Maç günü saatlerinin büyük kısmı beklemekle geçer. Bu saatleri plansız bırakmak, kaygının büyümesine ya da tam tersine enerjinin düşmesine alan açıyor. Basit bir zaman çizelgesi yardımcı olabiliyor.
Sabah: normal uyanış, tanıdık kahvaltı, kısa yürüyüş; maçı düşünme süresini sınırlamak
Öğlen: oyun planının kısa tekrarı, 2-3 süreç hedefi, birkaç dakikalık imgeleme
Maçtan 2-3 saat önce: tanıdık bir öğün, ardından sakin bir aktivite (müzik, okuma)
Akşam maçı olan takımlarda en sık sorun öğleden sonrası. Uzun bekleme, sürekli telefon ve sosyal medya, sporcunun maçı zihninde defalarca oynamasına yol açıyor. Öneri: o saatlere maçla ilgisi olmayan ama sakin bir aktivite koyun ve telefon süresine kabaca bir sınır belirleyin.