtı suya dönük pozisyondan başlayıp su yönünde dönerek atlayan dalış hareketi yapılır.

İçkulak zarı perforasyonu (perforated eardrum)[1]

Güçlü darbe veya basınç değişimiyle oluşan iç kulak zarında delik veya yırtık durumudur.

İç bacak (inside leg)[2]

Güreşte rakibinin vücuduna en yakın olan bacak. Pozisyonel avantaj sağlayan bacak.

İç dönüş rotasyonu (in turn)[2]

Curling'de oyuncunun salto serbest bırakırken ön kolunu içe çevirmesiyle oluşan dönüş hareketi.

İç durum (internal state)[1]

Sporcu performansını etkileyen ruh hali, zihinsel uyanıklık ve beceri seviyesi gibi içsel faktörler. Psikolojik durumu kapsar.

İç kısmı vuruşu (instep drive)[2]

Ayağın iç kısmıyla yapılan doğru şut türüdür. Genellikle futbolda en güçlü ve kontrollü şut teknikleri arasında yer alır.

İç motor (inboard motor)[2]

Teknelerde gövdenin tamamen içine yerleştirilen motordu.

İç organlar (Viscera) (viscera)[1]

Kalp, akciğer, mide ve bağırsaklar gibi vücut iç organları. Temel yaşamsal fonksiyonları yerine getirir.

İç Sağ (Hokey'de) (inside right)[2]

Hokeyde sağ taraftaki saldırı pozisyonu. İleri hücum hattının parçasıdır.

İç sekresyon (internal secretion)[1]

Hormon gibi, üretim sonrası doğrudan kana emilen bezsel salgı. Endokrin sistem tarafından salgılanan madde.

İç taraf şutu (inside kick)[2]

Futbolda ayağın iç tarafıyla atılan şut. Ayak ucunun hafif açısı vuruş noktasıdır.

İç / İçsel (internal)[1]

Vücudun iç kısmında yer alan veya onu etkileyen yapılar. Spor bağlamında takım içi uygulamaları ifade edebilir.

İdame antrenmanı (maintenance training)[1]

Mevcut fitness seviyesini korumayı, geliştirmeyi değil amaçlayan egzersiz programıdır. Sporcunun sağlık ve dayanıklılık kapasitesini muhafaza etmeye yönelik uygulanır.

İdame dozu (maintenance dose)[1]

Vücutta maddenin sabit düzeyini sürdürmek için alınan ılımlı diyetsel supplement dozu. Periyodik kullanımla biyolojik dengeyi korur.

İdeal Vücut Ağırlığı (ideal body weight)[1]

Vücut Kitle İndeksi gibi formüllere dayalı sağlıklı ağırlık. Beslenme ve antrenman planlamasında hedef parametre olarak kullanılır.

İdrar örneği (urine sample)[1]

Doping testi veya hastalık teşhisi için sporcu tarafından verilen idrar. Şeker hastalığı gibi durumları belirler.

İdrar testi (urine test)[1]

Sporcu idrar örneğinin yasak maddelerinin belirteçlerini veya metabolitlerini tespit etmek için yapılan test.

İfadeli Kalisteni (expressive callisthenics)[2]

Ritimleri ve akışkanlığı içeren tüm anlamlı vücut hareketlerinin kolektif adı. Estetik ve ekspresif hareket kombinasyonlarını içerir.

İkili baş kası (ilişkin) (bicipital)[1]

Biseps kasıyla ilgili. İki bölümden oluşan yapıyı tanımlar.

İkili transfer (bilateral transfer)[2]

Bir el veya ayakla yaptığı egzersizin diğer taraftaki performansa faydası. Motor öğrenmede gözlemlenen fenomen.

İkincil Eğri (secondary curve)[1]

Skolyozda, omuzlar ve başı düz konumda tutmak için gerçekleşen telafi edici omurga eğrisi. Omurga deformitesinin neden olduğu biyomekanik uyarlanmadır.

İkincil Protein-Enerji Malnutrisyonu (secondary protein energy malnutrition)[1]

Kanser gibi ciddi hastalıklar nedeniyle vücudun gıdadan protein ve enerji emilme yeteneğini kaybetmesiyle oluşan malnutrisyon.

İkiye bir tutuş (two-on-one)[2]

Güreşçinin rakibin bir kolunun üzerine iki eli ile konum alarak kontrolü sağlayan tutuş tekniği. Üstün konum avantajı sağlar.

İki başlı kas (digastric)[1]

Alt çene yanındaki kas gibi tendonla bağlı iki etli yapıdır. Bu kaslar çiğneme hareketlerinde rol alır.

İki eklemli (biarticulate)[1]

İki eklemli kas, iki ayrı eklemi kapsar ve hareketi koordine eder. Egzersizlerde kas gücünü etkileyen bir yapıdır.

İki kanatlı kas (bipennate)[1]

Tendonun her iki yanından çıkan liflere sahip bir kastır. Bu yapı gücü artırır.

İki kişilik spor disiplinleri (dual sport disciplines)[2]

Yalnızca bir partner ile yapılabilen spor disiplinleri. Tenis, squash örnek verir.

İki taraflı (bilateral)[2]

Vücut simetrisini veya her iki yanını etkileyen durum. Kaslarda denge ile ilgilidir.

İki vuruş nefes alma (double stroke breathing)[2]

Yüzmede iki vuruş sonrası nefes alma tekniği. Oksijen alımını düzenler.

İki yanlı entegrasyon (bilateral integration)[1]

Vücudun her iki yanını eşgüdümlü kullanarak hareketleri koordine eder. Bu beceri sporlarda akıcılık kazandırır.

İlaç karışımı (cocktail)[1]

İki veya daha fazla ilaç bir arada verilir. Spor tıbbında iyileşmeyi hızlandırmak için kullanılır.

İlaç testi programı (drug-testing programme)[1]

Spor yarışmalarında yasak maddeleri tarayan sistematik denetimdir. Bu program, atletlerin temiz performansını güvenceye alır.

İlaç-besin etkileşimi (drug-nutrient interaction)[1]

İlaçlar besin emilimini bozar veya değiştirir. Egzersiz diyetlerinde besin dengesini etkiler.

İleri atışlar (forward jumps)[2]

Dalgıçlıkta ileri yöne dönük duruşla yapılan atış grubu. Hız ve kontrol gerektirir.

İleri Eğilim (forward lean)[2]

Alp kayağında fall line'da sürü sırasında vücudun temel pozisyonu. Denge ve kontrol sağlar.

İletim (conduction)[1]

Isı, ses veya sinir impulslarının vücutta yayılmasıdır. Egzersizde sinir sistemini etkileyen bir süreçtir.

İlımlı beslenme (abstemious)[1]

Çok az yemek veya içmek eğilimini göstermedir. Beslenme disiplini ve öz kontrolü temsil eder. Sporcularda enerji yönetimi ve vücut kompozisyonunun kontrolünde önemlidir.

İliopsoas bursa iltihabı (iliopsoas bursitis)[1]

Kalça eklemindeki bursa kesisinin iltihaplanması durumudur. Tekrarlanan hareket ve aşırı kullanımdan kaynaklanabilir.

İliopsoas tendiniti (iliopsoas tendinitis)[1]

Aşırı kullanım nedeniyle iliopsoas kasını ileum kemiğine bağlayan tendonda meydana gelen enflamasyon.

İliotibial Bant Sendromu (iliotibial band syndrome)[1]

Egzersiz sırasında kalın doku bandının kemik üzerinde sürtünerek oluşturduğu durum. Diz yaralanmaları arasında yaygındır.

İlişkisel dikkat (associative)[1]

Sporcunun içsel uyaranlara odaklanmasıdır. Dışarıdaki dikkat dağıtıcıları kendi düşüncelerle bastırır.

İlk atış (boçya) (pointer)[2]

Cochonnet'in (hedef topun) ardından yapılan ilk top atışı. Boçya oyununda oyunun başladığını gösterir.

İltihaplanma (inflammation)[1]

Enfeksiyon, irritasyon veya darbe sonucu dokuların kızarması, şişmesi ve ağrıması durumudur. Spor yaralanmalarında sık görülen bir yanıt mekanizmasıdır.

İmmobilizasyon (hareketsizleştirme) (immobilise)[1]

Eklem dinlendirilir veya kırık uzuv hareketsiz duruma getirilir. Iyileşme sağlanır.

İna Bauer hareketi (Ina Bauer)[2]

Spread eagle'a benzer buz pateni hareketi; bir diz bükülü, diğer bacak uzatılı yapılır.

İnce ayarlama (Tweak) (tweak)[2]

Motorda motorun gücünü hafif artırmak için yapılan ince ayarlama veya küçük değişiklik. Performans optimizasyonu.

İnce kesim (diyetler için tasarlanan) (slimline)[1]

Ağırlık kontrolü amaçlı diyete yardımcı ürünler. Kalorileri sınırlı seçenekler.

İnce Motor Becerisi (fine motor skill)[2]

Özellikle el ve parmaklar gibi küçük kas gruplarının kontrolüne dayanan hareket becerisidir. Hassas koordinasyon gerektiren görevlerde kullanılır.

İnce motor becerileri (fine motor skills)[1]

Karmaşık ve hassas hareketi gerçekleştirmek için birden fazla küçük kasın koordinasyon göstermesi. Yüz ifadesi örnek verilebilir.

İngiliz Beslenme Terapisi Derneği (British Association for Nutritional Therapy)[1]

Kâr amacı gütmeyen oluşum. Beslenme terapisinde danışmanlık ve eğitim verir.

İnguinal bağ (anatomi) (inguinal ligament)[1]

Karın bölgesinde sıkı yapıya sahip bağ. Zayıf noktaları fıtık oluşumuna sebep olabilir.

İnhale etmek / Nefes almak (inhale)[1]

Hava veya ilaç maddesi soluk yoluyla alınmasıdır. Egzersiz sırasında oksijen alımında temel işlemdir.

İnhibitör (inhibitor)[1]

Enzim aktivitesini azaltan ve ona bağlanan molekül. İlaç bileşenleri olarak yaygındır.

İnhilasyon / Soluk alma (inhalation)[1]

Hava yolu ile nefes almanın gerçekleşmesi. Tedavi amaçlı ilaç maddesi soluk yoluyla alınmasını da kapsar.

İniş Kayağı (downhill skiing)[2]

Yamaçlardan hızla aşağı iniş yapılan kayak türü. Çapraz ülke kayağından farklıdır.

İnnervate etmek (innerve)[1]

Bir kişiye ya da nesneye sinirsel enerji sağlama. Nöromüsküler aktivasyondur.

İnning (innings)[1]

Kriket'te bir takımın veya oyuncunun vuruş sırası. Elde edilen koşuları ifade eder.

İnotropik (inotropic)[1]

Kas kasılma gücüne etki eden. Kardiyak kontraktilite üzerinde etkiye sahip madde.

İnsidans (incidence)[1]

Belirli bir sürede belirli nüfusta meydana gelen spor yaralanmalarının sayısı. Risk maruziyetine göre hesaplanır.

İnsülin (Insulin)[1]

Pankreasdan salgılanan ve kan şekerinin hücrelere girmesini sağlayan hormondur. Yüksek karbonhidrat öğününden sonra artar; egzersiz başladığında ise düşer — çünkü kaslar insülinsiz de glikozu alabilecek hale gelir. Düzenli egzersiz hücrelerin insüline olan duyarlılığını artırır ve diyabet riskini azaltır.

İlgili: Glukagon, Glikoz, Glikojen

İnsülin Direnci (insulin resistance)[1]

Vücudun veya enjekte edilen insülinin glikoz metabolizmasında düşük etkiye sahip olduğu hastalık durumu. Metabolik sendromun olası bir nedenidir.

İnsülin Duyarlılığı (insulin sensitivity)[1]

İnsülinin bireyde glukoz metabolizasyonunu etkileme düzeyi. Metabolik sağlık ve egzersiz yanıtının önemli göstergesi.

İnsülin Şoku (insulin shock)[1]

Aşırı insülün neden olduğu kan şekeri düşüşü. Terleme, baş dönmesi, titreme ve sonunda koma belirtileri görülür.

İnteraktif Beceri (interactive skill)[1]

Golf topu vurmak gibi çevre ile etkileşim halinde gerçekleştirilen spor becerisi. Dış uyaranlara bağlıdır.

İnterval Antrenman (Interval Training)[1]

Yoğun egzersiz periyotlarının aktif ya da pasif dinlenme periyotlarıyla dönüşümlü olarak uygulandığı antrenman metodudur. Uzun süre yüksek yoğunluğa maruz kalmayı mümkün kılar; bu yüzden sürekli antrenmandan daha yüksek toplam yüksek-yoğunluklu iş hacmine ulaşılabilir. Hem aerobik hem anaerobik kapasiteyi geliştirmede en etkin yöntemlerden biridir.

İlgili: Laktat Eşiği, Antrenman Yükü, Süperkompanzasyon

İntramiyofibrillar glikojen[1]

Kasılma filamentlerinin içindeki en küçük glikojen havuzu. Tükenmesi "duvara çarpmayı" tetikler

İpist rekor (track record)[1]

Belirli bir spor alanında belirlenen rekor. Ulusal ya da uluslararası rekordan farklıdır.

İpsetif (içsel karşılaştırma) (ipsative)[1]

Kişi kendi geçmiş performansını norma alarak ölçüm yapması. Başkalarıyla karşılaştırma değildir.

İpucu veren (At yarışlarında) (tipster)[2]

At yarışlarında bahisçilere ipucu sunan kişi. Yarış sonucu tahmininde danışman rolü oynar.

İrade temelli (conative)[1]

Başarı isteğiyle yönlendirilen davranıştır. Spor psikolojisinde motivasyonu güçlendirir.

İrimi Nage (irimi nage)[2]

Aikidode rakibinin çeneyi yukarı kaldırarak yapılan kapı atış tekniğidir. Saldırganın gövdesine girerek kuvvet uygulaması esastır.

İron Man Yarışması (iron man competition)[1]

Dayanıklılık sporlarını birleştiren triathlon türü. Erkek ve kadınlar için bisiklet, yüzme ve koşu etkinliklerini içerir.

İron Woman Yarışması (iron woman competition)[1]

Kadınlar için surf, kano, yüzme ve koşu gibi çeşitli sporları birleştiren atletik etkinlik. Erkeklerdeki Iron Man ile paralel dayanıklılık testi.

İrrasyonel (irrational)[1]

Şok veya beyin yaralanması nedeniyle açık düşünme yeteneğini kaybetme durumudur. Spor yaralanmalarında görülebilir.

İrtifa antrenmanı[1]

2.200-2.500 metrede yaşayarak EPO yanıtını tetikleme, alçakta antrenman yaparak kaliteyi koruma (LHTL)

→ İlgili makale

İrtifa hastalığı (altitude sickness)[1]

Yüksek irtifada oksijen azalmasıyla doku hasarı. Sporcularda uluslararası yarışmalarda sorun yaratır.

İskelet Kası Pompası (Skeletal Muscle Pump)[1]

Egzersiz sırasında kasların kasılıp gevşemesinin toplar damar içindeki kanı kalbe doğru ittiği mekanizmadır; venöz dönüşü kolaylaştırır. Bu pompa, uzun süreli ayakta durmanın aksine egzersizde kan göllenmesini önler ve kardiyak debiyi destekler. Yoğun egzersizde vücut bu mekanizmaya büyük ölçüde güvenir.

İlgili: Venöz Dönüş, Kardiyak Debi, Kalp Atış Hızı

İskiyum (ischium)[1]

Pelvik kemik yapısının alt bölümüdür. Kalça kemiğinin en alt kısmını oluşturur.

İstemli Hareket İşlevsizliği (Koordninasyon Bozukluğu) (incoordination)[1]

Kassal hareketleri kontrol etme yeteneğinin kaybı. Nörolojik bozukluk, beyin yaralanması ya da koordinasyon bozukluğu sonucu meydana gelir.

İstemsiz Kas (Gönüllü Kas) (voluntary muscle)[1]

Bilinçli olarak kontrol edilen kastır. Genellikle çizgili (striped) kas liflerinden oluşur.

İstirahaat (rest)[1]

Kaslı veya eklem yaralanmasında yapılan tedavi stratejisidir. Yaralı bölgeye basınç uygulanmaz, buz paketi konur, elastik bandaj sarılır ve yaralı kısım yukarı kaldırılır (RICE protokolü).

İsveç düşüşü (Swedish fail)[2]

Jimnastik zemin egzersizinde serbest düşüş şeklinde mat üzerine yapılan hareket. Kontrol ve dengenin bir göstergesidir.

İsveç masajı (Swedish massage)[1]

Kaslar ve eklemlerin aktif ve pasif hareketiyle yapılan masaj sistemi. Kan dolaşımı ve kas iyileşmesini destekler.

İşlevsel aşırı yük (functional overload)[1]

Sporcu daha ağır kıyafet, ayakkabı veya ağırlık taşıyarak kas üzerinde daha fazla stres oluşturan antrenman yöntemi.

İştah kesici (appetite suppressant)[1]

Kullanıcıyı daha az acıkmış hissettiren ilaç. Örneğin amfetamin gibi maddeler.

İştah kesici ilaç (anorectic drug)[1]

Yeme isteğini bastıran ilaçtır. Kilo kontrolünde spor diyetlerinde kullanılır.

İtiraz (protest)[2]

Spor müsabakasında sonuca, kural ihlâline veya hakem kararına karşı yapılan başvurudur. Resmi prosedürle yapılır.

İtmek / Masaj Yapmak (knead)[1]

Masaj sırasında kasları sert şekilde bastırıp ovma tekniği. Kas gevşetilmesi ve kan dolaşımı arttırılması amaçlanır.

İtme bacağı (push-off leg)[2]

Hız pateni ve çapraz ülke kayağında itme yapan bacak. Tahrik gücü sağlar.

İtme hareketi (pressing)[2]

İnsan hareketinin temel formu; bacak ve/veya kollar dirençle karşı karşıya gelir. Kuvvet geliştirmede yaygın kullanılan hareket tipidir.

İyileştirme Sporu (recovery sport)[2]

Fiziksel ve psikolojik performansı restore eden egzersiz ve hareket aktiviteleri. Yoğun antrenmandan sonra toparlanmayı destekler.

İyi kolesterol (good cholesterol)[1]

Yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) tarafından hücrelerden uzaklaştırılan kolesterol türü.

İyi Sağlık Dengesi (Balance of Good Health)[1]

İyi Sağlık Dengesi, yiyecek gruplarının oranlarını gösteren bir pasta grafiğidir. Bu model, sporcuların sağlıklı beslenme için dengeli tüketimi sağlar.

İyot (iodine)[1]

Vücuda gerekli olan kimyasal elementdir. Özellikle tiroid bezinin işlevsel hale gelmesi için lazımdır.

İzleyici etkisi (audience effect)[1]

Sporcunun izlenirken performansı etkilenir. Motivasyon veya stres yaratır.

İzokinetik antrenman (isokinetic training)[1]

Kas sabit hızda kasıldığı ağırlık antrenmanı. Özel cihazlar gerektirir.

İzometrik (isometric)[1]

Kas liflerinde minimal kısalma ile gerginlik oluşan kas kasılması. Kas gerilim altına alınır ancak hareket etmez.

İzometrik Antrenman (isometric training)[1]

Kas lifi kasılırken kas uzunluğunun değişmediği ağırlık antrenmanıdır. Statik kuvvet geliştirir.

İzometrik egzersiz (isometrics)[1]

Kasları güçlendirmek için sabit bir nesneye veya diğer kaslara karşı bastırılan antrenman türü.

İzometrik germe (isometric stretching)[1]

Statik germe türü. Kas bir kuvvete karşı gerilir ancak hareket etmez.

İzotonik (isotonic)[1]

Kan serumu ile aynı osmotik basınca sahip çözelti (örneğin tuzlu sıvı). Doğrudan vücuda enjekte edilebilir.

İzotonik antrenmanı (dinamik kuvvet antrenmanı) (isotonic training)[2]

Dinamik kas çalışması ile karakterize edilen kuvvet antrenmanı türü. Kas uzunluğu değişirken gerginlik üretilir.

İz element (trace element)[1]

İnsan vücut için gerekli ancak çok az miktarda bulunması gereken madde. Demir, bakır, iyot örnektir.

iç eğik karın kasları (internal obliques)[1]

Karın bölgesinde çift olarak bulunan kaslar. İç kaburga ile pelvis arasında çapraz yönde uzanır.

iç pozisyon (inside)[1]

Futbol, hokey gibi sporlarda sahada merkeze daha yakın olan oyuncu konumu.

iç rotasyon (internal rotation)[1]

Top-soket eklemde bacağın veya kolun içe doğru dönmesi. Omuz ve kalça eklemlerinde sıkça gözlenir.

iç salgı (incretion)[1]

Hormon gibi maddenin doğrudan kan dolaşımına salgılanması. Endokrin sistem tarafından sağlanan fizyolojik düzenleme mekanizması.

ikili rekabet (duel)[2]

İki rakibin arasındaki doğrudan karşılaşma. Taktik adaptasyon çok önemlidir.

ilik ilişkili (myeloid)[1]

Kemik iliği ve orijini veya omurilik ile ilgili hücre türleridir.

ilik kemiği (marrow bone)[1]

Kemik iliği içeren, kan hücreleri üreten yumuşak gözenekli dokuya sahip büyük içi boş kemik.

iliopsoas kası (iliopsoas)[1]

Kalça eklemi üzerine yerleşen derinlemesine yerleştirilmiş kas. Bacak kaldırma hareketi için önemli bir yapıdır.

ilium (kalça kemiği) (ilium)[1]

Pelvis kemiğini oluşturan her bir kalça kemiğinin üst bölümü. Kas tutunma noktası ve hareket açısıkalıbı olarak işlev görür.

indirgeme ilkesi (discounting principle)[1]

Sporcularda, koçun olumsuz görüşü algılanırsa verilen geri bildirimlerin reddi eğilimidir. Bu durum performans gelişimini etkileyebilir.

infarktüs (doku ölümü) (infarct)[1]

Kan akışının aniden kesilmesi sonucu (arter tıkanması gibi) doku hücrelerinin ölmesi durumu.

iniş (landing)[2]

Sıçrama ve uçuş motor becerisinin son fazı. Sporcu yeniden zemine temas eder ve düşüş enerjisini kontrol eder.

innerve etmek (innervate)[1]

Bir kası, organı veya vücut bölgesini harekete geçiren sinir bağlantısı sağlamaktır.

inosin (inosine)[1]

Pürin oluşumunda ve enerji metabolizmasında rol oynayan organik bileşik; spor takviyelerinde kullanılır.

insulinaemic index (insülinemik indeks) (insulinaemic index)[1]

Belirli karbonhidrat tüketiminden sonra kan şekeri seviyesinin yükselme miktarı ölçümü.

interoReseptör (interoceptor)[1]

Vücut içindeki değişiklikleri algılayan sinir hücresi. Kas gerilimi, kalp atışı ve kan basıncı gibi iç sinyalleri beyne iletir.

interval antrenmanı (interval)[2]

Tempo ile dinlenme arasında alterne edilen yöntem. Rakipleri yorulmaya mahkum etmek amacıyla uygulanır.

ipucu (cue)[1]

Bilardo gibi oyunlarda topa vurmak için kullanılan uzun bir sopadır. Sporlarda, fark edilmeyen uyaranlar belirli davranışları tetikler.

irtifa uyumu (altitude adjustment)[2]

Yüksek irtifalardaki farklı koşullar nedeniyle vücudun ters düzenlenmesi. Yükseklik antrenmanında fizyolojik adaptasyon süreci.

iskelet (skeleton)[1]

1. Vücudun çatısını oluşturan kemiklerin tamamı. 2. Pilotun başı öne bakacak şekilde yattığı yüksek hızlı kızak türü.

iskelet kası (skeletal muscle)[1]

Kemiklere bağlanan ve uzuvları hareket ettiren kas tipi. Gönüllü hareketin sağlanmasından sorumludur.

iskemi (ischaemia)[1]

Bir organa yetersiz kan akışı. Doku hasarı ve fonksiyon kaybına yol açabilir.

iskemik kalp hastalığı (İKH) (ischaemic heart disease)[1]

Koroner tromboz gibi kan akımı bozukluğundan kaynaklanan kalp hastalığı. Oksijen arzında yetersizlik oluşur.

istikrar (stability)[2]

Grup üyeliğindeki devir hızı ve süresini gösterir. Spor takımlarında oyuncu kalıcılığını ölçer.

işaret oyunu (audible)[2]

Quarterback tarafından scrimmage hattında şifreli olarak verilen oyun komutu. Önceden planlanan oyunu değiştirir.

itme denemeleri (pushover try)[2]

Rugby'de maul veya scrum'dan sınavın üzerine itilerek yapılan puanlamadır.

itme hareketi (thrust)[2]

Yüzücü arka pike pozisyonundan başlayarak bacakları dikey konumda tutarak itme yapar. Sinkronize yüzme tekniklerinden biri.

itme vuruşu (bilardo) (push stroke)[2]

Bilardo'da queue ile topla temas halinin devam ettiği yasadışı vuruş. Faulte neden olur.

iyileştirici masaj (remedial massage)[1]

Hastalanmış veya yaralı kişinin semptomlarını hafifletmek amacıyla yapılan masaj. Tedavi ve rehabilitasyon amaçlıdır.

izokine kontraksyon (isokinetic)[2]

Hareket aralığının tamamında sabit hız ile kas kasılması türü. Direnç cihazları tarafından sağlanan kontrollü kas gelişimi için ideal yöntemdir.

izole çalışma (isolation training)[1]

Belirli bir kas veya kas grubunun zayıflığını gidermek için hedefli antrenman yöntemidir. Kuvvet dengesizliğini düzeltir.

izotonik içecek (isotonic drink)[1]

Besin oranları vücutta doğal bulunma şekliyle eşit olan sıvı takviyesi. Rehidrasyon ve enerji sağlar.

J

Jeux de la Francophonie (Jeux de la Francophonie)[1]

Dört yılda bir düzenlenen, Fransa, Kanada ve Afrika'nın bazı bölgeleri gibi Frankofonlu ülkelerden yalnızca sporcuların katıldığı çok spor branşı etkinliği.

Jimnastik (gymnastics)[1]

Barfiks, halka, atlama masası gibi araçlarla yapılan fiziksel antrenman sistemidir. Çeviklik ve kas gücü geliştirmeyi hedefler. Aynı zamanda bu araçlarda gerçekleştirilen yarışma sporudur.

Jimnastikçi (gymnast)[1]

Jimnastik hareketlerini, özellikle yarışmalı spor olarak gerçekleştiren sporcu. Esneklik, güç ve koordinasyonla karmaşık akrobatik teknikler yapabilir.

Jimnastik egzersizleri (callisthenics)[1]

Mekik, şınav ve zıplama gibi hareketlerle kas tonusunu ve dayanıklılığı artırır. Bu egzersizler, fitness için yüksek enerji gerektirir.

Jimnastik salonu (gymnasium)[1]

Okul veya özel kulüp gibi yerlerde çeşitli fiziksel egzersizler yapılan donanımlı spor salonu. Antrenman ve kondisyonlama için kullanılır.

Jinekomasti (gynecomastia)[1]

Hormonal dengesizlik veya hormon tedavisi nedeniyle erkeklerde meme gelişimi. Anabolik steroid kullanımı sonucu da gelişebilir.

Jive dansı (Jive)[2]

Latin-Amerikan danslar grubundan rekabet dansında 4/4 ritimde oynanan enerjik .

Jogging yapan kişi / Jogging pantolonu (jogger)[1]

Genellikle uzun mesafelerde orta hızda koşarak egzersiz yapan kişi. Jogging pantolonu ise esnekli bel ve ayak bileği olan, bol kesim pantalondur.

Jones kırığı (Jones fracture)[1]

Aşırı kullanım ve stresin neden olduğu kemik kırığı. Ayakta sık görülür.

Joule (joule)[1]

İş veya enerjinin SI ölçü birimidir. Kısaltması J'dir. (4,184 joule = 1 kalori)

Jujitsu (jujitsu)[1]

Samurailar tarafından geliştirilen Japon silahsız dövüş sistemi. Modern martial arts'ın temelinde yer alır.

Jumper (jumper)[2]

1) Ragbi forması/elbisesi. 2) Lineout'ta topu yakalaması için zıplayan oyuncu. Ragbide temel pozisyondur.

Jump cue (sıçrayan vuruş çubuğu) (jump cue)[2]

Bilyardoda beyaz topu sekerek oynatmak için kullanılan özel vuruş çubuğu.

Jump-off (atlama baraji) (jump-off)[2]

Atlı sporlarda iki veya daha fazla sporcu eşit puan aldığında kararı vermek için yapılan ek atış turu. Hızlı ve temiz atlama değerlendirilir.

J eğrisi[1]

Egzersiz-bağışıklık ilişkisi. Çok az ve çok fazla egzersiz bağışıklığı zayıflatır; orta düzey güçlendirir

→ İlgili makale

jogging (hafif koşu) (jogging)[1]

Orta tempoda, genellikle uzun mesafeler boyunca yapılan fitness veya eğlence amaçlı koşu aktivitesi. Dayanıklılık antrenmanının temel şeklidir.

judoka (judoka)[2]

Judo sporu yapan veya bu alanda uzman olan kişi. Disiplinli teknik eğitim almıştır.

judo (judo) (judo)[1]

Denge ve vücut ağırlığından yararlanarak rakibi atma veya kilitleme tekniklerini kullanan Japon dövüş sanatı.

jumping jack (jumping jack)[2]

Hentbol kalecisinin her iki kolunu yayarak yaptığı savunma refleksi hareketi.

K

Kaba motor beceriler (gross motor skills)[1]

Büyük kas gruplarını kullanarak basit hareketler gerçekleştirme yeteneği. Yürüme veya kol sallamak buna örnek verilebilir.

Kablo çapraz çekiş (cable crossovers)[1]

Dirençli kablolarla göğüs üzerinden çekme egzersizi. Bu hareket, göğüs ve omuz kaslarını güçlendirir.

Kaburga çürüklüğü (bruised ribs)[1]

Temas sporlarında ağır darbe sonucu kaburga üzerinde oluşan derin ezilme. İçsel hasar riski taşıyan yaralanmadır.

Kaçınma hareketi (scrambling)[2]

Amerikan futbolunda quarterback'in saldırıdan kaçması için yaptığı çabuk hareket ve yön değişiklikleridir.

Kaçırıcı kas (abductor)[1]

Kaçırıcı kas, vücudu orta hattan uzaklaştıran kastır. Spor hareketlerinde, bacak açılmalarını sağlar ve dengeyi korur.

Kaçış denemesi (run-out)[2]

Atın, engeli atlamaktan kurtulmak amacıyla binici kontrolünü aşması girişimi.

Kaçış-Savaş Tepkisi (fight-or-flight reaction)[1]

Kalp atım hızı, kan basıncı ve epinefrin akışında artış içeren fizyolojik değişim setidir. Vücudun tehlikeli durumlara gösterdiği içgüdüsel yanıttır.

Kadans hareketi (cadence action)[2]

Tüm takım üyeleri tarafından aynı anda veya sırayla yapılan özdeş hareket dizisi. Senkronizasyon gerektiriyor.

Kadın sporcu üçlemesi (female athlete triad)[1]

Bazı elit kadın sporcuların yaşadığı sendromdur. Beslenme bozukluğu, amenore ve kemik kaybı olmak üzere üç ilişkili sağlık sorunundan oluşur.

Kafein[1]

Adenozin reseptör antagonisti. 3-6 mg/kg dozda %2-5 dayanıklılık artışı. En güçlü kanıta sahip ergojenik yardımcı

→ İlgili makale

Kafein zehirlenmesi (caffeinism)[1]

Vücutta aşırı kafein birikmesiyle yüksek kan basıncı ve uykusuzluk gibi semptomlar oluşur. Bu durum, sporcularda performansı bozar.

Kahverengi Yağ Dokusu (BAT) (Brown Adipose Tissue)[1]

Soğuk ortamda ısı üretmek amacıyla yağ asitlerini yakan özel bir yağ dokusu tipidir; yoğun mitokondri içeriği sayesinde kahverengi renklidir. Bebeklerde bol miktarda bulunur; erişkinlerde boyun ve omuz çevresinde az miktarda kalır. Soğuya düzenli maruziyetin bu dokuyu aktive edebileceği araştırılmaktadır.

İlgili: Termoregülasyon, Mitokondri, Serbest Yağ Asitleri

Kalabalık yönetimi (crowd control)[1]

Spor etkinliklerinde büyük insan gruplarını kontrol etme. Güvenlik ve rahat hareket sağlar.

Kalça kemiği (hip bone)[1]

Pelvis kemeri oluşturan iliyum, iskiyum ve pubis kemiklerinden meydana gelen yapı. İnominate kemik olarak da adlandırılır.

Kaldırma kuvveti (buoyancy)[2]

Akış yönüne dik veya akış yönünün tersine etkiyen kuvvettir. Su ortamında yüzey üzerinde yukarı doğru etki gösterir.

Kaleci (goalkeeper)[1]

Futbol ve hokey gibi oyunlarda kale yakınında konumlandırılan defansif oyuncu. Topu ya da paçi kalede girmesini önleme görevi.

Kaleciyi geçmek (beat the goalie)[2]

Paten hockeyde rakip kalecisini basarıyla kandırarak gol atmak. Teknikteki ustalaşma gerektirir.

Kale direği (goalpost)[1]

Futbol ve hockeyda gol alanının sınırını belirleyen ve aralarında yatay bir çubuk taşıyan iki direk.

Kalıntı (Bowling Pini) (leave)[2]

İlk top sonrası ayakta kalan bowling pingleridir. Skorlamayı etkiler.

Kalibrasyonu (calibration)[2]

Spor ekipmanının sabit standartlarla uyumunu sağlamak için yapılan kontrollü ayarlama. Adil rekabet için zorunludur.

Kalipers (callipers)[1]

Vücut yağını ölçmek için hareketli bacaklı bir alet kullanılır. Derinin altındaki katmanları sıkıştırarak veri toplar.

Kalkaneal peteşi (calcaneal petechiae)[1]

Topuktaki kan damarlarının yırtılması. Tekrarlı darbe ve durmalardan kaynaklanır.

Kalkingus (calcaneus)[1]

Kalkingus, ayağın topuk kemiğidir. Aşil tendonuyla bağlı olarak yürüme ve sıçramayı etkiler.

Kallikrein (kallikrein)[1]

Kan, idrar ve vücut dokularında bulunan ve etkinleştiğinde damarları genişleten enzim.

Kalmadulin (calmodulin)[1]

Kalmadulin, hücrelerde kalsiyum bağlayan bir proteindir. Bu protein, enzim süreçlerini düzenleyerek metabolizmayı etkiler.

Kalori (calorie)[1]

Gıdalardaki enerjiyi ölçen bir birimdir. Kısaltması cal olup, beslenme hesaplarında sıkça kullanılır.

Kalorili (calorific)[1]

Kalorili gıdalar, yüksek kalori içeriğiyle kilo alımını artırır. Bu özellik, diyet planlarında dikkate alınır.

Kalorimetre (calorimeter)[1]

Kalorimetre, bir süreçte açığa çıkan veya alınan ısı miktarını ölçer. Spor biliminde, enerji harcamasını belirlemek için kullanılır.

Kalorimetri (calorimetry)[1]

Isı üretimini ölçme bilimi. Termal reaksiyonlarda enerji harcamasını belirler.

Kalori açığı (caloric deficit)[1]

Harcanan kalorilerin tüketilenden fazla olması kilo kaybına yol açar. Bu durum, spor diyetlerinde hedeflenir.

Kalori alımı (calorie intake)[1]

Günlük tüketilen kalori toplamıdır. Bu değer, beslenme dengesini izlemek için önemlidir.

Kalori dengesi (calorific balance)[1]

Kalori dengesi, alınan enerjiyle harcanan enerjiyi eşitleştirir. Bu durum, diyet ve egzersizle vücut ağırlığını korur.

Kalori fazlası (caloric surplus)[1]

Vücudun yaktığından daha fazla kalori alımı durumudur. Bu durum ağırlık kazanmaya yol açar ve spor performansını etkiler.

Kalori hedefi (calorie goal)[1]

Kişisel kilo verme veya egzersiz programına göre günlük tüketilmesi gereken kalori miktarıdır. Bu hedef, sağlık planlarını yönlendirir.

Kalori kontrollü (calorie-controlled)[1]

Kalori kontrollü diyet, düşük kalori alımını hedefler. Kilo kaybı için spor beslenmesinde kullanılır.

Kalori yoğun (calorie-dense)[1]

Yüksek kalori içeren ama az besin maddesi barındıran yiyecekler. Bu tür gıdalar, spor diyetlerinde kilo kontrolünü zorlaştırır.

Kalp Atım Değişkenliği (HRV) (Heart Rate Variability)[1]

Art arda gelen iki kalp atışı arasındaki zaman aralıklarındaki milisaniye düzeyindeki değişkenliği ölçen parametredir. Yüksek HRV iyi toparlanma ve parasempatik sinir sistemi ağırlığına işaret eder; düşük HRV ise yorgunluğu, hastalığı veya aşırı antrenmanı erken sinyaller. Sabah ölçülen HRV, antrenman yükünü bireyselleştirmek için giderek daha fazla kullanılmaktadır.

Birim: ms (milisaniye)  |  İlgili: Aşırı Antrenman Sendromu, Antrenman Yükü, Merkezi Yorgunluk

→ İlgili makale

Kalp Atışı (heartbeat)[1]

Kalbin kan pompaladığında çıkardığı ritmik ses ve hissediş. Kardiyovasküler uygunluğun göstergesidir.

Kalp Atış Hızı (Heart Rate)[1]

Kalbin bir dakika içinde kaç kez attığını gösteren temel fizyolojik parametredir. Egzersiz yoğunluğuyla doğru orantılı olarak artar ve vücudun oksijen talebine göre sürekli ayarlanır. Maksimal kalp atış hızı yaşla azalır; dinlenme kalp atış hızı ise antrenmanla düşer ve bu düşüş kondisyonun önemli bir göstergesidir.

Birim: atım/dakika (bpm)  |  İlgili: Kardiyak Debi, Atım Hacmi, Kalp Atım Değişkenliği

Kalp akciğer canlandırma (cardiopulmonary resuscitation)[1]

Acil durumda kalp durduğunda hava yollarını açmak gerekir. Kalp basısı ve ağızdan nefes verme işlemleri dönüşümlü olarak uygulanır.

Kalp astımı (cardiac asthma)[1]

Kalp astımı, kalp yetmezliğinden kaynaklanan nefes zorluğudur. Egzersiz sırasında semptomlar artar.

Kalp döngüsü (cardiac cycle)[1]

Kalbin diastole ve sistole aşamalarından oluşan ritmik atışıdır. Kan dolaşımını sağlar.

Kalp hızlandırıcı (cardioaccelerator)[1]

İlaçla kalp atışını artırır. Spor performansını destekler.

Kalp hipertrofisi (cardiac hypertrophy)[1]

Kalbin genişlemesi ventrikül duvarlarının kalınlaşmasıyla olur. Ventrikül kapasitesinin artması egzersizde avantaj sağlar.

Kalp ileti sistemi (cardiac conducting system)[1]

Kalp ileti sistemi, kulakçık ve karıncığı birbirine bağlar. Bu sistem, kalp atışlarını senkronize ederek kan akışını sağlar.

Kalp indeksi (cardiac index)[1]

Kalp indeksi, vücut yüzey alanı başına kalp çıktısıdır ve 3,1-3,8 l/dk/m² arasındadır. Egzersizde kalp fonksiyonunu ölçer.

Kalp Krizi (heart attack)[1]

Arter tıkanıklığı nedeniyle kalbe giden kan akışının azaldığı durum. Miyokard iskemisi ve miyokard enfarktüsüne neden olur.

Kalp kası (cardiac muscle)[1]

Kalp kası, kalbin atmasını sağlayan bir dokudur. Aerobik egzersizlerde dayanıklılığı etkiler.

Kalp kompresyonu (cardiac compression)[1]

Bayılma sonrası kan dolaşımını sağlamak için yapay ritmik bası uygulanır. Bu yöntem, acil durumlarda hayati öneme sahiptir.

Kalp kontüzyonu (cardiac contusion)[1]

Kalp kontüzyonu, göğse ağır darbe sonucu oluşan kalp yaralanmasıdır. Ritim bozukluğu ve kanamaya yol açar.

Kalp monitörü (cardiac monitor)[1]

Kalp monitörü, kalp kaslarının elektrik impulslarını kaydeder. Bu alet, ritim bozukluklarını izler ve teşhis eder.

Kalp pili (cardiac pacemaker)[1]

Kalp pili, kalp ritmini düzenleyen elektronik cihazdır. Sporcularda, anormal kalp atışlarını kontrol etmek için implante edilir.

Kalp yavaşlatıcı (cardioinhibitory)[1]

Kalp atış hızını veya ritmini yavaşlatır. Bu etki, kalp verimliliğini düşürerek egzersiz sırasında sorun yaratabilir.

Kalsifik bursit (calcific bursitis)[1]

Kalsifik bursit, omuz tendonlarında kalsiyum birikimiyle iltihaplanır. Bu durum, hareket kısıtlamasına yol açar.

Kalsitonin (calcitonin)[1]

Kalsitonin, tiroid bezinden salgılanan bir hormondur. Kan kalsiyum seviyesini düzenler.

Kalsitriol (calcitriol)[1]

Kemik kaybını kontrol eden D vitamini formudur. Sporcu beslenmesinde önemli rol oynar.

Kalsiyum (calcium)[1]

Kemik ve dişlerin ana bileşenidir. Kan pıhtılaşması gibi süreçlerde 40 g/gün dozunda gereklidir.

Kalsiyum Salınım Bozukluğu (Calcium Release Impairment)[1]

Uzun süreli veya yoğun egzersizde kas zarı içindeki kalsiyum kanallarının (ryanodin reseptörleri) işlevinin bozulmasıdır; kas kasılması için gerekli kalsiyumun sarkoplazmatik retikulumdan kas dokusuna salınımı azalır. Bu bozulma periferik yorgunluğun moleküler temellerinden biridir ve yorgunluğun birikiminde kritik rol oynar. Soğuma ve yeterli uyku bu kanalların iyileşmesini hızlandırır.

İlgili: Periferik Yorgunluk, Sarkomere, Tip I Lif

Kalus (callus)[1]

Tekrarlanan basınçtan deride kalınlaşma oluşur. Kırık kemik etrafında iyileşme dokusu oluşturur ve yaralanmalarda rol oynar.

Kamber (camber)[2]

Kayağa esneklik kazandıran uzun eksenli kemer. Performansı ve kontrol kalitesini artırır.

Kamp (rekreasyon) (camping)[2]

Açık havada tatil ve rekreasyon amacıyla yaşanılan faaliyet. Çadır, karavan veya mobil ev kullanılır.

Kan (blood)[1]

Kan, kalbin pompalaması ile vücutta dolaşan kırmızı bir sıvıdır. Egzersizde, oksijen taşıyarak kasları besler.

Kanada Oyunları (Canada Games)[1]

İki yılda bir Kanada'da düzenlenen çoklu spor etkinliği. On üç eyaletin sporcuları takımlar halinde yarışır.

Kanat bek (wingback)[2]

Futbolda kanat tarafında saldırgan role de sahip olan bek mevkii. Takım ileriye gittiğinde saldırıya katılır.

Kanat hareketi (winging)[2]

Zayıf teknik gösteren atlayışlarda görülen etkisiz kol hareketi. Omuzun aşırı hareket etmesiyle karakterizedir.

Kanat (futbol/hokey) (wing)[1]

Sahada gol çizgisine dik olan kenar bölgelerde oynayan hücum oyuncusu. Saha genişliğinin bir tarafında pozisyon alarak oyunu yönlendiren oyuncu tipidir.

Kandaki alkali fazlalığı (alkalaemia)[1]

Kandaki alkali maddesinin normal seviyelerin üzerine çıkması. Kan pH dengesinin bozulduğunu gösterir.

Kandaki nişasta fazlalığı (amylaemia)[1]

Kandaki nişasta yoğunluğunun yüksek olması. Metabolizma bozukluğunu işaret edebilir.

Kandaki yetersiz beslenme (anaemotrophy)[1]

Kan hücrelerinin uygun şekilde beslenememesi. Anemi gibi durumlarla ilişkili olabilir.

Kandırma/Aldatma (fake, feint)[2]

Rakibi yanlış yönlendirecek bir eylem; özellikle grup ve dövüş sporlarında kullanılır. Strateji açısından etkili bir tekniktir.

Kanlanmasız nekroz (avascular necrosis)[1]

Kan akışı kesildiğinde doku hücreleri ölür. Spor yaralanmalarında kemik hasarına yol açar.

Kano (canoe)[1]

İki ucu sivri hafif bir teknedir. Bir veya iki kişi kürekle kullanır ve alüminyum malzemeden yapılır.

Kano çekme (moulded plastic and fibreglass.)[1]

Kanoyu rekreasyon veya spor amacıyla paddle ile itme hareketi. Açık su sporlarında temel teknik.

Kano Sporları (canoeing)[1]

Kano çekerek yapılan su sporu, rekreasyon ve hobi aktivitesi. Tekne kullanarak su yüzeyinde ilerlemek esastır.

Kanöcu (canoeist)[1]

Kanö sporu yapan kişi. Spor veya rekreasyon amaçlı bu aktiviteyi icra eden sporcu.

Kanser (cancer)[1]

Doku büyümesiyle oluşan kötü huylu tümör vücudu yok eder. Bu hastalık, sporcularda metastaz yoluyla enerji kaybına yol açar.

Kanser hücresi (cancer cell)[1]

Kanser hücresi, mutasyona uğramış ve hızla çoğalan bir hücredir. Tümör oluşturarak çevre dokuya yayılır.

Kanyonculuk (canyoning)[2]

Dik kayalık kanyonlara tırmanıp inme sporunu içeren macera aktivitesi. İp, paraşüt ve kaydırma teknikleri kullanılır.

Kanyonlama (kloofing)[1]

Nehir yatağını tırmanma, yüzme ve atlama hareketleriyle takip etme ekstrem sporudur. Dar vadi ve boğazlardan geçerek yapılır.

Kan akışı (bloodstream)[1]

Kan damarlarından geçen kanın hareket etmesi. Vücut dokularına oksijen ve besin taşır.

Kan basıncı (blood pressure)[1]

Kalp tarafından milimetre cıva birimiyle ölçülen kan dolaşımı basıncı. Bu değer, spor sağlığını etkiler.

Kan birikimi (blood-pooling)[1]

Ellerde veya ayaklarda kan toplanmasıyla kan basıncı düşer. Egzersiz sonrası dolaşım sorunlarına neden olur.

Kan damarı (blood vessel)[1]

Kanın vücutta dolaştığı tüp yapılar, örneğin atardamar veya toplardamardır. Bu damarlar oksijen taşımasını sağlar.

Kan damarlaşması (vascularisation)[1]

Vücutta kan damarlarının gelişmesi. Özellikle yara iyileşmesi ve egzersizle doku adaptasyonunda önemli rol oynar.

Kan dolaşımı (circulation)[1]

Kanın vücutta akışını sağlar. Egzersiz sırasında oksijen taşınmasını etkiler.

Kan doldurma (flush)[1]

Vücut geliştirme yarışması öncesi kasları kana doldurmak için özel egzersizlerin kullanılması. Geçici kas şişirilmesini sağlar.

Kan dopingi (blood doping)[1]

Yarışmadan önce kendi kırmızı kan hücrelerini enjekte ederek performansı artırma. Bu yöntem, spor kurallarınca yasaktır.

Kan glukozu (blood glucose)[1]

Kan glukozu, kandaki şeker miktarıdır ve fazla olması diyabet belirtisi olabilir. Egzersizde bu seviye, enerji üretimi için kritik rol oynar.

Kan grubu (blood type)[1]

Kan grubu, kanın sınıflandırıldığı farklı gruplardır. Spor tıbbında transfüzyon için önemlidir.

Kan hacmi (blood volume)[1]

Vücuttaki toplam kan miktarıdır. Egzersiz sırasında bu hacim artarak oksijen taşınmasını iyileştirir ve dayanıklılığı etkiler.

Kan homosistein düzeyi (blood homocysteine)[1]

Kan dolaşımındaki homosistein amino asit konsantrasyonu. Kalp sağlığıyla bağlantılıdır.

Kan kimyası testi (blood chemistry test)[1]

Kanındaki belirli madde seviyelerini ölçen testtir. Bu analiz, spor dopingini tespit eder.

Kan kolesterolü (blood cholesterol)[1]

Kan dolaşımındaki kolesterol yoğunluğunu gösterir. Yüksek seviyeler koroner kalp hastalığını tetikleyebilir.

Kan kutusu (blood bin)[2]

Rugbyde kanaması olan oyuncu bu alana gönderilir. Yaranın kontrol altına alınması için gerekli.

Kan pıhtılaşması (blood clotting)[1]

Kan pıhtılaşması, sıvı haldeki kanın yarı katı hale gelmesidir. Egzersizde, bu süreç yaralanmaları önler.

Kan pıhtısı (blood clot)[1]

Kanda katılaşmış kan kitlesi. Kanın pıhtılaşması sonucu oluşur.

Kan şekeri (blood sugar)[1]

Kanda glukoz miktarıdır. İnsülinle düzenlenir ve egzersizde kritik rol oynar.

Kan şekeri seviyesi (blood sugar level)[1]

Kan şekeri seviyesi, kandaki glukoz miktarını gösterir. Sporcularda, bu seviye enerji dengesini etkiler.

Kan testi (blood test)[1]

Kan örneğinin bilimsel analizi. Sağlık durumunu ve performansı değerlendirmek için yapılır.

Kan yönlendirme (blood-shunting)[1]

Kan kaslara doğru genişleme ve daralma ile yönlenir. Egzersiz sırasında oksijen ihtiyacını karşılar.

Kapalı alan (enclosure)[1]

Spor etkinliğinde belirli seyirci veya sporcular için ayrılan alan. Erişim kontrollü bölgedir.

Kapalı beceri (closed skill)[1]

Her seferinde aynı hareketin tekrarlandığı bir beceridir. Örneğin dalışta veya jimnastikte çevreye uyum gerekmez.

Kapasite (capacity)[1]

Kapasite, bir görevi kolayca yapabilme yeteneğidir. Vücut organlarının tutma miktarı veya üretim gücünü tanımlar.

Kapı kapatmak (shut out)[2]

Rakip takımı tüm maç boyunca veya belirli bir sürede gol atmamaya zorlama. Savunma başarısının göstergesidir.

Kapiller Yoğunluk (Capillary Density)[1]

Kas dokusundaki ince kan damarlarının (kapillerlerin) birim alana düşen sayısıdır. Dayanıklılık antrenmanı bu yoğunluğu artırır; böylece kaslar daha fazla kapillerle çevrili hale gelir ve kandan oksijen ile besin almada çok daha verimli çalışır. Yüksek kapiller yoğunluk, hem aerobik kapasiteyi hem de laktat temizleme hızını doğrudan iyileştirir.

Birim: kapiller/mm2  |  İlgili: VO2maks, Mitokondri, Oksidatif Fosforilasyon

Kapitellar (capitular)[1]

Kemiğin yuvarlak uç kısmını tanımlar. Eklem oluşumunun temel parçası.

Kapsülleme (encapsulate)[1]

Bir besin veya enzimi lipid gibi bir taşıyıcıya sararak iletimini artırır. Bu yöntem spor beslenmesinde verimliliği yükseltir.

Kaptan (captain)[1]

Bir spor takımının lideri. Takımın disiplin ve motivasyonundan sorumludur.

Karakter (character)[1]

Karakter, bireyin düşünce ve davranış biçimini belirler. Bu nitelikler, spor performansını etkileyen zihinsel özellikleri kapsar.

Karar verici maç/Final maç (decider)[1]

Yarışmanın sonucunu belirleyen oyun veya maç. Berabere durumlarda uygulanır.

Karar (özellikle at yarışı bağlamında) (especially a horse race)[1]

Hakemin oyundaki kararıdır. Oyun sırasında bildirim yapılır, örneğin yazı tura atışında seçim.

Karavanda Tatil (caravanning)[2]

Karava ile tatile çıkma etkinliği. Taşınabilir konaklama alanlarıyla seyahat yapma aktivitesidir.

Kara antrenmanı (land training)[1]

Suda antrenman yapan sporcuların kara ortamda yaptığı egzersizler. Yüzücülerde güç ve hız geliştirir.

Karbohidrat (Informal: Carb) (carb)[1]

Karbohidrat veya yüksek karbohidrat içeriğine sahip yiyecek. Spor beslenme hakkında günlük konuşmalarda sıkça kullanılan terim.

Karbohidraz (carbohydrase)[1]

Karbonhidratların parçalanmasını hızlandıran bir enzimdir. Sindirim sürecinde rol oynar.

Karboksihemoglobin (carboxyhaemoglobin)[1]

Karboksihemoglobin, karbon monoksit ve hemoglobin bileşiğidir. Sigara dumanından kaynaklanır ve spor performansında oksijen alımını bozar.

Karbondioksit Üretimi (VCO2) (Carbon Dioxide Production)[1]

Egzersiz sırasında metabolik süreçlerin yan ürünü olarak üretilen karbondioksit miktarıdır. VO2 ile birlikte ölçülerek solunum değişim oranı (RER) hesaplanır; bu da hangi yakıtın kullanıldığı hakkında bilgi verir. Yoğun anaerobik egzersizde tampon sistemleri laktati nötralize etmek için ekstra CO2 ürettiğinden VCO2 orantısız biçimde artar.

Birim: L/dakika  |  İlgili: Solunum Değişim Oranı, Dakika Ventilasyonu, Aerobik Metabolizma

Karbonhidrat (carbohydrate)[1]

Karbonhidrat, şekerden türetilen organik bileşiktir. Yiyeceklerin ana bileşeni olarak enerji kaynağıdır.

Karbonhidrat engelleyici (carb blocker)[1]

Karbonhidratların parçalanmasını engelleyerek kilo kaybını destekleyen bir spor takviyesi. Bu takviye, karbonhidrat emilimini azaltır ve yağ yakımını hızlandırır.

Karbon dioksit (carbon dioxide)[1]

Vücut metabolizmasında üretilen renksiz gaz, dokuların yanmasıyla oluşur. Akciğerlerden atılır ve kan oksijen dengesini etkiler.

Kardioloji (cardiology)[1]

Kardioloji, kalp hastalıklarının teşhisini ve tedavisini kapsar. Bu dal, sporcularda kalp sağlığını izler.

Kardiyak (cardiac)[1]

Kalbe ait olan veya kalple ilgili. Kardiyovasküler sistem ve kalp fonksiyonlarıyla bağlantılı.

Kardiyak arrest (cardiac arrest)[1]

Kalp kasının atışını durdurduğu bir durumdur. Acil müdahale gerektirir.

Kardiyak Debi (Cardiac Output)[1]

Kalbin bir dakikada pompaladığı toplam kan hacmidir; kalp atış hızı ile atım hacminin çarpımıyla hesaplanır. Dinlenmede yaklaşık 5 litre iken, üst düzey dayanıklılık sporcularında maksimal egzersizde 40 litreye kadar ulaşabilir. Bu değer, vücudun oksijen taşıma kapasitesini belirleyen en temel faktörlerden biridir.

Birim: L/dakika  |  İlgili: Kalp Atış Hızı, Atım Hacmi, VO2maks

Kardiyak refleks (cardiac reflex)[1]

Kalp atışını otomatik olarak düzenleyen bir reflekstir. Sinir sistemiyle bağlantılıdır.

Kardiyojenik (cardiogenic)[1]

Kardiyojenik, kalp aktivitesi veya hastalığından kaynaklanan durumdur. Spor kalp sağlığını doğrudan etkiler.

Kardiyomegali (cardiomegaly)[1]

Kalbin patolojik büyümesi. Bu durum, yoğun egzersizlerde kalp yükünü artırır.

Kardiyomiyopati (cardiomyopathy)[1]

Kalp kasındaki bozukluktur. Egzersizle tetiklenebilir ve sporcularda izlenmelidir.

Kardiyomiyosit (cardiomyocyte)[1]

Kalp kası hücresi. Bu hücreler, egzersiz sırasında kalp ritmini düzenler.

Kardiyorespiratuvar dayanıklılık (cardiorespiratory endurance)[1]

Uzun süreli egzersiz için vücut kapasitesini belirler ve kas gücüyle aerobik kapasiteyi kapsar. Bu dayanıklılık, spor performansını artırmak için temel bir unsurdur.

Kardiyoselektif (cardioselective)[1]

Kardiyoselektif, kalp fonksiyonunu güçlü etkileyen maddelerdir. Spor ilaçlarında, kalp ritmini düzenlemek için tercih edilir.

Kardiyovasküler (cardiovascular)[1]

Kalp ve kan dolaşım sistemiyle ilgili kavramları kapsar. Egzersizlerde önemli bir bileşendir.

Kardiyovasküler antrenman (cardiovascular training)[1]

Kalp atışını artırarak dolaşımı güçlendiren egzersiz türü. Bu antrenman, kalp sistemini geliştirir ve yağ yakımını hızlandırır.

Kardiyovasküler dayanıklılık (cardiovascular endurance)[1]

Kalp ve damarların yoğun aktiviteyi sürdürmesini sağlar. Kaslara yeterli kan akışını uzun süre korur.

Kardiyovasküler hastalık (cardiovascular disease)[1]

Kalp ve damarların işlevinde azalma. Bu hastalık, egzersiz programlarında risk faktörlerini artırır.

Kardiyoversiyon (cardioversion)[1]

Kalp ritmini düzeltmek için göğüs duvarına elektrik impulsu uygulanır. Sporcularda aritmi sorunlarını hızlıca giderir.

Kardiyo- (cardio-)[1]

Kardiyo-, kalple ilgili süreçleri tanımlar. Egzersizde, bu terim kalp dayanıklılığını ifade eder.

Karın antrenmanı (abdominal training)[1]

Karın kaslarını hedefleyen egzersizler, özellikle six-pack oluşturur. Bu çalışma, çekirdek gücü geliştirir.

Karın bölgesi (abdomen)[1]

Karın bölgesi, mide ve karaciğer gibi organları barındıran vücut boşluğudur. Egzersizde, bu alan güç ve denge için önemlidir.

Karın kasları (abs)[1]

Karın kasları, abdominal kasları veya bunları güçlendiren egzersizlerdir. Spor fitnessinde sık kullanılır.

Karın silindiri (abdominal roller)[1]

Karın kaslarını hedefleyen jimnastik aleti. Dengeli egzersiz için kullanılır.

Karın yağı (abdominal fat)[1]

Karın bölgesinde biriken yağ kalp hastalığı riskini artırır. Bu yağ, sporcularda egzersizle azaltılır.

Karma performans (complex performance)[1]

Takım sporları gibi uzun süreli etkinlik. Fiziksel ve zihinsel becerileri birleştirir.

Karnozin[1]

Beta-alanin ve histidinin dipeptidi. Hücre içi pH tamponudur. Tip II liflerde 2-3 kat daha yoğun

Karotis atardamarı (carotid artery)[1]

Baş ve boyna kan taşıyan iki ana atardamardır. Kan basıncını etkiler.

Karotis sinüsü (carotid sinus)[1]

Karotis arterine bağlı genişlemiş bir yapıdır. Bu yapı kafatası içindeki kan basıncını sürekli izler ve vücut dengesini sağlar.

Karpal naviküler kırığı (carponavicular fracture)[1]

Elin geriye zorla bükülmesiyle bilek kırığı oluşur. Spor yaralanmalarında el fonksiyonunu bozar.

Karpus (carpus)[1]

Elin alt kola bağlandığı kemik grubudur. Bilek olarak da bilinir ve hareketi sağlar.

Karşılıklı inhibisyon (reciprocal inhibition)[1]

Agonist kasın kasılmasıyla antagonist kasın uzamaya zorlanması. PNF esnetmesinde kullanılır.

Karşılıklı Karşılaştırma (cross-comparison)[2]

Turnuva düzenleme biçimi; farklı kulüplerin takımları bir ligde karşı karşıya gelirler. Adil karşılaştırma sağlar.

Karşı cins etkisi (cross-sex effect)[1]

Karşı cins etkisi, izleyicideki karşı cins üyelerinin sporcu performansını etkilemesidir. Psikolojik faktörleri kapsar.

Karşı darbe yaralanması (contrecoup)[1]

Karşı darbe yaralanması, organda ters tarafta oluşan hasardır. Beyinde, spor çarpışmalarında iç hasara yol açar.

Karşı gösterge (contraindication)[1]

Karşı gösterge, belirli egzersizi yapmamayı işaret eder. Ağrı veya sertlik gibi belirtileri içerir.

Karşı hareket (ön hareket) (counter movement)[2]

Motor aksiyonda asıl hareketin karşısında meydana gelen reaksiyon hareketi. Çoğu sporta ait dinamik göz ile antrenan edilir.

Karşı koşullandırma (counterconditioning)[1]

İstenmeyen tepkileri arzulananlarla değiştiren psikolojik süreçtir. Bu teknik, spor alışkanlıklarını düzeltir.

Karşı-Koşullandırma (counter conditioning)[2]

Psikolojik koşullandırma sürecidir. Kişinin davranışlarını değiştirmek veya eski tepkileri yeni olanlarla değiştirmek amacı taşır.

Kart (card)[2]

Golf oyununda oyuncunun puanını yazıldığı formdur. Bir delik için belirli skoru kaydetmek fiil olarak kullanılır.

Kartal pozisyonu (spread eagle)[2]

Kayakta iç veya dış kenarlar üzerinde yapılan manevra. Her iki kayak da açılır.

Kartla cezalandırma (book)[1]

Takım sporlarında oyuncunun ciddi hatası not edilir. Sarı veya kırmızı kartla uyarı veya uzaklaştırma yapılır.

Kar ayakkabısı sporları (snowshoeing)[2]

Kar ayakkabısı giyerek karla kaplı arazi üzerinde yürüme sporu. Kış turizm ve rekreasyon aktivitesidir.

Kasık destek (groin support)[1]

Halter sporunda kullanılan koruyucu kıyafettir. Fıtık riskini azaltır.

Kasık kaldırması (crotch lift)[2]

Güreşte rakibinin üst uyluk çevresine sarılarak yapılan tutuş tekniği. Yer faaliyetlerinde sık kullanılır.

Kasılabilen doku (contractile tissue)[1]

Kas lifleri kasılma işlevini üstlenir. Bu lifler aktin ve miyozin proteinlerinden oluşur, kas hareketini sağlar.

Kasılma (contraction)[1]

Kasın kısalmasına yol açan bir harekettir. Göz bebeğini küçültür veya cildi kırıştırır.

Kasılma süresi (contractile time)[1]

Kasılma süresi, kasın tam gevşek halden gerilime geçiş süresidir. Egzersiz performansını belirler.

Kasılma yapan (contractor)[1]

Kas gibi büzüşen yapı. Bu eylem, egzersizlerde hareketi tetikler.

Kasılma-Uzama Döngüsü (SSC) (Stretch-Shortening Cycle)[1]

Kasın önce hızla uzayıp ardından kasılmasını içeren ve elastik enerjiyi geri kazandıran mekanik bir döngüdür. Koşuda her adım atıldığında tendonlar ve kaslar yay gibi enerji depolar ve bunu hemen serbest bırakarak güç üretir. Bu döngü ne kadar verimli çalışırsa, sporcunun harcadığı enerji o kadar az olur; bu da koşu ekonomisini doğrudan belirler.

İlgili: Tendon Katılığı, Koşu Ekonomisi, Penasyon Açısı

→ İlgili makale

Kasın yapışma noktası (muscle insertion)[1]

Kasın kemiğe bağlandığı nokta. Hareket için kasılma kuvveti buradan aktarılır.

Kaslı (corded)[1]

Gerilmiş veya gelişmiş kasların dalgalı görünümüdür. Antrenmanla oluşur.

Kaslı / Bombeli (pumped)[1]

Vücut geliştirme aracılığıyla geliştirilmiş büyük kaslarla karakterize fizik durum. Yüksek kas kütlesini tanımlar.

Kastaki pH Düşüşü (Asidoz) (Muscular Acidosis)[1]

Yoğun egzersizde kasta hidrojen iyon birikiminin pH'ı düşürmesi ve enzim işlevlerini bozması durumudur. Laktatin kendisi asidozun nedeni değildir; asıl sorun glikolizin hızlı ATP hidrolizinin yanı sıra ürettiği protonlardır. pH 6,9'un altına düştüğünde kas kasılma kapasitesi belirgin biçimde azalır ve bu periferik yorgunluğun önemli bir bileşeni haline gelir.

İlgili: Periferik Yorgunluk, Laktat, Anaerobik Metabolizma

Kas atrofisi / Kas kaybı (muscle wasting)[1]

Kasların kütlelerini kaybederek inceldiği ve zayıfladığı durumdur.

Kas Çizgileri (Striasyon) (striations)[1]

Kas dokusundaki derin çizgiler ve dalgalar, ciltten seçilen kas tanımı. Kas fiber mimarisinin görsel yansımasıdır.

Kas dayanıklılığı (muscle endurance)[1]

Kasların uzun süreli aerobik aktiviteye maruz kalabilme kapasitesi. Kas yorulmasına karşı direnç düzeyidir.

Kas dokusu (muscle tissue)[1]

Kasları oluşturan ve kasılıp genişleyebilen özel doku türü. Vücudun hareketini sağlayan temel yapıyı oluşturur.

Kas eki (insertion) (insertion)[1]

Kasın kemik üzerine yapıştığı nokta veya organın destek dokusuna bağlandığı yerdir. Kas kasılması sırasında hareket başlangıç noktasıdır.

Kas fonksiyonu (muscle function)[1]

Kasların kontraksiyon ve relaksasyonuyla hareket oluşturması. Vücudu harekete geçirmenin temel mekanizmasıdır.

Kas Gelişim Antrenmanı (movement muscle building muscle building)[1]

Ağırlık antrenmanları ve yüksek proteinli beslenme yoluyla kasların sistematik olarak güçlendirilmesi ve büyütülmesi.

Kas Gevşetici İlaç (muscle relaxant)[1]

Kas kasılmalarını azaltan farmakolojik ajan. Spor yaralanmalarında ağrı yönetiminde kullanılır.

Kas gücü (gayri resmi) (beef)[1]

Vücut kaslarının gücü ve dayanıklılığı. Güç antrenmanının sonucu.

Kas hacmi artırma (pump up)[1]

Vücut geliştirme teknikleriile kas kütlesini arttırma. Düzenli antrenman ve beslenmeyle sağlanır.

Kas hücresi (muscle cell)[1]

Vücudun kaslarını oluşturan uzun kasılabilir hücre. Myofibriller içerir.

Kas iğcikleri (muscle spindle)[1]

Çizgili kas lifleri boyunca yer alan duyusal alıcılar. Kas gerilimini algılarlar.

Kas kütlesini artırma (bulk up)[1]

Kas kütlesini artırma, egzersizle görünür kas büyümesi sağlar. Bu süreç, ağırlık çalışmalarıyla güç ve hacim kazandırır.

Kas lifi (muscle fibre)[1]

Kasları oluşturan temel bileşen. Çizgili ve düz kas lifti olmak üzere iki türü vardır.

Kas sinir dalı (muscular branch)[1]

Kasa etkili (motor) uyarı taşıyan sinir dalıdır. Kas kasılması için gereken sinyalleri iletir.

Kas sistemi / Kasıl yapı (musculature)[1]

Vücud veya vücudun bir bölgesinde kasların dağılım şekli ve düzenlemesidir.

Kas spazmı (muscle spasm)[1]

Kontrolsüz ve aniden kasın kasılması. Ağrı ve hareket kısıtlamasına neden olur.

Kas Tanılı (Fit) (ripped)[1]

Düşük yağ oranı ve belirgin kas tanımı ile erişilen fiziksel durum. Vücut kompozisyonu açısından optimal kondisyon ifadesidir.

Kas tonunu artırmak (tone up)[1]

Kasları ve genel vücut yapısını sıkı ve güçlü hale getirmektir.

Kas tonus azlığı (atony)[1]

Kaslardaki gerilim veya gerginliğin kısmi veya tamamen kaybolması. Çeşitli nörolojik sorunlarda görülür.

Kas yorgunluğu (muscle fatigue)[1]

Yoğun egzersiz sonrasında kaslarda hissedilen bitkinliktir. Metabolik atık birikimi ve enerji tükenmesi ile ilgilidir.

Kas yorgunluğu (kas başarısızlığı) (muscle failure)[1]

Kasların daha fazla aktiviteyi sürdürmek için yeterli enerji üretememesi. Antrenman sırasında ortaya çıkan fizyolojik bir durum.

Kas zayıflama (belirtisi) (amyotrophic)[1]

Kas dokusunun dejenere olması veya küçülmesi. Çeşitli hastalıklar ve yaralanmalar nedeniyle ortaya çıkabilir.

Kas-iskelet sistemi (musculoskeletal)[1]

Kas ve kemik dokularını kapsayan vücut sistemi. Hareket ve stabilite sağlamaktadır.

Kaşık vuruşu (scoop shot)[2]

Basketbolda sepete doğru hareket ederken alttan kupa şeklinde yapılan vuruş. Yakın mesafede etkilidir.

Kata (kata)[1]

Karate gibi bazı dövüş sanatlarında eğitim ya da teknik gösterimi amaçlı yapılan hareketler dizisi. Spor antrenmanında temel koordinasyon aracıdır.

Katabolizma (catabolism)[1]

Metabolizmanın enerji salan kısmıdır. Yiyecekten enerjiyi spor sırasında açığa çıkarır.

Katalitik enzim (catalytic enzyme)[1]

Katalitik enzim, kimyasal reaksiyonu hızlandıran proteindir. Spor metabolizmasında, enerji üretimini etkiler.

Katalizör (catalyst)[1]

Kimyasal reaksiyonu hızlandırır ancak kendisi değişmez. Spor biliminde metabolik süreçleri etkiler.

Katate-tori (katate-tori)[2]

Aikidode omuzdan yapılan tek el tutuşu. Aikido teknik repertuarının parçası.

Kata-tori (kata-tori)[2]

Aikidoda bir elde tutulan teknik el tutuşudur. Rakibin bir bilekten tek elle tutulur.

Katekolamin (catecholamine)[1]

Nörotransmitter veya hormon sınıfıdır. Adrenalin gibi maddeler stres tepkisini yönetir.

Kateksis (cathexis)[1]

Psikolojik ve duygusal enerjinin bir kişiye veya fikre yoğunlaşmasıdır. Motivasyonu etkiler.

Katepsin (cathepsin)[1]

Katepsin, proteinleri hidrolize eden bir enzimdir. Kas onarımında bu enzim, doku yenilenmesini hızlandırır.

Kateter (catheter)[1]

Vücuttaki bir kanala yerleştirilen tüp. Tıbbi müdahaleler sırasında kullanılır.

Katılık (Rigor) (rigor)[1]

Vücut organları veya dokularında sertlik ve uyarılara tepki vermeme durumu. Ölümle ilişkili fizyolojik bir işarettir.

Katılım kaydı (nomination)[2]

Spor müsabakasına katılımcıların (binicilik sporunda atların) ön registrasyonu. Yarışmaya alınma şartıdır.

Kauçuk ayak tutuşu (gummy)[2]

Bilyard/snooker masasında köprü ayaklarını yerinde tutan dört silindirik kauçuk parça.

Kaval şınası (shin splints)[1]

Alt bacağın ön kısmında sporcuların hissettiği keskin ağrılar. Genellikle aşırı antrenman ve tekrarlı etkilenmeden kaynaklanır.

Kaval (shin) (shin)[1]

Bacağın, diz kapağının altında bulunan, ön tarafta uzanan bölümü.

Kayak (kayak)[1]

Hafif fiber camglastan yapılan, çift palmiyeli kürek ile tahrik edilen bir kano türüdür. Rekreasyon ve yarışmalarda kullanılır.

Kayak Atlaması (skijumping)[1]

Kişinin eğimli yamaçtan aşağı kaydıktan sonra kıvrımlı rampa ile havaya sıçradığı spor. Teknik ve cesaret gerektiren disiplinindir.

Kayak Makinesi (ski machine)[1]

Kayak hareketini simüle eden egzersiz cihazı. Kardiyovasküler dayanıklılık ve alt vücut gücü geliştirmede kullanılır.

Kayak pantolonu (ski pants)[2]

Ayağının altında elastik kayış bulunan kayak giyimi. Soğuk ve nem koşullarında ısı tutar.

Kayan geçidi (ski pass)[2]

Kayakçının kayak alanındaki piste ve teleferiklere belirli sayıda erişim sağlayan kart.

Kayarak durma (sliding stop)[2]

Atın arka ayakları üzerinde dengeli şekilde beklerken ön ayaklarıyla hareket etmek suretiyle yapılan duruş.

Kaya Tırmanışı (rock climbing)[1]

Halat ve özel ekipmanlar kullanarak kaya duvarlarını tırmanış aktivitesi. Genellikle takım halinde güvenlik sağlanır.

Kaydırma (lokomosi) (sliding)[2]

Bir ayak yana adım atıp diğer ayağının sıçrayarak kapanması hareketi. Yanal hareket paterni.

Kaygan sandalye (slide seat)[2]

Kürekçinin vücut hareketine göre ileri-geri kaydıkça ray üzerinde hareket eden sandalye. Güç transferini optimize eder.

Kayısı (apricot)[2]

Prunus armeniaca ağacının küçük sarı meyvesi. Şeftali benzeri özelliklere sahiptir.

Kaza (accident)[2]

Birden bire meydana gelen ve kişinin sağlığına zarar veren istenmeyen olay. Spor yaralanmalarının çoğunluğu bu tür beklenmedik düşüş ve çarpışmalardan kaynaklanır.

Kazanan olmak (having won)[1]

Oyunlarda eşit skorla bitmek veya galibiyet olmamak rekabeti etkiler. Golfte topun eğri yol izlemesi vuruş tekniğini belirler.

Keepie-uppie (keepie-uppie)[2]

Topu ayaklar, dizler ve göğüs ile hava içinde tutma pratiği. Başı da kullanıldığında daha karmaşık hale gelir.

Kelatlı (chelated)[1]

Vücut tarafından daha kolay emilen besin takviyesi şeklidir. Bu işlem, spor diyetlerinde mineral emilimini artırır.

Kelebek (jimnastik) (butterfly)[2]

Kat jimnastiğinde, kollar ön hazırlıkla yapılan açılı sıçrama. Dönüş hareketini içerir.

Kemer (arch)[1]

Ayakta kemik ve bağların oluşturduğu kavisli yapıdır. İç kemer ayağı destekler.

Kemer ağrısı (arch pain)[1]

Ayak kemerindeki bağlarda ağrı oluşur. Koşu gibi aktivitelerde destekleyici ayakkabılarla önlenir.

Kemer hattı (boks) (beltline)[2]

Bokserde vurabilecek sınır. Spor pantolonunun üst kenarından aşağısı korumalı bölgedir.

Kemik (bone)[1]

Kemik, vücut iskeletini oluşturan katı yapılardır. Spor biliminde, dayanıklılık için kemik yoğunluğu antrenmanlarla artırılır.

Kemik erimesi (bone resorption)[1]

Kemik erimesi, kemiğin kalsiyumunun kana emilmesidir. Kas ve iskelet sistemini zayıflatır.

Kemik gücü (bone strength)[1]

Kemiklerin basınç ve şoku hasarsız karşılayabilme yeteneğidir. Egzersizle artırılır ve yaralanmaları önler.

Kemik hipertrofisi (bone hypertrophy)[1]

Ağırlık taşıma aktiviteleriyle kemik kütlesinin artmasıdır. Bu süreç kemik gücünü geliştirir.

Kemik iliği (anatomi) (bone marrow)[1]

Süngerimsi kemikteki yumuşak doku. Kan hücresi üretim merkezi.

Kemik kaybı (bone loss)[1]

Yaşlanma veya hastalık nedeniyle kemik lifleri zayıflar. Osteoporoz gibi durumlara yol açar.

Kemik kırığı parçası (bone chip)[1]

Kemik kırığı parçası, travmadan kopan bir kemik parçasını tanımlar. Bu durum, eklemde ağrı ve şişmeye neden olur.

Kemik kütlesi (bone mass)[1]

Kemikteki lif yoğunluğunu ifade eder. Kemik yoğunluğu olarak da adlandırılır ve kemik sağlığını etkiler.

Kemik mineralizasyonu (bone mineralisation)[1]

Kemik liflerine gerekli minerallerin emilmesidir. Kemik gücünü artırır.

Kemik oluşumu (bone formation)[1]

Kalsiyum karbonat ve fosfatla yeni kemik lifleri yaratılır. Bu süreç, sporcularda kemik yoğunluğunu artırır.

Kemik taraması (bone scan)[1]

Kemik hasarını tespit etmek için scintigrafi yöntemi. Kırık ve yaralanmalar belirlenir.

Kemik yapısı (bone structure)[1]

İskeleti oluşturan eklemli kemik sistemidir. Spor performansını etkileyen temel yapıdır ve yaralanmalara direnç sağlar.

Kemoreseptör (chemoreceptor)[1]

Kimyasal bileşiklere tepki vererek sinirleri uyaran hücre. Örneğin, kan oksijenindeki düşüşe yanıt vererek solunumu düzenler.

Kenar avantaj (edge)[1]

Rakibe üstünlük sağlar. Kayakta kenarı karlara gömerek yön değiştirilir, top kenardan vurulur.

Kendi kalesine gol (own goal)[1]

Futbol veya hokeyде yanılışla rakip takımın lehine gol atılması. Yanlış vuruş sonucu oluşur.

Kepçe omzu (Baseball) (shoulder)[2]

Sopanın şekilde hafifçe kavisli üst kenarı, sopa sapına yakın kısım. Vuruş tekniğinde rol oynar.

Kermesse (kermesse)[2]

Küçük şehir merkezinde kısa devreleri çok tur kullanan bisiklet yarışı. Belçika'da özellikle popüler olan kriter türü.

Kesikli hareket (broken time)[2]

Normalde tek harekette yapılan eylemin aradaki duraklama ile bölünmesi. Eskrimde teknik bir unsurdur.

Kesintisiz setler (straight sets)[1]

Setler arasında kısa dinlenme aralığı ile gerçekleştirilen egzersiz serisidir.

Kesme Vuruşu (chop)[1]

Raket ya da sopayı hızlı aşağı hareket ettirerek topu vurma tekniği. Topa geri spin vermek amacıyla sıklıkla uygulanır.

Keton (ketone)[1]

Karbon atomunun oksijen atomuna çift bağ ve iki karbon atomuna bağlı olduğu organik bileşik. Ketojenik diyetlerde enerji kaynağı olur.

Ketoz (ketosis)[1]

Diyetten yeterli glikoz olmadığında, ketonların metabolize edilerek beyne enerji sağlanması durumu. Düşük karbonhidrat diyetinin sonucu olabilir.

Kettlebell (kettle bell)[1]

İçinde hareket eden gevşek bir top bulunan el ağırlığı. Lifter antrenman sırasında sürekli dengeli hareket yapmak zorunda kalır.

Khmer boksü (Khmer boxing)[1]

Kamboçya kökenli bir dövüş sporu. Yumruk ve tekmelerin yanı sıra diz ve dirsek vuruşlarının da kullanıldığı kickboks çeşidi.

Kıkırdak (cartilage)[1]

Burun, boğaz ve eklemlerde bulunan esnek dokudur. Egzersizde eklem hareketini yumuşatarak yaralanmaları önler.

Kıkırdak eklem (cartilaginous joint)[1]

Kıkırdak doku ile oluşan eklem. Omurga ve kaburga gibi yapılarda yer alır.

Kırılma (break)[1]

Kemik gibi sert dokunun hasar görmesi. Teniste rakibin servisinde oyun kazanmak anlamına gelir.

Kırılma noktası (breaking point)[1]

Kırılma noktası, stres altında fiziksel veya duygusal dayanma sınırını tanımlar. Spor psikolojisinde tükenmeyi gösterir.

Kırışıklık kası (corrugator)[1]

Kırışıklık kası, kasılırken cildi buruşturur. Yüz ifadelerinde ve mimiklerde rol oynar.

Kırmak (kemik) (comminute)[1]

Kemiğin kırılması veya parçalanması. Kemik fragmanlarına neden olur.

Kırmızı Geçen (punter)[2]

Amerikan futbolunda topun oyuncu tarafından vuruluş noktasını belirleyen oyuncu. Savunmanın dengesini bozma görevini taşır.

Kırmızı Kart (red card)[1]

Bazı takım sporlarında, kuralların ciddi ihlali nedeniyle hakem tarafından oyuncuyu sahadan çıkarmak için gösterilen kart. Oyuncu daha sonra ceza maçlarına yasaklanabilir.

Kısa Bacak (short leg)[1]

Bir bacağın diğerinden daha kısa olması durumu. Kemik uzunluğu farkından (anatomik) veya pelvis yanlış hizalanmasından (fonksiyonel) kaynaklanabilir.

Kısa Süreli Tükenmişlik (Flame-out) (flame-out)[1]

Yoğun antrenman sezonundan sonra görülen geçici performans düşüşü ve motivasyon kaybı. Fiziksel ve psikolojik yorgunluktan kaynaklanan durumu tanımlar.

Kısa süreli motor bellek (short-term motor memory)[2]

Hareket sırasında üretilen duyusal bilginin (geri bildirim) saklanması. Hareket esnasında mekanik hatırlamayı sağlar.

Kısa şut (chip shot) (chip shot)[1]

1. Top hızla havaya kaldırılan yakın menzil şutu. 2. Golfde yeşil alana top kaldıran kısa yaklaşma atışıdır.

Kısmi vücut hareketi (partial body movement)[2]

Bütün vücudun katılmadığı, sadece belirli bölümlerin hareket ettiği spor hareketleri. Hareketli vücut hareketlerinin aksıdır.

Kış Olimpiyatları (Winter Olympics)[1]

Dört yılda bir kış aylarında düzenlenen uluslararası spor etkinliğidir. Buz hokeyi, kayak, patinaj gibi kış sporlarını içerir.

Kış sporları (winter sports)[1]

Kar ve buzlu zeminlerde yapılan sporlar. Kayak ve buz pateni örnekleridir.

Kızak Köpek Sporu (sledge dog sport)[2]

Ahşap veya plastikten yapılan boat biçimli kızak (pulka) çeken köpeklerle yapılan hız yarışması. Kış sporları kategorisinde.

Kızarıklık (enflamasyonda) (rubor)[1]

Enflamasyon bulgusu olarak görülen doku kızarıklığı. Artan kan dolaşımına bağlı ağrı, ısı ve şişme eşlik eder.

Kiai (kiai)[2]

Karatede hareketle birlikte verilen güçlü ses çıkması. Ruh kontrolü ve enerji yoğunlaştırma tekniğidir.

Kick-off/Başlangıç vuruşu (kick-off)[1]

Futbolda merkez spot'tan başlayan vuruş. Maçın başlangıç anı ve saatidir.

Kick-tail (kick-tail)[2]

Kaykayın arka ucunda bulunan eğri bölüm. Skatboardcu aşağıya basınç uygulayarak manşon ve teknikler yapar.

Kifoz (kyphosis)[1]

Omurganın üst bölgesinde aşırı geri eğrilik deformitesi. Halk dilinde kamburluk olarak bilinir.

Kilit Dolaplar (locker)[1]

Yüzme havuzu veya spor salonunda kişisel eşyaların güvenli şekilde saklanması için kullanılan kapaklı bölmeler.

Kilokalori (kcal) (kilocalorie)[1]

Isı ölçüm birimi olup 1000 kaloriye eşittir. Beslenme değeri hesaplamalarında yaygın kullanılan bir birimdir (SI: joule).

Kilo alması (weight gain)[1]

İnsan vücudunun daha şişman veya ağır hale gelme durumu. Vücut ağırlığında artış.

Kilo alma formülü (weight gain formula)[1]

Vücut kütlesi artırmak amacıyla alınan yüksek kalorili spor takviyesidir. Kas gelişimi destekler.

Kilo Kaybı Planı (weight-loss plan)[1]

Vücut ağırlığını azaltma şeması. Kalori alımı, fiziksel aktivite veya her ikisinin kombinasyonuyla sağlanır.

Kilo kaybı ürünü (slimming product)[1]

Düşük kalorili ve diyet yapanlar için tasarlanan gıda ürünüdür. Kilo azaltma programlarında kullanılır.

Kimyasal enerji (chemical energy)[1]

Kimyasal enerji, bileşiklerin oluşumu veya ayrışmasında açığa çıkar. Bu enerji, metabolik reaksiyonlarda kas çalışmasını destekler.

Kimyasal skor (chemical score)[1]

Protein kalitesini, sınırlayıcı amino asit içeriğiyle yumurta proteinine göre ölçer. Bu skor, spor beslenmesinde protein seçimini etkiler.

Kimzim (chemzyme)[1]

Kimzim, bir ilacın etkisini artıran enzim benzeri maddedir. Spor tıbbında, ilaç metabolizmasını hızlandırmak için araştırılır.

Kinantropometri (kinanthropometry)[2]

Vücudun fiziksel ölçümleriyle ilgilenen çalışma alanı. Spor performansı ile antropometrik özellikler arasında ilişki kurar.

Kinesin (kinesin)[1]

ATP kimyasal enerjisini hücre içinde hareket yaratan proteinidir. Hücre bölünmesinde kromozom ayrılması ve nörotransmiter taşınmasında etkin rol oynar.

Kinestezi (Hareket Duyusu) (kinaesthesia)[1]

Vücudun farklı bölümlerinin konum ve hareketi hakkında bilinçli farkındalık. Propriosepsiyon olarak da bilinir.

Kinetik (kinetics)[2]

Dış kuvvetlere maruz kalan cisimlerin hareketini inceleyen dinamik dalı. Hareket analizi için gerekli.

Kinetik Enerji (kinetic energy)[1]

Vücut ya da sistem hareketinden kaynaklanan enerji. Hareket hızı ve kütle ile doğru orantılıdır.

Kinetik (mekanik) (kinetic)[2]

Bir sisteme etki eden kuvvetleri inceleyen mekanik dalı. Hareket ve momentum analizi yapar.

Kinin (kinin)[1]

Kan damarlarını genişleten ve pürüzsüz kasları kasılan polipeptid. Enflamasyon yanıtında rol oynar.

Kinte (quinte)[2]

Eskrimde beşinci koruma veya parilı pozisyon. Flöret ve epede kılıçtan uzak tarafın alt hattıdır.

Kireç tozu (chalk)[1]

Kireç tozu, ellerdeki tutuşu iyileştirir. Jimnastik ve ağırlık kaldırmada kaymayı önler.

Kiriş (jimnastik bağlamında) (beam)[1]

Kadın jimnastikçilerin dengeli hareketler için kullandığı dar yatay tahta. Destek olarak işlev görür ve dengeyi sağlar.

Kiropraktik (chiropractic)[1]

Kemiklerin, özellikle omurganın yanlış hizalanması sinir işlevlerini engeller. Bu durum hastalıklara yol açar ve tedaviyle düzeltilir.

Kiropraktör (chiropractor)[1]

Kiropraktör, omurga kemiklerini ayarlayarak kas-iskelet sorunlarını tedavi eder. Spor yaralanmalarında uzmanlaşır.

Kist (cyst)[1]

Vücutta sıvı dolu torba benzeri büyümedir. Spor yaralanmalarında eklemde oluşur ve ağrıya yol açar.

Kişiler arası kaygı (psikoloji) (interpersonal anxiety)[1]

Başkaları tarafından nasıl görüleceğine ve değerlendirileceğine dair korku. Atletik performansı etkileyebilir.

Kişiselleştirilmiş ilaç (custom drug)[1]

Bireysel genetik ihtiyaçlara göre tasarlanan ilaç. Belirli koşulları hedefler.

Kişisel faul (personal foul)[2]

Bir oyuncuya kaydedilen ve fiziksel temas sonucu verilen ihlal. Spor dalına göre farklı yaptırımlar içerir.

Kişisel rekor (personal best)[1]

Bir sporcu tarafından ulaşılan en iyi zaman veya skor. Bireysel performans göstergesidir.

Kişisel rekoru (KR) (personal best (PB))[2]

Sporcu tarafından kariyer boyunca kaydedilen en iyi zaman ya da mesafe. Atletin gelişiminin göstergesi niteliğindedir.

Kitle sporu (mass sport)[2]

1950'lerden itiberi kullanılan rekreatif spor terimi. Geniş kitlelere açık, organize edilmiş spor faaliyetlerine denir.

Kitosan (chitosan)[1]

Kitosan, kabuklu deniz ürünlerinden elde edilen bir takviyedir. Bu madde, diyet programlarında kilo kontrolünü destekler.

Klasik müsabaka (classic)[1]

At yarışı veya golf turnuvası gibi büyük spor etkinliği. Geleneksel ve prestijli yarışmalar.

Klenbuterol (clenbuterol)[1]

Klenbuterol, yasaklı bir büyüme ajanıdır. Spor dopinginde performans artışı için kullanılır.

Klinik beslenme (clinical nutrition)[1]

Hastalıkların tedavisi için beslenme kullanımı. Medikal beslenme desteği sağlar.

Klinik psikolog (clinical psychologist)[1]

Zihinsel ve davranışsal sorunları tedavi eden uzman. Spor bağlamında, bu profesyonel stres yönetiminde rol alır.

Klinik psikoloji (clinical psychology)[1]

Klinik psikoloji, psikolojik ve davranışsal sorunların teşhisini kapsar. Sporcularda stres ve performans sorunlarını ele alır.

Klok Dönüşü (klok turn)[2]

Skatbordda 180 derecelik dönüş hareketi. Yön değiştirme tekniğidir.

Klonik kramp (clonic cramp)[1]

Kasların kontrolsüz biçimde seyirip titremesiyle kendini gösteren bir kramptır. Uzun süreli egzersiz veya elektrolit dengesizliğinde görülebilir.

Klorür değişimi (chloride shift)[1]

Karbondioksit taşınmasında serumdaki bikarbonat ve klorür iyonlarının değişimi. Kan hücrelerinde gerçekleşir.

Koapt (coapt)[1]

Ayrılmış parçaları doğru hizaya getirir. Yara veya kırık kenarlarını birleştirir.

Koaptasyon (coaptation)[1]

Yaralanmış kısımların birleştirilmesi süreci. Bu eylem, spor yaralanmalarında iyileşmeyi hızlandırır.

Koenzim (coenzyme)[1]

Enzimin protein kısmıyla birleşen bileşiktir. Egzersiz metabolizmasında enerji üretimini hızlandırır.

Kohezyon (cohesion)[1]

Kohezyon, katı veya sıvı moleküllerinin çekim kuvvetidir. Kas dokusunda, bu kuvvet yapıyı korur.

Koks (cox)[1]

Koks, kürek takımında öne bakan ve tekneyi yönlendiren kişidir. Kürekçilerin hızını ve ritmini ayarlar.

Kol (arm)[1]

Kol, omuzdan ele kadar uzanan bölümdür. Üst kol, dirsek ve ön kolu kapsar.

Kolajen (collagen)[1]

Bağ dokusu, kemik ve kıkırdağı oluşturan temel yapısal proteindir. Tendon ve eklem sağlığı için kritik öneme sahiptir.

Kolay set (easy set)[1]

Isınma için zorlanmayan egzersiz grubu. Performansı hazırlamak amacıyla kullanılır.

Kolesterol (cholesterol)[1]

Kolesterol, yağlar ve yağ asitlerinde yer alan bir yağlı maddedir. Karaciğer tarafından üretilir ve hücrelerin yapısında önemli rol oynar.

Kolinerjik (cholinergic)[1]

Asetilkolin'e yanıt veren sinir veya reseptördür. Kas kasılmalarını tetikler.

Kolon kanseri (colon cancer)[1]

Kolon kanseri, bağırsak kanseridir. Düzenli egzersiz yaşlılıkta koruma sağlar.

Koltuk değnekleri (crutches)[1]

Koltuk değnekleri, yürüyüşü destekleyen uzun sopalardır. Spor rehabilitasyonunda, yaralanmalardan sonra hareketi kolaylaştırmak için kullanılır.

Kol Bandı (armband)[2]

Buz pateni yarışmalarında hakim ve seyircilerin sporcuları ayırt etmesi için kullanılan işaret bandı. Çiftler halinde takılır.

Kol fleksiyonu (arm flexion)[1]

Kolun omuz ekleminden öne veya yukarı hareketi. Egzersizlerde kas gücünü test eder.

Kol hareketi (yüzme) (arm movement)[2]

Yüzme turlarında ileri hareket sağlayan kol hareketleri. Dört temel yüzme stilinde farklı şekillerde uygulanır.

Kol kilitlemesi (judoda) (arm locks)[2]

Judoda dirsek eklemi hedeflenen saldırılar. Fleksiyonlu ve ekstansiyonlu kilit türleri vardır.

Kol tercihi (arm preference)[1]

Belirli hareketlerde bir kolu diğerine tercih etme eğilimidir. Spor performansında beceri gelişimini etkiler.

Kol tutacağı (arm blaster)[1]

Kol tutacağı, ağırlık kaldırmada dirsekleri sabitleyen ekipmandır. Biceps kıvrımlarında dengeyi sağlar.

Kol uzatması (arm extension)[1]

Omuz ekleminden kolun geriye veya aşağı hareketidir. Güç egzersizlerinde kullanılır.

Kol yatay fleksiyonu (arm horizontal flexion)[1]

Kol yatay fleksiyonu, kolun yandan öne yatay hareketidir. Omuz egzersizlerinde kullanılır.

Kol yatay uzantısı (arm horizontal extension)[1]

Koldan önden yana doğru yatay hareket yapılır. Egzersizlerde omuz gücünü geliştirir.

Kombinasyon (combination)[1]

Boksda ardışık yumruklar atılır. Rahatlık seviyesi stresten uzak duruma işaret eder.

Komissür (commissure)[1]

Komissür, benzer dokuları birleştiren yapıdır. Sinir sisteminde, spor hareketlerinde koordinasyonu sağlar ve bağlantıları güçlendirir.

Kompartman (compartment)[1]

Kompartman, vücutta bir arada bulunan kas grubudur. Belirli bölgelerde hareket koordinasyonunu sağlar.

Kompartman sendromu (compartment syndrome)[1]

Belirli kas grubunun aşırı kullanılmasından kaynaklanan durum. Şiddetli ağrı ve şişlik oluşur.

Kompleks karbonhidrat (complex carbohydrate)[1]

Büyük moleküllü çok birimli şeker zincirlerinden oluşan karbonhidratlardır. Sindirim hızı yavaştır; dayanıklılık egzersizlerinde sürekli enerji sağlar.

Kompresör (compressor)[1]

Kompresör, havayı sıkıştırarak basıncını artıran bir cihazdır. Spor ekipmanlarında, örneğin bisiklet lastiklerinde hava basıncını düzenlemede rol oynar.

Kompresyon (compression)[1]

Yaralanma tedavisinde RICE protokolünün C adımıdır. Şişliği ve kanamayı azaltmak için bölgeye baskı uygulanır.

Komut stili (command style)[1]

Komut stili, antrenörün doğrudan talimat verdiği bir tekniktir. Sporcuda kişisel katkı sınırlıdır.

Kondil (condyle)[1]

Başka bir kemik ile artiküle olan kemiğin yuvarlak ucu. Eklem oluşumunun temel yapısıdır.

Kondiloid (condyloid)[1]

Kemiğin çıkıntılı ucunun yuvarlak şekli gibi görülme. Eklem hareket alanını belirler.

Kondisyonlama (conditioning)[1]

Vücudu iyi bir fiziksel duruma getirmek için uygulanan antrenman programının bütünüdür. Dayanıklılık, kuvvet ve esneklik boyutlarını kapsar.

Kondisyon antrenmanı (Fit kal programı) (keep-fit)[1]

Vücudu iyi durumda tutmak için düzenli fiziksel egzersizlerden oluşan program. Genel sağlık ve dayanıklılığı geliştirir.

Kondroitin (chondroitin)[1]

Glukozamin ile birleştiğinde hasarlı kıkırdağı onarır. Bu madde eklem sağlığı için besin takviyesi olarak kullanılır.

Kondromalazi (chondromalacia)[1]

Kondromalazi, kıkırdağın sürtünmeyle aşınmasıdır. Egzersizde eklem sorunlarına yol açar.

Konferans (conference)[1]

Birbirlerine karşı müsabaka yapan spor takımlarının birliği. Lig veya dernek yapısındadır.

Kongestif kalp yetmezliği (congestive heart failure)[1]

Kalbin kanı yeterince pompalayamamasıdır. Bu durum damar tıkanıklığına yol açar.

Konisi (cone)[1]

Spor alanında oyun alanlarını işaretlemek için kullanılan plastik nesne. Antrenman ve maçlarda saha belirlenmesi için gereklidir.

Konjonktivit (conjunctivitis)[1]

Göz iltihabı, enfeksiyon veya alerjiden kaynaklanır. Sporcularda hijyenle ilgili olur.

Konjuge protein (conjugated protein)[1]

Konjuge protein, en az iki çift veya üçlü bağ içeren bir proteindir. Kas gelişiminde bu proteinler, enerji metabolizmasında etkili olur.

Konsantrik (concentric)[1]

Kasın kısalarak kuvvet ürettiği kasılma türüdür. Hareket sırasında kas lifleri kısalır ve yük kaldırılır.

Konsantrik eylem (concentric action)[1]

Kasın kısalmasıyla gerçekleşen hareket eylemidir. Ağırlık kaldırma ve itme hareketlerinin temel kasılma biçimidir.

Konsantrik kuvvet (concentric strength)[1]

Kasın kısalırken uyguladığı kuvvettir. Dayanıklılık ve kuvvet antrenmanlarında temel performans göstergesidir.

Konsolidasyon (consolidation)[1]

Konsolidasyon, başarıyı güçlendirme veya derinleştirme sürecidir. Sporcularda, bu durum beceri kalıcılığını artırır.

Kontaminasyon (kirlenme) (contamination)[1]

Zararlı maddeler tarafından hasar görmüş veya saflığı bozulmuş durum. Canlı organizmalar için tehditkar maddelerin varlığı.

Kontamine (Kirlenmiş) (contaminated)[1]

Canlı organizmalar için zararlı maddelerle saflığı bozulmuş durumdur. Gıda ve çevre kalitesini etkiler.

Kontraktür (contracture)[1]

Kasın kalıcı sıkışmasıdır. Fibrozisle ilgili ve hareketi kısıtlar.

Kontrast banyoları (contrast baths)[1]

Kontrast banyoları, yaralı uzuvlara sıcak ve soğuk tedaviyi uygular. Bu yöntem, iyileşmeyi hızlandırır.

Kontrat imzalamayan (unsigned)[1]

Herhangi bir spor takımıyla oyuncu olarak resmi anlaşma yapmamış sporcu durumudur.

Kontrat / Sözleşme (contract)[1]

Spor takımı ile oyuncu arasında kurulan resmi ve hukuki bağlayıcı anlaşmadır.

Kontrol süresi (riding time)[2]

Lise ve üniversite güreşinde sporcu'nun rakibini kontrol ettiği zaman dilimi. Puan ve taktik hesabında kullanılır.

Konuşma indeksi (conversational index)[1]

Egzersiz yoğunluğunda konuşma kolaylığını ölçen bir gösterge. Anaerobik eşiği belirler.

Konuşma testi (talk test)[1]

Egzersiz sırasında sporcu bir sohbeti sürdürüp sürdüremeyeceğini ölçen aerobik kapasite testidir. Egzersiz yoğunluğunu belirlemede kullanılır.

Konvulsif (convulsive)[1]

Vücut veya uzuvlarda kontrolsüz titreme meydana getiren veya getiren. Kasılma belirtisi gösterir.

Koordinasyon (coordination)[1]

Vücudun farklı kısımlarını aynı anda hareket ettirme yeteneğidir. Spor performansını artırır ve beceri gerektirir.

Koordinatif yapı (coordinative structure)[1]

İşlevsel olarak bağlı kas grubudur. Hareket uyumunu spor egzersizlerinde artırır.

Korakoid çıkıntı (coracoid projection)[1]

Omuz küreğinde bir çıkıntıdır. Biseps brakii kası bu çıkıntıya tutunarak hareket sağlar.

Korea (chorea)[1]

Sinir sistemi hastalığının belirtisi olan aniden ortaya çıkan kasılma. Genellikle yüz ve omuzları etkiler.

Koronal bağ germe (coronary ligament strain)[1]

Diz eklemi koronal bağının germe yaralanmasıdır. Eklemi destekleyen yapılara zarar verir.

Koroner (coronary)[1]

Koroner, kalp kaslarına kan sağlayan damarları tanımlar. Egzersizde, bu damarlar oksijen akışını artırır.

Koroner arter (coronary artery)[1]

Koroner arter, kalp kaslarına kan sağlayan iki damardan biridir. Egzersizde oksijen ihtiyacını karşılar.

Koroner dolaşım (coronary circulation)[1]

Koroner dolaşım, kalp kaslarının damarları üzerinden kan akışını sağlar. Egzersizde, kalp sağlığını korur.

Koroner kalp hastalığı (coronary heart disease)[1]

Koroner arterleri etkileyen herhangi bir hastalık. Kalp sağlığında ciddi risk oluşturur.

Koroner tıkanma (coronary occlusion)[1]

Koroner tıkanma, kalp damarlarının kan akışını engelleyen blokajdır. Yoğun egzersizlerde risk artar ve kalp sağlığını tehdit eder.

Koroner ven (coronary vein)[1]

Koroner ven, kalp kaslarından kan boşaltan damardır. Dolaşımı düzenler.

Kortikosteroid (corticosteroid)[1]

Böbrek üstü bezinden salgılanan steroid hormonlardır. İltihabı azaltan ilaçlar olarak astım ve spor yaralanmalarında uygulanır.

Kortikotropin (corticotrophin)[1]

Hipofiz bezinden salgılanan bir hormondur. Böbrek üstü bezlerini uyararak stres yanıtını etkiler.

Kortison (cortisone)[1]

Adrenal korteks tarafından küçük miktarlarda salgılanan hormon. İltihaplanma ve bağışıklık sistemini etkiler.

Koruma bandajları (wraps)[2]

Poloyu oynayan atların bacaklarına sarılan koruyucu bantlar. Yaralanma riskini azaltır.

Koshi Nage (koshi-nage)[2]

Aikido'da kullanılan kalça atışı tekniği. Rakibi dengesinden çıkartarak düşürmek için uygulanır.

Kostokondral ayrılma (costochondrial separation)[1]

Kaburga kemikleri göğüs kemiğinden ayrılır. Ağır göğüs darbesinden kaynaklanan bir spor yaralanmasıdır.

Kostokondrit (costochondritis)[1]

Kaburga ve göğüs kemiği birleşimindeki iltihaptır. Ağrı ve nefes almada zorluk yaratır.

Koşucu Nefriti (jogger's nephritis)[1]

Şiddetli koşu sırasında böbreklere verilen darbenin neden olduğu idrar içinde kan ve protein varlığı. İntensif antrenman sonrası görülebilir.

Koşullanmış (conditioned)[1]

Belirli bir fitness seviyesine ulaşmış durumdur. Bu durum uyaranlarla tetiklenen tepkileri geliştirir.

Koşuya uyarlanmış (cursorial)[1]

Koşmaya özel vücut veya uzuv yapısı. Hız ve dayanıklılığı artırır.

Koşu Ayakkabısı Son (Performans Tabanı) (performance last)[1]

Yüksek ayakkabı kemeri olan koşucular için hafifçe içe kıvrılmış tasarım. Düz tabanı veya standart tabanı ile farklılık gösterir.

Koşu antrenmanı (running training)[2]

Antrenman amacıyla yapılan koşu egzersizi. Kondisyon, koşu tekniği ve performans geliştirmeye hizmet eder.

Koşu atlatmak (drive in)[2]

Vurucu, koşucu rakipte bir seri vuruşla puanlamaya çıkarsa koşu atlatmış olur. Vuruşun kalitesi ve konumu belirleyici faktördür.

Koşu başlangıç ayağı (scramble leg)[2]

Çapraz ülke bayrak koşusunun ilk ayağında tüm koşucuların kitlesel çıkış yapması. Yoğun rekabetin karakteristik olduğu etaptur.

Koşu Ekonomisi (Running Economy)[1]

Belirli bir koşu hızında birim mesafe başına harcanan oksijen miktarını ifade eder; ne kadar az oksijen harcanırsa ekonomi o kadar iyidir. Aynı VO2maks değerine sahip iki sporcudan daha iyi koşu ekonomisine sahip olanı yarışta üstün gelebilir. Adım mekaniği, tendon katılığı, hafif ekipman ve uzun süreli antrenman bu değeri iyileştirir.

Birim: mL/kg/km veya mL/kg/dk (belirli hızda)  |  İlgili: Kasılma-Uzama Döngüsü, Tendon Katılığı, VO2maks

→ İlgili makale

Koşu koruyucu (runner guard)[2]

Kızakın çelik parçalarını çizilmeden koruyan kauçuk veya fiberglas kaplaması. Çalışmayan düzende hasar görmesini engeller.

Koşu saldırısı (Amerikan futbolu) (rushing)[2]

Amerikan futbolunda topu koşarak ilerletme hareketi. Passlı oyunlara alternatif atak stratejisidir.

Koşu şeridi (pist) (lane, track)[2]

Hız etkinliklerinde her sporcuya ayrılan pist veya kurs bölümü. Adil rekabeti sağlar.

Koşu Yolunda Oyuncu (baserunner)[2]

Birinci üsse güvenli bir şekilde ulaşan ve devre tamamlamaya çalışan beyzbol oyuncusu. Oynayan ekibin saldırı hattıdır.

Kote (kendo) (kote)[2]

Kendo'da padded (dolgulu) el eldiveni. Aynı zamanda bilekler hedeflendiyse yapılan sesli uyarı.

Kovacs (Kovacs)[2]

Yüksek bar ve asimetrik barlarda iki geri takla içeren uçan çıkış hareketi. Sanatsal jimnastikte usta seviyesi teknik.

Ko kutsu dachi (ko kutsu dachi)[2]

Ağırlığın çoğunluğunun arka bacağa verildiği dövüş sanatlarında savunma duruşu. Darbelere karşı stabilite sağlar.

Ko-aktif spor (co-active sport)[1]

Her sporcunun bireysel olarak yarıştığı, takım unsuru olmayan etkinliktir. Örneğin maraton koşusu buna örnektir.

Köpek yarışı işletmeciliği (kennel)[2]

Greyhound köpeklerinin sahipliğini ve yarışlarını yapan işletme. Bahis sporu ile bağlantılıdır.

Köprücük kemiği (clavicle)[1]

Omuz kürek kemiğini göğüs kemiğine bağlayan uzun ince kemik. Bu kemik, üst vücut egzersizlerinde stabilite sağlar.

Körü puan (blind)[2]

Bowling'de oyuncusu bulunmayan takımın aldığı puan. Liglerde standart hesaplamaya göre verilir.

Kör test (blind testing)[1]

Takviyelerin etkisini test gruplarıyla karşılaştırmalı olarak inceler. Kontrol grubuyla farkı belirler.

Köşe (corner)[1]

Saha kenarındaki iki sınırın birleştiği yerdir. Savunmanın topu çizgiye çıkarmasıyla serbest vuruş verilir.

Köşe Deliği (dog leg)[2]

Fairway'i kıvrılan golf deliği. Stratejik vuruş planlaması gerektirir.

Köşe Vuruşu (corner kick)[2]

Futbolda köşe alanından yapılan ve gol atmayı hedef alan yeniden başlama şekli. Standart konumlama durumundaki topa vuruştur.

Kötüye kullanım (abuse)[1]

İlaç veya alkolün zararlı tüketimi. Bu davranış, spor sağlığını tehdit eder.

Kötü kolesterol (bad cholesterol)[1]

Kötü kolesterol, düşük yoğunluklu lipoprotein ile hücrelere taşınır. Sporcularda, bu seviye kalp sağlığını etkileyebilir.

Kötü şut (brick) (brick)[2]

Basketbolda düşük yörüngede atılan ve rim'den veya backboard'dan çok sekerek uzaklaşan şut.

Kötü vuruş (mishit)[1]

Topu veya puck'ı istenen yöne vuramama. Yetersiz kuvvet veya kontrol gösterimi.

Kramp (cramp)[1]

Kaslarda istem dışı ve ağrılı kasılmalar oluşur. Egzersiz sırasında dehidrasyonla tetiklenir ve dinlenmeyle geçer.

Kramp oluşumu (cramping)[1]

Egzersiz sırasında veya sonrasında kramp meydana gelmesi. Kas yorgunluğu gösterir.

Kraniosakral terapi (craniosacral therapy)[1]

Yüz, kafa ve omurgadaki kemikleri nazikçe manipüle eder. Spor yaralanmalarında migren gibi sorunları rahatlatır.

Kraniyal sinirler (cranial nerves)[1]

Beyne doğrudan bağlı on iki sinir. Baş ve boyun yapılarını kontrol eder.

Kreatin[1]

Fosfokreatin depolarını artıran aminoasit türevi. 3-5 g/gün monohydrate

→ İlgili makale

Kreatin fosfat (creatine phosphate)[1]

Kreatin fosfat, kaslardaki enerji deposudur. Bu bileşik, kısa süreli egzersizlerde ATP üretimini hızlandırır.

Kreatin monohidrat (creatine monohydrate)[1]

Vücut geliştirme takviyesi olarak satılır. Kas gücünü artırmak için kullanılır.

Krebs Döngüsü (Krebs cycle)[1]

Yağ, karbonhidrat ve amino asit metabolizmasının ara ürünlerinin mitokondride karbon dioksit ve suya dönüştüğü önemli kimyasal reaksiyon serisidir. Sitrik asit döngüsü de denir.

Krebs Döngüsü (Sitrik Asit Döngüsü) (Krebs Cycle — Citric Acid Cycle)[1]

Mitokondrilerin iç bölmesinde (matriks) gerçekleşen ve asetil-CoA molekülünü karbondioksit ile elektrona dönüştürebilen bir tepkimeler döngüsüdür. Bu döngü doğrudan çok az ATP üretir; ancak oluşan elektron taşıyıcıları (NADH, FADH2) solunum zincirinde büyük miktarda ATP üretimi için gereklidir. Karbonhidrat, yağ ve proteinin tümü bu merkezi yolda buluşur.

İlgili: Oksidatif Fosforilasyon, Mitokondri, Aerobik Metabolizma

Krepitus (crepitus)[1]

Akciğer iltihabında duyulan çatırdama sesidir. Kırık kemik veya eklem sorunlarında da görülür ve yaralanmaları işaret eder.

Kriket (cricket)[1]

İki takımın sopa ve top kullanarak oynadığı spordur. Batting ile sayı yapılır, savunma ile oyuncu çıkarılır.

Krista (crista)[1]

Kemiğin kenarı gibi bir sırası. Kemik yapısının temel parçası.

Kriter tabanlı test (criterion-referenced test)[1]

Belirli bir standart yakalanmalıdır. Rakip puanını geçmek yerine önceden belirlenmiş hedeflere odaklanır.

Kritik güç (critical power)[1]

Yorgunluk olmadan sürdürülebilen en yüksek egzersiz yoğunluğudur. Bu seviye, dayanıklılık antrenmanlarında belirleyicidir.

Kritik güç (CP) (CP)[1]

Güç-süre hiperbolunun asimptotu. Teorik olarak sınırsız sürdürülebilir güç çıktısı

Kromatografi (chromatography)[1]

Sporcu idrar testinde kullanılan madde analiz tekniği. Doping kontrolünde uygulanır.

Kromozom (chromosome)[1]

Hücre çekirdeğinde DNA ve genleri taşıyan çubuk şekilli yapı. Genetik bilginin taşıyıcısıdır.

Krom eksikliği (chromium deficiency)[1]

Şeker metabolizmasında sorun yaratan nadir durum. İnsülin direnci ile ilişkilidir.

Krom pikolinat (chromium picolinate)[1]

İnsülin duyarlılığını koruyan bir spor takviyesidir. Metabolizmayı düzenler.

Kronik yaralanma (chronic injury)[1]

Kronik yaralanma, geçmişten kalan ağrıyı sürdürür. Bu durum, sürekli tedavi gerektirir.

Kronik yorgunluk sendromu (chronic fatigue syndrome)[1]

ME (myalgic encephalomyelitis) olarak da bilinir. Bu durum, uzun süreli yorgunluk ve enerji kaybıyla kendini gösterir.

Kronolojik yaş (chronological age)[1]

Gerçek yaş, zihinsel veya fiziksel gelişimden bağımsız. Spor değerlendirmelerinde bu yaş baz alınır.

Kronometre operatörü (timer)[2]

Elektronik kronometre sisteminin yedeği olarak kronometresi kullanan görevli. Yarışlarda süresi ölçer.

Kronometre/Durdurucu saat (stopwatch)[1]

Sporcu veya etkinliğin harcadığı zamanı ölçmek üzere anlık başlatıp durdurulabilen özel zamanlayıcı saat.

Kronoskop (chronoscope)[1]

Kronoskop, çok kısa zaman aralıklarını hassas ölçer. Bu alet, spor testlerinde zamanlamayı doğrular.

Krural uzunluk (crural length)[1]

Uyluk uzunluğunun toplam bacak uzunluğuna oranı. Bu oran, atlama sporlarında performans etkisini belirler.

Kserosis (xerosis)[1]

Organ veya dokunun anormal kuruluğu. Dehidrasyon sonuçları arasında yer alır.

Kuadriseps (quadriceps)[1]

Uyluk ön tarafındaki dört parçalı büyük kastır. Bacağı ekstansiyona (açma) hareket ettirir.

Kuadriseps Femoris (quadriceps femoris)[1]

Uyluk ön tarafındaki dört parçalı büyük kastır. Diz ekstansiyonunda ana görevli muskuldur.

Kulaç (crawl)[1]

Kulaç, yüzmede hızlı bir stildir. Yüzü aşağı çevirerek ayak vuruşu ve kol darbesiyle ilerlenir.

Kung-fu (kung-fu)[2]

Karatey benzeyen, Doğu Hindistan kökenli el ve ayak dövüşlerine dayanan spor disiplini.

Kupa (cup)[1]

Kupa, kazananın ödülü olan büyük bir süs eşyasıdır. Erkek sporcularda, genital bölgeyi korumak için plastik takviyeli bir destek olarak kullanılır.

Kupa Finali (Cup Final)[1]

Eleme sistemine dayalı bir spor yarışmasının son maçı. Özellikle futbolda önemli bir etkinliktir.

Kupa sahibi (Kupanın unvanını taşıyan) (cup holder)[1]

Spor turnuvasını önceki düzenlemede kazanan takım. Başarı sembolü olarak kabul edilir.

Kural kitabı (rulebook)[1]

Oyun ve spor kurallarını içeren rehber. Resmi prosedürleri tanımlar.

Kurbağalama (breaststroke)[1]

Yüzmede kolları dairesel, bacakları eşzamanlı hareket ettiren stildir. Dayanıklılık sporlarında sık kullanılır.

Kurtarış vuruşu (recovery shot)[2]

Hazır olmayan konumdan (engel veya rough) fairwaya yapılan vuruş. Golf oyununda skor kurtarmak için gereklidir.

Kurtarma yüzme (lifesaving)[2]

Boğulan bir kişiyi sudan çıkarmak amacıyla yapılan yüzme türü. Acil durumlarda hayat kurtarma becerisi gerektiren bir spor dalı.

Kurucu kural (constitutive rule)[1]

Bir sporu tanımlayan temel kurallar kümesi. Sporun özelliklerini belirler.

Kuru Burkma Yaralanması (whiplash)[1]

Baş aniden ileri sonra keskin şekilde geri fırlatıldığında boyun kaslarında, ligamentlerde, vertebralarda veya sinirlerde oluşan yaralanmadır.

Kuşak (belt)[1]

Boks veya dövüş sanatlarında başarı için verilen kemerdir. Dereceyi gösterir ve motivasyon sağlar.

Kuvvetli vuruşçu (Slugger) (slugger)[2]

Beyzolda ev koşusu atlatmayı uzmanlaştıran ve güçlü vurduğu bilinen batsman türüdür.

Kuvvet antrenmanı (strength training)[1]

Kas gücünü geliştirmeyi amaçlayan antrenman. Dirençli egzersizler yapılır.

Kuvvet Çifti (force couple)[2]

Eşit büyüklükte ancak zıt yönde etki eden iki kuvvetin oluşturduğu sistem. Dönme momenti oluşturur.

Kuvvet dayanıklılığı (strength endurance)[2]

Güç ve hız dayanıklılığıyla birlikte motor performansın karmaşık özelliği. Tekrar sayısıyla ağır yükle egzersiz yapma kapasitesi.

Kuvvet konsepti (force concept)[2]

Hareketlerin değişimlerini anlayan sporcu odaklı antrenman yaklaşımı. Teknik gelişimde bilinçli ve adaptatif öğrenmeyi destekler.

Kuvvet Tavanı (strength limit)[2]

Ek antrenmanla daha artırılamayan kas kuvvetinin maksimum seviyesidir. Genetik ve fizyolojik sınırlardır.

Kuyruk Rüzgarı (following wind)[2]

Atletin daha hızlı koşması veya daha ileri atlaması için yardımcı olan arka rüzgar. Rekorlar için belirli limitler vardır.

Küboid subluksasyon (cuboid subluxation)[1]

Ayakta orta kemiğin yanlış hizalanmasıdır. Atlama sonrası yaralanmalarda sık görülür ve ağrı yaratır.

Küçük Avrupa Devletleri Oyunları (Games of the Small States of Europe)[1]

Nüfusu bir milyondan az olan Avrupa ülkelerine (Andorra, Kıbrıs, Malta, İzlanda) açık yıllık atletizm şampiyonası. Kısaltma: GSSE.

Kümeyi düşürmek (relegate)[1]

Spor takımını başarısızlığı nedeniyle daha düşük ligi transfer etme işlemidir. Lig sistemi kuralıdır.

Kürekçinin çok hızlı atılması (rush the slide)[2]

Kayıptan tutma pozisyonuna çok hızlı geçilmesi. Sıklıkla ileri eğilmeden kaynaklanır.

Kürek Çekme (Yavaş Tempo) (paddling)[2]

Tam hızdan daha düşük hızda yapılan kürekçilik hareketidir. Teknik geliştirme için kullanılır.

Kürek sapı (loom)[2]

Kürekte tutacağı ile palaş arasında kalan uzun bölüm. Kürekçinin güç aktarımında kritik rol oynar.

Kütleç (tenis) (pick)[2]

Rakibin geri dönüşünü (backspin) ileri dönüşe (topspin) çeviren vuruş. Keskin vuruş tekniği kullanılır.

Küvet (bathtub)[2]

Bütün vücut yıkama için su dolu geniş konteyner. Türkçe'de banyo teknesi denir.

KV Antrenmanı (egzersiz fizyolojisi) (CV training)[2]

Kardiyovasküler sistemin kapasitesini geliştiren antrenman. Kalpacık ve damar sağlığını iyileştirir.

Kvadratus Lumborum (Karenin Bel Kası) (quadratus lumborum)[1]

Belin derin tabakasında, pelvisten en düşük kaburga kemiğine uzanan derin kasıdır. Gövde stabilitesinde önemlidir.

Kyudo (kyudo)[2]

Japonca "yay yolunun anlamına gelen Japon okçuluk biçimidir. Budo sporlarının dalıdır.

K noktası (Kayak Atlaması) (k point)[2]

Kayak atlamasında tepenin düzleştiği noktadır. Büyük tepe için 120m'de bulunur.

K vitamini (vitamin K)[1]

Yeşil yapraklı sebzelerde (ıspanak, lahana gibi) bulunan kan pıhtılaşmasını destekleyen vitamin. Protrombin aktivasyonunda gereklidir.

kabaddi (kabaddi)[1]

Asya'da popüler olan takım sporu. Oyuncular nefes tutarak rakip oyunculara temas etmeye çalışır.

kaba yumruk atışı (boksta) (roundhouse)[2]

Kontrol gözetmeksizin sallanarak yapılan yumruk atışı. Boksta saldırgan ve riskli bir teknik türüdür.

kaburga kemeri (rib belt)[1]

Kaburga yaralanması sonrası iyileşmeyi desteklemek için giyilen destek giyim. Hareket sırasında stabilite ve rahat sağlar.

kadro (cadre)[2]

Rekabet performansına göre seçilen sporcuların kolektif topluluğu. Yarışmalara katılmak için belirlenen spor insanlarının grubu.

kadro listesi (roster)[1]

Personel, sporcu veya asker üyeleri gösteren, görev ve zamanlarını belirten liste.

kalça çemberi (hip circle)[2]

Cimnastikde yüksek bar veya asimetrik barlar üzerinde yapılan bir hareket figürüdür. İleri seviye beceri gerektirir.

kalça eklem (coxa)[1]

Femur kemiğinin pelvisde oluşturduğu eklem. Bacağın geniş hareket alanına imkan verir.

kalça fleksör esneme (hip flexor strain)[1]

Üst bacakta tekrarlayan tekme hareketlerinden kaynaklanan esneme. Martsiyel sanatçılar sık yaşar.

kalça salınımı (hip swing)[2]

Güreş ve judo gibi spor dallarında gövde hareketinin bir formu. Teknik uygulaması için kritik hareket çeşididir.

kalça sallantı atışı (handbolda) (hip swing throw)[2]

İki elle top alıp kalça hareketi yaparak atılan teknik. Güç ve doğruluk gerektiren bir atış biçimidir.

kaldırıcı kas (levator)[1]

Cerrahi alet olarak kırık kemik parçalarını kaldıran araç. Ayrıca uzuvları ya da vücut bölümlerini yukarı kaldıran kasları ifade eder.

kaldırma (rugby) (lifting)[2]

Rugby'de top atmacağının diğer oyuncular tarafından kaldırılması ve desteklenmesi. Yasal bir teknik elemanı temsil eder.

kaleçi (shinty) (hailkeeper)[2]

Shinty sporunda kalede oyuncu. İrlanda-İskoç asıllı spor dalında ilk savunma hattıdır.

kale alanı (goal crease)[2]

Kale açılışının önünde 6 feet çapında yarım daire şeklinde alan. Kale bölgesini tanımlar.

kale arkası alan (in-goal)[2]

Gol çizgisi ile dead-ball çizgisi arasında kalan bölge. Rugby'de deneme atılmak için gereklidir.

kalıp / ayakkabı kalıbı (last)[1]

Antrenman ayakkabısının etrafında şekillendirildiği ayak şekli. Farklı koşucu tipine göre iç eğriliği değişen kalıp türleri vardır.

kalkış ayağı / sıçrayış ayağı (takeoff leg)[2]

Atlet sıçramada tercih ettiği ayağı tanımlayan terim. Ateroskleroz bacağından başlayarak sıçrama gerçekleşir.

kalp (heart)[1]

Vücutta kan dolaşımını pompalama eylemiyle sürdüren ana organ.

kalp atış hızı monitörü (heart rate monitor)[1]

Gögüs veya bileke üzerine takılan, anlık kalp atış hızını ölçen taşınabilir cihaz. Antrenman yoğunluğunun kontrolünde kullanılır.

kalp blokajı (heart block)[1]

Sinüs düğümünden ventriküllere giden elektrik iletisinin yavaşlaması veya kesilmesi. Birinci derece blokajda gecikme, üçüncü derece blokajda ise tamamen kesilir.

kalp sağlığına uygun (heart-smart)[1]

Düşük yağ ve kolesterol içeriğiyle kalp hastalığı riskini azaltan gıda. Kardiyovasküler sağlığı destekler.

kanca vuruşu (hook)[1]

Boksta bükülü kol ve salıntı hareketi ile kısa ve yakın mesafeden vurulmaya denir. Kritik bir taktik tekniktir.

kansetsu waza (kansetsu waza)[2]

Judo'da muhalifin eklemlerini kontrol ederek atma, tutma veya hareketsiz hale getirme teknikleri.

kanyon sporları (canyoneering)[2]

Kanyon içinde absay ve kaya tırmanışı gibi teknikler kullanarak hareket etme sporu. Doğa tabanlı ekstrem aktivitesidir.

kan basıncı ölçer (sphygmomanometer)[1]

Kan basıncını ölçmeye yarayan cihaz. Klinik ve spor sağlığı değerlendirmelerinde kullanılır.

kan damar genişletici (vasodilator)[1]

Kan damarlarının genişlemesini sağlayan ve kan akışını kolaylaştıran, kan basıncını düşüren kimyasal maddedir.

kan transfüzyonu (transfusion)[1]

Kan veya serum sıvılarının bir kaba kişinin dolaşımına aktarılması. Tıbbi müdahale ve kan kaybı yerine koyma aracıdır.

kapalı duruş (closed stance)[1]

Beyzbol veya golf gibi sporlarda ön ayağın arka ayaktan oyun çizgisine daha yakın olduğu ayak duruşudur.

kapalı kırık (closed fracture)[1]

Cildi delemeden meydana gelen kemik kırığı. Kemik deri altında kalır.

kapalı yüzme havuzu (indoor pool)[2]

İçeride bulunan ve genellikle ısıtılmış su içeren yüzme havuzudur. Tüm mevsimler kullanılabilir.

kapıştırma (whitewash)[1]

Özellikle kaybeden taraf hiç gol atamadığında kazananın ezici üstünlüğü. Sporda büyük bir yenilgi anlamına gelir.

kapı/seçilme (cap)[1]

Oyuncunun ulusal takım gibi özel bir takıma seçilmesi. Seçilmiş oyuncu ülkesini temsil etmek için bu onurlandırıcı kapıyı alır.

kapitellum (humerus ucu) (capitellum)[1]

Kemiğin yuvarlak geniş kısmıdır ve dirsek eklemini oluşturur. Bu yapı radius kemiğiyle bağlantılıdır.

kapropril (captopril)[1]

Anjiyotensini bloke eden bir ilaçtır ve yüksek kan basıncını kontrol eder. Bu tedavi kalp sağlığını destekler.

kapsüle alınmış (encapsulated)[1]

Kapsül ya da doku kılıfıyla çevrili hale getirilmiş madde. Sindirim ve emilim açısından hazırlanmış form.

karabiner (carabiner)[2]

Yay geçirmek için yaylı kapılı alüminyum veya çelik halkadır. Tırmanış ve halatla ilişkili spor aktivitelerinde kullanılır.

karate (karate)[1]

Hızlı yumruk ve tekmelerin kullanıldığı Japon çıplak dövüş sanatı. Günümüzde dünya çapında spor olarak yaygın şekilde uygulanır.

karavan (caravan)[2]

Yatak, masa, banyo gibi donanımları olan ve otomobil tarafından çekilen taşınabilir yaşam alanı.

karbonik anhidraz (carbonic anhydrase)[1]

Kan hücrelerinde çinko içeren bir enzimdir ve karbondioksit transferini sağlar. Bu işlem solunumu düzenler.

kare duruş (squared stance)[2]

Güreşçinin ayaklarının ve dizlerinin hizalı olduğu savunma pozisyonudur. İstikrarı artırır.

karın krankı (abs crunch) (stomach crunch)[1]

Sırt üstü yatıştan bacaklar bükülü durumdayken eller kullanmadan gövdenin birkaç santim yukarı kaldırıldığı egzersiz.

karın rijiditesi (abdominal rigidity)[1]

Yaralanma veya ısınma yetersizliğinden kaynaklanan karın kaslarının aşırı sıkılığıdır. Bu durum hareketi kısıtlar.

karın (kalp ve beyin) (ventricle)[1]

Kalbin alt boşluklarında kan atria'dan alarak arterlerine pompalanması sağlar. Miyokardiyal kasılmayla kan dolaşımı gerçekleşir.

karma bayrak (yüzme) (medley relay)[1]

Dört yüzücüden oluşan takım yarışı. Her sporcu farklı bir yüzme stilini kullanır.

karotid gövde (carotid body)[1]

Karotid sinüsünde bulunan dokudur ve kalp reflekslerini yönetir. Bu yapı kan akışını izler.

karşılıklı başlama (face-off)[2]

Hokey maçının başlama ve yeniden başlama yöntemi. Oyuncular çömelerek topu için mücadele eder.

kar tahtacılığı (snowboarding)[1]

Kar üzerinde tahta ile inen sport. Akrobatik hareketler ve numaraları içeren ekstrem bir faaliyet.

kasık bölgesi strain (groin disruption)[1]

Erkek sporcuların pelvis bölgesindeki tendon zorlanması, genellikle aşırı kullanımdan kaynaklanır.

kasık fıtığı (inguinal hernia)[1]

Ağır nesneler kaldırırken alt abdomen kaslarından bağırsak sıkışması. Fizik aktivite sınırlaması ve cerrahi müdahale gerektirebilir.

kasık zorlanması (groin strain)[1]

Adduktor magnus veya sartorius kaslarının gerilmesi nedeniyle kasık bölgesinde oluşan ağrı. Kas gruplarının aşırı gerginliğinden meydana gelir.

kasılmak (tense)[1]

Kas veya vücut bölgesinin gergin hale gelmesidir. İstemsiz ya da isteyerek yapılabilir.

kasılma (spasmus) (twitch)[1]

Çoğunlukla yüz ya da ellerde görülen kasların küçük, çoğunlukla istemsiz hareketi. Gerginlik veya sinir uyarısından kaynaklanır.

kaslar (muscles)[2]

Çeşitli işlevleri olan vücut organları. Genellikle hareket, postür ve enerji üretiminde rol oynarlar.

kas birleşimi (syssarcosis)[1]

Kemiklerin kas dokularıyla birleştirilmesi. Anatomik bir bağlantı türüdür.

kas bozukluğu (muscular disorder)[1]

Spazm veya strain gibi kas işlevini etkileyen rahatsızlık. Aşırı kullanım veya travma sonucu oluşabilir.

kas çekme / top isabet hatası (pull)[1]

Kasın yanlış yöne hareket etmesi. Sağ el oyuncusu için topu planlanan yere göre sola çarpması sonucu hata.

kas rigitliği (muscular defence)[1]

İltihaplanmaya eşlik eden kas sertliği ve gerginliği. Peritonit gibi durumlarda görülür.

kas sistemi (muscular system)[1]

Vücuttaki tüm kaslar bütünü, özellikle çizgili kasları belirten terim. Hareket ve stabilizasyonu sağlar.

kas tonu (tone)[1]

Sağlıklı kasin tamamen rahatlamadığında hafif gergin durumudur. Kasları güçlendirme fiili anlamında da kullanılır.

kas-iskelet sistemi taraması (musculoskeletal screening)[1]

Sporcunun yaralanma riski taşıyan zayıf bölgeleri tespit ederek önleme amaçlı yapılan tıbbi taralamadır.

katarsis hipotezi (catharsis hypothesis)[1]

Spor yapmanın hayal kırıklığı, aggresyon gibi olumsuz duyguları güvenli şekilde boşaltmayı sağladığı teorisi. Psikolojik rahatlama yaratır.

katılım hakkı (eligibility)[2]

Sporcunun bireysel veya takım üyesi olarak spor müsabakasında yarışma izni. Yaş, uyruk ve amateur statüsü gibi şartları belirleyen hak.

katır tekmesi (mule kick)[2]

Backscratcher'a benzer bir kayak maneveri. Skiler gövde dönerken yana doğru konumlanır.

katmanlı beslenme (layered eating)[1]

Kilo kontrolü için az kalorili, yüksek hacimli besinlerin önce tüketilmesi. İştah azaltılır ve doygunluk artar.

kaval koruyucu (shinguards) (shinguards)[2]

Oyuncunun alt bacağına takılan koruyucu pedler. Tekme ve çarpışmalardan saklar.

kayak kuyruğu (tail)[2]

Kayağın en arka bölümü, bağlama aparatının arkasından uç kısma kadar uzanan kısım. Kayağın dengesi ve kontrol özelliklerini etkiler.

kayak uçuşu (ski flying) (ski flying)[2]

1936'den beri yapılan uçak benzeri kayak sportu. Kayak atlayışından türemiş ve aynı kuralları izler.

kayalık atlama (cliff-jumping)[1]

Kayalık uçurumdan suya atlamanın yapıldığı ekstrem su sportu. Yükseklikten atlama heyecanı sağlar.

kayıkçılık (boating)[2]

Küçük teknelerle eğlence amacıyla yapılan faaliyet. Özellikle yel altı veya kürek çekme şeklinde gerçekleşir.

kayış (gliding)[2]

Suda vücut yatay durumda hareket ettirilme şekli. Yüzme tekniğinin temel bileşeni; ön ya da arka yönde gerçekleştirilir.

kayış (golf) (fade)[1]

Golf'te sağ el vuruşunda top soldan sağa hafifçe eğri gidişle vurulması. Bu şekilde vurulan atışın adıdır ve top havada eğri bir yay çizer.

kaykay (skateboard)[1]

Alt kısmına tekerlekler takılı dar ve kısa tahta. Hız ve akrobatik hareketler için kullanılır.

keirin (keirin)[2]

Motor bisikleti temelli Japon yarış türü. Tek motorbikle sprintçiler pozisyon için mücadele eder.

kemik iliği (marrow)[1]

Kemiklerin iç boşluğunu dolduran kırmızı veya sarı yağlı doku. Kan hücresi üretimini sağlar.

kenardan darbe (golf) (cut in)[2]

Genellikle backspin ile korunan pini vuracak şekilde hassas bir approach atışı. İleri putt avantajı sağlar.

kenar atlaması (edge jump)[2]

Patinajcının kaydığı ayağın kenarından itme yaparak atladığı sıçrama türü. Teknik patinaj hareketlerinden biridir.

kendi temposunda egzersiz (self-paced)[1]

Sporcunun dış etkenler yerine kendi kontrolüyle yönettiği antrenman veya yarış. Bireysel hızda ilerlenebilir.

kepçe sedyesi (scoop stretcher)[1]

Omurga yaralanması şüphesi olan hastaların hareket ettirilmeden taşınması için hastanın altına yerleştirilen özel sedye. Ciddi yaralanmalarda güvenlik sağlar.

kesme (cut)[2]

Raketi aşağı doğru ve kesici hareketle topa vurmak. Topu döndürerek kontrollü bir vuruş elde edilir.

ketaguri (sumoda) (ketaguri)[2]

Rakip çarptığında bacaklarını çekerek deviren sumö hareketi. Klasik bir savunma ve atış tekniğidir.

kılcal damarlar (capillaries)[1]

Vücutta ağ oluşturan dar ve ince duvarlı kan damarlarıdır. Bu damarlar kan ile dokular arasında madde alışverişini sağlar.

kırmızı bayrak (atletizm) (red flag)[2]

Atlet kırmızı bayrak aldığında hızlı atlama veya atış fırsatı kullanılamaz. Geçersiz denemeler işaretlenir.

kırmızı giysi (kolej sporları) (red shirt)[2]

Üniversite sporunda bir sezonda hiç maçta oynamayan oyuncuya verilen unvan. Ek uyum süresi sağlar.

kırmızı kan hücresi (red blood cell)[1]

Hemoglobin içeren ve oksijen taşıyan kan hücresi. Egzersiz sırasında oksijen taşınmasında kritik rol oynar.

kısa kollu yumruk (boks) (shortarm)[2]

Boksta kolun büyülenmiş değil kıvrılmış olarak vurulduğu yumruk. Savunma tekniğidir.

kısrak (at sporunda) (mare)[2]

Dört yaşından büyük dişi at. Atlı spor disiplinlerinde sınıflandırma kategorisidir.

kış antrenmanı (winter training)[2]

Bahar, yaz veya sonbaharında yarışma sezonuna sahip spor dallarında yapılan antrenman. Sezon öncesi hazırlık dönemidir.

kilojul (kilojoule)[1]

Enerji veya ısı ölçüsünün SI birimi (1000 jul). Beslenme ve egzersiz enerjisini ölçmekte kullanılır.

kinematik (kinematics)[1]

Hareketin bilimsel incelemesi. Beden segmentlerinin uzaydaki yer değiştirmesini analiz eder.

kinemetri (kinemetrics)[2]

Kinematik büyüklükleri ölçmek için kullanılan mekanik, elektrik ve optik yöntemler toplamı.

kişiselleştirilmiş beslenme (personalised nutrition)[1]

Sağlık durumu, yaşam tarzı, yaş ve cinsiyet gibi faktörleri dikkate alarak bireyin özel ihtiyaçlarını karşılayan beslenme yaklaşımı. Her sporcu için uyarlanmış bir plan sunar.

kitle spor yarışmaları (mass competitions)[2]

Farklı yaş grupları ve branşlara açık popüler spor etkinlikleri. Geniş katılım ve erişilebilirlik hedefler.

klooting (aşırı spor) (klooting)[2]

Tırmanma, yüzme ve dalış kombinasyonla boğazdan nehir yolunu takip etme. Doğa bazlı ekstrem spor dalıdır.

klorotiyazid (chlorothiazide)[1]

Sıvı birikimini azaltan bir ilaçtır ve yüksek kan basıncında kullanılır. Bu tedavi ödemi önler.

kokpit (cockpit)[2]

Pilot, kaptan veya kumanda kişisinin bulunduğu alan. Uçak, yelkenli ve motor sporlarında kontrol merkezi.

koksiks (coccyx)[1]

Omurga kemiğinin en alt bölümündeki kemik. Kuyruk sokumu olarak bilinir.

kol atma (arm throw)[2]

Güreşçinin rakibini omuzundan kolundan tutarak fırlatması. Klasik güreşin temel atma tekniklerinden biridir.

kol çubuğu (arm bar) (arm bar)[2]

Güreşçi rakibini yatış pozisyondan sırt üstüne çevirmek için kolu kullanan teknik. Serbest ve klasik güreşte yaygındır.

kol dengesi dalışı (armstand) (armstand)[2]

Platform dalışında sporcu ellerle handstand (ters takla) pozisyonundan başlar. Teknik zorluk ve estetik önemlidir.

kol kilidi (armlock)[2]

Judoda rakibin dirsek eklemi üzerine baskı uygulanarak pes ettirtilmesi tekniği. Gücü ve doğru pozisyonlamayı gerektiren bir kontrol hareketidir.

kombinasyon yeteneği (combination ability)[2]

Birden fazla motor hareketi uyum içinde gerçekleştirme koordinasyon yeteneği. Kompleks spor becerisi için gereklidir.

kompleks egzersizler (complex exercises)[2]

Özellikle spor oyunlarında farklı teknik ve taktik öğeleri içeren antrenman. Gerçek oyun koşullarını simüle eden uygulamalar.

kompres (compress)[1]

Isı veya soğuk sıvıyla ıslatılmış bez parçasıdır ve cilde uygulanır. Ağrı veya şişliği azaltır.

konfor alanı (comfort level, comfort zone)[2]

Bireyin fiziksel ve psikolojik rahat hissettiği çevre şartları. Performans geliştirmek için bu alanın dışına çıkmak gerekir.

kontra (counter)[1]

Boks ve tam temas sporlarında rakibin saldırısını savuşturup karşı saldırı yapma hareketi. Defans ve ofans kombinasyonu.

kontrollü hız (stroke it)[2]

Otomobil yarışlarında güvenli öncü konumunda yakıtı korumak için maksimum hızdan altında hızlanmadır.

kontrol çeliği (control steel)[2]

Luge sporunda pist boyunca yerleştirilmiş kontrol sıcaklığını ölçen metal alet.

konvülsiyon (convulsion)[1]

Kontrolsüz kas kasılmalarından kaynaklanan vücut sarsıntısıdır. Bu durum beyin bozuklukları veya yaralanmalarla ilişkili olabilir.

kornea aşınması (corneal abrasion)[1]

Göz yüzeyinde meydana gelen ufak bir çizik. Temas veya top sporlarında sıkça görülür.

koruma duvarı (backstop) (Backstop)[2]

Mahkeme alanının sonundaki çit, duvar veya sınırdır. Oyun topu alanı içinde tutar.

koruyucu destek bandajı (prophylactic brace)[1]

Yaralanmaların oluşmasını önlemek amacıyla tasarlanan destek aletleri. Tedavi amaçlı değil, meydana gelme riskini azaltıcı işlev görür.

koşu (running)[1]

Uzun adımlarla ve iki ayağın kısa süre havada kalmasıyla yapılan hızlı hareket; spor veya egzersiz olarak koşu.

koşu bandı (treadmill) (treadmill)[1]

Yürüme, koşu veya sprint antrenmanları için kullanılan motorlu egzersiz aletı. Kardiyovasküler testler ve stres testlerinde de uygulanır.

koşu başlangıcı / hazırlık aşaması (approach, run-up)[2]

Spor hareketinin ilk fazı. Hareket için gerekli hız ve güç kazanılır.

koşu grubun ana kütlesi (pack)[1]

Yarış veya müsabakada yer alan oyuncu veya rakiplerin ana grubu. Ragbide ileri oyuncu bloğu veya maçta her iki takımın ilerilers özellikle scrum ve maul sırasında.

koşu/koşma (ground in each step)[1]

Yürüme veya jog tempolarından hızlı hareket etme biçimi. Müsabakada koşan yarışmacıların rekabeti. Kriket'te batsman çifti arasında atılan vuruş puanı veya beyzol'da home plate'i dolaşılarak atılan puan.

koxa vara (coxa vara)[1]

Kalça kemiğinin anormal gelişimi sonucu bacakların yayvan duruma gelmesi durumudur.

kör bogey (blind bogey)[2]

Skor kura ile belirlenen golf yarışması. Kazanan, çekilen skordan en yakın skor yapan oyuncudur.

kötü atıcı (kriket argosunda) (pie chucker)[2]

Yeteneksiz bowling yapan oyuncu. Alanında acemiliğini gösteren bir terim.

krav maga (krav maga)[1]

İsrail kökenli öz savunma sanatı. Asker ve polisler tarafından kullanılır, hızlı saldırı tekniklerine odaklanır.

kreatin kinaz (creatine kinase)[1]

Fosfokreatini kreatin ve fosforik aside ayıran bir enzimdir. Bu işlem enerji salınımı için kaslarda gerçekleşir.

kriyokinetik (cryokinetics)[1]

Spor yaralanmalarında buz terapisi ve masajı birleştiren bir rehabilitasyon yöntemidir. Bu teknik iyileşmeyi hızlandırır.

krud (kar türü) (crud)[2]

Sıcaklık değişimleri ve çoklu kar yağışlarından oluşan değişken kıvamda kar. Kayak şartlarını etkiler.

kuadripleji / dört ekstremite felci (quadriplegia)[1]

Dört ekstremitesinin hareket yeteneğinin belirli derecede bozulduğu fiziksel sakatlık. Spinal kord hasarından kaynaklanır.

kuadriseps ekleme şiddeti (patellar tendinit) (quadratus insertion strain)[1]

Aşırı kullanımdan kaynaklanan, kuadriseps kasını kneecap'e bağlayan tendon ağrısı. Atlet dizinde sık görülen yaralanmadır.

kulvar (lane)[1]

Koşu pistinde sporculara ayrılan bölüm veya havuzda yüzücü için işaretlenmiş alan. Yarışmanın düzenli yürütülmesini sağlar.

kural ihlali (violation)[2]

Basketbolda seyahat, illegal şut veya çifte dribble gibi kurallara aykırı davranışlardır.

kuru antrenman (dry training)[2]

Spor disiplininin normal ortamı dışında yapılan antrenman türü. Su sporlarında kara ortamında yapılan egzersizler örnek verilebilir.

kuvvet (force)[2]

Cisim hareketi durumunda değişiklik yaratan itme veya çekme etkisi. Fizikte ve biyomekanikte hareket analizi temeli.

kuvvet / güç (force, strength)[2]

Fiziğin temel terimi; yön belirtili fiziksel miktar (vektör). Hareket ve ivmelenmenin temelinde yatan fiziksel parametre.

küme indirgeme (relegation)[1]

Bir spor takımının daha alt lige indirilmesi durumu veya işlemi. Lig sıralamasında belirli bir başarısızlık düzeyine ulaşan takımlar için uygulanır.

kürek çekme / kürekçilik (rowing)[1]

Kürek kullanarak tekneyi su üzerinde hareket ettirme sporu. Olimpik sporlar arasında hafif tekne yarışları düzenlenir.

kütle (mass)[1]

Vücut ağırlığı ve hacminin birliği. Kemiklerin temel katı kısmı; kas kütlesi, yağ kütlesi ve kemik kütlesinden oluşur.

L

Laboratuvar testi (lab testing)[1]

Kontrollü ortamda yapılan analiz. Biyomekanik ve fizyolojik parametreleri ölçer (saha testinin karşıtı).

Labrum (fibrokartilaj halka) (labrum)[1]

Omuz ve kalça eklemlerinde yer alan kıkırdak hakanıdır. Eklem stabilitesi ve hareket aralığını artırır.

Lakros (lacrosse)[1]

On oyunculu iki takımın, ucunda ağ bulunan sopalar kullanarak küçük bir kauçuk topu atıp tuttuğu spor. Amaç topu karşı takımın ağına atmaktır ve kökenü Kuzey Amerika yerlileridir.

Laktat (Lactate)[1]

Glikoliz hızlandığında piruvatın dönüştüğü moleküldür; uzun yıllar boyunca "yorgunluk zehri" olarak yanlış anlaşılmıştır. Gerçekte laktat, hücreler arasında taşınan ve aerobik metabolizmada tekrar yakıt olarak kullanılabilecek değerli bir enerji molekülüdür. Kanda belirli bir konsantrasyonun üzerine çıkması performansı sınırlayan asidoz sürecinin başladığına işaret eder.

Birim: mmol/L  |  İlgili: Laktat Eşiği, Laktat Mekiği Hipotezi, Piruvat

→ İlgili makale

Laktat Eşiği (Lactate Threshold — LT)[1]

Egzersiz yoğunluğu arttıkça kanda biriken laktatin belirgin biçimde yükselmeye başladığı kritik yoğunluk noktasıdır. Bu noktanın altında laktat üretimi ve temizlenmesi denge halindedir. Birinci eşik (LT1) hafif birikim başlangıcına, ikinci eşik (LT2 veya MLSS) ise tampon kapasitenin sınırına karşılık gelir; antrenmanla her ikisi de daha yüksek yoğunluklara taşınabilir.

Birim: %VO2maks veya %Maksimal Kalp Atış Hızı ya da koşu hızı/güç olarak ifade edilir  |  İlgili: Maksimal Laktat Kararlı Durumu, Solunum Eşiği, Laktat Eşiği Testi

Laktat Eşiği Testi (Lactate Threshold Test)[1]

Giderek artan yoğunluklarda kandan alınan küçük damla örnekleriyle laktat konsantrasyonunun ölçüldüğü testtir. Her aşamada (genellikle 3-5 dakika) kulak memesi veya parmak ucundan alınan örnekler analiz edilir ve laktat-yoğunluk eğrisi çizilir. Birinci ve ikinci laktat eşiklerinin belirlenmesi antrenman bölgelerinin kişiselleştirilmesine imkân tanır.

Birim: mmol/L (laktat konsantrasyonu)  |  İlgili: Laktat Eşiği, Maksimal Laktat Kararlı Durumu, Solunum Eşiği

Laktat Mekiği (Servis) Hipotezi (Lactate Shuttle Hypothesis)[1]

George Brooks'un öne sürdüğü bu hipoteze göre laktat, hücreler ve dokular arasında taşınan bir enerji ara maddesidir; atık ürün değildir. Kaslardan kana ve oradan kalp, beyin ve komşu kas liflerine aktarılan laktat, bu dokularda tekrar yakıt olarak yakılabilir. Bu bakış açısı laktat fizyolojisini köklü biçimde değiştirmiş ve yüksek yoğunluklu antrenmanın değerini yeniden tanımlamıştır.

İlgili: Laktat, Aerobik Metabolizma, Laktat Eşiği

Laktik Asit Eşiği (lactate threshold)[1]

Vücutta hidrojen yoğunluğunun yorgunluğa neden olacak düzeye ulaştığı noktadır. Laktik asidin yakıt olarak yıkılmasında meydana gelir.

Laktik asit (lactic acid)[1]

Hücrelerde ve dokularda oluşan şeker türü bir madde. Egzersiz sırasında kas yorgunluğunda önemli rol oynar.

Lakto-ovo-vejetaryen (lacto-ovo-vegetarian)[1]

Hayvansal et ve balık tüketmeyen ancak süt ürünleri ve yumurta alan beslenme şeklidir.

Lakuner (boşluk benzeri) (lacunar)[1]

Kemik veya kıkırdak gibi dokudaki olağandışı boşluklar ve kaviteleri tanımlamak için kullanılan terim. Hücre hanesine benzer yapılar.

Lamella (lamella)[1]

1. İnce doku tabakasıdır. 2. Göze ilaç uygulamak için göz kapağının altına yerleştirilen ince ilaçlı disc'tir.

Laminektomi (laminectomy)[1]

Omurga lamınasında cerrahi kesim yapılarak spinal korda ulaşılmasıdır. Omur kanalında basınç azaltılır.

Langerhans adacıkları (islets of Langerhans)[1]

Pankreas'ta yer alan ve insülin ile glukagon salgılayan endokrin hücre kümeleri. Kan şekeri düzenlenmesinde kritik görev yapar.

Larinks (Gırtlak) (larynx)[1]

Sesin üretildiği boğuzdaki organ. Ses kutusu olarak da bilinir.

Lastik duvarı (tyre wall)[2]

Motor sporlarında çarpışmaları azaltmak için birleştirilen oto lastiğinden yapılmış kaza bariyeri. 2-6 sıra lastikten oluşur.

Lastik Isıtma Örtüsü (tyre blanket)[2]

Yarıştan önce lastikleri ısıtmak için kullanılan kaplamalar. Sıcak lastikler daha iyi performans sağlar.

Lateral collateral tendon burulması (lateral collateral tendon sprain)[1]

Dizin şiddetli burulmasıyla femurla fibulayı bağlayan tendonun burulması sonucu oluşan sprain.

Lateral Epikondilyt (Tenis Dirseklı) (lateral epicondylitis)[1]

Raket sporlarında direkt tekrarlanan ön kol hareketi nedeniyle dirsek eklemi ağrısıdır. Tendonların bağlantı noktasında zorlanma oluşur.

Lath (sınır çuburu) (lath)[2]

Su atlama bölümünde sınırı gösteren ince beyaz çubuk. Plastisinle kaplı olup geçilmesi durumunda görülebilir.

Latissimus dorsi (latissimus dorsi)[1]

Lumbar bölgeyi ve göğsün alt kısmını kaplayan büyük düz üçgen kas. Sırt gücü için önemlidir.

Launch control (launch control)[2]

Otomobilde tam otomatik başlangış yapan elektronik sistem. Resmi yarışlarda artık yasaklanmıştır.

Leg Spinner (leg spinner)[2]

Kriket sporunda bacak kıracı vuruş yapan oyuncudur. Top özel açılarla pitch'e gelmek üzere atılır.

Leg up (leg up)[2]

Rugby'de hooker'ın ayağını scrum tüneline yerleştirme suçlaması. Kural ihlali hareketesi.

Lemniski (lemniscus)[1]

Sinir lifi demetleri içeren lifler grubu. Merkezi sinir sisteminde sinyal iletimi sağlar.

Lenfatik Sistem (lymphatic system)[1]

Sıvı, yağ, protein ve lenfositleri kan akışına taşıyan damarlar ağıdır. Dokulardaki mikrobları ve artıkları uzaklaştırarak enfeksiyonu önler. Lenfatik düğümler bu sistemin filtre merkezleridir.

Lenfosit (lymphocyte)[1]

Enfekte ve kanser hücrelerine karşı antikor üreten bağışıklık sistemi hücresidir. Yabancı doku reddine sorumludur.

Leotard (leotard)[1]

Dansçı, jimnastikçi ve akrobatların giydiği gövde ve bacakları kaplayan elastik tek parça giysisidir.

Let (Tenis) (let)[2]

Hakem kararıyla yeniden oynanan puan. Geçersiz sayılan serbest atışlar için tekrar verilir.

Lezyon (lesion)[1]

Vücudun herhangi bir bölgesinde oluşan yara, iltihap veya hasar. Kemik kırığından cilt kesisine kadar her türlü yaralanmayı kapsar.

LHTL (Live High, Train Low)[1]

Yüksekte yaşa, alçakta antrenman yap. Levine & Stray-Gundersen 1997. EPO yanıtı + antrenman kalitesi korunur

Libero (libero)[1]

Voleybol ve buz hockeyinde savunma oyuncusu. Oyun alanının tamamında serbest hareket eder.

Liderler Panosu (leederboard)[2]

Spor karşılaşmasında mevcut liderler ve puanlarını gösteren skor tahtası. Yarışmanın anlık durumunu takip ettirir.

Liderlik (leadership)[2]

Otorite gücüyle bireyleri ve grupları hedeflere yönlendirme konumu ve eylemi. Spor yönetiminde kritik rol oynar.

Lifli eklem (fibrous joint)[1]

Lifli doku tarafından birbiriyle bağlanan, hareketsiz eklemlerdir. Kafatasındaki kemikler arası eklemler örnek verilebilir.

Lift (lift)[2]

Senkronize yüzmede bir veya daha fazla sporcu suyu maden olmasa diğer sporcuyu kaldırma hareketi. Güç gerektiriyor.

Likra (Lycra)[2]

Hafif ve esnek poliüretan lifleri veya bu liflerden yapılan kumaş. Spor giysileri ve mayo üretiminde yaygın kullanılır.

Liman / İskele (dock)[2]

Gemilerin yük yükleme-boşaltma yaptığı su kıyısındaki yer. (Not: Spor bilimleri açısından ilgisizdir)

Limit (limit)[2]

Çeşitli spor disiplinlerinde yarışmaya katılım için gereken minimum performans standardı ve yeterlilik kriteri.

Lineout (line-out)[1]

Rugby union'da oyun yeniden başlatma tekniğidir. Top yan çizgiden atılır ve oyuncular sıçrayarak yakalarlar.

Liniment (liniment)[1]

Burkulma ve çürüklüğün ağrısını azaltmak için cildin üzerine ovulan yağlı sıvı. Damar genişletici olarak işlev görür.

Lipid (lipid)[1]

Suda çözünmeyen organik bileşikler. Yağ, yağlı madde ve mum gibi türleri vardır.

Lipidoloji (lipodology)[1]

Yağın ve vücut üzerine etkilerinin incelenmesi. Metabolik araştırma alanı.

Lipodistrofi (lipodystrophy)[1]

Yağın vücutta hatalı metabolize edildiği durum. Yağ dağılımında bozukluklar ve metabolik sorunlar meydana gelir.

Lipoliz (lipolysis)[1]

Vücutta yağ asitlerinin yıkılması ve enerji açığa çıkarılması. Yağ metabolizmasının temel süreçlerinden biri.

Lipoprotein (lipoprotein)[1]

Lipitlerle birleşip kan ve lenf sisteminde taşıyan protein türü. Taşıdıkları protein yüzdesine göre sınıflandırılır.

Lisans (license)[2]

1) Federasyon tarafından profesyonel spor yapmaya verilen izin. 2) Özel aktiviteleri yönetmek için verilmiş resmi onay.

Loafing (loafing)[2]

Topun sağa yuvarlanmasına neden olan, yetersiz kaldırış ile topun teslimi. Hata yapılan vuruş.

Loca (Spor Tesisi Özel Alanı) (box)[1]

Spor mekanında en iyi ve lüks oturma alanlarını içeren özel kapalı bölge. VIP izleyiciler için ayrılmıştır.

Log roll tekniği (log roll)[1]

Omurga yaralanması riskini artırmayan yöntemle yaralıyı yan yana yuvarlayarak hareket ettirme tekniğidir. Spinal tahtaya yerleştirme sağlar.

Long hop (uzun sıçrama) (long hop)[2]

Kriket oyununda düşük atılan ve yüksek seken, vurmak için kolay bir topun tekniği.

Loop Atlaması (loop)[2]

Buz patencisinin arka dış kenardan kalkış yapıp aynı kenardan inen atlama çeşidi. Temel buz pateni tekniğidir.

Love Game (Boş Oyun) (love game)[1]

Tenis ve benzeri sporlarda kaybeden oyuncunun hiç puan almadığı oyundur.

Lösin (leucine)[1]

Proteinlerde en yaygın bulunan amino asit. Özellikle bebeklik döneminde büyüme için gereklidir.

Lunatum kemiği (lunate bone)[1]

Bilek kemiği. Ön kol kemikleriyle hareket sağlar.

Lunj (Lunge) (lunge)[1]

Bir bacak öne atılarak vücut ağırlığı ön bacağa yüklenip indirilen egzersiz. Bacak kaslarını güçlendirir.

Lupus Eritematozus (lupus erythematosus)[1]

Bağ doku hastalığı olup enflamasyon karakterizedir. Ağır formunda kalp, eklem ve kan damarlarını etkiler. (LE olarak kısaltılır)

Luteinleştirici Hormon (LH) (luteinising hormone)[1]

Hipofiz bezinden salgılanan, testosteron üretimini düzenleyen hormon. Steroid kullanımından etkilenir.

Lutz sıçraması (Lutz)[2]

Geriye doğru hareket ederken arkası dıştan takılıyla yapılan artistik paten sıçraması. Zor teknik elemanlardandır.

labral yırtık (labral tear)[1]

Kol veya omuz yaralanmasında labrum (yuva kemik kırtılağı) hasar görmesi. Omuz stabilitesini etkileyen ciddi yaralanma türüdür.

laktalbumin (lactalbumin)[1]

Tüm esansiyel amino asitleri içeren süt proteini. Kas yapısı ve onarımında kullanılan yüksek kaliteli protein kaynağıdır.

laktat testi / laktat seviyesi ölçümü (lactic testing)[1]

Egzersiz sırasında çeşitli aşamalarda kas dokusundaki laktik asit seviyesinin ölçülmesi. Anaerobik eşik belirlenmesinde kullanılır.

laktaz (lactase)[1]

Ince bağırsaktaki enzim, süt şekerini glikoz ve galaktoza çeviren. Laktoz sindiriminde rol oynayan biyolojik katalist.

lateral flexion (yanal fleksiyon) (lateral flexion)[1]

Omurgasının yana doğru hareket etmesi. Boyun omzun yönüne doğru hareket ettiğinde meydana gelir.

layback spin (layback spin)[2]

Artistik patinajda sportu arkalı pozisyonda, arkası açılı şekilde dönerek yapılan bir spin türü.

leash (leg rope) (leash, leg rope)[2]

Sörf tahtasını sörf yapan kişinin ayağına bağlayan lastik kordon. Tahtanın suda kaybedilmesini önler.

leg slip (kriket pozisyonu) (leg slip)[2]

Kriket'te batsman'ın leg side tarafında, hafif geride konumlanan savunma pozisyonu. Vuruş rotasını kesmek için stratejiktir.

lenf (lymph)[1]

Lenfatik sistem tarafından dokulardan drene edilen, beyaz kan hücreleri içeren sıvı. İmmün fonksiyon ve atık taşınmasında rol alır.

les autres (diğerleri) (les autres)[1]

Engelli sporta sınıflandırmada, belirli kategorilere uymayan sporcular (multiple skleroz, cücelik gibi).

lif (fibre)[1]

Vücutta iplik benzeri yapı. Kas lifleri, sinir lifleri ve beslenme liflerini kapsar.

lig (league)[1]

Birbiriyle yarışan spor kulüpleri veya takımlarının ortaklığı; aynı zamanda performans seviyelendirmesi. Örgütlü yarışma yapısı.

ligament (bağ / eklem bağı) (ligament)[1]

Kemikleri eklemde birbirine bağlayan ve eklem kapsülünü oluşturan kalın lifli doku. Eklemin stabilitesini sağlar.

lig yükselmesi (moving up)[2]

Sporcu veya takımın bir üst lige veya kategoriye terfi etmesidir. Başarılı performans sonucunda gerçekleşir.

lipektomi (lipectomy)[1]

Deri altından yağ dokusu çıkarılan cerrahi işlemdir.

lipidemi / lipödem (lipidaema)[1]

Alt ekstremitelerde meydana gelen cilt altı yağ birikintisi. Ağrı ve güçsüzlüğe neden olabilir.

lob pas (chip and roll)[2]

Hava üzerinde hafifçe uçurulan, bir oyuncudan diğerine gönderilen pas. Savunmayı aşmak için tercih edilen taktik oyuntur.

loca oteli (lodge hotel)[2]

Park veya spor kompleksi içinde büyük ana otel binası. Oda birimleri göl veya orman alanlarında inşa edilmiş otel türüdür.

lokomotor hareket (locomotion)[2]

Vücudun bir yerden başka bir yere hareket ettirilmesi. Yürüme, koşma ve sıçrama temel lokomotor becerilerdir.

lomber stenoz (lumbar stenosis)[1]

Bel bölgesindeki spinal kanalın daralması. Omurga ve sinirler aracılığıyla geçer, ağrı ve sinir işlev bozukluğu yaratır.

long on (long on)[2]

Bowler'ın arkasında saha sınırında leg tarafındaki filder pozisyonu. Cricket savunma konumu.

lökosit (leukocyte)[1]

Çekirdek taşıyan ancak hemoglobin barındırmayan beyaz kan hücresi. Bağışıklık sisteminin önemli bileşenidir.

luge (luge)[1]

Yarış için kullanılan bir kızak türü. Sporcu sırt üstü yatış pozisyonunda, ayaklar ileri doğru yönelmiş şekilde kullanılır.

lümen (lumen)[1]

Vücutta bir pasajın iç genişliği veya endoskop gibi aletlerin açıklığı anlamına gelir. Tıbbi ölçümlerde önemli bir parametredir.

M

Maccabiah Oyunları (Maccabiah Games)[1]

İsrail'de dört yılda bir düzenlenen Yahudi sporcuların uluslararası atletizm etkinliği. Olimpiyat Oyunlarından sonraki yıl yapılır.

Macera sporu (adventure sport)[1]

Macera sporu, risk içeren zorlu fiziksel etkinliklerdir. Örnekler, bungee jumping gibi aktiviteleri kapsar.

Maç hazır (match-fit) (match-fit)[1]

Yaralanmadan iyileşerek yarışmaya katılmaya hazır olan sporcudur. Fiziksel ve mental olarak tamamen iyileşmiş durumu ifade eder.

Maç kesintisi (stoppage)[1]

Futbol veya rugbide oyun akışının geçici olarak durduğu zaman dilimi. Oyuncu yaralanması veya diğer durumlar kesintiye neden olur.

Maç puanı (match point)[1]

Özellikle tenis ve raket sporlarında maç kazanmak için gereken son puan. Kritik öneme sahiptir.

Maç Sonu (full time)[1]

Futbol ve diğer takım sporlarında maçın resmi olarak bittiği an. Hakem tarafından duyurulan son düdüğü işaret eder.

Maddocks Soruları (Maddocks' questions)[1]

Spor beyin sarsıntısı değerlendirme aracında AVPU ölçeğinin yanında kullanılan sorular kümesi. Oyuncunun oyun ve yakın geçmiş anılarını değerlendirir.

Madenci krampı (miner's cramp)[1]

Aşırı terleme nedeniyle mineral kaybından kaynaklanan kas krampı. Elektrolit dengesizliği ile bağlantılıdır.

Magnezyum (magnesium)[1]

Yeşil sebzelerde bulunan kimyasal element. Kas fonksiyonu için gereklidir (sembolü: Mg).

Magnezyum Eksikliği (magnesium deficiency)[1]

Kalp aritmisi ve elektrolit dengesizliğine neden olabilen magnezyum yetersizliği. Kas krampları ve performans düşüşüne yol açabilir.

Mağara dağcılığı (caving)[1]

Yeraltı mağaralar ve pasajlarında keşif ve tırmanış yapan spor. Macera ve teknik beceri gerektirir.

Makas hareketi (scissoring)[2]

Serbest kayakta dönüş başlatmak için kayakları paralel şekilde ileri geri hareket ettirme. Temel teknik öğesidir.

Makas Tekmeği (Scissors Kick) (scissors kick)[1]

Yüzmede, özellikle yan çizgide bacakların makas gibi açılıp kapanması hareketi. Futbolda hava topu tekmeleme sırasında bacaklar makas şeklinde hareket eder.

Makas / Makas kütlesi / Makas hareketi (scissors)[1]

Jimnastikde açılıp kapanan makasa benzeyen bacak hareketi. Yüksek atlamada barı yan taraftan atlayan teknik. Ragbide diagonalde koşan oyuncuya pas verilen taktik.

Makroskopik Anatomi (gross anatomy)[1]

Mikroskop kullanmadan görebilen vücut yapılarının incelenmesi. Spor anatomi eğitiminin temel bölümüdür.

Maksimal Aerobik Güç (MAP) (Maximal Aerobic Power)[1]

Aerobik sistemin karşılayabileceği en yüksek güç çıktısıdır; bisiklet ergometresiyle kademeli yükleme testleri sırasında VO2maks'a ulaşıldığı andaki güç değerine karşılık gelir. VO2maks ile yakından ilişkilidir ancak kas verimliliğini de yansıttığından ayrı bir klinik önem taşır. Yüksek MAP, hem yüksek VO2maks hem de iyi mekanik verimlilik gerektirir.

Birim: Watt (W)  |  İlgili: VO2maks, Kritik Güç, Egzersiz Ekonomisi Testi

Maksimal altı test (submaximal testing)[1]

Sporcunun maksimal efor altında egzersiz yaparak yapılan test. Tam VO2 max ölçümü gerektirmez.

Maksimal kalp atış hızı (maximum heart rate)[1]

Sporcu için optimum verim sağlayan dakika başına kalp atış sayısı. Genellikle 220'den yaş çıkarılarak hesaplanır.

Maksimal Laktat Kararlı Durumu (MLSS) (Maximal Lactate Steady State)[1]

Kan laktat konsantrasyonunun belirli bir yoğunlukta artmadan sabit kaldığı en yüksek egzersiz yoğunluğudur. Laktat üretimi ile temizlenmesinin tam denge noktası olması nedeniyle fizyolojik açıdan en anlamlı eşik olarak kabul edilir. Belirlenmesi için birden fazla seansta birden fazla sabit yoğunluk testi gerektirir; pratik güçlüğü nedeniyle rutin kullanımda solunum eşiği ve 4 mmol/L sabiti gibi pratik alternatifler tercih edilir.

Birim: mmol/L (4 mmol/L yaklaşımı yaygındır), güç veya hız olarak da ifade edilir  |  İlgili: Laktat Eşiği, Solunum Eşiği, Laktat Eşiği Testi

Maksimal Oksijen Tüketimi (VO₂ Maks) (Maximal Oxygen Uptake)[1]

Vücudun maksimal egzersiz sırasında bir dakikada tüketebileceği en fazla oksijen miktarıdır ve aerobik kondisyonun altın standardı ölçütü olarak kabul edilir. Bu değer ne kadar yüksekse, egzersiz sırasında kas hücrelerine o kadar çok oksijen ulaşır ve enerji üretimi o kadar verimli sürer. Genetik etkenler tabanı belirler; antrenman bu tabanı yüzde 15-25 oranında yükseltebilir.

Birim: ml/kg/dk  |  İlgili: Kardiyak Debi, Kapiller Yoğunluk, Mitokondri, Laktat Eşiği

Malasimilasyon (malassimilation)[1]

Proteinler ve mineraller gibi gıda bileşenlerinin kemik, kas ve diğer vücut yapılarına yetersiz şekilde entegre edilmesi.

Manege (Dressur) (manege)[2]

Atlı ve biniciyi eğitme sanatı. Kontrollü hareket ve koordinasyon üzerine kurulu disiplin.

Manipülasyon (manipulate)[1]

Eklem, disk kayması veya fitığın tedavisi için ellerin kullanılarak vücudun hareket ettirme ve masaj yapma tekniği.

Manşet (cuff)[1]

Kan basıncını ölçmek için kola takılan şişirilebilir bir banttır. Bu araç tansiyon takibinde kullanılır.

Maraton (marathon)[1]

42,195 km mesafede yapılan uzun mesafe koşu. Dayanıklılık ve direncin ağır bir testidir.

Mark (Koruyan Oyuncu) (marker)[1]

Futbol veya hokey gibi oyunlarda saldırı yapan karşı takım oyuncusunun yanında duran ve topu almasını veya gol atmasını engelleyen oyuncu.

Mark/Markalama (mark)[1]

Futbol, hokey gibi oyunlarda rakip takımın hücum oyuncusunun yakından takip ederek topla temas engelleme savunma tekniği.

Masaj Yapmak / Ovmek (rub down)[1]

Vücudun veya belirli bir bölgesinin kaslarını güçlü şekilde ovalayarak masaj etmek. Sporcu iyileştirmesi ve kas gevşetme için yapılır.

Maskeleme Maddesi (Masking Agent) (masking agent)[1]

Yasak madde kullanımının belirtilerini gizleyen ve sporcu doping testinden geçmesini sağlayan ajan. Örnek: Albümin çözeltisi.

Masters Sporu / Yaşlı Sporu (master sports, old-age sport, sport for seniors)[2]

İleri yaşta yapılan hareket, oyun ve spor etkinliklerinin genel tanımı. Sağlıklı yaşlanmanın spor bilimleri alanıdır.

Matriks (matrix)[1]

Hücreler arasında bulunan ve kıkırdak ile kemik gibi dokuların geliştiği madde.

Matte (matte)[2]

Judoda hakem tarafından maçı durduruk için verilen resmi komuttur. Aksiyonun anlık olarak durdurulmasını sağlar.

Mat dışına kaçış (mat escape)[2]

Judo ve güreşte rakibin saldırısından kurtulmak için matı yasal olmayan şekilde terk etme hareketi. Disiplin cezasına neden olur.

Maya enfeksiyonu (yeast infection)[1]

Vajina, bağırsaklar, cilt veya ağızda mantar aşırı çoğalması. İritasyon ve şişme oluşturur.

MCC (MCC)[2]

Marylebone Cricket Kulübü, 1787'den beri kurulu. Cricket kurallarını belirler ve sporla ilgili faaliyetleri destekler.

MCT (monokarboksilat taşıyıcı)[1]

Laktatı hücreler arasında taşıyan membran proteini. MCT1 alım, MCT4 ihracat sağlar

Medial (medial)[1]

Vücudun orta hattına veya bir organın merkezine doğru olan yöndedir. Lateral (yan) yöne kıyasla daha iç tarafta yer alır.

Medial Epikondilitis (medial epicondylitis)[1]

Elle ve bileğin tekrarlayan hareketleri sonucu tendonların bağlantı noktasında zorlanmadan oluşan dirsek ağrısı.

Median sinir (median nerve)[1]

Ön kol ve elin ana sinirlerinden biri. El ve parmakların hareket ve duyusundan sorumludur.

Medley (Karışık) Yüzme (medley)[1]

Bireysel veya takım sporcuların farklı yüzme stilleriyle sırasıyla yarışıtığı etkinlik. Her bölüm farklı teknikle gerçekleştirilir.

Mekanik Çekme (mechanical traction)[1]

Yaralanmaların tedavisinde iskelet sistemini ayırmak veya doğru hizaya getirmek için uygulanan çekme yöntemi. Vücut segmentlerine kontrollü kuvvet uygulanarak eklem ve kemiklerdeki basınç azaltılır.

Mekanik tavşan (lure)[2]

Tazı koşusunda elektrik motoruyla pistin etrafında hareket ettirilen tavşan şeklindeki yapay hedef.

Mekanik Verimlilik (Mechanical Efficiency)[1]

Harcanan metabolik enerjinin ne kadarının gerçek işe (ilerlemeye) dönüştüğünü gösteren orandır. İnsan vücudu egzersizde yakıt enerjisinin yalnızca yüzde 20-25'ini mekanik işe çevirebilir; geri kalanı ısıya dönüşür. Antrenman, kasılma-uzama döngüsü ve optimal biyomekanik bu verimliliği artırır.

Birim: % (üretilen iş / harcanan enerji)  |  İlgili: Koşu Ekonomisi, Kasılma-Uzama Döngüsü, Güç

→ İlgili makale

Mekanik yaralanma (mechanical injury)[1]

Spor ekipmanı tarafından meydana getirilen yaralanmadır. Ayakkabıdan oluşan cilt yüzülmesi örnek olarak verilebilir.

Mekanoreseptör (mechanoreceptor)[1]

Basınç, titreşim ve mekanik uyaranlara yanıt veren sinir duyusal reseptörüdür. Propriosepsiyon sağlar.

Mekanoterap (mechanotherapy)[1]

Masaj ve egzersiz makineleri gibi mekanik yöntemlerle spor yaralanmalarının tedavisi. Fizyoterapinin önemli bölümüdür.

Melek dart vuruşu (angel Dart)[2]

Dart'ta hedefi kıpırdatmayan ama yüksek skor yapan (örn. triple 18) şanslı vuruş.

Mene (mene)[2]

Bowling sporunda oyunun temel birimi. Bowling'de "end"e denk gelir.

Meniskektomi (meniscectomy)[1]

Dizin kıkırdak kısmının cerrahi olarak çıkarılması. Meniscus yaralanmalarını tedavi etme yöntemidir.

Meniskus (meniscus)[1]

Diz içindeki kıkırdak yastıkçık. Diz hızla döndürüldüğünde hasar görebilir.

Merdiven turnuvası (ladder tournament)[1]

Sıralanmış oyuncuların listesine dayalı turnuvadır. Oyuncu kendisinden 1-2 sıra üsttekine meydan okuyabilir.

Merkezi Güvenç Mekanizması (Merkezi Güvernör) (Central Governor Model)[1]

Tim Noakes'in öne sürdüğü ve beynin, kalbin veya kasların gerçekten zarar görmesini önlemek için egzersiz yoğunluğunu bilinçdışı olarak sınırladığını savunan modeldir. Bu görüşe göre yorgunluk kısmen bir koruma refleksidir; vücut hiçbir zaman gerçek anlamda "tükenmez", beyin bu noktaya varmadan yavaşlamayı emreder. Model tartışmalı olmakla birlikte, "bitiş çizgisi ivmesi" gibi olgular bu koruyucu rezervin varlığına işaret eder.

İlgili: Psikobiyolojik Model, Algılanan Efor, Merkezi Yorgunluk

→ İlgili makale

Merkezi sinir sistemi (central nervous system)[1]

Beyin ve omuriliği kapsar. Bu sistem, vücuttaki tüm sinirleri birbirine bağlar ve koordinasyonu sağlar.

Merkezi Yorgunluk (Central Fatigue)[1]

Kasların kendisinden değil, beyinden ve sinir sisteminden kaynaklanan yorgunluktur; motor korteks çıktısı azalır, kasları uyarmak için gereken sinir uyarıları zayıflar. Serotonin ve dopamin dengesizliği, beyin sıcaklığının artması ve amonyak birikimi merkezi yorgunluğa katkıda bulunur. Periferik yorgunlukla iç içe geçer ve ikisini birbirinden ayırt etmek güçtür.

İlgili: Periferik Yorgunluk, Merkezi Güvenç Mekanizması, Nöral Plastisite

Merkezkaç kuvvet (centripetal force)[1]

Dönen nesneyi merkezine çeken kuvvettir. Spor hareketlerinde dengeyi korur.

Merkez Bek (center-back)[2]

Su polosunda muhalif merkezi forvardu kontrol altında tutan defansif oyuncu. Orta bölgenin savunmasında ana sorumluluk taşır.

Mesleki aktivite seviyeleri (occupational activity levels)[1]

İşte fiziksel aktivite düzeyinin enerji gereksinimi ve beslenmeyi etkileme derecesidir. Yaşam tarzı belirleyicidir.

Metabolik atık ürünleri (metabolic waste products)[1]

Metabolizmanın sonucu vücutta biriken maddeler. Kas hücrelerindeki laktik asit örnek verilebilir.

Metabolik hız (metabolic rate)[1]

Canlı hücrelerdeki kimyasal reaksiyonların ne hızda gerçekleştiğini gösteren ölçü. Enerji harcama oranını belirtir.

Metabolik nitrojen (metabolic nitrogen)[1]

Besin alımından değil iç kaynaklardan (örn. bağırsak bakterileri) gelen vücut nitrojenidir. Protein metabolizmasıyla ilişkilidir.

Metabolik Yolak (metabolic pathway)[1]

Vücutla enzimlerce kontrol edilen bir dizi kimyasal reaksiyon. Enerji üretimi ve madde değişimini sağlar.

Metabolik yakıtlar (metabolic fuels)[1]

Vücudun kullandığı enerji kaynakları. Başlıca kas glikojeni ve serbest yağ asitleri.

Metabolit (metabolite)[1]

Metabolizmanın ürünü olan veya besinle alınan sonra metabolize edilen maddedir.

Metabolize Etme (metabolise)[1]

Vücut besinleri sindirim sistemi, kan dolaşımı ve hücreler aracılığıyla yeni hücre veya doku ve enerjiye dönüştürmektir.

Metabolizma (metabolism)[1]

İnsan vücudunda sürekli gerçekleşen ve yaşam için gerekli kimyasal süreçler. Özellikle besin maddelerini enerjiye dönüştüren reaksiyonları kapsar.

Metakarpus (metacarpus)[1]

El içinde parmak ve bilek arasında yer alan beş kemiktir.

Metakarp Kemiği (metacarpal)[1]

El bileğiyle parmaklar arasında bulunan kemikler. İnsan elinin iskelet yapısının parçasıdır.

Metandienon (methanedienone)[1]

Vücut geliştirmeciler tarafından ağızdan alınan steroid takviyesi. Aerobik glikolizi artırdığı ve kemik kütlesini koruduğu düşünülmektedir.

Metandiyenon (methanedlenone)[2]

Vücut geliştirciler tarafından ağızdan alınan anabolik steroid. Kas büyümesini hızlandırmak amacıyla kullanılır.

Metatarsal ağrısı (tıp) (metatarsalgia)[1]

Aşırı yük veya uygunsuz ayakkabı nedeniyle metatarsal kemiklerde oluşan ağrı. Tabanda lokal ağrı.

Mezodöngü[1]

3-6 haftalık antrenman bloğu. Genellikle 3:1 (3 hafta yük, 1 hafta toparlanma)

→ İlgili makale

Mid-on (mid-on)[2]

Kriket'te bowlerin arka bahçe tarafında konumlanan fielding pozisyonu. Defansif yapıyı tamamlar.

Mikro yırtık (microtear)[1]

Uzun mesafe atlet ve rakip bisikletçilerde gözlemlenen kas lif dokusundaki çok küçük yırtıklar.

Miller (cimnastik) (miller)[2]

Denge demesinde yapılan, arka dalış sonrası çeyrek dönüş ile hand stand'e geçiş hareketi.

Milli Takım (national team)[2]

Ulusal spor federasyonları tarafından belirlenen ve resmi yarışmalarda ülkesini temsil eden sporcuların grubu.

Mill (güreş hareketi) (mill)[2]

Güreşte rakibi havaya kaldırıp çevirme ve omuz atılması gerçekleştirme tekniğidir. Judo ve benzer sporlarda da uygulanır.

Mineral (mineral)[1]

Doğada bulunan, kimyasal bileşimi sabit inorganik madde. İnsan beslenmesinde gereklidir.

Mineral tuzu (mineral salt)[1]

Maden içeren asit çözeltisinin nötürleşmesinden oluşan kristal bileşikdir. Elektrolit kaynağıdır.

Mini Stepper (mini-stepper)[1]

Ev antrenmanı için küçük cihaz. İki ayak pedalı dirençli olarak aşağı-yukarı hareket ettirilerek bacak kasları çalıştırılır.

Mini-break (Mini kırılma) (mini-break)[2]

Teniste tiebreak oyununda servis karşısında kazanılan puan. Rakibin servisinde break yapılması anlamına gelir.

Minör ceza (minor penalty)[2]

Hokeyde 2 dakika süren ceza türü. Rakip takım bu süre içinde sayı atarsa power play avantajı yaşar.

Mitokondri (Mitochondria)[1]

Hücrenin "güç üretim merkezi" olarak bilinen ve aerobik metabolizmanın gerçekleştiği organeldir. Dayanıklılık antrenmanı mitokondri sayısını (mitokondrial biyogenez) ve her bir mitokondri birimi başına düşen aktiviteyi artırır; bu adaptasyon, kasın oksijen başına ürettiği ATP miktarını yükseltir. Yoğunluk ve hacim bir arada yüksek olduğunda mitokondrial uyumlar en hızlı şekilde gerçekleşir.

İlgili: Oksidatif Fosforilasyon, Mitokondrial Biyogenez, Aerobik Metabolizma

→ İlgili makale

Mitokondrial Biyogenez (Mitochondrial Biogenesis)[1]

Mevcut mitokondrilerden yeni mitokondrilerın oluşturulması sürecidir; dayanıklılık antrenmanının hücre düzeyindeki en önemli adaptasyonlarından biridir. PGC-1alfa adlı protein bu süreci tetikler; uzun süreli aerobik egzersiz ve yüksek yoğunluklu interval antrenmanı PGC-1alfa aktivasyonunu artırır. Artan mitokondri sayısı, aerobik kapasiteyi ve yağ yakımını doğrudan iyileştirir.

Birim: mitokondri yoğunluğu (um3/um3 kas hacmi)  |  İlgili: Mitokondri, Aerobik Metabolizma, PGC-1alfa

Miyasteni (myasthenia)[1]

Asetilkolin reseptörlerinin bloke edilmesiyle bazı kasların aşırı zayıflamasına neden olan otoimmün hastalık. Kas kasılmasını sağlayan nörotransmitteri etkiler.

Miyelin (myelin)[1]

Schwann hücresi zarının etrafında sinir liflerini koruyan katmana sarılan madde. Sinir iletim hızını artırır.

Miyelinli (myelinated)[1]

Miyelin kılıfı ile kaplı sinir lifleri için kullanılan tanım. İletim hızını artırır.

Miyelin kılıfı (myelin sheath)[1]

Bazı sinir hücrelerini yalıtan ve sinirsel uyarının iletimini hızlandıran katman.

Miyoelektrik (myoelectric)[1]

1. Kas elektrik özelliklerine ilişkin ya da bunu kapsayan. 2. Yapay protez gibi biyonik parçaları aktive etmek için kas elektrik sinyal tespiti kullanılması.

Miyofaskial masaj (myofascial release)[1]

Vücut çevresindeki sert bağ dokusu üzerinde germe ve manipülasyon uygulanarak yapılan yumuşak masaj tekniği.

Miyofibril (myofibril)[1]

Çizgili kas lifinin oluşturduğu uzun iplik yapısı. Kas kasılmasının temel mekaniktir.

Miyofibriler Hipertrofi (Myofibrillar Hypertrophy)[1]

Kas liflerinin içindeki kasılma birimlerinin (miyofibril) sayısının ve boyutunun artmasıyla gerçekleşen kas büyümesidir. Direnç antrenmanı bu tür hipertrofiye yol açar ve kasını hem daha büyük hem de daha güçlü yapar. Dayanıklılık antrenmanında ise kas liflerinin hacmi büyümez; bunun yerine mitokondri sayısı ve kapiller yoğunluk artar.

İlgili: Sarkomere, Miyozin Ağır Zinciri, Uydu Hücresi

Miyofilaman (myofilament)[1]

Miyofibril yapısını oluşturan ince lifler. Myosin proteininden oluşan kalın filamentler veya aktin/troponin proteinlerinden oluşan ince filamentlerdir.

Miyoglobin (Myoglobin)[1]

Kas hücrelerinde oksijen depolayan ve taşıyan demir içerikli proteindir; hemoglobinin kas dokusu versiyonu olarak düşünülebilir. Tip I (yavaş kasılan) liflerde bol miktarda bulunur ve bu liflere karakteristik kırmızı rengini verir. Kısa süreli oksijen kesintilerinde rezerv olarak işlev görür ve dayanıklılık antrenmanıyla artar.

İlgili: Tip I Lif, Hemoglobin Saturasyonu, Aerobik Metabolizma

Miyokard Grafı (myocardiograph)[1]

Kalp kası kasılmalarını kaydeden alet. Kardiyak fonksiyonların izlenmesinde kullanılır.

Miyokard iskemisi (myocardial ischaemia)[1]

Kalbe yeterli kan akışı olmaması. Ciddi kardiyak komplikasyon riski oluşturan durum.

Miyoklonus (myoclonus)[1]

Ani kassal kasılma veya serisı. Sinir sistemi bozukluğunu işaret ederse dikkat gerektirir.

Miyosit (myocete)[1]

Kasılabilen hücre, özellikle kas hücresi. Kas dokusu birim yapısının en temel elemanıdır.

Miyosit Büyüme Faktörü / IGF-1 (Insulin-like Growth Factor-1 — IGF-1)[1]

Karaciğer ve kaslardan salgılanan ve kas hücrelerinin büyümesi ile uydu hücrelerinin aktivasyonunu destekleyen hormondur. Egzersiz IGF-1 salgısını artırır; bu da antrenman sonrası onarım ve hipertrofi süreçlerini hızlandırır. Büyüme hormonu sinyaline yanıt olarak karaciğerde üretilir ve yaşla birlikte azalır.

İlgili: Uydu Hücresi, Miyofibriler Hipertrofi, Büyüme Hormonu

Miyotoniya (myotonia)[1]

Egzersiz sonrası kasın rahatlaması güçlüğü. Kas kasılması uzun süre devam eder.

Miyozin (myosin)[1]

Kas kasılmasını sağlayan protein molküldür. Aktinin ile etkileşerek kas fiber kısalmasını mümkün kılar.

Miyozin Ağır Zinciri (MHC) (Myosin Heavy Chain)[1]

Kas liflerinin kasılma hızını ve gücünü belirleyen temel protein birimidir. MHC'nin farklı izoformları (MHC-I, MHC-IIa, MHC-IIx) farklı lif tiplerine karşılık gelir; yavaş izoform daha verimli ama daha yavaş, hızlı izoform ise daha güçlü ama çabuk yorulan kasılma sağlar. Antrenman bu izoformların oranını kısmen değiştirebilir.

İlgili: Tip I Lif, Tip IIa Lif, Sarkomere

Miyozit (myositis)[1]

Kas doku enflamasyonu ve dejenerasyonudur. Kas hasar ve zayıflığına neden olur.

Miyo-inositol (myo-inositol)[1]

Vücut dokularında doğal olarak bulunan ve insülin sinyalizasyonu ile hücre membran yapısında rol oynayan bir bileşiktir. Metabolik fonksiyonlar ve hücre haberleşmesinde önemli bir görev üstlenirken, beslenme desteğinde de kullanılmaktadır. Kas fonksiyonu ve enerji metabolizmasını desteklemede etkili olduğu bilinmektedir.

Mobilite antrenmanı (mobility training)[1]

Eklemlerin hareket aralığını artıran egzersizler.

Modern Pentathlon (modern pentathlon)[1]

Beş farklı dalda yarışılan atletizm müsabakası. Yüzme, atlı spor, çapraz koşu, eskrim ve tabanca atışı branşlarını içerir.

Modifiye sürücü sınıfı (altered)[2]

Drag racing'de araç gövdesi başlangıç noktası olan fakat sonradan modifiye edilen katı.

Mogul tepesinde kayak kontrolü (drive the tips)[2]

Kayakçı, mogul ard yüzeyinde kayak uçlarını aşağıya basarak hız kontrolünü sağlar.

Momentum (momentum)[2]

Birçok spor hareketinin yürütülmesinde gerekli hareket özelliği. Hareketi başlangıç ve devamında etkili.

Moment kolu (moment arm)[2]

Dönme ekseni ile kuvvetin etki çizgisi arasındaki dik mesafe. Torkun hesaplanmasında kritiktir.

Mononükleoz (mononucleosis)[1]

Virüs kaynaklı enfeksiyöz hastalık. Yorgunluk, ateş ve dalak rüptürü riski yaratır.

Mono Kayak (mono skiing)[2]

Tek kayak üzerinde çeşitli trick ve hareketleri gerçekleştirme becerisi. Kış sporları spesiyalizasyonudur.

Montignac diyeti (Montignac diet)[1]

Karbonhidratlar ile protein ya da yağların aynı öğünde tüketilmemesini tavsiye eden beslenme planı.

Moon (Ay hareketi) (moon)[2]

Artistik ve roller patende bacaklar açık biçimde yarım ay şeklinde çizilen figür hareketi.

Morarmış (bruised)[1]

Darbe sonrası cilt altında kan birikimiyle ağrılı durumdur. Tedaviyle iyileşir.

Morbid obezite (morbid obesity)[1]

İdeal vücut ağırlığının iki katına kadar olan şiddetli obezite. Ciddi sağlık riskleri taşır.

Morfin (morphine)[1]

Sporculuların kullanması yasaklanan güçlü ağrı kesici ilaç. Doping kontrol listesinde yer alır.

Morote gari (morote gari)[2]

Judoda atıcı rakibinin bacaklarını sarıp iten atış tekniği. Kuvvetli bacak kontrolü gerektirir.

Morote-tori (morote-tori)[2]

Aikidoda bir bileke iki elle yapılan tuttuş tekniğidir. Daha güçlü bir tutuş sağlar.

Morton ayağı (Morton's toe)[1]

Ayak bozukluğu: ikinci parmak büyük parmaktan daha uzun. Yürüyüş sorunları ve overpronasyon eğilimi yaratır.

Motivasyon (Motivation)[1]

Sporcuyu belirli bir hedefe doğru harekete geçiren ve çabayı sürdürmesini sağlayan içsel ve dışsal güçlerin bütünüdür. İçsel motivasyon (sevgi, merak, ustalık isteği) uzun vadeli süreklilik için dışsal motivasyondan (ödül, onay) daha güçlüdür. Zor antrenman ve yarış koşullarında psikolojik dayanıklılık ile motivasyon, fizyolojik kapasiteyi belirleyebilecek düzeyde kritik hale gelir.

İlgili: Algılanan Efor, Öz Konuşma, Psikobiyolojik Model

Motivasyon kaybı sendromu (amotivational syndrome)[1]

Sosyal görevlerde motivasyon eksikliği psikolojik bir durumdur. Bu sendrom, marihuana kullanımıyla spor performansını bozar.

Motive Etmek / Güdülemek (motivate)[1]

Birini bir hedefe ulaşmak için istekli, ilgili ve kararlı hale getirmek. Sporcunun performans göstermesi için nedeni ve teşviki sağlamak.

Motorsport (Otomotiv Sporları) (motorsport)[1]

Katılımcıların motor araçları kullanarak yarıştıkları spor disiplini. Genellikle belirlenmiş bir pist etrafında yapılır.

Motor Becerisi (motor skills)[1]

Bir hedefe ulaşmak için hareket yapma yeteneğidir. Beyinde bilgi işleme, sinir sinyali iletimi ve ilgili kasları koordine etme aşamalarını içerir.

Motor Belleği (motor memory)[2]

Merkezi sinir sisteminde depolanan hareketin korunması ve hatırlanmasıdır. Tekrarlama ile güçlenir.

Motor beceri kaçınma tepkisi (high avoidance in motor skills)[2]

Yeni durumun tehlikeli algılanması sonrası çekilme tepkisi. Korku bazlı motor kontrol kaybıdır.

Motor Gelişim (motor development)[2]

Motor davranışlardaki değişim ve istikrarı inceleyen alt disiplin alanıdır. Yaşa göre gelişim izlenir.

Motor Karakteristikleri (motor characteristics)[2]

İnsan motor performansında belirleyici etkenler. Kalıtsal ve eğitim yoluyla geliştirilebilir nitelikler.

Motor kapasite (motor capacity)[2]

Kişinin genel motor performansın kalıtımsal potansiyeli. Genetik faktörlere bağlıdır ve eğitimle geliştirilebilir.

Motor korteksi (motor cortex)[1]

Beynin dış yüzeyinde gönüllü kas aktivitesini kontrol eden sinirsel dürtülerin kaynağı olan bölge. Hareket kontrolünden sorumludur.

Motor öğrenebilirlik (motor educability)[2]

Kişinin yeni motor beceriler öğrenme kapasitesi ve genetik yatkınlığı. Spor yetenekinin önemli bileşenidir.

Motor Proteini (motor protein)[1]

ATP'nin kimyasal enerjisini kullanarak hücreler içinde hareket yaratan protein grubudur. Kromozomların ayrılması ve sinir hücrelerinde nörotransmiter taşınmasında görev alır.

Motor Sinir (motor nerve)[1]

Beyin ve omurilik soğanından kaslara dürtü taşıyan sinir. Kasılma hareketini uyarır. Efferent sinir olarak da adlandırılır.

Motor Sporları (motor sport)[2]

Motorlu araçlarla gerçekleştirilen bütün spor disiplinlerinin genel adı. Formula, motokros ve benzeri sporları kapsar.

Motor Ünite (Motor Unit)[1]

Bir sinir hücresi (motor nöron) ve bu sinirin uyardığı tüm kas liflerinin oluşturduğu işlevsel birimdir. Küçük motor üniteler az sayıda lifi yönetir ve hassas hareketler için; büyük motor üniteler yüzlerce lifi yönetir ve güçlü kasılmalar için kullanılır. Dayanıklılık antrenmanı, motor ünitelerin daha koordineli ve yorulmaya dayanıklı çalışmasını sağlar.

İlgili: Henneman Boyut İlkesi, Tip I Lif, Periferik Yorgunluk

Motor yeteneği (motor talent)[2]

Motor performans için genetik ve geliştirilebilir yeteneklerin toplamı. Spor başarısının temeli.

Motosiklet (motorcycle)[1]

Motor gücünde çalışan iki tekerlekli kara taşıtıdır. (Not: Spor bilimleri açısından sınırlı ilgilidir)

Motosikletçi (biker)[2]

Motosiklet kullanan ve süren kişi.

Motosiklet tempolu yarış (motorpace)[2]

Avrupa'da popüler olan, her bisikletçinin küçük bir motosikleti takip ettiği yarış türü. Rekor denemelerinde kullanılır.

Motosiklet yarışı (motorbike racing)[1]

Motosikletler üstünde yapılan hız ve beceri yarışmasıdır. Motorsporların önemli dalıdır.

MRI taraması (manyetik rezonans görüntüleme) (MRI scan)[1]

Beyin ve spinal kord gibi yumuşak dokuların görüntülerini elde etmek için elektromanyetik ışınım kullanan görüntüleme tekniği. Tanı amaçlı kullanılır.

Muhteşem Performans (blinder)[1]

Sporda örnek ve hayranlık uyandıran üstün bir gösterim. Genellikle sporcu veya takımın beklentileri aştığı anlarda kullanılır.

Mukus (Balgam salgısı) (mucus)[1]

Vücudun iç mukozal membranlarından salgılanan kaygan madde. Koruma ve yağlama işlevi görmektedir.

Multigym (multigym)[1]

Çeşitli ağırlıkları içeren egzersiz cihazı. Kas tonifikasyonu ve güçlendirme için kullanılır.

Multivitamin (multivitamin)[1]

Çeşitli vitaminler ve bazen mineraller içeren gıda takviyesi. Beslensel eksiklikleri gidermek için kullanılır.

Muskulokütanöz sinir (musculocutaneous nerve)[1]

Brakial pleksusta yer alan sinir. Kol kaslarına beslenme sağlar.

Mutlak doz (absolute dose)[1]

Mutlak doz, alınan bir ilacın vücuda emilen miktarını tanımlar. Spor tıbbında ilaç etkisini belirler.

Mutlak güç (absolute strength)[1]

Mutlak güç, bir kişinin kaldırabileceği maksimum ağırlıktır. Bu ölçüt, kuvvet antrenmanlarında temel alınır.

Mutlak refrakter dönem (absolute refractory period)[1]

Kas lifi uyarıldıktan sonra kısa süreyle yeni uyarılara yanıt vermez. Egzersizde kas kasılmasını düzenler ve yorgunluğu etkiler.

Mutlak yük (absolute load)[1]

Mutlak yük, bir harekete karşı direnci ifade eder. Egzersizlerde ağırlık miktarını belirler.

Mükemmeliyetçilik (perfectionism)[1]

Sporcunun mükemmel olmayan herhangi bir performansı ya da yeterlilik düzeyini kesin şekilde reddetmesi. Başarı standartlarının aşırı yüksek tutulmasıyla ilişkili psikolojik özellik.

Müsabaka (competition)[2]

Spor performanslarının karşılaştırılması. Önceden belirlenmiş kurallar çerçevesinde yapılandırılmış rekabet.

Müshil ilaç (purgative)[1]

Bağırsakları boşaltmaya zorlayan ilaç veya madde. Ağırlık kontrolü amacıyla kötüye kullanılabilir.

Mydriasis (Pupil genişlemesi) (mydriasis)[1]

Göz bebeğinin aşırı genişlemesi. Uzun süreli ilaç tedavisi, koma veya göz hasarı nedeniyle oluşur.

maçı (match)[1]

Spor alanında iki rakip veya takım arasında düzenlenen yarışma. Eşit yetenekteki kişi veya şey.

maç ekstra süresi (injury time)[1]

Futbol ve rugbi gibi sporlarda yaralı oyuncu bakımı için harcanmış sürenin telafisi amacıyla maç sonuna eklenen zaman.

madalya (medal)[1]

Spor müsabakasının kazananlarına verilen yazılı veya işlemeli metal disk. Müsabakada madalya kazanmak başarı demektir.

madde kötüye kullanımı (substance abuse)[1]

Maddelerin (uyuşturucu, alkol vb.) terapötik olmayan etkilerine ulaşmak için aşırı ve yanlış kullanımıdır. Bağımlılık riski taşır.

main nue (pelota) (main nue)[2]

Pelota sporunda çıplak elle oynanan bir tür. Şut gücü ve kontrol gerektirir.

makassal sıçrama / scissors jump (scissors jump)[2]

Çeşitli spor disiplinlerinin makassal sıçrama paternini izleyen teknik motor becerisi. Bacakların dönüşümlü hareketi içerir.

makrobiyotik beslenme (macrobiotics)[1]

Yapay katkı maddesiz ve koruyucu ilave edilmeyen bitkisel yiyeceklere dayalı diyet sistemi. Organik tahıllar, meyveler ve sebzeler tercih edilir.

makro nutrient (macronutrient)[1]

Organizmanın normal büyüme ve gelişmesi için büyük miktarlarda gereken azot, karbon gibi maddeler. Protein, yağ ve karbonhidrat örnek olarak verilebilir.

maksimal hız (activity or speed)[1]

Koşma, yüzme veya bisiklet sürme sırasında ulaşılabilen en yüksek hız. Anaerobik kapasite ve teknik verimliliği yansıtır.

maksimum (dart) (maximum)[2]

Dartında üç atışla 180 puan (üç adet treble 20). Mümkün olan en yüksek turtur.

manevra (maneouvre)[2]

Yelkenlide kumanda kolu tarafından gerçekleştirilen teknik hareketidir. Gemi kontrolü sağlar.

maniken (manikin)[1]

Anatomi öğretiminde kullanılan insan bedeni modeli. Kemik, kas ve organ yapısını göstermek için tasarlanmıştır.

manipülasyon / masaj tedavisi (manipulation)[1]

Vücudun belirli bölgelerine elle hareket ve masaj uygulanmak suretiyle tedavi. Eklem düzensizliğinin düzeltilmesinde kullanılan terapi yöntemi.

manuel terapi / masaj tedavisi (manual therapy)[1]

Yaralanmanın tedavisinde masaj ve el temas kullanılan yöntem. Fizyoterapist tarafından uygulanan pratik bir müdahaledir.

masaj (rub)[1]

Vücudun herhangi bir bölgesine yapılan ovma işlemidir. İlaçları uygulamak amacıyla da kullanılabilir.

mastit (mastitis)[1]

Destekleyici spor sütyen giymeyen kadın sporcuda görülebilen meme iltihabı.

mast hücresi (mast cell)[1]

Bağ dokusunda bulunan, histamin içeren geniş hücreler. Alerjenlerle temas ettiğinde inflamatuar tepki başlatır.

match sprint (match sprint)[2]

Velodromde genellikle 1 km mesafede iki bisikletçinin birebir yarıştığı format. Taktikal bir yarış.

mat (bowling) (mat)[2]

Bowling'de oyuncunun arka ayağının konumlandığı küçük dikdörtgen kauçuk yüzey. Tutarlı duruş sağlar.

mayo (swimsuit)[1]

Yüzme sırasında giyilen bir parça giysi. Kadınların kullandığı en yaygın yüzme kıyafeti türüdür.

medial kollateral tendon burkulması (medial collateral tendon sprain)[1]

Dizin şiddetli bir çıkık sonucu, uyluk ve baldır kemiklerini bağlayan tendonda meydana gelen burkulma.

medial stres sendromu (medial stress syndrome)[1]

Bacağın alt kısmında bulunan kaslar iltihaplanması sonucu shin (kaval) ağrısı oluşturan durum. Tekrarlayan uyarı nedeniyle meydana gelir.

medulla / iliği (medulla)[1]

Organın dış korteks kabuğunun aksine iç yumuşak kısım. Kemik iliği ya da benzer yapılı organsal oluşumlar.

mental antrenman (mental training)[2]

Hareket dizisinin zihinsel görüntülenmesi ve öğrenilmesi amacıyla yapılan antrenman yöntemi. Motor bellek oluşturmayı hızlandırır.

menteşe eklemi / ginglimus eklemi (hinge joint)[1]

Diz gibi iki kemiğin sadece bir yön doğrultusunda hareket ettiği eklem tipi. Fleksyon-ekstansiyon hareketini sağlar.

merkez (centre)[1]

Bazı sporlarda sahada ortada hücum yapan oyuncu. Avustralya futbolunda belirli pozisyon.

merkez forvet (centre forward)[1]

Futbol, hokey gibi spor dallarında hücum hattının orta konumundaki oyuncu. İleri alan kontrolü sağlar.

merkez savunmacı (centreback)[1]

Futbol ve hokey gibi spor dallarında defans hattının ortasında konumlanan oyuncu. Savunmanın koordinatör rolü üstlenir.

metabolik atık (metabolic waste)[1]

Metabolizm sonucu organizmada ihtiyaç duyulmayan madde (karbon dioksit gibi). Vücut tarafından dışarı atılması gerekir.

metabolik sendrom (metabolic syndrome)[1]

Obezite, diyabet, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol gibi semptomlarla karakterize tıbbi durum. Kardiyometabolik risk taşır.

metatarsus (metatarsus)[1]

Ayakta parmaklar ve tarsus kemiği arasında yer alan beş uzun kemik. Ayak kemiklerinin ana yapısını oluşturan bölüm.

mezomorf (mesomorph)[1]

Kas gelişimi belirgin ve güçlü vücut tipi. Doğal spor yeteneği ve kas hipertrofisine eğilimlidir.

micronutrient (mikro beslenme öğesi) (micronutrient)[1]

Büyüme ve gelişme için gerekli ancak çok az miktarda ihtiyaç duyulan madde. Vitaminler ve mineraller buna örnek.

mide boşalma (gastric emptying)[1]

Yenen gıdanın midesinden bağırsaklara geçme hızı. Performans ve enerji kullanılabilirliğini etkiler.

mikoprotein (mycoprotein)[1]

Mantar fermentasyonu ile üretilen ve dokulu hale getirilen gıda. Vejetaryen beslenme için et ikamesi olarak kullanılır.

milli spor (national sport)[1]

Bir ülkede çok popüler ve ulusal kültürün parçası kabul edilen spordur.

mitrali kapak (mitral valve)[1]

Kalbin sol atriyumundan sol ventrikule kan akışına izin veren kalp kapağı. Ters yönde akış engeller; bikuspid kapak olarak da bilinir.

miyelit (myelitis)[1]

Spinal kord veya kemik iliğinin iltihaplanması. Ağrı, zayıflık ve hareket kısıtlamasına neden olabilir.

miyojenik (myogenic)[1]

İstemli olmayan kas kasılmasından kaynaklanmış hareketi tanımlayan terim. Refleks benzeri spontan tepkiler gösterir.

miyokard (myocardium)[1]

Kalp duvarının orta tabakası, kalp kasıyla oluşmuş bölüm. Kalp kasılması ve ritmi kontrol eder.

miyokard enfarktüsü (myocardial infarction)[1]

Koroner damar tıkanıklığı nedeniyle kalp kası dokusunun ölümü. Ciddi kardiyak bir olaydır.

miyotom (myotome)[1]

Embriyonal gelişim aşamasında kas oluşturmasını sağlayan hücre. Omurga sinirinin beslendiği kas yapısıdır.

mohawk (buz pateni) (Mohawk)[2]

İki ayaklı durumda bir patinin iç kenarından karşı patinin iç kenarına yapılan dönüş. Temel teknik hareketlerdendir.

monoamin (monoamine)[1]

Bir amino grubu içeren amin bileşiği (adrenalin, serotonin gibi). Nörotransmitter görevini görür.

monoamin oksidaz B (monoamine oxidase B)[1]

Dopamin etkisini inhibe eden enzim. Yüksek seviyeleri depresyon ve ilgili rahatsızlıklarla bağlantılıdır.

monokok yapı (monocoque)[2]

Tek parça halinde tasarlanan, genellikle karbon fiber kullanılan bisiklet çerçevesi veya tekerlek yapısıdır.

monolift (monolift)[1]

Halter sporuncu barbell'i kaldırmaya hazır olana kadar yerinde tutan makine aygıtıdır. Güvenli başlangıç sağlar.

monopleji (monoplegia)[1]

Vücudun tek bir kısmında paralizi. Tek kas veya tek uzuv etkilenmiş olur.

montaj (jimnastik) (mount)[2]

Jimnastik egzersizinin ilk bölümü. Jimnastikçinin aletin veya barın üzerine çıkıştır.

moral konuşması (pep talk)[1]

Tarafları motive etmek ve tavsiyelerde bulunmak için verilen kısa konuşma. Genellikle maç öncesinde yapılır.

morozashi tutuşu (morozashi)[2]

Sumo güreşinde rakibin her iki tarafında alt kısımdan yapılan kemeri tutma tekniğidir.

motel (motel)[2]

Otomobil şoförleri için özel otopark alanları bulunan otel. Motor oteli olarak da adlandırılır.

motokros (motocross)[1]

Engebeli, çamurlu ve virajlı pist üzerinde motosiklet ile yapılan yarış sporu.

motorik (motoric)[1]

İsteğe bağlı kas hareketini düzenleyen sinir sistemi aktivitesi. Spor egzersizlerinin temel biyolojik karakteristiği.

motorlu tekne yarışı (powerboating)[1]

Motorlu tekneler ile yapılan hız ve manevra sporu. Rekabetçi su sporlarının bir dalıdır.

motorlu uçak sporları (motor flying sport)[2]

Tek veya iki kişilik motorlu uçaklarla yapılan havacılık spor türü. Rekabetle yürütülen hava yarışmalarını kapsar.

motor beceri öğrenimi (motor skill learning)[1]

Çocukluk döneminde veya spor antrenmanı sırasında yeni motor becerilerin kazanılması süreci.

motor çıktı (motor output)[1]

Sinir dürtülerine yanıt olarak bir kişinin yaptığı hareketin ortaya çıkmasıdır.

motor davranış (motor behaviour)[2]

Belirli durumlarda gösterilen motor tepkiler ve bunların niteliği. Çevresel uyarılara karşı bedensel tepki kalıplarını ifade eder.

motor disfonksiyon (motor dysfunction)[1]

Motor nöronların yanlış işlevinden kaynaklanan kas hareketlerini kontrol edememe durumu. Sinir-kas koordinasyonunda bozulma yaşanır.

motor fitness (motorik uygunluk) (motor fitness)[2]

Hareket ve performans gerektiren fiziksel uygunluk bileşenlerindeki kapasite. Hız, çeviklik ve koordinasyon dahil.

motor hareket (motor action, movement action)[2]

Hareket eylem olarak görüldüğü zaman, niyetli ve amaçlı fiziksel aktivite. Bilişsel kontrol ve motor planlama gerektirir.

motor nöron hastalığı (motor neuron disease)[1]

Motor nöronları etkileyen ilerleyici dejeneratif hastalık. Kas zayıflığı ve atrofisine neden olur.

motor sistemi (motor system, movement apparatus)[2]

Gönüllü hareketlerin tümünü üreten sinir-kas sistemi. Hareket kontrolü ve koordinasyonun merkezi yapısını oluşturur.

motor sporunun (mechanical sport)[1]

Makine veya araç kullanımını gerektiren spor türü. Motorcu sporu, yelkenli, jet-ski gibi disiplinleri içerir.

motor yetenek / hareket becerisi (motor ability)[2]

Belirli bir spor disiplinini yeterli düzeyde gerçekleştirme kapasitesi. Motor yetenekler koordinasyon ve teknik temele dayanır.

motor (hareket ile ilgili) (motor)[1]

Kas aktivitesi, özellikle istemli kas hareketleri ve bunun sonucu vücut hareketlerini ilgilendiren özellik.

muhalif rüzgar (headwind)[2]

Gemi veya uçağa doğru patlayan rüzgar. Performansı olumsuz etkiler.

mukoz zar (mucous membrane)[1]

Ağız, burun, mide ve boğaz gibi iç geçişleri döşeyen ıslak zar. Mukus salgılar ve koruma sağlar.

multiple skleroz (multiple sclerosis)[1]

Beyin ve omurilik merkezi sinir sistemi hasarlaştıran ilerleme gösterir ciddi hastalık. Kas zayıflığı, görme bozukluğu, yavaş konuşma ve hareket güçlüğüne neden olur.

muscle building (kas gelişimi) (muscle building)[2]

Ağırlık antrenmanı ve protein bakımından zengin beslenme ile kasları geliştirme.

muscle candy (hızlı enerji takviyesi) (muscle candy)[1]

Sporcuların yüksek performans patlamaları için kullandıkları beslenme ürünü. Hızlı enerji sağlamaya yönelik.

muscle confusion (kas şaşkınlığı) (muscle confusion)[1]

Tek bir kasa karşı farklı egzersizler uygulanarak adaptasyonun önlenmesi. Böylece kas daha yoğun çalışmaya zorlanır.

muscle training (kas antrenmanı) (muscle training)[2]

Kasları çeşitli güç formlarına yönelik güçlendirmeye yönelik fiziksel egzersizler. Kas gelişimi sağlar.

muscle (kas / kas dokusu) (muscle)[1]

Vücutta kasılarak hareket sağlayan organ. İstemli ve istemsiz kontraksiyon gerçekleştiren hücre grubu.

musette (bisiklet) (musette)[2]

Bisikletçilerin yol üzerinde beslenme sırasında kapılandığı omuz askılı çanta. Hızlı enerji takviyesi sağlar.

müsabaka / etkinlik (event)[1]

Spor ortamında bireyler veya takımlar arasında yapılan yarışma. Önceden planlanan bir faaliyet.

myoneural (myoneural)[1]

Kas ve sinir sisteminin her ikisini de ilgilendiren veya içeren anlamında kullanılan terimdir.

N

NAD (Nikotinamid adenin dinükleotid) (NAD)[1]

Yorgunluk semptomlarıyla mücadele etmek için kullanılan takviyedir. Hücresel enerji üretiminde rol oynar.

Nandrolon (nandrolone)[1]

Kas gelişimi sağlayan anabolik steroid. Uluslararası Amatör Atletizm Federasyonu tarafından kullanımı yasaklanmıştır.

Narkotik analjezik (narcotic analgesic)[1]

Sporculular tarafından yanlış kullanılan, yaralanmaya rağmen antrenman devam ettirmek amacıyla kullanılan ağrı kesici.

Nassau (Nassau bahsi) (Nassau)[2]

Golf oyununda dokuz çukuru, ön dokuz çukuru ve arka dokuz çukuru için belirlenen üç bahisten oluşan informal oyun.

Naturizm (naturisms)[2]

Çıplak dolaşmanın fiziksel ve ruhsal avantajlarına inanç. Nudizm de denilir.

Nautilus (Ticari marka) (Nautilus)[2]

Profesyonel egzersiz ekipmanı üreten üretici firması. Dirençli antrenman cihazlarında öncü marka.

Nedensel modelleme (causal modelling)[1]

Nedensel modelleme, bir davranışın nedenlerini analiz eder. Psikolojide spor performansı için uygulanır.

Nefes darlığı (breathless)[1]

Egzersiz sonrası yeterli hava alamama durumu. Solunum sistemini zorlar.

Negatif Enerji Dengesi (negative energy balance)[1]

Kişinin günlük harcadığı enerji, aldığından daha fazla olması durumu. Bu durum kilo kaybına neden olur.

Nelson puanı (nelson)[2]

Kriket'de 111 puanı; İngiliz oyuncular tarafından talihsiz sayılır. Nelson'un kolunun eksikliğinden kaynaklandığı düşünülür.

Nem Taşıyıcılık (Wicking) (wicking)[1]

Spor giyiminde ter ve nemin derisinden uzaklaştırılmasını sağlayan tasarım. Oyuncunun kuru ve rahat kalmasını amaçlar.

Neopren (malzeme) (neoprene)[1]

Spor yaralanmalarından korumak için kullanılan plastik madde. Ortez ve ıslak kostümlerde kullanılır.

Neredeyse yönetim (near fall)[2]

Güreşte rakibin omuzları mat yüzeyinden dört inç ya da daha az uzaklıkta, ya da bir omuz temas halinde kalmışsa kaydedilir.

Net protein tutunumu (NPR) (net protein retention)[1]

Protein kalitesini ölçen bir gösterge. Protein etkinlik oranını hiç protein almayan grup ile karşılaştırır.

Net/Açık (lucid)[1]

Çoğunlukla kafa travması durumunda, beklenmedik biçimde akılcı ve zihinsel olarak temiz kalma hali.

Neural ark (Sinirsel kemer) (neural arch)[1]

Omurganın sinir borusunun geçtiği kavisli kısmı. Spinal kord koruması sağlamaktadır.

NFOR (işlevsel olmayan aşırı yüklenme)[1]

FOR'un ötesi, OTS'nin öncüsü. Toparlanma haftalar-aylar alır

→ İlgili makale

Nicel dijital radyografi (quantitative digital radiography)[1]

Dijital X-ışını taraması kullanarak osteoporoz gibi kemik hastalıklarının tespitinde kullanılan teknoloji. Kemik mineral yoğunluğunu ölçer.

Nişasta (beslenme) (starch)[1]

Gıdada bulunan karbohidratın yaygın şekli. Ekmek, pirinç ve patatesde yoğun bulunur.

Nitrat[1]

Pancar suyundan elde edilen nitrik oksit (NO) öncüsü. Submaksimal O₂ maliyetini %3-5 azaltır

→ İlgili makale

Nitrojen narkozunun (azot etkisi) (nitrogen narcosis)[1]

Derin deniz dalgıçlarında atmosferik basıncın birkaç katına maruz kaldığında kanda artan nitrogen nedeniyle oluşan hafif sarhoşluk hali. Kafa karışıklığı ve neşelilik hissi yaşanır.

Noradrenalin (noradrenaline)[1]

Adrenal bezin medullasından salgılanan hormon. Kan damarlarını daraltan ve kan basıncını koruyan etki gösterir.

Nordic Yürüyüş (Nordic Walking)[1]

Özel poller kullanarak gövde kaslarını çalıştıran sağlık amaçlı yürüyüş türüdür. Dengede tutuşu ve kol-omuz hareketlerini aktivite sırasında arttırır.

Nordic (Nordic kayağı) (Nordic)[1]

Botların yalnızca ayak kısmından kayağa bağlandığı kayak aktivitesi. Klasik ve biathlon disiplinlerini içerir.

Normal vücut ağırlığı (normal weight)[2]

Bireyin tam kapasitesi ve esneklikte performans gösterebileceği hedef ağırlık. Sağlık ve spor performansı açısından uygun seviye.

Nosiseptör (noci receptor)[1]

Ağrı sinyallerini beyine ileten duyusal sinir. Zarar verici uyaranlara karşılık verir.

No lift (geçersiz kaldırış) (no lift)[2]

Üç hakemden en az ikisi tarafından geçersiz sayılan kaldırış denemesi.

Nöral Plastisite (Neural Plasticity)[1]

Sinir sisteminin antrenman, deneyim veya hasara yanıt olarak yapısal ve işlevsel biçimde değişme kapasitesidir. Motor korteks antrenmanla daha verimli motor programlar geliştirir; bu da kasları daha az "zihinsel çabayla" koordine etmeyi mümkün kılar. Elit sporcular belirli hareketleri o kadar çok tekrarlamıştır ki sinirsel motor kontrol neredeyse otomatik hale gelir.

İlgili: Merkezi Yorgunluk, Motor Ünite, Periferik Yorgunluk

Nörasteniya (neurasthenia)[1]

Kişinin mental ve fiziksel olarak sinirli, aşırı yorgun hissettiği nevrotik bozukluktur. Kronik yorgunluk karakteristiktir.

Nöroaktif (neuroactive)[1]

Sinir dokusu veya sinir sistemine etkili olan madde/uyaran. Nörotransmitterler nöroaktif bileşiklere örnek.

Nörodejeneratif (neurodegenerative)[1]

Alzheimer veya Parkinson gibi sinir hasarı yaratan hastalıkları tanımlamak için kullanılır. Progresif sinir kaybı karakteristik.

Nörojenik (neurogenic)[1]

1) Sinir sisteminden kaynaklanan 2) Sinir dokusu büyümesiyle ilgili. Tıbbi tanılama kapsamında kullanılır.

Nöroleptik (Antipsikotik ilaç) (neuroleptic)[1]

Kişiyi sakinleştiren ve endişe duygusunu gidermek için kullanılan antipsikotik ilaç. Klorpromazin hidroklörür örneğidir.

Nöromüsküler Bağlantı (Neuromuscular Junction)[1]

Motor nöronun kas lifiyle buluştuğu ve sinir sinyalinin asetilkolin aracılığıyla kasa aktarıldığı özel sinaptik bölgedir. Antrenman bu bağlantının güvenilirliğini ve hızını artırır; yorgunluk ise sinaps iletiminde geçici bir bozulmaya neden olabilir. Nöromüsküler bağlantının etkinliği, kasın motor uyarılara ne kadar hızlı yanıt verdiğini belirler.

İlgili: Motor Ünite, Periferik Yorgunluk, Nöral Plastisite

Nöromüsküler verimlilik (neuromuscular efficiency)[1]

Sinir sisteminin kuvvet üretmek için uygun kasları etkili bir şekilde harekete geçirebilme yeteneğidir. Bu özellik, sporcu performansında teknik, hız ve güç gelişiminin temelini oluşturur. Nöromüsküler antrenmanlar ile bu verimlilik artırılabilir ve yaralanma riski azaltılabilir.

Nöropati (neuropathy)[1]

Sinir sistemi dokularının harabiyetine neden olan hastalıklar. Ağrı, zayıflık ve duyusal kayıplara yol açar.

Nörotoksin (neurotoxin)[1]

Sinir dokusunu hasar gören, yok eden veya işlevini bozucu madde. Sporcularda nadir görülen ciddi yaralanma türü.

Nörotoksisite (neurotoxicity)[1]

Bir maddenin sinir dokusunu hasar vermek, yok etmek ya da işlevini bozma derecesi ve seviyesi.

Nörotripsи (Sinir ezmesi) (neurotripsy)[1]

Tıbbi işlem sırasında sinirin cerrahi yolla ezilmesi veya ezme işlemi uygulanması. Nörolojik ağrı tedavisinde kullanılır.

Nörotrofik (neurotrophic)[1]

Sinir sistemi dokularının beslenme ve bakımıyla ilişkili. Nöral hücrelerin yaşam döngüsünde rol oynayan faktörleri tanımlar.

Nuchal ligament[1]

Kafatası arkasından boyun omurlarına uzanan elastik bant. Koşuda baş stabilizasyonu sağlar. Yalnızca koşucu memelilerde bulunur

nabız (pulse)[1]

Kalp kanı pompaladığında arterde meydana gelen düzenli genişleme ve daralma.

nakavt (knockout)[1]

Boks müsabakasında rakiyi onun saymaya vurarak kazanılan puan. Bir maçta yenilen oyuncu veya takımın tüm yarışmadan elenmesi prensibine dayanan sistem.

nakavt etme (knock out)[1]

Boks ve tam kontakt sporlarında rakibi onun için saymaya vurarak yenmek. Müsabakadan rakip veya takımı elemek için maç kazanmak anlamında da kullanılır.

narkotik (narcotic)[1]

Uyuşturucu etkili maddeler (kokain gibi) ağrı kesici, uyku ya da bayılma durumuna neden olabilir. Bağımlılık potansiyeli yüksektir.

natural foot (sörf) (natural foot)[2]

Sörf tahtasında sol ayağın sağ ayağın önüne gelecek şekilde duran sörf tarzı. Doğal duruş pozisyonudur.

nebulin (nebulin)[1]

Kas dokusunda aktin protein zincirini tutturan molekül. Kas yapısının düzenlenmesinde önemli rol oynar.

nefes borusu (trakea) (trachea)[1]

Gırtlaktan akciğerlere uzanan ana hava geçidi. Akciğerlere giriş iki ana bronş'a ayrılır.

nekroz (necrosis)[1]

Hastalık ya da travma sonucu kemik, doku ya da organ gibi vücut bölümünün ölmesi ve işlevini yitirmesi.

netball (netball)[1]

Genellikle kadınlar tarafından oynanan kapalı veya açık alan sporu. Topu ağa atmakla gol atılır; oyuncular topla koşamaz sadece el veya pas yapabilir.

niasin (niacin)[1]

B vitamini kompleksine ait, süt, et, karaciğer, böbrek, maya, fasulye ve ekmekte bulunan vitamin. Eksikliği mental bozukluk ve pellagra hastalığını tetikler.

nickelback (nickelback)[2]

Amerikan futbolunda hücum takımının pas oyunu oynayacağı tahmin edilirse oyuna giren ek defans oyuncusu.

nitrik oksit (nitric oxide)[1]

Kan damarlarının genişlemesini (vazodilatasyonu) teşvik eden spor takviyesi. Oksijen taşınmasını ve performansı artırır.

nokta incelme (spot reduction)[1]

Belirli vücut bölgesindeki yağ miktarının o alandaki kasları çalıştırarak azaltılabileceği fikri. Bilimsel olarak tam desteklenmeyen bir görüştür.

nollie (nollie)[1]

Kaykayda tahtanın ön ucuna basarak yapılan hava sıçraması. Trikini bir çeşidi.

non-energy-dependent (enerji-bağımsız / teknik spor) (non-energy-dependent)[1]

Hareketten ziyade beceري gerektiren spor türü. Golf gibi yüksek enerji metabolizması gerektirmeyen branş.

norandrostenedion (norandrostenedione)[1]

Vücut içinde nandrolona dönüşen spor takviyeleridir.

noretisteron (norethisterone)[1]

Kadın sporcuların amenore ve aylık dönem bozukluklarını tedavi etmek için kullanılan ilaç.

normal duruş (kaykay) (regular)[1]

Kaykay sporunda sol ayağın tahta ön ucuna yakın olduğu duruş pozisyonu.

no-hitter (no-hitter)[2]

Beyzolda pitcher'ın rakip takıma hit attırtmadığı maç. Perfect game'den farklı bir başarı.

nörit (neuritis)[1]

Sinir iltihabı nedeniyle sabit ağrı oluşan durum. Sinir fonksiyonunda azalma meydana getirir.

nörofizyoloji (neurophysiology)[1]

Sinir sisteminin fizyolojik işlevlerinin incelenmesi. Spor performansındaki sinir kontrolünü açıklar.

nörohormon (neurohormone)[1]

Sinir hücreleri tarafından üretilen ve sinir uçlarından salgılanan hormon. Sinir-hormon iletişimi sağlar.

nöromüsküler (neuromuscular)[1]

Sinir sistemi ve kasları birlikte ilgilendiren yapı ve fonksiyon. Motor kontrol ve kas harekeketinin sinirsel düzenlenmesi.

nörosekresyon (neurosecretion)[1]

Sinir hücrelerinin aktif madde salgılama işlemi veya bu hücreler tarafından salınan madde. Sinir-hormon iletişiminde rol alır.

nörotoksik (neurotoxic)[1]

Sinir hücreleri için zararlı veya zehirleyici etki. Spor ortamında bazı kontaminantların nörotoksik riski vardır.

nörovasküler (neurovascular)[1]

Sinir ve kan damarlarını birlikte içeren veya etkileyen yapılar. Ekstremite fonksiyonu bu bileşkelere bağlıdır.

nötr omurga pozisyonu (neutral spine)[1]

Hiçbir eklemin fleksiyonda olmadığı ve kuvvetin eşit şekilde dağıldığı omurga konumu. Doğru vücut mekaniksi antrenmanının temelidir.

nutmeg (cıvata) (nutmeg)[2]

Oyuncu topu rakibinin bacakları arasından geçirerek öteki tarafta yakalar. Futbolda beceri gösterisidir.

O

OBLA (OBLA)[1]

Kan laktat birikiminin başladığı eşik noktası. Egzersiz fizyolojisinde anaerobik kapasite ölçütü.

OBLA (Onset of Blood Lactate Accumulation) (Onset of Blood Lactate Accumulation)[1]

Kan laktatının 4 mmol/L'ye ulaştığı nokta. LT2'nin bir tanımı

Obezite Oranları (obesity rates)[1]

Bir ülkenin nüfusunun yüzde 20'den fazla fazla kilolu olan oranı. Halk sağlığı istatistiklerinde kullanılan önemli bir göstergedir.

Obturatör siniri (obdurator nerve)[1]

Pelvis bölgesinde bulunan geniş çaplı sinir. Bu bölgedeki inflamasyondan etkilenebilir.

Offload (kısa pas) (offload)[2]

Ragbi'de tackles altındaki oyuncunun yanı sıra koşan bir takım arkadaşına yaptığı çok kısa pas. Hızlı oyun geliştirir.

Offside Tuzağı (Futbolda) (off-side trap)[1]

Oyuncuları offsait yakalamak amacıyla savunmaçıların toplu ileri hareket koordinasyonunun sağlandığı taktik.

Off spin (off spin)[2]

Kriket topunun döndürme hareketinden kaynaklanan, off-break atışını oluşturan spin türü. Sağcı topçunun orta direk hattından dışarı doğru kıvrılan atışını sağlar.

Okçu Saldırısı (arrow attack)[2]

Eskrim sporunda rakibi geçtikten sonra gerçekleştirilen atılı saldırı. Yüksek hız ve kontrolü gerektiren ileri bir teknik.

Oklar (Dart) (arrows)[2]

Dart oyununda kullanılan oklar ve oyun adı. Hedef tahtasına atılan oklar oyunu belirler.

Oksidatif Fosforilasyon (Oxidative Phosphorylation)[1]

Mitokondri iç zarında bulunan elektron taşıma zinciri aracılığıyla büyük miktarda ATP üretilen süreçtir. Krebs döngüsünden gelen elektronlar bu zincirde oksijene aktarılır; bu transferin yarattığı enerji ATP sentezini sürdürür. Aerobik metabolizmanın en verimli basamağıdır; bir glikoz molekülünden toplam 36-38 ATP'nin büyük çoğunluğu burada üretilir.

İlgili: Mitokondri, Krebs Döngüsü, Aerobik Metabolizma

Oksidatif stres (oxidative stress)[1]

Aerobik metabolizmayla üretilen serbest radikallerin hücreler üzerindeki hasarı. Antoksidan ile dengelenir.

Oksijen (oxygen)[1]

Hava içinde bulunan ve insan yaşamı için gerekli olan renksiz gaz. (Kimyasal sembolü: O₂)

Oksijen Borcu (oxygen debt)[1]

Egzersizle tükenmiş olan vücudun oksijen depolarını yenilemek için gereken oksijen miktarı. Yoğun koşu sonrası oluşan oksijen eksikliği.

Oksijen Hacmi (Volume of Oxygen)[1]

İnspirasyon sırasında alınan oksijen miktarının mililitre cinsinden ölçümü. Akciğer kapasitesi ve aerobik performans değerlendirmesinde kullanılır.

Oksijen Parsiyel Basıncı (Partial Pressure of Oxygen — PaO2)[1]

Havadaki veya kandaki oksijenin kendi başına oluşturduğu baskındır. Yüksek rakımda toplam hava basıncı düştüğünden, oksijen parsiyel basıncı da düşer ve hemoglobine bağlanan oksijen miktarı azalır. Bu mekanizma, yüksek irtifa fizyolojisini anlamanın temelidir; vücut buna EPO salgılayarak yanıt verir.

Birim: mmHg  |  İlgili: Hemoglobin Saturasyonu, Hipoksi, Eritropoietin

Oksijen toksisitesi (oxygen toxicity)[1]

Yüksek basınçta aşırı oksijen alımından kaynaklanan vücut doku hasarı. Dalış sporlarında görülebilir.

Oksikalorimetre (oxycalorimeter)[1]

Gıda yakıldığında tüketilen oksijen ve üretilen karbondioksit miktarını ölçen cihaz. Gıdaların enerji değerini belirler.

Oksitonik (auxotonic)[1]

Oksitonik, kas kasılması sırasında artan kuvvete karşı gerçekleşir. Egzersizde kas gücünü geliştirir.

Olekranon (olecranon)[1]

Ulna kemikinin dirsek ekleminin ötesine uzanan üst ucu. Dirseğin çıkıntılı sert noktasını oluşturur.

Olekranon bursiti (olecranon bursitis)[1]

Dirsek eklemindeki sıvı kesesinin iltihaplanması. Ağrı ve şişme ile kendini gösterir.

Olighidri (olighydria)[1]

Vücudun yetersiz ter üretimi durumu. Termoregülasyon mekanizmasının bozulması.

Olimpik Hareket (Olympic Movement)[1]

Olimpik Şart'ın kurallarına uyan uluslararası spor federasyonlarının bütünü. Olimpik oyunları ve değerlerini korur.

Ollie (ollie)[1]

Skateboardda tahtanın arka ucuna basılarak havalanan sıçrama hareketi. Temel skateboard tekniğidir.

Olumsuz tutum (negative attitude)[1]

Aktivite başarısını azaltabilecek karamsar zihinsel bakış açısı. Performansı olumsuz etkiler.

Omurga Tahtası (spinal board)[1]

Omurga yaralanması şüphesi olan yaralıların taşınmasında kullanılan sert plastik board. Hareketi minimize ederek ikincil yaralanmaları önler.

Omurga (Vertebral Kolon) (spine)[1]

Bacak kemiğinden kafatasına kadar uzanan, esneklik sağlayan omurlar zinciri. Merkezi sinir sistemini korur.

Omurilik sinirleri (spinal nerves)[1]

Omurilik kordundan çıkan ve vücudun geri kalanını innerve eden 31 çift sinir lifti. Duyusal ve motor fonksiyonları sağlar.

Omuz altı teknik (underarm)[1]

Kolu omuz seviyesinin altında tutarak yapılan hareket. Genellikle vücut yanına yakın konumda gerçekleştirilir.

Omuz çıkığı (bağ hasarı) (shoulder separation)[1]

Köprücük kemiğini omuz kemiğine bağlayan bağların yırtılması yaralanması. Temas sporlarında sık görülür.

Omuz desteği bandajı (shoulder support)[1]

Egzersiz sırasında omuz yaralanmalarını önlemek için kullanılan destekleyici sarılı bant. Omuz stabilitesini artırır.

Omuz duruşu (omuz bandı) (shoulder stand)[2]

Jimnastikte paralel bars veya denge ışınında omuzlar üzerinde yapılan denge egzersizi. İleri seviye jimnastik tekniğidir.

Omuz Kaldırma (Shoulder Shrug) (shoulder shrug)[1]

Kollar gevşek durumda vücudun önünde ağırlık tutularak omuzların yavaşça kaldırılıp alçaltıldığı egzersiz.

Omuz Presi (shoulder press)[1]

Dik oturur pozisyondayken kolları omuzlardan yukarıya doğru itme egzersizi. Halter veya ağırlığa karşı direnç uygulanır.

Onlu yarış (decathlon)[1]

Atletler on farklı branşta yarışır. Uzun atlama, yüksek atlama ve koşularla genel beceri puanlanır.

On iki dakika koşu/yürüyüş testi (twelve-minute run/walk test)[2]

Cooper tarafından geliştirilen kardiyorespiratuar dayanıklılık ölçme testidir.

On saniye kuralı (ten-second rule)[2]

Basketbolda takımın kendi kortu arkasında topu aldıktan sonra ön korta geçirmesi gereken süre. Bu süre içinde orta hattı geçmelidir.

On the rivet (sınırda pedal çevirme) (on the rivet)[2]

Bisikletçinin hızlı tempoyı korumak için fiziksel limitinde pedal çevirmesi durumu.

On-drive/İç alan vuruşu (on-drive)[2]

Kriket'te bacak tarafına yapılan vuruş. Sahanın belirli bölgesini hedefler.

Optimum Beslenme Enstitüsü (Institute for Optimum Nutrition)[1]

Beslenme eğitimi ve araştırması yapan bağımsız kuruluş. Spor nutrisyonu alanında öncü rol oynar.

ORAC (ORAC)[1]

Oksijen radikal absorbans kapasitesidir. Antioksidan gücü ölçme yöntemidir.

Organik gıda (beslenme) (organic food)[1]

Kimyasal gübre, pestisit ve herbisit kullanılmadan yetiştirilen gıda. Arazi iki yıl organik olmalıdır.

Organizatör (organizer)[2]

Spor müsabakasını düzenleyen kulüp, federasyon, kurum veya şirket. Kurallar, hakem ve logistikten sorumludur.

Ornitin (ornithine)[1]

Karaciğer tarafından üretilen amino asit. Üreozu oluşturmada ve fazla nitrojen atılımında rol oynar.

Orofarinks (oropharynx)[1]

Ağzın arka tarafında yumuşak damağın altında yer alan farinks bölüsüdür.

Orotik asit (orotic acid)[1]

Üreden metabolik blokaj sırasında vücutta üretilen kimyasal maddedir. Spor beslenme desteği olarak kullanılır.

Ortalama (average)[1]

Oyuncunun başarısını fırsat sayısı ile başarı oranı bölerek hesaplar. Performansı değerlendirmede kullanılır.

Ortalama kalp atış hızı (average heart rate)[1]

Ortalama kalp atış hızı, bir aktivite sırasındaki ortalama değerdir. Spor izlemede, dayanıklılığı ölçmek için kullanılır.

Orta Ağırlık (Middleweight) (middleweight)[1]

Profesyonel boksda 66,5-72,5 kg arasında tartılı sporcular için ağırlık kategorisi. Aynur yüksüm olimpik boksda 71-75 kg aralığında tanımlanır.

Orta alandan topu merkeze pas verme (position in the centre circle)[1]

Oyun alanının kenarından ortaya doğru top, disk veya puku gönderme. Açış hareketi olarak önemli.

Orta daire (center circle)[2]

Basketbol sahasının merkezinde yer alan 12 fitlik çemberin içinde 4 fitlik sıçrama çemberi bulunur. İş sahibi topu atışında bu alanda durur.

Orta Hat / Midline (midline)[1]

Baş üstünden göbek içinden ayaklar arasına kadar çekilen hayali çizgi. Vücudun simetri referansı.

Orta Saha (midfield)[1]

Spor sahasının orta kısmı, özellikle iki ceza alanı arasındaki alan. Futbolda orta saha oyuncularının esas çalıştıkları bölgedir.

Orta Saha Oyuncusu (Midfielder) (midfielder)[1]

Futbol takımında saha ortasında oynayan ve hem hücum hem savunmada görev alan oyuncu. Takımın oyun kurucu konumundadır.

Orta scalene kası (middle scalene)[1]

Boynu eğmede görev alan çift kas yapısı. Solunum sırasında yardımcı görev üstlenir.

Orthoreksiya (orthorexia)[1]

Sadece "doğru" beslenme düşüncesiyle takıntılı olma hali. Çok sayıda yiyeceğin reddedilmesi ciddi kilo kaybına neden olabilir.

Ortopedik (orthopaedic)[2]

Yanlış gelişmiş kemik veya eklemleri düzelten tedaviler için kullanılır. Ortopedi alanındaki müdahaleler ve cihazları tanımlar.

Osgood-Schlatter Hastalığı (Osgood-Schlatter disease)[1]

Ergenlik döneminde aşırı spor aktivitesinden diz altında kasilikteki kemikle tendon bağlantısında ağrılı şişlik oluşan durumdur.

Ossifikasyon (ossify)[1]

Kıkırdak gibi yumuşak dokunun kalsiyum tuzlarınca sertleşerek kemiğe dönüşmesi. Kemik gelişiminin doğal aşamasıdır.

Osteit (osteitis)[1]

Kemiklerin travma veya enfeksiyon nedeniyle iltihaplandığı durumdur. Akut veya kronik seyredebilir ve kemik yapısını zayıflatır.

Osteoklas (osteoclast)[1]

Kemik dokusunu yok eden hücre. Kemik modellemesinde (remodeling) önemli rol oynar; cerrahi olarak kemik kırığını açmak için kullanılan aletin adıdır.

Osteokondrozis (osteochondrosis)[1]

Kemik büyüme bölgesindeki kusur; zayıf kan dolaşımından kaynaklanabilir. Ağrı ve aşırı kullanım yaralanmalarına yatkınlık oluşturur.

Osteomalasi (osteomalacia)[1]

D vitamini eksikliğinden kaynaklanan kalsiyum emilim bozukluğu nedeniyle kemiklerin yumuşaması ve bükülmesi. Enerji metabolizması ve mineral yetersizliği spor performansını düşürür.

Osteomyelit (osteomyelitis)[1]

Kemik içinin, özellikle ilik boşluklarının iltihaplanması. Bakteriyel enfeksiyondan kaynaklanır.

Osteopati (osteopathy)[1]

Eklemlerin masaj ve manipülasyonla tedavisi ya da herhangi bir kemik hastalığı. İki tanımı vardır; tedavi amaçlı kullanılır.

Osteotomi (osteotomy)[1]

Özellikle ekleme bağlı ağrıyı hafifletmek için kemik kesme cerrahisidiedir. Kemik yapısında değişiklik sağlar.

Otitis Externa (Dış Kulak Yangısı) (otitis externa)[1]

Yüzücülerde kirli su maruziyetinden kulak kanalının enfekte olması. Ağrılı ve işlevsel rahatsızlık yaratır.

Otogenik eğitim (autogenic training)[1]

Meditasyonla stres azaltan zihinsel egzersizler fiziksel rahatlık sağlar. Bu teknik, sporcularda performans kaygısını yönetir.

Otojenik Antrenman (autogenius training)[2]

Kendini yoğunlaştırmalı rahatlama yöntemidir. Psikolojik gevşeme sağlamak için kullanılır.

Otokros (auto-cross)[2]

Arazi içinde motorlu araçlarla yapılan, çok çeşitli engelleri bulunan çapraz sürüş etkinliği.

Otoktonöz (autochthonous)[1]

Otoktonöz, bir işlev veya bozukluğun vücuttaki kendi bölgesinde başladığını belirtir. Spor yaralanmalarında lokal etkileri inceler.

Otomatik Foul Algılayıcı (automatic foul detector)[2]

Bowling'de oyuncunun ayağı çizgiyi aştığında alarm veren fotoelektrik cihazdır. Hata kontrolü sağlar.

Otonom sinir sistemi (autonomic nervous system)[1]

Omuriliğe bağlı ganglionlardan oluşan sistem, kalp ve akciğer gibi organların otomatik işlevlerini düzenler. Uyku veya bilinçsizlik durumlarında çalışır; sempatik ve parasempatik sistemleri kapsar.

Otoregülasyon[1]

Antrenmanı HRV, RPE ve uyku verilerine göre günlük ayarlama. Modern periyodizasyonun temel bileşeni

Otostopçu (hitch-hiker)[2]

Sürücülerden kaldırma talep ederek seyahat eden kişi. Ekonomik turizm yöntemidir.

Ototransfüzyon (autotransfusion)[1]

Ototransfüzyon, hastanın kendi kanını kullanan transfüzyondur. Spor dopinginde, performans artışı için uygulanır.

Oturuş Platformu (seat)[2]

Kayıklarda rower'ın hareketi ile ileriye geri hareket eden plastik veya ahşap platformdur. Ergonomi önemlidir.

Otuz (tenis puan) (thirty)[2]

Tenis oyununda bir oyuncu veya takım tarafından kazanılan ikinci puan. On puandan sonra gelir.

Outer (dış halka) (outer)[2]

Dartsta hedefin boğası çevresindeki yeşil daire, 25 puan değerindedir.

Out (oyundan çıkma) (out)[1]

1. Oyunda artık yer alamama durumudur. 2. Beyzbolda atıcının veya koşucu oyundan çıkarılmasıdır.

Oval pist (oval)[2]

IndyCar ve NASCAR yarışlarında kullanılan, hafif virajlı, yüksek hızda alınabilen oval şeklindeki devre.

Overarm (Üst el hareketi) (overarm)[1]

Yüzme vuruşunu omuzun üzerinden kaldırılan kol ve ileri rotasyonla başlatmak. Omuzun üzerinden kol ile yapılan atış veya hareket.

Oynamak (play)[1]

Eğlenmek amacıyla bir oyun veya spor aktivitesine katılmak. Ola oyunda belirlenen konuma atanmak veya topu belli bir yöne vurmak/tekmelemek.

Oyuncu değişimi (substituting)[2]

Müsabaka sırasında sporcuyu sakatlık veya stratejik nedenle başka birle değiştirme. Takım sporlarında sıkça görülen uygulamadır.

Oyunlar (games)[1]

Birçok farklı spor aktivitesinden oluşan ve genellikle birkaç gün süren etkinlik. Okulda öğretilen jimnastik, atletizm ve takım sporlarını da kapsar.

Oyun alanı (playing field)[1]

Organize spor aktiviteleri için kullanılan düz zemin alanıdır.

Oyun arası (play break)[2]

Okul günlük programında çocuk ve gençlerin dinlenmesi için ayrılan zaman dilimleri. Bu aralıklarda fiziksel aktivite ve sosyalleşme fırsatı sunulur.

Oyun (Game) (game)[1]

Belirli kurallar çerçevesinde oyuncuların rekabet ettiği spor etkinliği. Tenis ve benzer sporlarda set/maçın alt bölümü de anlamında kullanılır.

obezite (obese)[1]

Diyabet ve kalp hastalığı gibi ciddi sağlık sorunları yaratan aşırı kilo durumu. Beden kitle indeksinin belirli sınırları aşması.

odaklanma/vurgu noktası (focus)[1]

Belirli bir konuya yoğun dikkat veya çaba sarf etmek. Fitness programı veya müsabaka taktiği gibi bir hedefi işaret eder. Tıbbi bağlamda enfeksiyon merkezini tanımlar.

oksihemoglobin ölçer (oxyhaemoglobinometer)[1]

Kandaki oksijen seviyelerini ölçen cihaz. Oksijen satürasyonunun kontrol edilmesinde kullanılır.

oksijenle zenginleştirme (oxygenate)[1]

Kanın oksijen ile bağlanması ve doku taşınması. Aerobik egzersiz sırasında solunum sistemi bu işlevi yerine getirir.

oksijen tüketimi (oxygen consumption)[1]

Vücudun solunum sistemi aracılığıyla oksijen alıp aerobik glukoz bölünmesi için kullanma kapasitesi. VO2Max ile ölçülür.

oksimetazolin (oxymetazoline)[1]

Aşırı kullanımda doku hasarı ve bağımlılık yapabilen vazokonstriktif burun spreyi.

oksipati (oxypathy)[1]

Vücudun oksidize edilemeyen asitleri atılamadığı bozukluk. Dokulara hasar veren bir metabolik sorundur.

okulomotor sinir (oculomotor nerve)[1]

Üçüncü kranyel sinir, göz küresi ve göz kapaklarını kontrol eder. Göz hareketi koordinasyonunu sağlar.

okul öncesi spor (pre-school sport)[2]

Okul öncesi yaş grubundaki çocuklara (3-6 yaş) yönelik destek ve eğitim uygulamaları. Erken gelişim ve temel motor beceriler üzerine odaklanır.

oligoalerjenik diyet (oligoallergenic diet)[1]

Belirli gıdaların vücuda etkisini tanılamak için uygulanan kısıtlı beslenme programı. Besin alerjisi tespitinde yardımcıdır.

omurga iliği (spinal cord)[1]

Beyinden aşağıya doğru omurga içinde uzanan merkezi sinir sistemi yapısı. Sinir sinyallerini iletir.

omurilik anestezisi (spinal anaesthesia)[1]

Omurilik hasarından kaynaklanan vücudun bir kısmında duyarlılık kaybı. Spinal bölgenin yaralanmasından meydana gelir.

omuz manevra (buz hokeyinde) (shoulder deke)[2]

Omuzla bir yöne, vücut başka yöne hareket ederek rakibi aldatan teknik. Dişli ve hızlı bir hareket türüdür.

onay vermek (acknowledge)[2]

Gönderici tarafından mektup, paket veya kargo alındığını bildirmek.

opsinin (opsonin)[1]

Beyaz kan hücrelerinin antijenleri yok etmesini hızlandıran protein. Bağışıklık sisteminin parçasıdır.

oran/ihtimal oranları (odds)[1]

Bahis oynayanlar için olayın gerçekleşme ihtimalini gösteren oran. Yarışmacılara eşit şans vermek için verilen avantaj veya dezavantaj. Müsabakada bir kişinin diğerine göre üstünlüğü gösteren oran.

orta konum (middle guard)[2]

Lokomotor becerilerde ellerin göğüs seviyesinde neredeyse hareketsiz tutulduğu pozisyon.

orta saha çizgisi (half-court line)[2]

Basketbol sahasının zemininde işaretlenmiş ve alanı ikiye bölen çizgi. Ön saha ve arka sahayı ayırır.

ortopedi (orthopaedics)[1]

Kemik, eklem, bağ ve kas hastalıkları ile bozukluklarının tanı ve düzeltmesini inceleyen tıp dalı.

ortopedist (orthopaedic surgeon)[1]

Kemik, eklem, bağ ve kas bozukluklarının cerrahi düzeltmesinde uzmanlaşmış doktor.

oryantiring (orienteering)[1]

Harita okuma ve kros ülke koşusunu birleştiren rakip spor. Pusula ve topoğrafik harita kullanarak bilinmeyen arazide rota takibi.

osmoz (osmosis)[1]

Vücut içinde yarı geçirgen membran aracılığıyla solventlerin yüksek molekül konsantrasyonlu alana doğru hareketi. Su dengesi ve hücre fonksiyonları etkilenir.

osteitis pubis (osteitis pubis)[1]

Koşu ve zıplama gibi tekrarlı aktivitelerin neden olduğu, pubik kemiklerin birleşim noktasında meydana gelen pelvik ağrı ve iltihaplanma.

osteoartrit (osteoarthritis)[1]

Orta yaş ve yaşlıların eklemi şişip sertleştiren dejeneratif hastalığı. Enflamasyon sonucu ağrı ve hareket kısıtlılığı oluşur.

osteoclasis (osteoklas aktivitesi / kemik yeniden yapılanması) (osteoclasis)[1]

Normal kemik gelişimi veya kırık iyileşmesi sırasında kemik dokusunun parçalanması ve yeniden oluşturulması.

osteoporoz (osteoporosis)[1]

Düşük östrojen, kalsiyum yetersizliği ve fiziksel inaktivite sonucu kemiklerin ince, gözenekli ve kırılgan hale gelmesi. Kütlesel kemik hastalığı olarak da bilinir.

otobahn (autobahn)[2]

Almanya, Avusturya ve diğer Almanca konuşulan ülkelerdeki hızlı otoyol. Yüksek hızda araç sirkülasyonu için tasarlanmıştır.

otomotiv sporu (automobile sport)[2]

Otomobiller arasında düzenlenen hız ve beceri yarışmaları. Sürücülerin ulusal makamlardan lisans alması zorunludur.

otonom aşama (autonomous stage)[1]

Beceri ediniminin son evresi. Hareket dizisi öğrenilir, iyileştirilir ve otomatik hale gelir.

oto yarış / dragster yarışı (drag racing, dragster)[2]

Formülsüz, özel dizayn araçlarla (dragster) yapılan hızlı ivmelenme yarışması. Motor sporlarının yüksek hız kategorisinde yer alır.

oturarak dönüş (buz pateni) (sit spin)[2]

Buz pateni spininde oyuncunun buzda çömelip bacağı eğik pozisyonda dönmesi. Şampiyonluk tekniğidir.

oturarak yapılan egzersiz (seated exercise)[1]

Otururken gerçekleştirilen kas güçlendirme hareketi. Örnek: oturma pozisyonunda bacak uzatması.

otur-kalk (sit-up) (sit-up)[1]

Sırt üstü yatıştan bacaklar bükülü durumdayken eller kullanmadan gövdenin oturuş pozisyonuna kaldırıldığı egzersiz.

out alanı (touch)[1]

Bazı takım sporlarında, yan çizgilerinin dışında kalan ve topun oyun dışı olduğu bölge.

oyun bölümü (beyzbol) (inning)[1]

Beyzbolda her takımın üç out yapıncaya kadar sıra ile saldırı yaptığı oyun dönemi. Standart beyzolda dokuz, softbolda yedi inning oynanır; eşit skorda ek inning eklenir.

oyun kuşu (game bird)[2]

Avcılık ve beslenme amaçlı avlanan kuş türü. Avcılık sporunda hedef hayvandır.

oyun puanı (game point)[1]

Tenis ve badmintonda bir oyuncunun oyunu kazanması için sadece bir puan daha gereken durum. Müsabakadaki kritik anları işaret eder.

ozon (ozone)[1]

Sanayileşmiş alanlarda kirletici maddelerle güneş ışığının reaksiyonu sonucu oluşan zararlı gaz. Vücut dokusu hasar verir ve VO2Max'ı düşürür.

o guruma (o guruma)[2]

Judo'da muhalifin saldırganın bel hizasında dikey şekilde atıldığı bir tekerlek atışı türü.

oxidative capacity (oksidatif kapasite) (oxidative capacity)[1]

Kas dokusunun aerobik egzersiz sırasında kullanabileceği oksijen miktarı. Kardiyak fitness göstergesi.

Ö

Ödem (oedema)[1]

Hücre arası boşluklarda sıvı birikmesi nedeniyle vücut bölgesinin şişmesidir. Enflamasyon, yaralanma veya hastalık göstergesi olabilir.

Ödüllendirici Ara (rewarding break)[2]

İnterval antrenmanında egzersiz serileri arasındaki dinlenme dönemdir. Vücut toparlanması sağlanır.

Ölü Ağırlık (Bowls'ta) (dead weight)[2]

Bowls sporunda tahta topu (wood) jack'in yanında hareketsiz durur şekilde atış. Tam konumlandırma gerektiren teknik.

Ölü asılı pozisyon (dead hang)[2]

Kollar düz tutularak bir tutunağa gevşek asılı durma pozisyonu. Esneklik ve omuz gücü geliştiren temel egzersiz.

Ölü bacak (dead leg)[1]

Uyluk kası ağır darbe ile kemiğe çarpıp hasar görür. Ağrı ve hareket kısıtlanması oluşur.

Ölü Çekme (dead draw)[2]

Ölü ağırlıkla oynanan bowls vuruşu. Hassas teknik gerektiren ileri harekettir.

Ölü Kol (Omuz Dislokasyonu) (dead arm)[1]

Omuz soketinin kısaca yer değiştirip yeniden yerine oturması; ağrı ve uyuşukluk yaşanır. Kontakt sporlarında görülür.

Ölü (Oyun Dışı) (dead)[1]

Futbolda top saha sınırını geçince oyun dışı kalır. Bazı sporlarda hassas olmayan bölgeleri tanımlar.

Ön (anterior)[1]

Vücut kısmının önde konumlandığıdır. Bu alan göğüs ve karın gibi bölgeleri kapsar.

Öncü Sprintı (lead out)[2]

Bisiklet yarışında bir sporcunun takım arkadaşının kazanmasına yardımcı olması için önde sprint yapması. Takım stratejisidir.

Önemli Spor Yaralanması (substantive injury)[1]

Tıbbi müdahale gerektiren ve oyuncunun maça katılmadığı spor yaralanması. Ciddi performans kaybına neden olur.

Öngörülen performans bölgesi (prescriptive zone)[1]

Sporcu için en uygun sıcaklık ortamıdır, tipik olarak 5-25 derece arasındadır. Optimal performansı destekler.

Ön çapraz bağ (anterior cruciate ligament)[1]

Dizde uyluk kemiğini kaval kemiğine bağlayan bir bağdır. Spor yaralanmalarında sık yırtılır, kısaltması ACL.

Ön çekme testi (anterior drawer test)[1]

Ayak bileği bağlarını değerlendiren manipülasyon testi hasarı tespit eder. Bu yöntem, spor yaralanmalarında ligament stabilitesini ölçer.

Ön çıkık (anterior dislocation)[1]

Omuz ekleminde top yuvasından öne kayar. Sporcularda tekrarlayan hareketlerde sık görülür.

Ön gerilim (pre-stretch)[1]

Egzersiz veya spor aktivitesinden önce kasları gererek hazırlamak. Kas elastikiyetini artırır ve yaralanma riskini azaltır.

Ön hazırlık durumu (psikofizik hazırlık) (prestart state, readiness to perform)[2]

Yarışmaya katılmadan önce sporcu tarafından sağlanan psikolojik ve fizyolojik adaptasyon hali. Optimal performans için gerekli mental ve fizik yoğunlaşmayı ifade eder.

Ön Kalça Kaldırması (front hip pullover)[2]

Asimetrik barda, ellerin desteklediği gövde konumundan gerçekleştirilen bir çıkış hareketidir. Kadın cimnastiğinin temel tekniklerindendir.

Ön kompartman (anterior compartment)[1]

Bacağın ön kısmında yer alan kas bölgesinde bulunan kaslar grubu.

Ön takla (forward somersault)[2]

Yer ve denge demesinde yapılan hareket. Dizler kıvrık kalarak vücudun öne doğru yuvarlanmasıdır.

Ördek (duck)[2]

Kriket'te bir vurucu tarafından atılan topun hiç puvanını değil sıfır puan almasıdır.

Örümcek (bilardo) (spider)[2]

Bacaklar geniş açılı bilardo stopudur. Birden fazla vuruş pozisyonu sağlar.

Östaki tüpü (Eustachian tube)[1]

Orta kulaktan nazofarenkse uzanan bir kanaldır. Bu tüp kulak basıncını dengeler.

Östres (eustress)[1]

Pozitif ve keyifli gerilim duygusudur, örneğin rekabette. Sporcularda motivasyonu yükseltir.

Östrojen replasman tedavisi (oestrogen replacement)[1]

Kadın sporcu üçlemesinde önerilen, aylık döngüyü düzenleyen ve kemik kaybını yavaşlatan tedavi. Hormon yerine koyma yaklaşımıdır.

Özel Beslenme Gereksinimleri (special dietary requirements)[1]

Vejetaryen, vegan, koşer/helal beslenme, hamileliks, alerji (buğday, glüten, kuruyemişler) gibi kısıtlamalar nedeniyle özel diyete ihtiyaç duyan kişinin gereksinimleri.

Özgüven fazlalığı (complacency)[1]

Özgüven fazlalığı, aşırı memnuniyet halidir. Spor reaksiyonlarında, beklenmedik durumlara karşı tepki süresini uzatır.

Öz Konuşma (Self-Talk)[1]

Sporcunun antrenman ve yarış sırasında kendi kendine söylediği, zihinsel direnci artırmayı veya tekniği düzeltmeyi amaçlayan sözsel veya içsel ifadelerdir. "Devam et", "adımları koru", "nefes al" gibi kısa ve motive edici cümleler algılanan eforu düşürebildiği ve dayanma süresini uzatabildiği bilimsel çalışmalarla desteklenmiştir. Hem motivasyonel hem de talimat verici türde öz konuşma mevcuttur.

İlgili: Algılanan Efor, Motivasyon, Psikobiyolojik Model

Öz savunma (self-defence)[1]

Fiziksel saldırıya karşı ve silahlı olmayan dövüş tekniği geliştirmesi yapan defans yöntemidir. Dövüş sanatlarında öğretilir.

Öz-düzenleme (self-regulation)[1]

Atletin antrenman programını takip edip mevcut ihtiyaçlara göre uyarlama yeteneği. Denetim olmaksızın yapılır.

Öz-Hareket (self-movement)[2]

Bireyin kendi isteği ve gücüyle ürettiği insan spor hareketi. İç motivasyona dayalı motor aktivitesi.

Öz-test (self-test)[1]

Kişinin kendi sağlığını değerlendirmek üzere kendisinin uyguladığı tanısal test. Örneğin kan basıncı ölçümü.

Öz-yeterlik (self-efficacy)[1]

Sporcu performansını pozitif yönde etkileyen güven ve stres yönetimi becerisidir. Başarısı artırır.

ödüllendirme antrenmanı (reward training) (reward training)[2]

Bir davranışı geliştirmek veya pekiştirmek için pozitif takviye kullanma. Spor psikolojisinde motivasyon tekniklerinden biridir.

öğün yerine geçen ürün (meal replacement product)[1]

Konsantre protein, vitamin ve mineral içeren vücut geliştirme takviyesi; genellikle toz halinde ve içilerek tüketilir.

öldürücü vuruş (kill)[1]

Futbolda hızlı gelen topu anında kontrol altına almak. Raket sporlarında rakibin dönüş yapamaması için güçlü ve becerikli vuruş yapmak.

ön ayrılış (front split)[2]

Jimnastik hareketinde bir bacak ileri, bir bacak arkada konumlandırılan esneklik gösterimi. Kalça ve uyluk esnekliğini gerektir.

ön eleme maçı (preliminary)[1]

Ana karşılaşmadan önce düzenlenen, boksda veya güreşte görülen müsabaka. Finalistlerin belirlenmesi için yapılan elemeler arasında yer alır.

ön saf (front row)[2]

Rugby'de iki prop ve hookerdan oluşan güçlü yapılı üç oyuncu. Maul ve scrumda itişme yaparlar.

ön saha (forecourt)[2]

Net ile servis çizgisi arasındaki alan. Tenis'te strateji için önemli bir bölgedir.

ön sahanın yönüne (basketbolda) (downcourt)[2]

Arka sahadan ön sahaya, takımın atış yaptığı sepetin doğrultusuna doğru hareket. Hücum yönünü belirtir.

ön split pozisyonundan yan dönüş (jimnastikte) (front walkover)[2]

Ön split el destek pozisyonundan bir ayağın yere dokunması. Denge ve esneklik gerektiren bir geçiş hareketidir.

östrojen (oestrogen)[1]

Kadınlarda pubertede cinsel gelişimi uyaran steroid hormon. İkincil cinsel karakterlerin gelişmesini sağlar.

özgür dalış (freediving) (freediving)[1]

Oksijen tankısı olmadan derin suya dalarak mümkün olduğunca uzun süre kalma extreme sporu. Fizyolojik ve psikolojik risk içerir.

P

Paget Hastalığı (Paget's disease)[1]

Omurga, kafatası ve bacaklardaki kemikleri yumuşatan ve kalınlaştıran hastalık. Kemikler kademeli olarak eğilir.

Paku tutmak (Hokey) (rag the puck)[2]

Hokeyde çok süre boyunca paku kontrol etme, gol atma girişiminde bulunmama. Rakibinin hücumunu engelleme taktiği.

Pak salto (pak salto)[2]

Cimnastikte bardan yapılan ve geri salto içeren hareket. Sporcu barı serbest bırakıp yakalamayı gerektirir.

Pangamik asit (B15 vitamini) (pangamic acid)[1]

Antioksidan özellik taşıdığı ve yorgunluğu azalttığı iddia edilen takviyedir. Spor beslenme ürünleri arasında yer alır.

Pankreas (pancreas)[1]

Böbreklerin arkasında bulunan bez. Sindirim enzimleri ve insulin dahil önemli hormonlar üretir.

Panner Hastalığı (Panner's disease)[1]

Çocuk ve genç sporcularda kaput kemiklerinde görülen osteokondrozis. Tekrarlı üst kol yüklemesinde ortaya çıkar.

Pan-Afrika Oyunları (All-Africa Games)[1]

Afrika kıtasının tüm ülkelerine açık çok branşlı spor etkinliği, ilk olarak 1965'te düzenlendi. Kontinental olimpik oyunları niteliğindedir.

Pan-Arap Oyunları (Pan Arab Games)[1]

Arapça konuşan ülkelerden katılımcıların katıldığı dört yılda bir düzenlenen çok spor etkinliği. Bölgesel büyük spor şenliğidir.

Paraben (paraben)[1]

Estrojen hormonunu taklit eden kimyasal madde. Kozmetik ve gıda ürünlerinde koruyucu olarak kullanılır; meme tümörü riski taşıyabilir.

Paralimpik Oyunları (Paralympic Games, Paralympics)[2]

Engelli sporcuların katılımıyla düzenlenen uluslararası spor şampiyonası. Her dört yılda Olimpiyat Oyunlarından sonra yapılır.

Paralimpiyatçı (Paralympian)[1]

Paralimpik Oyunlarda yarışan engelli atlet. Her dört yılda bir Olimpik Oyunları ile aynı yılda düzenlenen uluslararası spor müsabakasında kompetisyon yapar.

Parantez içi ahlak (bracketed morality)[1]

Spor yarışması sırasında günlük yaşamdaki olağan ahlak kurallarının askıya alındığı bakış açısı. Spor esnasında geçerli kurallar.

Paraplejik (paraplegic)[1]

Vücudun alt yarısı ve bacaklar felçli olan kişidir. Spinal kord yaralanmasından kaynaklanır ve parapleji tanısı konmuştur.

Paraplezi (paraplegia)[1]

Her iki bacağın ve genellikle gövdenin alt bölümünün hareket edemeyişi. Omurga hastalığı ya da travmasından kaynaklanır.

Parasempatik sinir sistemi (parasympathetic nervous system)[1]

Otonom sinir sisteminin iki bölümünden biri. Kranial ve sakral sinirler aracılığıyla göz, sindirim sistemi ve diğer organlara ulaşır.

Paraski (paraskiiing)[1]

Dik dağlardan paraşüt yardımıyla iniş yapılan ekstrem kayak sporudur.

Paraskiing/Paraski (paraskiing)[1]

Yüksek dağlardan kayak yaparak hava yoluyla şişirilebilir tüplü hafif paraşüt kullanarak iniş yapılan spor.

Paraşüt pozisyonu (parachuting)[2]

İniş sırasında dengeyi kaybetme ihtimaline karşı kolları yan ve öne açmak suretiyle yapılan hareket. Düşüş kontrolü ve emniyet sağlar.

Paraşüt refleksi (parachute reflex)[2]

Bebeğin bacak ve kollarını refleksiyle uzatması ve ayrması. Nörolojik gelişim göstergesidir.

Paratiroid hormonu (parathyroid hormone)[1]

Tiroid bezinde veya yanında yer alan dört küçük bezden salgılanan hormon. Kemiklerde kalsiyum ve fosforun depolanmasını kontrol eder.

Parçalanmış kırık (comminuted fracture)[1]

Parçalanmış kırık, kemikte çoklu kırıklar veya parçalanmadır. Spor yaralanmalarında sık görülür.

Parça/Element (part)[2]

Artistik spor branşlarında hareket niteliklerine göre sınıflandırılan spor teknik becerilerinin bileşen ve alt parçaları.

Parenteral beslenme (parenteral nutrition)[1]

Besinlerin doğrudan vene enjekte edilmesi. Tam beslenme kaynağı veya destekleyici olarak uygulanır.

Parkur (course)[1]

Yarış yapılan veya oyun oynanılan alandır. Müsabaka kurallarına göre tanımlanır.

Parmak çıkışı (lokomosi) (toe-off)[2]

Desteğin bitiş anında ayak parmağının zeminden ayrılması anı. Yürüyüş/koşu döngüsünde terminal faz.

Parmak sıçraması (artistik buz pateni) (toe jump)[2]

Patinöz serbest ayağının parmağıyla zemine itilerek yapılan sıçrama. Teknik zorluk derecesi yüksek.

Partner Egzersiz (partner drill)[1]

Partner yardımı ile yapılan ısınma egzersiz serisi. Koordinasyon ve teknik geliştirmede yardımcı olur.

Partner Egzersizleri (partner exercises)[2]

İki partnerin birlikte çalıştığı temel antrenman biçemidir. Sosyal etkileşim ve güvenlik sağlar.

Par terre pozisyonu (par terre)[2]

Güreşte tekrar başlanırken bireysel güreşçi mat üzerinde elleri ve dizleri üzerinde, diğeri üstte konumlanır.

Par (par) (par)[1]

Golf oyununda her hole için belirlenen standart skor veya tüm holelerin toplam skoru.

Pas (pass)[2]

Futbolda bir oyuncunun takım arkadaşına yaptığı pas vuruşu ya da başlı hareketidir. Oyun akışında kilit rol oynar.

Pasaka (pasaka)[2]

Kapalı kortlarda çiftler halinde oynanan pelota türü. İspanya ve Fransa'da popüler bir spordur.

Pasif germe (pasif esneme) (passive stretch)[1]

Ekipman veya başka kişinin yardımıyla yapılan kas esneme hareketi. Aktif germeden farklıdır ve daha güvenlidir.

Pasif hareket (passive movement)[2]

Vücudun dış kuvveti tarafından yaptırılan hareket. İstemli kasılmadan değil, dış etkenle oluşur.

Pasif oyun (passive play)[2]

Bir takımın topu çok uzun süre tutup ataklamayı denemediği durum; faul olarak işaretlenir. Hızlı oyun şartlarını sağlamayı engeller.

Passage (Geçiş) (passage)[2]

Atlı sporlarında yavaş, askıda kalan trot hareketi. Çapraz ayak çiftleri sırayla hareket eder.

Pas Üstüne Vuruş (Kriket) (sit on the splice)[2]

Top oyuncusu puvan yapmaya çalışmadan tamamen savunmacı olarak yalnızca sopa ile topa temas etmektedir.

Patella tendon (patellar tendon)[1]

Diz kapağının hemen altında bulunan tendon yapısı.

Patinando (patinando)[2]

Ön ayakla atılırken arka ayaktan itilerek yapılan ileri adımı. Atlı sporlarında çok ince teknik hareket.

Patlama kırığı (blow-out fracture)[1]

Göz yuvasının iç kısmında ani basınç artışı ile oluşan bir kırılıştır. Örneğin, bir cismin gözü vurmasıyla ortaya çıkar.

Patterning (Hareket şablonlaması) (patterning)[1]

Hastanın belirli kas ve sinirlerini güçlendirmek için tasarlanan egzersizler yapan fizik terapi yöntemi.

Pave (kaldırım) (pave)[2]

Kuzey Fransa ve Belçika'da bulunan, parke taşlarından yapılmış yollar. Bisiklet yarışlarında yer alır.

PDH (piruvat dehidrojenaz) (piruvat dehidrojenaz)[1]

Pirüvatı Krebs döngüsüne yönlendiren enzim. Yüksek yoğunlukta kalsiyum tarafından aktive edilir

Peel (temizleme şotu) (peel)[2]

Curlingde yüksek hızda bir veya daha çok taşı oyundan çıkaran ve genellikle önemli bir sonuç veren şut.

Pektoralis majör (pectoralis major)[1]

Kolun ileriye çekilmesi ve rotasyonunu sağlayan büyük göğüs kasıdır.

Pektoralis minor (pectoralis minor)[1]

Omuzun aşağı indirilmesini sağlayan küçük göğüs kası. Pektorallar göğüs kaslarını oluşturur.

Pek Olası Olmayan Kazanan (Long Shot) (long shot)[1]

Yarışmayı veya müsabakayı kazanması pek muhtemel olmayan oyuncu veya takım. Düşük ihtimalle de başarı elde edebilir.

Pellagra (B vitamini eksikliği hastalığı) (pellagra)[1]

Nikotinik asit, riboflavin ve piridoksin eksikliğinden kaynaklanan hastalık. Cilt enflamasyonu, iştahsızlık, bulantı ve ishal görülür.

Pelvik Kuşak (pelvic girdle)[1]

Uyluk kemiklerinin bağlandığı iki kalça kemiğinden oluşan halka. Alt gövde stabilitesinin temeli.

Pelvis (pelvis)[1]

Omurganın alt tarafında yer alan, kalça kemikleri ve sakrum-koksiksten oluşan güçlü leğen şeklindeki kemik yapısı.

Penalti (penalty)[1]

Spor oyunlarında kural ihlali cezası olarak uygulanan dezavantaj (örneğin penalti vuruşu). Futbolda penaltıdan atılan ve gol olan da penalti sayılır.

Penalti Alanı (goal area)[1]

Futbolda kale önünde işaretlenen dikdörtgen bölge. Kaleci bu alanda topu elle tutabilir.

Penalti atışı (penalty shot)[2]

Oyuncuya illegal engelleme nedeniyle verilen serbest atış hakkı. Rakibin müdahalesi olmaksızın atış yapma fırsatı sağlar.

Penasyon Açısı (Pennation Angle)[1]

Kas liflerinin, kasın uzun eksenine göre yaptığı açıdır. Lifler eğik durduğunda daha fazla lif aynı alana sığar ve bu kas daha fazla kuvvet üretebilir; ancak lifin kısalma hızı azalır. Yüksek penasyon açısı güç, düşük penasyon açısı ise hız ve kasılma ekonomisi açısından avantajlıdır.

İlgili: Kasılma-Uzama Döngüsü, Miyofibriler Hipertrofi, Koşu Ekonomisi

Pentathlon (pentathlon)[1]

Beş farklı dalda yarışılan atletizm müsabakası. Genelde sprint, engelli koşu, uzun atlama, disk atma ve cirit atma dallarını içerir.

Peptid (peptide)[1]

İki veya daha fazla amino asitten oluşan bileşik. Protein sentezinin temel birimidir.

Peptid Hormonu (peptide hormone)[1]

Bazı atletler tarafından kas büyüklüğü, kuvvet ve kas gelişimi için kötüye kullanılan suplimenttir. Yasaklı madde kategorisinde yer alır.

Perfluorokarbon (perfluorocarbon)[1]

Dolaşım sisteminde oksijen transferini artıran madde. Kan ikamesi ürünlerinin yapısında kullanılır.

Performans antrenmanı (performance training)[2]

Yüksek performans antrenmanına dönüş. Sporcunun en üst düzey kapasitesini geliştirmeyi amaçlar.

Performans aşaması (performing)[1]

Tuckman modeline göre takım gelişiminin son dönemi. Takım çatışmasız şekilde görevlerini yerine getirir.

Performans başarısı (performance accomplishment)[1]

Atlet tarafından daha önce elde edilen zafer veya rekor gibi başarılardır. Yaklaşan yarışmada özgüven hissi oluşturur.

Performans düşüşü (performance decline)[1]

Yorgunluk, stres veya aşırı düşünme nedeniyle spordaki performansın ölçülebilir biçimde kötüleşmesi.

Performans geliştirici (performance enhancer)[1]

Sporcuların yüksek performans anlarını artırmak için kullandığı beslenme takviyesi.

Performans grubu (performance group)[2]

Benzer performans seviyesine sahip sporcuların bir araya getirilmesiyle oluşturulan antrenman grubu. Verimli öğrenmeyi sağlar.

Performans kuramı (performance theory)[1]

İnsanları kısa ve uzun vadede harekete geçiren motivasyon faktörlerini inceleyen çalışma alanıdır. Spor psikolojisinin temel konularındandır.

Performans Motivasyonu, Performans Gösterme Hazırlığı (performance motivation, readiness perform)[2]

Spor psikolojisinde temel faktördür. Başarılı performansın gerçekleşmesi için gerekli olan psikolojik faktör.

Performans Sınıfı (performance class)[2]

Sporcuların ulusal ve uluslararası standartlara göre kategorize edilmesidir. Adil rekabet ortamı oluşturur.

Perfüzyon (perfusion)[1]

Bir sıvının damarlar, organ veya dokunun içinden akması süreci. Kan akışı örnek verilebilir.

Periferik kalp aksiyonu (peripheral heart action)[1]

Kondisyonu düşük sporcular için uygun antrenman yöntemi. Kas grupları sırayla çalıştırılarak kan dolaşımı stimüle edilir.

Periferik sinirler (peripheral nerves)[1]

Beyin ve omurilik'ten dallanarak ulaşan motor ve duyu sinirlerinin kısımları. Vücut uçlarına haber taşır.

Periferik sinir sistemi (peripheral nervous system)[1]

Vücudun çeşitli bölgelerindeki tüm sinirler. Merkezi sinir sistemi dışındaki sinir ağı.

Periferik Vasküler Hastalık (peripheral vascular disease)[1]

Kollar ve bacakları besleyen kan damarlarını etkileyen hastalık. Dolaşım problemleri nedeniyle egzersiz kapasitesi azalır.

Periferik Yorgunluk (Peripheral Fatigue)[1]

Sinir sisteminin değil, kasın kendisinin içinde gerçekleşen yorgunluktur; kalsiyum salınımının bozulması, fosfat birikimi, aside bağlı pH düşüşü ve kas içi enerji tükenmesi başlıca mekanizmalardır. Elektrik uyarısına verilen kas kuvveti düştüğünde periferik yorgunluktan söz edilir. Merkezi yorgunlukla eş zamanlı gelişir ve ikisi birbirini tetikler.

İlgili: Merkezi Yorgunluk, Kalsiyum Salınım Bozukluğu, Motor Ünite

Perikondrium (perichondrium)[1]

Kıkırdağın yüzeyini kaplayan fiber membrandır. Eklem alanı hariç tüm kıkırdağı kaplar.

Perikondriyel hemat (perichondrial haematoma)[1]

Tekrarlanan travmadan kaynaklanan dış kulak deformasyonu. Bağ dokusu içinde kan pıhtılaşması oluşturur.

Periosteum (Kemik Zarı) (periosteum)[1]

Kemik etrafını çevreleyen ve besleyen yoğun bağ dokusu tabakası. Kemik büyümesi ve iyileşmesinde önemli role sahiptir.

Periyodizasyon (Periodization)[1]

Antrenman yükünü sistematik biçimde dönemler halinde (makrosikl, mezosikl, mikrosikl) planlayan ve yoğunluk ile toparlanmayı belirli aralıklarda değiştiren antrenman örgütleme modelidir. Temel amaç, önemli yarışlar için en üst düzey form (peak) elde etmek ve yaralanma riskini en aza indirmektir. Doğrusal, dalgalı ve blok periyodizasyon gibi farklı modeller mevcuttur.

İlgili: Süperkompanzasyon, Antrenman Yükü, Aşırı Antrenman Sendromu

→ İlgili makale

Peroksizom (peroxisome)[1]

Hücre içindeki küçük organellerden biri; alkol gibi zehirli maddeleri oksitleyerek vücuda zarar vermesini önleyen enzimler içerir.

Peroneal kaslar (fibula kasları) (peroneal muscles)[1]

Bacağın dış tarafında yer alan ve ayakkabı bileğini destekleyen iki kas grubu. Ayak bileği stabilitesinde kritiktir.

Perspirasyonu (terleme) (perspiration)[1]

Vücudun teri salgılaması veya terleme fizyolojik süreci.

Pervane (propeller)[2]

Motor tarafından çalıştırılan, suda dönerek itme kuvveti üreten kanatçıklı düzenektir. Tekne ve gemi hareket sisteminin temel bileşenidir.

Pervaneli tekme (su sporları) (eggbeater)[2]

Vücut dikey konumda kalırken bacakların döngüsel hareketi. Yüzücüyü destekler ve ileri taşır.

Pes Anserinus (pes anserinus)[1]

Dizin iç kenarında birkaç tendinin birleştiği noktadır. Bu bölgenin iltihabı ağrı ve işlevsel kısıtlamaya neden olur.

Petidin (pethidine)[1]

Sporculular için yasaklı, ancak doğum ağrısında yaygın kullanılan güçlü analjezik (ağrı kesici) ilaç.

Peynir altı suyu protein konsantratı (WPC) (whey protein concentrate)[1]

Vücut geliştirenlerin kullandığı, biyoyararlanımlı süt proteinlerini içeren yüksek proteinli takviyedir.

PGC-1alfa (PGC-1alpha — Peroxisome Proliferator-Activated Receptor Gamma Coactivator 1-alpha)[1]

Mitokondrial biyogenezi tetikleyen ve dayanıklılık adaptasyonlarını düzenleyen "ana anahtar" olarak bilinen transkripsiyon ko-aktivatörüdür. Egzersiz, soğuğa maruziyet ve enerji açığı bu proteini aktive eder; aktive olunca mitokondri üretimini, yağ oksidasyonunu ve kapiller gelişimini başlatır. Spor fizyolojisindeki en kritik sinyal proteinlerinden biridir.

İlgili: Mitokondrial Biyogenez, Mitokondri, Aerobik Metabolizma

→ İlgili makale

Pike (dalış ve jimnastik) (pike)[1]

Vücudun kalçada bükülü, baş içeri çekili ve eller ayaklara dokunması pozisyonu.

Pilates (Pilates)[1]

Derin karın kaslarının geliştirilmesine odaklanan bütünsel egzersiz ve postür terapi sistemi. Sırt korumas sağlar.

Piramidleme (ağırlık antrenmanında) (pyramiding)[1]

Ağır çalışmalarda her set için ağırlığı artırırken tekrar sayısını azaltma yöntemi. İlerleme sağlamak için yapılan sistematik yaklaşımdır.

Piramit antrenmanı (pyramid training)[2]

Belirli yük dozajlarının sistematik olarak değiştirildiği güç antrenmanı yöntemi. Yük kademeli olarak arttırılır veya azaltılır.

Piruvat (Pyruvate)[1]

Glikolizin son ürünüdür; enerji metabolizmasında aerobik ve anaerobik yollar arasındaki kavşak noktasıdır. Oksijen yeterli olduğunda piruvat mitokondrilere girerek asetil-CoA'ya dönüşür ve Krebs döngüsüne katılır. Oksijen yetersizse piruvat laktata çevrilerek glikolizin devam etmesine imkân tanır.

İlgili: Laktat, Glikoliz, Krebs Döngüsü

Pirüet (pirouette)[2]

At sporu ve danssal hareketlerde arka iç ayak eksen olarak kullanılarak yapılan tam dönüş. Denge ve kontrol gerektirir.

Pist yarışı (track race)[2]

Velodromde yapılan bisiklet yarışı. Kapalı dairesel pistte gerçekleşir.

Pist / İzlemek (track)[1]

Atletlerin koştuğu, genelde düz kenarları ve yuvarlak uçları olan hazırlanmış yüzey. Oyuncunun fiziksel gelişimini takip etmek de "track" anlamına gelir.

Pit alanı (pits)[1]

Motor yarışmalarında pistin yan tarafında yer alan bölüm. Araçlar yakıt, lastik ve tamirler için buraya girer.

Pit duvarı (pit wall)[2]

Pit alanını start/bitiş düzlüğünden ayıran bariyerdir. Daha büyük devreler üzerinde belirgin rol oynar.

Pit yolu (pit lane)[2]

Otomotiv sporlarında devre ile garaj alanını birleştiren şerit. Sürücünün yarışa yeniden katılmasını sağlar.

Pivot foot (pivot ayağı) (pivot foot)[2]

Basketbolda oyuncu topa sahip olduğunda zeminde sabit kalması gereken ayak.

Plaka (plate)[1]

1. Kemik levhasıdır. 2. Kırık kemiğe tespit edilen metal parçasıdır. 3. Ana plaka (beyzol) ile aynıdır.

Planche (planche)[2]

Sabit halkalarda vücut düz konumda halkaların yanında yatay olarak tutulan güç ve denge becerisi.

Plantar Fasit (plantar fasciitis)[1]

Koşucuların ayak tabanında hissettikleri ağrıdır. Yeterince ısınmamış tendonların gerginliğinden kaynaklanır.

Plantar flexion (plantar fleksiyon) (plantar flexion)[1]

Ayak parmakları aşağıya doğru bükme hareketi.

Plantar (plantar/ayak tabanı ile ilgili) (plantar)[1]

Ayakların tabanı ile ilgili anatomik terim.

Plastron (plastron)[2]

1) Kılıç kolunu korumak amacıyla kılıç kolunun altına giyilen yarı cekettir. 2) Bazı sporların koruyucu ekipmanıdır.

Platform (deck)[1]

Egzersiz yapılan zemin. Spor salonlarında jimnastik için kullanılır.

Play-offler (Eleme maçları) (play-offs)[2]

İngiltere'de üçüncü sıradan itibaren dört takımın katıldığı serileri kovalama sistemi. Ligi belirlemekte kritik rol oynar.

Plazma genişleteci (plasma expander)[1]

Eritropoietin ile arttırılan kırmızı kan hücrelerinin sayısını geçici olarak düşüren maskeleme maddesi. Doping testi geçmeyi sağlar.

Plazma Hacmi Genişlemesi (Plasma Volume Expansion)[1]

Dayanıklılık antrenmanına yanıt olarak kandaki sıvı bölümünün (plazma) artmasıdır; bu adaptasyon ilk birkaç günde gerçekleşir. Daha fazla plazma, kanı seyreltir (hematokriti geçici olarak düşürür), atım hacmini artırır, termoregülasyonu kolaylaştırır ve laktat tamponlama kapasitesini büyütür. Bu, antrenmanın en hızlı gerçekleşen kardiyovasküler uyumlarından biridir.

İlgili: Atım Hacmi, Hematokrit, Termoregülasyon

Pleksus (plexus)[1]

Sinir, kan damarı veya lenf damarlarının oluşturduğu ağ yapıdır. Vücuttaki iletişim merkezleridir.

Pliometrik Antrenman (plyometrics)[1]

Ağırlık veya makine kullanmadan serbest vücut hareketine dayanan antrenman sistemidir. Yüksek sıçrama gibi tekrarlanan hareketler vurgulanır.

Pliyometrik Antrenman (Plyometric Training)[1]

Kasılma-uzama döngüsünden maksimum elastik enerji geri kazanımını sağlamak amacıyla patlayıcı sıçrama, derinlik atlayışı ve hız merdivenlerini kullanan antrenman yöntemidir. Tendon katılığını, nöral aktivasyonu ve kasılma hızını geliştirir; dayanıklılık sporcularına koşu ekonomisi ve güç kazanımı için ek fayda sağlar. Biyomekanik verimlilik artışı sayesinde enerji harcanmadan daha hızlı koşulabilir.

İlgili: Kasılma-Uzama Döngüsü, Tendon Katılığı, Koşu Ekonomisi

→ İlgili makale

Plumb (plumb)[2]

Kriket jargonunda bacak önü faulu ifade eden terim. Hakem kararının ağır basması söz konusudur.

PNF (PNF)[1]

Proprioseptif nöromüsküler kolaylaştırma; esneklik ve güç artırma antrenman tekniği.

PNF germe (Propriyoseptif nöromuskler fasilitasyon) (proprioceptive neuromuscular facilitation)[1]

Destekli germe tekniği. Eklem hareket açıklığını artırdığı düşünülen yardımcı uzatma yöntemi.

PNF germe (proprioseptif nöromusküler kolaylaştırma) (PNF stretching)[1]

Nöromüsküler sistemin proprioseptif duyarlılığından yararlanan ileri germe tekniğidir. Esneklik ve performans geliştirir.

Pod (kapsül koltuk) (pod)[2]

Köprülerden asılı aerodinamik kabuğu yapısı. Sporcu buraya oturur.

Polarize antrenman[1]

%80 düşük yoğunluk + %20 yüksek yoğunluk, orta yoğunluk minimize. Seiler'ın 80/20 modeli

→ İlgili makale

Pole Konumu (Motor Sporları) (pole (position))[2]

Yarış pistinde ön sıradaki en iyi başlangıç konumudur. Kalifikasyon turlarında kazanılan konumdur.

Pole (cirit) (pole)[2]

Alt ucunda sepet ve sivri uç, üst ucunda tutacak ve kayış bulunan hafif, silindirik şaft.

Polinörit (polyneuritis)[1]

Birden fazla sinirin enflamasyonudur. Yaygın sinir hasarı sonucunda ağrı ve fonksiyon kaybı görülür.

Polo topu ile gol (pony goal)[2]

Topun at ile temas ederek yazılı gol sayılması. Poloyu düzenleyen federasyonlar tarafından onaylı bir gol türü.

Pommel (Kılıç tutma başlığı) (pommel)[2]

Kılıçta sapı bıçağa sabitleyip tutan vida mekanizmasıdır. Düzgün tutma sağlar.

Porfirim (porphyrin)[1]

Enzimler tarafından işlenerek hem oluşturan madde. Kan ve kemik iliğinin sağlığı için gereklidir.

Posterior Skalenüs Kası (posterior scalene)[1]

Boyun rotasyonuna katılan kas çiftinin arka kısmı. Üst gövde hareketini koordine eder.

Posterior tibial tendinit (posterior tibial tendonitis)[1]

Koşu sırasında aşırı pronasyon nedeniyle bacak iç tarafındaki tendenlerde meydana gelen ağrı ve iltihaplanma.

Posterior (Arka) Dislokasyon (posterior dislocation)[1]

Omuz ekleminde top şeklindeki kemik soketi geride kaymaktadır. Eklem hareket kabiliyeti kısıtlanır.

Postsinaptik (postsynaptic)[1]

Sinir hücresi veya kas hücresi için kullanılan tanım. Sinaps aracılığıyla sinyal alan hücre veya bölgedir.

Postural Salınım (postural sway)[1]

Doğru duruş sağlanması amacıyla yapılan kas kasılmalarından kaynaklanan ağırlık dağılımında meydana gelen küçük değişiklikler.

Postür eğitimi (duruş eğitimi) (postural education)[2]

Vücud duruşunu iyileştirmeyi veya postür eksikliklerini gidermeyi amaçlayan eğitim çabası. Beden mühendisliği türünde işlenir.

Postür (vücut duruşu) (posture)[1]

Vücudun dizildiği veya durma konumundaki tutuşu ifade eder. Sağlık ve performans açısından önemlidir.

Potansiyel enerji (depolanan enerji) (potential energy)[1]

Vücut veya sistemin konumu nedeniyle depolanan enerji. Yerçekimi, manyetik veya elektrik alanlar tarafından belirlenir.

Pott kırığı (Pott's fracture)[1]

Fibula alt ucunun kırılması ve ayak bileğinin dışa yer değiştirmesidir. Ciddi ayak bileği travmasıdır.

Powersliding (speedway) (powersliding)[2]

Speedway sporunda virajı alma yöntemi; arka tekeri dışarı doğru kaydırarak dönüş yapılır. Kontrollü sürüş teknikleri gerekir.

Power Play (Güç Oyunu) (power play)[1]

Kriket'te saha oyuncularının konumlandırılmasında kısıtlama olan dönemler. Amerikan futbolunda ekstra bloklarla hücum; hokeyde sayıca üstünlük durumu.

Poz (pose)[2]

Dansında yüksek seviye sınıflarda gösterilen ek figürler. Antrenman ve gösteri amaçlı kullanılır.

Pozisyon (position)[1]

1. Oyuncunun oyun alanında bulunduğu yer veya oynadığı konumu. 2. İnsan vücudunun düzenlenme şekli.

Pozitif Enerji Dengesi (positive energy balance)[1]

Kişinin günlük aldığı enerji, harcadığından daha fazla olması durumu. Bu durum kilo artışına neden olur.

Prebiyotik (prebiotic)[1]

Sindirilmeyen karbonhidrat içeren gıda takviyesidir. Kalın bağırsakta faydalı mikrofloranın çoğalmasını destekler.

Pres (basış) (press)[1]

Ağırlıkların omuz hizasına getirilerek daha sonra kafanın üzerine doğru kaldırıldığı halter hareketi. Bacaklar hareket ettirilmez.

Primer protein-enerji yetersizliği (primary protein energy malnutrition)[1]

Beslenmedeki ciddi protein ve enerji eksikliğinden kaynaklanan malnutrisyon. Gelişmekte olan ülkelerde yaygındır.

Prime (eskrim) (prime)[2]

Eskrimde ilk savunma duruşu, yüksek hatta, kılıç kolundan uzak tarafa. Bilek nötr pozisyonda.

Probiyotik (probiotic)[1]

Sindirim sisteminde yararlı mikroflora dengesini yeniden kurmak gibi faydalar sağlaması iddia edilen canlı mikroorganizmaları içeren madde. Besin desteği olarak kullanılır.

Profesyonel Faul (professional foul)[1]

Futbolda rakip takımın kritik avantaj kazanmasını önlemek için işlenen kasıtlı faul. Kural ihlal karşılığında ceza verilir.

Profesyonel Spor (professional sport)[2]

Başlıca amaçları gelir elde etmek ve yaşam geçindirmek olan organize spor faaliyetleridir. Amatör spordan farkıdır.

Profesyonel Spor Takımı (professional sport team)[2]

Kâr elde etme amacı taşıyan ve yüksek beceri düzeyine ulaşmış sporcu gruplarından oluşan takımlar. Sözleşmeli oyunculardan oluşur.

Profile of Mood States (Ruh Hali Profili Anketi / POMS) (Profile of Mood States)[1]

Sporcu duygusal durumu değerlendirme anketi. Performans düşüklüğü ve tükenmişlik tanısında kullanılır.

Prolapsus (organ düşmesi) (prolapse)[1]

Kalp kapakçığı gibi vücut organının normal konumundan kayması veya aşağı inişidir. Patolojik bir durumdur.

Propriosepsiyon (kinestetik duyarlılık) (proprioception)[1]

Vücud parçalarının birbirine veya harici alana göre konumunun bilinç içi algılanması. Denge ve koordinasyonda kritik rol oynar.

Prostoglandin (prostaglandin)[1]

Tüm memelilerde bulunan doymamış yağ asitleridir. Düz kas kasılması, enflamasyon, vücut sıcaklığı ve ağrıya neden olurlar. Sinir sistemi, kan basıncı ve menstrüasyon döneminde etkin rol oynarlar.

Proteinlerin tamamlayıcı etkisi (complementary action of proteins)[1]

Farklı protein türlerini aynı öğünde tüketerek biyolojik değerini artırma. Bu yöntem, spor beslenmesinde kas onarımını iyileştirir.

Protein intoleransı (protein intolerance)[1]

Belirli bir proteine karşı alerjik reaksiyon. Sindirim sorunları yaşanır.

Protein shake / Protein içeceği (protein shake)[1]

Vücut geliştirme amaçlı protein tozundan hazırlanan beslenme içeceğidir.

Protein takviyesi (protein supplement)[1]

Süt ve türevlerinden yoğunlaştırılmış protein içeren gıda veya içecektir. Vücut geliştirme ve kas gelişim amaçlı kullanılır.

Protein tozu (protein powder)[1]

Kas geliştirme amacıyla kullanılan yoğunlaştırılmış yumurta veya süt proteini takviyesi. İçecek formunda tüketilir.

Protein-Enerji Malnutrisyonu (protein energy malnutrition)[1]

Diyette ciddi protein ve kalori eksikliği veya gıdadan emiliminde yetersizlik. Kas ve doku erimesine yol açar. (PEM)

Prototip sporcu (prototype)[2]

İlgili spor branşında model veya tipik kişi kabul edilen sporcu. Başarı ve beceri yönünden örnek oluşturur.

Protraktor (Çıkartıcı kas) (protractor)[1]

Vücut bölümünü uzatma işlevine sahip kas. Herhangi bir ekstremitenin hareketi sırasında etkin rol oynar.

Provokasyon testi (provocation test)[1]

Yaralanmanın türünü belirlemek için yapılan test. Çeşitli hareketler yapılarak ağrıya neden olanı saptanır.

Psikobiyolojik Model (Psychobiological Model)[1]

Samuele Marcora'nın önerdiği ve yorgunluğu öznel bir deneyim olarak tanımlayan modeldir; bu modele göre egzersizi durdurmaya neden olan şey kas ya da organ başarısızlığı değil, taşınamaz hale gelen algılanan efordur. Motivasyon ve beyin işlevi yeterliyse, kaslar teorik sınırın ötesinde de çalışabilir. Bu model zihinsel antrenmanın ve psikolojik stratejilerin dayanıklılık performansına katkısını açıklar.

İlgili: Algılanan Efor, Merkezi Güvenç Mekanizması, Motivasyon

Psoas kas grubu (psoas)[1]

Kasık bölgesinde yer alan psoas major ve psoas minor kaslarından oluşur. Kalça ekleminin hareketini sağlar.

Puan oyunu (point-shaving)[2]

Oyuncuların maçı kasıtlı olarak beklenen puanın altında kazanmasını sağlayan yasa dışı uygulama. Kumar ve bahis bağlantılıdır.

Puan Sistemi (point scoring)[2]

Spor yarışmalarında sporcuların performansını sayısal değerlerle değerlendirme yöntemidir.

Puan tablosu (leader board)[2]

Golf turnuvasında lider oyuncuların puanlarının yazıldığı tahta. Canlı yarış takibi için gösterilir.

Puan / Skor (point)[1]

Oyunda kazanılan işaret veya sayı. Kriket gibi oyunlarda ayrıca atıcıdan belirli mesafedeki savunma pozisyonu anlamına gelir.

Puck (havalı spor havuzu) (puck)[2]

Bacakları 45 derece çekilen havada pozisyon. "Partial tuck" (kısmi topla)" kısaltması.

Puck'ı Dondurmak (freeze the puck)[2]

Hokeyci puck'ı palet ya da patinle borde veya kaleye karşı tutarak oyunu aksatması. Takım savunmasının zamanı kazanmasını sağlar.

Puissance (atlı spor zorluk yarışması) (puissance)[2]

Atlının sırayla yerleştirilen giderek yüksek engelleri atlaması gereken engelli atlı spor yarışması. Teknik zorluk ve cesaret ölçer.

Pulldown (lat çekişi) (pulldown)[1]

Sabit makine üzerinde ağırlığın kablolardan aşağı çekilerek tavana doğru kaldırıldığı egzersizdir. Geri ve biceps kaslarını çalıştırır.

Pulmoner arter (pulmonary artery)[1]

Sağ kalp tarafından oksiyen gerektiren kanı akciğerlere taşıyan iki arter. Deoksijene kan taşıyan tek arterlerdir.

Pulmoner Difüzyon (Pulmonary Diffusion)[1]

Akciğerlerdeki hava keseciklerinden (alveollerden) kılcal kan damarlarına oksijen geçişi ve karbondioksidin ters yönde geçişidir. Bu gaz alışverişi pasif bir süreçtir ve basınç farklarıyla yönetilir. Elit dayanıklılık sporcularında difüzyon kapasitesi antrenmanla artar; bu da egzersizde oksijeni kana daha hızlı aktarabilmek anlamına gelir.

İlgili: Oksijen Parsiyel Basıncı, Hemoglobin Saturasyonu, Kapiller Yoğunluk

Pulmoner Dolaşım (pulmonary circulation)[1]

Kalp'ten pulmoner arterler aracılığıyla akciğerlere, oksijenlendikten sonra pulmoner venler aracılığıyla kalbe geri dönüş hareketinin adıdır.

Pumas (rugby) (Pumas)[2]

Arjantin milli rugby takımının takma adı. Dünyanın en başarılı takımlarından biridir.

Push Press (İtme Basması) (push press)[1]

Barbeli göğüsten kafa üstüne momentum oluşturmak için küçük bir sıçrama ile kaldıran kuvvet antrenmanı egzersizi. Alt gövde kaslarını da görevlendirir.

P noktası (p point)[2]

Kayak atlamasında atlayıcının inişini tamamladığı bölge. İniş tepesinde mavi renkle işaretlenmiştir.

paket lideri (pack leader)[2]

Ragbide paket oyuncularını organize eden ve motive eden ileri oyuncu pozisyonu.

palmar kavrama refleksi (palmar grasp reflex)[2]

Parmakların kaşınmasına yanıt olarak parmak fleksör kaslarının refleksif kasılması. Bebeklik döneminde fizyolojik bir tepkidir.

paralel atlama engeli (parallel oxer)[2]

At sporunda eşit yükseklikteki ön ve arka raylardan oluşan geniş mesafeli engeldir.

parasending (parascending)[1]

Açık paraşüt giyerek hız teknesi veya araçla çekilen, havaya yükselen ve paraşütle bağımsız inen spor.

paraşütlü su sporları (parasailing)[1]

Paraşüt giyen kişinin motorlu bot arkasından sürüklenip havaya yükselmesi temeline dayanan ekstrem su sporu.

paraşüt uçurtması (hang-glider) (hang-glider)[2]

Hafif çerçeveye gerilen geniş kumaş kanat. Altında sporcu askılı şekilde hava akımlarından faydalanarak uçar.

parmak koruyucu (okçulukta) (finger tab)[2]

Ok çekilirken parmakların yaralanmasını önlemek için giyilen deri parçası. Geleneksel okçuluğun standart donanımıdır.

pasif (spor katılımı) (passive)[2]

Sporu izleyici olarak takip etme. Aktif katılım yerine seyirci konumunda yer alma.

pas kesmek (Amerikan futbolunda) (interception)[2]

Quarback'in attığı pasın savunma oyuncusu tarafından yakalanması. Kritik bir turnover (hata) durumudur.

pas vermek (dish)[2]

Topu bir oyuncudan diğerine çabuk geçme. Basketbolda çok kullanılan bir kombinasyon yöntemi.

patellar refleks (patellar reflex)[1]

Bacaklar çaprazlanmış durumdayken patellar tendonun çarpılmasıyla dizin refleks olarak yaptığı sarsıntılı hareket.

patella çıkması (diz kapağı yer değişmesi) (patellar subluxation)[1]

Diz kapağının normal konumundan çıkması. Aşırı gelişmiş iç veya dış uyluk kas dengesizliğinden kaynaklanır.

patella / diz kapakları (patella)[1]

Diz ekleminin ön tarafında bulunan küçük kemik. Diz hareketi sırasında kas kuvvetini arttırır.

paten (roller skates)[2]

1790'da Paris'te patentlenen tekerlekli spor ekipmanıdır. Her patenin iki sıra tekerleği vardır.

paten sporu (roller skating)[2]

Tekerlekli patenlerde bireysel, çift ve formları yapılan spor. Sanat ve spor unsurlarını birleştiren disiplindir.

patolojik kırık (pathological fracture)[1]

Önceki hastalık veya hasar nedeniyle zayıflayan kemiklerdeki kırık. Kolayca kırılabilir hale gelmiştir.

peloton (peloton)[2]

Bisiklet etkinliklerinde ana gruptan oluşan ve birlikte hareket eden bisikletçiler topluluğudur.

performans (performance)[1]

Sporcunun kendi standartlarına veya diğer rakiplere karşılık yaptığı aktivitenin seviyesi. Gelişim ve başarı ölçütüdür.

performans değerlendirmesi (performance assessment)[1]

Uzman tarafından sporcunun hareketlerinin biyomekanik analizi. Teknik ve verimlilik incelenir.

performans kapasitesi (performance capacity)[2]

İnsanın spor ortamında gösterebileceği en üst seviye başarı. Biyomotorik yetenekleri temel alır.

performans tanılama (performance diagnosis)[2]

Sporcunun genel ya da belirli performans bileşenlerinin ölçülmesi ve değerlendirilmesi. Antrenman planlaması için temel veri sağlar.

perimisyum (perimysium)[1]

Kas liflerinin fasiküllerini çevreleyen bağ dokusu tabakası. Kasın iç organizasyonunu sağlar.

periodizasyon (periodisation)[1]

Profesyonel sporcular için müsabakalar dikkate alınarak hazırlanan uzun dönem antrenman programı planlaması. Yüksek performansta temel stratejidir.

peristaltizm (peristalsis)[1]

Bağırsak ve yemek borusundaki kasların ardışık kasılma-gevşemesi sonucu besin ileten dalga benzeri hareket.

petrissaj (petrisage)[1]

Spor masajında avuç ve parmak uçlarıyla yapılan yoğurma hareketleri. Kas gerginliğini azaltır ve dolaşımı iyileştirir.

phaseolamin (phaseolamin)[1]

Alfa amilaz enzimini inhibe ederek şeker emilimini azaltan madde. Diyet yardımcısı olarak pazarlanır.

pigment (pigment)[1]

Kan, cilt ve saç gibi vücut bölümlerine renk veren madde. Melanin örneği verilir.

pigskin / futbol topu (pigskin)[2]

Amerikan futbolu topunun argaman adı. Tarihsel olarak domuz derisinden yapıldığı için bu adla anılır.

pinton (pington)[1]

Badminton benzeri tahta raketlerle ve tel raket yerine oynanan sportur.

piriformis sendromu (piriformis syndrome)[1]

Piriformis kasının siyatik sinir üzerine friksiyonu nedeniyle oluşan sinir iltihabı. Kalça ağrısı ve bacak güçsüzlüğüne neden olur.

pivot hareketi (pivoting)[2]

Basketbol ve diğer sporlarda bir ayak sabitken diğer ayağı serbest hareket ettirerek yapılan dönüş tekniğidir.

planing (planing)[2]

Hız arttıkça gövdenin suyun dışına çıkması için tasarlanan gemi gövdesi. Su üzerinde süzülme sağlar.

planlı kombinasyon (set piece)[1]

Takımın oyunda kullandığı önceden hazırlanmış taktik hareket. Futbolda köşe veya serbest vuruş örneği verilebilir.

planörcülük (gliding sport)[2]

Motorsutsuz planör uçakları ile yapılan hava sporu. Termal akımlar sporcu yükselmesini sağlar.

plastik malzeme (uzun atlamada) (plasticine)[2]

Uzun atlama veya üçlü atlamada sportmenin adımını işaretleyen yumuşak levha. Kalkış çizgisinin tespitinde önemlidir.

plato (plateau)[1]

Sporcu fitness seviyesinin durağanlaştığı ve ileri gelişme sağlamakta zorluk çeken antrenman aşaması. Daha ileri iyileştirme yapmakta güçlük çekme noktasına ulaşmak.

playoff sistemi (eleme şampiyonası) (play-off)[2]

Basketbol, hokey gibi spor dallarında şampiyonluğa karar vermek için yapılan final turları. Sezon sonunda en iyilerin karşılaşmasıdır.

plazma (plasma)[1]

Kanın ana bileşenini oluşturan sarımtırak sıvı. Çözünen maddeleri taşıyan hücre dışı ortamdır.

polinöropati (polyneuropathy)[1]

Beslenme yetersizliği veya alkol bağımlılığından kaynaklanan sinir hasarı. Periferik sinir sistemini ciddi şekilde etkiler ve motor-duyusal işlevleri bozar.

polipeptid (polypeptide)[1]

Amino asitlerin birbirine kovalent bağlarla bağlanmasıyla oluşan protein tipi. Kas onarımı ve gelişimi için temel bileşendir.

polis sporu / emniyet sporları (police sport)[2]

Polis teşkilatı mensupları tarafından eğitim çerçevesinde pratik edilen spor. Teknik ve fiziksel hazırlık içerir.

polo (polo)[1]

Atıyla oynanan, oyunculunun uzun sapıyla topu kaleye vurmaya çalıştığı takım sporu. Bisiklet gibi farklı araçlarla oynanan benzeri oyunlar mevcuttur.

ponderal indeksi (ponderal index)[1]

Vücut ağırlığının küp kökünün boyla bölünmesiyle bulunan değer. Vücut yağ yüzdesinin göstergesidir.

potasyum (potassium)[1]

Doğal olarak deniz suyunda ve minerallerde bulunan metal element (sembol: K). Kas kasılması için gereklidir.

power (güç / kuvvet) (power)[1]

Fiziksel kuvvet veya güç. Bir şey yapabilme yeteneği ve kapasitesi.

pozisyon kuralı içinde (on-side)[1]

Futbol ve hokey gibi spor dallarında oyun kurallarına uygun konum. Kurallara göre oynamaya izin verilen pozisyon.

press-out hatası / kol bükme hatası (press-out)[2]

Halter kaldırışında kaldırılan barı üzerinde tutarken kolları bükme hareketi. Teknik hata olarak kabul edilen geçersiz kaldırış.

proanthocyanidin (proantosiyanidin) (proanthocyanidin)[1]

Bitkilerde bulunan flavonoid sınıfı bileşik. Bağışıklığı güçlendirmek ve bağ dokuyu kuvvetlendirmek için takviye olarak kullanılır.

progresif direnç egzersizi (progressive resistance exercise)[2]

1940'ların sonunda DeLorme tarafından tanımlanan yöntem. Direnci kademeli olarak artırarak kas güçlendirme sağlar.

prohomon (prohormone)[1]

Hormonun öncüsü olan ve vücut hormon üretimini artırmak amacıyla kullanılan besinsel takviye maddesi. Özellikle vücut geliştirme antrenmanlarında tercih edilir.

promoter (spor yöneticisi) (promoter)[1]

Sporcu tanınırlığını artıran ya da sponsorluk anlaşmaları sağlayan kişi. Ayrıca kataliz aktivitesini artıran maddeyi ifade eder.

pronasyon (pronation)[1]

Koşu sırasında ayakların içe doğru hafifçe dönme eğilimi. Ayağı çarpmadan kaynaklanan şokunun azaltılmasını sağlar.

prone pozisyon (prone)[1]

Yüz aşağı yatış pozisyonu (supine'in tersi). Kolda avuç içi aşağıya bakacak şekilde konumlanmayı da ifade eder.

propriyoseptör (proprioceptor)[1]

Kas ve tendonların hareketi sırasında uyarılara yanıt veren duyusal sinir uçları. Vücudun uzayda konumlandırılmasını algılamada kritik rol oynar.

protein (protein)[1]

Canlı hücrelerin temel bileşeni olan ve insan vücudunun işlevselliğini sağlayan besinsel element. Kas gelişimi ve onarımı için gereklidir.

protein depolanması (protein retention)[1]

Beslenme proteininin vücut tarafından absorbe edilerek kullanılan yüzde oranı. Amino asit profili önemlidir.

protein skoru (protein score)[1]

Amino asit içeriğine göre protein kalitesini gösteren ölçüm ve puan sistemi.

proteoliz (proteolysis)[1]

Sindirim enzimleri tarafından gıdadaki proteinlerin parçalanması. Amino asitlerin emilimi için gerekli kimyasal süreçtir.

protokol (halter) (protocol)[2]

Uluslararası halter sporunun puanlaşma tablosu. Tüm yarışma bilgileri burada kaydedilir.

protopathik (protopathic)[1]

Güçlü duyumları algılayabilen sinirler için tanımlama. İlk semptom veya lezyonu gösteren tanım. Hasar gören sinirlerde kısmen iyileşme işaretini tanımlar.

prusik (dağcılık) (prusik)[2]

Tırmanış ipine takılan halka şeklindeki ip nodu. Ağırlık altında sıkı şekilde tutunur.

psikodüzenleyici antrenman (psychoregulative training)[2]

Konsantrasyon, rahatlama ve kendi kendine konuşma gibi zihinsel teknikler geliştiren antrenman. Psikolojik kontrol sağlanır.

psikomotor sistem (psychomotor system)[2]

İstemli hareket kontrolünü sağlayan sinir-kas sistemi. Vücuttaki tüm bilinçli hareketleri üretir.

psychomotor (psikomotor / zihinsel-motor) (psychomotor)[1]

Mental aktivite tarafından tetiklenen bedensel hareket. İstemli kas hareketi ile koordine edilen davranışlar.

puan kaydetmek / (at sporlarında) seğirtiye uyum hareketi (post)[1]

Spor ortamında skor/puan elde etmek. At sporlarında seğirtiye ayak uydurarak yukarı-aşağı hareket yapmak.

pullover (pullover egzersizi) (pullover)[1]

Sırt üstü benchte yatarken kolları düz tutup ağırlığı baş arkasından göğüs üzerine getirme hareketi.

pulmoner ven (pulmonary vein)[1]

Akciğerlerden oksijen zengini kanı kalbin sol tarafına taşıyan dört veninden biri.

punchball (boks topu) (punchball)[1]

Standı üzerinde bulunan ve bokörler tarafından antrenman için kullanılan ağır top. Refleks ve hız geliştirmede kullanılır.

push-up (şınav / üzeri egzersizi) (push-up)[2]

Vücut düz tutularak kollarla gövde kaldırma egzersizi. Temel olarak üst gövde ve kol kaslarını çalıştırır.

putt yapıp deliğe sokmak (golfta) (sink a putt)[2]

Puttin başarılı şekilde deliğe kaydırılması. Golfta puanlama açısından kritik bir unsurdur.

pürin (purine)[1]

Urat asidine metabolize olan kimyasal bileşik. Fazla alımı gut hastalığına yol açabilir.

pyruvic acid (pirüvik asit) (pyruvic acid)[1]

Yaşayan hücrelerde karbonhidrat ve protein metabolizması sonunda oluşan kimyasal madde.

R

Rabdomiyoma (rhabdomyoma)[1]

Çizgili kas dokusunu etkileyen iyi huylu tümör. Malign değildir.

Rabdomyosarkom (rhabdomyosarcoma)[1]

Çizgili kas dokusunda görülen ve ağırlıklı olarak çocuklarda ortaya çıkan kötü huylu tümördür.

Rakip / Muhalif Takım (opposition)[1]

Bir oyuncu veya takımın karşısında oynayması gereken kişi veya takım. Müsabakalarda doğrudan karşılaşılan taraf.

Rali (rallye)[2]

Otomotiv sporunda disiplin. Özel test pistleri ve karayollarında yapılan yarış türü.

Rash Vest (cilt koruma gömlegi) (rash vest)[1]

Dalgıçlar ve yüzücüler tarafından cilt tahrişini önlemek veya güneş koruma sağlamak için giyilen ince elastikli sentetik gömlek. Kısa veya uzun kollu olabilir.

RBI (Atış yaparak atılan sayı) (run batted in (RBI))[2]

Beysbolda atışçıya kaydedilen sayı, onun vuruşu sonucu koşucu eve ulaştığında verilir. İstatistiksel başarı göstergesidir.

RED-S[1]

Relative Energy Deficiency in Sport. Enerji alımının harcamayı karşılamaması — hormonal baskılanma, kemik kaybı, bağışıklık zayıflama

RER (Solunum Değişim Oranı)[1]

VCO₂/VO₂. RER=0,70 saf yağ, 1,00 saf karbonhidrat oksidasyonu

→ İlgili makale

Reaksiyon antrenmanı (reaction drill)[1]

Uyaranlara yanıt verilen tekrarlı egzersizdir. Top tutmak gibi hızlı tepki gerektirir.

Rebote (rebote)[2]

Pelotanın beş oyuncu par uğruna cesta kullanılan türüdür. Arka duvarı olan bir alan gereklidir.

Rebounda yapılan sayı (tip in)[2]

Basketbolda ribaundlu topu sepetin ağına vurup sokma. Tüm hareket ismi de bu şekildedir.

Refleks (reflex)[1]

Bir uyarana hızlı ve otomatik yanıt verilmesidir. Bilinçsiz ve hızlıdır.

Refleksoloji (reflexology)[1]

Ayak ve ellerin belirli noktalarına basınç uygulayarak vücudun diğer bölgelerinde gevşeklik ve iyileşme sağlayan masaj tekniği.

Refleks Ark (Yayı) (reflex arc)[1]

Refleks işleminin temel sistemi. Reseptör, motor sinire ve oradan efektör kasa bağlıdır.

Refleks antrenman topu (reflex trainer)[1]

Tahmin edilemeyen şekilde sekebilen ve anormal ağırlık merkezine sahip top. Hızlı tepki yeteneğini geliştirmek için kullanılır.

Refleks tepki (reflex action)[1]

Bir uyarana karşı yapılan otomatik tepki örneği olarak diz refleksi. Bilinçsiz ve hızlı bir tepkidir.

Rehabilitasyon (habilitation)[2]

Fiziksel ve motor gelişimi teşvik etmek için hareketi uyaran müdahale. Yaralanma sonrası işlevselliği yeniden kazandırmayı amaçlar.

Rehber (guide)[2]

Turistleri belirli bir bölgede gezdiren kişi. Rehber kitabı da bu terim kapsamındadır.

Rehidrasyon solüsyonu (rehydration solution)[1]

Mineral ve elektrolit içeren içecek. Hastalık veya ağır egzersiz sonrası dehidratasyon tedavisinde kullanılır.

Rekabetsiz Spor (non-competitive)[1]

Hiçbir yarışma unsuru içermeyen spor veya aktivite türü. Rekreasyon amaçlı uygulanır.

Rekabet anksiyetesi (competitive state anxiety)[1]

Yarışma stresi sporcuyu etkiler. Zorluklara yanıt verememe hissi yaratır.

Rekabet stresi (competitive stress)[1]

Rekabet stresi, sporcunun talepleri karşılayamamasıdır. Performansı düşürür ve psikolojik hazırlığı etkiler.

Rekabet yanıtı teorisi (competing response theory)[1]

Dış ödüller motivasyonu azaltabilir, örneğin kupa kazanmak içsel zevki bozar. Performansı etkileyebilir.

Rekombinant (recombinent)[1]

Sentetik yolla üretilen hormon takviyesini tanımlamak için kullanılan terim.

Rekonstruksiyon (cerrahi) (reconstruction)[1]

Vücuttaki yırtılmış dokular (ligamentler gibi) kullanılarak diğer dokudan alınan graftlar yapıldığı cerrahî onarım süreci.

Rekor Performans (record performance)[2]

Rekor listelerine kaydedilen spor performansları. Sporcunun tarihsel başarısını gösterir.

Rekreasyon (recreation)[1]

Kişinin iş olmak üzere değil, zevk ve dinlenme amacıyla katıldığı fiziksel etkinlik. Sosyal bağlantı ve ruh sağlığı iyileştirmesine katkı sağlar.

Rekreasyonel Fitness (recreational fitness)[1]

Profesyonel yarışmaya hazırlık yerine genel sağlık ve kondisyon koruma amacıyla yapılan egzersiz. Halk sağlığında yaygın ve sürdürülebilir aktivite türüdür.

Rekreasyon merkezi (leisure centre)[1]

İnsanların egzersiz yapabilecekleri ve antrenman makineleri, yüzme havuzu, badminton gibi spor alanlarının yer aldığı bina. Dinlenme ve refre olunma tesislerini de içerir.

Rektus femoris (rectus femoris)[1]

Uyluk ön bölgesindeki fleksör kastır. Kuadriseps femorisin dört parçasından biridir.

Reload (yeniden atış) (reload)[2]

Golfde ilk atış kaybolmuş veya kurallara aykırı olması nedeniyle ikinci tee atışı yapılması.

Remis (remis)[2]

Spor yarışmasının beraberlik sonucu. Her iki taraf mat yapamadığında ortaya çıkar.

Renkler (colours)[1]

Binici veya sporcunun giysisi, at sahibi veya takımı belirtir. Rekabet kimliğini gösterir.

Reobase (rheobase)[1]

Kas kasılması oluşturmak için gerekli minimum elektrik sinir impulsü. Sinir uyarılabilirliğini ölçer.

Resepsiyon (Pas Alma) (reception)[2]

Amerikan Futbolunda quarterback tarafından atılan pasın yakalanmasıdır. İstatistik verisine dahildir.

Resistin (resistin)[1]

Hücreler tarafından insulin direncini artıran hormon. Kan şekeri seviyesini yükselten etkiye sahiptir.

Rest pause antrenmanı (rest pause training)[1]

Her tekrar arasında kısa pause verilen antrenman yöntemi. Daha fazla tekrar yapmayı sağlar.

Retinol (A Vitamini) (retinol)[1]

Karaciğer, sebzeler, yumurta ve balık yağında bulunan vitamindir. Görme sağlığı için gereklidir.

Reuptake (Nörotransmitter Geri Alımı) (reuptake)[1]

Nörotransmitterlerin onları üreten sinir hücrelerine geri çekilmesi. Prozac gibi ilaçlar serotoninin reuptake'ını engeller ve kan seviyesini yüksek tutar.

Rezerv maddesi (eski kural) (reserve clause)[1]

Profesyonel sporcu kontratında kulüpün (sporcu değil) sözleşmeyi yenileme hakkını veren madde idi. Günümüzde kaldırılmıştır.

Rezidüel Hacim (residual volume)[1]

Maksimum dışarı atılma sonrası akciğerlerde kalan hava miktarı. Pulmoner fonksiyon testlerinde ölçülen önemli bir parametredir.

RICE Protokolü (Dinlenme, Buz, Sıkma, Yükseltme) (rest, ice, compression, elevation)[2]

Kas ve eklem yaralanmalarını tedavi etmek için kullanılan strateji. Dinlenme, buz uygulaması, sıkı bandaj ve yaralı bölgenin yükseltilmesi içerir.

Riboflavin (B2 vitamini) (riboflavin)[1]

B kompleksi grubunun sarı renkli bileşenidir. Birçok biyokimyasal süreçte önemli koenzim rolü oynar ve ıspanak, yumurta, süt gibi gıdalarda bulunur.

Rijidite (katılık) (stiffness)[2]

Yay gibi yapının hareket kolaylığını gösteren özelliği. Kütle-yay modellerinde kuvvet-yer değiştirme ilişkisidir.

Rim dışı gidiş (rim out)[2]

Basketbolda top sepet çemberine çarptıktan sonra dışarı çıkması.

Ring (ring)[1]

Boks veya güreş müsabakasının yapıldığı halatlarla çevrili yüksek platform. Dört köşeli kare biçiminde kurulur.

Ringo (ringo)[1]

Küçük kauçuk halka ile oyunlu voleybol benzeri spor. Polonya'da popülerdir.

Rirack (pin sıfırlama) (rerack or reset)[2]

Bowling sporunda oyuncu tarafından perlerin alleyden kaldırılıp yeniden düzenlenmesi isteği. Maç kuralları içinde uygulanır.

Ritimsallik (rhythmicity)[2]

Hareket ve olayların belirli zaman aralıklarında düzenli şekilde tekrarlanması özelliği. Spor tekniklerinin temel karakteristiğidir.

Ritim antrenmanı (rhythm training)[1]

Sporcuya çeviklik ve koordinasyon kazandıran egzersiz programıdır. Hareket hızı ve timing becerilerini geliştirir.

Ritim bozukluğu (arrhythmia)[1]

Kalp atış ritmindeki değişim. Bu durum, spor sırasında kalp sağlığını riske atarak egzersiz kapasitesini azaltır.

Ritmik jimnastik (rhythmic gymnastics)[1]

Atlet ve sporcuların hareketlerini fita, halka gibi aparatlarla birleştirdiği bir spor disiplinidir. Estetik, koordinasyon ve teknik beceriyi gerektirir.

Rocket split (Roket split) (rocket split)[2]

Dikey pozisyona itilip hızlı bacak ayrılması içeren cimnastik hareketi. Patlayıcı kuvvet gerektirir.

Rolfing (Derin Doku Manipülasyonu) (rolfing)[1]

Yumuşak doku manipülasyonunun bir türü. Vücudu yeniden hizalamak ve scar doku oluşumunu kontrol etmek amacıyla uygulanır.

Roll out (Raquetball) (roll out)[2]

Raquetballde ön duvara o kadar yakın vurulan kill şutu ki top yerden geri seker. Puan alan vuruş tekniği.

Rol hareketi (roll)[2]

Basketbolda sırtı sepete dönük pozisyondan rakibi aşmak için hızlı dönüş hareketidir. Pivot ayağı kullanarak gerçekleştirilir.

Romatizma (rheumatism)[1]

Eklem veya kaslarda enfeksiyon veya yaralanma olmaksızın oluşan ağrılı durumdur. Yaşlılıkta sık görülen bir rahatsızlıktır.

Romatoid artrit (rheumatoid arthritis)[1]

Özellikle el, ayak ve kalçaları etkileyen; şişkinlik ve enflamasyona neden olan genel ağrılı eklem hastalığı.

Rond hareket (Roundoff) (roundoff)[2]

Sanat jimnastiğinde yapılan, çark benzeri hareketin yarısı döne yapılan ve bacakların beraber kapalı sonu bulduğu harekettir.

Rotasyon (rotation)[1]

Top-soket eklemi hareketi sonucu uzuvun iç veya dış tarafa dönmesidir. Omuz ve kalçada görülür.

Rotasyon şutu (rotation shot)[2]

Futbolda ayak vuruş anında vücudu dönerek yapılan şut tekniği. Güç ve doğruluk sağlar.

Rotator cuff (Dönerici manşet) (rotator cuff)[1]

Omuz eklemi etrafındaki kas ve tendon grubu.

Rounders (Top Oyunu) (rounders)[1]

Topu vurup dört belirlenmiş konum veya üssün etrafında koşan oyuncunun puan aldığı bir top oyunu. İngiltere'de yaygındır.

Rover hoop (Rover çember) (rover hoop)[2]

Croquet'te dizi içinde son çember, kırmızı taç içeren eleman. Puan kazanımının kritik halkası.

Roquet vuruşu (roquet)[2]

Kroket'te oyuncunun topunu rakibinin topuna carptırdığı teknik vuruş. Açılacak yeni hamlenin hakkını verir.

RPE (Algılanan Efor)[1]

1-10 skalasında öznel zorluk derecesi. Marcora'nın modeline göre performansın belirleyicisi

→ İlgili makale

RSI (tekrarlayan zorlanma yaralanması) (RSI)[1]

Tekrarlı hareketlerden kaynaklanan kas, tendon ve sinir grubunun zayıflanması durumu.

Rua (yelken dirseği) (yard)[2]

Mastaya asılan ve yelkenleri açmada kullanılan uzun kiriş. Yelkenleme tekniğinde temel element.

Rush (Hızlı ilerleme) (rush)[2]

Hokeyde paku hızla hücum bölgesine taşıyan bir veya birden fazla oyuncu hareketi. Gol pozisyonuna doğru ilerleyiş.

Rutinin (routine)[1]

Jimnastik veya performansındaki düzenli hareket dizisi. Jimnastikçinin bütün egzersiz serisini kapsar.

Rüşvet (bung) (bung)[1]

Futbolda oyuncu, antrenör veya ajanslara oyuncu transferini kolaylaştırmak için gizlice ödenen para. Gayri meşru ödeme.

Rüzgar hareketi (wind-up)[2]

Atıcının topu atmadan önce aldığı esneklik pozisyonu. Güç ve kontrol sağlar.

Ryote-tori (ryote-tori)[2]

Aikido'da her bilek üzerine birer el konulan iki elle tutma tekniği. Kontrol ve denge merkezi.

radial sinir (radial nerve)[1]

Üst kolun arka tarafından ve ön kolun dış tarafından inen, kolun ana motor siniri.

radius (dış kemik) (radius)[1]

Dirsek ile bilek arasında ön kol içinde yer alan iki kemiğin daha kısa ve dışta olanı. Karşı kemik ulnadır.

radyal nabız (radial pulse)[1]

Bilek üzerinde, ön kolun dış kenarına yakın yerde alınan ana nabız noktası. Kalp atış hızı ölçümünde yaygın kullanılır.

radyoaktif traçer (radioactive tracer)[1]

Sintigrafik inceleme sırasında yaralanma bölgesine enjekte edilen hafif radyoaktif sıvı. Vücuttaki kan akışını görüntülemede kullanılır.

ragbi (rugby)[1]

Oval top kullanarak oyuncuların yandan geçiş yapıp vurmek veya koşmak oynandığı takım sporu. Fiziksel temas yoğun.

raket (racist)[1]

Tenis, badminton, squash gibi sporlarda kullanılan ağ dokulu hafif vuru aletidir. Çerçevesi ahşap, alüminyum veya grafit; telleri ise bok veya naylon malzemeden yapılır.

raket sporları (racket sport)[1]

Raket ve top ya da tüy kullanılan sporlar. Tenis, badminton ve squash buna örnek.

rakip (opponent)[1]

Bir müsabakada size karşı oynayan, döğüşen veya rekabet eden kişidir. Kas fizyolojisinde ise başka bir kasın hareketine karşı koyan kas anlamına gelir.

ralli (voleybol, raket sporları) (rally)[1]

Raket sporlarında iki rakip veya taraf arasında puan kazanılmadan önce yapılan bir dizi vuruş değişimidir.

ralli-çapraz (rallycross)[1]

Kısmen yolda, kısmen kırsal arazide düzenlenen motor yarışı türü. Zorlu arazi koşullarını içerir.

rastgele antrenman (random practice)[1]

Farklı beceriler rotasyonel şekilde antrenman yapılması. Bir beceriyi ustalaşmadan diğerine geçilir, sonra geri dönülür.

raya vurma (rail)[2]

Squash'ta yan duvarlar boyunca veya paralel olarak vurulan atış. Duvar kontağı gerektiren teknik vuruş.

referans protein (reference protein)[1]

Diğer proteinlerin kalitesi ölçülen standart protein. Genellikle yumurta proteini karşılaştırma için kullanılır.

refleks sempatik distrofi (reflex sympathetic dystrophy)[1]

Sempatik sinir sisteminin bozukluğu, ellerde katılık ve yanma ağrısı yaratır. Kompleks bölgesel ağrı sendromunun eski adıdır.

refrakter periyod (refractory period)[1]

Kalp ventriküllerinin kasıldıktan sonra yeniden kasılamadığı kısa zaman dilimi. Kalp elektrofizyolojisine ilişkin temel kavram.

rehabilitasyon egzersizleri (rehabilitation exercises)[1]

Yaralanmadan iyileşme döneminde esnekliği ve genel dayanıklılığı korumak için yapılan hafif egzersizler.

rehidrasyon tuzları (rehydration salts)[1]

Su ile karıştırılarak rehidrasyon çözeltisi yapılan mineraller ve elektrolit bileşenleridir.

reiki (reiki)[1]

Alternatif tıpta iyileştirici enerji aktarımıyla enerjinin artırılması, stres ve ağrının azaltılması amaçlanan tedavi.

reining (reining)[2]

Batı atlı sporunda binici ve atın belirtilen hareketleri yaptığı eğitim türüdür.

rejenerasyon (regeneration)[1]

Yaralanan veya kaybolan organ, uzuv veya doku yeniden oluşması. Kas onarım süreci buna örnek.

rejeneratif tıp (regenerative medicine)[1]

Klonlama gibi ileri yöntemler kullanarak dokular ve organları onarıp değiştirme dalı.

repolarizasyon (repolarisation)[1]

Sinir impulsunun ya da kas kasılmasının geçişi sonrası hücre zarının normal elektrik polaritesinin geri yüklenmesi.

repêşaj (repechage)[2]

Kano yarışlarında ilk elemede elenen sporcu ve ekiplere verilen ikinci şans turlarıdır.

respirometer (respirometre / solunumbilim aleti) (respirometer)[1]

Vücuda oksijen alımını, hücrelere iletimini ve kullanımını ölçüp inceleyen cihaz.

rıhtım startı (dock start)[2]

Su kayakçısının, wakeboard sporcusunun veya çıplak ayakla kayıp sporcunun rıhtımdan başladığı başlangıç pozisyonu.

rikişi (rikishi)[2]

Sumo güreşçileridir. Kelime anlamı "güçlü adam" demektir.

risk (risk)[2]

Yaralanma, hasar veya kayıp tehlikesi. Sporda performans ve güvenlik açısından değerlendirilmesi gereken faktör.

ritmik öğretim yöntemi (rhythmical teaching method)[2]

Spor öğretiminde müzik veya ritimsel uyarıcıların hareketi rehberlemek için kullanıldığı antrenman yöntemi.

rouf (at yarışı bahis terimi) (rouf)[2]

Tic-tac sisteminde 4'e 1 bahis oranı. Rouf, "four" kelimesinin tersine yazılmış şeklidir.

röntgen görüntüsü (X-ray) (x-ray)[1]

X-ışınlarının vücut dokularından geçerek oluşturduğu görüntü. Tıbbi tanı ve yaralanma değerlendirmesinde kullanılır.

ruckman (Avustralya futbolu) (ruckman)[2]

Avustralya futbolunda topu yakından takip eden üç ruck oyuncusundan biri. Hava oyununda kritik rol oynar.

rüzgar hızı (wind velocity)[2]

Çeşitli spor branşlarında performansı etkileyen rüzgar kuvveti ve hızı faktörü. Resmi kayıtlarda sınır değerleri vardır.

rüzgâr-kesen vuruş (wind cheater)[2]

Golf'te düşük yörüngede, güçlü geri dönüşle rüzgâra karşı yapılan darbe. Rüzgâr etkisini azaltmak için kullanılır.

ryokata-tori (ryokata-tori)[2]

Aikidode her omuzdan birer kol tutularak yapılan iki el tutuşudur. Temel aikido teknikleri arasında yer alır.

S

SAM Splinti (SAM splint)[1]

Kırıklı uzuvları sabitlemeye yarayan ve X-ray sırasında çıkarılmadan görüntülenebilen atel. Yapı olarak yapılandırılmış alüminyum esnek splint (SAM Splint) olarak bilinir.

Sabah sporu (morning sport)[2]

Sabah saatlerinde vücudu uyandırmak ve aktifleştirmek için yapılan spor faaliyetlerinin genel adı. Kondisyon ve enerji seviyesini yükseltir.

Sabitleyici Kas (fixator)[1]

Bir kemiği veya eklemi hareketsiz tutan kastır. Diğer kasların rahat hareket etmesini sağlar. Ayrıca kemik içine yerleştirilen metal çubuk anlamına gelir.

Sabit ağırlık (fixed weight)[1]

Ağırlık antrenmanı makinesine bağlı olan ağırlık. Serbest ağırlıktan farklıdır.

Sabit eklem (fixed joint)[1]

Kemiklerin birleştiği ve hareket yapamayan eklem türü. Kafatası kemikleri örnek verilebilir.

Sabit tempolayıcı (pacer)[2]

Yarış sporunda hemen hemen aynı hızda giderek arabasını koruyan sürücü. Strateji üzerine yarış yapar.

Sabre (şam kılıcı) (sabre)[2]

Eskrim sporunda kullanılan 500g ağırlığında, 105cm uzunluğunda esnek yassı kılıç. Serbest hareket avantajı sağlar.

Saç jeli (gel)[2]

Yüzücülerin saçlarını düzlemde tutmak ve gözlerinin önünden uzaklaştırmak için kullandıkları ürün.

Saç tokası virajı (hairpin)[2]

Kendine geri dönüş yapan dar viraj. Düşük hızda geçilmesi gereken işaretli köşelerdir.

Saddle (sele/koltuk) (saddle)[2]

Bisiklet ve at üzerinde binicinin oturduğu koltuk veya kuzu ve tavşan gibi etlerin kesimi.

Sağlak sporcu (right -hander)[2]

Sağ eli dominant olan sporcu veya sağ el ile vuruş yapan atlet. Hakim taraf olarak işlevini gösterir.

Sağlıklı (hearty)[1]

Fiziksel sağlık, güç ve canlılık gösteren durumu tanımlar. Beslenme açısından doyurucu ve besleyici gıdaları ifade eder.

Sağlıklı beslenme (healthy eating)[1]

Gerekli besin öğeleri içeren ve rehber değerlere uygun gıda tüketimi. Optimal sağlık için yapılandırılmış beslenme.

Sağlıklı ve güçlü (able-bodied)[1]

Fiziksel olarak engeli olmayan, sağlam vücut yapısına sahip kişi. Spor yapabilecek durumda olan birey.

Sağlıksız / Uyumsuz (unsound)[1]

Fiziksel veya psikolojik açıdan sağlıklı olmayan durum. Spor yeterliliği için ön koşul olmayan durumdur.

Sağlık kulübü (tesisler) (health club)[2]

Egzersiz ve diyet yaparak sağlığını iyileştirmek isteyen üyelerin kulübü. Fitness merkezinin resmi adı.

Sağlık sporu (health sport)[2]

Merkezi amacı sağlığı kazanmak olan tüm fiziksel aktiviteler. Rehabilitasyon ve iyileştirmeye odaklanır.

Sağlık yardımcısı (healthcare assistant)[1]

Hastane veya sağlık tesisinde temel hemşirelik görevlerini yapan eğitimsiz personel. Hasta bakım destek işlerini yürütür.

Sağ ayak oyuncusu (right-footer)[1]

Futbol, rugby gibi spor dallarında sağ ayağı dominant olan sporcu. Dribling, şut ve pas tekniklerinde sağ ayağını tercih eder.

Sağ bek (right back)[2]

Hokeyde savunmanın sağ tarafında konumlanan oyuncu pozisyonu.

Sağ kanat (right wing)[2]

Hokeyde sağ taraftaki hücum pozisyonu. Kalenin sağ tarafından atakta görev alır.

Sağ taraf (starboard)[2]

Teknenin pruvaya bakılarak sağ yanı. Denizcilik ve yelken sporunda temel yön göstergesidir.

Saha (court)[1]

Basketbol ve tenis gibi bazı sporlarda oynanan alan. Spor müsabakasının yapıldığı belirli bölge.

Sahadan çıkarma (the field or court)[1]

Takım sporlarında oyuncu veya takım üyesinin oyundan çıkarılması. Kurallara aykırı davranış nedeniyle yapılabilir.

Saha dışı çıkarma (send off)[1]

Futbol, rugby gibi spor dallarında kurallara aykırı davranıştan dolayı oyuncunun çıkarılması. Disiplin cezası.

Saha Golü (field goal)[1]

Amerikan futbolunda ceza alanından üzeri çubuğa atılan 3 puanlık gol. Basketbolda normal oyunda atılan 2 ya da 3 puanlık gol.

Saha Oyuncusu (fielder)[2]

Kriket ve baseball sporunda topu yakalayan ve durduran oyuncu. Savunma yapısının temel oyuncularından biridir.

Sahil sporu (coasteering)[1]

Sahil sporu, kıyı boyunca tırmanma, yüzme ve atlama gibi etkinlikleri birleştirir. Dayanıklılık ve beceriyi geliştirir.

Sahil-Sahil (Saha Boyu) (coast to coast)[2]

Basketbol sahasının tüm boyunca yapılan hareket veya pas. Savunma sonrası hızlı atakta kullanılır.

Sakral pleksus (sacral plexus)[1]

Sakrum yakınında pelvis içinde yer alan sinir grubu. Kalça, uyluk arkası ve bacağın alt kısımlarına sinir uzantıları gönderir.

Sakral sinirler (sacral nerves)[1]

Sakrumdan çıkan ve bacakları, kolları ve genital alanı düzenleyen sinirlerdir. Omurga sinir köklerinin devamıdır.

Sakral vertebralar (sacral vertebrae)[1]

Omurganın alt kısmında birleşik beş vertebra. Sakrum kemik yapısını oluşturur.

Sakrum (Kütleşik Omurga) (sacrum)[1]

Beş lomber omurganın birleşerek oluşturduğu düz, üçgen biçimli kemik. Lomber vertebralarla koksiks arasında yer alır ve kalça kemikleriyle hareket yapar.

Saldırgan davranış (aggressive behaviour)[2]

Fiziksel veya sözel olarak karşı tarafa zarar veren veya psikolojik yaralanmaya neden olan davranış. Sporlarda disiplin kurallarına tabi tutulur.

Saldırgan Taraftar Olayları (Hooliganism) (hooliganism)[1]

Genellikle gençler tarafından halka açık alanlarda yapılan vandalizm ve şiddet olayları. Spor, kalabalık topluluşlar ve yoğun duygular nedeniyle bu olaylara sıkça sahne olur.

Saldırı (attack)[1]

Rakibe karşı puan kazanmak için hamle yapılır. Spor müsabakalarında taktiksel avantaj sağlar.

Salgılamak (secrete)[1]

Hormon, yağ veya enzim gibi bir maddeyi üretmek ve dışarı çıkartmak. Endokrin sistem sürekli bu süreci gerçekleştirir.

Salınım faz (swing phase)[2]

Adım sırasında bacağın yer temasından sonra ileri doğru öne alındığı hareket dönemi. Yürüyüş ve koşu tekniğinde önemlidir.

Sal sporları (rafting)[2]

Nehir boyunca sal üzerinde inerken sporla meşgul olma. Beyaz su koşuları (white-water) ile karşılaştırılır.

Sambo (sambo)[2]

Silahsız yapılan özefans sporuydu, judoyla boks karışımında, kendini savunma amaçlı uygulanırdı.

Sanat uçuşu sporu (artistic flight sport)[2]

Uçak pilotajında zorlayıcı hareketler ve figürlerin yapıldığı dalı. Akrobatik manevra ve hızlanmalar içerir.

Sandbagging (sandbag)[2]

Araçların trial ve kalibrasyonda gerçek performansı gizleyerek diğer yarışçıları yanıltmak amacıyla yapılan teknik. Başarısızlık gösterilişidir.

Santral obezite (central obesity)[1]

Karın bölgesinde yağ birikimiyle oluşan elma tipi vücut şekli. Bu durum, sporcularda kalp hastalıklarını tetikler.

Santrifüj kuvvet (centrifugal force)[1]

Santrifüj kuvvet, dönen bir cismin ekseninden uzaklaşma hızıdır. Spor hareketlerinde, örneğin dönme atışlarında dengeyi etkiler.

Sapayı vurma (hit wicket)[2]

Kriket oyuncusunun sopasıyla ya da vücut parçasıyla sapaya çarptığında bilezikler düştüğünde gerçekleşir. Oyuncu otomatik elenir.

Saplaçlar (stumps)[2]

Kriket oyununda kapıyı oluşturan üç ahşap direk. Aynı zamanda günün oyunun bitişini de ifade eder.

Sapma bölgesi (splice)[2]

Kriket sopasında sapın palaşa giriş yaptığı bölüm. Sopa mukavemetini etkiler.

Sarı kart (yellow card)[1]

Hakemler tarafından ciddi veya pervasız oyuna karşı verilen uyarı kartı. İki sarı kart alan oyuncu kırmızı kart ile maçtan çıkarılır.

Sarkac Germe (pendulum stretch)[1]

Vücut ileri eğilerek kollar gevşek salıdığı, ağırlıklı top tutularak kolların döner hareketi ile yapılan germe egzersizdir.

Sarkomere (Sarcomere)[1]

Kasın kasılabilen en küçük yapısal birimidir; aktin ve miyozin adlı iki protein filamentinin üst üste gelmesiyle oluşur. Beyin kasılma komutu verdiğinde miyozin filamentleri aktinin üzerinde kayarak kasın kısalmasını sağlar; bu işleme "kayan filament teorisi" denir. Her kas lifi, seri halinde dizilmiş binlerce sarkomere içerir.

İlgili: Miyozin Ağır Zinciri, Miyofibriler Hipertrofi, Motor Ünite

Sarkopeni[1]

Yaşla ilişkili kas kütlesi ve fonksiyon kaybı. 30 yaşından sonra her 10 yılda %3-8. Direnç antrenmanıyla yavaşlatılabilir

→ İlgili makale

Sarkoplazmik retikulum (sarcoplasmic reticulum)[1]

Çizgili kas liflerinin sitoplazmada bulunan ağ şeklindeki yapı. Kalsiyum depolama işlevi görür.

Sarkous (sarcous)[1]

Et veya kas dokusundan oluşan ya da kas dokusuyla ilişkili.

Sarkrolaktik Asit (sarcolactic acid)[1]

Anaerobik aktivite sırasında kas dokusundan üretilen laktik asidin bir biçimi.

Sarsıntı (concussion)[1]

Beyin yaralanması baş darbesiyle oluşur. Geçici bilinç kaybı veya hafıza sorunu yaratır.

Sartorius Kası (sartorius)[1]

Vücuttaki en uzun kas; anterior iliak spineden tibiaya kadar uzanır. Kalça ve diz fleksiyonunda aktif rol oynar.

Satürasyon dalış (saturation diving)[1]

Dalgıcın kanını inert gazla satüre edilerek dekompresiyon süresinin dalış süresinden bağımsız hale getirilmesi yöntemidir. Derin dalışlarda kullanılır.

Sauna (sauna)[1]

Sıcak buharla dolu odada zaman geçirip sonra soğuk suya dalan veya huş ağacı dallarıyla vücut sürülen banyo türü. Ayrıca sauna yapılan oda anlamına gelir.

Savaş sporu (combat sport)[1]

Savaş sporu, güreş gibi bir kişinin diğerini yendiği spordur. Fiziksel temas ve beceri gerektirir.

SCAT (Spor Sarsıntı Değerlendirme Aracı) (SCAT)[1]

Sağlık profesyonelinin sarsıntı tanısı için soruları ve gözlemlemeleri. AVPU değerlendirmesi, Maddocks soruları, göz bebeği tepkisi ve bilişsel testlerini içerir.

Scale (artistik spor hareketi) (scale)[2]

Artistik sporlar (jimnastik, eskrim vb.) disciplininde vücudun denge hareketi iskelet pozisyonudur. İleri seviye tekniğidir.

Scarsdale diyeti (Scarsdale diet)[1]

7 ile 14 gün arasında kalori alımını önemli ölçüde kısıtlayan çevre diyetetik beslenme planı.

Schwann hücreleri (Schwann cells)[1]

Sinir liflerini çevreleyen miyelin kılıfını oluşturan hücreler. Sinirsel iletimi destekleyen destek hücreleridir.

Sclaff (Kötü Vuruş) (sclaff)[2]

Golf'te kötü vurulmuş ve uzun mesafeyi almayan vuruştur. İnformal terimdir.

Scorer (skorer) (scorer)[2]

Basketbolda saha sayıları, serbest atışlar, puanlar, kişisel foulleri işaret eden resmi görevli.

Scrum yarı (Scrum-half) (scrum-half)[2]

Rugbyde çoğunlukla hafif yapılı ve çevik oyuncu, forvet arkasında topu scrumma sokan oyuncudur.

Scuderia (scuderia)[2]

Ferrari takımını ifade eden isimdir. İtalyanca'da "ahır" anlamına gelen kelimedir.

Sebet karşılama pozisyonu (square up)[2]

Basketbolda omuzlar arası çizgisi sebetin merkezine dönük şekilde alınan pozisyon. Atış hazırlığının ilk aşamasıdır.

Seçme takımı (selected team)[2]

Farklı kulüplerden gelen en iyi sporcuların oluşturduğu takım. Özel müsabakalarda mücadele eder.

Seçme Yarışması (trial)[1]

Sonraki bir yarışmaya katılacakları belirlemek için yapılan ön yarışma. Sporcuların yeteneğini test etmek amacıyla düzenlenir.

Sedye (stretcher)[1]

Hasta, yaralı ya da ölü kişiyi yatış pozisyonunda taşımak için çerçeveye gerili kumaş malzeme cihazı.

Segment Antrenmanı (segment training)[1]

Kas gruplarının teker teker antrenmanı yapılarak zayıflıkların belirlendiği yöntemdir. Kişileştirilmiş antrenman sağlar.

Seitan (seitan)[1]

Un hamuruna su uygulanarak nişastası uzaklaştırılan buğday gluteninden elde edilen üründür. Vejetaryen et alternatifi olarak kullanılır.

Sekizli kayık (eight)[2]

Kürek sporunda 8 sporcu ve 1 kökçü ile rüzgar. Olimpik rekabetin ana kategorisidir.

Sekiz Şekli (figure eight)[2]

Atlı sporunda atın saat yönü ve aksi yönde iki bağlantılı çemberi çizerek yapması gereken dressaj hareketı. Denge ve uyum gerektiren kompleks figür.

Sekme (Rebound) (rebound)[1]

Geri dönen top, özellikle basketbolda, hokeyde veya futbolda sekmesi. İyileşme veya toparlanma anlamında da kullanılır.

Sekreter (spor yönetim) (secretary)[2]

Tiyatral düzenlenmiş spor müsabakasında kural gereği veya düzenleyici tarafından atanan hakem.

Selülit (cellulite)[1]

Cilt altındaki yağ birikimleri deriyi pütürlü gösterir. Özellikle kalça ve uyluklarda egzersizle ilişkili olur.

Sempatmimetik (sympathomimetic)[1]

Dopamin hidroklorür gibi sempatik sinir sistemi aktivitesini uyaran ve kardiyak şok tedavisinde kullanılan ilaç türü. Kardiyak cerrahide de uygulanır.

Sendesmoz (syndesmosis)[1]

Kemiklerin sıkı şekilde bağlar tarafından birleştirildiği eklem türü. Sınırlı harekete sahiptir.

Senkronizasyon (synchronization)[2]

Birleşmiş salınımcıların zaman aralığı ve fazının tam eşitliği. Ritimik sporta uygulanır.

Senkronize yüzme (synchronised swimming)[1]

Yüzücülerin müzik eşliğinde danssal koordineli hareketler yaptığı spor türü.

Seoi-nage (seoi-nage)[2]

Judoda omuzdan gerçekleştirilen atış tekniğidir. Bükülü bacak ve gövde hareketi içerir.

Sepet (basket)[1]

Basketbolda topun geçirildiği metal çember ve ağdır. Sayı için 1, 2 veya 3 puan kazandırır.

Sepet çemberi (hoop)[2]

Basketbolda ağın asıldığı sert, dairesel metal halka.

Sepet Tutuşu (basket catch)[2]

Béysbolda oyuncu tarafından omuz üzerinden belden yapılan tutuş. Hızlı ve etkili yakalama tekniğidir.

Septime (Yedinci koruma) (septime)[2]

Floret ve epee'de yedinci savunma pozisyonu. Kılıçtan uzak taraf alt hattında konumlanır.

Serbest Atış (free kick)[1]

Futbolda rakip oyuncunun ihlali için verilen, durağan topun atışı. Doğrudan gol ya da indirekt atış biçimlerinde yapılır.

Serbest ayak (free)[2]

Patinajda herhangi bir anda sporcu bir ayakla kaydığında, zeminde olmayan diğer ayak. Denge ve hareket kontrolü için kritik rol oynar.

Serbest bırakma mekanizması (release)[2]

Belirli bir kuvvet uygulandığında kayak bağlamasını çizmeden ayıran cihaz. Yaralanma riski azaltır.

Serbest kayış (Snowboard Stili) (free riding)[1]

Kar üstünde akrobatik yapılmadan serbest seyahat halidir. Snowboardun temel tekniğidir.

Serbest Ön Oyuncu (Loose Forward) (loose forward)[2]

Ragbide arka satırda oynayan oyuncu. Scrumda destek rolü üstlenir ve defansif görevleri yerine getirir.

Serbest Radikal (free radical)[1]

Eşleşmemiş elektrondan dolayı oldukça reaktif olan atom ya da atom grubu. Kanser ve ateroskleroz gibi hastalıkların sebeplerinden biri.

Serbest Vuruş (free hit)[2]

Shinty sporunda alan dışında işlenen hukuk ihlali sonrası verilen vuruş cezası. Karşı taraf tarafından müdahale edilemeyen doğrudan vuruş.

Serbest Yağ Asitleri (Free Fatty Acids — FFA)[1]

Yağ dokusundan kana salınan ve uzun süreli egzersizde önemli bir yakıt kaynağı olan moleküllerdir. Düşük ve orta yoğunluklu egzersizde yağ asitleri mitokondrilerde beta-oksidasyon yoluyla yanarak büyük miktarda ATP sağlar. Glikojenin aksine, vücuttaki yağ depoları pratikte sınırsızdır; bu yüzden dayanıklılık sporcusu yağ yakmayı ne kadar iyi öğrenirse o kadar uzun süre yarışabilir.

İlgili: Aerobik Metabolizma, Glikojen, Mitokondri

Serbest Yağ Asitleri (FFA) (free fatty acids)[1]

Kandaki başka moleküllerine bağlanmamış yağ asitleri. Aerobik egzersiz sırasında önemli yakıt kaynağıdır.

Serebral palsi (cerebral palsy)[1]

Serebral palsi, beyin hasarından kaynaklanan kas kontrolü eksikliğidir. Engelli sporlarında, Paralimpik kategorilerinde atletlerin performansını etkiler.

Serin (serine)[1]

Protein hidrolizi sonucu elde edilen amino asit.

Serotonerjik (serotonergic)[1]

Serotonin nörotransmitteri salgılayabilen nöron veya sinirler. Ruh hali ve ağrı yönetimini etkiler.

Seruloplazmin (ceruloplasmin)[1]

Seruloplazmin, kan dolaşımında bakır taşıyan bir proteindir. Vücut metabolizmasında önemli işlevler üstlenir.

Server (servis yapan oyuncu) (server)[2]

Raket sporlarında topu oyuna sokan oyuncu. Sadece servis yapan oyuncu puan kazanır.

Servikal radikulit (cervical radiculitis)[1]

Boyun bölgesinde sıkışmış sinir neden olan ağrı ve rahatsızlık. Nörolojik kompresyon problemi.

Servikal yaka (cervical collar)[1]

Servikal yaka, omurilik yaralanmasında boynu destekleyen sert tasaktır. Rehabilitasyon sırasında kullanılır.

Servis çizgisi (service line)[2]

Ön duvardan yaklaşık 6,4 metre uzaklıkta çizilen çizgi (realtennis'te). Servis atışının kurallı yerini belirler.

Sesamin (sesamin)[1]

Karaciğer işlevini iyileştiren ve termojenik enzimleri serbest bırakan takviyedir. Spor beslenme amaçlı kullanılır.

Sesamoid kemik (sesamoid)[1]

Tendonun mekanik işlevini ve basınç yükünü desteklemek amacıyla tendon içinde yer alan küçük kıkırdak kemiktir. Patella bu tür kemiğe örnek verilebilir.

Set (set)[1]

Bir egzersizin belirli sayıda tekrarlanmasıdır. Teniste, bir oyuncunun en az altı oyun kazandığı bölümdür.

Settle (settle)[2]

Kızak sporunda (luge) atlet başlangıçta kızağa yatay pozisyonda yatar. Dinamik başlangış için hazırlanır.

Set Noktası (Set Point) (set point)[1]

Metabolizmanın doğal olarak sabit kaldığı vücut ağırlığı. Teniside seti kazanmak için gerekli olan son puan durumu.

Seviye (Su Yüzeyi Pozisyonu) (level)[2]

Senkronize yüzmeyde, vücudun su yüzeyine göre konumu. Figure ve kombinasyonların değerlendirilmesi sırasında önemli bir parametredir.

Seyirci (spectator)[2]

Spor etkinliğine katılan ancak aktif olarak müsabakaya katılmayan kişiler. Pasif rolü olan katılımcılardır.

Sezon arası (Kapalı sezon) (off season)[1]

Bir spor sezonunun bitişi ile sonraki sezonun başlaması arasındaki dönem. Toparlanma ve hazırlık zamanı.

Sezon Kartı (season ticket)[1]

Belirli bir süre boyunca toplu taşıma, rekreasyon tesisleri veya spor etkinliklerine katılım için geçerli kart. Abonelik sistemidir.

Sequestrüm (sequestrum)[1]

Genellikle kemik olan ölü dokunun canlı doku ile ayrışması sonucu oluşan parçadır. Enfeksiyon komplikasyonu olarak görülür.

Shift (pozisyon değişikliği) (shift)[2]

Amerikan futbolunda snap öncesi iki veya daha fazla oyuncunun farklı başlangıç konumlarına hareket etmesi.

Shinai (shinai)[2]

Dört bambu parçasının balmulu kordonla birleştirilmesinden yapılan bambu kılıç. Kendo sporunda kullanılır.

Shomen-uchi (shomen-uchi)[2]

Aikidode baş ortasına tek el ile yapılan dikey vuruş. Temel saldırı tekniğidir.

Shotgun formasyon (shotgun)[2]

Amerikan futbolunda çeyrek geri oyuncunun merkez oyuncudan uzak bir mesafede dizilmesi. Formasyon çeşitliliğini sağlayan hücum taktikidir.

SIRT1[1]

NAD⁺-bağımlı deasetilaz. PGC-1α'dan inhibitör asetil grupları kaldırarak mitokondriyal biyogenezi aktive eder

Sıcak hava balonu (hot-air ballon)[2]

İçindeki hava ısıtılarak yükselen büyük balon. Spor ve rekreasyon faaliyetlerinde kullanılır.

Sıcak krampları (heat cramps)[1]

Dehidratasyon ve tuz kaybından kaynaklanan kas krampları. Sıcak ortamında fiziksel aktivite sırasında meydana gelir.

Sıçrama (hop)[2]

Üçlü atlayışın ilk aşamasıdır. Atlet koşu hızından sıçrama hareketi yapar.

Sığır proteini (beef protein)[1]

Sığır etinden izole edilmiş protein takviyesi olarak kullanılır. Demir kaynağı sağlar ve diğer etleri zenginleştirir, vücut geliştirme için faydalıdır.

Sıkışma nöropatisi (compression neuropathy)[1]

Sıkışma nöropatisi sinirlerin şişme veya sürekli basınçla sıkışmasıdır. Dayanıklılık sporlarında, bisiklet tutamakları gibi nedenlerden ağrı ve uyuşmaya yol açar.

Sıkışmış Sinir (pinched nerve)[1]

Sinirin eklem altında hapsolması sonucu oluşan durum. Ağrılı karıncalanma hissi ve geçici hareket sınırlaması yaşanır.

Sıralama (ranking)[2]

Sporcuların gösterdikleri performansa göre düzenlenmesidir. Resmi kurum ya da jüri tarafından yapılır.

Sırık yüksek atlama (pole vault)[1]

1. Uzun esnek sırık kullanılarak yapılan atletizm dalıdır. 2. Sırık yüksek atlamada yapılan atlamadır.

Sırtüstü yüzme (backstroke)[1]

Sırtüstü yüzme, sırt pozisyonunda kolları dairesel hareketlerle kullanır. Bu teknik, bacak vuruşlarıyla hız kazandırır.

Sırt bükümü (back bend)[1]

Jimnastikte ayakta geriye doğru bükülme hareketi. Ellerin yere değmesiyle tamamlanır.

Sırt çantası (backpack)[2]

Yürüyüş sırasında sırta takılan büyük çanta. Trekking ve yürüyüşte kullanılır.

Sırt çantasıyla gezgin (backpacker)[2]

Sırt çantası taşıyarak gezen veya turizm amaçlı seyahat eden kişi.

Sırt desteği (back support)[1]

Sırt desteği, egzersiz sırasında sırtı koruyan sargıdır. Spor yaralanmalarını önlemek için bel bölgesini güçlendirir.

Sırt Kazıyıcı Manevrası (backscratcher)[2]

Hava akrobatik kayakta kayakçının sırına kayağın kuyruk bölümüyle dokunması. Stil ve zorluk içeren yüksek seviye tekniği.

Sırt rüzgarı (tail wind)[2]

Sporcu veya ekipmana hareket yönü doğrultusunda esen rüzgardır. Performansı olumsuz yönde etkiler ve rekorları geçersiz kılabilir.

Sırt Üstü Pozisyon (Supine) (supine)[1]

1. Arkaya dönük yatış pozisyonu (karşıtı: Prone-yüz üstü). 2. Elin avuç yüzü yukarı bakan pozisyonda kolun konumu.

Sırt üzerine inişi (slapback)[2]

Kayakçının sırtının ve her iki kayağının karya aynı anda çarpması sonucu oluşan düşüş tipi. Ağır düşüşlerde yaygın olarak görülür.

Sırt (Kemik veya organ yüzeyi) (ridge)[1]

Bir kemik veya organın yüzeyindeki uzun ve yükseltilmiş bölge.

Sıvı dengesi (fluid balance)[1]

Antrenman sırasında vücut sıvılarının dengesinin korunması. Performans ve sağlık için kritik önemdedir.

Sida Cordifolia (sida cordifolia)[1]

Hint bitkisinden elde edilen efedrin içeren sporcu takviyeleridir. Enerji artırmak için kullanılır.

Siklo-cross (cyclocross)[1]

Bisikletlerin sert arazide yarışı. Off-road bisiklet sporuna benzer.

Simvastatin (simvastatin)[1]

Kandaki lipid seviyelerini düşüren ilaç. Kolesterol kontrol mekanizmasında görev alır.

Sindirim (digestion)[1]

Yiyeceğin mide ve bağırsakta parçalanması. Vücut tarafından emilebilir hale getirir.

Sindirim enzimi (digestive enzyme)[1]

Yiyeceklerin vücutta parçalanmasını sağlayan enzimdir. Egzersiz diyetinde besin emilimini düzenler.

Sindirim Sistemi (digestive system)[1]

Mide, karaciğer ve pankreasın oluşturduğu organ grubudur. Besinlerin sindirilmesinden sorumludur.

Sinerji (synergy)[1]

İki veya daha fazla sistemin birlikte çalışarak her birinin ayrı ayrı etkisinden daha güçlü sonuç vermesi. Kombinasyonlu etki oluşturan durum.

Sinir (nerve)[1]

Beyinle omurilik arasında sinir dürtülerini ileten lifler demeti. Merkezi sinir sistemini vücudun organlarına bağlayan ağın parçasıdır.

Sinirsel dürtü (impulse)[1]

Sinir tarafından iletilen mesaj. Belirli bir eyleme yönelik ani istek dürtüsü de anlamındadır.

Sinirsel Motor Kontrol (Neural Motor Control)[1]

Beyin ve omurilikten gelen motor komutlarının kasları koordineli, verimli ve zamanında harekete geçirmesi için kullanılan sinirsel programlama yeteneğidir. Tekrarlayan antrenman "motor programlarını" otomatik hale getirir; bu da bilinçli dikkat gerekmeksizin kompleks hareketlerin gerçekleştirilebilmesi anlamına gelir. Elit sporcular daha az beyin kaynağı kullanarak daha verimli hareket ederler.

İlgili: Nöral Plastisite, Motor Ünite, Nöromüsküler Bağlantı

Sinirsel tik (nervous tic)[1]

Genellikle yüz kaslarında görülen istem dışı kasılmadır. Sinirlilik veya sinir hastalıklarının belirtisi olabilir.

Sinir ağrısı (Nevralji) (neuralgic)[1]

Sinirler boyunca hissedilen ağrı türüdür. Yaralanma veya sinir sıkışması sonucu ortaya çıkabilir.

Sinir ağrısı (nöralji) (neuralgia)[1]

Sinir boyunca yayılan keskin ve dönemsel ağrı hissi. Nörolojik kökenli akut veya kronik ağrı durumu.

Sinir çıkarma ameliyatı (neurectomy)[1]

Sinirin tamamını veya kısmını cerrahi olarak çıkaran işlem. Ağrı yönetiminde kullanılabilir.

Sinir Dokusu (nerve tissue)[1]

Sinirler oluşturan doku yapısıdır. Sinir uyarılarını iletme yeteneğine sahiptir.

Sinir endokrinoloji (neuroendocrinology)[1]

Sinir sistemi endokrin sistemi ve hormonlar arasındaki ilişkiler incelenir. Fizyolojik düzenlemeler anlaşılır.

Sinir sistemi (nervous system)[1]

Vücudun periferik sinirler, spinal kord, ganglionlar ve sinir merkezlerinden oluşan dokusal yapısıdır. Kontrol ve iletişim işlevini sağlar.

Sinir uyarısı (nerve impulse)[1]

Sinir hücreleri tarafından iletilen elektrokimyasal sinyaldir. Vücudun haberleşme sistemi için kritiktir.

Sinir yanlaması ağrısı (causalgia)[1]

Sinir hasarı sonucu limbde hissedilen ağrı. Yerel sinir zedelenmesinden kaynaklanır.

Sinir yoksunluğu (denervate)[1]

Organın sinirleri kesilerek veya ilaçla bloke edilir. Ağrı kontrolü için egzersizde uygulanır.

Sinker (sinker)[2]

Aşağı doğru kıvrılmış hızlı atış (sinking fastball da denir). Beyzolda saldırgan pitch türüdür.

Sinkondrozis (synchondrosis)[1]

Özellikle çocuklarda kemiklerin kıkırdak dokular ile bağlanmış eklem türüdür. Zaman içinde kartilaj kemikleşir.

Sinovyal eklem (synovial joint)[1]

Kemiklerin arasında synovyal sıvı içeren bir boşluğun bulunduğu eklem türü. Sıvı, yüzeyleri besler ve kayganlaştırır.

Sinovyal zar (synovium)[1]

Eklemlerin iç yüzeyini kaplayan zararlı doku. İltihap halinde ağrı yaşanır.

Sintigrafı (scintigraphy)[1]

Yaralanma tespiti için radyoaktif izleyici enjekte edilip görüntü elde edilir. 2D harita oluşturulur.

Sinus tarsi sendromu (sinus tarsi syndrome)[1]

Topuk kemiğinin üstündeki yumuşak doku alanında, burkulma veya aşırı pronasyon nedeniyle oluşan ağrıdır. Ayak bileğinde lokalize bir rahatsızlıktır.

Siperlik (visor)[2]

Yüz koruması için kaskın ön kısmına takılan, şeffaf veya renkli plastik halka. Göz ve yüz koruyucu ekipman.

Sistein (cysteine)[1]

Sistein, kükürt içeren bir amino asittir. Metabolizmada sistine dönüşerek kas yapısını etkiler.

Sistemik Dolaşım (systemic circulation)[1]

Akciğerler hariç tüm vücutta kan dolaşımı; aortadan başlar ve vena kavadan döner. Oksijen ve besinlerin vücuda dağılımını sağlar.

Sistolik Basınç (Systolic Pressure)[1]

Kalbin kasılma (pompalama) anında atardamarlardaki kan basıncının en yüksek değeridir. Egzersiz sırasında artar, düzenli aerobik antrenmanla ise dinlenme sistolik basıncı zamanla düşer. Kan basıncı ölçümünde 120/80 mmHg gibi ifadelerde ilk rakamını oluşturur.

Birim: mmHg  |  İlgili: Diyastolik Basınç, Kardiyak Debi, Kalp Atış Hızı

Sitoloji (Beslenme Bilimi) (sitology)[1]

Gıda, diyet ve beslenmenin sağlıkla ilişkisini bilimsel açıdan inceleyen alan. Optimal spor performansı için beslenme stratejilerini geliştirir.

Sitoplazmik akış (cytoplasmic streaming)[1]

Hücre içindeki sitoplazma hareketi, besin taşıması sağlar. Bu süreç, spor hücrelerinde enerjiyi etkiler.

Siyanoz (cyanosis)[1]

Cilt ve mukozalarda mavi renklenme ile belirlenir. Kan oksijen eksikliğinden kaynaklanır, kalp veya akciğer hastalıklarında sık görülür.

Siyatik (sciatic)[1]

1. Kalça bölgesine ilişkin. 2. Siyatik sinire bağlı. Siyatik sinir ağrısı bu terimin uygulaması.

Siyatik sinir (sciatic nerve)[1]

Sakral pleksusundan her bir uyluğa uzanan iki ana sinir. Aşağı bacak ve ayakta bir dizi sinire ayrılarak vücudun en büyük sinirleridir.

Skapula (omuz kemiği) (scapula)[1]

Sırtın üst kısmını kaplayan iki büyük düz kemikten biri. Humerus ve klavikula ile omuz eklemini oluşturur.

Skins bahis oyunu (skins)[2]

Golf'te her deliği kazanan oyuncu potayı alan bahis sistemi. Kazanan yoksa pot sonraki deliğe aktarılır.

Skittles (skittles)[2]

Rekabetçi ve rekreasyonel spor amaçlıyla oynanan top atma oyunu. Hedef pinleri yıkmacak biçimde top fırlatma.

Ski bob (ski bob)[2]

Bisiklet çerçevesi gibi çelik tüplerden yapılan araçla kış sporunda iniş yapılır. Hız ve teknik gerektiren disiplin.

Sklerosis (sclerosis)[1]

Vücut dokusunun sert ve kalınlaşmasıdır. Istenmeyen büyüme, sinir lifi dejenerasyonu veya mineral birikintisinden kaynaklanır. Kalsiyum birikmesi tipiktir.

Skor tablosu (score sheet)[1]

Özellikle futbol ve ragbide maç sırasında atılan gol veya puanları kaydeden resmi liste ve dokuman.

Skydiving (skydive)[2]

Uçaktan atlayıp serbest düşüş yapan ekstrem spor. Akrobatik hareketler de yapılabilir.

Skywriting (Gökyüzü yazısı) (skywriting)[2]

Golfde kötü vuruş, sırt çekişinde klüp başının daire veya halka çizme hareketi. Tutarsız vuruş.

Slam (güreşte) (slam)[2]

Rakibi matın üzerine gereksiz güçle fırlatma hareketi. Kural ihlalidir.

Slap shot (slap shot)[2]

Hokeyde oyuncunun sopasını başının üzerine alarak yaptığı hızlı ve güçlü şut.

Slash vuruşu (slashing)[1]

Hokey veya lacrosse'ta oyuncunun rakibe sopayı vurmak veya sallamak suretiyle gerçekleştirdiği kuralsız harekettir. Ceza konusu bir ihlaldir.

Slip (Kriket Pozisyonu / Çıkık) (slip)[1]

Kemiklerin, özellikle omurgada yerinden çıkması veya yer değiştirmesi. Kriket'te de kaleci arkası saha oyuncusunun aldığı pozisyonu ifade eder.

Smaç (dunking)[2]

Basketbolda en artistik sayı alma şekli. Hücum oyuncusu topa yüksekten vurarak sepete doğrudan gönderir.

Snorkelle dalış (snorkelling)[1]

Snorkel kullanarak suda yüzme ve keşfetme aktivitesi ve hobisi.

Snowcross (snowcross)[2]

Motokros pist düzeninde kar motorları ile yapılan yarış. Ekstrem kış sporu kategorisindendir.

Soccer (futbol) (soccer)[2]

19. yüzyılda İngiltere'de futbolu diğer sporlardan ayırmak için verilen isim.

Soğuk su daldırma (cold water immersion)[1]

Vücut ısısını düşüren su temasıyla karşılaşılır. Kano gibi su sporlarında hipotermi riski yaratır.

Soğuma (cool-down)[1]

Egzersizden sonra hafif aktiviteler ve esneme uygulanır. Bu yöntem kasları gevşeterek yorgunluğu azaltır. Vücudu yavaşça dinlenme durumuna getirir.

Soğuma/Cool down (cool down)[1]

Yoğun fiziksel aktiviteden sonra vücut sıcaklığının ve kalp atış hızının kademeli olarak azalması.

Soket (Golf'te) (hosel)[2]

Golf sopasının başındaki şaft hava tuşu. Sopayla şaftı birleştiren bölümdür.

Solar Pleksus (Güneş Ağı) (solar plexus)[1]

Karın boşluğunun arkasında, adrenal bezleri arasında yer alan sinir ağıdır. Hassas bölgedir.

Soleus Kası (soleus)[1]

Bacağın baldır bölgesinde yer alan düz kas. Ayak plantar fleksiyonunda önemli rol oynar.

Solid top (solid)[2]

Numarası küçük beyaz daire içinde yazılı, renk tekli bilardo topu. Çizgili toplar ile birlikte oyunun temel malzemeleridir.

Solo (solo)[2]

Bireysel sporlarda bir rakipin belli mesafeyi tamamladığı yarışmadır. Tekil katılım biçimidir.

Soluk / Nefes alma kapasitesi (wind)[1]

Koşu gibi yoğun çabaların sırasında nefes alma gücüdür. Kardiyorespiratuar dayanıklılığı gösterir.

Solunum (breathe)[1]

Ağız veya burun yoluyla hava alıp vermek, kanı oksijenler. Bu süreç, doku sağlığını korur ve egzersiz sırasında artar.

Solunum Değişim Oranı (RER) (Respiratory Exchange Ratio)[1]

Vücudun ürettiği karbondioksit hacminin tükettiği oksijen hacmine oranıdır. Yalnızca yağ yakıldığında bu oran 0,70'e, yalnızca karbonhidrat yakıldığında 1,00'e yaklaşır; 1,10 ve üzerindeki değerler ağır anaerobik çalışmaya işaret eder. Hangi yakıtın kullanıldığını anlamanın en pratik laboratuvar yöntemidir.

Birim: VCO2/VO2 (birimsiz oran)  |  İlgili: Aerobik Metabolizma, Glikojen, Serbest Yağ Asitleri

Solunum Eşiği (VT1 / VT2) (Ventilatory Threshold)[1]

Egzersiz yoğunluğu arttıkça solunum hızının ve derinliğinin belirgin biçimde sıçramasına neden olan iki kritik noktadır. Birinci solunum eşiği (VT1) laktat birikiminin başladığı, ikincisi (VT2) ise tampon sisteminin yetersiz kaldığı yoğunluğa karşılık gelir. Bu eşikler kan alınmadan, solunum gazları ölçülerek tespit edilebildiğinden antrenman planlamasında çok kullanışlıdır.

İlgili: Laktat Eşiği, Maksimal Laktat Kararlı Durumu, Dakika Ventilasyonu

Solunum egzersizleri (breathing exercises)[2]

Doğru nefes kontrolünü vurgulayan ve solunum kaslarının gücünü artıran pratikler. Oksijen alımı ve kardiyovasküler performansı iyileştirir.

Solunum ölü boşluğu (respiratory dead space)[1]

Solunum sistemi içinde çıkışta tamamen boşalmayan ve yeni hava alamayan bölge.

Sol Ayak Oyuncusu (left -footer)[2]

Sol ayağını baskın ayak olarak kullanan futbolcu veya spor oyuncusu. Teknik ve taktik çeşitlilik sağlar.

Sol ayaklı sporcu (left-footer)[1]

Sol ayağını tercih eden futbolcu veya sporcusu. Rakip defanslı oyuncuların dengesini bozar.

Sol kanat (left wing)[2]

Hokey'de sol taraftaki atak pozisyonu. Hızlı ve bitirişte yetenekli oyuncular tercih edilir.

Sol Yarı (Hokey'de) (left half)[2]

Hokeyde orta saha solundaki pozisyon. Hem savunma hem saldırıda önemli rol oynar.

Somatik kaygı (somatic anxiety)[1]

Yüksek adrenalin seviyelerinden kaynaklanan, huzursuzluk ve titreme benzeri fiziksel belirtileridir. Sportif performansı olumsuz etkiler.

Somatomerin (somatomedin)[1]

Karaciğerde üretilen hormon. Kemik ve kas büyümesini uyararak IGF-1 benzeri etki gösterir.

Somatopatoloji (somatology)[1]

İnsan vücudunun fizyolojisi ve anatomisini birlikte inceleyen bilim dalı. Spor bilimlerinde atletlerin fiziksel yapısı değerlendirilirken başvurulan disiplin.

Sonrası şok (aftershock)[1]

Travmadan sonra gecikmiş fiziksel veya psikolojik tepkidir. Spor yaralanmalarında sık görülür.

Son Düz (home straight)[2]

Bir turda son doğru kısım, bitişe yaklaşan bölüm. Atletizmde çizgiye en yakın kritik mesafe.

Son Hızlanma (final spurt)[2]

Spor karşılaşmasının son aşamasında yarışmacının hızını artırarak yapmaya çalıştığı çaba. Bitişi etkilemek için stratejik manevrası.

Son solunum döngüsü (expiratory loop)[1]

Zorlu nefes vermede hava miktarı azalır. Normalde son kısımda giderek daralır.

Sopalar (golf, kriket vs.) (club)[1]

Bazı sporlarda, özellikle golfte topu vurmak için kullanılan sopa veya baston. Ayrıca ortak çıkar için kurulan spor derneği anlamına da gelir.

Sopa tacizi (stick tackle)[1]

Hokeyde oyuncunun sopasını topu yerine vurmak yoluyla yaptığı yasadışı çekişme. Faul kararı verilir.

Sosyal Tembellik (social loafing)[1]

Sorumluluk başkalarıyla paylaşıldığında daha az çaba gösterme eğilimi. Takım sporlarında oyuncular aralarında bu davranışı sergiyebilir.

Sosyal tesis (amenity centre)[2]

Sinema, spor salonu gibi eğlence imkanlarını barındıran bina. Çok amaçlı komplekstir.

Soyulma (exfoliate)[1]

Cerrahi sırasında kemik gibi bir yapının dış katmanı çıkarılır. Spor yaralanmalarında iyileşmeyi destekler.

Soyutlama (abstracting)[1]

Takım oyunlarında durumu değerlendirerek karar verme becerisi. Geçmiş deneyimleri kullanır.

Sörf tahtasının kenarları (rails)[2]

Sörf tahtasının burundan kuyruğa uzanan yan kenarları (rails).

Sözel Bilgi (verbal information)[2]

Spor eğitiminde motor hareketi sözlü veya yazılı olarak açıklama yöntemidir. Talimattan sonra uygulanır.

Sözleşmeli sporcu (contract player)[2]

Profesyonel sporda bir sözleşmeyle kulübüne bağlı olan atlet. Sözleşme şartlarına uyması gerekli olan oyuncu.

Sözleşme şartları (contract anlamında) (terms of employment)[1]

Kasın sıkılaşması veya vücut kısmının daralması egzersizlerde güç üretir. Bu eylem, spor sözleşmeleri gibi bağlayıcı anlaşmaları kapsar.

Sözleşme-relaks germe (contract-relax stretching)[1]

Kasın tam kasılıp ardından uzatılması esneklik kazandırır. Bu yöntem, partner yardımıyla spor antrenmanlarında kullanılır.

SPARC (SPARC)[1]

Spor Performansı Değerlendirme ve Rehabilitasyon Merkezi. (Sport Performance Assessment and Rehabilitation Centre)

Spar (Yelken direkleri ve çubukları) (spar)[2]

Yelkende genel olarak makara, gaff, direk ya da yardım değneği adı verilen direklerin ortak adıdır.

Spastik (spastic)[1]

Kas spazm veya aniden kasılmalarla karakterli durum. Kastonusunda artış görülür.

Spazm (spasm)[1]

Kasın aniden ve istem dışı kasılmasıdır. Genellikle ağrılı ve kramp benzeri bir duruma neden olur.

Spa kalistenik (spa cimnastiği) (spa callisthenics)[2]

Spa veya sağlık merkezinde rahatlamış şekilde gerçekleştirilen fiziksel egzersizler. Gevşeme ile kondisyonlamayı birleştirir.

Spearing (Mızrakla vurma) (spearing)[2]

Hokeyede oyuncu'nun yasa dışı jabı veya jab girişimi nedeniyle aldığı major ceza. Güvenlik ihlali sayılır.

Speedway Yarışı (speedway race)[2]

400 metre kül veya buz pist üzerinde motor sporlarında yapılan yarışlardır. Genellikle motosiklet kullanılır.

Spesifik egzersiz (specific exercise)[1]

Genel kondisyon yerine belirli kas ya da kas grubunu hedefleyen antrenman çeşididir. Kas gelişimi ve güçlendirmede etkilidir.

Spiker (yarışma moderatörü) (speaker)[2]

Yarışmayı yöneten ve yarışmacının adını söyleyen resmi görevli. Uyuşmazlık ve protokol kurallarını denetler.

Spinal kanal (spinal canal)[1]

Her vertebranın ortasındaki açıklıktan geçen ve spinal kord, meningeal zarlar, sinir kökleri ile kan damarlarını içeren pasajdır. Omurga korumasında önemlidir.

Spinning (spinning)[1]

Katılımcıların antrenör rehberliğinde exercise bike üzerinde çalışığı fitness dersi. Müzik eşliğinde yüksek tempoyla gerçekleştirilir.

Spin (Döndürme) (spin)[2]

Çeşitli top oyunlarında oyuncunun ayağı, eli veya raketleriyle topa verilen dönme hareketi. Vuruş tekniği.

Spiral (spiral)[2]

Ritmik cimnastiklerde şeritle yapılan sürekli dairesel hareket. Gücü ve esnekliği birleştirir.

Spirometri (spirometry)[1]

Akciğer kapasitesinin ölçülmesi. Solunum fonksiyonlarının değerlendirilmesinde kullanılır.

Splitter (splitter)[2]

Parmaklara aralı şekilde tutulan hızlı top. Aşağıya doğru geç hareket yapan pitching tekniğidir.

Spoiler (spoiler)[2]

Havadaki taşıyıcı kuvveti azaltan aerodinamik parça. Hız kontrol ve dengede önemli rol oynar.

Spondilitis (spondylitis)[1]

Omurları ve bağlı diskleri ile ligamentlerin iltihaplanması. Kronik inflamasyon ile karakterizedir.

Spondilolistez (spondylolysis)[1]

Omurga genişlemesi nedeniyle alt bel bölgesindeki tek bir omurda oluşan kırık. Jimnastikçi ve dansçıların sık yaşadığı yaralanmadır.

Sponson (Taşıyıcı gövde) (sponson)[2]

Tekne tasarımında yüzme yüzeyinin yanında kaldırma sağlayan ponton benzeri yapı ya da gövde parçasıdır.

Spora Özgü Dayanıklılık (sport specific endurance)[1]

Spor müsabakasının özel taleplerini süresince düşüş olmadan karşılayabilme kapasitesi.

Sporcu (sportsperson)[1]

Spor yapan kişidir. Adil oyun, kurallara uyma ve mağlubiyet karşısında centilmenlik göstermesi beklenir.

Sporcusu (sportsman)[1]

Spor aktivitelerine katılan erkek kişi. Aynı zamanda kurallara saygılı, dürüst davranışlı ve yenilgiyi incelikle kabul eden kişi anlamını taşır.

Sporcu böbreği (athlete's kidney)[1]

Karın darbeleriyle böbreğin sarsılmasıdır. Bu durumda idrarda kan görülür.

Sporcu mantarı (athlete's foot)[1]

Sporcu mantarı, ayak parmakları arasındaki mantar enfeksiyonudur. Tinea pedis olarak da bilinir ve sporcularda yaygındır.

Sporcu profili (athlete profile)[1]

Sporcu profili, bir sporcunun temel özelliklerini içeren tablodur. Bu profil, antrenman programlarını kişiselleştirmek için kullanılır ve fiziksel verileri kapsar.

Sporda nispi enerji yetersizliği (REF) (relative energy deficiency in sport)[1]

Düşük enerji mevcudiyetinden kaynaklanan ve sporcuların fizyolojik fonksiyonlarını bozan bir sendromdur. Yetersiz beslenme ve aşırı antrenman kombinasyonu ile ortaya çıkar. Hormon disfonksiyonu, kemik yoğunluğu kaybı ve performans düşüşü gibi ciddi sonuçlara yol açabilir.

Sportmence olmayan hareket (unsporting)[1]

Sporun kurallarına ve ruhuna aykırı davranan. Spor etiğini ihlal eden.

Sports bottle (spor matarası) (sports bottle)[1]

Egzersiz sırasında kullanılmak üzere tasarlanmış, dökülmeyen özel kapağı bulunan içecek şişesi.

Sport Performance Assessment and Rehabilitation Centre (Spor Performansı Değerlendirme ve Rehabilitasyon Merkezi / SPARC) (Sport Performance Assessment and Rehabilitation Centre)[1]

Profesyonel sporcular için spor bilimi danışmanlığı hizmeti veren kurum. Roehampton Üniversitesi'nde bulunur.

Sport Tırmanış (sport climbing)[1]

Sporcuların sık sık yapay duvarları tırmanışını içeren spor disiplini. Zorluk seviyeleri farklı rotaların tamamlanması hedeflenir.

Sporun Kuralları (the rules of a sport)[1]

Rakip oyuncuya karşı yasadışı davranış ya da spor kurallarının ihlali. Cezalandırılabilir veya oyundan çıkarma gerektiren ihlal.

Spor Ayakkabısı (sport shoes)[2]

Spor yapılırken giyilen ve spor türüne uygun olması gereken ayakkabı. Performans ve yaralanma önlemede önemli.

Spor ahlakı uyumlu (sportsmanlike)[1]

Sporcuya yakışan davranış türüdür. Kural uyma, saygı ve kaybında nezaket gerektirir.

Spor analizi ve performansı (Analysis and Performance in Sport)[1]

Spor biliminde performansı etkileyen faktörleri inceleyen bir alandır. Kısaltması APS olarak kullanılır.

Spor antropolojisi (sport anthropology)[2]

Sporda eylem gösteren insanı araştıran spor bilimi disiplini. Kültürel ve biyolojik boyutları inceler.

Spor Bilimleri Eğitimi (sport studies)[2]

Üniversitelerdeki spor bilimleri enstitülerinde spor teorisi ve uygulaması üzerine verilen yüksek öğretim programıdır. Spor profesyonelliğinin akademik temelini oluşturur.

Spor Biyomekaniği (sport biomechanics)[2]

Sporda hareketi fizik ve mekanik prensipler çerçevesinde inceleyen disiplindir. Performans optimizasyonu hedeflenir.

Spor balıkçılığı (sport fishing)[2]

Olta balıkçılığından türetilmiş rekabetçi balıkçılık biçimidir. Katılımcılar tuttuğu balığı ticari amaçla satmaz, spor amaçlı tutar.

Spor beslenişi (sports nutrition)[1]

Profesyonel sporcuların yüksek aktivite düzeyini destekleyen ve doku onarımını sağlayan özel beslenme planı.

Spor bilimi (sport science)[2]

Sporla ilgili bilimsel araştırma, teori ve uygulamanın bütünü. Çok disiplinli bir alandır.

Spor biyolojisi (sport biology)[2]

Spor hekimliğine yakın spor bilimi disiplini. Sporla ilgili biyolojik olayları ve sistemleri inceler.

Spor cezası (men) (suspension)[2]

Spor federasyonu veya kulübü tarafından uygulanan disiplin müeyyidesi. Belirlenen süre boyunca katılım yasaklanır.

Spor Dersi (sport lesson)[2]

Okul veya antrenman ortamında kullanılan en küçük planlama birimidir. Bir veya birkaç spor aktivitesini içerir.

Spor dalı (sport discipline)[2]

Kurumsal yapıya sahip, spor yapmanın somut ve belirli bir şekli. Futbol, voleybol gibi organize edilmiş aktiviteler.

Spor danışmanlığı (sports counselling)[1]

Sporcuya duygusal rehberlik sağlayan ve yaralanma ya da emeklilik gibi sorunlarla başa çıkmasına yardımcı olan danışman. Psikolojik destek sunmaktadır.

Spor didaktiği (sport didactics)[2]

Spor pedagojisinin teorik alt disiplini, spor eğitim teorilerinin tamamını inceler. Öğretim yöntem ve stratejilerini araştırır.

Spor diyetisyeni (sports nutritionist)[1]

Sporcuların beslenme ihtiyaçlarına bakan profesyonel. Performans ve sağlık için özel beslenme planı hazırlar.

Spor eğitimi (sport instruction)[2]

Okul sporunun bir bölümüdür. Örgün eğitim kapsamında yapılır.

Spor ekolojisi (sport ecology)[2]

İnsan ekolojisinin alt alanı. İnsan, spor ortamı ve doğal sistem ilişkilerini araştırır.

Spor Hareketi (sport movement)[2]

Calisteniklere ek olarak jimnastik türü hareketler içeren motor aktivite. Koordinatif beceri gerektirir.

Spor hijyeni (sport hygiene)[2]

Spor hekimliğinin alt disiplini, sağlık teorisi ve bakımını içerir. Sporcu sağlığını korur.

Spor İçeceği (sports drink)[1]

Su'dan daha hızlı susuzluğu gidermek için formüle edilmiş içecek. Fiziksel egzersiz sırasında kaybedilen şeker ve mineralleri vücuda geri kazandırır.

Spor jeli (sports gel)[1]

Egzersiz sırasında kolay metabolize olan konsantre karbonhidrat jeli. Hızlı enerji sağlama amacıyla kullanılır.

Spor Kıyafeti/Takımı (Kit) (kit)[1]

Belirli bir amaç için kullanılan ekipman ve giysi seti. Sporcu, antrenman ve müsabakaya gitmek için gerekli tüm kıyafet ve malzemeleri hazırlar.

Spor kaygısı (Anxiety in Sport/Sport Anxiety)[3]

Kaygı, sporda yaygın bir duygudur ve performansla yakından ilişkilidir. Ters U şeklindeki ilişki, Yerkes-Dodson yasasına göre açıklanır. Spielberger'in kavramı, spor psikolojisinde standart bir araçtır.

İlgili: Competitive anxiety, Emotion, Exercise psychology, Injury anxiety, Performance under pressure, Social phy-
sique anxiety, Stress, Trait theory, Yerkes-Dodson Law

Spor kıyafeti (sport clothing)[2]

Sporcu tarafından aktivite sırasında giyilen ve o spor branşına uyarlanmış giyim eşyaları. Performans ve konforun sağlanmasında önemli rol oynar.

Spor kompleksi (sports ground)[1]

Sporların oynanıp yapıldığı yerdir. Tesisler ve imkânlar bakımından komplittir.

Spor Motor Becerileri (sport motor skills)[2]

Motor gelişimin son ve en üst aşamasıdır. Öncesinde temel motor becerileri kazanılmıştır.

Spor mahkemesi (sport court)[2]

Spor özyönetiminin karar alma kurumu (spor hukuku ayrı). Disiplin ve itirazları görür.

Spor Oyunu (sport game)[2]

Kurallar, düzen ve rekabet içeren sosyal insan motor davranışı. Spor etkinliklerinin temel yapı taşıdır.

Spor otomobili (sports car)[2]

Standart araçlara kıyasla daha iyi frenleme, manevra ve dönüş performansı olan araç. Yüksek hızda denetim sağlar.

Spor Psikiyatrist (sport psychologist)[2]

Psikoloji veya spor psikolojisi alanında lisansüstü eğitim almış profesyonel kişidir.

Spor politikası (sport politics)[2]

Kamu niteliğindeki spor ile ilgili eylemler ve kararları kapsayan geniş terim. Bireyler ve kuruluşlar tarafından yürütülür.

Spor psikolojisi (sports psychology)[1]

Sporcuların zihinsel durumunu inceleyen bilim dalı. Motivasyon, konsantrasyon, stres ve özgüven gibi konuları ele alır.

Spor risk odaklılığı (sport venture-orientation)[2]

Spor aktivitesiyle ilişkili risk ve macera faktörlerine odaklanma eğilimi. Riskli sporları seçme davranışı.

Spor ruhu (sportsmanship) (sportsmanship)[1]

Fair play, kurallara saygı, rakip saygısı ve nazik yenilgiyi içeren sporcuya yakışan davranıştır. Sporun değerlerinin temelini oluşturur.

Spor Sosyalizasyonu (socialization into sport)[2]

Bireylerin sporcu, antrenör gibi roller üstlendiği süreçtir. Sosyal etkileşim ve spor katılımı geliştirilir.

Spor sosyolojisi (sport sociology)[2]

Spor davranışını ve sosyal sistemlerin yapısını etkileyen koşulları inceler. Toplumsal boyutu araştırır.

Spor sutyen (sports bra)[1]

Koşu ve sporlar sırasında ek destek ve koruma sağlayacak şekilde tasarlanan sutyen. Göğüs hareketini kontrol eder.

Spor Tesisleri (sports facilities)[2]

Tenis kortları, yüzme havuzları gibi spor yapılanması için gerekli bina ve ekipmanlar. Sportif etkinliklerin düzenlendiği fiziksel mekânlar.

Spor takviyesi (sports supplement)[1]

Atletlerin performansını artırmak amacıyla kullandıkları beslenme takviyesi.

Spor teorisi (sport theory)[2]

Spor olguları hakkında düzenli bilimsel yargılar sistemi. Sporla ilişkili genel ilkeleri ve yasaları açıklar.

Spor uygulaması (sport practice)[2]

Spor hareketlerinin pratik olarak yürütülmesi (motor uygulama). Tekrar yoluyla kas hafızası ve beceri geliştirilir.

Spor Yönetimi (sport administration)[2]

Spor örgütlerinin kurumsal ve yönetimsel düzenini, kararlarını ve örgütlenme yapısını belirleme sürecidir.

Spor yaralanması (sports injury)[1]

Spor yapma sırasında meydana gelen her türlü yaralanma. Burkulma, shin splint ve tendinit buna örnek verilebilir.

Spor yeteneği (sport aptitude)[2]

Belirli bir spor dalını yapabilme uygunluğu. Sınırlıdan mükemmeliyetçi seviyeye kadar değişir.

Spor yorumcusu (commentator)[1]

Radyo veya televiyonda spor müsabakalarını anlatan yayıncı. Canlı olarak maçları anlatır.

Spot Yapmak / Yetenek Saptamak (spot)[1]

Egzersiz yapan birisini gözlemlemek ve desteklemek. Profesyonel düzeyde geliştirilmesi yapılabilecek yetenekli performeri tanımlamak ve belirlemek.

Stabilizatör Kaslar (stabilisers)[1]

Bir hareketi gerçekleştirirken eklemleri sabit tutan kaslar. Hareket kontrolü ve yaralanma önlemede önemli.

Stabilometre (stabilometer)[2]

Bütün vücut dengesi ölçmek için kullanılan cihaz. Merkez noktasında dönen yatay platform içerir.

Stadyum (stadium)[1]

İnsanların spor veya diğer aktiviteleri izlemesi için tasarlanmış, çoğunlukla seyirciler için oturma alanları bulunan geniş kapalı alanı. Büyük ölçekli etkinlikleri barındırır.

Stajyer (trainee)[2]

Bir beceri öğrenmekte olan kişi. Pratik eğitim alır.

Standart kalıp (standard last)[1]

Ortalama kıvrılma uygunluğuna sahip ayakkabı kalıbıdır. Tüm koşucular için uygundur.

Statik çalışma (static work)[2]

Dinamik çalışmanın aksine kas stabilizasyon ve tutuş görevinde kullanılan iş. Postural kontrolü sağlar.

Statik esnetme (static stretching)[1]

Bir kasın esneme pozisyonuna ulaştırılıp sabit tutulması şeklinde yapılan esneme. Dinlenim sırasında yaygın kullanılan yöntemdir.

Statik Kondisyonlama (static conditioning)[1]

Spor salonunda kontrollü hareketler yoluyla kas geliştirilmesi. Dinamik egzersiz yerine statik gerilim vurgulanır.

Statik kas kasılması (static contraction)[1]

Kasın dirençle kasılıp belirli bir süre bu kasılma durumunun tutulması uygulaması.

Statik kuvvet (static strength)[1]

Kas ne uzarken ne de kısalırken uyguladığı kuvvet. İzometrik kuvvet olarak da bilinir.

Statik mekanik (statics)[2]

Sıfır hızlanma altındaki sistemlerle ilişkili mekanik dalı. Dengede olan yapılarda kuvvet analizi yapar.

Stem christie (dönüş tekniği) (stem christie)[2]

Kayakçı bir kayağı dışa iterek sonra diğeriyle birleştirerek yaptığı dönüş. Pist yönetim tekniğinin temelini oluştur.

Step aerobikleri (step aerobics)[1]

Müzik eşliğinde düşük platform üzerinde serbest adım adım hareket egzersiz türüdür. Kardiyovasküler dayanıklılığı arttırır.

Step makinesi (step machine)[1]

Merdivenler çıkmayı taklit etmek için sırayla basılan iki pedal içeren egzersiz cihazı.

Steroid Öfkesi (Roid Rage) (roid rage)[1]

Yüksek doza anabolik steroid alımı sonucu meydana gelen şiddetli veya agresif davranış patlaması. Athletic performans artırma amacıyla steroid kullanan sporcularda görülebilir.

Stil (hareket stili) (style)[2]

Hareket dizisinin kişiye özgü şekli. Teknik yürütme biçiminden farklılaşan bireysel özelliktir.

Stokes-Adams sendromu (Stokes-Adams syndrome)[1]

Kalp atışının kesilmesi veya aşırı yavaşlaması sonucu anlık baş dönmesi ve bayılma epizotları.

Stopper (Durdurma oyuncusu) (stopper)[2]

Futbolda becerili tacle yapan savunmacı. Rakip hücumunu fiziksel müdahaleyle engeller.

Stop-go cezası (stop-go penalty)[2]

Sürücünün pit lane'de hız limitini aşması durumunda, pit lane'ye geri dönüp bekleme cezası. Formula 1'de disiplin uygulamasıdır.

Straddle pozisyonu (straddle)[2]

Bacakların yan tarafa açılarak uzaklaştırıldığı pozisyondur. Jimnastik hareketlerinde esneklik ve kuvvet gerektir.

Stres (stress)[1]

Vücut veya nesneye uygulanan fiziksel basınçtır. İnsanı yorgun ve kaygılı yapan yaşam faktörleridir. Aşırı çalışma, anksiyete gibi durumlar hormon dengesini değiştirerek vücut işlevlerini etkiler.

Stres testi (stress test)[1]

Sporcu egzersiz bölgesini belirlemek için tükenme noktasına itilir. Antrenman yoğunluğu saptanır.

Stres Yönetimi Eğitimi (stress management training)[1]

Antrenör veya psikolog tarafından sporcunun stres kaynaklarını keşfetmek ve baş etme stratejileri öğretmek amacıyla verilen profesyonel danışmanlık.

Stroking (stroking)[2]

İç kenarlardan itme yaparak çabasız görünen hız alma tekniğidir. Buz pateni ve kayakta enerji verimli ilerleme sağlar.

Stud (stud)[2]

Üreme amaçlıyla kullanılan erkek at. Atçılık sporunda damızlık hayvan yetiştiriciliği ve çiftliği.

Stuff (pitching yeteneği) (stuff)[2]

Beyzbolda atıcının topu hız ve hareketi ile atma yeteneğidir. Pitch etkinliğini ölçer.

Stun (spin vuruşu) (stun)[2]

Bilyardo oyununda oyuncu topa az miktarda geri spin vererek yapılan vuruş.

Submaksimal (submaximal)[1]

Maksimum yoğunluk veya çaba altında gerçekleştirilen egzersiz veya test. Kişinin tam kapasitesinin altında yapılan çalışma.

Subperiosteal (subperiosteal)[1]

Kemikleri çevreleyen konnektif doku altındaki bölge. Kemik yüzeyine hemen bitişik alan.

Substans P (substance P)[1]

Vücut dokularında, özellikle sinir dokusunda bulunan peptid. Ağrı iletimi ve enflamasyonda rol oynar.

Sudden-Death (Ani Ölüm) (sudden-death)[2]

Hokey sporunda oyun süresinde yapılan ve sonucu belirleyen golü ifade eder. Extra zamanda oynanır.

Sudorifik (terletici) (hydrotic)[1]

Vücudun terleme üretimini artıran madde. Sauna ve spa tedavilerinde veya ısıl rejimde kullanılır.

Sukroz (sucrose)[1]

Glikoz ve fruktoza bağlı şeker. Şeker kamışı ve pancardan elde edilir.

Sulak mezar (watery grave)[2]

Golf jargonunda suya düşen topu ifade eden terim. Kaybolan atış anlamında kullanılır.

Sulki (sulky)[2]

Trotting yarışlarında kullanılan hafif, iki tekerlekli römorku. Özel oturuş alanı ve lastik tekerleklere sahiptir.

Suni sapma (kriket) (swing)[2]

Crickett'te topun havada yön değiştirerek eğrilen hareketi. Hava akışından etkilenen hareket özelliğidir.

Supinasyon (supination)[1]

Koşu sırasında ayağın içe doğru yetersiz hareket etmesi. Bu durum ayakta yeterli şok absorpsiyonunu engelleyerek yaralanma riskini artırır.

Supplement Yığınlama (Stacking) (supplement stacking)[1]

Vücut geliştirme amaçlı birden fazla takviyeyi aynı anda almak. Bazı durumlarda tehlikeli yan etkilere neden olabilir.

Suya girişi (entry)[2]

Dalış sporunda atlet suyun yüzeyine çarptığı andır. Mükemmel giriş vücut dikey durumu ve sürtünme azlığı ile değerlendirilir.

Su dengesi (water balance)[1]

Vücudun idrar ve ter yoluyla kaybettiği suyun, yiyecek ve içeçekle alınan suyla dengelenmesi durumu.

Su engeli (water jump)[2]

Binicilik sporunda alçak çit veya sepet sonrasında su ile doldurulmuş engel. At ve binici yeteneklerini test eder.

Su içinde fizik tedavi (balneotherapy)[1]

Su içinde daldırma yöntemiyle yapılan fizik tedavi. Yaralanmadan sonra iyileşmeyi hızlandırır.

Su Kanatçıkları (waterwings)[2]

Çocuklara yüzme öğretirken kollarına takılan şişirilebilir halkalar. Güvenlik ve öğrenme yardımcısıdır.

Su Kurtarma Spoyu (life-saving)[1]

Yüzme havuzu veya denizde boğulmakta olan insanları kurtarma aktivitesi. Yaşam kurtarma teknikleri ve acil müdahale yeteneğini gerektirir.

Su kayağı (waterskiing)[1]

Motorlu tekne tarafından çekilen kişinin bir veya iki kayakla su üzerinde kaymasıdır. Halat tutarak denge sağlanır.

Su kaydırağı (water slide)[2]

Yüzme havuzu veya eğlence parkında su akan kaydırma. Rekreasyon amacıyla kullanılır.

Su Sporları (aquatics sports)[2]

Su üzerinde veya içinde yapılan aktivitelerdir. Yüzme, su polosu ve dalış buna dahildir.

Su toplaması (blister)[1]

Ciltte sıvı dolu şişlik oluşur. Sürtünme veya yanık gibi nedenlerden kaynaklanır.

Süngerimsi kemik/Kanselöz kemik (cancellous)[1]

İç yapısında gözenekli ağ şeklinde boşluklar bulunan kemik doku. Kompakt değil, gözenekli yapıda kemik.

Süperkompanzasyon (Supercompensation)[1]

Antrenman stresinin ardından yeterli toparlanma süresi verildiğinde vücudun önceki seviyesinin biraz üzerinde bir kapasiteye ulaşmasıdır. Bu döngü — stres, yorgunluk, toparlanma, uyum — antrenmanın temel biyolojik mantığını oluşturur. Bir sonraki antrenman süperkompanzasyon penceresinde yapılırsa kazanımlar birikerek artar; çok erken ya da çok geç yapılırsa kazanım azalır.

İlgili: Periyodizasyon, Aşırı Yüklenme İlkesi, Deantrenman

Süperkompanzasyon Dönemi (supercompensation period)[1]

Yeterli dinlenme sonrası atletik performansın antrenman adaptasyonu nedeniyle temel değerin üzerine çıktığı dönem.

Süper ağır siklet (super heavyweight)[1]

Amatör boksun en ağır kategori sınıfı. 91 kg üzeri sporculara açık kategoridir.

Süper Hız Pisti (superspeedway)[2]

NASCAR ve Indy yarışlarında bir milin üzerinde olan pistlerdir. Çok yüksek hızlara erişilir.

Süreklilik Teorisi (continuity theory)[1]

Profesyonel spordan emekliliğe uyum sağlamak için kademeli geçişi önceleyen anlayış. Eski roller yavaş yavaş antrenörlük, yorumculuk gibi yeni rol ve sorumluluklar ile değiştirilir.

Sürekli antrenman (continuous training)[1]

Orta şiddette kesintisiz egzersizlerle yapılır. Patlamalı aktiviteler veya dinlenme araları içermez; interval antrenmana kıyasla daha stabil enerji harcar.

Sürekli beceri (continuous skill)[1]

Başlangıcı ve sonu olmayan etkinliktir. Yüzme veya bisiklet gibi uzun süre devam eder.

Sürekli pasif hareket (continuous passive motion)[1]

Yaralı uzuvları kas kullanmadan hareket ettiren bir rehabilitasyon tekniğidir. Bu yöntem iyileşmeyi hızlandırır.

Sürekli pekiştirme (continuous reinforcement)[1]

Doğru davranış her tekrarlandığında ödül verilir. Bu teknik spor eğitiminde alışkanlıkları güçlendirmek için uygulanır.

Sürekli performans sınırı (continuous performance limit)[2]

Hafif ile ağır fiziksel yük arasındaki bireysel sınır. Kişiye göre değişen dayanıklılık eşiğidir.

Sürtünme (drag)[1]

Bir cismin sıvı ortamda karşılaştığı dirençtir. Yüzücülerde su içinde hareket sırasında etkili olur.

Sürükleme yarışı (drag racing)[1]

Modifiye edilmiş arabaların çeyrek mil mesafede yüksek hızda yarışmasıdır. Bu spor adrenalin gerektirir.

Sürünme etkisi (creep effect)[1]

Sürünme etkisi, omurga disklerinin tekrarlanan basınç altında doku sızdırmasıdır. Spor yaralanmalarında sertleşmeye yol açar.

Sürü Darbesi (bloop)[2]

Béysbolda topun içsahayı geçerek sadece biraz ötesine yavaşça gönderilmesi. Rakip defansı kandırmak için kullanılan taktik teknik.

Sütür (Dikişli Kaynaştırma) (suture)[1]

İki kemiğin kaynaştığı sabit eklem, özellikle kafatası kemikleri. Yara kenarlarını iplik ile dikişli hale getirerek iyileşmeyi sağlayan tıbbi işlem.

Süt proteini (milk protein)[1]

Sütte bulunan, yüksek biyoyararlılığa sahip protein. Beslenme desteklerinde sıkça kullanılan kaliteli protein kaynağı.

Swim-off (başlama yöntemi) (swim-off)[2]

Su sporlarında periyot başlangıcında, oyuncuların kendi gol çizgisine dizilmesi sonrası yapılan başlama. Kurallı başlama prosedürüdür.

Switch (kaykay sporları) (switch)[1]

Kaykay ve benzer sporlarda daha ön konumda olan ayağın arkaya alındığı pozisyon.

Synthesis (sentez) (synthesis)[1]

Kimyasal reaksiyonlar aracılığıyla daha basit bileşiklerden yeni bileşikler oluşumu.

S-U bağlantısı (S-R connection)[2]

Psikolojide uyaran ile tepki arasında kurulan nörolojik ilişki. Koşullu refleks mekanizmasını açıklar.

Squat Thrust (squat thrust)[1]

El ve dizlerin üzerinde yapılan egzersizdir. Ayaklar sıçrayarak ileri-geri hareket ettirilir. Kardiyovasküler ve kas gücü geliştirir.

sabitleyici (stabilizer, stabilizer)[2]

Gemi gövdesinin yatmasını önlemek için konuşlandırılan alet. Deniz sporu ve yelkencilik güvenliğinde kritiktir.

sabit direnç egzersizi (constant resistance exercise)[1]

Ağırlık kullanarak yapılan ve yükün değişmediği bir harekettir. Bu yöntem kas gücünü eşit seviyede geliştirir.

sabit şut (basketbol) (set shot)[2]

Oyuncunun hareketsiz durarak ve zıplamadan yaptığı şut. Artık serbest atışlarda hariç kullanılmıyor.

sağlık danışmanı (health counsellor)[1]

Okul gibi kurumlarda sağlık, fiziksel kondisyon ve beslenme konularında genel rehberlik yapan uzman. Sporcu ve danışanların holistik sağlık gelişimini destekler.

sağlık iddiası (health promoting claim)[1]

Gıda ambalajında yer alan besinsel içerik hakkındaki yazı veya logo. Ürünün sağlık yararlarını ifade eder.

sağlık meraklısı (health freak)[1]

Fitness ve sağlıklı yaşama tutkun olan, katı diyet ve antrenman düzeni takip eden kişi. (resmi olmayan ifade)

sağlık paketi (health pack)[1]

Belirli bir sağlık alanına fayda sağladığı ileri sürülen, çeşitli bileşenlerden oluşan beslenme takviyesidir.

sağlık sorunu (health problem)[1]

Kişinin belirli aktivitelerde önlem almak zorunda olduğunu gösteren hastalık veya kronik yaralanma. Antrenman kapasitesini sınırlar.

sağ ayaklı (right-footed)[1]

Doğal olarak sağ ayağını öncü ayak olarak kullanan sporcu. Sağ ayakla vuruş yapma yeteneğine sahip.

sağ elli (right-handed)[1]

Doğal olarak sağ eli kullanma eğilimi gösteren kişi. Spor tekniklerinde sağ taraf tercih edilir.

sağ oyuncu (beyzolda) (right fielder)[2]

Sağ sahada konumlandırılan savunma oyuncusu. Dış sahada yer alan standart bir pozisyon.

sağ yarı (right half)[2]

Hokey'de saha ortasının sağ tarafında konumlanan oyuncu pozisyonudur.

sahası/oyun alanı (field)[1]

Spor müsabakası için hazırlanmış veya işaretlenmiş açık alan. Yarışta yer alan tüm katılımcılar. Kriket, rounders veya beyzbolda topun oyun içinde yakalanması ve çıkarılması işlemidir.

saha atlet etkinliği (field event)[1]

Parkur üzerinde değil açık alanda yapılan atletizm karşılaşması. Disk, cirit, uzun atlama ve yüksek atlama gibi disiplinleri kapsar.

saha testleri (field testing)[1]

Biyomekanik analiz gibi testler, sporcu antrenmanının normal alanında yapılır, sonuçların gerçekliği sağlanır.

salchow (buz pateni) (salchow)[2]

Patenci bir patinin arka iç kenarından fırlatılıp havada döndüğü atlama. Teknik zorluk ve yükseklik gerektiren temel hareketlerdir.

saldırganlığın döngüsel etkisi (circular effect of aggression)[1]

Spor katılımının agresif duyguları boşaltmadığı, aksine saldırganlık eğilimini arttırdığını öne süren kuram. Rekreatif etkinliklerde duygusal tahliye hipotezini reddeder.

saldırgan lob (tenis) (offensive lob)[2]

Savunmacı olarak değil, puan kazanma amacıyla yapılan lob vurması. Rakibi geri çekerek vuruş hakkı alır.

saldırı / şiddet (assault, violence)[2]

Fiziksel temasa izin veren takım sporlarında bilinçli ve ağır faul. Kurallara aykırı temas ve yaralanmaya yol açan davranış.

salındırma hareketi (swinging)[2]

Ritimik jimnastik ve askeri egzersizde temel beş hareket formundan biridir.

salınım bacağı (swing leg)[2]

Lokomotor hareketlerde uzanış pozisyonundan geri gelinirken hareket eden bacak. Adım atma ve atlama hareketlerinde kritiktir.

sallanır pas (wobbly duck)[2]

Düzensiz dönüş hareketi yapan, yana salınan futbol pası. Kontrolsüz atılan topun istikrarsız hareket yörüngesi oluşturur.

salmetrol (salmeterol)[1]

Beta-2 agonisti grubu ilaç. Asma ve akciğer hastalıklarının uzun süreli tedavisinde kullanılır.

saltarelli (salta, jimnastik) (salto)[2]

Vücudun baş üzerinde iki kez rotasyon yaparak yapılan havadaki çevrilme. Gelişmiş beceridir.

sanat değeri (virtuosity)[2]

Ritim ve uyumun harekette gösteriliş düzeyi. Jimnastik ve artistik sportta estetik kaliteyi ölçer.

sandboard (sand board)[1]

Surf ya da snowboard benzeri, kum tepelerinden inişte veya kum pisti üstünde tricks yapılan tahta. Ekstrem spor aracıdır.

sarkolemma (sarcolemma)[1]

Kas lifinin çevresini saran zar. Kas hücresiyle dış ortam arasında geçişi kontrol eder.

sarma (whipping)[2]

Beden sporlarında şaft başı bağlantı noktasının iplekle sarılı olarak güçlendirilmesini.

savunma (defend)[1]

Rakip oyuncu veya takımın saldırısını karşılamak ve gol atmasını engellemek. Kalesini ve kale bölgesini korumaktan sorumludur.

savunma dokunuşu (touchback) (touchback)[2]

Savunma oyuncusunun kendi gol çizgisinde veya gerisinde topu öldürmesi hareketi. Amerikan futbolunda puanlama değiştirir.

savunma vurışı (voleybol) (dig)[2]

Iki kol birleştirilmiş şekilde yapılan savunma atışı. Topu havada tutarak oyun devam ettirilir.

scalene kasları (scalene muscles)[1]

Boyun rotasyonu ve eğilmesinde görev yapan üç çift kas. Boyun stabilizasyonu sağlar.

scintiskanner (scintiscanner)[1]

Hastaya verilen radyoaktif izleyici maddesinin vücut dağılımını gösteren scintigram (görüntü) üreten tanı cihazı. Bazı

scrum-yarı (rugby) (scrumhalf)[2]

Kural, genellikle 9 numaralı oyuncu. Scrumdan topu alan ve atağa başlayan arkayı oyuncusudur.

seconde (eskrim) (seconde)[2]

Kılıçta ikinci korumalı pozisyon. Kılıç kolunun yan tarafında alçak çizgidedir.

sekel (sequela)[1]

Önceki hastalık veya yaralanmanın sonucu ortaya çıkan durum. Kronik ağrı veya hareket kısıtlılığı örnek verilebilir.

sekiz pozisyonu (sixt) (sixte)[2]

Kılıçta kol tarafındaki altıncı korunma pozisyonu, yarı supinat bilek açısı. Yüksek hatt alanında défans pozisyonu.

sekretagog (secretagogue)[1]

Hipofiz bezini uyararak büyüme hormonunun salınımını artıran ajan. Atletler tarafından yasaklı doping maddesidir.

sekretogog (secretogogue)[2]

Hipofiz bezini büyüme hormonu salgılamaya uyaran maddedir. Doping kontrolünün hedefidir.

sektirme (bowker)[2]

Top izleyiciye, ağaca vb. çarpıp tekrar oyuna giren kötü vuruş. Beklenmeyen yüzeylere çarpan top.

semitendinöz kas (semitendinosus)[1]

Kalça ekleminden başlayan, uyluk ortasının altında biten kas. Hamstring grubunun bir parçası olarak dizin fleksiyonunda görev yapar.

sempatik sinir sistemi (sympathetic nervous system)[1]

Sinir sisteminin involunter (bilinçsiz) işlevleri etkileyen iki ana bölümünden biridir. Tehlike veya stres durumunda aktive olur, göz bebeklerinin genişlemesi ve kalp atış hızının artması gibi tepkilere neden olur.

sensitize etmek / hassaslaştırmak (sensitise)[1]

Bir maddeye (yiyecek, ilaç) karşı anormal duyarlılık geliştirme. Sonraki maruziyette alerjik reaksiyon tetikler.

septum (septum)[1]

Bir organın iki bölümü arasındaki duvar yapısı. Kalp ve burun deliği bölmesi örneği verilir.

serbest ağırlık (free weight)[1]

Ağırlık makinesine bağlı olmayan ağırlık aracı. Dambıl ve halter gibi araçlarla kas güçlendirmesi yapılır.

serbest bacak (free leg)[2]

Futbolda veya patinajda hareket etmeye hazır, sabit olmayan bacak. Fren yapmak veya yön değiştirmek için kullanılır.

serbest egzersizler (free exercises)[2]

Ekipman olmadan tek başına veya grup halinde yapılan spor hareketleri. Esneklik ve koordinasyon geliştirir.

serbest program (free programm)[2]

Sporcu tarafından düzenlenen, spor yarışmasında sergilenen egzersiz dizisi. Antrenörün rehberliğinde sporcu tarafından oluşturulur.

serebellum (cerebellum)[1]

Beynin arka alt kısmında yer alan bölgedir ve duyusal algı ile motor fonksiyonları yönetir. Bu yapı dengeyi sağlar.

seri beceri (serial skill)[1]

Üçlü atlamadaki koşu-zıplama-iniş gibi arka arkaya yapılan ayrı beceriler. Sıralı koordinasyon gerektirir.

seri hareket / ani hızlanma (burst)[2]

Spor disiplinlerinde hızlı ivmelenmeyi sağlayan teknik hareket. Kısa mesafede maksimal hız elde etmeye yönelik.

seri maç (series)[1]

Kriket ve beyzbol gibi sporlarda aynı takımlar arasında düzenlenen ardışık maçlar. Belirli sayıda oyundan oluşur.

seri (ön elemeleri) (heat)[1]

Bir yarışta veya müsabakada, katılımcıların elenmesi veya ana etkinlik için çıkış sırasının belirlendiği birkaç ön tur etkinliğidir.

serotonin (serotonin)[1]

Kan trombositlerinde bulunan nörotransmitter bileşiği. Doku hasarından sonra salgılanır.

sert kontak lensler (hard lenses)[1]

Katı yapıda kontakt lensler. Temas sporlarında çarpma nedeniyle göz travması riski taşır.

seviye değişimi (level change)[2]

Yeni pozisyona geçmek için dizlerden bükülüp kalça yüksekliği ayarlanması. Denge ve hareket kontrolünü iyileştirir.

sezonsal antrenman (seasonal training)[1]

Yarışmaya hazırlanırken yoğun yapılan, aralar da azalan veya durma dönemleri olan antrenman sistemi. Kondisyon dalgalanması oluşturur.

sezon performansı (season)[1]

Sporcu veya takımın spor sezonundaki diğerlerine kıyasla başarısı. Dönemsel başarı düzeyini tanımlar.

shell (kürek sporu) (shell)[2]

Yarış teknesi. Eskiden ahşaptan yapılırken günümüzde karbon fiberden üretilir.

shinny (shinny)[1]

ABD ve Kanada'da oynanılan hockeye benzer informal oyun. Küçük sert top ve eğri ağaç sopalarla oynanır.

shinty (shinty)[1]

İskoçya Yükseklerinde oynanan, hokeye benzer geleneksel spor. Oyunculara topu havada vurma izni verilir.

sıcak kompres (hot pack)[1]

Kasları gevşetmek veya ağrıyı hafifletmek için cildin üzerine uygulanan ısıtılmış jel paket. Fizyoterapide yaygın kullanılan yöntem.

sıçramalı adım (leaping)[2]

Uzun koşu adımından oluşan hareket türü. Koşuda ara sıra yer alabilir.

sıçrama dönüşü (kick turn)[2]

Ayakta yapılan ve bir skinin kuyruğu yere değecek şekilde kaldırılması. Dönüş sonrası skiler yer değiştirir.

sıçrama platformu (jump mat)[1]

Özel olarak sıçrama performansını ölçmek için tasarlanmış kuvvet platformu. Dikey sıçrama testlerinde kullanılır.

sıçrama topu (jump ball)[2]

İki oyuncu hakem tarafından atılan topa sıçrayarak vurur. Oyunu başlatmada kullanılır.

sıfır (blob)[2]

Kriket sporunun argo dilinde, yuvarlak şekli nedeniyle sıfırın ifade edilişi. Herhangi bir sayı kaydedilmemesi anlamına gelir.

sıfır (love) (love)[1]

Tenis, squash gibi sporlarda sıfır puanı gösteren skor. Oyuncunun puan almadığını ifade eder.

sınırlayıcı amino asit (limiting amino acid)[1]

Bir gıdada en az bulunan amino asit türü. Protein biyoyararlılığını belirler.

sırt (back)[1]

Boyundan bele kadar uzanan kısım omurgayı ve bağlı kemikleri kapsar. Sporlarda, öne bakan tarafın karşıtı olarak işlev görür.

sırt çantacılık (backpacking)[2]

Giysi ve malzemeleri sırt çantasında taşıyarak yapılan uzun mesafeli yürüyüş ve gezinti. Doğa turizmi ve macera aktivitesi.

sırt uzatma (back extension)[1]

Yüzüstü bir platformda üst vücut sarkıtılarak sırt kaslarıyla yukarı aşağı hareket edilen bir egzersizdir. Otur kalk egzersizine benzer şekilde güçlendirir.

sırt üstü yüzme işaretleri (backstroke flags)[2]

Havuzun her ucundan 5 metre uzakta asılı bayraklar. Sırt üstü yüzücülerin dönüş noktasını belirlemesine yardımcı olur.

sıvı takviyesi / rehidrasyon (fluid replacement)[1]

Yoğun egzersiz sonrası kayıp sıvı ve mineralleri spor içeceği gibi ürünlerle geri kazandırma. Performans iyileştirme amacı.

sıyırmak / çıkarmak (glance)[1]

Kriket'te topu hafifçe açılı sopaya çarptırarak bacak tarafına yönlendirme. Çizgi dışı atış tekniği.

sifiz (kemik birleşim) (symphysis)[1]

İki kemiğin kıkırdak doku ile katı birleşim noktası. Ayrıca iki ayrı kemik ya da vücut bölümünün birleşmesi durumudur.

sinartrozis (synarthrosis)[1]

Kemik gibi dokular arasında hareket izni olmayan sabit eklem türü. Kafatası kemikleri örnek olarak verilebilir.

sinirbilim (neuroscience)[1]

Sinir sisteminin moleküler ve hücre düzeyinde, görme ve işitme gibi beyin sistemlerinde ve davranışında bilimsel araştırma yapan alan. Nörobiloji olarak da adlandırılır.

sinirme sıkleti (flyweight)[1]

Profesyonel bokstta ağırlığı 51 kg veya 112 lb'yi geçmeyen sporcu kategorisidir. En hafif ağırlık kategorisine karşılık gelir.

sinirsel (neural)[1]

Sinir veya sinir sistemine ilişkin özellikler. Nöral kontrol ve uyarı iletimini tanımlar.

sinir ağı (neural network)[1]

Sinir hücrelerinin karşılıklı bağlantısından oluşan sistem. Beynin fonksiyonlanması gibi sinir sisteminin işleyişini sağlar.

sinir iletimi (neurotransmission)[1]

Sinir hücreleri arasında veya sinir hücresi ile kas hücresi arasında elektriksel dürtülerin iletişimi. Merkezi sinir sistemi ile kas koordinasyonunu sağlar.

sinir lifi (nerve fibre)[1]

Sinir hücrelerinden çıkan ve sinir uyarılarını ileten ince yapı. Akson örneği verilir.

sinir rejenerasyonu (nerve regeneration)[1]

Hasardan sonra yeni sinir doku büyümesidir.

sinovit (synovitis)[1]

Eklem zarının iltihaplanması. Şişkinlik, ağrı ve hareket sınırlaması yaratır.

sintigram (scintigram)[1]

Özel tarayıcı kullanılarak vücut organlarındaki radyoaktif izleyicinin dağılımını gösteren iki boyutlu görüntü. Teşhis amaçlı tıbbi görüntüleme yöntemi.

sistematik duyarsızlaştırma (systematic desensitisation)[1]

Fobileri ve anksiyete bozukluklarını tedavi eden terapi yöntemidir. Korkulan nesneye kademeli olarak maruz bırakılır.

sistolik faz (systole)[1]

Kalbin kasıldığı ve kan pompaladığı dönem. Diyastolik fazın zıttıdır.

sistolik kan basıncı (systolic blood pressure)[1]

Kalp atışları arasında dinlenirken arteriyel kan basıncı. Diyastolik basıncın üzerine yazılır.

siyatalji / siyatik sinir ağrısı (sciatica)[1]

Siyatik sinir boyunca, genellikle bacak ve uyluk arka kısmında hissedilen ağrı. Bel ve kalça sorunlarından kaynaklanır.

siynovyal zar (synovial membrane)[1]

Eklem kapsülünün iç yüzünü döşeyen pürüzsüz zar. Eklem sıvısını üreterek eklemlerin kayganlaştırılmasını sağlar.

skipping / adım sıçrama (skipping)[2]

Her bacağın yürüme adımı ve sıçrama yaparak ağırlık aktarıldığı lokomotorik hareket. Koordinasyon ve ritim gerektiren temel pattern.

skirmaj çizgisi (line of scrimmage)[1]

Amerikan futbolunda topun bulunduğu ve karşı takımlar arasındaki oyun başlama noktası. Oyunda hücum ve savunma formasyonları burada oluşur.

ski (kayak) atlaması (ski jumping)[2]

Uzun rampa inilerek kayakla sıçrama yapılan Nordic etkinlik. Mesafe ve stil puanı alınır.

skor kaydedici (hakem) (scorekeeper)[2]

Maç öncesi ve sırasında skor sayfasını dolduran sorumlu hakem. Müsabaka istatistiklerini tutup-denetler.

skor tahtası (scoreboard)[1]

Spor sahasında maçın canlı skorunu gösteren pano. Seyircilerin müsabakayı takip etmesini sağlar.

sliding filament theory (kayma filamenti teorisi) (sliding filament theory)[1]

Miyozin filamentlerinin aktin filamentle bağlantı kurarak kasılma mekanizmasını açıklayan teori. Kas büzülmesi sağlar.

slip-lasted ayakkabı (slip-lasted)[1]

Esnek ve hareket özgürlüğü için katı tabanlık olmadan yapılan antrenman ayakkabısı. Ayak hareketine uyumlu tasarım özelliği.

snatş (snatş kaldırışı) (snatch)[1]

Halter sporunda barı yerden baş üstüne bir hareketle kaldırma tekniği. Güç ve koordinasyonun birlikte gerekli olduğu lift türü.

snowboard (snowboard)[1]

Ayakların bağlandığı dönerli bir tahta. Kar yamaçlarından aşağıya kayarak sporculuyu hızlandırır.

soğan kabuğu cilt (onion skin)[1]

Aşırı dehidrasyon nedeniyle oluşan, kas tanımlarının belirgin şekilde görüldüğü cilt yapısı. Vücut yağ oranı oldukça düşük sporcılarda gözlenir.

solak (left-footed)[1]

Sol ayağı başında kullanma eğiliminde olan veya sol ayakla yapılan hareket. Futbol gibi spor dallarında avantaj sağlayabilir.

solak sporcu (left -hander)[2]

Sol elini tercih eden ve sporunu bu şekilde yapan sporcu. Sol el ile vurulan darbe anlamına da gelir.

soluk kaybı (losing cant)[2]

Kabaddi oyununda "kabaddi" seslendirmesini kaybetmek anlamındadır. Oyunun temel kurallarından biridir.

solunum sistemi (respiratory system)[1]

Akciğerlere hava alan ve oksijen-karbondioksit değişimini yapan organlar ve kanal dizisi.

solunum sistemi yolları (respiratory tract)[1]

Akciğer, hava borusu, ağız ve burunla nefes almayı sağlayan vücut bölümleri.

sol bek (left back)[2]

Hokeyde savunmanın sol tarafında konumlanan oyuncudur. Kendi cezasını koruması gerekir.

sol iç (inside left)[2]

Hokeyde sol taraftan saldırı yapan oyuncu pozisyonu. Orta oyuncu ile işbirliğinde rol oynar.

sol savunmasından kaçış (run around the backhand)[2]

Teniste topu backhand yerine forehand vurmak için aşırı hareket yapma stratejisi. İleri oyuncuların tercih ettiği taktiktir.

somatic nervous system (somatik sinir sistemi) (somatic nervous system)[1]

Duyusal organlar, vücut duvarı kasları ve ekstremiteleri hizmet eden sinir sistemi. İstemli kas aktivitesini sağlar.

somun (paliyer) (nut)[2]

Kaya çatlaklarında yerleştirilen konik metal parça. Dağcılıkta koruma ekipmanıdır.

sopa (stick)[1]

Hokey ve lacrosse gibi sporlarda topun vurulmasında kullanılan alet.

sosyal onay (social approval)[1]

Başarılar için çevreden gelen saygı ve takdir. Birçok sporcu için önemli motivasyon kaynağıdır.

soya proteini (soya protein)[1]

Soya fasulyesinde bulunan, düşük yağ ve kolesterol içeren protein. Vejetaryen beslenmenin ana kaynağıdır.

soyunma odası (locker room)[1]

Sporcu ve spor yapanların kıyafetlerini değiştirdikleri ve kişisel eşyalarını sakladığı alan. Kilitleri bulunan dolaplarla donatılmıştır.

speedball (speedball)[1]

Boksada kullanılan, iki ucundan sabitlenmiş hafif yumruk torbası; futbol ve handbolün öğelerini birleştiren hızlı spor.

speedway (hızlı pist yarışları) (speedway)[2]

Fren ve vites sistemsiz motorsikletlerle oval toprak pist üzerinde gerçekleştirilen yarış sporu. Stadyum ortamında yapılan temel motor sporları branşı.

spinal araçlanma (spinal instrumentation)[1]

Omurga sorunlarını düzeltmek için çubuk veya vidalar kullanılması. Skolyoz gibi uzun süreli rahatsızlıkları stabil hale getirir.

splenius kası (splenius)[1]

Boyun tabanından üst sırtına uzanan, baş ve boynu döndüren ve uzatan kas grubu. Her iki tarafta yer alır.

spondilolizis / vertebra kayması (spondylolisthesis)[1]

Lumbar bölgede vertebranın kırılıp ileriye kaydığı durum. Jimnastikçiler ve dansçılarda sık görülen bel yaralanmasıdır.

spor (sport)[2]

Resmi kurallarla yönetilen, fiziksel çabayla yapılan organize edilmiş oyun ve rekabet. Antrenman ve yarışmayı kapsar.

sporcu ruhuna aykırı davranış (unsportsmanlike)[1]

Adil oyun ve spor kurallarına karşı harekette bulunma. Sportivlik ilkelerine aykırı tutum ve davranış.

sporcu tipi (sporty)[1]

Spor veya açık hava aktiviteleri için uygun tasarlanmış. Spora ve dış aktivitelere ilgi duyan, düzenli olarak katılan kişi.

sporda yetenek testi (aptitude test in sport)[2]

Motor özellikler ve spor motor yapı gibi spor ön şartlarını ölçen değerlendirme yöntemi. Sporcu seçiminde kullanılır.

sport massage (spor masajı) (sport massage)[2]

Cilt ve alt dokular (kas, bağ dokusu) üzerine mekanik uygulamalar. Iyileşme ve performans artışı amacıyla yapılır.

spor akrobatik (sports acrobatics)[1]

Rekabetçi bir spor olarak gerçekleştirilen akrobatik hareketler. Güç, denge ve koordinasyon gerektiren disiplin.

spor dili (sport langue)[2]

Spor uygulaması, bilimi ve yönetimi kapsayan özel dilsel ifadelerin bütünüdür.

spor donanımı (equipment)[2]

Spor giysileri ve ekipmanların genel adı. Rekabet sporlarında kurallar donanımın kullanımını sınırlar.

spor federasyonu (sport federation)[2]

Spor kulüplerinin oluşturduğu merkezi örgütlenme birliği. Spor yönetimi ve disiplin kurallarını belirler.

spor felsefesi (sport philosophy)[2]

Spor biliminin spor olgularını felsefi olarak inceleyen alt disiplini. Etiğe, değerlere ve anlamlara odaklanır.

spor hali (sports hall)[2]

Basketbol gibi kapalı sporların oynatıldığı geniş bina. Modern tesisler çok amaçlı kullanılır.

spor için herkes (sport-for-all)[2]

Kitle sporunu yaygınlaştırmayı amaçlayan tüm girişimleri ifade eder. Rekreatif aktiviteler ve geniş katılımcı tabanı içerir.

spor kodu (code)[1]

Belirli bir sporda prosedür ve davranışları düzenleyen kabul görmüş kurallar sistemi. Sporun düzenliliğini sağlar.

spor kuralları (rule)[2]

Spor müsabakası veya oyunun seyrini düzenleyen tüm yönetmelikler. Adil ve düzenli ortam sağlar.

spor masajı (sports massage)[1]

Profesyonel sporculara yapılan, aşırı kullanılan kasları rahatlatmak ve yaralanmayı önlemek ya da iyileştirmek için masaj.

spor matı / egzersiz matı (gym mat)[1]

Spor salonunun zeminini korumak veya yer egzersizleri sırasında konfor sağlayan yumuşak kapı. Yaralanmaları azaltır.

spor merkezi (sports centre)[2]

Çeşitli sporlar için tesisler içeren birbirine bağlı binalar grubudur.

spor motor testi (sport motor test)[2]

Sporcuların motor beceri ve performans düzeyini ölçmek için uygulanan özel değerlendirme testi.

spor notu (sport grade, sport mark)[2]

Öğrencelerin beden eğitimi performansını rapor eden değerlendirme sistemi. Okullar tarafından kullanılır.

spor okulu (sport school)[2]

Bir veya birden fazla spor federasyonunun işlettiği eğitim ve antrenman kurumu. Belirli bir spor dalında sistematik eğitim sağlar.

spor organizasyonu (sport organization)[2]

Spor etkinliklerinin planlanması, yürütülmesi, finansmanının sağlanması ve yönetimi süreci. Kurumsal ve yönetimsel işlevleri kapsıyor.

spor psikolojisi uygulaması (practicing sport psychology)[2]

Bilişsel ve davranışsal tekniklerle sporcu performansını iyileştirme. Zihinsel egzersiz ve psikolojik antrenmanı içerir.

spor saati (sports watch)[1]

Spor sırasında taşınmak için tasarlanmış dayanıklı saat. Kronometrik özellikler ve ek işlevler içerir.

spor salonu (gym)[1]

Çeşitli fiziksel egzersizler için donanım ve aletlerin bulunduğu mekan. İçinde ağırlık, kardio ve fonksiyonel antrenman ekipmanları yer alır.

spor suspansoru (jockstrap)[1]

Sporcuların cinsel organlarını korumak ya da koruyucu kalkan tutmak için giyilen elastik kemer ve torbalı destek.

spor şiddeti (violence)[2]

Bir kişiye fiziksel zarar veren eylemdir. Sporda kontrollü rekabet sınırlarını aşan davranışları kapsar.

sprinter / hızlandırma sporcusu (sprinter)[1]

Kısa mesafe koşusu veya bisiklet yarışında yarışan sporcu. Maksimal güç ve hız açısından uzmanlaşmış atlet.

sprint engelli koşu (sprint hurdles)[2]

Kadınlarda 100m, erkeklerde 110m mesafede engel atlayarak koşulan atletizm disiplini. Yüksek hız ve engel tekniği gerektiren branş.

sprint yarışı / kısa mesafe yarışı (sprint race)[2]

Bisiklet sporunda 1600 metre mesafede yüksek hızla gerçekleştirilen yarış. Maksimal güç çıktısını gerektiren disiplin.

sprint / ani hızlanma (sprint)[1]

Çok yüksek hızda kısa mesafe koşusu veya bisiklet yarışı. Uzun mesafe yarışının son bölümündeki hızlı müdahale de kapsar.

stabilizatör (okçuluk) (stabilizer)[2]

Yay ucuna takılan cihaz. Atış sırasında stabilitesi artırır ve sapmayı azaltır.

statik denge (static equilibrium)[2]

Vücudun sıfır ivme altında bulunduğu, denge durumunun korunduğu fizyolojik durum. Yer değiştirmeden dik pozisyon veya sabitliği sürdürme kapasitesi.

staz (stasis)[1]

Kan gibi vücut sıvılarının normal akışının engellenmesi durumu. Trombos oluşumu ve doku hasarı riskini artırır.

stimpmetre (stimpmeter)[2]

Golf green'inin hızını ölçmek için kullanılan alet. Rampadan düşürülen topun mesafesiyle hız tespit edilir.

stiptik (kanama durdurma maddesi) (styptic)[1]

Damarları daralttarak veya pıhtılaşmayı hızlandırarak kanamayı yavaşlatan veya durduran ajan. Sporcu sakatlıklarında yaygın kullanılır.

stress fracture (stress kırığı / yorgunluk kırığı) (stress fracture)[1]

Aşırı mekanik kuvvetten kaynaklanan kemik kırığı. Tekrarlayan stres sonucu gelişir.

stres uyaranları (stress incentives)[2]

Spor aracılığıyla sağlanan heyecan, gerilim, baskı ve aksiyon. Sporcu ve spor izleyicisinin duyusal deneyimini zenginleştiren faktörler.

stridor (stridor)[1]

Hava yollarının daralması nedeniyle nefes alırken oluşan hışıltılı ses. Üst hava yolu tıkanıklığını gösterir.

sualtı dalış (scuba diving noun)[2]

Su altında solunum aparatı (oksijen tankı ve regülatör) kullanarak yapılan dalış sporu. Rekreasyonel ve profesyonel uygulamaları bulunur.

subdural hematom (subdural haematoma)[1]

Baş travması sonrası beyin zarı dışında birikmiş kan pıhtısı. Tedavi edilmezse ölümcüldür.

submaksimal iş yükü (submaximal workload)[1]

Maksimum şiddetten daha düşük seviyede yapılan egzersiz.

sumo güreşi (sumo wrestling)[1]

Japon geleneksel güreş türü. Muhalifin daireyi terk etmesini veya tabanlı dışında yere değdirtmeyi hedefler.

supermoto (supermoto)[2]

Motosiklet yarışı türü; kısmen asfalt, kısmen çamur veya toprak pistlerde yapılır.

su egzersizi (aqua training)[1]

Suda yapılan hareketler eklemleri destekler ve direnç artırır. Bu yöntem suyun kaldırma kuvvetini kullanarak eklem yükünü azaltır.

su filtresi (water filter)[1]

İçme suyundan bakteri ve zararlı kimyasalları temizleyen cihaz ya da tertibat. Su kalitesi iyileştirici sistem.

su polo (water polo)[1]

Yüzme havuzunda iki takımın (7 oyuncu) büyük bir topu karşı takımın kalesine gol atmak amacıyla oynadığı spor. Su sporlarının en dinamik takım dalıdır.

süpürme şutu (sweep)[1]

Kriketin de yarı diz kütlü pozisyondan çubuğu yatay tutup vücutta pürüzsüz hareketle topa vurmak.

sürtünme kütlesi (friction blister)[1]

Spor giysisi veya ayakkabıların defalarca kaydırılmasından kaynaklanan cilt kabarması.

sürtünme (masaj tekniği) (friction)[1]

Kan dolaşımını uyarmak, ısıtmak veya ağrı hafifletmek için vücut bölgesini kasıtlı olarak ovma.

sürüş hızı (legs)[2]

Golf argosunda, bir vuruş (genellikle putt) oyun alanında uzun mesafe katetmesi. Top hızı ve rotasyonunun yeterli olması durumu.

squamosal kemik (squamosal)[1]

Omurga kafatasının ince, plaka biçimli kemiği. İnsanlarda temporal kemiğin ön ve üst kısmını oluşturur.

squat (çömelerek kaldırış) (squat)[1]

Çömelmiş konumdan kalkarak halter kaldıran ağırlık antrenmanı egzersizi.

Ş

Şaft ortası kırık (mid-shaft fracture)[1]

Uzuv travmasına bağlı kemik kırığı. Kemik midesinde meydana gelir.

Şampiyonluk/Premier lig (premiership)[1]

Bazı sporlarda düzenlenen şampiyonluk yarışması. En iyi takımı belirler.

Şampiyon (Unvan Sahibi) (reigning)[1]

Belirli bir spor dalında veya etkinlikte şu anda şampiyonluk unvanını elinde bulunduran sporcu. Her sezonun başında belirlenir.

Şelatlı mineral (chelated mineral)[1]

Besin takviyesi olarak emilimi kolaylaştırılır. Vücut tarafından daha etkili kullanılır.

Şınav (press-up)[1]

Yüz üstü yatış konumundan ellerin omuz altında konumlandırılıp vücut yukarı itilerek yapılan egzersiz.

Şiatsu (shiatsu)[1]

Japonya kökenli enerji aktivasyon masajı. Akupunktur noktalarına basınç uygulanarak çeşitli rahatsızlıklar tedavi edilir.

Şikan (chicane)[1]

Şikan, motor sporlarında bariyerlerle oluşturulan keskin virajdır. Sürücü becerisini test eder.

Şikâyet (complaint)[1]

Genellikle hafif fiziksel rahatsızlık. Sağlık sorununu tanımlar.

Şintaido (shintaido)[1]

Japon sanat alanlarındaki hareketleri temel alan grup olarak yapılan egzersiz türü.

Şişmek (distend)[1]

İç basınçla genişlemek, şişirilmek veya benzer etki yaratmak. Kasların kas pompası sırasında meydana gelir.

Şişmiş / Türjescent (turgescent)[1]

Kan veya sıvı birikimi nedeniyle şişkin veya şişmekte olan hali. Enflamasyon göstergesi olabilir.

Şnorkel (snorkel)[1]

Su yüzeyine yakın yüzükoyun yüzerken nefes almayı sağlayan, su üstüne çıkıntılı kavisli tüp. Dalgıçlık ve rekreasyonel yüzme sporlarında kullanılır.

Şok (shock)[1]

Zayıf nabız, soğukluk, terlenme ve düzensiz nefes alma ile karakterize fizyolojik çöküntüdür. Kan kaybı, kalp yetmezliği, alerjik reaksiyon veya travma nedeniyle oluşur.

Şok diyet (crash diet)[1]

Kısa sürede kalori alımını büyük ölçüde azaltan bir beslenme planıdır. Hızlı kilo kaybına yol açar ama sürdürülemez.

Şok Mikrodöngü (Shock Microcycle)[1]

Antrenman periyodizasyonunda kasıtlı olarak aşırı yük uygulanan kısa süreli (genellikle 1 haftalık) yoğun antrenman bloğudur. Amaç, süperkompansasyon yanıtını tetiklemek için vücudu geçici olarak fonksiyonel aşırı yüklenme (FOR) durumuna sokmaktır. Ardından gelen toparlanma haftasında performans başlangıç düzeyinin üzerine çıkar; ancak yanlış dozlama aşırı antrenman riskini artırır.

İlgili: Süperkompansasyon, Periyodizasyon, FOR, Mezodöngü

→ İlgili makale

Şut atmak (bounce)[2]

Basketbol'da oyuncunun topu elden yere ve yeniden ele alması. Topun kontrol edilmesi için yapılır.

Şut Çekmek (Shoot) (shoot)[1]

Ağrının ani şekilde vücuttan geçmesi hissi. Futbol veya basketbolda gol/puan almak için top atma, tekme veya vuruş.

Şut/Atış (shot)[1]

Puan kazanmak amacıyla top, disk veya benzeri nesneyi fırlatma, vurma ya da kicking hareketi. Golf ve teniste raket ile top vurma eylemi.

şampiyonasız maç (non-title)[1]

Herhangi bir spor şampiyonluğu veya unvan için yapılmayan müsabaka türü. Antrenman amaçlı veya ön eleme niteliğinde oynanır.

şampiyonluk (championship)[1]

Genel galibi belirlemek için yapılan yarışma, kompetisyon veya turnuva. Ayrıca şampiyon olma unvanını da tanımlar.

şampiyonluk bayrağı (pennant)[1]

Bazı sporlarda (özellikle beyzbolda) şampiyonluğu simgeleyen veya temsil eden bayraktır.

şapka takısı (hat trick)[1]

Aynı oyuncu tarafından bir maçta yapılan üç gol, puanlanmış oyun gibi başarıdır.

şeker (sugar)[1]

Doğada bulunan tatlı karbonhidrat maddeleri. Enerji kaynağı olarak vücutta hızlı kullanılır.

şiko (shiko)[2]

Her bacakla sırasıyla yere vurma hareketi. Sumo'da maçlardan önce ısınma ve hazırlık sırasında kullanılır.

şnorkel diver (skin-diver)[2]

Şnorkelini (hava tüpü) takıp su altında yüzüp dalan kişi. Derin dalış teknisyeni değildir.

T

Tabanlık/Ön ayak desteği (plural)[1]

Egzersiz sırasında ayakkabının içine konulan ayak kemer desteği. Ayak sağlığını korur ve performansı artırır.

Taban Vuruşu (groundstroke)[2]

Teniste topu seken sonra arka kortta veya baseline arkasından yapılan vuruş. Temel atış tekniğidir.

Tablo zirve (table top)[2]

Düz çıkış yüzey ve sonrasında dik düşüş bulunan büyük bir atlama. Freestyle kayakta yaygındır.

Taciz etme / Müdahale (tackle)[1]

Futbol ve hokey gibi sporlar da topla oynayan rakip oyuncuya yapılan fiziksel müdahale. Aynı zamanda olta balıkçılığı gibi spor aktiviteleri için kullanılan ekipmandır.

Taekwondo (taekwon-do)[2]

Kol ve bacak teknikleriyle yapılan Kore kökenli dövüş sporu. Karate benzeri bu sanat, erkek ve kadınlar tarafından yapılır.

Tae Bo (tae bo)[1]

Müzik eşliğinde yapılan ve Taekwondo gibi dövüş sanatlarından hareketler içeren fitness programı. Kardiyovasküler dayanıklılık ve koordinasyon geliştirir.

Tahta çit (boards)[2]

Hokeyde pisti çevreleyen 3,5-4 feet yüksekliğinde ağaç veya fiberglas bariyeri. Oyun alanını sınırlandırır.

Tahta sporları (board sports)[1]

Tahta kullanımını içeren sporların genel adıdır. Snowboard, skateboard bu gruba aittir.

Tahta tutma (plank hareketi) (plank hold)[1]

Kişi, şınav pozisyonunda ön kollar üzerine yaslanan vücudunu mümkün olan en uzun süre düz bir şekilde tuttuğu egzersiz.

Tai Chi (tai chi)[1]

Çin kökenli fiziksel egzersiz türü. Çok yavaş ve kasıtlı bale hareketlerinden oluşan bir dizi hareketle karakterizedir.

Takılma hatası (tripping)[2]

Hocket'te oyuncu sopayla veya vücut parçasıyla rakibi takıldığında alınan ceza. Küçük bir ihlal sayılır.

Takım kaptanı (team captain)[2]

Takım üyeleri tarafından seçilen veya yönetici tarafından atanan takım temsilcisi. Lider rol oynar.

Takip avı (persistence hunting) (persistence hunting)[1]

İnsanın avını saatlerce koşarak hipertermiye sokma stratejisi

→ İlgili makale

Takip Eden Bacak (trailing leg)[2]

Galop veya kayma gibi locomotor hareketlerde, başlangıç adımını tamamlayan bacak. Hareketin kapanış aşamasında aktif rol oynar.

Takla (somersault)[2]

Vücudun yatay eksen etrafında en az bir tam dönüş yaptığı atlama hareketi. Cimnastik ve trambolin sporlarında yaygındır.

Takla (rugby) (tackling)[2]

Top taşıyıcıyı yakalayarak yere düşürme. Belirli vücut bölgeleri hariç herhangi bir bölüm kabul edilir.

Takviye (beslenme takviyesi) (supplement)[1]

Diyetteki beslenme eksikliğini gidermek için alınan belirli besin değerine sahip madde. Aynı zamanda yiyeceklerin beslenme içeriğini iyileştirmek için eklenen maddedir.

Tampon Kapasitesi (Bikarbonat Tamponu) (Buffering Capacity — Bicarbonate Buffer)[1]

Kaslar ve kanda biriken hidrojen iyonlarını (asiti) nötralize ederek pH dengesini koruma kapasitesidir. Kanın en önemli tamponu bikarbonat iyonudur (HCO3-); kas içi tamponlar arasında ise karnosin öne çıkar. Antrenman tampon kapasitesini artırır; yüksek yoğunluklu egzersizde sporcunun asidoza direnmesini sağlar.

İlgili: Kastaki pH Düşüşü, Laktat Eşiği, Anaerobik Metabolizma

Tampon (kızak) (bumpers)[2]

Kızağın ön ve arka kısmında bulunan kanat şeklinde yapılardır. Crew üyeleri yüklemek sırasında bunları tutarak kızağı hareket ettirirler.

Tam back (savunma oyuncusu) (full back)[1]

Futbol, rugby ve hokeyde savunma konumunda oynayan oyuncu. Arka alan koruma sorumluluğu vardır.

Tam buğday unu (wholewheat)[1]

Buğday danelerinin çoğunluğunu ve kepeğini içeren undan yapılmış un, ekmek ve ürünleri tanımlar.

Tam kan sayımı (complete blood count)[1]

Tam kan sayımı, kan hücrelerinin seviyelerini belirleyen bir tanı testidir. Sporcularda sağlık izlemi için kullanılır.

Tam Olmayan Kırık (incomplete fracture)[1]

Kemiğin tamamen kırılmadığı durum. Kemik genellikle bir noktada çatlakla sınırlandırılır.

Tam protein (complete protein)[1]

Tüm temel amino asitleri içeren proteindir. Kas gelişimi için spor diyetinde gereklidir.

Tam vücut hareketi (total body movement)[2]

Vücudun bir parçası yerine tamamının katılıp hareketlendiği spor hareketi. Kompleks atletik aksiyonlar içerir.

Tandem sprint (tandem sprint)[2]

İki kişilik tandem bisikletinde yapılan sprint yarışı. Bisiklet pistinde gerçekleşir.

Tanımlayıcı geri bildirim (descriptive feedback)[1]

Antrenörün performansını ayrıntılı olarak anlattığı bir geribildirimdir. İyileştirmeyi sağlar.

Tanımlılık (definition)[1]

Tanımlılık, kasların net ve keskin görünümünü sağlar. Montreal'de engelli sporcular için düzenlenen çoklu spor etkinliğini kapsar.

Taper[1]

Yarıştan 1-3 hafta önce hacmin %40-60 düşürülmesi, yoğunluğun korunması. %0,5-6 performans kazanımı

Tap-in (Kısa putt) (tap-in)[2]

Golfde topu deliğe sokacak çok kısa ve hafif putt vuruşu. Son adım atış tekniği.

Tarafsız Bölge (Neutral Zone) (neutral zone)[1]

Sporda iki takımın alanları arasındaki alan. Amerikan futbolunda oyuncu hatları arası bölge; hokeyde mavi çizgiler arası orta alan.

Tare (Kendo Elbisesi) (tare)[2]

Kendo sporunda kalçaları ve karını koruyan pedli etek. Geleneksel spor kıyafetinin parçasıdır.

Tarsus (ayakkabı kemikleri) (tarsus)[1]

Ayak bilekinde bulunan yedi küçük kemik. Ayrıca göz kapağını destekleyen bağ doku anlamına da gelir.

Tartmak (weigh)[2]

Bir nesnenin ağırlığını ölçmek veya belirli bir ağırlığa sahip olmak. Atletik seçimde kritik parametre.

Tasarım ilacı (designer drug)[1]

Belirli etki için sentezlenen ilaç, örneğin kas büyümesi için kullanılır. Bu maddeler, spor dopinginde risk taşır.

Taşınabilir ray sistemi (travel runners)[2]

Kızağın depodan taşınabilmesi için geçici olarak takılan ray düzeneği. Lojistik amaçlı uygulamadır.

Taşikardi (tachycardia)[1]

Hızlı kalp atışı, bazen anemi ve B1 vitamini eksikliği ile ilişkili. Egzersiz sırasında fizyolojik; dinlenme sırasında patolojik olabilir.

Taşikipne (tachypnoea)[1]

Fiziksel egzersiz sonrası ortaya çıkan hızlı nefes alma. Hiperventilasyondan farklı olarak aşırı değildir.

Taş (curling taşı) (stone)[2]

Curling oyununda kullanılan 11 inç çapında, 39-41,5 pound ağırlığında granit oyun parçası. Kıymık üzerinde kaydırılır.

Tavan seviyesi (ceiling level)[1]

Kişinin ulaşabileceği en yüksek fitness düzeyidir. Eğitimle geliştirilebilir.

Tavşan (bunny)[2]

Su polosunda kalecinin başına yakın bir vuruşla yapılan gol. Zor ve etkili bir tekniktir.

Tavuk kanadı pozisyonu (chicken wing) (chicken wing)[2]

Bowling sporunda dirseğin vücuttan dışarıya doğru açıldığı kol salınım türü. Teknik hatalardan biridir.

TENS (Transkutan elektriksel sinir stimülasyonu) (TENS)[1]

Sinir tarafından beyine gönderilen ağrı sinyallerini kesintiye uğratarak ağrı tedavisi yapan yöntem. Aynı zamanda iyileşme ve kas kuvvetini destekleyebilir.

Tee (tee)[2]

Curling'te hedef dairesinin merkezi. Amerikan futbolda meydana vurulan küçük tertibattır.

Tee çizgisi (tee-line)[2]

Curlingde tee'den geçerek sahanın genişliğini kesen çizgi. Taş konumlandırmasında referans noktasıdır.

Tekerlekli Sandalye Ragbisi (quad rugby)[1]

Tetrapleji (dört uzuvda felç) olan sporcular için tasarlanmış tekerlekli sandalye rugbisi. Paralimpik sporlar arasında en temaslı ve dinamik disiplinlerden biridir.

Tekerlekli Sandalye Sporu (wheelchair sport)[2]

Çoğunlukla paraplajik kişilerin tekerlekli sandalyelerde gerçekleştirdikleri spor dalları. Çeşitli disiplinleri kapsar.

Tekerlekli sandalye (kategorisi) (wheelchair)[1]

Paralympic gibi engelli sporunda tekerlekli sandalyeye bağlı sporcular için kategoridir.

Tekerlekli spor (roller sport)[2]

Roller patenlerde yapılan tüm sporların genel adı. Yarışmalı disiplinler kapsamlı bir portföyü içerir.

Tekerlek Takla (cartwheel)[2]

Jimnastikte eller mat veya aleta vücudun bir yanına konarak yapılan hareket. Dönüşü sırasında bacaklar hava da kalır.

Tekerleme Numarası (wheelie)[2]

Ön tekerleğin yerden kaldırılarak gerçekleştirilen bir trick. Bisiklet sporlarında geleneksel olarak yapılır.

Tekli doymamış yağ (monounsaturated fat)[1]

Yağ asidi zincirinde tek çift bağ içeren yağ veya yağ. Zeytin yağı örnek gösterilebilir.

Tekme (kick)[1]

Ayakla topa vurmak anlamına gelir. Dövüş sanatlarında veya yüzme sırasında ayaklarla yapılan hareketin adıdır. Kriket'te topun yüksek sıçramasını da ifade eder.

Teknesi (yelkenlilik) (keel)[2]

Geminin altından baş kısmından kıçına uzanan ana yapısal eleman. Stabilite sağlar.

Tekne pruvasü (stem)[2]

Teknelerin baş kısmındaki kavisli ahşap yapı. Yelkenli spor terminolojisidir.

Tekne Sınıfları (boat classes)[2]

Su sporlarında tekne ve kayaklar belirli kategorilere ayrılması. Kano, yat ve kayak sporlarında standartlaştırılmış sınıflandırma sistemi.

Tekrarlı egzersiz (drill)[1]

Bir spor becerisini hatasız hale getirmek için tekrarlanan görevlerdir. Bu yöntem beceri öğretiminde kullanılır.

Tek Bacak Düşürme (single-leg takedown)[2]

Güreşçinin rakibinin bacağını kaldırarak yatırması. Temel güreş taklası hareketinden biridir.

Tek Bacak Tutma (Single-Leg Tackle) (single-leg tackle)[2]

Güreş'te rakibi yere serilen tek bacağından tutarak devirmek. Tırmanma tekniklerinde temel yıkma hareketi.

Telafi edici hareket (compensatory movement)[1]

Telafi edici hareket, birincil kas hareketinin olumsuz etkilerini dengeleyen ikincil bir harekettir. Dengeyi korur.

Teleferik koltuğu (chairlift)[2]

Hareketli kabloya bağlı basit koltuklar. Kayakçıları dağa taşıyan sistem.

Telemark pozisyonu (telemark position)[2]

Kayakçının düşüş anında bir skinin ön tarafta diğerinin arka tarafta olduğu iniş pozisyonu. Modern kayak atlamalarında temel teknik pozisyondur.

Telemark tekniği (telemark)[2]

Dağ kayağında (telemark dönüşü) ve ski jumppingde (telemark inişi) kullanılan teknik. Bacakların konumlanması özel bir stili vardır.

Teleoanticipasyon[1]

Beynin egzersizin beklenen bitiş noktasına göre tempo hesaplaması

→ İlgili makale

Temel Ağırlık (base weight)[2]

Luge kaydırağında sporcunun taşıyabileceği maksimum ağırlık. Kadınlar için tipik olarak 75 kilogramdır.

Temel antrenman (base training)[1]

Genel kondisyonu artırmak için tasarlanan antrenman. Çeşitli sporlara temel sağlar.

Temel beceri (basic skill)[1]

Temel beceri, koşma veya zıplama gibi basit yeteneklerdir. Çoğu sporda temel gereksinimi oluşturur.

Temel besin (basic food)[1]

Temel besin, metabolize olduktan sonra alkali kalıntı bırakan gıdadır. Asit besinlerle karşılaştırılır.

Temel pozisyon (basic position)[2]

Spor hareketlerine hazır duruş; gevşek, konsantre ve çoğunlukla dik pozisyon. Güreş, boks gibi sporlarda başlangıç duruşudur.

Tempo (tempo)[2]

Hareketin hızını ifade eden genel terim. Tempo koşu gibi yüksek hızlı antrenman yönetiminde kullanılır.

Tempocu / Kalp pili (pacemaker)[1]

Uzun mesafe koşusunda belirli hızda koşup diğer sporcuların hızını ayarlamasına yardımcı olan koşucu. Kalp vuruşunu kontrol etmek için vücuda takılan elektronik cihaz.

Tempo Değiştirme Yöntemi (tempo changing method)[2]

Dayanıklılık antrenmanında, belirli aralıklarla çalışma hızının değiştirilmesi. Taktikal antrenman varyasyonlarında ve aşamalı yüklenişte kullanılır.

Tendon (Tendon)[1]

Kasları kemiklere bağlayan sert, esnek bağ dokusu yapılanmasıdır; ağırlıklı olarak tip I kolajen liflerden oluşur. Kasılma-uzama döngüsünde elastik enerji depolayıp serbest bırakmak için yay görevi görür. Dayanıklılık antrenmanı tendonu hem daha güçlü hem de daha katı yapar; bu da koşu ekonomisini artırır.

İlgili: Aşil Tendonu, Tendon Katılığı, Kasılma-Uzama Döngüsü

Tendon Katılığı (Tendon Stiffness)[1]

Tendona uygulanan kuvvet başına tendonda meydana gelen uzama miktarının tersidir; daha katı bir tendon, yük altında daha az uzar. Dayanıklılık antrenmanı Aşil tendonu ve patellar tendonu daha katı kılar; bu durum kasılma-uzama döngüsünü daha elastik ve enerji açısından verimli hale getirir. Aşırı katılık ise tendon yaralanması riskini artırabilir.

Birim: N/m (Newton/metre)  |  İlgili: Kasılma-Uzama Döngüsü, Koşu Ekonomisi, Mekanik Verimlilik

Tenis (tennis)[1]

Dikdörtgen kortta iki veya dört kişinin raket kullanarak topu ağ üzerinden geri çevirmesi oyunudur. İnternet sporunun popüler disiplinlerindendir.

Tenodsinovit (tenosynovitis)[1]

Tendon kılıfı ve tendonun içinde meydana gelen ağrılı enflamasyon.

Tenzer Kası (Gerilim Kası) (tensor)[1]

Bir eklemin gerilmesini sağlayan kas. Ekstensör ve fleksörlerden farklı işlev gösterir.

Tepe Kemik Kütlesi (peak bone mass)[1]

Vücut içinde yetişkinliğin tam olduğu dönemde jenerik kemik doku miktarı. Yaşlılıkta osteoporoz riskini belirleyen temel değer.

Ter (sweat)[1]

Vücudu soğutmak için ter bezlerinden salgılanan tuzlu sıvıdır. Cilt yüzeyinde buharlaştığında vücut sıcaklığını düşürür. Perspirasyonun diğer adıdır.

Terapötik (remedial)[1]

Hastalık veya fiziksel engeli tedavi etmek ya da hafifletmek amaçlı müdahaleler.

Terapötik egzersiz (remedial exercise)[2]

Yaralanma sonrası rehabilitasyon programı içinde yer alır. Fonksiyonel iyileştirmeyi hedefler.

Terleme (perspire)[1]

Ter bezlerinin ürettiği nemin vücuttan çıkarılması. Vücut sıcaklığını düzenler.

Terleme Hızı (Sweating Rate)[1]

Sıcaklık yönetimini desteklemek için saatte salgılanan ter miktarıdır. Sıcak ve nemli koşullarda saatte 1-2 litreye ulaşabilir; yerine konulmayan sıvı kaybı performansı ve sağlığı tehdit eden dehidrasyona yol açar. Bireyler arasında büyük farklılıklar vardır ve aklimatizasyonla terleme hızı artar, ter sodyum içeriği ise azalır.

Birim: L/saat veya mL/saat  |  İlgili: Termoregülasyon, Hiponatremi, Hipertermi

Terminal Hız (terminal speed)[2]

Yarışçının bitiş çizgisini geçerken kaydedilen hız. Özellikle drag racing türünde kullanılır.

Termogenezis (thermogenesis)[1]

Vücuttaki gıda veya yağ depolarının yanarak ısı ürettiği fizyolojik süreç. Metabolizmanın temel fonksiyonlarından biridir.

Termojenik (thermogenic)[1]

Metabolik hızı artırarak ısı üretimini sağlayan beslenme takviyesi veya gıda. Vücut enerjisini artıran supplement.

Termoregülasyon (Thermoregulation)[1]

Vücudun çekirdek sıcaklığını dar bir aralıkta (36,5-37,5 derece C) tutmaya çalıştığı fizyolojik süreçlerin bütünüdür. Egzersizde ısı üretimi artar; terleme ve cilt kan akışının artması bu ısıyı dışarı atar. Sıcak ve nemli havalarda bu sistem zorlanır; soğuk havalarda ise ısıyı kaybetmemek için damarlar büzülür ve titreme devreye girer.

İlgili: Terleme Hızı, Hipertermi, Aklimatizasyon

→ İlgili makale

Ters Haç Tutuşu (inverted cross)[2]

Halkaların el kişide ters haç konumunda yapılan tutma hareketi. İleri seviye ringe hareketlerindendir.

Ters köprü (jimnastik) (whip back)[2]

Jimnastikte elleri yere değdirmeyen arka handspring hareketi. Hava havada yapılan bu hareket ileri düzey bir beceridir.

Ters sopayı kullanma (reverse sticks)[2]

Oyuncunun sopayı döndürerek düz yüzünün sağa dönük olması hareketi. Oyunun kuralları tarafından yasal kabul edilir.

Ters şezlong (ters dalış) (reverse dives)[2]

Koşuyla veya koşusuz gerçekleştirilen ve vücut geriye dönük dalış grubu. İleri jimnastik dalış tekniklerinden biridir.

Ters-U Teorisi (inverted U theory)[1]

Uyarılma düzeyleri ile performans arasındaki ilişkiyi açıklayan model. Orta şiddette uyarılmada optimal performans gösterilir; çok düşük veya çok yüksek uyarılmada performans düşer.

Ter bandı (sweatband)[1]

Terinin göz veya ellere akmasını önlemek için kafa veya bileklere takılan havlu dokulu şerit. Spor sırasında rahat hareket sağlar.

Testosteron (testosterone)[1]

Testislerde üretilen erkek steroid hormonu. İkinci cinsiyet karakterlerinin gelişiminden sorumludur.

Tetanoz (tetanus)[1]

Penetran yaralanmalarla bulaşan, kas spazmı ve kontraksiyon yapan akut bulaşıcı hastalıktır. Boyun ve çene bölgesinde şiddetlidir.

Tetrakozaktid (tetracosactide)[1]

Adrenal bezlerini uyararak steroid hormon üretimini tetikleyen sentetik hormon. İltihaplanma ve alerji tedavisinde kullanılır.

THG (tetrahidrogestrinon) (THG)[1]

Yasaklı anabolik steroid. Birçok elit sporcu doping skandalında adı geçmiştir. Kas gelişimini hızlandırmak için kullanılan yasadışı bir madde.

Tıbbi-yasal (medicolegal)[1]

Tıbbi bakım vermenin yasal çıkarımlarıyla ilişkili. Özellikle kusurlu veya ihmalkar uygulamalarda sorumluluğu kapsar.

Tırmanıcı (climber)[1]

Kaya veya dağ tırmanan sporcu. Sıralamada yükselen oyuncu veya takımı tanımlar.

Tırmanış (climbing)[1]

Dağ veya kaya tırmanma sporu. Fizik güç ve teknik beceri gerektirir.

Tiazid (thiazide)[1]

Sodyum emilimini azaltarak su atılımını arttıran ilaç. Yüksek tansiyon tedavisinde kullanılır.

Tierce Pozisyonu (tierce)[2]

Kılıç sporunda üçüncü paray veya koruma pozisyonu. Kılıç kolunun yan tarafında yüksek çizgiyi temsil eder.

Tik (tic)[1]

Özellikle yüz, boyun veya omuz kaslarında ani, istem dışı spasmodik kasılmadır. Stres altında daha belirgin hale gelebilir. Tidal hacim ise normal solunumda hareket eden hava miktarıdır.

Tilt (eğ) (tilt)[2]

Güreşte rakibi 45 derece açıdan daha fazla açıyla sırtı zemine yakın duruma getirmek.

Timing (timing)[2]

Spor hareketinin optimal zaman koordinasyonu. Hareketin doğru anında gerçekleştirilmesi demektir.

Tinea Cruris (Kasık Fungal Enfeksiyonu) (tinea cruris)[1]

Kasık bölgesinde görülen mantarsal enfeksiyondur. Uzun süre ıslak spor kıyafetinin içinde kalma sık sebebidir.

Tip IIa Lif (Ara Lif) (Type IIa Fiber — Fast Oxidative-Glycolytic)[1]

Hem hızlı hem de yorulmaya görece dayanıklı olan "karma" lif tipidir. Tip I liften daha güçlü, Tip IIx liften ise daha az yorulan bu lifler, orta mesafe koşularında ve dayanıklılık sporcularının yüksek yoğunluklu eforlarında önemli rol oynar. Dayanıklılık antrenmanı Tip IIx liflerin bir kısmını bu profile dönüştürebilir.

İlgili: Tip I Lif, Tip IIx Lif, Miyozin Ağır Zinciri

Tip II lif (hızlı kasılan)[1]

Glikolitik, güç odaklı kas lifi. IIa (orta) ve IIx (hızlı) alt tipleri. Yaşlanmadan en çok etkilenen lif tipi

Tip IIx Lif (Hızlı Kasılan Lif) (Type IIx Fiber — Fast Glycolytic)[1]

En hızlı ve en güçlü kasılan, ancak çok çabuk yorulan lif tipidir. Glikolize (şeker yakımına) ağırlık verir ve mitokondri sayısı azdır; bu yüzden soluk, grimsi bir görünüme sahiptir. Sprint koşucularında bu lifler baskındır; patlayıcı güç üretiminde olmazsa olmaz dir ancak birkaç saniye ile sınırlıdır.

İlgili: Tip IIa Lif, Tip I Lif, Fosfokreatin Sistemi

Tip I Lif (Yavaş Kasılan Lif) (Type I Fiber — Slow-Twitch)[1]

Yavaş kasılan, yorulmaya karşı son derece dayanıklı ve aerobik metabolizmaya bağımlı kas lifidir. Bu lifler bol miktarda mitokondri ve miyoglobin içerir; bu nedenle kırmızımsı renklidir. Maraton koşucularının kasları büyük ölçüde bu lif tipinden oluşur; saatlerce yüksek verimle çalışabilirler.

İlgili: Tip IIa Lif, Mitokondri, Henneman Boyut İlkesi

Tip I lif (yavaş kasılan)[1]

Oksidatif, yorgunluğa dirençli kas lifi. Dayanıklılık sporcularında %70-80 oranında

Tiroid bezi (thyroid gland)[1]

Boyundaki endokrin bez. Vücut metabolizmasını düzenleyen hormon salgılar.

Tirozin (tyrosine)[1]

Proteine katılan amino asit. Tirokal ve katekolaminlerin (dopamin, noradrenalin, adrenalin) öncüsüdür.

Titin (titin)[1]

Kas liflerinde bulunan elastik bağlayıcı protein. Kas tonusu ve esneklik sağlamada kritik rol oynar.

Titrek tekme (yüzme) (flutter kick)[1]

Bacakların hızla kısa vuruşlarla yukarı aşağı hareket ettirmesi. Temel yüzme tekniği.

TOBEC (toplam vücut elektriksel iletkenliği) (TOBEC)[1]

Yağ ve yağsız doku arasındaki elektriksel iletkenlik farkını kullanarak vücut yağ oranını ölçen yöntem.

Toe wally (Parmak loop) (toe wally)[2]

Patinajda dış kenardan değil arka iç kenardan itişli loop hareketi. Teknik zorluk içerir.

Toe (baş) (toe)[2]

Golfde oyuncudan en uzak mesafede bulunan golf sopası başı bölümü.

Tohum (Eşleşme Sıralaması) (seed)[2]

Turnuva öncesinde oyuncular yetenekleri ve son performanslarına göre sıralanırlar. Bu sıralama, turnuva pairing'ini belirler.

Toksinlerden Arındırmak / Detoks (detoxify)[1]

Alkol veya uyuşturucular gibi toksik/bağımlı maddelerin vücuttan çıkarılması. Rehabilitasyon süreci gerektirir.

Tonus eksikliği (belirtisi) (atonic)[1]

Kaslarda gerilim veya ton azlığı. Kas güçsüzlüğünü gösterir.

Top (ball)[1]

Spor oyunlarında atılan veya vurulan yuvarlak nesne oyun kurallarını belirler. Bu araç, el veya ayak tabanındaki yumuşak doku olarak da adlandırılır.

Topallama (limp)[1]

Yaralanma veya engellilikteki düzensiz adım şekli. Hareket sınırlamasıyla karakterize edilen yürüyüş tipidir.

Toparlanma (recovery)[1]

Yüzme ve kürekçilikte kolu öne getirme hareketi ya da yaralanma sonrası sağlığa dönüş süreci.

Toparlanma diyeti (recovery diet)[1]

Yarışma yoğunluğundan sonra vücut dokularını onarıp enerji seviyesini geri yükleyen beslenme planı.

Toplamada başarısızlık (muff)[2]

Amerikan futbolunda oyuncunun puan vuruşu ya da başlama atışını güvenli şekilde alamadığında ortaya çıkan hatalı oyundur.

Toplam Enerji Harcaması (total energy expenditure)[1]

Gün içinde tüm normal aktiviteler sırasında vücudun işlevlerini sürdürmesi için gereken kalori miktarı. Metabolik sağlığın göstergesi.

Toplam (Weightlifting) (total)[2]

Halter müsabakasında snatç ile clean&jerk'teki en iyi başarılı kaldırışların toplamıdır. Nihai puanlama belirler.

Toprak pist (dirt track)[1]

Çakıl ve toprak karışımı yarış pisti. Bu zemin, at ve motosiklet sporlarında hızı etkiler.

Topspin pas (Setting) (setting)[2]

Voleybolda iki el üstten yapılan pas tekniğidir. Hücum oyuncusunun atış yapması için top hazırlanır.

Topuk apofiziti (calcaneal apophysitis)[1]

Tekrarlanan topuk vuruşları iltihap yaratır. Koşu veya destekleyici olmayan ayakkabılarla spor yapmak ağrıyı artırır.

Topuk Pas / Vuruş (back heel)[2]

Topuk kullanılarak yapılan pas veya şut hareketi. Futbolda sürpriz oyun tekniği olarak kullanılır.

Topuk (Golf Kulübü Parçası) (heel)[2]

Golf kulübü başının oyuncuya en yakın alt parçasıdır. Darbe açısını etkiler.

Topun girişi (put-in)[2]

Rugby'de: 1. Topun scrama sokulması, 2. Bunu yapma hakkı. Maçın yeniden başlatılması için gereklidir.

Topu İleri Sürme (knock on)[2]

Rugbyde oyuncunun topu eli veya kolu ile ileri yöne bırakması. Kural ihlali sayılır.

Top geri kazanma (recycle)[2]

Rugby'de topu kaybettikten sonra mücadele durumundan sonra tekrar mülkiyet sağlama. Oyun akışında önemli bir beceridir.

Top tutma (water polo) (hold)[2]

Su polosunda topu kaldırma, tutma, üstüne veya altına el koyma ya da suya bastırma hareketi. Oyun tekniği.

Top Vuruş Aleti (bat)[1]

1. Kriket, masa tenisi, beyzbol gibi sporlarda topu vurmak için kullanılan değişken şekilli alet. 2. Ağır değnek ya da ahşap sopa. 3. Krikette vuruş yapan oyuncu (Batsman).

Top ve yuva eklemi (ball-and-socket joint)[1]

Kalça gibi yuvarlak kemik ucunun çukur bir alana oturduğu bir eklemdir. Bu yapı geniş hareket aralığı sunar.

Tortikolis (torticollis)[1]

Kas çevresindeki şişkinlikten kaynaklanan boyun sertliği ve deformitesi. Akut boyun yaralanmasında görülür.

Touchdown (touchdown)[1]

Amerikan futbolunda rakibinin gol çizgisinin arkasında topu tasıyarak kazanılan 6 puanlık puan. Ragbide ise top yerde kontrol edilerek kazanılan çalışma.

Tökezleme (trip)[2]

Ayağı bir şeyde takılıp sendeleyerek düşme hareketidir. Yaralanma riskini taşır.

Trabekula (trabecula)[1]

Bir organı veya kemik dokusunu bölümlere ayıran sert doku şeridi. Kemiklerde kafes benzeri yapı oluşturur.

Trailing (İz takibi) (trailing)[2]

Görme engellilerin başkası tarafından hafifçe dokunularak yönlendirilme tekniğidir. Güvenli ve bağımsız hareket sağlar.

Trail (sürükleme) (trail)[2]

Bowlsta bir bowl fişi düzgün vurduğunda onu hareket ettirerek sürüklemesi durumu.

Trampoline (trampolining)[1]

Trampolinde akrobatik hareketler yapma aktivitesi ve sporu.

Transfer listesi (transfer list)[1]

Başka takımlara transfer edilmeye hazır futbolcu ve ragbi oyuncularının listesi. Kulüpler bu listeyi kamuya açıklar.

Transfer (Takas) (transfer)[1]

Profesyonel futbolda oyuncunun başka bir klübe imza atması. Bir yerden başka yere geçmek veya birini başka tarafa göndermek anlamlarını taşır.

Transversal düzlem (transverse plane)[1]

Sagital düzleme dik açıyla gövdeden yatay geçen anatomi düzlemi. Hareket analizinde kullanılır.

Trapezium (trapezium)[1]

Bilekte baş parmağın altında bulunan sekiz küçük karpal kemikten biri. Çoğulu trapeziums ya da trapezia biçimindedir.

Trapezius (Trapezius kası) (trapezius)[1]

Arka boyun ve üst sırt bölgesinde yer alan üçgenimsi kas. Omuz kütlesini hareket ettirip başı arkaya çeker.

Trapezoid (trapezoid)[1]

İndis parmağıyla bağlantılı metakarp kemiğinin yakınında yer alan bilek kemiği. Dekstrin (sağ el) bölgesinde lokalize olur.

Trap atışı (tuzak atışı) (trapshooting)[2]

Hava mekanizması tarafından atılan kil hedeflere yapılan atıcılık sporu. Hareket hedefleme becerisi gerektirir.

Travma (trauma)[1]

1. Yaralanma ya da fiziksel hasar. 2. Şiddetli psikolojik şok ve olumsuz duygusal etkiye neden olan çok korkutucu olaylar. Spor yaralanmasının hem fizik hem psikik boyutu vardır.

Travma Oluşturmak / Yaralanmaya Neden Olmak (traumatise)[1]

Kişiye veya nesneye fiziksel hasar vermek. Sporda darbe, çarpışma veya kaza sonucu yaralanmaları ifade eder.

Travma / Hasar (insult)[1]

Vücuda verilen yaralanma veya buna neden olan zarar. Sporda sık karşılaşılan fiziksel hasar türüdür.

Trekker (trekker)[2]

Uzun ve zor yolculukları genellikle yürüyerek gerçekleştiren kişi. Dağ ve doğa sporları meraklısıdır.

Trekking (trekking)[2]

Çoğunlukla yürüyüş yaparak gerçekleştirilen uzun ve zorlayıcı doğa yolculuğu ve dağ yürüyüşü.

Triage / Acil müdahale önceliği (triage)[1]

Hasta veya yaralıları hastalığın/yaralanmanın ciddiyetine göre tedavi sırasına sokan değerlendirme sistemidir.

Triamsinolon (triamcinolone)[1]

Cilt, ağız ve eklem enflamasyonlarının tedavisinde kullanılan sentetik kortikosteroid ilaç.

Triathlon (triathlon)[1]

Üç farklı dalda yarışılan atletizm müsabakası. Genelde yüzme, bisiklet ve koşu branşlarından oluşur ve puanlar verilerek en iyi sporcuyu belirler.

Tricuspid valve (triküspit kapağı) (tricuspid valve)[1]

Kalbin sağ atriumu ile sağ ventrikülü arasında bulunan üç kapakçıklı giriş kapağı.

Trigeminal Sinir (Üçlü Sinir) (trigeminal nerve)[1]

Beşinci kafatası siniri; oftalmik, maksiler

Triple (üçlü vuruş) (triple)[2]

Beyzbolda oyuncunun üçüncü baza ulaşmasını sağlayan vuruş.

Tripsin (trypsin)[1]

Pankreas tarafından salgılanan protein sindirici enzim. Protein metabolizmasında role sahiptir.

Triseps (triceps)[1]

Üç parçadan oluşan ve tek bir tendonda birleşen kas. Özellikle üst kolun arka kısmında bulunur (triseps braşii).

Troklea (anatomik yapı) (trochlea)[1]

Tendonun üzerinden geçtiği kasnağa benzer oluklu yüzey yapısı. Kemiklerde sürtünmesiz hareket sağlar.

Trolox (Trolox)[1]

E vitaminin türevi antioksidan. Egzersiz sonrası kas hasarı ve oksidatif stresi azaltmaya yardımcı olur.

Trolox equivalent (Trolox eşdeğeri / TE) (Trolox equivalent)[1]

Vitamin E türevleri. Oksijen radikal absorbans kapasitesi testlerinde Trolox ile aynı antioksidan etkiye sahip.

Trombones (Dart) (Trombones)[2]

Dart oyununda bir turda atılan 76 puanlık skor. Spesifik bir sayı kombinasyonuna karşılık gelir.

Trombosit (platelet)[1]

Yaralanma sonrası hızla çoğalan ve kan pıhtılaşmasını sağlayan küçük kan hücresi.

Trombrin (thrombin)[1]

Kan pıhtılaşmasını başlatan kan proteini. Hemostaz mekanizmasında kritik rol oynar.

Tropomiyosin (tropomyosin)[1]

Kasın kasılmasını düzenleyen protein. Diğer proteinlerle etkileşerek kontraksiyon kontrolünü sağlar.

Trot (At Yürüyüşü) (trot)[2]

At sporlarında ata ait yavaşça bir hareket şekli. Atın bacakları çapraz olarak ikili gruplar halinde hareket eder.

Tsukahara (Tsukahara)[2]

Cimnastik atında atlet ata itmeden önce yarım tur dönüş yapan alet hareketi.

Tub pozisyonu (tub)[2]

Bacaklar bükülü ve birleşik, ayak ve dizler su yüzeyine yakın olan artistik yüzme pozisyonu.

Tuckman modeli (Tuckman model)[1]

Takım gelişiminin dört aşamasıdır: oluşturma, çatışma, normalizasyon ve performans. Takım dinamiğini açıklar.

Tur (tour)[1]

Bir spor takımının farklı lokasyonlarda oynadığı ardışık oyun veya turnuvalar serisi. Genellikle futbol ve kriket gibi spor dallarında uluslararası katılım sağlar.

Turboşarj (supercharger)[2]

Motor içine hava zorlayan yüksek güçlü fan sistemi. Motor gücünü artırır (motorsporlar bağlamında).

Turf toe (turf toe)[1]

Koşu veya zıplama sırasında başparmağın sürekli basınca maruz kalmasından kaynaklanan ağrıdır. Başparmak metatarsofalangeal ekleminde yaralanma meydana gelir.

Turna Pozisyonu (crane)[2]

Vücut geriye doğru uzatıldığı ve bir bacağın 90 derecelik açıyla öne çıktığı akrobasi pozisyonu. Denge ve kontrol gerektirir.

Turnout (bale) (turnout)[1]

Bir etkinliğe katılanların sayısı. Bale dansında kalça soketlerinden dışa doğru bacak rotasyonu anlamına gelir.

Tur (Devre) (circuit)[2]

Yol yarışında birden fazla geçilen parkurun tamamlanmasıdır. Toplam mesafeyi oluşturan birimdir.

Tutuş (Dövüş sporlari) (grappling)[1]

Wrestling ve martial arts gibi dövüş sporlarında rakibi kontrol altına almak için tutma ve bastırma hareketi.

Tutuş (holding) (holding)[1]

Bazı sporlarda rakibi kolu kullanarak yasak şekilde tutma veya engelleme. Ceza kuralları içinde müdür uygulanır.

Tuz kaybı (salt depletion)[1]

Aşırı terleme nedeniyle vücuttan tehlikeli düzeyde tuz kaybıdır. Kas zayıflığı ve kramp oluşturur.

Tükenme noktasına antrenman (training to failure)[1]

Bir egzersizi daha fazla tekrar yapmanın fiziksel olarak imkansız hale geldiği noktaya kadar yapma uygulaması.

Tükenmişlik (burnout)[1]

Stres ve aşırı çalışmadan kaynaklanan yorgunluk ve depresyon hali. Sporcularda performansı düşürür.

Tüm Kategoriler Skoru (all Events)[2]

Bowling sporunda sporcu tarafından tek, çift ve takım etkinliklerinde elde edilen toplam puan. Bowlerin genel performans düzeyini gösterir.

Türk hamamı (Turkish bath)[1]

Sıcak hava veya buhar ortamında özleme yapılan banyodur. Duş ve masaj uygulamalarıyla tamamlanır.

Tüy Ağırlık Kategorisi (featherweight)[1]

Profesyonel boksta ağırlığı 57,1 kg (126 libre) geçmeyen sporcu kategorisidir. Belirli kilo sınırlarına göre adil rekabet sağlanır.

Twintip (çift uçlu kayak) (twintip)[1]

Serbest kayak sporunda kullanılan, iniş kayağından daha geniş ve yumuşak olan kayak türü. Ön ve arka uçları kıvrılı olup ileri-geri hareket ve karmaşık hareketler yapılmasını sağlar.

Twister (gövde dönüşü) (twister)[2]

Kayakçının gövdesi bir yöne, kayakları diğer yöne döndürdüğü manevra. İleri teknik kontrolü sağlar.

Twist spin (Burulmalı döneş) (twist spin)[2]

Senkronize yüzmede yarı burulma ile sürekli dönüş hareket kombinasyonu. Hızlı uygulama gerektirir.

Two (two)[2]

Kriket'te orta ve bacak garde kıyafetinin deplasmani. Savunma pozisyonunun adlandırılması.

Two Fat Ladies (Dart) (Two Fat Ladies)[2]

Dart oyununda bir turda atılan 88 puanlık skor. İki 44'ün toplamından oluşur.

T-araba (Yedek Araç) (T-car)[2]

Takımın yedek aracıdır. Daha önce "Training car" olarak bilinip T harfi taşırdı.

T-bar (T-barı ski lifti) (T-bar)[2]

İki kayakçının T şeklindeki barın yanlarından tutunarak çekildiği teleferik sistemi.

tabla (board)[1]

Snowboard, sörf ve wakeboard gibi spor dallarında kullanılan düz ekipman. Genel anlamda sporcu tarafından ayaklarla kontrol edilen platform.

tahrik sistemi (drive train)[2]

Motor gücünü arka tekerleklere ileten ve motor, şanzıman, diferansiyeli içeren sistem. Araç performansını belirler.

takım kadrosu (squad)[1]

Aynı spor dalında veya takımda yer alan sporcu grubu. Antrenman ve müsabakalar için seçilmiş kişileri içerir.

takım sporu (team sport)[1]

İki veya daha fazla takımın rekabet ettiği spor dalı. Futbol, tenis ve hokey buna örnek verilebilir.

takip hareketi (follow through) (follow through)[1]

Top vurma, atma veya tekmeyi takiben kol veya bacak hareketinin temas noktasını aşan devamı. Teknik yeterliliğinin göstergesidir.

takla atma (tumble)[1]

Atletik veya jimnastik sıçraması, rulmanı ya da takla hareketi gerçekleştirme. Jimnastiklerin temel hareket paternlerindendir.

takviye alımı / supplementasyon (supplementation)[1]

Diyete vitamin, mineral vb. beslenme takviyeleri eklenmesi. Eksikliklerin giderilmesi hedeflenir.

talus (ayakkabı kemiği) (talus)[1]

Tarsal kemiklerin en üst kemiği. Bacakta tibia ve fibula ile, topukta kalkaneus ile bağlanır.

tamamı oynandı (boks) (distance)[2]

Müsabaka tam sayıda round'u tamamlandığında. Kapanma gidişine göre karar verilir.

tamamlayıcı tıp (complementary medicine)[1]

Akupunktur, bitkisel tedavi ve homeopati gibi bütünsel yaklaşıma dayanan terapi yöntemleri. Hastalık semptomlarından ziyade nedenlerine odaklanır ve hastalık önlemesine de ağırlık verir.

tanımlı kas (lean muscle)[1]

Cilt altı yağı tarafından gizlenmeyen belirgin kas yapısı. Düşük vücut yağ yüzdesinde kas tonifikasyonunun görülür hale gelmesidir.

taping (sporcu bantlaması / tape uygulaması) (taping)[1]

Sporcu sağlığı bantlarının vücut bölgelerine sarılması. Yaralanma önleme ve iyileşme desteklemede kullanılır.

taraftar taşkınlığı (hooligan)[1]

Çeşitli spor etkinliklerinde hak ihlali ve şiddete yönelen genç grupların agresif davranışı. Ciddi sosyal sorun oluşturur.

tarsal tünel sendromu (tarsal tunnel syndrome)[1]

Ayaktaki sinir sıkışması sonucu ağrı, karıncalanma ve yanma hissi meydana gelir.

tartı / ağırlık kontrolü (weigh-in)[1]

Boks gibi sporta sporcuların müsabaka kategorilerini belirlemek amacıyla tartıldığı resmi işlem. Adalet ve denli rekabet sağlanır.

taslak (NBA) (draft)[2]

NBA takımlarının yıllık olarak kolej veya yabancı oyuncuları seçme sistemi. Yeni oyuncu edinme yöntemidir.

tavşan yumruğu (rabbit punch)[2]

Boksda yasaklı olan boyun arka kısmına vurulan darbe. Ciddi beyin yaralanmasına neden olabilir.

tayt (tights)[1]

Boyun veya bel seviyesinden ayaklara kadar vücut hatlarını saran tek parça giysi. Dansçı ve akrobaların tercih ettiği kıyafettir.

taxis (taxis)[1]

Yer değiştirmiş vücut kısmını normal konumuna geri getirmek için yapılan manipülasyon. Fıtık gibi durumlarda uygulanır.

tehlike pozisyonu (güreşte) (danger position)[2]

Rakibin sırtının matle dik açıdan az mesafede konumlandığı durum. Sayı alınmaya müsait bir pozisyon türüdür.

tekme tahtası (kickboard)[1]

Yüzücünün tekme tekniği pratik yaparken batmamak için kullandığı şamandıra malzeme. Antrenman yardımcı ekipmanıdır.

teknik faul (technical foul)[1]

Basketbolda oyuncunun uygunsuz davranış, söz veya jestinden dolayı alınan ceza. Fiziksel temasa dayalı değildir.

teknik hata / teknik faul (technical fault, technical foul)[2]

Ağırlık kaldırmada hareketlerin yanlış sırasıyla yapılması. Spor kurallarında tanımlanmış hareket dizilişine uyulmaması cezalandırılır.

tekrarlayan ayak bileği burması (recurrent ankle sprain)[1]

Ligamentlerin gevşekliği nedeniyle birden fazla ayak bileği yaralanmasının meydana gelmesi. Kronik bir durum olarak, istikrarsız bir yapı oluşturur.

tek bacakla ziplama (hopping)[2]

Bir bacak kullanılarak vücudun zeminden fırlatıldığı lokomotor hareket şekli. Uyum ve denge gerektirir.

tek bacak takle (single leg tackle)[2]

Güreşte rakibi bir kollu takle ile yere serme hareketi. Bacaklardan birine odaklanılan düşürme tekniğidir.

tek taraflı kas (unipennate) (unipennate)[1]

Lifleri tek bir yanal tendonun bir tarafında uzanan kas yapısı. Kasılma gücü açısından etkili bir kas türüdür.

tek vuruş (hokey peyin cezalarında) (one-timer)[2]

Pası alıp aynı hareketle topu kaleye vuran teknik. Hızlı ve etkili bir atış biçimidir.

tek-kör test (single-blind testing)[1]

Araştırmacıların hangi katılımcıların supplement aldığını baştan itibaren bildiği kör test yöntemi. Çift-kör testten daha az sıkı kontrol sağlar.

telafi mekanizması (compensate)[1]

Vücut, hasar gören organın fonksiyonunu diğer sağlam bölümlerle karşılamak için yüksek seviye çalışmaya başlar. Ayrıca zayıf yönü maskemek için başka yeteneği vurgular.

telemetri (telemetry)[1]

Göğüs üzerine takılan elektrotlar ile sürekli kalp atış hızı ölçümü. Wireless veri aktarımıyla gerçekleştirilir.

temas sporları (contact sport)[1]

Oyuncular arasında fiziksel temas oyunun ayrılmaz parçası olan spor dallarıdır. Boks, rugbi, taekwondo buna örnek verilebilir.

temel amino asit indeksi (essential amino acid index)[1]

Protein kalitesini ölçen bir değer, yumurta proteinine göre toplam amino asit içeriğini gösterir. Bu indeks besin değerini belirler.

temel hareket (basic stroke)[2]

Çeşitli spor disiplinlerinde temel motor becerisini ifade eder. Atletik gelişimin başlangıcını oluşturur.

tempo manipülasyonu / hareket hızı kontrolü (tempo manipulation)[1]

Egzersiz tekrarlarının yapılış hızının kontrol edilmesi. Eksantrik ve konsantrik fazların süresini değiştirerek kas adaptasyonu arttırılır.

temsilci liderlik stili (delegative leadership style)[2]

Grup lideri karar verme yetkisini üyelere veren yönetim tarzı. Demokratik katılımı teşvik eder.

tendinit (tendon iltihabı) (tendinitis)[1]

Tendon iltihabı, özellikle spor yapıldıktan sonra. Tendon kılıfı iltihabıyla ilişkili olabilir.

tepeyi aşma (outjump the hill)[2]

Kayakta atlayış sporunun K noktasının ötesine sıçrama başarısı. Teknik beceri ve uzunluk performansının göstergesi.

tepe fitness (peak fitness)[1]

Sporcu için maksimum fitness seviyesi. Titiz ve yaralanmasız antrenman döneminin ürünü.

tepki süresi (reaction time)[1]

Uyaranın uygulanmasıyla ilk yanıtın başlangıcı arasında geçen zaman. Sinir sistemi hızlılığının ve sporcu reflekslerinin göstergesi.

terapötik besin (therapeutic food)[1]

Yaşlı veya hasta kişilerin beslenme desteği için kullanılan, besin değeri yüksek özel gıda ürünü. İhtiyaç duyulan vitamin ve mineralleri içerir.

terapötik kullanım muafiyet / TKM (therapeutic use exemption)[1]

Tıbbi gerekçeyle yasaklı maddesi kullanma izni. Sporcu hastalığı tedavi etmek için yasaklı ilaç kullanabilir.

terbutalin (terbutaline)[1]

Beta-agonist ilaç; emfizem ve astım gibi akciğer bozuklukları tedavisi için hava yollarını açar.

terleme elbisesi (sweat suit)[1]

Sıcak hava koşullarına adaptasyonu sağlamak için egzersiz sırasında giyilen yarı veya tamamen geçirgen kıyafet.

termoréseptör (thermoreceptor)[1]

Sıcaklığı algılayan duyusal sinir ucu. Vücut ısı dengesinin sinirsel kontrolünü sağlar.

ters crunch (reverse crunch)[1]

Omuzlar yerine bacakların kaldırıldığı karın egzersizi. Alt karın kaslarını hedef alan varyasyondur.

ters dalışlar (inverse dives) (inverse dives)[2]

Geriye doğru bir pozisyondan öne doğru sarılarak yapılan dalış hareketleri. Sualtı sporlarında ileri seviye tekniklerdir.

ters hunch (reverse lunge)[1]

Bir bacağın vücudun arkasına doğru uzatıldığı lunge çeşidi. Ön bacak güçlenmesi hedeflenir.

ter üretimi (hydropoeisis)[1]

Vücut tarafından ter salgılanması. Termoregülasyon ve ısı kaybı mekanizmasının fizyolojik işlemidir.

testis küçülmesi (testicle shrinkage)[1]

Anabolik steroid kötüye kullanımının yan etkisi. Doğal testosteron üretimi azalır ve testis boyutu küçülür.

tetik noktası (trigger point)[1]

Tekrarlanan strese maruz kalan ve ağrılı, aşırı duyarlı kas bölgesi. Miyofasyal ağrı sendromu nedenidir.

tıbbi gıda (medical food)[1]

Tıbbi gözetim altında özel beslenme gerektiren hastalara verilen işlenmiş gıda. Terapi ve rehabilitasyon amaçlıdır.

tıkama (off)[2]

Yarış arabasının pistten çıkması olayı. Motor sporlarında kontrolü kaybedilme anlamı taşır.

tıkanıklık (obstruction)[1]

Damar veya geçidin kapanması. Kan akışını engeller veya geçişi bloke eder.

tıp topu (medicine ball)[1]

İnsanların birbirlerine fırlatarak güç antrenmanı yaptığı ağır top. Plyometrik ve fonksiyonel antrenmanın bir aracıdır.

tırmanış duvarı (climbing wall)[2]

Dağcılık antrenmanı için el ve ayak tutuşları yerleştirilmiş özel inşa edilmiş yapay duvar.

tibia (ön kemik) (tibia)[1]

Diz ile ayak bileği arasında bulunan bacağın iki uzun kemiğinden daha büyük olanı. Baldır kemiği olarak da bilinir.

tissue (doku) (tissue)[1]

Vücudun oluştuğu madde türü. Cilt, kas ve sinir dokularının hepsi bunu örnek oluşturur.

toe loop (ayak döngüsü) (toe loop)[2]

Buz patinajında kayakçının aynı arka dış kenarından kalkış yapıp iniş yaptığı zıplama. Temel teknik hareketlerdendir.

toparlanma süresi (recovery time)[1]

Egzersiz sonrası nabzın dinlenme seviyesine dönüş süresi. Fiziksel dayanıklılığı ölçen bir göstergedir.

toplam futbol (total futbol) (total football)[1]

Oyuncuların pozisyonlarının değişken olduğu ve saldırı stratejisinin esnek konumlandırılara dayandığı oyun tarzıdır. 1970'li yıllarda Hollanda milli futbol takımı tarafından geliştirilmiştir.

toplam skor (aggregate)[2]

İki veya daha fazla sporcu ortaklığında ya da birden fazla tur oynandığında elde edilen toplam puanlar.

topla ayarlamacı (setter)[2]

Voleybolda takım arkadaşının spike atması için topu yapı set eden oyuncudur.

top elçisi (top hırsızı) (ball hog)[1]

Takım sporlarında topu kontrol edip diğer oyunculara oynama şansı vermeyen oyuncu. Takım işbirliğini olumsuz etkiler.

top saplanması (golfta) (plug)[2]

Golf topunun ıslak zemine veya kuma gömülmesi. Oyun kurallarında özel müdahale hakkı tanınan bir durumdur.

tork (döndürme kuvveti) (torque)[1]

Bir nesneyi döndürmesi için bir kaldıraca uygulanan kuvvet. Rotasyonel hareket ve açısal ivmeyi oluşturur.

touché (değdi) (touché)[2]

Eskrim'de rakibi değdirme veya vuruş yapıldığını kabul eden ses ifadesidir.

training programme (antrenman programı) (training programme)[1]

Sporcuyu yarışmaya hazırlamak için sistemli egzersiz planlması. Hedefleri belirlenmiş ve koordine edilmiş program.

tramplen (springboard)[1]

Dalgıçların yüksek atlayış yapması veya cimnastikçilerin sıçrayarak atlama hareketlerine hazırlık için kullandıkları esnek tahtadır.

trampolin (trampoline)[1]

Yatay çerçeveye yaylarla bağlanan çoğunlukla kanvas örtü. Jimnastik ve rekreasyonda atış ve sıçrama hareketleri için kullanılır.

transfer ücreti (transfer fee)[1]

Profesyonel futbolcu veya ragbi oyuncunun sözleşmesi bitmeden başka kulübe transfer edildiğinde ödenen para. Profesyonel sporta ait hukuki ve ticari düzenleme.

transgenik (transgenic)[1]

Başka bir türden genetik materyal aktarılan organizmayı veya bu aktarım tekniğini tanımlamak için kullanılan terimdir. Genetik modifikasyon yöntemleri ile gerçekleştirilir.

trans yağ asitleri (trans fatty acids)[1]

Bitkisel yağların margarinin yapımında hidrojenizasyonu sırasında oluşan doymuş yağlar. Kolesterol seviyesini artırdığı için sağlık riski taşır.

treadmill testi (treadmill test)[1]

Koşu bandında oksijen tüketimi ölçülen kardiyovaskül fitness testi. Aerobik kapasite ve kalp sağlığı değerlendirilir.

trial sportu (trial sport)[2]

Özel süspansiyonlu motosikletlerle çevik manevra ve teknik becerilerin test edildiği motorsiklet yarışması. Zorluk derecesi yüksektir.

tribün (grandstand)[1]

Spor stadyumu veya hipodromda seyirciler için çatılı oturma platformu. Genellikle merdivenli sıra şeklindedir.

trick bisikletçilik (trick cycling)[2]

Bisiklet sporunda akrobatik şekilde kıvılcım yapılması. Teknik beceri ve dengeyi gösteren performans disiplini.

triseps indiş hareketi (triceps pushdown)[1]

Ön kollar bel hizasında yatay tutularak dirençe karşı aşağıya doğru itilerek dikey pozisyona getirilen egzersiz. Triseps kasını etkili şekilde çalıştırır.

triseps tendiniti (triceps tendonitis)[1]

Tekrarlı atış hareketlerinden kaynaklanan, triseps kasını dirsek ile bağlayan tendonda meydana gelen zorlanma.

trofik (trophic)[1]

Beslenme, sindirme ve büyüme ile ilgili özellikleri tanımlar. Doku ve organ metabolizmasını ifade eder.

trohlear sinir (trochlear nerve)[1]

Dördüncü kranyal sinir, göz kaslarının kontrolünü sağlar. Göz hareketlerinde önemli rol oynar.

trokanteri (trochanter)[1]

Femur (uyluk kemiği) üst ucunun iki yanında bulunan kemiksi çıkıntılar. Kas bağlantı noktaları olarak işlev görür.

troponin (troponin)[1]

Kas kasılmasında rol oynayan protein kompleksidir.

tuck (kıvrım pozisyonu) (tuck)[1]

Atlama ve dalış gibi spor branşlarında kullanılan kompakt vücut pozisyonu. Dizler göğse çekilir, kollar kaval etrafında tutulur.

turda geçme (yüzme/koşu sporlarında) (swimming pool)[1]

Rakibi en az bir tur kadar geride bırakarak parkurda sollamak. Atletizm ve yüzme yarışlarında geçerli bir manevradır.

turk (teknik) (turk)[2]

Güreşte rakibe karşı uygulanan; kolun veya bacağın bükülüp kaldırılmasını içeren tutuş tekniği.

tutma bandı (kaykay) (griptape)[2]

Kaykay tahtasına yapışan pürüzlü bant. Ayak tutunmasını ve kontrol gücünü artırır.

tuz (salt)[1]

Yemek tuzlandırma ve saklama için kullanılan, sodyum klorürden oluşan küçük beyaz kristaller. Bir asit ile bazın nötrleştirilmesinden oluşan herhangi bir kristal madde.

tüplü dalış (scuba diving)[1]

Sırtında taşınan basınçlı hava tankı ve ağızlık kullanarak sualtında yapılan dalış sporu.

tüy vurması (feather)[2]

Batsmen tarafından topa çok hafif ucu değdirme. Cricket'te minimal temas ile yapılan teknikdir.

U

Uçak Hastalığı (airsickness)[2]

Uçağın hareketi nedeniyle oluşan bulantı ve baş dönmesi semptomları. Uzun mesafeli spor turlarında sporculara sık rastlanan fizyolojik rahatsızlık.

Uçan Bitiş (flying finish)[2]

Otomotiv sporlarında aracın hızlı hareket halinde finish çizgisini geçmesi. Hız endüstrisinde kullanılan bir terimdir.

Uçurtma sörfü (kitesurfing) (kitesurfing)[2]

Sörftahtasına bağlı uçurtma ile su üzerinde yapılan spor. Rüzgar ve dalga kontrolü gerektirir.

Uçurtma (kite) (kite)[2]

Hafif çerçeveye gerilen kumaştan yapılmış, genellikle hilal şeklinde büyük cihaz. Su sporlarında rüzgâr gücünü kullanan donanım.

Uçurum Atlaması (cliff jumping)[2]

Kayalar veya yüksek noktalardan suya atlanarak gerçekleştirilen ekstrem spor dalı. Risk faktörü yüksektir.

Uçuş Fazı (flight phase)[2]

Serbest uçuş durumunda olan harekette ayakların zeminden ayrı olduğu dizi. İtme ve iniş arasındaki hava süresini kapsayan dönem.

Uçuş Hareketi (Flyes) (flyes)[1]

Her iki elde ağırlık tutarak, kollar yatay pozisyonda öne arkadan yan tarafa hareket ettirme egzersizi. Göğüs kaslarına yoğun etki yapar.

Uçuş Süresi (flight period)[2]

Vücudun zemin temas etmediği zaman dilimi. Atlama ve sıçrama hareketlerinde kritik bir parametredir.

Uç şutu (tip kick)[2]

Futbolda ayağın ucuyla direkten vurulmuş şut. Yükseklik kontrolü zordur.

Udekime-nage Uke (udekime-nage uke)[2]

Aikidoda kullanılan bir dış kol kilidi atışıdır. Saldırganın kolunu kilitleyerek onu dengesinden çıkartır.

Ulnar Nöropati (ulnar neuropathy)[1]

Bileklere tekrarlı stres sonucu elin ve bileklerde uyuşma ve şinşi hissi. Bisikletçilerde sık görülen bir durumdur.

Ultimate Frisbee (Ultimate Frisbee)[1]

Amerikan futbolu, netball ve rugby kurallarını birleştiren Frisbee oyunu. Dokuz kişili takımlar arasında oynanan dinamik bir spor.

Ulusal Olimpik Komite (National Olympic Committee (NOC))[2]

Ülkede olimpik hareketin ve spor faaliyetlerinin geliştirilmesinden sorumlu resmi kuruluş.

Ulusal şampiyonalar (nationals)[1]

Ülkeden gelen katılımcıların tümünün yer aldığı spor yarışması.

Uluslararası müsabaka (spor müsabakası) (international)[1]

İki veya daha fazla ülke temsilcileri arasında yapılan spor yarışması. Milli takım sporcusu da bu terimi ifade eder.

USYSA (USYSA)[2]

Amerika Gençlik Futbol Birliği. Ülkede 19 yaşın altındaki oyuncuların futbol faaliyetlerini düzenleyen resmi kuruluş.

Ustalık Odaklı Başarı (sport mastery)[2]

Sporcunun beceri geliştirme ve kişisel iyileşmeye odaklandığı başarı davranışı türü. Harici rekabetin yerine içsel motivasyon ön plandadır.

Uyanıklık (alert)[1]

Uyanıklık, çevresine akıllıca ilgi gösteren bir kişinin bilinç durumunu tanımlar. AVPU ölçeğinde, sözel yanıt verme ve ağrıya tepkiyi içerir.

Uyaran / Stimulus (stimulus)[1]

Bir kişide veya vücut bölgesünde reaksiyon oluşturan etki. Hareket, ışık veya ses uyaran örnekleridir.

Uyarıcı madde (stimulant)[1]

İlaç gibi vücut organı veya bölümünün aktivitesinde geçici artış sağlayan maddedir. Spor performansında yasaklı kullanılan ürünlerdir.

Uyarılabilir (excitable)[1]

Sinir veya dokunun uyarıya yanıt verebildiği durumdur. Bu özellik kas kasılmalarını tetikler.

Uyarılma (arousal)[1]

Performansı tetikleyen bir uyarımdır. Sporcularda motivasyonu artırır.

Uyarlanabilir (adaptable)[1]

Bir sporcu yeni ortamlara veya koşullara kolayca uyum sağlar. Bu özellik, antrenmanlarda farklı amaçlara göre değişiklik yapmayı mümkün kılar.

Uyarlanabilir çalışma (adaptive work)[1]

Yüksek sıcaklık veya irtifa gibi koşullara alışma egzersizidir. Bu çalışma, spor adaptasyonunu geliştirir.

Uyarlanmış Beden Eğitimi (adapted physical education)[2]

Geleneksel beden eğitiminde farklı yeteneğe sahip bireylere uygun değişiklik ve ayarlamalar yapılan eğitim. Engelli sporculara yönelik programları kapsar.

Uyarma (excite)[1]

Bir organ veya dokunun aktivitesini artırır. Spor antrenmanlarında kas performansı için tetiklenir.

Uydu Hücresi (Satellite Cell)[1]

Kas liflerinin dışında bekleyen ve hasar ya da yoğun egzersiz sonrasında aktive olan kas kök hücresidir. Antrenman sonrası kas tamiri ve büyümesinin anahtarıdır; aktive olduğunda çoğalarak mevcut kas liflerine eklenir veya yeni lif oluşturur. Uydu hücre aktivasyonu, kas hipertrofisinin temel biyolojik mekanizmasıdır.

İlgili: Miyofibriler Hipertrofi, Sarkomere, Miyozin Ağır Zinciri

Uygulamalı psikoloji (applied psychology)[1]

Uygulamalı psikoloji, teorileri gerçek durumlara uyarlar. Spor eğitiminde veya tıbbi ortamlarda performansı geliştirir.

Uygulamalı spor psikolojisi (applied sports psychology)[1]

Genel teorileri sporculara uygulayan bir psikoloji dalıdır. Bireysel gelişimi destekler.

Uyku ve Toparlanma (Sleep and Recovery)[1]

Uyku, antrenman uyumlarının büyük bölümünün gerçekleştiği ve büyüme hormonu ile IGF-1 salgısının zirveye ulaştığı dönemdir. Yetişkin sporcular için gecelik 8-9 saat, yüksek antrenman yükü dönemlerinde 9-10 saat uyku önerilir. Kronik uyku kısıtlaması performansı, bağışıklık işlevini ve bilişsel kapasiteyi bozar; HRV düşüşü ile erken tespit edilebilir.

İlgili: Süperkompanzasyon, Kalp Atım Değişkenliği, Aşırı Antrenman Sendromu

Uyluk (thigh)[1]

Bacağın üst bölümü; diz ile kasık arasındaki kısım.

Uyluk desteği (thigh support)[1]

Uyluk destekleme ve yaralanma önleme ya da rehabilitasyon amaçlı kullanılan elastik sarı. Sporcu tarafından vücut üzerine uygulanır.

Uyumlanma (acclimatisation)[1]

Vücudu ısı veya irtifaya yavaşça alıştırmaktır. Bu süreç sporlarda performans artışı sağlar.

Uyumlu direnç (accommodating resistance)[1]

Hareketin tüm aşamalarında maksimum kuvvet uygulanmasını sağlar. Özel makinelerle gerçekleştirilir.

Uyum ilkesi (accommodation principle)[1]

Bir spor öğrenilirken genel fitness ve güç geliştirilir. Bu temel, beceri edinimini hızlandırır.

Uyuşturucu bağımlısı (dopehead) (dopehead)[1]

Uyuşturucu bağımlısı, düzenli ilaç kullanımıyla bağımlı hale gelir. Bu durum, zihinsel ve fiziksel sağlığı bozar.

Uzanış (Eskrim) (development)[2]

Atış sırasında kılıç kolunun tamamen açılması hareketi.

Uzatma periyodu (overtime period)[2]

Güreşte zaman bittiğinde skorun eşit olması veya hiçbir tarafın 3 puan alamaması durumunda ek tur. Maçın kazananını belirlemek için yapılır.

Uzun Atlama (long jump)[1]

Koşu başlangıcından kum havuzuna uzaklık sıçrayan atletizm disiplini. Yatay sıçrama mesafesi ölçülür.

Uzun bacak pozisyonu (long leg)[2]

Krikte, batsman'ın bacak tarafında sınır çizgisinin arkasında konumlanan bir savunma pozisyonudur.

Uzun Dönem Sporcu Gelişimi (LTAD) (Long-Term Athlete Development, Long-Term Player Development)[2]

Sporcuların yaş ve gelişim aşamalarına göre sistematik antrenman modelini açıklayan yapı. Yetenek gelişimini optimize eder.

Uzun Pistte Hız Yarışı (long-track racing)[2]

1.000 metreyi aşan pistlerde, daha büyük motosikletlerle sekiz yarışçıdan oluşan heatlerde yapılan yarıştır.

Uzun Süreli Motor Belleği (long-term motor memory)[2]

Saatler, günler veya haftalar sonra bir hareketi hatırlama, tanıma ve geri çağırma yeteneği. Motrik öğrenmenin dayanıklılığını gösterir.

Uzuv kesimi (amputate)[1]

Cerrahi işlemle uzuv veya eklem çıkarılır. Spor yaralanmalarında işlev kaybını önlemek için uygulanır.

uçak sporu (hava sporu) (flying sport)[2]

Paraşüt, yamaç paraşütü, deltaplane gibi uçak cihazlarıyla yapılan tüm spor faaliyetleri.

uçan sökülüş (jimnastik) (flyaway)[2]

Jimnastikçinin bardan sallanarak atladığı ve geriş flip yaptığı sökülüş tekniği. İleri seviye beceridir.

uçuş (flying)[2]

Havada özgürce hareket etme durumu. Bazı sporlarda belirli fiziksel ve hareket deneyimleri uçuş içinde gerçekleştirilir.

uçuş oturuş döndürmesi (flying sit spin)[2]

Artistik patinajda atlama ile başlayan ve oturuş pozisyonunda devam eden kombinasyon hareketi. İleri teknik seviyesi gerektiren figür.

ude garami (ude garami)[2]

Rakibin kolunu hareketsiz bırakan dirsek tutmasıdır. Dövüş sanatlarında temel kilit tekniktir.

ulna (ulna)[1]

Dirsek ile bilek arasındaki ön kolda yer alan iki kemikten daha uzun ve içte olanı. Ön kol stabilitesinde önemli yapı.

ulnar collateral ligament sprain (ulnar kolateral bağ burkulması) (ulnar collateral ligament sprain)[1]

Başparmağın aşırı fleksiyonundan kaynaklanan ağrı ve hareket kısıtlanması. Dirsek iç bölgesinde oluşan sprain.

ulnar siniri (ulnar nerve)[1]

Boyundan dirseğe uzanan, ön kol kasları ve bazı parmak kaslarını innerve eden sinir.

ultrason tedavisi (ultrasound treatment)[1]

Yaralanmış kas ve yumuşak dokuya ses dalgaları göndererek ısı üreten tedavi yöntemi.

uyarı (caution)[2]

Hakem veya jüri tarafından sporcu kuralını ihlal ettiğinde gösterilen işaret. İkinci uyarı diskalifiye ile sonuçlanır.

uyarı-tepki bağlantısı (S-R connection)[1]

Psikolojide uyarıcı ile verilen cevap arasındaki ilişki. Spor performansında reaksiyon zamanını etkiler.

uyarlanabilir antrenman (adaptive training)[1]

Sporcunun gücü veya becerisi arttıkça zorluk seviyesi yükselen bir eğitim yöntemidir. Bu yaklaşım ilerlemeyi optimize eder.

uyarmak (elicit)[1]

Bir hareketle tepkiyi tetiklemek, örneğin ağrılı bir uzuvu germektir. Bu yöntem yaralanma kaynağını belirler.

uzak direk (far post)[2]

Futbolda topun bulunduğu yöne en uzak noktadaki kale direği. Kalecinin kurtarması zor olan şutlar bu tarafa gider.

uzanmış duruş (layout)[2]

Dalış pozisyonunda sporcu ömrü vücut ve bacakları düz, ayaklar bitişik tutulur. Sert ve kontrollü bir dış dalış tekniği.

uzatma bandı / elastik bant (stretchband)[1]

Kas esnetme ve esneklik çalışmasında kullanılan yumuşak elastik ekipman.

uzatma süresi (extra time)[1]

Maç sonunda skorlar eşitse belirli bir süre daha oynanması. Kesin sonuç belirlemek amacıyla uygulanır.

uzunluk (at yarışı) (length)[2]

Köpeğin vücut uzunluğu. Yarış hayvanları arasındaki mesafeyi belirtmek için kullanılır.

uzun demir (long iron) (long iron)[2]

Golf'te uzun mesafe vuruşları için kullanılan 1-4 numaralı demir sopalar. İleri atışlarda tercih edilir.

uzun kemik (long bone)[1]

İç holluk (kemik iliği) taşıyan ve eklemi oluşturan uzun yapılı kemik. Bacak ve kolun ana taşıyıcı iskelet bölümü.

Ü

Üçgenimsi fibrokartilaj kompleksi (triangular fibrocartilage complex)[1]

Elin çıkıntıya bağlayan bileğin altındaki (küçük parmak altında) ligament ve kıkırdak seti. Burulmalara karşı zayıftır.

Üçlü Atlama (Triple Jump) (triple jump)[1]

Atletizmde, kısa koşu sonrası üç ardışık atlama yapılan olay. Bir bacağa, öteki bacağa, ardından her iki ayağa iniş sırasında gerçekleştirilir.

Üçlü oyundan çıkartma (triple play)[2]

Savunma oyununda üç oyuncunun peş peşe oyundan çıkarıldığı savunma hareketi. Beyzbolda nadir görülen oyundur.

Üçlü sıçrama (triple jumps)[2]

Figür ve paten sporlarında üçlü dönüş yapılan sıçrama. Teknik zorluk taşır (paten sporlarında 3,5 dönüş).

Üçüncü sayfa savunmacısı (third baseman)[2]

Beysbolda üçüncü baz yakınına konumlandırılan hakim. İçeri koşuları durdurmakla görevlidir.

Üçüncü (curling) (third)[2]

Curling takımında üçüncü oyuncu. Genellikle skip'in yardımcısı konumundadır.

Üç başlı kol kası (triceps brachii)[1]

Üst kolun arka kısmında yer alan kas. Ön kolu uzatma hareketinde görev alır.

Üç feet çizgisi (Racquetball) (three-foot line)[2]

Servis kutusunda yan duvara üç feet uzaklıktaki çizgi. Servisin yönünü sınırlayan işaret.

Ülke içi sporları (spor türleri) (cross-country)[1]

Koşu, bisiklet veya yarış gibi yollardan sapan açık hava sporları. Doğada yapılır.

Ülser (ulcer)[1]

Deri veya mukoz membran üzerinde oluşan, enflamasyonlu ve iyileşmesi güç açık yara. Enfekte hale gelmesi ve ciddi komplikasyonlar oluşturabilir.

Üstbilişsel (Metakognitif) (metacognitive)[1]

Kendi performansı izleme ve gözden geçirme yeteneği. Sporcunun antrenman sırasında kendi hareketlerini değerlendirmesi anlamına gelir.

Üstten kavrama (Ağırlık kaldırma) (overhand grip)[2]

Avuç içleri geriye bakan pozisyonda tutma tutuşu.

Üstünlük Atağında Gol (power play goal)[2]

Bir takımın sayısal üstünlüğü sırasında attığı gooldür. (İce Hockey)

Üstün başarılı sporcu (overachieving athlete)[2]

Yüksek motivasyonlu, özü-disiplinli ve başarıya adanmış yarışmacı. Psikolojik özellikleri dışsal faktörlerden bağımsız performans gösterir.

Üst pozisyon (top position)[2]

Güreşin par terre durumunda diz üstü oturan ve rakibinin sırtında eller bulunduran güreşçinin konumu.

üç vuruşta nefes alma (triple stroke breathing)[2]

Serbest yüzmede sporcu her üçüncü kol vurușunda soluk almasını sağlayan teknik. Solunumun dengeli dağılımını amaçlar.

üre (urea)[1]

Karaciğerde fazla amino asitlerden üretilen madde. Böbrekler tarafından idrarla vücuttan atılır.

ürik asit (uric acid)[1]

Vücuttaki nitrojenlı atık ürünlerden oluşan kimyasal bileşik. Gut hastalığında eklemlerde kristal oluşturur.

ürokinaz (urokinase)[1]

Böbreklerde oluşan, kan pıhtısını çözme işlemini başlatan enzimdir. Trombolojide kritik bir role sahiptir.

ürperme (kalp sesi anormalliği) (murmur)[1]

Türbülan kan akışından kaynaklanan, kalp, akciğer veya arterlerden gelen yumuşak tırıl tırıl sesi.

üstün sayı oyunu (powerplay)[2]

Buz hokeyinde bir takımın sayı olarak üstün olduğu oyun avantajıdır. Skora doğrudan etki eder.

üst atlayıcı (longer) (longer)[2]

Atlı vaultingde at üzerinde jimnastik hareketleri yapan sporcu öncülüğünde, atın etrafında rehberlik eden kişi.

V

Valgus (valgus)[1]

Kemik veya vücut bölgesinin vücudun orta hattından dışa doğru bükülmüş ya da çarpılmış konumu ya da durumu. Diz valgus deformitesi örneğidir.

Vals Atlaması (waltz)[2]

Ön dış kenar çizgisinden kalkış yapan ve yarım devir gerçekleştirip inen atlama. Buz pateni tekniğidir.

Vanadyum (vanadium)[1]

Vücuttaki enzimleri aktive eden gerekli mineral. Bazı spor performans ürünlerinde takviye olarak bulunur.

Vaskülarite (vascularity)[1]

Damarların göze çarpan şekilde görülmesi. Vücut geliştirmede estetik bir hedef.

Vasoinhhibitör (vasoinhibitor)[1]

Kan damarlarının daralması ve genişlemesini kontrol eden sinirlerin aktivitesini azaltan kimyasal madde. Kan basıncı düzenlemesinde yer alır.

Vasomotor sinir (vasomotor nerve)[1]

Kan damarlarının duvarında bulunan ve damar çapını kontrol eden sinir lifti. Kan akışını düzenler.

Vasovagal Sendromu (vasovagal syndrome)[1]

Vagus sinirinin uyarılması sonucu meydana gelen düzensiz veya yavaş kalp ritmi. Senkop (bayılma) ile sonuçlanabilir.

Velodromen eğimi (banking)[2]

Bisiklet velodrom pistinin eğimli yüzeyi. Dönüş hızını artırarak performans iyileştirir.

Venöz Dönüş (Venous Return)[1]

Vücudun çeşitli bölgelerinden kalbe geri dönen kan akışının miktarıdır. Egzersiz sırasında kasların pompalama etkisi, nefes hareketleri ve damarların büzülerek kanı merkeze yönlendirmesi sayesinde venöz dönüş artar. Bu artış, atım hacmini ve dolayısıyla kardiyak debiyi besleyen temel mekanizmadır.

İlgili: Atım Hacmi, Kardiyak Debi, Egzersizde Kardiyak Hipertrofi

Ventilasyon (ventilation)[1]

Havanın akciğerlere giriş-çıkışı süreci. Mekanik ventilator, kendi kendine nefes alamayan hastalarda kullanılır.

Ventilatüvar eşik (VT) (VT)[1]

Ventilasyonun orantısız arttığı yoğunluk. VT1≈LT1, VT2≈LT2. Kan almadan eşik belirlemek için kullanılır

Ventrikül hipertrofisi (ventricular hypertrophy)[1]

Genellikle sol ventrikülün yüksek kan basıncı veya aşırı egzersizden kaynaklanan büyümesi. Kalp boşluğunun genişlemesidir.

Verimlilik (efficiency)[1]

Verimlilik, fiziksel hareketlerde gereksiz çabayı en aza indirir. Bu kavram, spor eğitiminde enerji tasarrufunu ölçer.

Vert (Yarım borunun kenarı) (vert)[2]

Skatboardde yarım boru kenarında sporcu'nun havada akrobasi gösterdiği etkinlik. Hava becerisi sergilemeleri.

Vestibüler Aparat (vestibular apparatus)[2]

Her iki iç kulakta yer alan denge organıdır. Labyrentin içinde bulunur ve vücudun denge sistemini kontrol eder.

Vestibülokoklear sinir (vestibulocochlear nerve)[1]

Sekizinci kafa siniri olup işitme ve denge fonksiyonlarını düzenler. Akustik sinir veya işitme siniri adlarıyla da bilinir.

Vinkulum (vinculum)[1]

Doku bandı özellikle ligamenttir. Yapısal bağlantı sağlar.

Vitamin (vitamin)[1]

Vücudun sentez edemediği, çoğu besinlerde bulunan ve sağlıklı yaşam için gerekli organik maddelerdir. A, B, C, D gibi türleri vardır. Enerji metabolizması, kemik sağlığı ve bağışıklık sisteminde rol oynarlar.

Vitellin (vitellin)[1]

Yumurta sarısında bulunan protein türüdür. Beslenme kaynağı olarak önemlidir. VO2Max ise egzersiz sırasında aerobik metabolizma için maksimum oksijen alınımını gösterir.

VO₂ Maks Testi (VO2max Test)[1]

Bireyin maksimal oksijen tüketimini doğrudan ölçmek için koşu bandı veya bisiklet ergometresi üzerinde gerçekleştirilen, yoğunluğun kademeli olarak artırıldığı ve bitkinliğe kadar sürdürülen egzersiz testidir. Solunum gazları (VO2 ve VCO2) nefes nefese analiz edilir; VO2'nin platoya ulaşması maksimal kapasiteye ulaşıldığının göstergesidir. Aerobik kondisyonun altın standardı olarak dayanıklılık sporunda referans kabul edilir.

Birim: ml/kg/dk (ml O2 / kg vücut ağırlığı / dakika)  |  İlgili: VO2maks, Solunum Eşiği, Egzersiz Ekonomisi Testi

VO₂ maks[1]

Vücudun egzersiz sırasında kullanabileceği maksimum oksijen (ml/kg/dk). Dayanıklılık performansının tavanı

→ İlgili makale

Voleyball vuruşu/Vole (volley)[1]

Topun yere düşmeden vuruşu. Tenis, futbol gibi sporlarda yapılır.

Vuruş (drive)[1]

Topa güçlü bir şekilde vurma hareketidir. Golfte uzun mesafe, basketbolda çembere doğru yapılır.

Vuruş bölgesi (wheelhouse)[2]

Beysbolda atıcının topu rahat gücüyle vurduğu alan. Vurucunun ideal konumudur.

Vuruş bölgesi (beyzbol) (strike zone)[2]

Home plate'in üstünde, batı yapan oyuncunun diz hizasından gövdenin ortasına kadar uzanan alan. Yapılan vuruş bu alanda olmalı.

Vuruş Kültürü (break cue)[2]

Bilardo sporunda kırış için özel olarak tasarlanan, sert uclu kю. Başlangıçtaki güçlü vuruş için optimize edilmiş.

Vuruş noktası (sweet spot) (sweet spot)[1]

Raket, sopa veya spor malzemesinin topa vurmak için en etkili yeri. Optimal performans sağlayan bölüm.

Vuruş ortalaması (batting average)[1]

Vuruş ortalaması, beyzbolda bir oyuncunun performansını ölçer. Toplam isabet sayısını belirli bir süreye böler ve başarıyı gösterir.

Vuruş (raket sporları); Yüzme stili (stroke)[1]

Raket sporlarında topun vurulma şekli. Yüzmede kol ve bacakları kullanmanın belirli bir biçimi.

Vücuda yapışık (skin-tight)[1]

Giyim eşyasının vücuda sıkı bir şekilde uyum sağlaması. Performans kıyafetlerinde aerodinamik avantaj sağlar.

Vücut (body)[1]

Kişinin fiziksel yapısını kapsar, zihinle ayrılır. Spor biliminde kas ve iskelet sistemini etkileyen ana unsurdur.

Vücutla engelleme (of using the body to obstruct an opposing player)[1]

Vücutla engelleme, buz hokeyi veya futbol'da rakibi yasadışı olarak engellemektir. Oyun kurallarını ihlal eder.

Vücut açısı geriye atış (from a position across the body)[1]

Teniste vücut çizgisinin karşısından yapılan arka el vuruşu.

Vücut ağırlığı (body weight)[1]

Kişinin toplam ağırlık ölçüsüdür. Egzersiz programlarında kilo takibi için temel bir parametredir.

Vücut ağırlığı antrenmanı (body weight training)[1]

Sadece kendi vücut ağırlığını kullanarak direnç sağlayan egzersiz. Dış ağırlıklardan farklı olarak kasları hedefler.

Vücut bağlantı sistemi (bodylink)[1]

Egzersiz sırasında nabız, zamanlayıcı ve mesafe ölçer gibi cihazların birleşimi. Performansı izler ve verileri toplar.

Vücut farkındalığı (body awareness)[2]

Vücudun konumu, hareket ve kısımlarını tanıma, belirleme ve ayırt etme yeteneği. Motor kontrol için temel gereklilik.

Vücut imgesi (body image)[1]

Kişinin kendi vücuduna dair zihinsel resmi olup vücut şeması olarak bilinir. Spor psikolojisinde özgüveni etkiler.

Vücut kitle indeksi (body mass index)[1]

Kilogram cinsinden ağırlığın, metre kare cinsinden boya bölünmesiyle hesaplanan bir indeks. 25'ten düşük değer normal, 30'dan yüksek obeziteyi gösterir.

Vücut kitle indeksi (VKİ) (body mass index (BMI))[2]

Kilo (kg) ve boy (m²) oranı. Vücut composition'un kaba tahmini verir.

Vücut kompozisyonu monitörü (body composition monitor)[1]

Banyo tartısı gibi kişisel bir alet olup vücut yağı yüzdesini, su yüzdesini, kas kütlesini, kemik kütlesini ve metabolik hızı ölçer. Bu araç, spor performansını izlemek için sıkça kullanılır.

Vücut kompozisyon analizi (body composition analysis)[1]

Vücut yağ ve kas oranlarını ölçme yöntemi. Bu analiz, spor eğitimlerini kişiselleştirir.

Vücut kontrolü (body control)[1]

Büyük ve küçük kasları kullanarak dengeyi sağlar. Bu beceri sporlarda istikrar ve zarafet kazandırır.

Vücut kültürü (body culture)[1]

Kişileri fitness standartlarına zorlar. Sosyal baskı ile çekicilik ve sağlık vurgulanır.

Vücut sıvılarını yenileme/Rehidratasyon (rehydrate)[1]

Vücut sıvılarını sağlıklı seviyeye çıkarma. Egzersiz sonrası uygulanır.

Vücut sıvısı (body fluid)[1]

Vücut sıvısı, kan, su veya meni gibi vücuttaki sıvılardır. Egzersizde hidrasyonu etkileyen bir faktördür.

Vücut su içeriği (body water content)[1]

Vücut dokularında bulunan su miktarıdır. Sporcu performansı ve fizyolojik fonksiyonları etkiler.

Vücut teli (body wire)[2]

Eskirimcinin kılıcını elektrik puanlama sistemine bağlayan tel. Giysi altında taşınır.

Vücut yağı (body fat)[1]

Aşırı beslenmeyle lifli dokuyu değiştiren yağ dokusudur. Bu yağ, spor diyetlerinde azaltılır.

Vücut yağ bileşimi (body fat composition)[1]

Vücuttaki yağ ve yağsız doku oranını belirler. BFC kısaltmasıyla analiz edilir ve spor fitnessini etkiler.

Vücut yapısı (build)[1]

Kişinin vücut büyüklüğü ve genel şekli. Boy ve kilo oranını içerir.

V konumu (V position)[2]

Kayakçıların havada kullandığı pozisyon. Kayaklar birbirine yakın veya temas ederek V şekli oluşturur, hava direncini azaltır.

V pozisyonu (V- position)[2]

Kayak atlamacılarının uçuş sırasında aldığı kayak pozisyonu. Aerodinamik avantaj sağlayarak mesafe artırır.

V-taper silüet (v-taper)[1]

Omuzların gelişmiş, bel çevresinin dar olduğu vücut şeklidir. Özellikle kuvvet sporlularında arzu edilen bir fizyik yapıdır.

vagus siniri (vagus nerve)[1]

Kalp, akciğer, mide, bağırsak ve diğer organları innerve eden duyusal ve motor sinir liflerini taşıyan sinir.

vakum sedyesi (vacuum mattress)[1]

Omurga yaralanması şüphesi olan hastalar taşınırken kullanılan katı şişme sedye. Yaralanmayı daha fazla kötüleştirmesini engeller.

vasomotor (vasomotor)[1]

Kan damarlarının çapında değişikliklere neden olan etki. Kan akışını düzenler.

vazokonstriktör / damardaraltıcı (vasoconstrictor)[1]

Kan damarlarını daraltıp kan basıncını yükselten kimyasal madde. Epedrin gibi maddelerin yan etkisi olarak görülür.

vena kava (vena cava)[1]

Tüm vücuttan desoksijene kanı sağ atrium'a taşıyan iki büyük venadan biri. Kardiyovasküler sistemin temel damar yapılarıdır.

ven (toplamayan damar) (vein)[1]

Dokulardan karbon dioksit ve atıkları taşıyarak deoksijene kanı kalbe geri getiren kan damarı.

vital signs (hayati bulgular) (vital signs)[1]

Canlılığı gösteren göstergeler. Nabız, vücut ısısı, solunum ve kan basıncı buna dahildir.

vitamin eksikliği (hypovitaminosis)[1]

Vücudun ihtiyacından daha az vitamin alması. Performans ve bağışıklık sistemini olumsuz etkiler.

voleybol (volleyball)[1]

İki takımın dikdörtgen bir sahada yüksek bir ağın üzerinden ellerini kullanarak büyük bir topu atarak oynadığı spordur. Aynı zamanda bu spor için kullanılan, genellikle beyaz renkli şişirilebilir toptur.

vorlaj pozisyonu (Vorlage)[1]

Kayakçının ayakkabı topuğunu kayakta tutarken bileğinden öne eğilmesi pozisyonu. Kontrollü hız için uygulanır.

voyager (voyager)[2]

Gemi ile uzun yolculuk yapan kişi. Turizm ve seyahat bağlamında kullanılan bir terimdir.

vücut çalışması (body work)[1]

Masaj gibi fiziksel manipülasyonlarla vücudu iyileştirmektir. Bu yöntem yaralanmaları tedavi eder ve duruşu düzeltir.

vücut çarpması / body çek (bodycheck)[1]

Buz hokeyinde veya futbolda vücudla yapılan illegal temas. Rakip oyuncuya zarar verme amaçlı manevra olarak kabul edilir.

vücut düşürme (body drop)[2]

Judoda rakibi en uzatılmış bacak üzerine fırlatarak yapılan yaygın atış tekniği.

vücut hizalama (basketbolda) (squaring up)[2]

Oyuncu omuzlarını sepetin karşısında konumlandırarak şut yapması. Başarılı şut mekaniğinin temel unsurudur.

vücut kontrolü (body check) (body check)[2]

Kalça veya omuzla rakibin hareketini yavaşlatmak veya durdurmak için yapılan kontrol tekniği. Buz hokeyi gibi spor dallarında yaygındır.

vücut postürü (body alignment)[2]

Beden duruşunun doğru ve dengeli hizalanması. Sporcu performansı ve yaralanma riskini doğrudan etkiler.

vücut pozisyonu (body position)[2]

Genellikle hareketin başlangıç veya son aşaması olarak tanımlanan vücut postürü. Hareketi etkili şekilde gerçekleştirmenin temelini oluşturur.

W

Waggle (Ön hazırlık) (waggle)[2]

Golfde vuruşa başlamadan önce topa doğru ve üzerine kürk vuruş ön hareketleri. Hazırlık ve konsantrasyon aracı.

Walley Atlaması (walley)[2]

Arka iç kenar çizgisinden başlayıp aynı ayağın arka dış kenar çizgisine inen atlama. Buz pateni çeşitlerinden biridir.

WBGT (Islak Küre Sıcaklık)[1]

Sıcaklık, nem ve radyasyonu birleştiren bileşik ölçü. 28°C üzeri WBGT'de yarış iptali önerilir

→ İlgili makale

Wellness (genel sağlık) (wellness)[1]

İyi beslenme ve düzenli egzersiz yoluyla sağlanan fiziksel iyilik halidir. Holistik yaşam kalitesini ifade eder.

Welterweight (Hafif orta siklet) (welterweight)[1]

Bokstta 63,5-66,7 kg arası ağırlık kategorisi. Bu kategoride yarışan profesyonel veya amatör boksörü veya beden ağırlığına göre sınıflandırılan spor sporcusudur.

Wicket (wicket)[1]

Kriket sahasında sopalar arasındaki 20 metrelik bölge ve batsman'ın durduğu üç dikey söpadan oluşan yapı. Batsman'ın vuruş sırası ve bu sıranın sonlandırılması da wicket olarak adlandırılır.

Wind sprint (Kısa yüksek hızlı koşu) (wind sprint)[1]

Sporcu dayanıklılık geliştirmek amacıyla çok kısa süre maksimum hızda koşan antrenman yöntemi.

Wingate Anaerobik Testi (wingate anaerobic test)[1]

30-saniye maksimal bisiklet sprint testi. Pik anaerobik güç ve anaerobik kapasiteyi ölçer.

W' (W prime) (W prime)[1]

Kritik güç üzerinde kullanılabilir sınırlı anaerobik enerji deposu

W' (W-prime) (W' — W-prime)[1]

Kritik gücün üzerinde kullanılabilecek toplam "anaerobik iş kapasitesi" rezervini ifade eden parametredir; her kritik güç üzerindeki çalışmayla tükenir, kritik güç altında toparlanır. Bu model bisiklet yarışlarında hangi yoğunluğun kaç saniye sürdürülebileceğini tahmin etmede kullanılır. Tükenmiş W' rezervi, yoğunluk azaltılarak belirli bir hızda geri kazanılabilir.

Birim: Joule (J)  |  İlgili: Kritik Güç, Maksimal Aerobik Güç, Anaerobik Metabolizma

wakeboarding (wakeboard / su kayağı) (wakeboarding)[1]

Motor tekne tarafından çekilen sporcu tekne dalgalarından atlayarak performans sergileyen su sporu.

walkout front hareketi (walkout front)[2]

Yüzücü split pozisyonundan ön bacağı 180 derece açıyla kaldırarak yapılan hareket. Sinkronize yüzme tekniklerinden biri.

weight (ağırlık / antrenman ağırlığı) (weight)[1]

Bir cismin kütlesi veya kas gelişimi sağlamak amacıyla hareket ettirilen (kaldırılan, itilen) ağır nesne.

whey protein izolat (whey protein isolate)[1]

Yüksek oranda saflaştırılmış, hızlı absorbe olan protein takviyesi. Kas onarımı ve gelişimi için spor beslenme ürünü olarak yaygın kullanılır.

wobbleboard (denge tahtası / instabil platform) (wobbleboard)[1]

Sporcu dengede kalacak şekilde desteksiz bir tahta. Yaralanma iyileşmesi ve denge gelişimi için kullanılır.

Y

Yağda Çözünen Vitaminler (fat-soluble vitamins)[1]

A, D, E ve K vitaminleri suda çözünmeyen türü. Yağlı gıdalarla tüketildiğinde vücut tarafından emilimi artar.

Yağ Adaptasyonu (Fat Adaptation)[1]

Uzun süreli düşük-orta yoğunluklu antrenman ve diyet stratejileriyle kasların yağ oksidasyonuna olan bağımlılığını artırma sürecidir. İyi yağ yakma kapasitesi, glikojen depolarının tasarruflu kullanılması anlamına gelir ve uzun etaplarda kritik avantaj sağlar. Ancak yüksek yoğunluklu performans için karbonhidratın hâlâ gerekli olduğu unutulmamalıdır. TERİMLER SÖZLÜĞÜ — ÖZET İNDEKS (Toplam: 130 Terim) KAT. 1 — Kalp-Damar (11 terim): Atım Hacmi | Bradikardi | Diyastolik Basınç | Egzersizde Kardiyak Hipertrofi Ejeksiyon Fraksiyonu | Kalp Atış Hızı | Kapiller Yoğunluk | Kardiyak Debi Maksimal Oksijen Tüketimi | Sistolik Basınç | Venöz Dönüş KAT. 2 — Solunum (7 terim): 2,3-BPG | Dakika Ventilasyonu | Hemoglobin Saturasyonu | Oksijen Parsiyel Basıncı Pulmoner Difüzyon | Solunum Değişim Oranı | Solunum Eşiği KAT. 3 — Kas ve Biyomekanik (12 terim): Henneman Boyut İlkesi | Kasılma-Uzama Döngüsü | Koşu Ekonomisi Miyofibriler Hipertrofi | Miyozin Ağır Zinciri | Motor Ünite | Penasyon Açısı Sarkomere | Tip I Lif | Tip IIa Lif | Tip IIx Lif | Uydu Hücresi KAT. 4 — Enerji ve Metabolizma (15 terim): ATP | Aerobik Metabolizma | Anaerobik Metabolizma | Fosfokreatin Sistemi Glikojen | Glikoliz | Glukagon | Glikoz | İnsülin | Krebs Döngüsü Laktat | Laktat Mekiği Hipotezi | Oksidatif Fosforilasyon | Piruvat | Serbest Yağ Asitleri KAT. 5 — Antrenman Bilimi (10 terim): Antrenman Yükü | Aşırı Antrenman Sendromu | Aşırı Yüklenme İlkesi Deantrenman | EPO | Hematokrit | Kalp Atım Değişkenliği Periyodizasyon | Süperkompanzasyon | Yüksekte Yaşa-Alçakta Antrenman KAT. 6 — Biyomekanik (7 terim): Adım Frekansı | Adım Uzunluğu | Dikey Osilasyon | Güç Mekanik Verimlilik | Tendon Katılığı | Zemin Temas Süresi KAT. 7 — Çevre Fizyolojisi (12 terim): Aklimatizasyon | Barometrik Basınç | Hematopoiez | Hipoksemi | Hipoksi Hipertermi | Hiponatremi | Hipotermiya | Isı Bunalımı Kahverengi Yağ Dokusu | Termoregülasyon | Terleme Hızı KAT. 8 — Psikoloji ve CNS (9 terim): Algılanan Efor | Dikkati Yeniden Yönlendirme | Merkezi Güvenç Mekanizması Merkezi Yorgunluk | Motivasyon | Nöral Plastisite | Öz Konuşma Periferik Yorgunluk | Psikobiyolojik Model KAT. 9 — Ölçüm ve Test (9 terim): 1 Tekrar Maksimum | Egzersiz Ekonomisi Testi | Kritik Güç Laktat Eşiği Testi | Laktat Eşiği | Maksimal Aerobik Güç Maksimal Laktat Kararlı Durumu | VO2maks Testi | W' EK TERİMLER (29 terim): Aşil Tendonu | Beta-Oksidasyon | Biyopsi | EPOC | Glikojen Yükleme Hidrasyon | İnterval Antrenman | İskelet Kası Pompası | Kalsiyum Salınım Bozukluğu Karbondioksit Üretimi | Kastaki pH Düşüşü | Miyoglobin | Mitokondri Mitokondrial Biyogenez | Miyosit Büyüme Faktörü/IGF-1 | Nöromüsküler Bağlantı PGC-1alfa | Plazma Hacmi Genişlemesi | Pliyometrik Antrenman | Sinirsel Motor Kontrol Tampon Kapasitesi | Tendon | Uyku ve Toparlanma | Yağ Adaptasyonu Son güncelleme: Mart 2026 "İnsan Dayanıklılığının Bilimi" — 20 Bölüm için hazırlanmıştır.

İlgili: Serbest Yağ Asitleri, Beta-Oksidasyon, Mitokondri

Yağ giderme cerrahisi (adipectomy)[1]

Deri altı yağ dokusunun cerrahi olarak kaldırılması. Kozmetik veya tıbbi nedenlerle yapılabilir.

Yağ hücresi (adiposit) (adipocyte)[1]

Yağ sentezleyen ve depolayan hücre. Vücudun enerji rezervini oluşturmada temel rol oynar.

Yağ Olmayan Kütle (fat-free mass)[1]

Yağ içermeyen tüm vücut dokularıdır. Kemik, kas, organ, saç, kan ve tutunmuş suyu içerir. Vücut bileşimi değerlendirmesinde önemli parametredir.

Yağ yakımı (fat burning)[1]

Vücudun enerjiye ihtiyaç duyduğunda yağ depolarını kullanması. Aktivite artışı veya kalori azalmasıyla sağlanır.

Yakalama (catching)[2]

Havadaki nesneleri (çoğu top) yakalamanın temel spor becerisi. Bazı sporlarda farklı teknikler uygulanır.

Yakın mesafe dövüşü (infighting)[2]

Boks'te çok yakın mesafede yapılan dövüş; tam kol uzanması kullanılamayan durum. Kısa ve hızlı darbelere dayanır.

Yakıt yükü (fuel load)[2]

Yarış arabasının tank kapasitesine konulan yakıt miktarıdır. Takımlar yarış stratejisine göre bunu değiştirir.

Yaklaşma (Bowling) (approach)[2]

Bowling oyuncusunun belli pozisyonundan fırlatma noktasına kadar yaptığı hareket. Ayrıca kaykayın fırlatma çizgisinin arkasındaki sahası belirtir.

Yaklaştırıcı (adducent)[1]

Vücut kısımlarını merkez hattına çeken bir kas grubudur. Bu kaslar hareketlerde dengeyi sağlar.

Yalancı kaburga (false rib)[1]

Her tarafta aşağıdaki beş kaburga, breastbone'a doğrudan bağlı değildir. Küçük kaburga olarak da bilinir.

Yamaç paraşütü (paragliding) (paragliding)[1]

Uçaktan veya yüksek yerden dikdörtgen paraşüt takarak atlanan ve iniş yönü kontrol edilebilen spordur. Hava sporlarıdır.

Yanal Kaldırma (Lateral Raise) (lateral raises)[1]

Her iki elde ağırlık tutarak, kolları vücudun yanlarından yatay konuma kaldırma egzersizi. Omuz ve üst trapez kaslarını hedefler.

Yanan ayak sendromu (burning foot syndrome)[1]

Yanan ayak sendromu, protein ve B vitamini eksikliğinden ayaklardaki sinirsel ağrıdır. Dayanıklılık sporlarını etkiler.

Yanık (burn)[1]

Isı veya radyasyonla deri hasarı. Egzersizde kas yorgunluğunun eşlik ettiği bir his olarak yaşanır.

Yanıltıcı Pozisyon (wrong-foot)[1]

Rakibi yanlış yöne hareketi beklemeye zorlayarak topu, vuruşu veya pas yönünde hata yapmasını sağlama. Teknik spor hareketi.

Yanlış vuruş (fat)[2]

Oyuncunun topa vurma tekniğindeki hata. Toptan önce zemine çarpması durumu.

Yan bağlar (collateral ligaments)[1]

Diz ve dirsek eklemlerini stabilize eden büyük bağlar. Hareketi kontrol eder.

Yan bloke (side tackle)[2]

Savunmacının ayağı ile topu hafifçe yana çevirerek bloke etme girişimi. Direkt şut yerine yön değiştirmesi hedeflenir.

Yan çizgi (touchline)[1]

Rugby ve futbolda, oyun alanının yan sınırlarını belirleyen çizgilerden biri. Alan dışında kalınan bölgenin başlangıcını işaretler.

Yan podlar (sidepods)[2]

Formüla 1 araçlarının monocoque'un her iki yanında radyatörü içeren gövde bölümleri. Aerodinamik rol oynar.

Yan Yüzme (sidestroke)[1]

Yan pozisyonda yapılan yüzme şekli; kollar ileriye doğru itilirken bacaklar makas atışı yapar.

Yapayalnız yarış kazanması (row over)[2]

Küreklilerin rakibi olmaksızın mesafeyi tamamladığında kazandıkları durum. Yarışma ancak başlangıçta kontrol edilemez ve rakip olmadan ilerlenir.

Yapay solunum (artificial resuscitation)[1]

Durmuş nefesi canlandırmak için havayı zorla akciğerlere gönderir. Ağızdan hava verme yöntemi sık kullanılır.

Yapışık kapsülit (adhesive capsulitis)[1]

Omuz ekleminde kısıtlı hareketle yapışma oluşur. Sporcularda tekrarlayan hareketlerden kaynaklanır ve fizyoterapi gerektirir.

Yardımcı germe (assisted stretching)[1]

Bir partnerin desteğiyle yapılan germe egzersizleridir. Bu yöntem, tek başına ulaşılamayan hareketleri dengeler ve etkinliği artırır.

Yardımcı hareket ettirici (assistant mover)[1]

Ana kasın dışında ek güç veya denge sağlayan kastır. Hareketlerde destek rolü üstlenir.

Yarıay şeklinde kıkırdak (menisküs) (semi-lunar cartilage)[1]

Femur ve tibia arasında diz ekleminde bulunan lateral ve medial menisküs olmak üzere iki kıkırdak pad. Diz stabilitesi ve şok emilimi sağlar.

Yarım piroet (half pirouette)[2]

At sporlarında iç arka bacak ekseninde yapılan yarım daire dönüş. Dressaj hareketeridir.

Yarım Rudy tam (dönüş) (half rudy full)[2]

Üçlü takla hareketi. Birincide yarım, ikincide bir buçuk, üçüncüde tam dönüş yapılır.

Yarım sopa (half-butt)[2]

Bilardo standart sopasından daha uzun. Uzun destek ile birlikte kullanılır.

Yarım Tur (Half Twist) (half twist)[2]

Senkronize yüzmeyde, vücudun dikey ekseni etrafında 180 derecelik rotasyonu. İtme hareketleri sırasında gerçekleştirilen zorlayıcı bir figure'dür.

Yarış (race)[1]

Kimin daha hızlı olduğunu belirlemek için yapılan müsabaka. Birinin kalbinin hızlı atması gibi hızlı hareket de yarış kavramını temsil eder.

Yarışma alanı (contest arena)[1]

Atletin yarıştığı yerdir. Antrenman alanından farklı özelliklere sahip olur.

Yarışma eğitimi (competition training)[1]

Yarışma eğitimi, sporcuyu rekabet ortamına hazırlar. Belirli becerileri geliştirerek performans stresini yönetir.

Yarışma öncesi hazırlık (pre-competition)[1]

Yarışmadan hemen önce yapılan beslenme ve fizyolojik müdahaleler. Karbonhidrat yükleme bu uygulamaların tipik örneğidir.

Yarış programı (racecard)[2]

At yarışlarında bir etkinlikte yapılacak günlük yarışların listesi. Müsabakalar hakkında detaylı bilgi içerir.

Yarış Takımı (racing team)[2]

Motor sporları ve bisiklette belli bir sponsor için çalışan profesyonel takımdır. Kurumsal yapı gösterir.

Yarı Ay Biçimli Kapak (semi-lunar valve)[1]

Kalbe pulmunal ve aortik kapaklar olmak üzere iki adet vardır. Ventriküllerden çıkan kanı düzenler.

Yarı defansif oyuncu (half back)[1]

Takım sporlarında son savunma hattının hemen önünde konumlanan oyuncu. Hem defans hem hücuma katılır.

Yarı Rudy (half rudy)[2]

Sanatsal jimnastikte ilk taklab yarım dönüş, ikinci taklab birbuçuk dönüş yapılan çift takla hareketi. Yüksek zorluk katsayılı kombinasyon.

Yarı Zaman Arası (half time)[2]

Futbolda yarılar arası 15 dakikalık dinlenme süresi. Sporcular taktik yönergeleri alırlar.

Yasaklanmış madde (banned substance)[1]

Performansı artıran steroid veya uyarıcı gibi sporcuların kullanması engellenen kimyasal. Bu maddeler, testlerde tespit edilirse diskalifiye neden olur.

Yasaklı Maddeler Listesi (Prohibited List)[1]

Dünya Anti-Doping Koduna göre kullanımı yasaklanan maddelerin yıllık yayınlanan listesi. Sporculara ve antrenörlere rehberlik sağlar.

Yaşam Tarzı (lifestyle)[1]

Bir kişi veya grup insanların alışkanlıkları, diyeti ve günlük aktiviteleri kapsayan yaşam biçimi. Sağlık ve spor katılımını doğrudan etkiler.

Yaşam Tarzı Değişikliği (lifestyle change)[1]

Günlük rutinde yeni aktiviteler başlanmasıyla ortaya çıkan değişim. Düzenli egzersiz artışı veya beslenme alışkanlıklarının düzeltilmesi buna örnek.

Yaşlık at (yearling)[2]

At yarışlarında resmi olarak bir yaşında olan yarış atıdır. Yaş sınıflandırması yapılır.

Yaş atış (wet shot)[2]

Su polosu oyuncusunun suda topu kontrol ederken yaptığı, genellikle hızlı bilek hareketi şutu.

Yaş kategorisi şampiyonası (age-groups championships)[2]

Bazı sporlarda (yüzme, kürek) belirli yaş gruplarında düzenlenen şampiyonalar. Genç sporcuların kendi seviyelerinde rekabet etmesini sağlar.

Yatay bar (horizontal bar)[1]

Jimnastik egzersizleri için yatay konumda sabitlenmiş metal bar. Beceri ve kuvvet gösterilerinin yapıldığı jimnastik dalıdır.

Yatay fleksiyonu (horizontal flexion)[1]

Bir eklemin sağa sola hareket etmesidir. Lateral düzlemde gerçekleşir.

Yatay kollu atış (kriket) (round-arm)[1]

Kriket bowlerının kolunu omuzdan itibaren vertical açıdan kaçıracak şekilde kullandığı atış tekniğidir. Bazen yasak sayılabilir.

Yavaşlama (deceleration)[1]

Hızın azaltılması sürecidir. Spor hareketlerinde yaralanmayı önler.

Yavaşlama yaralanması (deceleration injury)[1]

Yavaşlama yaralanması, ani duruşla oluşan hasardır. Spor kazalarında, boyun sarsıntısı gibi etkilere yol açar.

Yavaş büzüşen kas lifi (Tip I lif) (slow)[1]

Hızlı kasılma yeteneği olmayan kas lifi türü. Dayanıklılık egzersizlerinde kullanılır.

Yavaş hızlanış (windout) (wind-out)[2]

Bisiklet sporunda yavaş başlayan ve kademeli olarak maksimum hıza ulaşan sprint türü. Tempolu hız artırımı gerektiren teknik.

Yavaş kalp atışı (bradycardia)[1]

Kalp atış hızının normal seviyelerin altında olması. Dakikada 70'in altında atış hızı gözlenir.

Yayın kabini (commentary box)[1]

Spor stadyumunda bulunan ve televizyon ya da radyo spikeri tarafından maçın yayınlandığı özel alanıdır.

Yedek atıcı (pinch hitter)[2]

Yaralanma veya taktik nedenlerle başka oyuncunun yerine atış yapan oyuncu. Beysbolda sık kullanılan bir stratejidir.

Yedek Oyuncu (substitute)[1]

Takım sporlarında saha dışında bekleyen ve yaralanma vb. durumda oyuna giren oyuncudur. Oyun sırasında yerdeğiştirme sağlar.

Yelkencilik (sailing)[1]

Yelkenlerle hareket ettirilén bir tekne kullanarak seyahat etme sporu. Teknenin kontrol edilmesi sanatı ve yöntemidir.

Yeme Bozuklukları Derneği (EDA) (Eating Disorders Association)[1]

Yeme bozuklukları yaşayan bireyler ve ailelerine destek ile bilgi sağlayan kuruluş. İngiltere'de faaliyetini sürdüren gönüllü örgütü ifade eder.

Yeniden antrenman (retraining)[1]

Hareketsizlik döneminden sonra (yaralanma iyileşmesi gibi) fiziksel formun geri kazanılması süreci. Detraining'in tersine denilen uyum aşamasıdır.

Yerinden çıkmış kırık (displaced fracture)[1]

Kemik parçalarının hizadan çıktığı kırık türüdür. Bu durum iyileşmeyi zorlaştırır ve cerrahi gerekebilir.

Yerinden çıkmış omurga diski (displaced intervertebral disc)[1]

Omurga diskinin yumuşak kısmı dış katmanı aşar ve sinire baskı yapar. Bu durum ağrıya yol açar ve hareketi kısıtlar.

Yerinden oynatılmış (displaced)[1]

Organ veya kemiğin doğru konumdan çıktığı durumdur. Bu sorun hareket kısıtlamasına yol açar.

Yer Reaksiyon Kuvveti (ground reaction force)[2]

Uygulanan kuvvete eşit ve zıt yönde yer tarafından oluşan reaksiyon kuvveti. Hareket analizi için kritik parametredir.

Yeşil sopa kırığı (greenstick fracture) (greenstick fracture)[1]

Çocuklarda görülen uzun kemik kırığıdır. Kemik eğilir ancak tamamen kopan.

Yetenek (ability)[1]

Bir şeyi başarıyla yapabilme doğal eğilimi veya kapasitesidir. Yüksek derecede zeka veya yeterlilik anlamına da gelir. Belirli bir alanda iyi performans gösterme potansiyelini ifade eder.

Yetenek danışmanı (talent scout)[1]

Olağanüstü yetenekli bireyleri belirler ve işe alır. Profesyonel sporcu kazanımında görev alır.

Yetenek-beceri transferi (ability-to-skill transfer)[1]

Bir beceriyi öğrenirken geliştirilen yeteneğin diğer becerilerin öğrenilmesine aktarılmasıdır. Spor antrenmanında bir aktivitedeki başarının başka aktivitelerde de kullanılabilmesidir. Motorik ve bilişsel öğrenme arasında köprü oluşturur.

Yeterlilik (competence)[1]

Yeterlilik, bir beceride standartlara ulaşma yeteneğidir. Eğitimle kazanılan ve spor performansını etkiler.

Yeterli/Muktedir (able)[1]

Bir işi gerçekleştirmek için gerekli fiziksel ya da zihinsel kapasiteye sahip olmak. Spor bağlamında, antrenman yapabilme veya yarışmaya katılabilme kabiliyetini ifade eder.

Yetersiz Beslenme (undernutrition)[1]

Diyette gerekli besin maddeleri alınamaması durumu. Fiziksel gelişim ve performansı olumsuz etkiler.

Yetersiz kanlanmış (doku) (unperfused)[1]

Yeterli kan akışı almayan kas veya doku. Oksijen eksikliğine bağlı fonksiyon bozukluğuna neden olur.

Yıldız Atlaması (Star Jump) (star jump)[1]

Kişi havaya zıplama sırasında bacakları ayrık, kolları omuzlardan yana açık konumda tutarak yapılan egzersiz.

Yıldız Takımı (All-Star-Team)[2]

Çeşitli kulüplerden en iyi performans gösteren sporculardan oluşan seçkin takım. Prestij ve başarıyı temsil eder.

Yips (spor psikolojisi) (yips)[1]

Sporcunun performansını bozan sinirlilik ve kontrol kaybı. Özellikle golfçülerde görülür.

Yoga (yoga)[1]

Hinduizm kökenli zihinsel ve fiziksel disiplin. Esneklik, nefes kontrolü ve rahatlık sağlayan duruş ve hareket sistemleri içerir.

Yoğun kurs (crash course)[1]

Yoğun kurs, kısa sürede temel becerileri öğreten eğitimdir. Spor hazırlığında hızlı öğrenmeyi sağlar.

Yohimbe (yohimbe)[1]

Yorgunluğu azaltan uyarıcı özellikteki bir spor takviyesidir. Afrika'da yetişen bir bitkiden elde edilir.

Yokuş yukarı çizgi (uphill lie)[2]

Golf'te sağcı oyuncunun sol ayağı sağ ayağından daha yüksek konumda olduğu yer. Vuruş açısını etkileyici faktörtür.

Yonkyo (aikido) (yonkyo)[2]

Aikidode bilekte basınç uygulanarak yapılan ikkyo hareketi. Karşı oyuncuyu kontrol etmek için kullanılır.

Yorikiri (sumo hareketi) (yorikiri)[2]

Sumo sporunda rakibin kemerine sarılarak dengesini bozmak amaçlı hareket. Yıkılma tekniklerinden biridir.

Yönelim bozukluğu (disorientation)[1]

Konum veya yön kaybıdır. Kafa yaralanmalarında sporcuları etkiler.

Yönetici Kurul (governing body)[1]

Spor alanı veya kurumu denetleyen ve düzenleyen atanmış kişi grubudur. Federasyonlar, ligler ve sporla ilgili organizasyonları yönetir.

Yönetmek / Antrenörlük Yapmak (manage)[1]

Birinin (özellikle profesyonel sporcu) kariyerini ve iş işlerini denetlemek ve yönetmek. Antrenör, oyuncu veya atlet için idari ve kariyer kararlarını alır.

Yukarı-aşağı formasyon (up-and-back)[2]

Çiftler tenisinde bir oyuncu net yakınında, diğeri tabanda konumlanır. Taktik düzenlemedir.

Yulaf (avena sativa)[1]

Yulaf, sporcu beslenmesinde uyarıcı ve besleyici bir takviye olarak kullanılır. Bu bitki, enerji artışı ve kas onarımı için tercih edilir.

Yumuşak doku (soft tissue)[1]

Kas ve cilt gibi vücudun yumuşak bölümleri. Kemik ve kıkırdaktan farklıdır.

Yunan kaliştenikleri (Greek callisthenics)[2]

Antik Yunan döneminde yapılan tüm fiziksel egzersizleri ifade eder. Beden eğitiminin tarihsel temelini oluşturur.

Yunus yüzme hareketi (dolphin kick)[2]

Kelebekle yüzmede bacaklar birlikte tutulup yukarı-aşağı hareket ettirilen teknik. Kalça ve gövde birlikte hareket eder.

Yükleme dozu (loading dose)[1]

Besin takviyesinin vücuda maksimum miktarını kısa sürede ulaştırmak için verilen yüksek doz. Hızlı etki sağlamayı amaçlar.

Yükseklik antrenmanı (altitude training)[1]

Sporcuların yüksek irtifada uyum sağlaması için yapılan çalışmadır. Bu antrenman rekabetlere hazırlık sağlar.

Yüksekte Yaşa-Alçakta Antrenman (LHTL) (Live High — Train Low)[1]

Sporcunun yüksek irtifada (genellikle 2.000-2.500 m) uyuyup dinlenerek EPO ve kırmızı kan hücresi üretimini artırdığı, ancak antrenmanlarını deniz seviyesinde (düşük irtifada) yüksek hızda yaptığı stratejidir. Bu sayede irtifa adaptasyonunun kazanımları korunurken alçakta egzersizin kalitesinden ödün verilmez. Pek çok olimpiyat programının temel hazırlık yöntemi haline gelmiştir.

İlgili: EPO, Hipoksi, Hematokrit

Yüksek Beden Kemeri Ayaklar (high-arched feet)[1]

Ayak kemerleri normalden yüksek olan ayaklar. Egzersiz sırasında özel destek gerekebilir.

Yüksek enerjili (high-energy)[1]

Glukoz içecekleri veya bal gibi şeker yüksek gıdaları tanımlamak için pazarlamada kullanılan terim. Vücut tarafından kolaylıkla hızlı enerji sağlanır.

Yüksek etki (high-impact)[1]

Sert zemin üzerinde koşu gibi eklemleri zorlayan ve sarsıntı oluşturan egzersiz türü.

Yüksek İrtifa Dağ Tırmanışı (high-altitude climbing)[2]

5000 metre ve üzerindeki dağlara yapılan tırmanış aktivitesi. Aşırı irtifada yaşanan hipoksik koşullarda fizyolojik uyum gerekir.

Yüksek irtifa performans kapasitesi (altitude performance capacity)[2]

Yüksek yüksekliklerde beden ve zihin tarafından tolere edilen yük kapasitesi. Oksijen bulunabilirliğine bağlıdır.

Yüksek Kasık Düşürme (High-crotch move)[2]

Dış adım pozisyonundan rakibin kalça kuvvetini kullanarak yapılan güreş düşürme hareketi. Taktik atağın parçasıdır.

Yüksek Kemer Ayak (cavus foot)[1]

Yüksek ve sıkı kemerleri nedeniyle yere çarpışta yuvarlanan ayak yapısı. Pençe ayak olarak da bilinir.

Yüksek kalorili (high-calorie)[1]

Yağ veya karbohidratlardan yüksek kalori miktarı içeren gıdalar için kullanılan tanım.

Yüksek proteinli diyet (high-protein diet)[1]

Kas kütlesi oluşturmak amacıyla kullanılan, yüksek protein içeriğine sahip beslenme planı. Özellikle antrenman döneminde uygulanır.

Yüksek Yoğunluklu Lipoprotein (HDL) (high density lipoprotein)[1]

Arterleri temizleyerek kolesterolü taşıyan yağ ve protein kompleksi. Yüksek seviyeleri kardiyovasküler sağlık için koruyucudur.

Yükseltilme (promotion)[1]

Bir takım veya oyuncunun lig'in daha yüksek seviyesine çıkması. Başarıyı yansıtır.

Yükseltilmiş top (raised ball)[2]

Topu 18 inçten daha yüksekte vurarak kaldırmak ihlal sayılır. Racquetball ve benzeri sporlarda hata.

Yük (Load) (load)[1]

Desteklenen ağırlık veya kütle. Dış kuvvetlere karşı direnen vücut parçasının maruz kaldığı güç. Belirli zamanda bir parçanın kaldırabileceği miktar.

Yürüyerek hareketli (ambulant)[1]

Tekerlekli sandalye kullanmayan engelli sporcuyu tanımlar. Bağımsız hareket sağlar.

Yürüyüş yarışması (racewalking)[1]

Hızlı yürüyüş temposunda gerçekleştirilen yarış sporu. Kurallar her zaman en az bir ayağın yerde olmasını gerektirir.

Yüzme (swimming)[1]

Kol ve bacaklar kullanarak suda ilerleme hareketi yapma etkinliği. Zevk, egzersiz veya spor amaçlı yapılır.

Yüzme bonesi (bathing cap)[2]

Yüzerken saçın ıslanmasını önlemek için giyilen kauçuk şapka. Saç bakımı ve performans rahatı sağlar.

Yüzme tahtası (float)[1]

Yüzücünün kollarını ve gövdesinin üst kısmını destekleyen şamandıra görevi gören dikdörtgen tahta. Yüzme öğrenme ve tekme antrenmanlarında kullanılır.

Yüzme (rekreasyon) (bathing)[2]

Deniz, nehir veya havuzda yapılan rekreatif yüzme aktivitesi. Spordan ziyade serbest zaman etkinliğidir.

Yüzücü (swimmer)[1]

Hobi veya spor amaçlı olarak yüzme yapan kişi.

Yüz Kalkanı (face shield)[1]

Baş ve yüzü uçan nesnelerden koruyan spor koruyucu ekipmanı. Buz hokeyi, lacrosse gibi sporlarda kullanılır.

Yüz koruyucu (faceguard)[1]

Bazı sporlarda yüzü korumak için giyilen koruyucu ızgaradır. Beyzbol ve Amerikan futbolunda kullanılır.

yabancı cisim (foreign body)[1]

Vücut içinde bulunması gereken, dış kaynaktan gelen istenmeyen madde veya nesne. İrritasyon ve enfeksiyona neden olabilir.

yağlanmayan (non-fattening)[1]

Kilo artışına neden olmayan. Beslenme ürünlerinin özellikleri tanımlamada kullanılır.

yağ birikimi (steatozis) (steatosis)[1]

Karaciğer gibi iç organlarında yağ birikmesi. Hastalık, toksin maruziyeti veya metabolik bozukluk nedeniyle oluşur.

yağ dokusu (adipose tissue)[1]

Hücreleri yağ depolayan bağ dokusu. Vücut enerji rezervini ve ısı kaybını kontrol etme işlevlerini yerine getirir.

yakin enerji tüketimi (dinlenme metabolizması) (resting energy expenditure)[1]

Vücudun istirahat halinde normal işlevlerini sürdürmek için gereken kalori miktarı.

yanli yüzme (side swimming)[2]

Vücudun su içinde yan pozisyonda olduğu yüzme şekli. Bacak vuruşu yanal yapılır.

yansıyan ağrı (referred pain)[1]

Yaralanmanın gerçek bölgesi dışında hissedilen ağrı. Sinir kökü sıkışması sonucu meydana gelir.

yan atış (sidearming or sidewheeling)[2]

Bowling teslimatında kolun vücuttan uzaklaştırılması. Kolun açısı ve yörüngesi değiştirilmiş atış tekniğidir.

yan hakem (linesman)[1]

Futbolda yan çizgi boyunca pozisyon alan yardımcı hakem. American futbolda ihlalleri izleyen, downları belirleyen ve topu yerine koyan resmi görevli.

yan kaçış (sidestep)[2]

Rugby'de rakibi geçmek için aniden yöne değiştiren ve hızlı kaçış tekniğidir.

yan savunma (lateral parry)[2]

Rakibin kılıcını yan kol hareketi ile yönlendiren savunma tekniğidir. Eskrimde temel tekniklerden biridir.

yan şarj (side charge)[2]

Omuz kullanılarak rakibe uygulanan kontrol hareketi. Hareketin geçerli olabilmesi için bir ayak yerde olmalıdır.

yapay kar kayağı (dry slope skiing)[2]

İnsan yapımı kar pisti üzerinde kayak yapma aktivitesi. Doğal kar koşullarından bağımsız antrenman imkanı.

yapısal olmayan (non-essential)[1]

Vücut tarafından üretilen ve beslenme yoluyla alınması gerekmeyen maddeler. Örn: bazı amino asitler.

yaralanma (injury)[1]

Vücut dokusu ve organlarına meydana gelen hasar veya yaralama. Spor faaliyetleri sırasında ortaya çıkabilir.

yaralanma mekanizması (injury mechanism)[1]

Yaralanmanın nasıl oluştuğu; düşme, çarpışma gibi nedenler. Tanı ve tedavi kararlarında yardımcı bilgi sağlar.

yaralanma riski (through exercise risk risk)[1]

Hareket sırasında yaralanma, hasarlanma veya kayıp olma ihtimali. Antrenman tasarımı ve teknik doğruluk bunu etkiler.

yaralanma tedavisi ve rehabilitasyonu (injury management)[1]

Spor yaralanması sonrası tıbbi müdahale, fizik tedavi ve iyileştirme süreci. Sporcunun fonksiyonel kapasitesini geri kazandırmayı amaçlar.

yardımcı hakem (assistant referee)[1]

Futbol maçında hakemi destekleyen iki görevli. Hakem tereddüt ettiğinde görüşü alınır ve yan çizgi kontrolü yaparlar.

yarıkanat (rugby) (scrum half)[1]

Ragbide topu maul veya scrum'a koyan savunma oyuncusu ve bu pozisyon. Takım oyununda kritik rol oynar.

yarım geçiş (half pass)[2]

Atın bacaklarını çapraz olarak geçirmesi gereken ileri ve yan harekettir. Atçılık temel becerisidir.

yarım squat (kısmi çömelme) (half squat)[2]

Dizlerin sadece hafifçe büküldüğü, kısmi aralıkta yapılan çömelme egzersizdir. Ağırlık antrenmanında kullanılır.

yarışma (contest)[1]

Kazananın hakem grubu tarafından seçildiği ve katılımcıların bireysel olarak becerilerini gösteren organize bir rekabettir.

yarış sonuç görevlisi (recorder)[2]

Motor sporlarında yarış sonuçlarını kaydeden ve sıralamaları oluşturan resmi görevlidir.

yarış sporu (racing sport)[2]

Atlet, at veya aracın hızının ölçüldüğü tüm spor müsabakalarının bütünü. Hız ve dayanıklılık temelinde yapılan disiplinler.

yarış tekneleri (racing boats)[2]

Hız yarışmaları için özel olarak tasarlanmış tekneler. Kayak, kano gibi su sporlarında kullanılır.

yarı değişimi (change over)[1]

Takım sporlarında maçın yarısında oyuncu alanının karşı yarısına geçiş yapılması. Bayrak yarışlarında ise bir sporcu sorumluluğu diğer takım üyesine aktarır.

yarı nelson tutuşu (güreş) (half nelson)[2]

Güreşçinin kolunu rakibinin koltuk altından geçirip tuttuğu tehlikeli hareket. Kısıtlama ve kontrol sağlar.

yarı-profesyonel (semi-professional)[1]

Tam zamanlı olarak değil ama ücret almak suretiyle spora katılan kişi veya yapılan sportur. Profesyonelliğin bazı özelliklerini taşır.

yarim geri (halfback)[2]

Quarterback ve fullback arasında pozisyon alan hücum oyuncusu. Taşıma ve alıcı olarak görev yapar.

yaş başına ağirlik indeksi (weight-for-age)[1]

Çocuğun ağırlığının aynı yaş ortalaması ile karşılaştırılması. Beslenme yeterliliğini gösterir.

yaş grupları (age groups)[2]

Takvim yaşlarına göre sporcuları kategorilere ayırma sistemi. Spor organizasyonlarında adil rekabet sağlamak için kullanılır.

yatak çerçevesi (cradle)[1]

Yaralanma sonrası hassas bölgeleri korumak için yatak örtüsünün altına yerleştirilen bir çerçevedir. Krikette yakalama egzersizlerinde kullanılır.

yeniden sentez (resynthesis)[1]

Laktik asidin yıkılması sonrası enerji yeniden oluşturulması. ATP-PC sistemi yolunda meydana gelir.

yeniden vuruş (floretçilikte) (remise)[2]

İlk vuruş kaçtığında yapılan ikinci etkili vuruş. Süratli bir karşı harekettir.

yerleştirme/hassas atış (placement)[1]

Oyuncu topun, puck'ın veya benzeri nesnenin hassas atılma becerisi. American futbolda sabit vuruş (field goal) için topun pozisyonu.

yer değiştirmemiş kırık (non-displaced fracture)[1]

Kemik parçalarının orijinal hizalanmasını koruduğu kırık tipi. Kırık çizgisine rağmen kemik segmentleri yerlerinde kalır.

yer egzersizi / zemin egzersizi (floor exercise)[1]

Jimnastik yarışmasında matla yapılan alet olmadan gerçekleştirilen takla hareketi. Belirli süre içeinde tamamlanması gereken rutini vardır.

yer jimnastiği (tumbling)[2]

Esnek zemine yapılan dönerek, takla atma ve ters çevirme hareketlerini içeren egzersiz formu. Jimnastik ve sirk sanatlarında kullanılır.

yer maddesı (bağ dokusu matriksi) (ground substance)[1]

Bağ dokusu, kıkırdak veya kemik hücrelerinin arasında bulunan katı, yarı katı ya da sıvı malzeme.

yetersiz antrenman görmüş (undertrained)[1]

Müsabakaya hazır olacak düzeyde yeterli antrenman yapmayan sporcu. Performans ve yaralanma riski artış gösterir.

yetişkin sporu (adult sport)[2]

Yüksek performans ve elit spor dışında kalan tüm spor aktiviteleri için kullanılan genel terim. Rekreatif sporta katılımını kapsar.

yıldız sporcu (star)[2]

Takım içinde veya bireysel sporda olağanüstü performansıyla öne çıkan sporcu. Başarılı teknik ve fiziksel özellikleriyle tanınır.

yırtılma / kopma (tear)[1]

Aşırı çekilme veya esnetme sonucu doku ve liflerde meydana gelen hasarlanma.

yoga matı (yoga mat)[1]

Yoga egzersizleri yapılan yumuşak zemin yastığı. Dönerken ve germe hareketlerinde konfor ve güvenlik sağlar.

yoğunluk (intensity)[1]

Bir şeyin şiddet derecesi. Egzersiz fizyolojisinde efor seviyesini tanımlar.

yoğun bakım (intensive care)[1]

Hastanede ciddi hasta ve yaralıların uzman ekipmanlarla (solunum cihazı vb.) takip ve tedavisi. Sürekli gözetim gerekir.

yoğun egzersiz (strenuous)[1]

Büyük güç ve çaba gerektiren antrenman. Maksimal motor ünite aktivasyonu sağlar.

yoyo diyeti / saç saçı kılkıl diyeti (yo-yo dieting)[1]

Kişinin diyetle kilo verip sonrasında tekrar kazandığı tekrarlanan döngü. Metabolik ve psikolojik riskleri olan uygunsuz beslenme alışkanlığı.

yönetici (manager)[1]

Sporcu veya spor takımının antrenmanını organize eden ve kontrol eden kişi. Stratejik karar alımından sorumludur.

yön algısı (directionality)[2]

Vücudun dış uzayında boyutları tanımlanma yeteneği. Hareket sırasında mekan farkındalığını ifade eder.

yukariya kalkinma (jimnastik) (upstart)[2]

Jimnastikte kalçalar açılı, bacaklar çapraz itilerek yapılan hareketi.

yumuşak şaftlı (whippy)[2]

Golf kulübünde çok esnek olan şaft yapısı. Çarpma kuvvetini daha etkin şekilde aktarır.

yuvarlanma (bowls) (rouler)[2]

Bowls'ta topu yerde yuvarlanmak suretiyle gönderme tekniği. Kontrollü ve düşük hızlı passtır.

yüksek atış (beyzbol) (high cheese)[2]

Atıcının strike alanının üstüne veya üzerinden fırlatılan hızlı top. "High heat" olarak da adlandırılır.

yüksek atlama (high jump)[1]

Atletizmde ivme kazanılarak yatay çubuk üzerinden atlama müsabakası. Farklı tekniklerle gerçekleştirilebilir.

yüksek doz vitamin (mega vitamin)[2]

Normal dozun oldukça üstünde verilen vitamin takviyesidir. Performans artırma amacıyla kullanılabilir.

yüksek kaliteli protein (high quality protein)[1]

Biyoyararlılığı yüksek ve tüm esansiyel amino asitleri içeren protein. Spor beslenme için ideal bir beslenme kaynağıdır.

yüksek koruma pozisyonu (high guard)[2]

Lokomotorik hareketlerde omuzlardan abduksiyonla açılan kol pozisyonu. Bazı sporta tekniklerinde defansif konum sağlar.

yüksek lifli (high-fibre)[1]

Beslensel lif açısından zengin gıdaları tanımlayan ifade. Sindirim sistemini ve kolon sağlığını olumlu etkiler.

yüksek performans antrenmanı (high-performance training)[2]

Elit sporcuların kapasitelerini geliştirmek için uygulanan sistematik antrenman programları. Bilimsel yöntemler ve teknik analiz temeline dayanır.

yüksek şiddetli interval antrenmanı (high-intensity interval training)[1]

Yağ yakma ve kas gelişimi amacıyla son derece şiddetli sprint periyotlarını içeren aralıklı antrenman türü.

yürüyüş (walk)[2]

Ayakla yapılan genellikle keyifli bir seyahat. Harita ile önceden planlanmış tur veya egzersiz şekli.

yürüyüşçü (walker)[2]

Zevk ve egzersiz amacıyla düzenli olarak yürüyüş yapan kişidir. Rekreatif fiziksel aktivitenin bir türüdür.

yürüyüş analizi (gait analysis)[1]

Adım uzunluğu, pronasyon, denge ve duruşu kapsayan kişinin yürüyüş stilinin biyomekanik incelemesi.

yürüyüş şekli (gait)[2]

Vücut hareketinin sıralı deseni; bir ya da birden fazla uzuv ile yer desteklenirken ilerlenme yapılır.

yürüyüş turizmi yapan kişi (rambler)[2]

Kırsal alanda veya doğada rekreasyon amaçlı yürüyüş yapan kişi. Turizm ve sporla ilgili hobi.

yüzey kemer pozisyonu (surface arch)[2]

Bel alt kısmı arkaya bükülü, kalça, omuz ve başın sert yüzeyde olduğu pozisyon.

yüzgeç (fins)[1]

Yüzme ve dalış sırasında ayaklara giyilen lastik uzantılar. Suya karşı direnç artırarak ileri hareketi kolaylaştırır.

yüz sinirleri (7. kranyal sinir) (facial nerve)[1]

Yüz kaslarını, ön dil tat tomurcuklarını ve tükürük bezlerini kontrol eden 7. beyin siniri.

Z

Zaman cezası (time penalty)[2]

Bazı takım sporlarında oyuncunun kısmen oyundan çıkarılması. Belirli süre müdahalede kalamaz.

Zaman cezası (atlı spor) (time fault)[2]

Engelli atlı sporlarda izin verilen süreyi aşmaktan verilen ceza. Turda hızlılık kontrol edilir.

Zaman Ölçümü (time measurement)[2]

Bazı spor disiplinlerinde performansı değerlendirme tekniği. Sporcunun belirli mesafeyi kat etme süresini ölçer.

Zaman tutucusu (time keeper)[2]

Zamanlama saatini işleten resmi görevli. Genellikle üç hakemden biridir.

Zarflı Kemik (membrane bone)[1]

Kıkırdaktan değil, doğrudan dokudan gelişen kemik türü. Çoğunlukla yüzeysel kemiklerin oluşumunda görülür.

Zar (Membran) (membrane)[1]

Bir organ veya yapıyı kaplayan veya çevreleyen ince doku katmanı.

Zayıf (feeble)[1]

Fiziksel veya zihinsel güç ve sağlıktan yoksun. İşlevsellik azalmıştır.

Zayıflama (attenuation)[1]

Çevresel etkenlerle bir etkinin gücünü azaltma işlemidir. Bu süreç, spor virüslerinde koruma sağlar.

Zayıflık (weakness)[1]

Kas gücünün eksikliği veya kişisel özellikte olumsuz yön anlamındadır. Rakip tarafından istismar edilebilir.

Zayıf kilo (underweight)[1]

Tıbbi açıdan tavsiye edilen vücut ağırlığından düşük olma durumu. Sağlık riski oluşturabilir.

Zemin Temas Süresi (Ground Contact Time — GCT)[1]

Koşucunun her adımda ayağının yere değdiği toplam süredir. Elit koşucularda bu süre 160-200 milisaniye gibi kısa bir aralıktadır; uzun temas süresi kasılma-uzama döngüsünün verimliliğini azaltır ve yorgunluğu hızlandırır. Koşu yorgunluğunun erken bir göstergesi olan temas süresindeki artış, GPS saatlerle takip edilebilir.

Birim: milisaniye (ms)  |  İlgili: Adım Frekansı, Kasılma-Uzama Döngüsü, Tendon Katılığı

Zenginleştirilmiş (enriched)[1]

Gıdaya vitamin ve mineral eklenerek besin değeri artırılır. Spor diyetlerinde enerjiyi destekler.

Zenginleştirme (enrichment)[1]

Gıdaya vitamin, mineral veya süt proteini eklenerek besin değeri artırılır. Diyetlerde sağlık için uygulanır.

Zerinol (zeranol)[1]

Steroid olmayan, östrojenik özelliği olan büyüme promotörü. Hayvanlarda üretim artışında kullanılan madde.

Zıplama (jumping)[2]

Bir veya iki ayaktan kalkış yapılan lokomotorik beceri. Yüksek veya uzağa atlama hareketleridir.

Zihin Oyunu (head game)[1]

Rekabet ortamında, özellikle sporda psikiyatrik hazırlık ve mental savunma stratejileri. Stres yönetimi ve performans

Zincirleme öğrenme (chaining)[1]

Zincirleme öğrenme, karmaşık hareketleri sıralı olarak öğretmektir. Performans sırasına göre uygulanır.

ZMA (ZMA takviyesi) (ZMA)[1]

Çinko ve magnezyum içeren spor takviyesi. Testosteron seviyesini artırdığı iddia edilir.

Zone Diyeti (Zone diet)[1]

Günlük kalorinin %40'ı karbonhidrattan, %30'u proteininden, %30'u yağından alınması gereken beslenme planı.

Zon 1/2/3[1]

Laktat eşiklerine dayalı 3 zonlu antrenman modeli. Z1=LT1 altı, Z2=LT1-LT2 arası, Z3=LT2 üstü

→ İlgili makale

Zorlama olmayan hata (unforced error)[2]

Tenis sporunda zayıf atıştan doğan puanın kaybı, top ağa veya saha dışına gidince. Rakip tarafından zorlanmayan hata.

Zorlanmış vital kapasite (forced vital capacity)[1]

Mümkün olan maksimum miktarda hava solunduktan sonra dışarı atılabilen hava miktarıdır. Akciğer fonksiyonunu ölçer.

Zorunlu (compulsory)[1]

Yasal olarak gereken egzersizler jimnastikte yarışma parçasıdır. Bu rutinler, spor kurallarına uyumu sağlar.

Zorunlu Antrenman (compulsory training)[2]

Yüksek riskli sporlarda yarışmadan önce yapılması zorunlu antrenman veya hazırlıktır. Güvenlik sağlar.

Zorunlu ekspiratuar kapasitesi (FEC) / FEV1 (forced expiratory capacity)[1]

Zorlu vital kapasitesi testi sırasında ilk saniyeler içinde güçlü bir şekilde çıkarılan hava miktarı.

Zorunlu tekrar (forced rep)[1]

Daha fazla kas geliştirmek için vücudu sınırına itmek amacıyla yapılan zor ve rahatsız edici egzersiz tekrarı.

Zor seri (antrenman) (hard set)[1]

Kolay seri sonrasında yapılan ve kasları zorlayan egzersiz seti. Asıl kas çalışması buradadır.

Zudnik (zudnik)[2]

Kayakta bedeni belinde ileri doğru bükmeden yapılan akrobatik numarası. Stil içerir.

Z-çizgisi (Z-line)[1]

Çizgili kas liflerinde komşu sarkomerlerin sınırını işaretleyen dar koyu çizgidir. Kas yapısının temel parçasıdır.

zafer (victory)[2]

Bir tarafın spor müsabakasını başarıyla tamamlaması. Diğer tarafın kaybetmesine karşılık gelir.

zaguero (zaguero)[2]

Pelotada backcourt pozisyonunda oynayan oyuncu. Defansif görevleri yerine getirir.

zayıflama hapı (slimming pill)[1]

Metabolizmayı artırarak, açlığı bastırarak veya yağ emilimini bloke ederek kilo kaybı sağlayacağı iddia edilen hap. Etkinliği tartışmalıdır.

zemin durumu (going)[1]

Toprak ve çim koşulunun hayvanlara (özellikle atlar) ve sporculara etkisi. Hareket hızını ve kolaylığını doğrudan belirleyen faktör.

zen makrobiyotik diyet (zen macrobiotics)[1]

Mevsim dışı veya uzak mesafelerden taşınan yiyecekleri dışlayan çok katı beslenme düzeni.

zigomatik kırık (zygomatic fracture)[1]

Temas sporlarında veya trafik kazalarında ağır darbe nedeniyle meydana gelen elmacık kemiği kırığı.

zihinsel yetersizlik (intellectual disability)[1]

Paraolimpik etkinliklerde uzun süreli mental bozukluğu olan sporcuların kategorisi. Genellikle IQ'su 70'in altında olan bireyler bu grupta yer alır.

zihin seti (mindset)[1]

Sporcu davranışını ve tutumunu belirleyen inanç ve düşünce yapısıdır.

zorlaştırıcı (challenging)[1]

Fiziksel veya psikolojik anlamda uyarıcı çaba gerektiren özellik. Sporcu gelişimini teşvik eder.

zorunlu dalışlar (required dives)[2]

Dalış yarışmalarında tüm sporcuların yapması gereken standart dalış listesidir.

zymoprotein (zymoprotein)[1]

Enzim işlevi gören protein yapısı. Katabolizm ve sintetik reaksiyonları katalize eder.

SŠS — Spor Bilimi Soruları

Sporcular ve antrenörler tarafından en sık sorulan terimler.

VO₂ Maks nedir?+
VO₂ Maks (Maksimal Oksijen Tüketimi), egzersiz sırasında vücudun kullanabildiği maksimal oksijen miktarıdır. ml/kg/dk cinsinden ifade edilir ve aerobik kapasitenin en önemli göstergesi kabul edilir. Elit dayanıklılık sporcularında 70–90 ml/kg/dk, sedanter bireylerde 30–40 ml/kg/dk değerlerinde gözlemlenir.
Laktat eşiği nedir?+
Kan laktat konsantrasyonunun egzersiz yoğunluğunun artmasıyla hızla yükselmeye başladığı yoğunluk noktasıdır. LT1 (~2 mmol/L) ve LT2 (~4 mmol/L, anaerobik eşik) olmak üzere iki alt eşik tanımlanır. Antrenman bölgelerinin belirlenmesinde ve yarış pacing stratejisinde kritik rol oynar.
HIIT nedir?+
Yüksek Yoğunluklu Aralıklı Antrenman; kısa süreli yüksek yoğunluklu efor patlamalarını düşük yoğunluklu dinlenme periyotlarıyla birleştiren antrenman yöntemidir. Aerobik ve anaerobik kapasiteyi eş zamanlı geliştirir. Genellikle 20–40 saniyelik yüksek efor, 10–40 saniyelik dinlenme şeklinde uygulanır.
Periyodizasyon nedir?+
Antrenman yükü, hacmi ve yoğunluğunu sistematik döngüler (mikrosikl, mezosikl, makrosikl) halinde planlayarak süperkompanzasyonu maksimize eden antrenman programlama yöntemidir. Lineer, undüle ve blok periyodizasyon başlıca modellerdir.
HRV nedir?+
Kalp Atım Hızı Değişkenliği; iki ardışık kalp atışı arasındaki sürenin milisaniye cinsinden değişkenliğidir. Yüksek HRV, otonom sinir sistemi esnekliğini ve iyi toparlanmayı gösterir. Antrenman yükünü bireyselleştirmek için kullanılan nesnel bir biyogöstergedir.
DOMS nedir?+
Gecikmeli Başlangıçlı Kas Ağrısı, alışılmadık veya eksantrik egzersizden 24–72 saat sonra ortaya çıkan kas ağrısı ve sertliğidir. Kas liflerindeki mikrohasara bağlı inflamasyon yanıtından kaynaklanır. Aktif iyileşme süreci hızlandırır.
Aerobik eşik nedir?+
Kan laktatının istirahat düzeyinin üzerine çıkmaya başladığı egzersiz yoğunluğudur (LT1, ~2 mmol/L). Bu eşiğin altındaki antrenman saatlerce sürdürülebilir. Dayanıklılık tabanını geliştirmek için uzun yavaş mesafe (LSD) antrenmanlarının hedef yoğunluğunu belirler.
Anaerobik eşik nedir?+
Laktatın hızla birikmeden kararlı durumda tutulabildiği maksimal yoğunluktur (LT2/MLSS, ~4 mmol/L). Yarışma performansının en güçlü belirleyicilerinden biridir. Antrenman programlarında tempo ve eşik antrenmanlarının hedef bölgesini tanımlar.
Kreatin nedir?+
Kaslarda doğal olarak bulunan ve ATP'nin hızla yenilenmesini sağlayan organik bir moleküldür. Kreatin monohidrat takviyesi, 3–5 g/gün dozda kısa süreli yüksek yoğunluklu performansı ve kas gücünü artırır. Sporda en güçlü bilimsel kanıta sahip takviyelerden biridir.
Süperkompanzasyon nedir?+
Antrenman stresi ve yeterli toparlanma sonrasında performansın başlangıç düzeyinin üzerine çıktığı adaptasyon penceresidir. Bir sonraki antrenman bu pencerede yapılırsa adaptasyon birikir. Erken yüklenme adaptasyonu engeller; geç yüklenme kazancı kaybettirir.
Taper nedir?+
Büyük yarışmadan 1–3 hafta önce antrenman hacmini %40–60 azaltarak yoğunluğu koruma stratejisidir. Kas glikojeni, hormonal denge ve nöromüsküler etkinlik toparlanır. Doğru uygulanan taper performansı %2–8 artırabilir.
Polarize antrenman nedir?+
Toplam antrenman hacminin ~%80'ini düşük yoğunlukta (Z1), ~%20'sini yüksek yoğunlukta (Z3) geçirmeyi ve orta yoğunluk (Z2) bölgesini minimize etmeyi öngören modeldir. Elit dayanıklılık sporcularının doğal yoğunluk dağılımını yansıtır.
Kas lifi tipleri nelerdir?+
Tip I (yavaş kasılan/oksidatif) — yorgunluğa dirençli, dayanıklılık için; Tip IIa (ara lif) — hız ve dayanıklılık karışımı; Tip IIx (hızlı kasılan) — maksimal güç ve hız için, çabuk yorulur. Genetik dağılım antrenmanla kısmen değiştirilebilir.
Egzersiz sırasında enerji sistemleri nasıl çalışır?+
Egzersiz süresine ve yoğunluğuna göre üç enerji sistemi devreye girer: ATP-PCr sistemi 0–10 sn maksimal efor için, glikoliz 10 sn–2 dk yüksek yoğunluk için, oksidatif metabolizma 2 dk üzeri sürdürülebilir efor için. Çoğu spor aktivitesinde üç sistem eş zamanlı katkı sağlar.
Overtraining sendromu nedir?+
Yetersiz toparlanmayla biriken antrenman yükünün kronik performans düşüklüğüne yol açtığı durumdur. Haftalar–aylarca süren dinlenmeyle bile tam toparlanma gerçekleşmeyebilir. Ruh hali bozukluğu, uyku sorunları ve immün baskılanma belirtileri eşlik eder.

Kaynaklar

  1. A&C Black (2006). Dictionary of Sport and Exercise Science. London. ISBN 0-7136-7785-4.
  2. Haag, H. & Haag, G. (2003). Lexis of Sport Science Terms. Karl Hofmann Verlag, Schorndorf.
  3. Hackfort, D., Schinke, R.J., & Strauss, B. (Eds.) (2019). Dictionary of Sport Psychology. Academic Press.

4999 terim. Son güncelleme: Nisan 2026. Eksik bir terim mi var? Bize yazın.

Paylaş

Spor bilimindeki son gelişmeleri kaçırmayın

Kanıta dayalı spor bilimi içerikleri, antrenman ipuçları ve yeni yazıların ilk okuyucusu olmak için abone olun.

Paylaş X / Twitter
Hüseyin Akbulut
YAZAN
Hüseyin Akbulut, MSc

Spor Bilimleri Lisans (kürek branşı), Marmara Üniversitesi Yüksek Lisans. Marmara Üniversitesi Nörobilim Laboratuvarı'nda EEG tabanlı motor nöron sınıflandırması üzerine yüksek lisans tezi. IEEE ve uluslararası konferanslarda hakemli yayınlar.

Bir dakika…

Haftada bir: spor fizyolojisinin en ilginç bulgusunu e-postayla alın.